Categories
Kültür Sanat

Asyalı ve Avrupalı turistlere Güneydoğu rotası

GAZİANTEP (AA) – MEHMET AKİF PARLAK – Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Kapadokya bölgesine gelen Güney Koreli, Çinli ve Japon turistlerle Akdeniz ve Ege'ye gelen Avrupalı turistleri Güneydoğu'ya daha yoğun getirmek için bakanlık ve sektör temsilcileriyle yoğun çalışma içinde olduklarını söyledi.

Şahin, Gaziantep'in 2019'u turizm açısından dolu dolu geçirdiğini ve konulan hedeflere ulaşıldığını belirtti.

Yıl içinde ziyaretçi sayısını artırmak için sürekli kampanyalar yaptıklarını ve son olarak eylülde Uluslararası Gaziantep Gastronomi Festivali'ni (GastroAntep) düzenlediklerini aktaran Şahin, festivale ilginin yüksek olduğunu ifade etti.

Turizm yönünden şehirde çok yüksek bir sinerjinin oluştuğunu anlatan Şahin, "Bu festivale 40 ülkeden ziyaretçi getiriyorsunuz. Kraliçenin pastacısı da Trump'ın aşçısı da michelin yıldızlı şeflerin hepsi geliyor. Bunun yanında halk da buna sahip çıkıyor. Bu festivale binler akın etti. Bu çalışmalardan dolayı şehrimiz çok ciddi bir sinerji ve enerji aldı. Doğru bir yolda olduğumuzu bize gösterdi. Biz de 2019'da yapılan bu çalışmayı 2020'de daha da büyütecek şekilde şimdiden çalışmaya başladık." dedi.

Dünyada gastronomi turizminin gittikçe yüksek ivme yakaladığına dikkati çeken Şahin, Anadolu'nun başlı başına bir gurme diyarı olduğuna ve binlerce lezzeti bünyesinde barındırdığına işaret etti.

Şahin, Gaziantep'in coğrafi konum açısından da çok avantajlı bir yerde olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Fırat'ın, Dicle'nin Mezopotamya'nın güneşinin, suyunun bize bıraktığı çok büyük bir tarımsal destek, bahar ve tohumlar var. İşte bunun üzerinde kurulu bir lezzet ve bunun yolculuğu var kentimizde. 'Eğer dünya tek bir şehir olsaydı mutfağı Gaziantep olurdu' diyoruz. Böyle bir genel kabul var. 'Şimdi Gaziantep'e gelme zaman', 'Dört mevsim Gaziantep', 'Uzaklarda aramayın Gaziantep'e gelin' şeklinde yaptığımız kampanyalar kabul gördü. Hem yurt içinden hem de yurt dışından ciddi bir katılım oldu. Bunu daha da genişleterek sürdürmek istiyoruz."

– "Asya turistini bölgeye getirmek istiyoruz"

Şahin, bölge ve şehir turizmini kalkındırmak ve daha ileriye taşımak için yapılan bütün çalışmaların yerini bulduğunu ve bundan dolayı çok memnun olduklarına değindi.

Bölgeye Asya turistini daha fazla getirmek için yapılan çalışmaların olumlu sonuç verdiğini aktaran Şahin, şunları kaydetti:

"Yurt dışında hedef kitlemiz olan Asya turistinin ilk girişini başlattık. 2020'de de Kapadokya'ya gelen Güney Koreli, Çinli ve Japon turisti bu bölgeye daha yoğun şekilde getirmek istiyoruz. Avrupa turistini özellikle deniz, kum, güneş için Ege ve Akdeniz'e gelenleri günübirlik bu bölgeye getirip bu lezzetleri tattırmak ve 5 antik kenti gezdirip yeniden tatillerine devam ettirmek istiyoruz. Bu iki hedef kitlemiz var. Bu iki hedef için bakanlıklarımız ve sektör temsilcilerimizle çok yoğun çalışıyoruz. Bu yılki hedefimizde yüzde 30 büyüdük. İnşallah önümüzdeki yıl da yüzde 30 yani her yıl yüzde 30 büyüdüğümüzde bu aradaki farkı kapatıp hedeflediğimiz sayıyı tutturacağız. Bir de milyonların gelmesi önemli ama gelirken şehir ekonomisine katkıda bulunacak hedef kitlenin gelmesi çok önemli."

Şahin, kentte iki yeni otelin açılmasıyla konaklama kapasitesinin arttığını ve zincir otellerden de yatırım yapma konusunda yoğun taleplerinin olduğunu sözlerine ekledi.

