Erken tanı ile meme kanserini yendi

ANKARA (AA) – DUYGU YENER – Kadınlarda en çok görülen kanser türlerinin başında gelen meme kanserinde, erken tanı hayat kurtarıyor. Meme kanseri olduğunu öğrenen 44 yaşındaki Hacer Bilgin, hastaların kendi dokuları kullanılarak uygulanan "onkoplastik cerrahi" yöntemiyle göğsü alınmadan sağlığına kavuştu.

Tokat'ta yaşayan Hacer Bilgin, elinde ve kolunda geçmeyen ağrıları nedeniyle başvurduğu hastanede, 40 yaşın üzerinde olduğu için istenilen mamografi testi sonrasında meme kanseri olduğunu öğrendi. Memesinde üç tümör olduğu tespit edilen Bilgin, erken evrede kanseri yendi.

Tedavi için Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvuran Bilgin, meme kanserinin tedavisinde hastanın kendi dokusu kullanılarak uygulanan, "onkoplastik cerrahi" ile sağlığına kavuştu.

Ameliyat sonrası sağlığına kavuşan Hacer Bilgin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, meme kanserinin kendisi için büyük bir sürpriz olduğunu belirterek, "Kolumda geçmeyen ağrılarım nedeniyle önce genel cerrahi, boyun fıtığından şüphenilmesi üzerine de nöroloji bölümüne yönlendirildim. 40 yaşın üzerinde olmam nedeniyle bu esnada sistem beni zorunlu olarak mamografiye attı. Eğer sistem, mamografiye atmasaydı oraya gitmeyecektim. Erken tanı ve taramayla ortaya çıktı. Göğsümü almadan bu operasyonla hayatım kurtuldu." diye konuştu.

– "Uygun hastalarda plastik cerrahi tekniklerini kullanıyoruz"

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yöneticisi Prof. Dr. Mehmet Ali Gülçelik, her yıl 160 bin kişiye kanser tanısı konulduğunu belirterek, yaklaşık 80 bin kişinin de kanser nedeniyle hayatını kaybettiğini söyledi.

Kadınlarda en sık görülen kanser türlerinin başında meme kanserinin geldiğini ifade eden Gülçelik, her 8 kadından birinin meme kanseri olduğunu bildirdi.

Gülçelik, meme kanserinde erken tanı ve tedavi ile hayat kurtarmanın mümkün olduğunu vurgulayarak, özellikle 40 yaşından sonra meme kanserinin görülme sıklığının arttığına dikkati çekti.

Hatice Bilgin'in de erken tarama sayesinde meme kanseri tanısı aldığını ifade eden Gülçelik, şunları söyledi:

"Hastamızın mamografisinde daha ele gelmeyen üç tümör tespit edildi. Bu üç tümörden dolayı, hastamıza çoğu yerde göğsünün tamamının alınmasını önerilmiş. Meme kanserinin tedavisi cerrahi ile başlıyor ama cerrahi seçenekleri, memenin bir kısmının alınması ve tamamının alınması gibi iki seçenek ortaya çıkarıyor."

Son yıllarda meme kanseri tedavisinde onkoplastik cerrahiye başvurduklarını aktaran Gülçelik, "Uygun hastalarda birkaç tane tümör bile olsa plastik cerrahi tekniklerini kullanarak hastanın memesini kurtarabiliyoruz. Hastamızda da böyle bir teknik uyguladık." dedi.

Meme kanserinin tedavisinde cerrahinin yanı sıra kemoterapi, radyoterapi gibi tedavi seçeneklerinin de uygulandığını ifade eden Gülçelik, şu bilgileri verdi:

"Yaptığınız cerrahi girişim hastanın tüm hayatını etkiliyor. Memenin tamamının alınması gereken hastalarda da kozmetik sonuç elde etmek için sadece mastoktemi ile hastaları bırakmıyoruz. Uygun hastalarda göbek ve yağ dokusundan sırt kaslarından onlar da olmuyorsa, dışarıdan silikon protez yardımıyla yine meme yapılabiliyor. Memenin tamamının alınması da memesiz kalınacağı anlamına gelmez. Başka bir teknikle tekrar meme yapılabilir. Hastamızda, kendi dokusunu kullanarak onkoplastik cerrahi tekniğini kullandık."

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?