Ayrımcılıkla Mücadele İstişare Komisyonu Toplantısı

ANKARA (AA) – Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK) Başdenetçisi (Ombudsman) Şeref Malkoç, Türkiye'de terörün, demokratikleşme ve insan hakları konusundaki mücadeleyi zehirlediğini belirterek, "PKK, DEAŞ veya FETÖ'nün ahlak ve hukuk dışı eylem ve tasarrufları olmasaydı, Türkiye elbette bu alanda çok daha fazla mesafeler alacaktı." dedi.

Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK) tarafından bir otelde, Ayrımcılıkla Mücadele İstişare Komisyonu'nun ilk toplantısı yapıldı.

Kamu Başdenetçisi Malkoç, toplantıda yaptığı konuşmada, Türkiye'de son yıllarda insan hakları ve demokratikleşme konusunda çok ciddi reformlar yapıldığını belirtti.

Avrupalı birçok yetkilinin ülkedeki kurumları ziyaret ettiğini ve çeşitli konular hakkında bilgi aldığını söyleyen Malkoç, "Bizim kurumumuza da geliyorlar, gereken cevapları söylüyoruz ama unuttukları bir şey var. Eğer Türkiye bu mücadelesini, bugünkü noktalara getirmişse büyük bir bedelle getirmiştir. Türkiye'de demokratikleşme ve insan hakları konusundaki verilen mücadeleyi zehirleyen olay, terör olaylarıdır. PKK, DEAŞ veya FETÖ'nün ahlak ve hukuk dışı eylem ve tasarrufları olmasaydı Türkiye elbette bu alanda çok daha fazla mesafeler alacaktı." ifadesini kullandı.

KDK'nin uluslararası alan ve üniversitelerde yaptığı çalışmalara da değinen Malkoç, kurum bünyesinde kurulacak Ombudsmanlık Enstitüsü aracılığıyla Balkanlar, Orta Asya Cumhuriyetleri ve İslam ülkelerindeki uzmanlara eğitim verileceğini bildirdi.

Malkoç, KDK'ye geçen yıl yapılan 17 bin 500 başvurunun yüzde 15'inin "dostane çözüm" kararıyla çözüldüğünü belirtti.

– "İnsan hakları konusunda ciddi gelişmeler kaydedildi"

TİHEK Başkanı Süleyman Arslan da konuşmasında, Türkiye'de son 10 yılda insan hakları konusunda ciddi gelişmeler yaşandığını belirtti.

Arslan, başörtüsü yasağının kaldırılması, üniversite sınavlarında katsayı uygulamasına son verilmesi, işkenceye sıfır tolerans politikasının hayata geçirilmesi gibi birçok olumlu düzenleme yapıldığını anımsattı.

TİHEK'in ayrımcılık yasağına aykırılık hallerinde resen veya şikayet üzerine inceleme yaptığını anlatan Arslan, "Ayrımcılıkla mücadele görevi çerçevesinde bu yıl içerisinde kurumumuza şahsen, posta, faks, telefon ve diğer yollarla iletilen toplam 802 başvurudan 321'i ayrımcılık yasağının ihlali iddiası içermektedir. Bu başvurulardan 32'si esastan incelenmek üzere ayrımcılıkla mücadele ve eşitlik birimimize intikal etmiştir." dedi.

– İhlal kararı verildi, idari para cezası uygulandı

Arslan, ihlal iddiasına ilişkin bilgi ve belgelerin elde edilmesinin yanı sıra yetkililerce yerinde inceleme yapıldığını ve tanıkların dinlenildiğini aktararak, bu dosyalardan ikisi hakkında ihlal kararı verildiğini ve muhataplara idari para cezası uygulandığını kaydetti.

Bu kararlardan birincisinin medeni hal temelli bir ayrımcılığa ilişkin olduğunu belirten Arslan, ikinci kararın hem cinsiyet ayrımcılığı hem de inanç temelli ayrımcılığı içerdiğini söyledi.

Arslan, bu kararın kamuoyuna ilk kez burada açıklandığına dikkati çekerek, bir internet sitesinde yer alan personel ilanında, "Erkek adaylar ile türbanlı adayların başvuruları dikkate alınmayacaktır" ifadesi yer aldığını, bunun üzerine TİHEK'in resen inceleme kararı aldığını aktardı. Arslan, inceleme sonucunda ilan sahibi yayınevine 3 bin lira, aracılık yapan insan kaynakları firmasına ise bin lira idari para cezası uygulandığını kaydetti.

Toplantı, TİHEK tarafından ayrımcılık yasağıyla ilgili konularda sorunları ve çözüm önerilerini tartışmak ve bu konularda bilgi ve görüş alışverişinde bulunmak amacıyla, kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, sendikalar, sosyal ve mesleki kuruluşlar, yükseköğretim kurumları, basın ve yayın kuruluşları, araştırmacılar ve ilgili diğer kişi, kurum ve kuruluşların katılımıyla yapıldı.

Toplantıya, Adalet Bakan Yardımcısı Hilmi Bilgin de katıldı.

Advertisements

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?