Categories
Politika

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu: “Kamuda engelli istihdamı ülke tarihinin en yüksek seviyesinde”

ANKARA (AA) – İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, devletin artık daha sosyal daha insancıl bir devlet olduğunu belirterek, "Bugün kamuda engelli istihdamı, ülke tarihinin en yüksek seviyesindedir." dedi.

Soylu, Gölbaşı Vilayetler Evi'nde, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü dolayısıyla Emniyet Teşkilatı mensuplarının engelli çocukları ve aileleriyle yemekte bir araya geldi.

Masaları tek tek dolaşan Soylu, sohbet ettiği ailelerle fotoğraf çektirdi.

Engelliler tarafından çeşitli gösterilerin düzenlendiği etkinlikte, 6 yaşında elektrik akımına kapılıp kollarını kaybeden milli yüzücü ve ressam Yusuf Akgün, ağzıyla çizdiği portre resmi Bakan Soylu'ya hediye etti.

Bakan Soylu, programda yaptığı konuşmada, engelli bireylerle ilgili hayatı kolaylaştırıcı adımları bir sorumluluk olarak gören,
gündelik hayatın her alanını planlarken bu konudaki gerekli düzenlemeleri yapan ve hayatı herkes için eşit şekilde yaşanılabilir kılmaya çalışan bir anlayışa sahip olduklarını söyledi.

Çalışma ve sosyal hayatta, sokakta, okulda, her yerde ve her yaşta,
insana ait tüm ihtiyaçların karşılanabileceği bir halin
tesis edilmesine ve aileler üzerinden bu işin
maddi yükünü almaya çalıştıklarını aktaran Soylu, bu bakışın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yönlendirmesiyle, devletin insana bakışının değişmesinin neticesi olduğuna işaret etti.

Bugünün devletinin artık daha sosyal daha insancıl bir devlet olduğunu vurgulayan Soylu, şöyle devam etti:

"Bugün kamuda engelli istihdamı,
ülke tarihinin en yüksek seviyesindedir. Devlet Personel Başkanlığı verilerine göre
2002 yılında kamuda 5 bin 777 engelli memur istihdam edilirken,
2019 yılında bu sayı yaklaşık olarak 10 katına çıkmış ve
55 bin 196'ya yükselmiştir. Bunun gibi daha pek çok adımla,
projeler üreterek, mevzuat düzenlemeleri yaparak, yasalar çıkararak, hayatı tüm vatandaşlarımız için daha kolay,
daha üstesinden gelinebilir bir hale getirmeye gayret ediyoruz."

– "Bu yıl 7 ayda 515 bin engelli evde bakım yardımından faydalandı"

Bakan Soylu, özellikle erişilebilirlik ve ulaşılabilirlik odaklı projeler ürettiklerini, günlük hayatın her türden engelli için daha "engelsiz" hale getirilmesi için çalıştıklarını aktardı.

Bu yıl yedi ayda 515 bin engellinin evde bakım yardımından faydalandığını belirten Soylu, engellilerin refakatçileriyle beraber şehir içi toplu taşıma, şehirler arası demir yolları ve deniz yollarında
ücretsiz seyahat edebildiğini hatırlattı.

Geçen öğretim yılında
106 bin engelli öğrencinin, ücretsiz taşıma hizmetinden yararlandığını anımsatan Soylu, şunları kaydetti:

"Evlerinden okullarına ücretsiz taşıdığımız
engelli öğrencilerimiz de özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde yine ücretsiz olarak öğrenim görüyorlar. Eğitim alan öğrenci sayımız da 2002'de 53 bindi, bugün 398 bin 815 seviyesindedir. Bunlar gibi daha pek çok adım atıldı. Bunların hepsi, sadece maddi imkanlarımızın gelişmesinden değil,
bu ülkenin, kendi özündeki kodlara dönebilmesinin neticesidir. Ülkeyi, millet vicdanının yönetmesinin neticesidir. Buradaki anne babalar, evlatlarına nasıl bakıyorsa,
aynı duygularla meseleye bakan vatan evlatlarının yönetimde olmasının neticesidir. Elbette sıkıntılarımız vardır, olacaktır. Ancak bize düşen, bunları en aza indirmektir. Bu konuda samimi bir gayreti ortaya koymak ve bunu devam ettirmektir. Bugünkü yönetim anlayışımızın temelinde, hiçbir vatandaşımızın hiçbir konuda kendisini yalnız hissetmemesi vardır. Bunu da sağlayan kalp merkezli, vicdan merkezli yönetim anlayışımızdır."

