Libya’da çatışmalar güneye kayıyor

Alaturka Amerika ABD Haberleri

TRABLUS (AA) – FİKRİ ABİDİN – Libya’da Tobruk merkezli Temsilciler Meclisi’ne (TM) bağlı General Halife Hafter liderliğindeki güçlerin, ülkenin güneyindeki bazı askeri üslere düzenlediği saldırılar, “çatışmaların doğu-batı hattından güneye taşınması” ve “Trablus’a saldırı hazırlığı” olarak değerlendiriliyor.

Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne (UMH) bağlı Misrata Tugayları’nın Sirte kentini terör örgütü DEAŞ’tan kurtarmasının ardından, Hafter’e bağlı güçlerin “Petrol Hilali” bölgesinde kontrolü sağlaması üzerine, doğu ve batıdaki en büyük iki gücün güneyde karşı karşıya geldiği görülüyor.

UMH’yi tanımayan TM, barış antlaşmasında bazı değişiklikler yapılmasını talep ederken bir taraftan da Hafter güçleri güneyde “terörle mücadele” adı altında saldırılarını sürdürüyor. Uzmanlar, söz konusu güçlerin güneyden ilerleyerek Misrata kentini kuşatmayı ve Misrata Tugayları ile çarpışmadan başkent Trablus’a ulaşmayı amaçladığını kaydediyor.

Güneydeki “El-Cufra” ve “Tamanhint” hava üslerinde yaşanan çatışmalar, El-Cufra ve Sebha kentlerinde Hafter’e bağlı güçler ile Misrata Tugayları arasındaki gerilimin daha da alevleneceği yönündeki endişeleri artırıyor.

– Hava üslerine saldırılar

Batıdaki en büyük güç olan Misrata Tugayları’nın bir bölümü olan “Üçüncü Kuvvet”, başta El-Cufra ve Sebha olmak üzere güneybatı bölgesi genelinde etkin bir güç olarak biliniyor.

Ancak Sebha’daki “Tamanhint” ve “Brak eş-Şatii” hava üslerinin bulunduğu bölgelerde yoğunlukla devrik lider Muammer Kaddafi’yi destekleyen kabilelerin bulunması ve bu kabilelerin Hafter yanlısı bir tutum izlemesi söz konusu güçlerin bu hava üslerinin kontrolünü ele geçirme çabalarının ivme kazanmasının ardında yatan bir diğer sebep olarak görülüyor.

Kaddafi yanlısı olarak bilinen ve daha sonra Hafter’e bağlılığını açıklayan Muhammed bin Nail liderliğindeki “12’nci El-Mucehfel Tugayı”, Aralık 2016’da artık hizmet vermeyen ancak silah ve mühimmat deposu olarak kullanılan Brak eş-Şatii Hava Üssü’nde kontrolü sağladı. 2014-2016 yıllarında Petrol Hilali başta olmak üzere çatışma bölgelerine mühimmat sevkıyatı için bu hava üssünü kullanan “Üçüncü Kuvvet”, bölgede gücünü artırarak, Brak eş-Şatii üssünü geri alma hazırlığı yaptığını duyurdu. Bunun üzerine birliklerini bu bölgeye kaydırmak zorunda kalan Bin Nail’e bağlı güçler, Sebha kentindeki Tamanhint Hava Üssü’nü “Üçüncü Kuvvet”ten almakta başarılı olamadı.

Konuyla ilgili AA muhabirine açıklamalarda bulunan “Üçüncü Kuvvet” Sözcüsü Muhammed Ekalliyun, Hafter güçlerinin, “Tamanhint” ve “Brak eş-Şatii” başta olmak üzere güney bölgesini ele geçirme girişimleri nedeniyle buralarda çatışmalar yaşandığını belirtti.

Ekalliyun, “Hafter güçleri, askeri üsleri havadan vurarak, devrimcilerin buraları boşaltmasını ve batı bölgesine saldırmak için uçaklarına yakıt ve silah temin etmeyi amaçlıyor. Üçüncü Kuvvet, geçen günlerde Hafter güçlerinin Tamanhint Hava Üssü’ne düzenlediği saldırıları püskürttü ve Sebha ile Tamanhint ve Brak eş-Şatii arasındaki yolda kontrolü sağladı.” dedi.

Hafter güçlerinin elinde bulunan Brak eş-Şatii Hava Üssü’ne ilişkin ise Ekalliyun, “Güney bölgesinde önde gelen isimler, Bin Nail güçlerinin Brak eş-Şatii Hava Üssü’nden barışçıl yollarla çıkması için çabalıyor. Ancak bir sonuca varılamazsa Üçüncü Kuvvet olarak hava üssüne saldırı düzenleyeceğiz.” diye konuştu.

Sebha Belediye Başkanı Hamid el-Hayali de güney bölgesinin söz konusu iki güç arasında taraf olmasını sağlama adına şiddete başvurulmasını, her bir olayda kriz çıkarmanın yollarının aranmasını, güney bölgesini kardeş kanının akıtıldığı bir sahaya dönüştürülmesini ve insanların bu şekilde canlarının tehlikeye atılmasını kınadığını ifade etti.

