Akçaabat'ın asırlık çınarı “Pamuk Nene”

TRABZON (AA) – DUYGU AVUNDUK – Trabzon'un Akçaabat ilçesinde yaşayan ve çevresinde "Pamuk Nene" olarak tanınan 104 yaşındaki Emine Çelik, torununun torununu gördü.

Küçük yaşta evlenen Emine Çelik, 36 yaşında eşini kaybedince 5 çocuğuna hem anne hem de baba oldu.

Çocuklarını büyüterek evlendiren Emine ninenin 35 torunu oldu. Yaşam mücadelesini çocukları ve torunlarıyla sürdüren Emine Çelik, uzun yaşaması sayesinde torunlarının 83 çocuğu ile 30 torununu da görme şansı elde etti.

Çocukları ve torunlarının üzerine titrediği Emine Çelik, çevresinde "Pamuk Nene" olarak biliniyor.

İlçede 55 yaşındaki gelini Hanife Çelik ile kalan Emine nine, bir araya geldiğinde torunlarına maniler söylüyor.

Muhacirlik dönemine de tanıklık eden Çelik, o dönemlerde 7 yaşındayken 3 kız kardeşiyle Trabzon'da ailesinden ayrı kaldığını ve akrabalarının kendisini büyüttüğünü anlatıyor.

– "Babaannemin kronik bir rahatsızlığı yok"

İlçede esnaflık yapan Çelik'in 58 yaşındaki torunu Adnan Çelik, AA muhabirine, babaannesinin kendisi üzerinde çok emeği olduğunu söyledi.

Babaannesinin bütün çocuklarını babasız büyüttüğünü belirten Çelik, "Hemen hemen bütün torunlarda da emeği vardır. O nedenle torunlar arasında hepimiz kendisine bakmak için sıraya gidiyoruz ama o kimi isterse onda kalıyor." dedi.

Çelik, babaannesinin kimlikteki resmi doğum tarihinin 1914 olduğunu ancak onun anlattıkları, kendilerinin de yaptığı hesaplara göre 1908 doğumlu olduğunu ifade ederek, "Yani asıl yaşı 110 oluyor. Akıl sağlığı pek yerinde değil ama şeker, tansiyon gibi herhangi bir kronik hastalığı yok. Zaman zaman yaşlılığa bağlı rahatsızlıkları oluyor." diye konuştu.

Babaannesini görmek için Ankara'dan gelen Fethiye Altınbaş ise "Biz babaannemize 'Pamuk Nene' diye sesleniyoruz. Allah, ninemizi başımızdan eksik etmesin. Kendisini çok seviyoruz. Hastalansa bir şey olacak diye çok korkuyoruz." ifadesini kullandı.

– "Elimizdeki değerin kıymetini biliyoruz"

Altınbaş, 104 yaşındaki ninesinin elini öpüp duasını almak için torunları olarak her zaman yanına geldiklerini dile getirerek, şunları kaydetti:

"Hem bizler hem de yaşadığını duyan vatandaşlar merak ederek ninemizi ziyaret ediyorlar. Kendisini yalnız hissetmesin diye torunları olarak toplanıyoruz. O da sevincini bize mani ve türkü söyleyerek belli ediyor. Özellikle sağlıklı beslenmesi için bahçede doğal olarak patates, patlıcan, fasulye yetiştiriliyor, kendi ellerimizle besliyoruz. Babamızın yadigarı diye görüyoruz. Elimizdeki değerin kıymetini biliyoruz. Anne, baba sevgisini ninemize verdik. Öyle seviyoruz."

Emine Çelik'in gelini Hanife Çelik de 20 yıldır kayınvalidesi ile birlikte kalarak bakımını üstlendiğini anlattı. Çelik, "Hazır süt, yoğurt yemiyor. Ben de onun sağlığı için özellikle inek bakıyorum. Peyniri, yoğurdu ve sütünü ellerimle yapıp hazırlıyorum. Doğal besinlerle kendisine bakmaya çalışıyorum." dedi.

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?