Sedef kakma, telkari ve oymacılık tek bir tespih tanesinde

İZMİR (AA) – TEZCAN EKİZLER – Tarihi Kemeraltı Çarşısı'ndaki küçük atölyesinde ortaya koyduğu eserlerinde sedef kakma, telkari ve oymacılık sanatını birleştiren Mehmet Ağca, yaptığı el emeği ürünlerle dikkati çekiyor.

Dünyanın en büyük açık hava AVM'si olma özelliğine sahip Kemeraltı, Helenistik dönemden beri ticaret merkezi olma özelliğini halen koruyor. Tarihi çarşıda farklı kültürlere ait 2 binin üzerinde tescilli bina, 23 han, 8 müze, 34 çeşme, 11 hamam, 14 arkeolojik alan, 44 cami-mescit, 11 sinagog ve iki kilise bulunuyor.

7 bin yıllık bir geçmişe sahip tarihi çarşıda bugün 230'u aşkın iş kolunda faaliyet gösteren 15 bin iş yeri bulunuyor.

Kemeraltı Çarşısı, unutulmaya yüz tutan geleneksel el sanatlarından demircilik, ahşap oymacılık, fıçıcılık ve kalaycılık gibi meslekleri yaşatmaya çalışan ustalara da ev sahipliği yapıyor.

O ustalardan biri de 38 yıldan bu yana sedef kakma, oymacılık ve telkari ustalığı yapan Mehmet Ağca.

Doğup büyüdüğü Gaziantep'te 10 yaşında öğrenmeye başladığı mesleğini son 3 yıldır Kemeraltı Çarşısı'nda sürdüren 48 yaşındaki Ağca, kendine özgü tasarımı ve farklı tekniğiyle biliniyor.

Ustalarından öğrendiği sedef kakma, oymacılık ve telkari sanatını birleştiren Ağca, yaptığı ürünleri dünyanın pek çok yerine gönderiyor.

– Halk eğitim merkezinde öğretiyor

Halk eğitim merkezlerindeki kursiyerlere sanatının inceliklerini öğreten Ağca, "Mehmet Kari" olarak da biliniyor.

Çarşıda biri imalathane olmak üzere 36 metrekarelik iki dükkan kiralayan Ağca, başta tespih olmak üzere birçok eşyayı sedef kakma, oymacılık ve tel işleme teknikleri uygulayarak sanat eserine dönüştürüyor.

Ağca'nın, kendine özgü tasarımla yaptığı sedef kakma mücevher kutuları, kaplamalar, tespihler, gümüş yüzüklerden oluşan koleksiyonu Türkiye ve dünyanın birçok kentinde sergileniyor.

Mehmet Ağca, AA muhabirine, hayatını, 38 yıldır sedef kakma başta olmak üzere sanata adadığını, hala ilk günkü heyecanla tezgahının başına oturduğunu söyledi.

Sürekli kendini geliştirmeye çalıştığını anlatan Ağca, şöyle konuştu:

"Özgün eserler ortaya koymaya çalışıyorum. Bir yaptığımı bir daha yapmıyorum. Ürün bende ya tektir ya da çifttir, üçüncüsü olmaz. Piyasada olmayanı üretmeyi amaçlıyorum. Daha önce çoğunlukla çeyiz sandığı, sehpa ve mücevher kutusu yaptım. Şu an tespih, yüzük ve kolye yapıyorum. Yeni bir esere başladığımda büyük bir heyecan duyuyorum. Tespih için önce işleyeceğim deseni tasarlıyorum. Daha sonra tanelerinin üzerine tek tek çiziyorum. Sedef kakma ile süslenecekse tek tek oymasını yapıyor. Ardından tespih tanelerini birleştirip, zımparasını yapıp parlatıyorum."

Sanatını daha ileriye taşımayı hedeflediğini dile getiren Ağca, eserlerine gösterilen ilgiden memnun olduğunu kaydetti.

İşini ölünceye kadar sürdürmek istediğini vurgulayan Ağca, "Yaptığım tespihlerin fiyatı 4 bin ile 17 bin lira arasında değişiyor. Eserin zorluğu doğal olarak fiyata yansıyor." şeklinde konuştu.

Advertisements

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?