Hayali, güney bölgesinde güvenliğin iyileştirilmesine katkı sağlaması için askeri kurumun yeniden aktif hale getirilmesi, asker ve polisin görevlerine geri dönmesi çağrısında bulundu.

– El-Cufra’daki çatışmalar

Ülkenin orta kısmında kalan Cufra’daki çatışmalar ise Hafter güçleri ile “Misrata Tugayları” ve “Bingazi’yi Savunma Seriyyeleri” arasında gerçekleşiyor.

Hafter güçlerine ait uçakların, “Üçüncü Kuvvet”in kontrolündeki El-Cufra Hava Üssü’ne saldırılar düzenlemeye başladığı tarihten bu yana Libya’nın güneyi, Hafter güçleri ile Misrata Tugayları arasında askeri nüfuz sağlama yarışına sahne oluyor.

UMH’ye bağlı birlikler tarafından yürütülen “El-Bunyan el-Mersus” operasyonunun sözcüsü Muhammed el-Gasri ise Halife Hafter güçlerinin güney ve orta kısımdaki operasyonlarını, “DEAŞ lehine intihar eylemleri” şeklinde nitelendirdi.

Gasri, “El-Cufra Hava Üssü neden bombalandı? Güneyde bulunan Zille’deki DEAŞ hedefleri neden vurulmadı? Bu, Hafter ve DEAŞ’ın bir madalyonun iki yüzü olduğunun delilidir. Biz Hafter’den daha güçlüyüz. Ancak tansiyonu yükseltmek istemiyoruz. Askeri alanda yaşanacak bir kızışma ya da bir diğer ifadeyle doğu ve batı güçleri arasında olası bir çatışma Libya’nın çıkarına olmaz. Bunları sükunet ve akılla aşacağız, çatışmalarla değil.” ifadelerini kullandı.

Hafter güçleriyle çatışma içine girmeyi “uzak ihtimal” olarak değerlendiren Gasri, doğuda yaşayan halkla bir problemleri olmadığını mücadelelerini sadece Hafter’e karşı vereceklerini dile getirdi.

Sirenayka’daki doğu kabileleri ile Trablus bölgesindeki batı kabileleri ve şehirleri arasında kökü sömürge dönemine dayanan bir toplumsal ayrışma bulunuyor. Doğudaki 10 büyük kabile Hafter güçlerini desteklerken batıdaki Misrata Tugayları ise güçlerini doğudaki çatışmalara göndermeyerek bunun yerine burada Hafter’e karşı savaşan doğulu “Bingazi Devrimciler Şura Meclisi”, “Bingazi’yi Savunma Seriyyeleri”, “Derne Mücahitleri Şura Meclisi” gibi güçleri desteklemekle yetiniyor.

– BM’den uyarı

Birleşmiş Milletler (BM) Libya Özel Temsilcisi Martin Kobler ise Libya’daki son gelişmelerin ardından, ülkeyi yeni bir şiddet sarmalına sürükleyecek olası tehlikeler konusunda uyarıda bulunarak, taraflara “itidal ve meseleleri diyalogla çözme” çağrısı yaptı.

El-Cufra Belediye Başkanı Fuad el-Mehdi Raşid de Cufra Hava Üssü ile havaalanının hedef alınmasını kınadı.

Raşid, “Cufra Belediyesi olarak çatışmalarda taraf değiliz. Taraflar arasındaki güç çatışmasının içinde olmayacağız. Bizi çatışma ortamına çekebilecek tüm kapıları kapatıyoruz. Bu mesajımızı iletmek için de doğu ve batıdaki tüm taraflarla iletişime geçeceğiz.” dedi.

– Trablus’a saldırı hazırlığı iddiası

TM Başkanı Akile Salih ise Cufra Hava Üssü’ne yönelik saldırılarını “Terörü yok etmek için yapılan büyük fedakarlıklar, bizi ihtiyatlı bir savaşa girmeye zorluyor. Güneyde bunu uygulamaya başladık. Cufra kentindeki Hun ilçesinin akıbetinin tamamen yıkılan Sirte gibi olmasından korkuyoruz.” ifadeleriyle gerekçelendirme yoluna gitmişti.

Ancak açıklananın aksine gerçek hedefin bu olmadığını savunan uzmanlar, Hafter yanlısı askeri liderlerin başkent Trablus’ta kontrolü ele geçirmek için saldırı hazırlığında olduğunu öne sürüyor.

Doğudaki Hafter güçlerinin, batıda büyük bir askeri güç ile karşı karşıya olduğunu belirten uzmanlar, Hafter destekçilerinin halihazırdaki hareketliliği çerçevesinde “Trablus’a güneyden saldırmak için Misrata kentini kuşatma ihtimali” üzerinde duruyor.

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?