Categories
Kültür Sanat

GRAFİKLİ – Pamukkale'ye ziyaretçi akını

DENİZLİ (AA) – SEBAHATDİN ZEYREK – Dünyaca ünlü Pamukkale'yi ocak-kasım döneminde 2 milyon 496 bin 652 yerli ve yabancı turist ziyaret etti.

Travertenleri, şifalı termal suyu ve antik kentleriyle yılın her mevsiminde ilgi gören Pamukkale, 2019'u yoğun geçirdi.

Dünyanın dört bir yanından gelen yabancılara tatili fırsat bilen yerli turistler de eklenince, zaman zaman adeta bölgede adım atacak yer kalmadı.

Tarihi ve kültürel kalıntılarıyla turistleri adeta geçmişi 2 bin yıl öncesine dayanan uygarlığın izlerine götüren Pamukkale, bu yıl ziyaretçi bakımından altın yıllarından birisini yaşadı.

Misafirler beyaz travertenlerde yürüdü, termal sulara girerek şifa arayıp, sıcak hava balon ve paraşüt turları sayesinde bölgenin eşsiz güzelliklerini havadan görme şansını yakaladı. Birçok turist "Kleopatra Havuzu" olarak da bilinen antik havuzda keyifli zaman geçirdi.

Türkiye'nin gözde turizm merkezlerinden Pamukkale'de bu yılın 11 aylık döneminde 156 bin 123 turist sıcak hava balon turuna katıldı.

AA muhabirinin derlediği bilgiye göre, Pamukkale'ye bu yıl ocak ayında 60 bin 152, şubatta 72 bin 55, martta 137 bin 566, nisanda 150 bin 113, mayısta 237 bin 121, haziranda 300 bin 14, temmuzda 370 bin 26, ağustosta 405 bin 20, eylülde 340 bin 587 ve kasımda 139 bin 500 giriş yapıldı. Böylece yılın 11 aylık dilimindeki ziyaretçi sayısı 2 milyon 496 bin 652'ye ulaştı.

Bölgedeki müze ve ören yerlerini 2012 yılında 1 milyon 612 bin, 2013'te 1 milyon 699 bin, 2014'te 1 milyon 875 bin, 2015'te 1 milyon 710 bin, 2016'da 965 bin 123, 2017'de 1 milyon 524 bin, 2018'de 2 milyon 128 bin turist ziyaret etmişti.

– "Geçmişe yolculuk yapma şansı buldular"

TÜRSAB Pamukkale Bölgesel Yürütme Kurulu Başkanı Turan Köseoğlu, yaptığı açıklamada, Pamukkale'ye gelen konukların beyaz cennetin eşsiz güzellikteki manzarasına hayran kaldıklarını söyledi.

Travertenlerdeki termal suda yürüyerek buradaki güzelliği yaşama şansını bulan ziyaretçilerin dünyanın dört bir tarafından Pamukkale'ye akın ettiğini belirten Köseoğlu, şunları kaydetti:

"2019 yılı Pamukkale için adeta pırlanta bir yıl oldu. Geçen yıllarda baktığımızda ziyaretçi sayısında inanılmaz bir artış var. Beyaz cenneti görmeye gelenler antik havuzdaki tarihi sütunlar arasında geçmişe yolculuk yapma şansını buldu. 2012'de 1 milyon 612 bin turist gelirken biz bu sayının bu yıl büyük oranda arttığını görmekteyiz. Yıl sonu ziyaretçi sayımızı 2 milyon 600 bin kişi olarak tahmin ediyoruz."

Köseoğlu, yeni yılın ilk günlerinden itibaren ziyaretçiler bölgede misafir etmek için sabırsızlandıklarını ve sayıların her yıl üzerine eklenerek artacağını sözlerine ekledi.

Pamukkale ören yerinde son 5 yılın 11 ve 12 aylık ziyaretçi sayıları şöyle:

Dönem 2015 2016 2017 2018 2019
Ocak 45.327 32.321 31.167 62.395 60.152
Şubat

52.957

44.295 63.510 63.254 72.055
Mart 64.028 56.683 49.542 90.335 137.566
Nisan 118.885 74.470 90.280 144.000 150.113
Mayıs 200.981 112.481 153.792 197.000 237.121
Haziran 196.631 85.637 146.852 222.292 300.014
Temmuz

257.695

134.019 235.004 318.214 370.026
Ağustos 296.101 148.658 270.508 372.661 405.020
Eylül 216.149 121.557 206.192 276.500

340.587

Ekim 132.335 79.810 137.537 198.000 284.498
Kasım 84.489 43.324 75.981 99.520 139.500
Aralık 44.606 31.868 64.415 84.709 *
Toplam 1 milyon 710 bin 094 965 bin 123 1 milyon 524 bin 780 2 milyon 128 bin 880 2 milyon 496 bin 652

*Beklenen: 150 bin

Categories
Kültür Sanat

Buzla kaplanan Aktaş Gölü ziyaretçilerini ağırlıyor

KARS (AA) – Doğu Anadolu Bölgesi'nde etkisini artıran soğuk hava nedeniyle yüzeyi buz tutan Aktaş Gölü ilgi görüyor.

