HUZUR VE BEREKET AYI RAMAZAN – Mevlana Müzesi ramazana hazır

KONYA (AA) – ENGİN ÖZEKİNCİ – Tasavvufta Mevlevi yolunun öncüsü, düşünce insanı Mevlana Celaleddin-i Rumi'nin türbesinin bulunduğu Mevlana Müzesi, yapılan bakım ve temizlik çalışmalarıyla ramazan ayına hazırlandı.

Her yıl Mevlana'nın "Ne olursan ol yine gel" çağrısına uyarak dünyanın dört bir yanından gelen turistlerin ziyaret ettiği Mevlana Müzesi, tarih, kültür ve inanç turizmi açısından önemli bir potansiyeli barındırıyor. Geçen yıl Topkapı Sarayı ve Ayasofya'dan sonra 2 milyon 817 bin 386 kişi ile en çok ziyaret edilen 3'üncü müze olan Mevlana Müzesi'nde, özellikle ramazan ayında ziyaretçi yoğunluğunun yaşanması bekleniyor.

Konya'nın merkez Karatay ilçesinde yer alan Mevlana Müzesi'nin bulunduğu alan, Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubad tarafından Mevlana'nın babası Bahaeddin Veled'e verildi.

Mevlana, "Düğün gecesi" olarak adlandırdığı Şeb-i Arus'ta hayata gözlerini yumunca, babası Bahaeddin Veled'in de metfun bulunduğu yere defnedildi. Oğlu Sultan Veled, çevresindekilerin Hazreti Pir'in mezarının türbe yapılması isteğini kırmadı. Mevlana'nın mezarının üstünde yer alan "Kubbe-i Hadra (Yeşil Kubbe)" yaptırıldı.

1926'da "Konya Asar-ı Atika Müzesi" adı verilen Mevlana Dergahı ve Türbesi, 1954'te yapılan düzenlemeyle "Mevlana Müzesi" olarak ziyarete açıldı.

Her yıl ramazan ayı boyunca ziyaretçi yoğunluğunun yaşandığı Mevlana Müzesi ve yanındaki Mevlana Meydanı, yapılan temizlik ve bakım çalışmalarıyla bu yıl da binlerce kişiyi Kubbe-i Hadra'nın manevi atmosferi altında buluşturmaya hazırlanıyor.

  • "Ramazan ayında da ziyaretçi yoğunluğu bekliyoruz"

Kültür ve Turizm İl Müdürü Abdüssettar Yarar, AA muhabirine yaptığı açıklamada her yıl müzeye dünyanın dört bir yanından ziyaretçi geldiğini söyledi.

Mevlana Müzesi'nde ramazan ayı dolayısıyla temizlik ve düzenleme çalışmalarının hızla devam ettiğini belirten Yarar, "Müzede temizlik çalışmaları tamamlandı. Gerekli hazırlıklarımızı da yaptık. Ramazanın ruhuna uygun şekilde her şey hazır hale getirildi. Şu an müzeyi ziyaret eden ziyaretçi sayısı çok fazla. Ramazan ayında da ziyaretçi yoğunluğu bekliyoruz." diye konuştu.

Müzeyi ziyarete gelen misafirlerden Esra Atalar da "Ramazan ayında Mevlana Müzesi'ndeki yoğunluğun arttığını duyduk. Bu yüzden biz de geldik ve bu muhteşem manevi ortamı gördük. Herkesin de gelip görmesini tavsiye ediyorum." dedi.

Turistlerden Şaban Er ise "Ramazan ayı yaklaştığı için Hazreti Mevlana'nın huzuruna geldik. İl dışından gelen ziyaretçilerimizi de Konya'daki Allah dostlarının ziyaretine bekliyoruz. Bu atmosferi herkesin yaşamasını isteriz. Bu tür büyükler Peygamber Efendimizin yolundan giden büyük zatlardır." ifadelerini kullandı.

Hoşgörü adası Akdamar, tüm ihtişamıyla ziyaretçilerini ağırlıyor

VAN (AA) – MESUT VAROL/ÖZKAN BİLGİN – Van Gölü'ndeki Akdamar Adası ve burada bulunan Akdamar Kilisesi (Anıt Müze), her yıl çok sayıda yerli ve yabancı turisti ağırlıyor.

Bölgede sağlanan huzur ortamıyla son yıllarda turizm alanında hareketli bir dönem yaşayan Van'da Akdamar Adası, kentte inanç turizminin de ön plana çıkmasını sağladı.

Gevaş ilçesindeki Akdamar Adası'nda Vaspurakan Kralı 1'inci Gagik tarafından 915-921 yıllarında yaptırılan kilisede gerçekleştirilen ayine Türkiye ve dünyanın birçok yerinden gelen Ermeniler katılıyor.

"Hoşgörünün adresi" olarak da tanımlanan ada ve buradaki kilisede, bu yıl da binlerce Ermeni'nin katılımıyla ayin yapılması planlanıyor.

  • Geçen yıl ayine 5 bin kişi katıldı

Kültür ve Turizm İl Müdürü Muzaffer Aktuğ, AA muhabirine yaptığı açıklamada, adadaki kilisenin tarih boyunca iyi korunarak bugünlere taşındığını söyledi.