Bakan Soylu, konuşmasının sonunda "Suya Gider Allı Gelin" türküsünü seslendiren Simge Yücel'e eşlik etti.

Categories
Kültür Sanat

Gastronomi kenti Hatay'da yöresel yemekler yarıştı

HATAY (AA) – UNESCO tarafından gastronomi alanında "Yaratıcı Şehirler Ağı"na dahil edilen Hatay'da yöresel yemek yarışması düzenlendi.

Hatay Profesyonel Aşçılar ve Şefler Derneği tarafından Antakya'da bir alışveriş merkezinde düzenlenen yemek yarışmasına 3'ü erkek 45 yarışmacı katıldı.

Oruk, köfte, öcce, şıhıl mahşi, tepsi oruğu, aşur ve kabak borani gibi önceden hazırlanmış yüzlerce yöresel çeşidi 15 dakika içinde jüriye sunan yarışmacılar, gerek lezzette gerekse sunumda hünerlerini sergiledi.

Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği yarışmada, aşçılık okulu öğrencileri de yer aldı.

Hatay Profesyonel Aşçılar ve Şefler Derneği Başkanı Celil Erkan, etkinlikte yaptığı konuşmada, Hatay'da 6'ncı gastronomi etkinlikleri kapsamında düzenledikleri yarışmaya ev hanımları, lise ve üniversite öğrencilerinin yoğun ilgi gösterdiğini söyledi.

Yarışmada lezzet ve sunuma göre puan verildiğini belirten Erkan, "Bu yarışmanın amacı, gastronomi şehri Hatay'ın yurt içi ve yurt dışında tanıtımlarına destek olmaktır. İlerleyen tarihlerde yapacağımız gastronomi festivaline hazırlık olarak da bu tür yarışmaları artırarak devam ettireceğiz." dedi.

Yarışmada şıhıl mahşi yemeğini yaptığını belirten Şehit Ahmet Benli Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencisi Raife Nur ise aşçılık alanında kendini geliştirmek için bu yarışmaya katıldığını söyledi.

Yemek yapmanın kendisi için bir hobi olduğunu kaydeden Ali Köroğlu da yarışmaya katılmasındaki asıl amacın kentin tanıtımına katkı sağlamak olduğunu ifade etti.

Yarışma sonunda dereceye girenler, para ve küçük ev aletleriyle ödüllendirildi.

Categories
Politika

Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD'de

NEW YORK (AA) – Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Müslüman toplumunun temsilcileriyle yemekte bir araya geldi.

Birleşmiş Milletler 74'üncü Genel Kurul görüşmeleri için ABD'nin New York kentinde bulunan Erdoğan, ABD Müslüman toplumunun temsilcileriyle Hilton Midtown Otel'de düzenlenen yemekte buluştu.

Basına kapalı yemeğe Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, İletişim Başkanı Fahrettin Altun ve Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın da katıldı.

Categories
Kültür Sanat

“Michelin Yıldızlı” şefler Harranlı kadınlara eğitim verecek

ŞANLIURFA (AA) – RAUF MALTAŞ – Dünyaca ünlü “Michelin Yıldızlı ” şefler, Harran Gastronomi Merkezi'nde Şanlıurfalı kadınlara eğitim verecek.

Konik kubbeli evleriyle adı özdeşleşen UNESCO'nun Dünya Miras Geçici Listesi adayları arasındaki Harran'da Gastronomi Merkezi hizmete girdi.

Harran Kaymakamlığının öncülüğünde GAP Bölge Kalkınma İdaresi finansmanıyla faaliyete geçen merkezde, bölgeye ait asırlık yemekleri yapan Harranlı kadınlara, dünyaca ünlü “Michelin Yıldızlı ” şeflerin belirli bir program kapsamında eğitim vermesi kararlaştırıldı.

Merkezdeki maddi durumu iyi olmayan Harranlı kadınlar tarafından yapılan Şanlıurfa'nın eşsiz lezzetteki yemekleri, düzenlenecek program dahilinde daha geniş kitlelere tanıtılacak.