Türkiye-Gürcistan sınırında yer alan ve 14 kilometrekarelik bölümü Türkiye'de bulunan Ardahan'ın Çıldır ilçesi hudutlarındaki Aktaş Gölü'nün yüzeyinin büyük kısmı buzla kaplandı.

Kartpostallık görüntülerin oluştuğu gölü ziyaret eden vatandaşlar, buz üzerinde yürüyerek hatıra fotoğrafı çektirdi.

Vatandaşlardan Taner Güneş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, fotoğraf çekmek için gezintiye çıktıklarını ve Aktaş Gölü'nün buzla kaplandığını görünce şaşkınlık yaşadıklarını söyledi.

Gölde güzel manzaraların oluştuğunu ifade eden Güneş, "Arkadaşımla beraber buzun üzerine çıkarak harika fotoğraflar çektik. Stres attık ve buz üzerinde kayarak çok eğlendik." diye konuştu.

Ziyaretçilerden Fatih Taş da buz tutan göl üzerinde yürümenin keyifli olduğunu belirterek, "Hafta sonunu güzel bir şekilde değerlendirmek için gezmeye çıktık. Donan Aktaş Gölü adeta doğa harikası. Biz de buz üzerinde gezdik, bol bol fotoğraf çektik. Bölgeye gelenlerin mutlaka ziyaret etmesi gereken bir yer." ifadelerini kullandı.

Categories
Kültür Sanat

Dünya “Mevlana diyarı”nda buluşacak

KONYA (AA) – ENGİN ÖZEKİNCİ – Öğretileri ile tüm dünyada ilgi uyandıran düşünce adamı ve mutasavvıf Mevlana Celaleddin-i Rumi, vefatının 746'ncı yılında düzenlenecek törenlerle anılacak.

Her yıl 7-17 Aralık tarihinde gerçekleştirilen "Mevlana'nın Vuslat Yıl Dönümü Uluslararası Anma Törenleri"ne yurt içi ve yurt dışından binlerce ziyaretçi katılıyor. Bu yıl "Vefa Vakti" temasıyla hazırlanan anma etkinlikleri, çok sayıda davetlinin katılımıyla "Kandil Uyandırma Merasimi, Sevgi ve Birlik Yürüyüşü" ile başlayacak.

Törenler, Alaaddin Tepesi yakınlarındaki Mevlana ile Şems-i Tebrizi'nin buluştuğu noktaya yerleştirilen Meracel Bahreyn (İki denizin buluşması) Kandili'nin protokol üyelerince yakılmasının ardından, Mevlana Dergahı Semahanesi'nde icra edilecek sema töreni ve Gülbang duası ile devam edecek. Aynı gün "Binbir Gün" sergisinin açılışının ardından "13. Uluslararası Dünya İnançları" fotoğraf yarışmasının ödül töreni yapılacak. Türkçe ve İngilizce Mesnevi dersleri verilecek. Törenler kapsamında şehir merkezi ve ilçelerde birçok faaliyet düzenlenecek. Mevlana Kültür Merkezi Sergi Salonu'nda çeşitli kişi, kurum ve kuruluşların sergisi ile tanıtım stantlarının açılışı yapılacak. Sergiler, 17 Aralık Salı gününe kadar gezilebilecek.

Öte yandan, Türkçe ve İngilizce Mesnevi dersleri ile 7 konferans, 2 uluslararası sempozyum, 15 Türk tasavvuf müziği konseri, 15 sema töreni başta olmak üzere toplam 1118 program düzenlecek.

Türk tasavvuf müziği konseri ise törenler boyunca saat 20.00'de sema töreni eşliğinde, Ahmet Özhan'ın genel sanat yönetmenliğinde, Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğunca icra edilecek.