2006-2007 yıllarında kilisenin restore edildiğini ve çevresinde yürüme yolları, ışıklandırma ve seyir alanı oluşturduğunu anımsatan Aktuğ, şöyle dedi:

"2010 yılından bu yana eylül ayında Ermeni ayini yapıyoruz. Ayin için tüm hazırlıkları yapıyoruz. Geçen sene Kültür ve Turizm Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy da izledi. Sadece ayine katılan kişi sayısı 4 bin 780 oldu. Misafir olarak gelenleri de hesapladığımızda bu sayı 6 bin kişiyi buluyor."

  • "Akdamar huzur, barış ve hoşgörü adası"

Akdamar Adası'nın turizm anlamında kente önemli katkı sağladığını anlatan Muzaffer Aktuğ, "2018 yılında Akdamar Adası'nı 157 bin 560 kişi ziyaret etti. 2019'da şu ana kadar 20 bin 500 kişi adamızı ziyaret etti. Akdamar Adası, huzur, barış ve hoşgörü adasıdır. İnsanların burayı tercih etmelerindeki en büyük etken de bu. Burada medeniyetler, farklı inançlar yaşamış. Burada o inançları, huzuru, önemi yansıtabilmek anlamında Akdamar Adası, gerçekten Türkiye'nin tarihi ve ören yerleri açısından en önemli mekanlarından biri." dedi.

Aktuğ, geçen yıl yapılan çalışmalarla tatlı suya kavuşan adada ağaçlandırma çalışmaları başlatacaklarını da aktardı.

  • "Çok güzel ve kardeşçe bir ortam var"

Bu arada, baharın gelmesiyle birlikte adadaki badem ağaçlarının çiçek açıp yeşile bürünmesi de ilgiyi arttırdı.

Kentin tarihi ve doğal güzelliklerini görmeye gelenler, Van Gölü'nün eşsiz maviliği ortasındaki Akdamar Adası ve üzerindeki kiliseyi ziyaret etmeden bölgeden ayrılmıyor.

Arkeolog rehber Mehmet Kayıcı, önceki yıllarda kilisenin restore edilmesinin çok önemli olduğunu dile getirdi.

Kayıcı, "Burada yılda bir kez sembolik olarak ayin düzenliyor. Ermeniler gelip ayinlerini yapıyorlar. Bu da çeşitliliğin birlikteliğidir." diye konuştu.

İstanbul'dan gelen Esra Gökhan da Van'dan çok etkilendiğini anlattı.

Akdamar Adası'nı çok beğendiğini dile getiren Gökhan, "Şehre girdiğinizden itibaren o hoşgörüyü yaşıyorsunuz. İnsanlar çok güzel karşılıyor. Çok güzel ve kardeşçe bir ortam var. Burada olmaktan çok mutluyum. Müthiş bir atmosfer." ifadelerini kullandı.

Türk fuarcılık sektörünün 2019'da yüzde 15 büyümesi bekleniyor

KONYA (AA) – ENGİN ÖZEKİNCİ – TÜYAP Fuar ve Fuarcılık Hizmetleri Genel Müdürü İlhan Ersözlü, "Türk fuarcılık sektörünün bu yıl yüzde 15 civarında büyümesini öngörüyoruz. Bu yılın ilk çeyreğinde yurt dışından gelen ziyaretçi sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 40 arttı." dedi.

Ersözlü, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'de fuarların her geçen gün büyüdüğünü söyledi.

Fuarların büyümesiyle üretim ve ihracatın da arttığını belirten Ersözlü, "Bu kapsamda ekonomideki istihdam da büyüyor. Fuarların en önemli amaçlarından biri de ihracata hizmet etmesidir. Fuarların ihracata büyük katkısı var. Türkiye'deki toplam ihracatın yüzde 20'si fuarlar aracılığıyla gerçekleşiyor. Yani yapılan ihracatın 35 milyar dolarlık kısmı fuarlar sayesinde sağlanıyor. Biz bu fuarların gelişmesini ne kadar sağlarsak, ihracattan aldığımız pay da bir o kadar büyüyecektir." diye konuştu.

Türkiye'de her yıl 500'e yakın fuar düzenlendiğine dikkati çeken Ersözlü, şöyle devam etti:

"Fuarcılıkta sürdürülebilir büyümeyi gerçekleştirebilmemiz çok önemli. Türk fuarcılık sektörünün bu yıl yüzde 15 civarında büyümesini öngörüyoruz. Bu yılın ilk çeyreğinde yurt dışından gelen ziyaretçi sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 40 arttı. Bu artışı etkileyen en önemli faktör Güney Amerika, Asya Pasifik ve Orta Asya ülkelerinden gelen katılımcı sayısındaki yükseliş. Çünkü bu ülkelerden daha önce çok az ziyaretçi gelirdi. Ancak şimdi çok fazla ziyaretçi geliyor. Yani ziyaretçi çeşitliliğimiz arttı."