Bu kapsamda yaklaşık 20 yıldır dünyanın farklı kentlerinde gastronomi alanında organizasyonlar gerçekleştiren Gökmen Sözen öncülüğündeki aralarında yemek programı yapımcısı Mehmet Yalçınkaya'nın da bulunduğu şef, gastronomi yazarı ve blog yazarından oluşan 10 kişilik heyet, merkezde incelemeler yaptı.

Bölgeye özgü yöresel yemekleri Harranlı kadınlarla pişiren gastronomi sektörünün temsilcileri daha sonra yemekleri tattı.

Ramazan sonrası yapılması planlanan program çerçevesinde “Michelin Yıldızlı ” şeflerden uygulamalı ve teorik eğitim alacak olan Harranlı kadınlar, bölgeye gelen yerli ve yabancı turistler için kulak çorbasından çiğ köfteye, kebap çeşitlerinden çok sayıda tatlıya kadar hemen hepsini hazırlayarak kente gelen ziyaretçilere eşsiz ziyafetler sunacak.

  • “Katma değer sağlamayı hedefliyoruz “

Harran Kaymakamı Ömer Faruk Çelik, ilçenin dünyanın ilk yerleşim merkezlerinin başında geldiğini söyledi.

İlçede güzel ve özel tatların özenilerek insanların beğenisine sunulacağını anlatan Çelik, şöyle devam etti:

“Yeryüzünde ziraatın başladığı tohumun ilk ekildiği merkezlerin başında Harran gelmektedir. İlk tohumun ekilmesinden nihai tüketimin gerçekleştirildiği noktaya kadar olan gastronomi yolculuğunda yemeğin ve besinin en iyi şekilde araştırılıp insanlığın hizmetine sunulmasını amaçlıyoruz. Hedefimiz dezavantajlı grupta olan kadınlarımızın dünyanın en önemli Michelin Yıldızlı şefler tarafından eğitilerek bölgede Göbeklitepe ile artan turizm hareketliliğinde insanlarımızın daha iyi yemek hizmeti almasını sağlamaktır. Bölgemizin asırlık yemek kültürünün en iyi şekilde değerlendirilerek dünya mutfağına kazandırılıp ülke ve kent ekonomisine katma değer sunmasını sağlamak istiyoruz. ”

  • “Lezzetleri UNESCO tescilli “

Program koordinatörü Gökmen Sözen de yaklaşık 20 yıldır Türkiye'de ve yurt dışında uluslararası gastronomi etkinlikleri düzenlediğini söyledi.

Güneydoğu'nun gastronomi alanındaki zengin kültürünün daha iyi tanıtılmasını hedeflediklerini ifade eden Sözen, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu yıl Gaziantep, Şanlıurfa ve Diyarbakır bölgesinde dünyanın en önemli şeflerini gezdiriyoruz. Çünkü bu rotaya bizler çok önem veriyoruz. Bu yıl da Göbeklitepe ve Harran'a ayrı bir önem veriyoruz. Dünyada gastronomi alanında nam salmış 100'e yakın uluslararası gastronomi yazarını ve şefini buraya getireceğiz. Amacımız buranın yerel ürünlerini tatmaları ve tanımalarını sağlamaktır. Bu bölge zaten UNESCO tarafından da lezzetleriyle tescil edilen kentlerden oluşuyor. Hatay, Gaziantep, Şanlıurfa, Mardin ve Adıyaman çok önemli bir gastronomi rotasıdır: ”

  • “Yerele ve doğala büyük dönüş “

Yemek programı yapımcısı şef Mehmet Yalçınkaya ise ilçenin yemek kültüründe önemli bir tarihi geçmişe sahip olduğunu ifade etti.

Farklı kültürlerin bir arada yaşamasından doğan eşsiz bir kültür birikiminin izlerinin halen ilçede görülebildiğini aktaran Yalçınkaya, şunları söyledi:

“Buradaki mozaik yapı bizi inanılmaz heyecanlandırıyor. Dünyanın en iyi restoranları şu anda yerel ve doğal ürünlerle hayatlarına devam ediyor. İnsanlık artık yeniden yerele ve doğala büyük bir dönüş yaptı. Dolayısıyla buna uygun Türkiye'de en iyi yer de Mezopotamya coğrafyası yani Şanlıurfa, Gaziantep ve Mardin'dir. Bu hattı bizim artık daha iyi kullanmamız lazım. Bu bölge çok daha iyi bir gastronomi güzergahı olabilir, bizim bu fırsatı kaçırmamamız lazım. Buradaki ürünleri de iyi pazarlayarak ekonomiye katkı sağlamamız gerekiyor. ”