– "24 ana başlık altında bin 118 program gerçekleştirilecek"

İl Kültür ve Turizm Müdürü Abdüssettar Yarar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, törenlere çok sayıda yerli ve yabancı turistin iştirak edeceğini söyledi. Sema ve mukabele ayinlerinin törenlerin en önemli etkinliği olduğunu dile getiren Yarar, şöyle konuştu:

"Etkinliklerimizde 24 ana başlık altında 1118 program gerçekleştirilecek. Sema ve mukabele ayinleri, türbe önü buluşmaları gibi etkinler düzenleyeceğiz. Türbe önü buluşmaları kapsamında Hazreti Pir'in hayatı, tiyatro ve çizgi filmlerle çocuklara anlatılacak. Bu etkinliği 3 yıldır yapıyoruz ve yoğun ilgi görüyor. Dolu dolu geçiyor. Üniversite ve kentin çeşitli yerlerinde 12 sergi açacağız. Sema programlarına 35 bin kişinin katılmasını bekliyoruz. Etkinlikler çok ciddi anlamda talep görüyor. Yerli ve yabancı olmak üzere çok sayıda turist törenlere ilgi gösteriyor. Öte yandan 17 Aralık'ta 27 ülkenin Ankara büyükelçisi de programlara iştirak edecek."

Categories
Ekonomi

“Türkiye'nin ilk yerli otomobili” Devrim 58 yaşında

ESKİŞEHİR (AA) – SELÇUK KIZILDAĞ – "Türkiye'nin ilk yerli otomobili" olan ve üretilmesinin üzerinden 58 yıl geçen Devrim, Eskişehir'de sergilendiği fabrikada 20 ayda yaklaşık 250 bin kişi tarafından ziyaret edildi.

AA muhabirinin Türkiye Lokomotif ve Motor Sanayii AŞ (TÜLOMSAŞ) yetkililerinden aldığı bilgiye göre, 1961 yılında Türk mühendis ve işçileri tarafından zor şartlarda üretilen ilk yerli otomobil, 5 Eylül 2017'de başlayan kapsamlı bakımının ardından konulduğu yeni müzesinde yoğun ilgi görüyor.

Otomobilin yapımında kullanılan kaynak motoru, matkap ve torna tezgahları, imalat aşamalarının çekildiği fotoğraf makinesi, kumpas, pergel, cetvel, çizim masası, aracın kireç taşından maketi, yedek parçalar, Sivas'ta demir yollarında dökülmüş orijinal motor bloku ve çalışmaların görsellerinin de bulunduğu müzede, 58 yaşındaki Devrim hem Eskişehirlilerin hem de yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı oluyor.

Projede çalışan 200 Türk mühendis ve işçisinin "Siyah", "Beyaz", "Mavi Boncuk" ve "Gecekondu" isimlerinde 4 adet ürettiği, daha sonra "Devrim" adını alan ilk yerli otomobili, 58 yıl sonra da ihtişamı ve hikayesiyle ziyaretçileri heyecanlandırıyor.

İstanbul'dan gelen ziyaretçilerden Hüseyin Avni Sönmez, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Devrim'i daha önce birkaç kez gördüğünü söyledi.

Sönmez, "İkinci ya da üçüncü görüşüm ama insan her seferinde duygulanıyor. Çok sağlam, böyle bir otomobilim olsun isterdim. Yapılsa satın alırız." dedi.

Manisalı Aliye Olgun da Türkiye'nin yerli otomobil hikayesini başlatan Devrim'i görünce çok heyecanlandığını, duygulandığını dile getirdi.

İlklerin her zaman böyle bir özel yanının olduğunu anlatan Olgun, "Kendimi çok şanslı hissettim, çok mutlu oldum." ifadesini kullandı.

Hüseyin Özsavran ise kızlarıyla Devrim'i görmek için İzmir'den geldiklerini belirtti.

Bu aracın, Türkiye'nin yerli otomobili olduğundan kızlarına bahsettiğini söyleyen Özsavran, "Dört tane üretilmiş zaten, rehber arkadaşımız anlattı. Bir tanesini en azından bugün görmüş olmak çok güzel." diye konuştu.

– Yerli otomobil hikayesi Cumhuriyet'in 38'inci yılında başladı

O dönem adı Eskişehir Demiryolu Fabrikaları olan TÜLOMSAŞ'ta, dönemin Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel'in talimatıyla üretilen 4 otomobil, yapımının 29 Ekim 1961'de tamamlanmasının ardından trenle Ankara'ya götürüldü.

Demir yolu kanunları gereğince deposuna az akaryakıt konulan bu araçlardan biri, Gürsel'in test amacıyla kullandığı sırada yakıtı bitince durdu. Bunun ardından trenle Ankara'dan Eskişehir'e getirilen ve Devrim adı verilen otomobil, bir süre fabrika içinde kullanıldı.

TÜLOMSAŞ'ta sergilenen "0002" şasi ve "0002" motor numaralı Devrim, lastikleri ile ön ve arka camı dışında tamamen yerli imkanlarla 4,5 ayda üretildi. Uzun ve kısa farları ayakla çalışan, kontak anahtarı ve manuel olarak da çalıştırılabilen Devrim, bu özellikleriyle de dikkati çekiyor.