-"İstanbul Havalimanı çok doğru bir karardı"

Türkiye'deki fuarlardan yaklaşık yarısının İstanbul'da gerçekleştirildiğini aktaran Ersözlü, şunları kaydetti:

"Fuarlar büyüdükçe ülkeler büyür. Bu yüzden bu işin üzerine eğilmemiz gerekiyor. Fuarlara gelen iş insanlarının yaşadıkları coğrafyalara baktığımızda ise daha çok Avrasya, Avrupa, Asya, Afrika ve Orta Doğu'dan geldiklerini görüyoruz. İstanbul Havalimanı'nın yapılmasıyla ülkeye gelen turist sayısının artacağı gibi, fuarlara katılan ziyaretçi sayısı da olumlu etkilenecektir. Bu yüzden İstanbul Havalimanı çok doğru bir karardı. Çünkü bu havalimanının yapılması ziyaretçi çeşitliliğimizi artırdı."

Ersözlü, İstanbul dışında yaklaşık 40 şehirde daha birçok sektörde ciddi fuarların düzenlendiğini de sözlerine ekledi.

“Şanlı” kentin tarihine müzede yolculuk

ŞANLIURFA (AA) – HALİL FİDAN – Tarihi ve kültürüyle Türkiye'nin önemli turizm merkezlerinden biri olan ve 2019'un "Göbeklitepe Yılı" ilan edilmesiyle yerli ve yabancı turistlerin akınına uğrayan Şanlıurfa'da, 5 yıl önce açılan "Kent Müzesi"ni ziyaret edenler tarihe yolculuk yapıyor.

"Urfa Şehir Surları"nın önemli bir bölümünü oluşturan 2 bin metrekare alana sahip müzede tarım ve hayvancılığın gelişimini temsil eden mumyalar ve tarihi mekanların maketleri bulunuyor. Müzeyi ziyaret edenler ise tarihe yolculuk yaparak şehrin geçmişi hakkında bilgi sahibi oluyor.

Yemek kültürü, sosyal yaşantı, müzik kültürü ve çocuk oyunlarına kadar kentin geçmişten bugüne gelenek ve göreneklerinin yaşatıldığı müzede kuşçuluk, taş ustalığı ve değirmencilik gibi birçok meslek de görsel olarak anlatılıyor.

Şanlıurfa'nın önemli simaların da tanıtıldığı mekanda kentte yaşadığına inanılan peygamberlerin hayatı sesli olarak anlatılıyor. Müzede ayrıca "tarihin sıfır noktası" olarak nitelendirilen Göbeklitepe, Hazreti İbrahim'in doğup büyüdüğü ve ateşe atıldığı yer olarak rivayet edilen Balıklıgöl ve dünyanın sayılı barajlarından Atatürk Barajı'nın 3 boyutlu maketleri bulunuyor.

Kurtuluş Savaşı sırasında kenti işgal etmek isteyen düşmana karşı halkıyla topyekun direniş gösteren ve bunun üzerine 11 Nisan 1984'te TBMM tarafından "Şanlı" unvanı verilen kentin tarihini merak edenler, söz konusu müzede tarihi yolculuğa çıkıyor.

Turizmde 2019'un "Göbeklitepe Yılı" ilan edilmesiyle yerli ve yabancı turistlerin yoğun olarak ziyaret etmeye başladığı kentte, "Kent Müzesi" de sektöre önemli katkı sunuyor.

  • "Göbeklitepe Yılı sayesinde ziyaretçi sayısı arttı"

Şanlıurfa Kent Müzesi Sorumlusu Hamdullah Közcü, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kentte son yıllarda müze sayısının arttığını ve bu durumun turizme önemli katkı sunduğunu ifade etti.

Kent Müzesi'nin de kentin tarihini tüm yönleriyle ele aldığını ve bundan dolayı çokça ziyaretçi ağırladığını dile getiren Közcü, şöyle devam etti:

"Burası halk arasında tarihi Mahmutoğlu Kulesi olarak biliniyor. Tarihi yapının geçmişi, kale burcunun üzerinde Ermenice yazılı kitabeden anlaşılıyor. 1100'lü yıllarda Haçlı Kontluğu döneminde Bey Kapısı Surları üzerinde inşa edilmiş önemli bir yapı. Uzun yıllar atıl durumda kalan söz konusu mekan 2014'te restore edilerek hizmete açıldı. Müzemizde Şanlıurfa'nın tarihi, kültürü, gelenek-görenekleri, giyim-kuşam, kullanılan takılar gibi kentimizi her yönüyle anlatıyor. Ziyaretçi yoğunluğumuz iyi seviyede özellikle hafta sonları çok sayıda kişi buraya geliyor ve herkes çok beğeniyor. İnsanlar burada faklı bir duygu yaşıyorlar. Özellikle 2019'un Göbeklitepe Yılı ilan edilmesinden sonra ziyaretçi sayımız çok arttı. Şanlıurfa'ya gelen grupların yüzde 80'i mutlaka müzemizi ziyaret ediyor. Bu durum da bizleri sevindiriyor. Herkesi bu güzel yapıyı görmeye Urfa'nın geçmişine yolculuk yapmaya davet ediyoruz."

  • "Müzelerin turizme katkısı önemli"

Bölgesel Turist Rehberler Odası Başkanı Müslüm Çoban ise müzelerin turizm açısından önemine değinerek, Şanlıurfa'ya gelen ziyaretçileri, kent geçmişini öğrenmeleri açısından Kent Müzesi'ne getirdiklerini söyledi.

