“İstanköy'de vakfımızın malları haraç mezat satılıyor”

ANKARA (AA) – ECENUR ÇOLAK / FATİH HAFIZMEHMET – Rodos, İstanköy ve Oniki Ada Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kaymakçı, Yunanistan'a ait adalardaki Müslüman Türklerin vakıf mallarının usulsüz satışına ilişkin, "İstanköy'de vakfımıza ait mallar usulsüz olarak elden çıkartılıyor. Yani ben haraç mezat satılıyor diyorum." dedi.

Kaymakçı, Müslüman Türklere ait vakıf mallarının usulsüz şekilde satılmasını AA muhabirine değerlendirdi.

Rodos ve İstanköy'de yaklaşık 9 bin Türk'ün bulunduğuna ve her iki adadaki Türklerin kültürel sorunlar yaşadığına işaret eden Kaymakçı, "Kültürel sorunların başında, ana dillerini öğrenme haklarından mahrumlar. Çünkü 1972 yılında çift dillilik esaslı okullarımız kapatıldı ve Türk öğretmenlerimiz emekli edildi. O tarihten bu yana Rodos ve İstanköy'deki Türk çocuklarımız ana dillerini öğrenemiyorlar. Çok hızlı bir asimilasyon başladı." diye konuştu.

Kaymakçı, insanlığın en temel haklarından birinin ana dilin öğrenilmesi olduğunu vurguladı.

Adalardaki Türklerin vakıflarla ilgili sorunlar yaşadığına dikkati çeken Kaymakçı, şöyle devam etti:

"Rodos ve İstanköy'de Osmanlı'dan kalan vakıflarımız var. Bu vakıflarımıza ait camilerimiz, imarethanelerimiz, çeşmelerimiz, okullarımız var. Ancak Yunanistan hükümeti tarafından vakıfların mallarının elden çıkarılması için doğrudan ve dolaylı bir sürü olumsuz işlemler uygulanıyor. Son olarak geçtiğimiz yıllarda doğrudan Rodos İslam Vakfı'na ait olan Süleymaniye Medresesi ki çok önemli bir okuldur bu, bu okul Yunanistan'daki Ege Üniversitesi'ne devredildi. Oysa vakıflara ait."

  • "İstanköy'de vakfımıza ait mallar haraç mezat satılıyor"

Kaymakçı, Süleymaniye Medresesi'nin müze haline getirilmesini önerdiklerini aktararak, "Bugünlerde başka bir işlem var, özellikle İstanköy'de vakfımıza ait mallar usulsüz olarak elden çıkartılıyor. Yani ben haraç mezat satılıyor diyorum çünkü vakıflarla ilgili Birleşmiş Milletler'in (BM) kabul ettiği evrensel ilkeler var. Bu ilkeler bazında vakıf malları devredilemez, satılamaz ibaresi kesinlikle söz konusu. Ama Yunanistan bunu uygulamıyor." ifadelerini kullandı.

Yunanistan Anayasası'na göre cemaat ve dinsel vakıflardan emlak vergisi alınmadığı bilgisini paylaşan Kaymakçı, ancak Yunanistan'ın İslam-Türk vakıflarına emlak vergisini uyguladığını söyledi.

Kaymakçı, yapılanların etik olmadığını vurgulayarak, "Dolayısıyla biz Türkiye'de örgütlenmiş Rodos ve İstanköy Türkleri olarak Yunanistan'dan şunu talep ediyoruz; bu vakıf malları satılamaz, devredilemez. İkincisi, diğer vakıflara yani dinsel vakıflara ne uygulanıyorsa, bizim vakıflara da aynı işlem uygulanmalıdır. Yani emlak vergisine tabi tutulmamalıdır." ifadelerini kullandı.