1250 kilogram ağırlığında ve saatte maksimum 140 kilometre hız göstergesine sahip Devrim'e güvenlik gerekçesiyle benzin konulmuyor, otomobil aküsü sökülü halde bulunuyor.

Fabrikada, otomobilin üretildiği imalathane ve depolarda araştırma yapılınca Devrim'in yapımı sırasında kullanılan çeşitli parça ve materyaller de bulundu. Bu materyallerle zenginleştirilen ve 3 Mart 2018'de açılan müze, ziyaretçilerin yoğun ilgisi göz önüne alınarak TÜLOMSAŞ tesislerinin farklı bir bölgesinde kuruldu.

Categories
Kültür Sanat

Kuruyan Meke Gölü'nün ziyaretçisi eksik olmuyor

KONYA (AA) – ABDULLAH COŞKUN – Konya'nın Karapınar ilçesinde bulunan, görünümü nedeniyle "dünyanın nazar boncuğu" diye anılan Meke Gölü, kurumasına rağmen yerli ve yabancı ziyaretçilerin ilgisini çekmeye devam ediyor.

Son yıllarda özellikle yaz aylarında bölge az yağış aldığı için kuruyan Meke Gölü, kışın ise yer yer oluşan su birikintileri ve kristalleşen toprak görüntüsüyle büyüleyici bir güzellik sunuyor.

Yaz mevsiminin bitmesinin ardından kuruyan göl, çoğunluğu yerli olmak üzere turistlerin ilgisini çekmeye devam ediyor.

Konya Teknik Üniversitesi (KTÜN) Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tahir Nalbantçılar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, gölün, etkili tanıtımla ülke turizmine daha büyük katkı sunabileceğini söyledi.

– "Meke Gölü bir çekim merkezi haline dönüşebilir"

Meke Gölü'nün, doğal bir oluşum olduğu için hayranlık uyandırdığına işaret eden Nalbantçılar, bölgenin tanıtımla çekim merkezi olacağını dile getirdi.

Nalbantçılar, şunları kaydetti:

"Dünyanın jeolojik yapılarından biri olan göl, esasen yerli turistlerin ötesinde yabancı turistlerin de ilgi odağı. Dünyada 'jeoturizm' diye bir olgu var. Her ne kadar Türkiye'de çok fazla gelişmemiş olsa da jeolojik ortamların turizm amaçlı gezilmesi söz konusu. Meke Gölü, Türkiye'de tek, dünyada da sayılı. O açıdan çok iyi bir şekilde reklamını, tanıtımını yapabilirsek burası çekim merkezi haline dönüşebilir. Bu alan 'jeomiras' olarak değerlendirilirse yabancı turistlerin de çekim merkezi haline dönüştürülebilir."

– Meke Gölü 4 mevsim de ayrı güzellikte

Bölgenin ziyaretçilerinden Aladdin Gider ise gölün kuru halinin de gezilmeye değer olduğunu ifade etti.

Gölün 4 mevsim ayrı bir güzelliğe sahip olduğunu vurgulayan Gider, ''Burası eskiden suyla doluydu. Şimdi kuruduğu için o alanda biz gezme imkanı buluyoruz. Suyu varken ayrı güzel ancak kurumuş hali de gezmeye değer. Biz de bugün burayı gezmeye geldik. Herkesin burayı görmeye gelmesini tavsiye ederim.'' diye konuştu.

Categories
Kültür Sanat

Şanlıurfa turizminde sonbahar yoğunluğu

ŞANLIURFA (AA) – EŞBER AYAYDIN – "Peygamberler şehri" olarak da anılan, inanç ve kültür turizminde önemli yere sahip Şanlıurfa'da, "Göbeklitepe Yılı"nın da etkisiyle sonbaharda ziyaretçi yoğunluğu yaşanıyor.

Son yıllarda turizmin parlayan yıldızları arasında gösterilen Şanlıurfa, sonbahar döneminde de ziyaretçilerden yoğun ilgi görüyor. Yoğunluk nedeniyle yüzde 100 doluluk oranıyla hizmet veren kentteki otellerde kasım ayı sonuna kadar rezervasyonlar bulunuyor.

Kültür turizminin yanı sıra önemli inanç merkezlerinden biri olarak dikkati çeken ve "Göbeklitepe Yılı" sayesinde baharda turist akınına uğrayan kentte, Hazreti İbrahim'in doğduğu ve ateşe atıldığı yer olarak rivayet edilen Balıklıgöl, "tarihin sıfır noktası" diye nitelendirilen Göbeklitepe, konik kubbeli evleriyle dikkati çeken tarihi Harran ilçesi ve doğal güzellikleriyle öne çıkan Halfeti gibi noktalar, ziyaretçilere güzel bir gezi imkanı sunuyor.