Ziyaretçilerin burada farklı duygular yaşadığına dikkati çeken Çoban, "Bölgede turizm yoğunluğu geçen yıldan itibaren çok iyi durumda. Müze sayısı arttıkça gelen misafirlerin gezip göreceği mekanlar çoğalıyor. Bu da Şanlıurfa'da konaklanan gün sayısını artırıyor. Özellikle gençlerin ve öğrencilerin müzelere ilgisi var. Bu anlamda Kent Müzesi de bizim için ayrı bir önem taşıyor." dedi.

Ailesiyle müzeyi ziyaret eden 55 yaşındaki Mustafa Yıldız da burada geçmişe yolculuk yaptığını ve birçok şeyi gözünde canlandırdığını belirterek, emeği geçenlere teşekkür etti.

Göbeklitepe'ye ziyaretçi akını

ŞANLIURFA (AA) – Şanlıurfa'daki, Dünya Kültür Miras Listesi'nde yer alan Göbeklitepe, Türkiye'nin dört bir tarafından adeta ziyaretçi akınına uğruyor.

Hava sıcaklığının 15 derecenin üstüne çıktığı Şanlıurfa'da, tarihi ören yerinde ziyaretçiler yoğunluk oluşturdu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından geçen hafta resmi açılışı yapılan ve turizmde 2019'un "Göbeklitepe Yılı" ilan edilmesiyle gözlerin çevrildiği Göbeklitepe, sıcak havayı fırsat bilen ziyaretçilerin akınına uğruyor.

Ordu'dan Adana'ya Muğla'dan Erzurum'a kadar Türkiye'nin farklı şehirlerinden Şanlıurfa'ya gelen çok sayıda kişi Göbeklitepe'de Neolitik döneme ait, yabani hayvan figürlü "T" biçimli dikili taşları ve tapınak kalıntılarını görme fırsatı buluyor.

  • "İnsanları heyecanlandırıyor"

Ordu'dan bir otobüs kafileyle gelen Ufuk Ersoy, AA muhabirine yaptığı açıklamada, daha önce medya aracılığıyla gördüğü Göbeklitepe'yi ilk defa ziyaret ettiğini söyledi.

Ören yerinin tanıtımının çok güzel yapıldığını belirten Ersoy, yıl içerisinde Göbeklitepe'ye ilginin katlanarak artacağına inandığını ifade etti.

2019'un "Göbeklitepe Yılı" ilan edilişini ören yerini görünce dahi iyi anladığını vurgulayan Ersoy, şöyle devam etti:

"Gayet güzel bir organizasyon ve tanıtım burada yapılmış. Burası gerçekten insanları heyecanlandırıyor. 2019 yılının 'Göbeklitepe Yılı' ilan edilmesindeki haklılığı burayı görünce daha iyi anladık. Devletimiz ve büyüklerimiz gerçekten haklı bir karar almış, buranın dünyaya tanıtılmasında büyük yarar vardır. 12 bin yıl önce burada bir medeniyetin olduğunu düşünmek dahi bizleri heyecanlandırıyor. Türkiye'de böyle eserlerin olduğu bir yerin ülkemizde olması en önemli kazanımlarımızdan biridir. Çalışmalar devam ediyor, ileride çok daha güzel şeylerin ortaya çıkacağını düşünüyorum. Devletimizin özellikle burayı daha fazla gündemde tutup tanıtmasını istiyoruz."

  • "Ülkemiz tanıtım faaliyetlerini iyi götürüyor"

Adana'dan gelen doktor Levent Civelek de ören yerinde bulunmaktan dolayı mutlu olduğunu söyledi.

Civelek, "Göbeklitepe'de 12 bin yıl öncesine dayanan bir uygarlık bulunmuş. Burası tarım keşfedilmeden önce bulunmuş, dolayısıyla çok ilginç bir yer. Çok başarılı bir şekilde dünyaya duyurmamız gerekiyor. Toplumun her kesimi burayı merak ediyor, ülkemiz tanıtım faaliyetlerini çok iyi götürüyor. Tarih konusundaki dünya insanlarının yaklaşım çelişkisinin de Göbeklitepe sayesinde giderileceğine inanıyorum." diye konuştu.

Tur rehberi Erkan Tali de Muğla'dan Şefika Pekin Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi olarak Göbeklitepe'ye geldiklerini belirtti.

Özellikle öğrencilerin merak etmesi dolayısıyla Göbeklitepe'yi ziyaret ettiklerini aktaran Tali, "Göbeklitepe'ye rahat bir şekilde geldik, inanılmaz mutluyuz. Keyifli anlatımlarla gezi programımızı sürdürüyoruz." dedi.

Erzurum'dan ören yerine eşiyle gelen Muhammed Aksu da çok beğendiği Göbeklipe'nin, tarihinin yanı sıra bulunduğu tepe itibarıyla da muhteşem bir doğaya sahip olduğunu kaydetti.

Türkiye'deki fuarları yaklaşık 20 milyon kişi ziyaret etti

KONYA (AA) – ENGİN ÖZEKİNCİ – TÜYAP Fuar ve Fuarcılık Hizmetleri Genel Müdürü İlhan Ersözlü, "Geçen yıl ülke genelindeki tüm fuarları yaklaşık 20 milyon kişi ziyaret etti" dedi.