  • "Rodos'ta ve İstanköy'deki camilerimiz yıkılıyor"

Türkiye'nin ülkede bulunan Ortodoks vakıflarla ilgili düzenleme yaptığını ancak Yunanistan'ın karşılıklılık ilkesine uymadığını belirten Kaymakçı, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bizim Rodos'ta ve İstanköy'deki camilerimiz yıkılıyor. Türkiye Cumhuriyeti hükümeti 'Biz bunları yaparız' dediği halde Yunanistan izin vermiyor. Biliyorsunuz TİKA (Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı) Balkanlar'da Türklere ait vakıfları, Osmanlı vakıflarını düzeltiyor. Oradaki devletler bu konuda ilkesel olarak iş birliği yapıyorlar. Fakat Yunanistan TİKA'nın bu görevini Yunanistan'da yapmasına izin vermiyor. Dolayısıyla Yunanistan, camiler yıkılsın, imarethaneler yıkılsın, yani Türk ve Müslümanlara ait izler kalmasın istiyor. Bu çok önemli çünkü kültürel aidiyet biraz da mimari eserlerle bağlantılı. Örneğin şu anda İstanköy'de minareli hiçbir cami yok. Son depremle yıkılmış durumda."

  • "Yunanistan, anayasasını uygulamıyor"

Kaymakçı, Rodos'ta ibadete açık tek cami kaldığını, diğerlerinin kapatıldığını veya yıkılmak üzere olduğunu, mezar taşları ile türbelerin de yıkıldığını dile getirdi.

Yunanistan'ın yaptıklarının kendi anayasasına ve Avrupa Birliği (AB) yasalarına aykırı olduğunu kaydeden Kaymakçı, "Yunanistan Anayasası, diğer kültürel kimliklerin korunması ve geliştirilmesi konusunda Yunan devletine yükümlülükler sağlıyor. Ama maalesef bu uygulanmıyor." dedi.

Kaymakçı, Rodos ve İstanköy'de Osmanlılara ait olağanüstü kalite ve sayıda cami, çeşme, imarethane ve kütüphane gibi eserlerin bulunduğunu ancak bu eserlerin zaman içinde tahrip ve yok olmasının istendiğinin altını çizdi.

Bu eserlerin aslında tarihin ortak malı olduğunu ve korunmaları gerektiğini anlatan Kaymakçı, "Oradaki insanların kültürel açıdan asimilasyona uğraması bir insanlığın, bir kültürün yok edilmesidir." diye konuştu.

"Bazı çalışmalarının Yunanistan'ı rahatsız etmesi" nedeniyle ülkeye giriş yasağı bulunduğunu hatırlatan Kaymakçı, ancak bütün bunlara rağmen Türkiye ve Yunanistan arasında dostluk olmasını istediğini sözlerine ekledi.

AA muhabirinin ulaştığı resmi duyuruya göre, İstanköy Vakıf Malları İdaresince vakıf malı olan bir arazi, 31 Ocak'ta açık artırma yoluyla satılacak.

Yunanistan'da din adamlarından “Makedonya” için referandum çağrısı

ATİNA (AA) – Yunanistan'da Aynoroz Özerk Manastır Topluluğu üyesi din adamları, Yunanistan ve Makedonya arasında yapılan "isim anlaşması"na karşı çıkarak referandum çağrısı yaptı.

Ortodoks dünyasında manevi öneme sahip olan özerk bölgenin rahipler kurulu "Aynoroz Mukaddes Cemiyeti" tarafından yapılan açıklamada, din adamlarının, iki ülke arasındaki "isim sorununu" çözmesi planlanan anlaşmaya karşı oldukları belirtildi.

Anlaşmanın "tarihe ve gerçeklere saygısızlık" olduğu savunulan açıklamada, "Yunan hükümetinden, Yunan halkının iradesine saygı göstererek anlaşmanın onaylanmasından önce bir referandum yapmasını talep ediyoruz." ifadelerine yer verildi.

Açıklamada ayrıca, pazar günü başkent Atina'da anlaşmaya karşı gerçekleştirilecek gösteriye din adamlarının temsilci olarak gönderileceği bilgisi de paylaşıldı.

  • İsim anlaşması Yunan Parlamentosuna geliyor

Ülkenin isminin "Kuzey Makedonya Cumhuriyeti" olarak değiştirilmesi başta olmak üzere, anlaşma kapsamındaki anayasa değişiklikleri geçen hafta Makedon Parlamentosunda onaylanmıştı.

Yunan hükümetinin de gelecek hafta anlaşmayı parlamentoya getirerek onaylatması bekleniyor.

Yunanistan'da hükümet ortağı Bağımsız Yunanlar (ANEL) Partisi, anlaşma nedeniyle koalisyondan çekilmişti. Bunun üzerine, Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras'ın çağrısıyla gidilen güvenoyu yoklamasını kazanan hükümet görevde kalmıştı.