Şanlıurfa'da konaklamayı tercih eden ziyaretçiler, yöresel müziklerin çalındığı ünlü sıra gecelerine katılıp, lahmacun ve çiğ köfte gibi akıllarından çıkmayacak yöresel lezzetleri tadıyor.

– "Otelimiz tamamen dolu"

Şanlıurfa Bölgesel Turist Rehberleri Odası Başkanı Müslüm Çoban, AA muhabirine yaptığı açıklamada, özellikle 2019'un Göbeklitepe Yılı olması dolayısıyla kente yoğun talebin oluştuğunu belirtti.

İlkbahar ve yaz döneminin ardından sonbaharda da bölgede turist yoğunluğu yaşadığını aktaran Çoban, şunları kaydetti:

"Şanlıurfa'da ikinci turizm sezonu olan sonbahar dönemi başladı, çok hareketli ve bereketli geçiyor. Şu anda otellerde yer olmaması sebebiyle acenteler ve misafirler rezervasyonlarını kasım ayına sarkıttılar. Bu nedenle Şanlıurfa'da oteller kasım ayında da dolu. Otellerimiz yüzde 100 doluluk oranında. Yer yok ama gelen misafirlerimizi açıkta bırakmayız, biz onları evlerimizde bile ağırlarız."

Şanlıurfa'da hizmet veren bir otelin müdürü Mehmet Sait Ertürk de kentte ilkbahar döneminde başlayan ziyaretçi yoğunluğunun sonbaharda da devam ettiğini söyledi.

Geçmiş yıllara oranla Şanılurfa'daki turizm sezonunun uzadığını aktaran Ertürk, "Bu sene, Göbeklitepe Yılı olması nedeniyle sezon sadece 6-7 ayla kısıtlı kalmadı, daha fazlasına yayıldı. Daha önceden ekimde turizm sezonu son bulurdu şu an kasım sonuna kadar bunun uzadığını görüyoruz. Sonbahar itibarıyla otelimiz tamamen dolu durumda. Rezervasyon için arayan misafirlerimize yerimizin olmadığını belirtiyoruz. Şu an ekim ve kasım ayı aynı şekilde dolu. Aralık ayında yağışların gelmesiyle bir düşüş bekliyoruz." dedi.

– Gönüllü turizm elçisi olacak

Hollanda'dan gelen Melek Targun ise Şanlıurfa'yı çok beğendiğini belirterek, herkesin bölgeyi gezerek görmesi gerektiğini söyledi.

Şanlıurfa gezisine katıldığı ve bölgeyi dolaşma imkanına sahip olduğu için çok mutlu olduğunu aktaran Targun, Hollanda'ya gittiğinde de gönüllü olarak Şanlıurfa'nın turizm elçisi olacağını belirtti.

Bilgen Bardakçı da Şanlıurfa'yı daha önce gezdiğini ancak oğlunun da buraları görmesi için bölgeye yeniden bir gezi düzenlediklerini ifade etti.

Tarihin sıfır noktası olarak nitelendirilen Göbeklite'den çok etkilendiğini vurgulayan Bardakçı, Türkiye'nin böylesi bir zenginliğinin bulunmasının kendisini gururlandırdığını kaydetti.

Categories
Bilim Teknoloji

7. Konya Bilim Festivali'ni 150 bin kişi gezdi

KONYA (AA) – Milli Teknoloji Hamlesi kapsamında Türkiye'de bilimin gelişmesi ve gençlerin teknolojiyle tanışması amacıyla düzenlenen Konya Bilim Festivali'ni 3 günde 150 bin kişi gezdi.

Konya Büyükşehir Belediyesi ve Valilik iş birliğiyle Konya Bilim Merkezi'nde bu yıl "Sen de yapabilirsin" temasıyla düzenlenen ve bugün sonra eren festivalde, bilim gösterileri, yarışmalar, simülatörler ve etkinliklere yer verilirken, 100'den fazla atölye çalışması yapıldı.

Festival kapsamında robotik kodlama, borsa, 3 boyutlu yazıcılar, nanoteknoloji, biyoteknoloji, mühendislik ve mimarlık alanlarında eğitimler verildi. Alana kurulan Konya Gıda Tarım Üniversitesi Bilim Otobüsü'nde öğrencilere ilginç bilimsel deneyler gösterildi.

Konya Bilim Festivali'nde Atak helikopteri ve TB2 SİHA ile Konya Ticaret Odası Karatay Üniversitesi pilotaj bölümünden eğitim uçakları da sergilendi.