Ersözlü, AA muhabirine yaptığı açıklamada, geçen yıl fuarcılık sektöründe hedeflerine ulaştıklarını söyledi.

Düzenledikleri fuarlarla ihracat yapan firmalara destek olduklarını belirten Ersözlü, şöyle konuştu:

"İçinde bulunduğumuz konjonktür bize üretimin ve ihracatın ne kadar önemli olduğunu gösterdi. İhracatçı firma sayımızın artmasında fuarlarımız önemli rol oynuyor. Geçen yılın son çeyreğinde yaptığımız fuarlarda ihracatçı sayımızın arttığını gözlemledik. Yine bu yıl da bunun artacağını öngörüyoruz. Bu sene 9 şehirde 100'e yakın fuar hazırlayacağız. Yaptığımız fuarlarla üretimin, istihdamın ve ihracatın artmasına katkı sağlıyoruz."

Ersözlü, bu yılın ilk iki ayında fuarlara yurt dışından gelen ziyaretçi sayısının ciddi anlamda arttığını aktararak, iş insanlarının yeniden yatırım sürecine girdiğini vurguladı.

  • Yıl sonu hedefi 1 milyon yabancı ziyaretçi

Ekonomide dengelerin oturmaya başladığını ifade eden Ersözlü, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Geçen yıl fuarlarımızda 5 milyon kişiyi ağırladık. Yaklaşık 160 ülkeden gelen ziyaretçilerimizi buradaki firmalarımızla bir araya getirdik. 14 bin katılımcı firmaya hizmet verdik. 2018 yılı verilerine baktığımızda fuarcılığı iyi bir konumda kapattık. Çalışmalarımız tüm hızıyla devam ediyor. Bu yıl sonunda da ciddi bir büyümeyi öngörüyoruz. Elimizdeki bilgilere göre geçen yıl ülke genelindeki tüm fuarları yaklaşık 20 milyon kişi ziyaret etti. Yine ülke genelindeki bu fuarlar 2017'de 550 bin, 2018'de ise 600 bin yabancı ziyaretçiyi ağırladı. İnşallah bu yıl 1 milyon civarında yabancı ziyaretçi bekliyoruz."

Ersözlü, Türkiye'de fuarcılık sektörünün ciddi anlamda büyüdüğüne işaret ederek, şunları kaydetti:

"Önümüzdeki 5 yıl içerisinde dünya fuarcılık sektöründen aldığımız pay artmaya devam edecek. Dünyada fuarcılık Batı ülkelerinde düşmeye başladı. Sektör bizim coğrafyamıza doğru kayıyor. Bizimle beraber Asya Pasifik ülkelerinin, özellikle de Çin'in sektörden aldığı pay giderek artıyor. Yakın gelecekte turizm sektöründeki avantajlı konumumuz, finans ve lojistikteki avantajlarımız, fuarcılık sektörünün de büyümesine vesile olacak. Son zamanlarda özellikle Afrika'dan çok ciddi alıcılar gelmeye başladı. Güney Amerika'dan, Afrika'nın en uzak noktasına kadar ülkemize gelen ziyaretçi sayısı artıyor. Geçen yılın ilk iki ayına göre yurt dışından gelen ziyaretçi sayımız yüzde 35 civarında arttı. Bu da ihracattaki kapasitemizin arttığını gösteriyor."

Göbeklitepe Yılı, turist akınıyla başladı

ŞANLIURFA (AA) – HALİL FİDAN – Kültür turizminin yanı sıra önemli inanç merkezlerinden bir olarak dikkati çeken Şanlıurfa'da, kış mevsimine olmasına rağmen "Göbeklitepe Yılı" sayesinde turizmde yoğunluk yaşanıyor.

Sahip olduğu değerler, sağlanan huzur ortamı ve devletin yürüttüğü çalışmalar sayesinde geçen yıl turizmde hareketli günler yaşayan kenti, bu sürede bir milyonun üzerinde yerli ve yabancı turist konaklamak üzere ziyaret etti.

Turizmde 2019'un "Göbeklitepe Yılı" ilan edilmesiyle beklentilerin yükseldiği Şanlıurfa'da, kış mevsimi ve sezonun açılmamasına rağmen turizmde hareketlilik yaşanıyor. Özellikle hafta sonları çok sayıda kişinin geldiği kentte yaşanan yoğunluk, turizmci ve esnafın yüzünü güldürüyor.

Geçen yıl düzenlenen 42'nci Dünya Miras Komitesi Toplantısı'nda Dünya Mirası Kalıcı Listesi'ne dahil edilen Göbeklitepe sayesinde turist yoğunluğu yaşanan kentte, birçok otel bahar ayları için rezervasyonlarını tamamladı.

Güneydoğu Anadolu'nun turistik kentlerinden Şanlıurfa, Hazreti İbrahim'in doğduğu ve ateşe atıldığı yer olarak rivayet edilen Balıklıgöl, "tarihin sıfır noktası" olarak nitelendirilen Göbeklitepe, konik kubbeli evleriyle dikkati çeken tarihi Harran ilçesi ve doğal güzellikleriyle öne çıkan Halfeti ilçesi ziyaretçilerine farklı bir tatil imkanı sunuyor.