Başta ana muhalefet Yeni Demokrasi (ND) Partisi ve ANEL olmak üzere ülkede önemli bir kesim, komşu ülkenin isminde "Makedonya" ibaresinin yer alacak olması gibi sebeplerle anlaşmaya karşı çıkıyor.

Aynoroz Manastır Topluluğu'nun da yer aldığı Yunanistan'ın kuzeyindeki Makedonya bölgesinde metropolitler de anlaşmaya karşı çıktıklarını açıklamışlardı. Ortodoks dünyasında özel bir konuma sahip olan Aynoroz'da, farklı ülkelere ait toplam 20 manastır bulunuyor.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 2016 yılındaki Yunanistan gezisi sırasında Atina'nın ardından Aynoroz'a da ziyarette bulunmuştu.

  • İsim sorunu

Başta Türkiye olmak üzere birçok devlet, Makedonya'yı anayasal adı olan "Makedonya Cumhuriyeti" ismiyle tanısa da Yunanistan, kendi sınırları içinde "Makedonya" isimli bir bölge bulunduğu gerekçesiyle ülkenin isminin değiştirilmesini talep ediyordu.

Makedonya, bağımsızlığını ilan ettiği 1991'den bu yana güney komşusu Yunanistan ile devam eden isim sorunu nedeniyle AB ve NATO'ya üye olamıyor.

Yunanistan Başbakanı Çipras ile Makedonya Başbakanı Zoran Zaev, 12 Haziran 2018'de ülkelerindeki görüşmeler neticesinde, "Kuzey Makedonya Cumhuriyeti" adı üzerinde anlaştıklarını açıklamış, iki ülke hükümet temsilcilerin katılımıyla 17 Haziran 2018'de anlaşmaya imzalar atılmıştı.

Makedonya ve Yunanistan'ın vardıkları anlaşmada yer alan yükümlülüklerini tamamen yerine getirmelerinin ardından Makedonya'nın "Kuzey Makedonya Cumhuriyeti" ismi ile resmi olarak NATO'nun 30'uncu üyesi olması bekleniyor.

Yunan öğretmenlerden “atama” gösterisi

ATİNA (AA) – Yunanistan'da atanma kriterlerinde değişiklik öngören yasa tasarısına karşı çıkan grevdeki binlerce öğretmen protesto gösterisi düzenledi.

Çoğunluğu öğrenci ve öğretmenlerden oluşan yaklaşık 3 bin kişilik grup, başkent Atina'da meclis binasının da bulunduğu Sintagma Meydanı'nda toplandı.

Yunan hükümetinin kadrolu öğretmen atamalarına ilişkin kriter değişikliklerini öngören yasa tasarısını protesto eden öğretmenler, meclisin önünde sloganlar attı. Meclis merdivenlerine çıkmaya çalışan bir grup ile polis arasında kısa süreli arbede yaşandı.

Yaklaşık 5 saat süren gösteri boyunca, kent merkezine çıkan pek çok yol trafiğe kapalı kaldı.

Öğretmenlere destek olmak amacıyla 24 saatlik grev ilan eden Kamu Çalışanları Konfederasyonundan (ADEDY) yapılan açıklamada da tasarıyla yıllarca sözleşmeli çalışan öğretmenlerin tecrübelerinin hiçe sayıldığı savunuldu. Açıklamada, atanacak öğretmen sayısı az bulunarak eleştirildi.

Yunanistan Eğitim ve Din İşleri Bakanlığının meclise getirdiği yasa tasarısına göre, gelecek 3 yılda 15 bin öğretmen atanacak. Ancak, bu atamalar için gerekli kriterler zorlaştırılıyor.

Yasa tasarısında, öğretmenlerin tecrübe ve çalıştıkları yılların atama puanlarındaki etkisi azaltılırken, yüksek lisans ve doktora yapan öğretmen adaylarının puanlarında yüksek artış öngörülüyor.

Öğretmenlerin geçen hafta düzenledikleri gösteriler de olaylı geçmişti.

Ayrıca, cumartesi gecesi devlet televizyonu ERT'nin canlı yayınını basan bir grup gösterici, pankart asarak yayının bir süre durdurulmasına neden olmuştu.

