“Savat” cezaevinde yeniden hayat buluyor

VAN (AA) – CEMAL AŞAN – Urartuların unutulmaya yüz tutmuş en önemli el sanatlarından biri olan savat, Van Açık Ceza İnfaz Kurumunda açılan gümüş işleme atölyesiyle yeniden canlandırılıyor.

2 bin 700 yıl öncesinden günümüze ulaşan, Osmanlı döneminin de gözde sanatları arasında yer alan gümüş süsleme sanatı savat, teknolojiye yenik düşerek eski önemini yitirmeye başladı.

Bakır, gümüş, kurşun ve kükürtten elde edilen alaşımın, çelik kalemlerle gümüş üzerine yapılan desenlere işlenmesiyle yapılan savat sanatı, 1915 yılı öncesine kadar 120 atölyenin bulunduğu Van'da şimdi birkaç usta tarafından yaşatılıyor.

Maharetli ustaları sayesinde Osmanlı döneminde ''900 ayar gümüşe tuğra vurma yetkisi''nin İstanbul ile paylaşıldığı Van'da geliştirilen projelerle asırlık el sanatının yeniden hayat bulması amaçlanıyor.

Van Açık Ceza İnfaz Kurumu, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü İş Yurtları Daire Başkanlığının desteklediği projeyle açtığı gümüş işleme atölyesinde geleceğin savat ustalarını yetiştiriyor.

Cezaevi bünyesinde kurulan atölyede gümüş işleme tekniklerini ve savat sanatını öğrenen hükümlüler, teknolojik imkanları da kullanarak kentin geleneksel el sanatını yaşatmaya çalışıyor.

– "Kentin unutulan değerini canlandırmak istiyoruz"

Van Ceza ve İnfaz Kurumunda öğretmen olarak görev yapan Ezgi Bektaş Dede, kentin unutulan değerini tekrar canlandırmak amacıyla proje hazırladıklarını söyledi.

"Kent için neler yapabiliriz?" diye düşündüklerinde ilk akıllarına gelen konulardan birinin savat sanatı olduğunu belirten Dede, kültürel ve ekonomik olarak Van'a katkı sunmanın öncelikle amaçları arasında yer aldığını vurguladı.

Hükümlülerin büyük bölümünün bölgede yaşadığını ifade eden Dede, "Cezaevinden ayrıldıktan sonra kendilerine iş kurmalarını sağlamaya yönelik bir düşüncemiz vardı. Savat, unutulmaya yüz tutmuş bir el sanatı. Kültür müdürlüğümüzden bu konuda büyük destek aldık. Devlet sanatçısı olan bir hocamızla anlaştık ve atölyemizi iş yurtları bünyesinde kurduk. Bütün malzemelerimiz Adalet Bakanlığı İş Yurtları Daire Başkanlığı öncülüğünde karşılandı." diye konuştu.

Dede, hükümlülere yönelik temel eğitim, okuma yazma, meslek edindirme ve sosyal kültürel faaliyetlerle bilgi birikimlerini arttırmaya yönelik çalışmalar yürüttüklerini söyledi.

– "Çok güzel eserler ortaya çıktı"

Gümüş işleme atölyesinin de tamamen mesleki eğitime yönelik bir çalışma olduğunu ifade eden Dede, şöyle devam etti:

"Hükümlülerimiz buradan çıktıklarında bölgesel koşullar çerçevesinde iş sektöründe nasıl yer alabilirler diye düşünerek böyle bir kurs açmaya karar verdik. Ekonomik ve kültürel olarak kentin değerlerine sahip çıkma amacıyla Bakanlığımıza başvurduk. Daire başkanlığından destek aldık. Tuşba Halk Eğitim Müdürlüğüyle yaptığımız iş birliğiyle usta öğretici görevlendirdi. 2 kursumuz var. Hükümlüler öncelik olarak savatın bütün aşamalarını öğreniyorlar. Kursların ardından Milli Eğitim onaylı mesleki eğitim sertifikalarını alıyorlar."

Atölyenin 6 ay önce açıldığını, Van Adalet Sarayı içinde satış ofisi kurduklarını anlatan Dede, uzun dönemde il merkezinde satış mağazaları açarak daha fazla satış yapmayı amaçladıklarını kaydetti.

Hükümlülerin ilk kez gümüş işlemeye başlamalarına rağmen çok güzel eserlerin ortaya çıktığına işaret eden Dede, "Hükümlülerin tümü buradan aldıkları eğitimle kalıp yapımı, çizimi, gümüş dökümünü bütün aşamalarıyla öğreniyorlar. Bunun ilerleyen dönemde daha da gelişeceğine inanıyorum. Ürünlerimizi sipariş üzerine diğer cezaevlerine gönderiyoruz. 16 kursiyerimiz var. 5 hükümlü de İş Yurdu bünyesinde burada sabit olarak çalışıyor. Günlük ücretlerini alıyor ve sigortaları da yatırılıyor. Buradan çıktıklarında bonservislerini de alacaklar." ifadelerini kullandı.

– "Hükümlüler çok ilgili"

Ceza İnfaz Koruma Memuru ve atölye şefi Yıldıray Bayrak ise savat sanatının geçmişinin Urartulara uzandığını, Selçuklu ve Osmanlı döneminde saraylarda savat ustalarının istihdam edildiğini anlattı.

Van'a has bu sanatın yok olmasını önlemek amacıyla gümüş işleme atölyesi kurduklarını belirten Bayrak, şunları söyledi:

"Burada hükümlülere savat sanatını öğretiyoruz. Van'a ait tarihi figürleri takılara aktarıyoruz. Savat ustaları şu anda çok az. Bunu yapan birkaç ustamız var. Biz de bir hocamızla anlaştık. Ters lale, Van kedisi, Akdamar Adası gibi Van'a özgü modelleri de aktarıyoruz. Bunu yaparken kalem tekniğini kullanıyoruz. Bu tarz modellerin yanında döküm kalıplarda da hazır modeller çıkarıyoruz. Hükümlüler sanatı öğrenme konusunda çok istekli. Bu nedenle kursa yoğun ilgi gösteriyorlar. Burada iyi zaman geçirdiklerini söylüyorlar. Modelleri hükümlülere bırakıyoruz. Kendileri tasarım yapıyorlar ve yaptıkları eserlerin ilgi görmesi onları mutlu ediyor."

Hükümlüler ise kurs sayesinde gümüş işlemeyi öğrendiklerini, boş zamanlarını değerlendirerek meslek edindiklerini belirtti. Atölyede çalışmanın psikolojik olarak kendilerini olumlu etkilediğini, aynı zamanda ekonomik kazanç elde ettiklerini anlatan hükümlüler, kendilerine böyle bir imkan sunduğu için cezaevi yönetimi ve eğitmenlerine teşekkür etti.

Advertisements

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?