– "Bu yıl da 150 bine ulaştık"

Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, yaptığı açıklamada, festivale her yaştan insanın yoğun ilgi gösterdiğini söyledi.

Festivale bu yıl birçok yenilik kattıklarını dile getiren Altay, şöyle konuştu:

"Bu yıl ilk kez yerli Atak helikopteri, Silahlı İnsansız Hava Aracı (SİHA) festivalde sergilendi. Aslında tüm çocuklarımıza geleceğin Türkiye'sini inşa etme yolunda cesaret vermeyi arzu ediyoruz. 100 standımızda 500 görevlimiz çocuklarla aktiviteler gerçekleştirdi. Bilim Festivali sadece Konya için değil Aksaray, Karaman, Niğde, Ankara ve Eskişehir için de büyük bir fırsat."

Altay, "Ziyaretçi sayımız geçen yıl 100 bini geçmişti. Bu yıl da 150 bine ulaştık. İstanbul'da düzenlenen TEKNOFEST'in buna katkısı büyük oldu. Ülkemizde böyle festivallere olan ilgiyi artırdı. İnşallah gelecek yıl daha yüksek katılımın gerçekleşeceğini ümit ediyoruz." dedi.

Festivale gelen ziyaretçilerden Huzeyfe Çeker de çocuklarının kodlama eğitimine ilgi gösterdiğini belirtti.

Her yıl festivale katıldıklarını anımsatan Çeker, "Çocuklar bu festivale katılmaya gerçekten çok istekli. 'Erkenden gidelim baba' dediler. Biz de geldik. Bu yıl daha geniş bir alana kurulduğunu ve ilk kez Atak helikopteri ile SiHA'nın sergilendiğini gördük. Çocuklar teknolojiye meraklı. Bu yüzden festivalin genişleyerek ve büyüyerek devam etmesini istiyoruz." diye konuştu.

Categories
Kültür Sanat

Sultanhanı Kervansarayı için hedef 1 milyon turist

AKSARAY (AA) – ZEKERİYA KARADAVUT – Anadolu Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat tarafından İpek Yolu üzerinde hem konaklama hem de ticaret yolunun güvenliğini sağlamak amacıyla 1229'da yaptırılan Sultanhanı Kervansarayı'nı yılın 8 ayında yaklaşık 500 bin yerli ve yabancı turist gezdi.

UNESCO tarafından 2014 yılında Dünya Mirası Geçici Listesi'ne alınan Sultanhanı Kervansarayı'na Güney Kore, Çin ve Japonya gibi Uzak Doğu ülkelerinden turistler yoğun ilgi gösteriyor.

İç Anadolu Bölgesi'ni ziyaret eden turistlerin Konya'daki Mevlana Müzesi'ne geçiş güzergahında bulunan Aksaray'ın Sultanhanı ilçesindeki kervansarayda restorasyon çalışmaları son aşamaya geldi.

Sultanhanı Belediye Başkanı Fahri Solak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kervansarayın, Selçuklu döneminin en önemli mimari yapılarından biri olduğunu söyledi.

Solak, Aksaray turizminde özellikle Sultanhanı Kervansarayı'nın büyük önem taşıdığını vurguladı.

Kervansarayda 2017 yılında restorasyon çalışmalarına başlandığını belirten Solak, şöyle konuştu:

"Kervansarayımıza eski haliyle yılda yaklaşık 100-150 bin ziyaretçi geliyordu. Restorasyon çalışmaları bitmemesine rağmen şu anda yabancı turist sayısında 300 bine ulaştık. Yerli turistlerimizle birlikte bu sayı yılın 8 ayı için yaklaşık 500 bin olarak gerçekleşti. Kervansarayımızın içerisini canlı müze yapmayı düşünüyoruz. Bu müze Türkiye'de bir ilk olacak. Şu anda kervansarayımızda yorgan, çanak ve çömlek atölyelerimizi başlattık. Daha sonra çarık, bıçak, kılıç ve halı dokuma atölyeleri ile halı müzesi gibi mekanlar oluşturulacak."

– "Turist güvercin gibidir, uçtuğu gibi gider"

Solak, bölgeye gelen yerli ve yabancı turistlerin İpek Yolu üzerindeki kervansarayı ziyaret etmeden bölgeden ayrılmadığını dile getirerek, şunları kaydetti:

"Tarihi kervansarayımızı restore ederken ziyaretçiye kapatmadık çünkü biliyoruz ki turist güvercin gibidir, uçtuğu gibi gider. Onun için de restorasyon çalışmaları devam ederken bir yandan da ziyaretçilerimizi ağırladık. Ziyaretçilerin çoğu Güney Kore, Çin ve Japonya gibi Uzak Doğu ülkelerinden. Her yıl, Konya-Aksaray kara yolunu kullanan ve Kapadokya'ya geçiş yapan 1 milyon 700 bin turist var. Gelecek yıl hedefimiz bu turistlerden 1 milyonunun kervansarayımızı ziyaret etmesini sağlamak."