  • "Gözle görülür artış var"

Bölgesel Turist Rehberleri Odası Başkanı Müslüm Çoban, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Göbeklitepe'nin turizm açısından çok önemli bir yer olduğunu belirterek böyle bir değere sahip bulundukları için duydukları mutluluğu dile getirdi.

Geçen yıl turizm verilerinin çok iyi olduğunu, 2019'un "Göbeklitepe Yılı" ilan edilmesi dolayısıyla beklentileri yükselttiğini vurgulayan Çoban, "Kış döneminde bile Şanlıurfa'ya ve Güneydoğu'ya özellikle büyük bir teveccüh var. Göbeklitepe'nin de Şanlıurfa'da olması, kentin ön planda olmasını sağlıyor. Önceki yıllarda kış dönemi sönük geçerdi. Göbeklitepe vesilesiyle şu anda gözle görülür artış var, bu da çok sevindirici. Turizm sezonu olmamasına rağmen hem otellerde doluluk iyi hem de bölgede hareketlilik var." dedi.

  • "Sadece Şanlıurfa'ya özgü turlar çıktı"

Müslüm Çoban, yerli ve yabancı turistlerin artık sadece Göbeklitepe'yi görmek için bile kente gelebildiğini ifade ederek, şöyle devam etti:

"Bazı gruplar sadece Göbeklitepe için geliyor. Tabii gelmişken Harran, Halfeti, Balıklıgöl ve diğer tarihi mekanları da görmek istiyorlar ama insanların çekim cazibesi ilk görmek istedikleri yer tabii ki Göbeklitepe. Eskiden Mezopotamya veya GAP turları kapsamında gelen konuklarımız yarım günlerini Şanlıurfa'da geçirirlerdi ama Göbeklitepe ile sadece Şanlıurfa'ya özgü turlar çıktı. Yani insanlar 2-3 gün burada vakit geçirebiliyorlar. Turist rehberleri olarak konuklarımızı hava alanından alıyoruz ve 2-3 gün boyunca dolu dolu gezdiriyoruz. Bunda tabii ki en önemli etken Göbeklitepe'nin burada olması."

  • "Eylül ayına bile acenteler rezerve yapıyor"

2019 yılının Göbeklitepe Yılı ilan edilmesinin insanlarda bir farkındalık oluşturduğunu dile getiren Çoban, bu sayede ilkbahar ve sonbahar dönemlerinin çok hareketli geçmesini beklediklerini anlattı.

Çoban, bazı insanların nisan dönemlerinde yer bulamadığı için kış dönemini tercih ettiğini bildirerek, şunları kaydetti:

"Özellikle nisan ve mayıs aylarında otellerde boş yer yok. Şimdiden eylül ayına bile acenteler rezerve yapıyor. Tohum ekildi inşallah meyvesini nisandan itibaren alacağız ama Şanlıurfa'daki bütün turizmcilerin gelen misafirleri çok iyi bir şekilde karşılaması gerekiyor. Bu yıl yabancı turist konusunda da iddialıyız. Bazı çalışmalar var özellikle Uzak Doğu'dan Çin ve Kore'den misafirlerin gelmesi için."

  • "Göbeklitepe'nin bize çok katkısı oldu"

Turizm acentesi yetkilisi İsa Çiftçi de normalde bölgede kışın turizm sezonunun durgun geçtiğini ama bu yıl farklı bir hareketlilikle karşı karşıya olduklarını belirtti.

Turizmdeki yoğunluğun herkesi memnun ettiğini ifade eden Çiftçi, bu yılı Göbeklitepe Yılı ilan etmesinden dolayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a teşekkür etti.

Şanlıurfa'da bir otel zincirinin müdürü Ertuğrul Er, kış olmasına rağmen ocak ve şubat aylarını yüzde 60 dolulukla geçirdiklerini ve bu rakamların oldukça iyi olduğunu aktardı.

Bundan sonraki dönemde talebi karşılamakta zorlanacaklarını kaydeden Er, "Nisan rezervasyonlarını kapattık. Mart ayını ise yüzde 90'lık bir dolulukla geçirmeyi bekliyoruz. Bu hareketliliğin ramazan ayına kadar sürmesi bekleniyor. Gerçekten Göbeklitepe'nin bize çok katkısı oldu. İnşallah bu böyle devam eder. Göbeklitepe Yılı sayesinde yıl boyunca hareketlilik olacağı öngörülüyor." şeklinde konuştu.

Van bir ayda 20 bin kayakseveri ağırladı

VAN (AA) – ÖZKAN BİLGİN – Kış turizminin yanı sıra profesyonel kayak sporunun da Türkiye'deki önemli adreslerinden Van'ın Abalı Kayak Merkezi'ni bir ayda 20 bin kişi ziyaret etti.

Gevaş ilçesindeki Abalı Kayak Merkezi, Akdamar Adası ve kilisesi, kaleleri, kedisi ve Türkiye'nin en büyük gölüyle kültür ve inanç turizminin önemli destinasyonları arasında yer alan Van'ın kış turizminde de öne çıkmasını sağlıyor.

Kente 45 kilometre uzaklıktaki Artos Dağı eteklerine kurulan kayak merkezi, kar kalitesi, pist uzunluğu, farklı kategorideki pistleriyle acemi ve profesyonellere kayak ve snowboard yapma imkanı sunuyor.

