Başbakan Yıldırım canlı yayında

İZMİR (AA) – Başbakan Binali Yıldırım, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ile mücadelede suçu, günahı olmayanların mağduriyetlerinin giderilmesi noktasında yeni dönemde daha hızlı hareket edileceğini belirterek, "Şu anda yapılmaya çalışılan bu ayıklamayı yapmak. Mahkeme kararlarının kesinleşmesiyle çok daha hızlanacak. Zaten bu yıl sonuna kadar herhalde hükme bağlanmamış bir dava kalmayacak. Ondan sonra bir rehabilitasyon süreci hızla devreye girecek." dedi.

Başbakan Yıldırım, CNN Türk'te yayınlanan "Seçime Doğru Özel" programında soruları yanıtladı.

Türkiye ekonomisinin yıllık ortalama yüzde 5,5-6 gibi sürdürülebilir ve istikrarlı seviyede büyümesini hedeflediklerini dile getiren Yıldırım, ülke ekonomisinin temellerinin sağlam olduğunu vurguladı.

İşsizliğin göreceli olarak azaldığını, faizlerde geçici bir tırmanma olduğunu ancak bunun seçimden sonra normale döneceğini düşündüklerini kaydeden Yıldırım, "Niye durgunluk var çünkü herkes seçimi bekliyor. Birinci neden bu. Hiç ihtiyacı olmayan da onu bekliyor. Bu bir davranış biçimi. Seçimler geçecek, inşallah milletimiz en isabetli kararı verecek, 'İstikrar sürsün' diyecek." ifadelerini kullandı.

Seçim sonucu tahminiyle ilgili bir soru üzerine Yıldırım, sahadan aldığı sinyallerin iyi yönde olduğunu, Cumhurbaşkanı Seçimi'nde işin ilk turda halledileceğini düşündüğünü söyledi.

Yıldırım, "İnsanların işi gücü var, tatile gidecekler var, millet seçim için bekliyor. Bir an önce işi bitirip herkesin işine gücüne bakması lazım. Onun için de milletimiz evelallah en güzel kararı verecektir diye düşünüyorum." değerlendirmesinde bulundu.

İzmir'de dün gençlerle bir araya geldiğini, çok keyifli sohbet yaptıklarını anlatan Yıldırım, yaşam tarzıyla ilgili bir soru yöneltilip yöneltilmediğinin sorulması üzerine Yıldırım, "Ben bekledim gündeme gelsin diye ama öyle sanıldığı gibi İzmir'de yaşam tarzı birinci derecede konuşulan bir konu değil. Bunu CHP bir siyaset aracı olarak kullanmaya çalışıyor ama milletin çok itibar ettiğini düşünmüyorum, onları aştı Türkiye. Bakıyorsunuz, CHP propagandalarında da başörtülü hanımlar var, her tür kılık kıyafetten insanlar var artık." diye konuştu.

– FETÖ ile mücadelede ayıklama süreci

FETÖ ile mücadele sürecinde mağdur olanlara yönelik bir soruyu da yanıtlayan Yıldırım, bu terör örgütünün üyelerinin "Biz yandık, başkaları da yansın." diyerek ifadeler verdiğini, hakimler ve savcıların bunu görmezden gelemediğini, suçsuz olanların dertlerini anlatıncaya kadar bir sürü mağduriyet yaşadığını belirtti.

Suçu, günahı olmayan insanların mağduriyetlerinin önlenmesi konusunun yeni dönemde daha dikkatlice ele alınması gerektiğini, bunun altyapısını hazırladıklarını, ilgili komisyonun çalışmalarını titizlikle sürdürdüğünü ifade eden Yıldırım, OHAL kalkınca otomatik olarak herkese yargı yolunun açılacağını, işin sonunda mutlaka suçlu ile suçsuzun ortaya çıkmasını istediklerini dile getirdi.

Örgüt içinde "ihanet grubu" olarak tanımlanan yönetim kadrosunun hiçbir şekilde affedilmeyeceğini, bu gruba yakın destek veren, eleman ve kaynak sağlayan, devlet imkanlarını kullanarak örgütün faaliyetlerini yerine getiren ve yataklık eden kesimin de bu işin içinde olduğunu vurgulayan Yıldırım, ibadet amaçlı, halisane duygularla bunlara yardım etmiş insanları bu kategorinin içine almanın doğru olmadığını anlattı.

Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Şu anda yapılmaya çalışılan bu ayıklamayı yapmak. Mutlaka hızlanması lazım. Bu ne zaman daha çok hızlanır? Mahkeme kararlarının kesinleşmesiyle çok daha hızlanacak. Kararlar kesinleşmediği sürece bu görevleri yapan insanlar da sorumluluk almak istemiyor, çekingen davranıyor. Zaten bu yıl sonuna kadar herhalde hükme bağlanmamış bir dava kalmayacak. Ondan sonra bir rehabilitasyon süreci hızla devreye girecek."

– HDP'nin milletvekili adayları

Başbakan Binali Yıldırım, bazı cumhurbaşkanı adaylarının "Kürt sorununun Meclis'te çözülmesi" vaadinde bulunduğunu, sorunun Kürt sorunu değil bölücü terör örgütü PKK sorunu olduğunu dile getirerek, "Neyi Meclis'te çözeceğiz, PKK'yı Meclis'te af mı edeceğiz?" ifadesini kullandı.

PKK ortadan kaldırıldığında sorunun ortadan kalkacağını ifade eden Yıldırım, terörle etkin mücadele sonrası Doğu ve Güneydoğu'da vatandaşların rahatladığını, birçok bölgede hayatın normale döndüğünü kaydetti.

Başbakan Yıldırım, terör örgütü yöneticilerinin telsiz konuşmalarında HDP'ye oy istediklerinin ortaya çıktığının hatırlatılması üzerine şunları söyledi:

"Vekil adayları orada yapılıyor, gönderiliyor. Bu partinin iradesi yok. İrade, terör örgütünün elinde. Yoksa herkes siyaset yapsın, projelerini ortaya koysun ama kimsenin terörün propagandasını, lojistik desteğini yapmaya hakkı yok. Böyle bir siyaset alanı dünyanın hiçbir yerinde yok. Bu işin özgürlükle alakası da yok. Türkiye'nin üniter yapısına karşı duracaksın, 'öz yönetim' bilmem ne, halkı isyana çağıracaksın, bir sürü sivilin ölümüne sebep olacaksın, 'PKK tükürükle sizi boğar' diyeceksin, ondan sonra çıkıp cumhurbaşkanı adayı olacaksın. Ne güzel iş, var mı böyle bir şey."

Anadolu insanının bin yıldır beraber yaşadığına, bölgedeki vatandaşların ayrılma, bölünme, ayrı devlet kurma gibi bir düşüncesinin katiyen olmadığına işaret eden Yıldırım, "Bu, proje örgütünün düşüncesidir. O düşünce de onların değildir. Emperyal emelleri olanların bölgede Türkiye'yi meşgul edecek, başını ağrıtacak, enerjisini azaltacak bir terör devleti kurma hevesleri var. Bunu da Kürtlerin kanı canı üzerinden yapmaya çalışıyorlar ama başaramayacaklar." değerlendirmesini yaptı.

– "Alevi inancı, öğretisi bizim kabulümüz"

"Binali" isminin kendisine Alevi bir komşuları tarafından verildiğini, Erzincan'ın Aleviler ve Sünnilerin birlikte kardeşçe yaşadığı bir il olduğunu anlatan Yıldırım, kendisinin Alevi kültürüne uzak olmadığını aktardı.

Başbakan Yıldırım, şunları kaydetti:

"Prensip nedir? Hak, Muhammed, Ali. Bizim buna itirazımız söz konusu olabilir mi? Türkiye'de Kerbela'yı tasvip eden kimse var mı, çocuğunun adını Yezid koyan biri var mı? Ama çocuğuna Ayşe, Zeynep, Hüseyin, Hasan diyen binlerce vatandaşımız var.

Hazreti Ali Efendimiz, Peygamberimizin hem damadı hem yeğeni hem halife, hepimizin baştacı. Buralardan bizi birbirimize düşürmeye çalışanlar boşuna heveslenmesinler. Bu ülke bu badirelerden geçti, Dersim'i yaşadı bu ülke. Madımak'ı, Başbağlar'ı, Maraş'ı, Çorum olaylarını yaşadık ama asla provokasyona gelmedik. Buna rağmen birliğimizi beraberliğimizi muhafaza etmesini bildik. Tabii Alevi inancı, öğretisi bizim kabulümüz. Cemevlerine, irfan merkezlerine de inşallah yeni dönemde seçim beyannamemizde verdiğimiz sözü yerine getireceğiz ve statülerini resmen başlatmış olacağız."

(Bitti)

Advertisements

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?