Yunanistan Başbakanı Çipras güven tazeledi

ATİNA (AA) – Yunanistan'da Başbakan Aleksis Çipras liderliğindeki hükümet güvenoyu aldı.

Koalisyon ortağının ayrılmasının ardından SYRIZA'nın güvenoyu talebi Mecliste görüşüldü.

Toplam 300 sandalyeli Mecliste, asgari gereken 150'den bir fazla oyla güvenoyunu alan Çipras ve kabinesi güven tazeledi.

Oylamada 148 vekil "hayır" oyu kullanırken, bir milletvekili ise oylamaya katılmadı.

Çipras oylamada, 145 SYRIZA'lı vekilin yanı sıra ortaklıktan ayrıldığını açıklayan Bağımsız Yunanlar (ANEL) partisinden 4, bir bağımsız milletvekili ve merkez sağ Potami partisinden bir milletvekilinin desteğini aldı.

Yunanistan'da anayasaya göre, hükümetin güvenoyu alabilmesi için oylamaya katılan vekillerin salt çoğunluğunun onayını alması gerekiyor.

  • Çipras: "Risk aldım"

Kürsüden yaptığı konuşmada, güvenoyu talebinde bulunarak "tarihi öneme sahip" girişimleri tamamlamak amacıyla risk aldığını belirten Çipras, "Hükümetimin hala tamamlanmamış olan kritik konularda ilerlemesi gerektiğine inanıyorum. Vekillerin tam güvenini alarak Ekim 2019'a kadar ilerlemek için çoğunluğa ihtiyacımız var." ifadelerini kullandı.

Ana muhalefet Yeni Demokrasi Partisi lideri ise güvenoyunun, "4 yıldır ülkeyi harabeye çeviren hükümete" ve Makedonya ile yapılan "isim anlaşmasına" destek anlamına geleceğini söyleyerek vekillere "hayır" oyu kullanmaları çağrısında bulundu.

Hükümetten ayrılma kararı alan ve liderliğini yürüttüğü ANEL'de bölünme yaşayan Panos Kammenos da "Makedonya ibaresini teslim eden hiçbir hükümette yer almayacağız." ifadelerini kullandı.

Kammenos, partisinin kararını reddederek, hükümete destek veren milletvekillerine yönelik ise, "Koltuk için oylarını sattılar." suçlamasında bulundu.

Savunma Bakanlığı görevinden istifa eden ANEL Başkanı Kammenos, Makedonya ile gerçekleştirilen anlaşmayı gerekçe göstererek hükümetten ayrılmış, bunun üzerine Çipras güvenoyu çağrısında bulunmuştu.

Görev süresinin dolacağı Ekim 2019'a kadar hükümeti yönetme hakkı kazanan Çipras'ın önünde en önemli konu Makedonya ile "isim sorununu" çözmeye yönelik Prespa Anlaşması olarak görülüyor.

Çipras, anlaşma kapsamında Makedonya meclisi tarafından onaylanan anayasa değişikliklerinin ardından Yunan meclisinin de anlaşmayı onaylaması gerekiyor.

Komşu ülkenin ismini "Kuzey Makedonya" olarak değiştiren değişikliklerin ardından, Yunanistan'ın Avrupa Birliği ve NATO üyeliklerine yönelik vetosunu kaldırması bekleniyor.

  • Koalisyonu yıkan Makedonya ile anlaşma

Başta Türkiye olmak üzere birçok devlet, Makedonya'yı anayasal adı olan "Makedonya Cumhuriyeti" ismiyle tanısa da Yunanistan, kendi sınırları içinde "Makedonya" isimli bir bölge bulunduğu gerekçesiyle ülkenin isminin değiştirilmesini talep ediyordu.

Makedonya, bağımsızlığını ilan ettiği 1991'den bu yana güney komşusu Yunanistan ile devam eden isim sorunu nedeniyle AB ve NATO'ya üye olamıyor.

Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras ile Makedonya Başbakanı Zoran Zaev, 12 Haziran 2018'de ülkelerinde düzenledikleri basın toplantılarındaki görüşmeler neticesinde, "Kuzey Makedonya Cumhuriyeti" adı üzerinde anlaştıklarını açıklamış, iki ülke hükümet temsilcilerin katılımıyla 17 Haziran 2018'de imzalar atılmıştı.