2,5 kilometrelik telesiyej hattı sayesinde zirveye kolaylıkla ulaşan kayakseverlerin Süphan Dağı, Van Gölü, Akdamar Adası manzarasını doyasıya izleyebildiği 2 bin 800 rakımlı merkez, özellikle hafta sonları ve havanın güzel olduğu günlerde ziyaretçi akınına uğruyor.

Abalı Kayak Merkezi, bu yıl Van'ın yanı sıra çevre iller ve İran'dan gelen yediden yetmişe binlerce ziyaretçiyi ağırlıyor.

  • "Birçok başarılı sporcu yetiştirdik"

Van Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Nevzat İnanç, AA muhabirine, yeterli karın yağmasıyla açılan tesisteki yoğunluktan memnun olduklarını söyledi.

Abalı Kayak Merkezi'nin hem bölgedeki kış turizmi açısından hem de kentteki sporcular açısından çok önemli bir tesis olduğunu ifade eden İnanç, şöyle devam etti:

"Bu tesis sayesinde kentte önemli başarılara imza atmış birçok sporcu yetiştirdik. İnşallah devamı da gelecek. Merkez, yıllara oranla daha yoğun. Geçen yıl karın istenilen seviyeye ulaşmaması nedeniyle açılamayan tesisimizin bu yıl yoğun olarak ziyaret edilmesinin en önemli etkeni insanların kayağa olan özlemi. Kayakseverler zaman bulabilirlerse hafta içi de tesisimizi ziyaret edebilir."

  • "İki aydan bu yana tesiste büyük yoğunluk yaşıyoruz"

Abalı Kayak Merkezi Müdürü Mehdi Tekçe de bu yıl kar kalınlığının istenilen seviye ulaşmasıyla tesisi vatandaşların hizmetine açtıklarını belirtti.

Tesise gösterilen yoğun ilgiden memnun olduklarını bildiren Tekçe, şunları kaydetti:

"İki aydan bu yana tesiste büyük yoğunluk yaşıyoruz. Beklenen karın yağmasıyla haftanın her günü hizmet veriyoruz. Hafta için günlük ziyaretçi sayımız 500'e ulaşırken bu sayı hafta sonları 2 bini buluyor. 9 Ocak'tan bu yana tesislerimizde 20 bini aşkın ziyaretçiyi ağırladık. Çevre illerden ve özellikle İran'dan ziyaretçi ağırlıyoruz. Tek sıkıntımız insanların kalabilecekleri bir mekanın bulunmaması. Tesis bünyesinde ziyaretçilerin kalabilecekleri bir mekan yapılırsa misafir sayımızda artış olacaktır."

Abalı Kayak Merkezi'ne gelenlerden Zeynep Tolunay da merkezde eğlenceli zaman geçirdiklerini ifade ederek "Birçok insan buraya ailesiyle geliyor. Her kesime yönelik imkanlar var. Burada çok eğlenceli zaman geçiriyorum. En önemlisi de kayak yapmayı öğreniyorum. Herkesi buraya davet ediyorum." dedi.

Ekspres yolcuları Akdamar'a uğramadan dönmüyor

VAN (AA) – Van Gölü ve Doğu ekspresleriyle bölgeye gelen turistler, Van'ın en önemli turizm değerleri arasında bulunan Akdamar Adası ve adadaki Akdamar Kilisesi'ne uğramadan dönmüyor.

Her yıl binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlayan Akdamar Adası ve kilise, kar yağışının ardından oluşan beyaz görüntüsüyle ziyaretçileri hayran bırakıyor.

İlkbaharda çiçek açan badem ağaçları, yazın gökyüzü ve Van Gölü'nün eşsiz maviliği, kışın da kar sonrası oluşan beyaz örtüsüyle ziyaretçilerin hafızasına yerleşen Akdamar Adası, son yağışlarla eşsiz bir güzelliğe büründü.

Gevaş ilçesi sınırlarında yer alan ve Vaspurakan Kralı 1. Gagik tarafından 915-921 yıllarında yaptırılan Akdamar Adası'ndaki kilise, bembeyaz kar örtüsü, çevresini saran dağlar ve masmavi gökyüzüyle misafirlerini ağırlıyor.

Fotoğraf sanatçılarının da en çok ziyaret ettiği mekanlar arasındaki Akdamar, Van Gölü ve Doğu ekspresleriyle bölgeye gelen ziyaretçilerin uğrak adresi oldu.

  • "Bölgenin güzelliklerine hayran kaldım"

Doğu Ekspresi ile İstanbul'dan yola çıkan Taner ve Semra Antalya çifti, AA muhabirine, Van'ın tarihi ve doğal güzelliklerini gezdiklerini belirtti.

Van'ı ve değerlerini çok beğendiğini anlatan Semra Antalya, "Kentin güzelliklerine bayıldık. Keşke daha önce gelseydik." dedi.

İzmir'den ekspresle kente gelen Şükran Sayı ise Van'ı grup olarak gezme imkanı bulduklarını ifade ederek, "Bölgenin güzelliklerine hayran kaldım. Akdamar çok güzel. İnsanlar çok iyi, misafirperver ve samimi. Buraya yeniden gelmek isterim." ifadelerini kullandı.

