“Çınar'ı 45 kişilik bir ekiple, eksi 45 derecede, 45 günde çektik”

ANTALYA (AA) – HİLAL UŞTUK – Yapımcı ve yönetmen Mustafa Karadeniz'in, annesinin sırtında okula giden engelli bir birey olarak kendi yaşamını ele aldığı "Çınar" filmi, 55. Antalya Uluslararası Film Festivali'nde yarışıyor.

Filmin senaryosuna da imza atan Karadeniz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, küçük yaşta çocuk felci geçirdiğini belirterek, "Annem, ilkokul birinci sınıftan beşinci sınıfa kadar beni sırtında taşımış. Bu sürecin çoğu Ankara'da, bir yılı ise Kars'ta geçmiş. Yani Sarıkamış'ın soğuğunda, karında sırtında taşımış annem. Aslında bu, 5 yılın bir yıllık bölümünü anlatan bir hikaye." dedi.

Karadeniz, şehitlerle ilgili bir reklam filmi çekmek üzere Sarıkamış'a gittiğinde kendi yaşam hikayesi olan Çınar'ı çekmeye karar verdiğini aktararak, filmin gerçek bir hikaye olduğunun altını çizdi.

Sarıkamış'ta yaşanmış başka bir olayı da filmin finaline eklediklerini vurgulayan Karadeniz, "Babamın atla işe gidip gelmesi, annemin beni taşıması ve engelli çocuğu olan bir ailenin dramını görüyoruz. Ancak 75. dakikadan sonra öyle bir tokat atıyor ki iş çok farklı yerlere gidiyor." ifadelerini kullandı.

Mustafa Karadeniz, annesinin her gün 3 kilometrelik yolda kendisini okula götürüp sonrasında da eve taşıdığını anlatarak, "Yaşım o zaman 8. Ben bir sene geç başladım. Ameliyatlardan dolayı, okula 7 yaşında başlayamadım. Başrol oyuncumuz da 8 yaşında." diye konuştu.

– Galası Paramount Stüdyoları'nda yapıldı

Filmin ön hazırlığının 3 yıl sürdüğünü dile getiren yönetmen Karadeniz, "Çok sancılı bir süreçti ve 3 yılın sonunda, 45 kişilik bir ekiple, eksi 45 derecede, 45 günde bu filmi çektik." ifadesini kullandı.

Karadeniz, kış aylarında tamamlanan çekimlerin ardından Hollywood'da gerçekleşen Türk Filmleri Haftası'na katıldıklarını söyleyerek, şöyle devam etti:

"Devletimizin, Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü'nün ve Türk Hava Yolları'nın desteğiyle çok büyük bir organizasyon yapıldı geçen sene. Los Angeles'ta Paramount Stüdyoları'nda bir Türk etkinliği yapıldı. Orada da Ferzan (Özpetek) Bey'in İstanbul Kırmızısı ile Ayla filmi gösterildi. Benim filmim kapanış filmiydi. Orada Çınar'a gala yaptık. Yani Paramount Stüdyoları'nda belki de ilk kez gala yapan Türk filmiyiz. Orada gösterildi. Salonda yaklaşık 300 kişi vardı ve bunların 250'si Amerikalı'ydı. Akademiden insanlar, oyuncular, yönetmenler, senaristler vardı ve yaklaşık 150'si gelip bana ağladı. Bazıları Kars'ın veya Türkiye'nin nerede olduğunu bilmiyor. Belki başka bir coğrafyada yaşanan anne-oğul hikayesi olduğu için hoşlarına gitti. İnanılmaz derecede etkilendiler ve ağlamaktan beni bırakmayanlar oldu. Bu çok güzel bir şey."

Evrensel bir iş yaptıklarına vurgu yapan Karadeniz, Kiev'de de özel bir gösterim gerçekleştirdiklerini aktararak, "Festival olarak Antalya'da ilk kez gösterim yapıyoruz. Allah'ın bir lütfu. Burada 70-80 filmin başvurduğunu duyuyoruz. 10 film yarışıyor. Sekizi yabancı, ikisi Türk filmi. Çınar da onlardan biri. İnşallah iyi sonuçlar alırız." değerlendirmesinde bulundu.

– "Bir engelli filmi gibi görünse de derdi olan bir film"

Yapımcı ve yönetmen Karadeniz, bir derdi olduğu için sinemaya başladığına işaret ederek, "Bize, konservatuvarda ve sinema bölümünde okurken hep 'Buraya gerçekten derdi olan insanlar gelsin isteriz.' derdi hocalarımız. Ben de hep o cümleyi söylüyordum bilmeden. 'Benim bir derdim var ve o derdimi nasıl anlatabilirim?' En büyük derdim de buydu tabii, 1,5 yaşında geçirdiğim çocuk felcinden dolayı. Böyle başladı süreç ve hep dertlerimi anlattım. Aslında burada da öyle. Bir engelli filmi gibi görünse de derdi olan bir film." diye konuştu.

Zor şartlarda, Kars’ın Sarıkamış ilçesinin dağ köyünde yaşayan bir çiftin engelli çocuklarıyla yaşam mücadelesini anlatan filmin konusu şöyle:

"30'lu yaşların ortasındaki aile reisi Mustafa, eşi Suna ve engelli oğlu Rıza ile iki göz odalı bir evde yaşamaktadır. Makam şoförlüğü yapan Mustafa, kendisini özel işlerinde de kullanan müdürüne ses çıkaramamaktır. Oğlunun diğer çocuklar gibi koşup oynama ihtimali, Mustafa’nın biriktireceği parayla ameliyat olmasına bağlıdır. Mustafa, işine gidebilmek için her gün at sırtında köyden kasabaya gidip gelirken eşi Suna da oğlu Rıza’nın eğitimini tamamlayabilmesi için sırtında okula götürüp getirir."

Bölgenin zorlu yaşam şartlarının ve insanların mutlak iyiliklerinin anlatıldığı filme, Kültür Bakanlığı Sinemalar Genel Müdürlüğü, Ulaştırma ve Habercilik Bakanlığı, Kars Valiliği, Sarıkamış Kaymakamlığı ve Sarıkamış Belediyesi'nin de aralarında olduğu çeşitli kurum ve kuruluşlar destek oldu.

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?