Makedonya ve Yunanistan'ın, vardıkları anlaşmada yer alan yükümlülüklerini tamamen yerine getirmelerinin ardından Makedonya'nın "Kuzey Makedonya Cumhuriyeti" ismi ile resmi olarak NATO'nun 30. üyesi olması bekleniyor.

Yunanistan Başbakanı Çipras güven tazeledi

ATİNA (AA) – Yunanistan'da Başbakan Aleksis Çipras liderliğindeki hükümet güvenoyu aldı.

Koalisyon ortağının ayrılmasının ardından SYRIZA'nın güvenoyu talebi Mecliste görüşüldü.

Mecliste bulunan, 299 milletvekilinin 151'inin oyunu alan Çipras ve kabinesi güven tazeledi. 148 milletvekili ise hayır oyu kullandı.

Çipras oylamada, 145 SYRIZA'lı vekilin yanı sıra ortaklıktan ayrıldığını açıklayan Bağımsız Yunanlar (ANEL) partisinden 4, bir bağımsız milletvekili ve merkez sağ Potami partisinden bir milletvekilinin desteğini aldı.

Savunma Bakanlığı görevinden istifa eden ANEL Başkanı Panos Kammenos, Makedonya ile gerçekleştirilen anlaşmayı gerekçe göstererek hükümetten ayrılmış, bunun üzerine Çipras güvenoyu çağrısında bulunmuştu.

ANALİZ – Yunanistan'ın “sorumsuz siyasetçisi” istifasıyla siyasi varlığını kurtarmak istiyor

ATİNA (AA) – Yunanistan'da hükümetle yollarını ayırarak istifa eden eski Savunma Bakanı Panos Kammenos, görevi süresince özellikle Türkiye ile ilişkilerin gerilmesine yol açan açıklamaları ve yarattığı sansasyonlarla dikkat çekti.

Siyasi yelpazede neredeyse tam karşısında bulunan sol ittifak SYRIZA'nın lideri Başbakan Aleksis Çipras ile 2015'ten bu yana ortaklık eden Kammenos, yaklaşık 4 yıl boyunca Savunma Bakanı olarak görev

Görev süresi boyunca, takındığı kışkırtıcı ve milliyetçi tutumuyla eski partisi Yeni Demokrasi (ND) dahil birçok kesimden tepki toplayan Kammenos, zor günler geçiren partisi Bağımsız Yunanlar (ANEL) ve kendi siyasi kariyerini bu istifayla kurtarmaya çalışıyor.

Kammenos, koltuğunu Genelkurmay Başkanı Evangelos Apostolakis'e devretmeden önce, istifasının hemen ardından Kardak kayalıkları civarında uçarak 1996'da bölgede düşen bir helikopterde hayatını kaybeden Yunan askerlerini anmak için çelenk attı.

Üzerinden 23 sene geçen Kardak krizini, bakanlığı döneminde her yıl benzer şekillerde gündeme getiren Kammenos'un bu yılki merasimini ise 31 Ocak olan askerlerin ölüm yıl dönümünden önce adeta "giderayak" yapmak zorunda kalması, Yunan medyasında "şov yaptığı" yorumlarına yol sebep oldu.

Kammenos, özellikle Ege'nin iki yakasındaki ilişkilerin, Yunanistan'a kaçan darbeci askerler ve Edirne'de sınırda yakalanarak tutuklanan iki Yunan askeri nedeniyle geçtiği zor dönemlerde yaptığı kışkırtıcı açıklamalarla ilişkilerin daha da gerilmesine yol açtı.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun, Kardak krizinin gündeme yeniden taşındığı 2017 başında Kammenos'a ilişkin, "Efendim işte aslında iyi bir çocuk idare edelim. İyi de nereye kadar idare edeceğiz. Almışsınız koalisyona mecbur kalmışsınız, sen idare et de benim de bir sabrım ve sabrımın sınırı var. Sonsuz sabrım yok ki. Olgunluk gösteriyoruz. Bazı şeyleri, esasen hükümetin de bu 'şımarık çocuk' olan bakandan rahatsızlığını biliyoruz." ifadelerini kullandı.