Kervansaraya gelen yerli ve yabancı turistlerin 20 dakika gibi kısa bir süre kaldığını anlatan Solak, bu süreyi uzatmak için çalışmalar yaptıklarını ifade etti.

– "Uluslararası halı festivali düzenlemeyi düşünüyoruz"

Ekim itibarıyla kervansarayın açılışını gerçekleştireceklerini anlatan Solak, "Sultanhanı halıcılığın merkezi. Dünyanın neresine gidilirse gidilsin 'halıcılık' denince ilk akla Sultanhanı geliyor. Dünyanın en önemli müze ve saraylarının halılarını Sultanhanı ustaları restore ediyor. Bu nedenle kervansarayda, 'Uluslararası İpek Yolu Kültür ve Halı Festivali' ile halı konferansı düzenlemeyi düşünüyoruz." diye konuştu.

Yeni Zellandalı turist Chathy Sheppard ise ilk kez geldiği Sultanhanı'nı çok beğendiğini ifade ederek, "Restorasyon çalışmaları olmadan önceki fotoğraflarını gördük. Şu anda çok güzel bir yapıt haline gelmiş. Ailece Türkiye'de 2 haftalık gezi turundayız. Göreme'yi de ziyaret edeceğiz. Burayı gezmekle çok mutlu olduk." dedi.

İngiliz turist, amatör fotoğrafçı John Teo ise kervansarayın mükemmel bir tarihi yapısı olduğunu belirtti.

Kervansarayın mimarisini çok beğendiğini dile getiren Teo, "Çok güzel fotoğraflar çektim. Bu fotoğrafları sosyal medyadan yayınlayacağım, burasını tanıtacağım." şeklinde konuştu.

Categories
Kültür Sanat

Şehitler abidesini 11 yılda 5,5 milyon kişi gezdi

KONYA (AA) – ENGİN ÖZEKİNCİ – Vatanı için hayatını feda eden ecdadın hatırasını yaşatmak amacıyla Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından Mevlana Müzesi yakınında 2008 yılında açılan İstiklal Harbi Şehitleri Abidesi Müzesini bugüne kadar yaklaşık 5,5 milyon kişi ziyaret etti.

Kurtuluş Savaşı, Çanakkale Zaferi ve o dönemde Anadolu'daki yaşamın minyatür maket ve figürlerle anlatıldığı İstiklal Harbi Şehitliği Abidesi Müzesi, Hazreti Mevlana'yı ziyarete gelenlerin öncelikli uğrak yeri oluyor.

Müzede, İstiklal Harbi başta olmak üzere 1. Dünya Savaşı, Kore Savaşı, Kıbrıs Barış Harekatı ve iç güvenlik sırasında vatan uğruna canını feda eden şehitlerin isimleri yer alıyor.

Şehitler Abidesi'nde ayrıca tarihteki 16 Türk devletinin bayraklarının yer aldığı havuzlu yol ve Gaziler Ofisi bulunuyor.

Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, vatanı için canını veren binlerce şehidin tanınıp bilinmesi açısından abideye önem verdiklerini söyledi.

– "Müzeyi, bu yılın 8 ayında 510 bin kişi ziyaret etti"

Konya'nın, Kurtuluş Savaşı'nda en fazla şehit veren illerden olduğunu belirten Altay, şöyle konuştu:

"Üzerinde bulunduğumuz, hüznümüzü de sevincimizi de birlikte yaşadığımız bu topraklar bizlere şehitlerimizin emanetidir. Şehitlik unvanı, hiçbir maddi değerle, hiçbir dünyevi payeyle ölçülemeyecek derecede büyük bir şeref kaynağıdır. Şehitlerimizin yarısına yakını Konya Askerlik Şubesi'ne kayıtlıdır. Biz de inşallah şehitlerimizin aziz hatıralarını yaşatmak ve gelecek nesillere onların kahramanlık destanını anlatmak için İstiklal Harbi Şehitleri Abidesi'ni inşa ettik."

Altay, "Burası hem manevi iklimi hem de mimarisiyle Konya'dan ve Konya dışından her yıl yüz binlerce misafiri ağırlıyor. Bu yılın 8 ayında 510 bin misafirin ziyaret ettiği abideyi, açıldığı 2008 yılından bu yana ziyaret edenlerin sayısı 5,5 milyona ulaştı." bilgisini verdi.