Down sendromlu sporculardan ortak kulaç

ANKARA (AA) – ÖMER HAKAN KİBAR – Sporculuk hayatını sürdüren paralimpik milli yüzücü Hasan Gökhan Kotan, 2 down sendromlu sporcuya 3 aydır yüzme öğreterek antrenörlük kariyerine ilk adımını attı.

Etlik Yüzme Havuzu'nda çalışmalarını sürdüren Gökhan, 5 yaşındaki Bilge Ercan ve 11 yaşındaki Alp Atak'a haftada 2 gün antrenörlük yapıyor.

Üç down sendromlu sporcunun birbirleriyle dayanışmalarıyla Alp ve Bilge'nin havuzdaki neşeli görüntüleri ailelerini sevindiriyor.

Kariyerindeki ilk antrenörlük deneyimini kendisi gibi down sendromlu öğrencilerle yapan 27 yaşındaki sporcu, AA muhabirine, "Kardeşlerime yüzmeyi öğretiyorum. Onlar da benim gibi down sendromlu. Onlarla daha iyi iletişim kurabiliyorum." dedi.

Sporcu olarak yüzmeye devam ettiğini dile getiren Gökhan, şöyle konuştu:

"Antrenörlük yapıyorum. Çok güzel bir duygu. Onlara örnek oluyorum, onlar da beni seviyor. Onların bana sarılmaları iyi bir duygu. Bu çocuklar beni bir antrenörden daha yakın görüyorlar. Sporu bırakmayacağım, devam edeceğim. Her şeyi tamamladıktan sonra öğrencilerimi yine yüzdüreceğim. İleride yüz tane madalya alsınlar. Hedeflerini koysunlar. hayallerine kavuşsunlar. Benim gibi bir şampiyon olsunlar. Onlarda bunları görebiliyorum."

Antrenörü Osman Zerman'ın kendisini kıskanmadığını anlatan Gökhan, "Bana antrenörlükte yardımcı oluyor. Beni geçerlerse kıskanmam, tam tersi gurur duyarım. Daha başka sporcularla çalışacağım. Profesyonel olarak çalışacağım." değerlendirmesini yaptı.

– Bilge, antrenörü Gökhan'ı çok seviyor

Yüzmeye başlayan 5 yaşındaki down sendromlu Bilge Ercan'ın annesi Pınar Ercan, Gökhan'ı yüzerken görünce çok şaşırdığını ifade ederek, "İlk karşılaşmalarında Gökhan, Bilge'yi fark etti. Doğrudan Bilge'nin yanına geldi ancak ikisinin arasındaki bağ bambaşkaydı. O tanışmadan sonra havuzda 40 dakika duran Bilge, o gün 1,5-2 saat havuzda kaldı. Çünkü Gökhan ile aşırı derecede eğleniyordu." yorumunu yaptı.

Anne Ercan, kızının Gökhan ile yüzmede aşama kaydettiğini belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Down sendromlu bir antrenörle çalışmak gerçekten çok güzel bir duygu. Ben bunun uzun yıllar sürmesini isterim. Kızımın da normal bir çocuğu veya down sendromlu bir çocuğu yüzdürmesini isterim. Gökhan yapabiliyorsa, benim kızım da yapabilir diye düşünüyorum. Öncesinde suda nazlanırken şimdi çok rahat suya girebiliyor. İlk zamanlar Gökhan'ı hiç bırakmıyordu."

Down sendromlu çocukların herşeyi yapabileceğini anlatan Ercan, "Onlar çok yetenekli bunu kabul etmek lazım. Yapamayacakları hiçbir şey yok. Spor yapmaya başladıktan sonraki Bilge ile yapmadan önceki Bilge arasında çok fark var. Hem bedensel, hem de fiziken. Gökhan'ı çok seviyor. Havuz dışında da havuz içinde de. Gökhan da aşırı ilgili bir çocuk. Gökhan çocuklarımızı gözünün önünden ayırmıyor. Gökhan'ın sorumluluğu çok güzel." ifadelerini kullandı.

– Alp öz güven kazandı

Gökhan'ın diğer öğrencisi Alp Atak'ın babası Engin Atak da oğlunun yüzmeye başladıktan sonra öz güven kazandığını belirtti.

Yüzmeye başladıktan sonra Alp'in birçok korkusunu yendiğini dile getiren Atak, "Alp korkar, bir basamak yukarı çıkamazdı. Şimdi 2,5 metreden havuza atlıyor. Asansöre tek başına biniyor. Okulda tek başına dolaşabiliyor. Spor sayesinde özgüveni çok arttı." diye konuştu.

Baba Atak, oğlunun Gökhan'ı örnek aldığını belirterek, şunları kaydetti:

"Gökhan ağabeyi antrenörü olduğu için havuza daha istekli geliyor. 'Gökhan abimle yüzeceğim' diyor. Şu anda haftada iki gün geliyoruz. Diğer çocuklarla bu biraz daha zor oluyor. Diğer çocuklar down sendromlular kadar birbirlerine anlayış göstermiyorlar. Gökhan sabırlı. Downlular kendilerini çok ifade edemiyorlar ama bir çok şeyin farkındalar. Gökhan, Alp'e aynı hareketi 1 saat boyunca tekrar ettirebiliyor. Oğlum Gökhan'ı görür görmez onunla kaynaştı. Gökhan da Alp'in kendisi gibi olduğunu görünce daha samimi davranıyor. Havuza beraber girdiler ve beraber yüzüyorlar. Gökhan 'Alp beni geçecek. Daha çok madalya alacak. Amacım bu' diyor. Bu da bizi çok mutlu ediyor."

Hikayelerinin down sendromluların birbirine gösterdikleri sevgiyle başladığını anlatan Atak, "Buraya ulaşmamız kolay olmadı. Pek çok aşamayı kendi tecrübelerimizle deneye deneye bulduk. Gökhan bu işlerden elini ayağını çekince antrenör olmak istiyormuş. Bu hevesiyle Alp ile birlikte buluştu. Onların birbirine olan sevgisi çok farklı. Maalesef o sevgi bizlerde onlara karşı yok. Onlar birbirlerine saf ve temiz bir şekilde duygularını gösterebiliyorlar. O yüzden çok iyi anlaşıyorlar. Bu anlaşmanın sonucunda da birbirlerine örnek oluyorlar." şeklinde görüş belirtti.

Baba Atak, 3 aydır birlikte yüzdüklerini hatırlatarak, sözlerini şöyle tamamladı:

"Down sendromlular yüzme sporuna çok yatkınlar. Vücut ve kas yapıları nedeniyle bu spora yatkınlar. Biraz daha hantal ve dengesiz bir vücuda sahipler. Yüzme sporu hem onların kas yapılarını güçlendiriyor, hem de yardımcı oluyor. Sağlık açısından çok önemli. Bizim için spor ikinci planda kaldı. Biz çocuğumuzun hayatını kimseden yardım almadan idame ettirmesi için çalışıyoruz. Temel ihtiyaçlarını gidermeyi öğrensin. Bir çok şey zor oluyor. İğneyle kuyu kazmak gibi oluyor. Herşeyi deneyerek yapmak zorunda kalıyoruz. Bu konuda bizim bir rehberimiz yok."

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?