  • Çipras'ı da zor durumda bıraktı

Çavuşoğlu'nun bu açıklaması, hem Türkiye'de hem de Yunan hükümeti içerisinde Kammenos'a karşı bakışın da bir özetiydi.

Özellikle iki Yunan askerinin Türkiye'de yargılandığı dönemde Yunan basınına göre Çipras, Kammenos'u "ölçülü" hareket etmesi konusunda uyarmış, buna rağmen Kammenos, "Eğer sıkıyorsa bir milimetre dahi (Yunan toprağını) ihlal etsinler, biz Yunanlar onları ezeceğiz." açıklamasında bulunmuştu.

Sıklıkla Ege Denizi'nde "sıcak olay" uyarısında bulunan Kammenos'un "Yunan ordusu bir saatte Ankara'ya girer" şeklinde açıklamaları ise pek çok siyasi tarafından "yangına körükle gidiyor" ve "o makamı hak etmiyor" şeklinde tepkilere neden olmuştu.

Başbakan Çipras'ın başını ağrıtan diğer mesele ise Kammenos'un, Prespa Anlaşması'nın mimarlarından eski Dışişleri Bakanı Nikos Kocias'ın istifasıyla sonuçlanan tartışması oldu.

Yunan basınına göre, karşılıklı suçlamalar ile yaşanan tartışma sonucu Kocias istifa ederken, Çipras'ın kendi partisinden bir bakana rağmen Kammenos ile iş birliğini tercih ettiği yorumları yapıldı.

Ancak Kammenos'un Çipras ile fikir ayrılığına yol açarak koalisyon hükümetinde ayrılığı getiren konu Makedonya ile gerçekleştirilen "isim anlaşması" oldu.

Komşu ülkenin isminin "Kuzey Makedonya" olarak değiştirilmesi kararlaştırılan anlaşmaya, "Makedonya" ibaresinin isimde yer almasının "kabul edilemez" olduğunu vurgulayarak karşı çıkan Kammenos, anlaşma kapsamında Makedon meclisinde anayasal değişikliklerin onaylanmasının ardından hükümetten ayrıldığını açıkladı.

  • Kammenos'un baraj endişesi

"Popülist, tepkisel ve milliyetçi" politikalarıyla örtüşen Kammenos'un bu hamlesi ise siyaset yorumcuları tarafından, anketlerde yüzde 3'lük seçim barajının altında görünen partisini, "Neonazi" Altın Şafak partisinin de dahil olduğu Yunan sağının oylarına talip olarak kurtarma çabası olarak yorumlandı.

"Milli konularda tepkisel politikalarla ülkenin uluslararası konumunu tehlikeye attığı" şeklinde eleştirilere maruz kalan Kammenos, pek çok konudaki sivri açıklamalarıyla görevi boyunca gündeme geldi.

Siyasi olarak zıt kesimlerden gelen iki liderin "ülkeyi memorandumlardan ve kemer sıkma politikalarından kurtarmak" için gerçekleştirdikleri "pragmatist" ortaklıkları sona ererken, Kammenos'un siyasi tarihin sayfalarında mı kalacağı, yoksa 2019'da gerçekleşecek seçimlerle kendisine yeni bir sayfa mı açacağını zaman ve seçmenler belirleyecek.

Yunanistan'da Türkiye'ye ilişkin açıklamalarıyla gündem yaratan ilk ve tek bakan Kammenos olmasa da istifasıyla iki ülke diplomatları daha az mesai yapacağa benziyor.

Ancak geçmişi on yıllara dayanan köklü sorunların çözümü için sadece tahrik edici açıklamaların sona ermesi değil, iradeli ve güven verici adımların atılması gerekiyor.

Çipras'tan meclise güvenoyu çağrısı

ATİNA (AA) – Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras, koalisyonun çökmesinin ardından hükümette kalmak için meclisten güvenoyu istedi.

Çipras, mecliste bugün başlayan güvenoyu görüşmelerinde milletvekillerine seslendi.

Hükümetin görevine devam etmesi gerektiğini anlatan Çipras, "Önümüzde öncelikle tamamlamamız gereken Anayasa değişiklikleri var." diye konuştu.