İzmir'de tur rehberliği yapan ve gezi amacıyla Van'a gelen Bircan Tağıl, "Misafirlerimizi özellikle Doğu Anadolu Bölgesi'ndeki tarihi, kültürü doğayı, gelenekleri ve zenginlikleri görmeleri için getiriyoruz. Bu bölge dört mevsim çok güzel. Ama bana göre kışın daha da güzel oluyor." diye konuştu.

Ertuğrul Gazi Türbesi 1milyon 300 bin kişiyi ağırladı

BİLECİK (AA) – HARUN KAYMAZ – Bilecik'in Söğüt ilçesinde bulunan ve 6 yıl öncesine kadar yıllık 300 bin kişinin ziyaret ettiği Ertuğrul Gazi Türbesi'ni, geçen yıl 1 milyon 300 bin kişi ziyaret etti.

Ertuğrul Gazi Türbesi'nde 7 Mayıs 2017'den bu yana alp kıyafetli askerler tarafından "Saygı Nöbeti" tutuluyor. Nöbet, Jandarma Genel Komutanlığı ve Bilecik 2. Jandarma Er Eğitim Tugay Komutanlığının katkılarıyla Söğüt Ulaştırma Eğitim Merkez Komutanlığında 9'u uzman çavuş, 4'ü erbaş ve er olmak üzere 13 asker tarafından gerçekleştiriliyor.

Valilikçe temin edilen alp kıyafetlerindeki aksesuarlarda, tarihi misyona uygun malzemeler kullanılıyor. Askerler, sabah 09.00'da başlayan Saygı Nöbeti'nde 19.00'a kadar her saat başında nöbet değişimi yapıyor. Yılın 365 günü tutulan nöbet bölgeyi ziyarete gelenlerin ilgisini çekiyor.

TRT'de gösterilen Diriliş Ertuğrul dizisi ve Saygı Nöbeti, Ertuğrul Gazi Türbesi'ne ilginin artmasında, ziyaretçilerin rotasını bölgeye çevirmesinde etkili oldu.

Ertuğrul Gazi Türbesi'ni ziyaret edenlerin sayısı 6 yıl önce 300 bin kişi iken bu sayı 2018 yılında 1 milyon 300 bin kişiye ulaştı.

Söğüt Belediye Başkanı Halil Aydoğdu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ilçenin artık tanıtım noktasında zirveye ulaştığını söyledi.

Aydoğdu, ziyaretçi sayısı 1 milyon 300 bine ulaşan türbenin bulunduğu Söğüt'ün tanıtım noktasında eksikliklerini giderdiğini belirterek, "Söğüt'ün, Türkiye halkı tarafından ve yurt dışında Türkiye ile ilgili olan, Türkiye'yi veya Ertuğrul Gazi'yi merak edenler noktasında tanınırlığı bir hayli arttı." dedi.

  • Oba Kent ve Türk evleri

Yerel yönetimler olarak altyapıları hızlıca tamamlamak zorunda olduklarını vurgulayan Aydoğdu, şöyle devam etti:

"Gelen misafirlerimizi Söğüt'te konaklama noktasında tutmamız gerekiyor. Burada uzun zaman geçirmelerinin yollarını aramamız gerekiyor. Türbe ziyaretinden sonra yapacak bir şey olmayınca ilçeyi terk ediyorlar. Oysa burada gelen misafirlere değişik aktiviteler, at biniciliği, okçuluk gibi hizmetler sunabilirsek burada kalma sürelerini uzatmış oluruz. Misafirleri, dedeleri Ertuğrul Gazi'nin mekanında bir gece yatırırsak bu manevi hazdan daha çok etkileneceklerini düşünüyorum. Dedeleriyle bir gece Söğüt'te geçirmek onlara iyi gelecek. Oba Kent ve Türk evlerinden oluşan butik otel tarzında konaklama tesisleri yapmak istiyoruz. Hedefimiz bu yönde ve bu yönde çalışmalarımız devam ediyor."

  • Güney Afrika'dan 45 genç türbede dua etti

Türbeyi ziyarete gelen İstanbul Üsküdar'da faaliyet gösteren Aziz Mahmut Hüdayi Vakfı'nın Türkçe Eğitim Birimi sorumlusu Alim Çataklı, "Kamerun, Mali, Gana, Malezya, Küba, Nijerya, Uganda gibi ülkelerden vakfımızda eğitim gören gençlerimizi Ertuğrul Gazi'nin huzuruna getirdik. Bu arkadaşlar burada Türkçe eğitimi görüyor ve kültürel faaliyetlerimize katılıyorlar. Diriliş dizisini hayranlıkla izliyorlar. Bundan sonra da daha iyi izleyeceklerine inanıyorum. Buraya 45 öğrenci ile geldik." diye konuştu.

Kamerun'dan gelen Muhammet Ahmet, manevi atmosfere hayran kaldığını dile getirerek, "Ertuğrul Gazi'yi biliyorum, her filmini izledim. Çok seviyorum. Burada dua ettik, muhabbet ettik." ifadesini kullandı.

Burkina Faso'dan gelen Arazak Kaburi de Alp kıyafetlerini giydiğini ve çok mutlu olduğunu aktardı.