Çipras, asgari ücrette artış, Ortodoks Kilisesi ile anlaşmanın tamamlanması gibi önemli girişimleri yerine getirmek istediklerini ifade ederek, "Parlamentodan, bu ülkeyi krizden ve memorandumlardan çıkaran bu hükümete güvenoyunu tazelemesini istiyorum." dedi.

Makedonya ile "isim sorununa" yönelik varılan ve hükümette ayrılığa yol açan Prespa Anlaşması'na değinen Çipras, hükümetten ayrılan Bağımsız Yunanlar (ANEL) partisinin Başkanı Panos Kammenos'un kararına saygı duyduğunu söyledi.

Çipras, anlaşma ile ülkesinin Balkanlar'da ve uluslararası toplumda gücünün artacağını belirterek, "Ben doğru olanı, milletime faydalı ve vatansever olanı yaptım." dedi.

  • "Kurgulanmış ayrılık"

Ana muhalefet Yeni Demokrasi (ND) lideri Kiriakis Miçotakis ise SYRIZA ve eski ortağı ANEL arasındaki ayrılığın iki partinin siyasi çıkarlarına uygun olarak kurgulanmış olduğunu ileri sürdü.

Miçotakis, hükümete güvenoyu vereceklerini açıklayan milletvekillerine seslenerek, "Kim hükümete güvenoyu verirse Prespa Anlaşması'na destek vermiş sayılır. Bu anlaşma büyük bir milli yenilgidir." ifadelerini kullandı.

Erken seçime gidilmesi gerektiğini ve hükümetin halk desteğinden yoksun olduğunu belirten Miçotakis, uzayacak bir belirsizliğin ekonomiyi olumsuz etkileyeceğini savundu.

  • Çipras'ın güvenoyunu alması bekleniyor

Çarşamba gecesi gerçekleşmesi planlanan oylamada Başbakan Çipras'ın liderliğindeki hükümetin, meclisten güvenoyu alması bekleniyor.

Toplam 300 sandalyeli mecliste 151 milletvekilinin desteğine ihtiyaç duyan Çipras'ın liderlik ettiği sol ittifak SYRIZA'nın 145 milletvekili bulunuyor.

Koalisyondan ayrılan ANEL'in 7 vekilinden 4'ü ise hükümete güvenoyunda destek vereceğini açıkladı. Turizm Bakanı Elena Koundura'nın da bulunduğu iki milletvekili ise partiden ihraç edildi.

Diğer yandan, biri bağımsız diğeri de Potami partisinden iki vekil daha "evet" oyu kullanacağını duyurdu.

Yunanistan'da Anayasa'ya göre, bir hükümetin güvenoyu alabilmesi için mecliste bulunan vekillerin salt çoğunluğunun oylarını alması gerekiyor.

  • Makedonya ile anlaşma koalisyonu dağıttı

ANEL Başkanı Kammenos, pazar günü, Makedonya ile "isim anlaşması" sebebiyle iş birliğine devam edemeyeceklerini belirterek, partisinin hükümetten ayrılacağını açıklamış ve Savunma Bakanlığı görevinden istifa etmişti.

Kammenos, Prespa Anlaşması'nın ülkenin çıkarlarına aykırı ve komşu ülkenin yeni isminde "Makedonya" ibaresinin geçmesinin "kabul edilemez" olduğunu savunuyor.

Yunanistan'dan Rusya'ya “Makedonya” cevabı

ATİNA (AA) – Yunanistan, Rusya'ya Makedonya ile "isim sorununa" ilişkin varılan Prespa anlaşmasına saygı duyması çağrısında bulundu.

Yunanistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Rusya'nın, Prespa anlaşmasına yönelik eleştirilerine yanıt verildi.

Anlaşmanın iki bağımsız ülke tarafından Birleşmiş Milletler (BM) himayesinde gerçekleştirildiğine işaret edilen açıklamada, anlaşmanın, Balkanlardaki barış ve istikrar katkı sağladığı belirtildi.

Açıklamada, "Uluslararası ortaklarımıza, iki ülke yönetiminin gerekli siyasi cesareti göstererek ulusal çıkarlarını koruyup zorlu bir konuda ulaştıkları çözüme ve anlaşmaya saygı duymaları çağrısında bulunuyoruz." ifadelerine yer verildi.

Rusya'nın, ülkeyi yeni ismi "Kuzey Makedonya" olarak tanıyacağından duyulan umuda işaret edilen açıklamada, Yunanistan'ın içişleri olan konularda benzer açıklamalardan kaçınması uyarısında bulunuldu.

Rusya Dışişleri Bakanlığı, açıklamasında, Prespa anlaşmasının dışarıdan empoze edildiği ve halkın iradesini yansıtmadığı belirtilmiş ve konunun BM Güvenlik Konseyi'ne taşınması gerektiği ifade edilmişti.

  • İsim sorunu

Başta Türkiye olmak üzere birçok devlet, Makedonya'yı anayasal adı olan "Makedonya Cumhuriyeti" ismiyle tanısa da Yunanistan, kendi sınırları içinde "Makedonya" isimli bir bölge bulunduğu gerekçesiyle ülkenin isminin değiştirilmesini talep ediyordu.

Makedonya, bağımsızlığını ilan ettiği 1991'den bu yana güney komşusu Yunanistan ile devam eden isim sorunu nedeniyle AB ve NATO'ya üye olamıyor.

Makedonya'nın uluslararası tanınırlığı, ülkenin Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'nda oy birliğiyle BM üyeliğine kabul edildiği 1993 yılının nisan ayında kesinlik kazanmış ancak güney komşusu Yunanistan'ın itirazıyla geçici referans olarak "Eski Yugoslavya Cumhuriyeti Makedonya (FYROM) adıyla üyeliğe kabul edilmişti.

Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras ile Makedonya Başbakanı Zoran Zaev, 12 Haziran 2018'de ülkelerinde düzenledikleri basın toplantılarındaki görüşmeler neticesinde, "Kuzey Makedonya Cumhuriyeti" adı üzerinde anlaştıklarını açıklamış, iki ülke hükümet temsilcilerinin katılımıyla 17 Haziran 2018 tarihinde, Prespa anlaşması imzalanmıştı.

Makedonya ve Yunanistan'ın, vardıkları anlaşmada yer alan yükümlülüklerini tamamen yerine getirmelerinin ardından Makedonya'nın "Kuzey Makedonya Cumhuriyeti" ismi ile resmi olarak NATO'nun 30. üyesi olması bekleniyor.

Yunanistan'da öğretmenlerden olaylı gösteri

ATİNA (AA) – Yunanistan'ın başkenti Atina'da, okul öğretmenlerinin düzenlediği protesto gösterisinde, bazı gruplar ile polis arasında arbede yaşandı.

Çeşitli sendikaların çağrısıyla kent merkezindeki Sintagma Meydanı'na yürüyen çoğunluğunu sözleşmeli öğretmenlerin oluşturduğu yaklaşık 2 bin gösterici, öğretmenlerin atanma kriterlerini değiştiren yasa tasarısını protesto etti.

"İşsizlik diploması" yazılı bir pankartı yakan göstericiler, daha sonra yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı meclis binasının merdivenlerinden çıkmak istedi.

Polis engeliyle karşılaşan göstericiler ile çevik kuvvet ekipleri arasında arbede yaşandı.

Polis, kendisine sopalarla saldıran göstericilere göz yaşartıcı gaz ile müdahalede bulundu.

Yunan medyasında yer alan haberlerde ise arbedede bazı göstericilerin hafif şekilde yaralandığı ifade edildi.

Bugün mecliste görüşülen yasa tasarısına göre, okul öğretmenlerinin işe alım ve atanmalarına ilişkin kriterler değiştiriliyor.

Yunanistan Eğitim ve Din İşleri Bakanlığının getirdiği yasa tasarısına göre gelecek 3 yılda 15 bin öğretmen atanacakken bu atamalar için gerekli kriterler zorlaştırılıyor. Yasa tasarısına göre, öğretmenlerin tecrübe ve çalıştıkları yılların atama puanlarındaki etkisi azaltılırken yüksek lisans ve doktora yapan öğretmen adaylarının puanlarında artış öngörülüyor.

Eğitim sendikaları ise daha fazla öğretmen ataması yapılmasını talep ediyor

Öğretmenlerin geçen hafta düzenledikleri gösteri de olaylı geçmişti.

Ayrıca, cumartesi gecesi devlet televizyonu ERT'nin canlı yayının basan bir grup gösterici, pankart asarak yayının bir süre durdurulmasına yol açmıştı.