Program kapsamında “Michelin Yıldızlı ” şeflerin merkezde yemek pişirecek olmasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Yalçınkaya, “Biz az önce buraya özgü olan sade yağın yapılışını gördük. Mesela bu çok eski bir teknik. Bizim buradaki kadınlardan öğreneceğimiz şeyler var. Burada bulunan kadınlara bizim ürünü doğru kullanma ve yenilikler adına da onlara öğreteceğimiz şeyler var. Aslında karşılıklı kazan-kazan mantığıyla bir fikir alışverişi yapacağız, dolayısıyla ortaya iyi şeylerin çıkacağına inanıyorum. ” diye konuştu.

  • “Tohum ve tabak arasındaki köprüyü bu merkez kuracak “

Şanlıurfa Turizmi Geliştirme AŞ Genel Müdürü Mehmet Uncu da “Göbeklitepe Yılı ” dolayısıyla kentte yoğun bir turizm hareketliğinin yaşandığını bildirdi.

Kentteki tohumun lezzetinin tarladan tabağa varıncaya kadar en iyi şekilde değerlendirmesi gerektiğini belirten Uncu, şunları kaydetti:

“Harran tarımın ve ziraatın ilk başladığı yerdir. Tohum ve tabak arasındaki köprüyü ise bu merkez kuracak. Dünyanın yıldızı olan şefleri ilimizde ağırlayacağız. Bu merkez artık Güneydoğu Anadolu Bölgesi için dünya çapında gastronomi turlarının başlayacağı anlamına da geliyor. Bu merkez sayesinde bölge insanı da sosyal ve ekonomik olarak da güçlenecektir. Kentimizin tarım ve turizm ile gelişeceğine inancımız tamdır. Gastronomi ise bu iki ortak değer arasındaki en iyi köprüdür. “

Categories
Alaturka

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan yabancı konukları onuruna yemek

İSTANBUL (AA) – Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Büyük Çamlıca Camisi'nin açılışına katılmak için İstanbul'a gelen misafir devlet ve hükümet başkanları ile yabancı konukları onuruna akşam yemeği verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afganistan, Arnavutluk, Bosna Hersek, Filistin, Gine, Kırgızistan, Nijer, Nijerya, Pakistan, Senegal, Somali ve Tunus'tan üst düzey misafirlerini, Vahdettin Köşkü'nde ağırladı.

Resmi akşam yemeği, basına kapalı gerçekleşti.

Erdoğan, yemeğin ardından Arnavutluk Cumhurbaşkanı Ilir Meta, Gine Cumhurbaşkanı Alpha Conde, Senegal Cumhurbaşkanı Macky Sall, Filistin Başbakanı Muhammed İbrahim İştiyye, Afganistan İcra Heyeti Başkanı Dr. Abdullah Abdullah, Bosna Hersek Başkanlık Konseyi Üyesi Şefik Caferoviç ve Bosna Hersek Halklar Meclisi Başkanı Bakir İzetbegoviç ile görüştü.

Categories
Alaturka

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yabancı konukları onuruna yemek veriyor

İSTANBUL (AA) – Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Büyük Çamlıca Camisi'nin açılışına katılmak için İstanbul'a gelen misafir devlet ve hükümet başkanları ile yabancı konukları onuruna verdiği akşam yemeği başladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afganistan, Arnavutluk, Bosna Hersek, Filistin, Gine, Kırgızistan, Nijer, Nijerya, Pakistan, Senegal, Somali ve Tunus'tan üst düzey misafirlerini Vahdettin Köşkü'nde ağırlıyor.

Resmi akşam yemeği basına kapalı gerçekleştiriliyor.

Categories
Politika

1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü Yemeği

ANKARA (AA) – Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Kimi sendikaları makbul, kimi sendikaları öteki olarak gören kafa, 28 Şubat dönemi kafasıdır. ” dedi.

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü Yemeği'nde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının başında 1 Mayıs kutlamaları için Kahramanmaraş'tan Şanlıurfa'ya giden işçileri taşıyan midibüsün devrilmesi sonucu hayatını kaybeden işçilere Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar diledi. Erdoğan ve salondakiler hayatını kaybedenler için Fatiha okudu.

Erdoğan, 1 Mayıs tarihini, 2008'de resmen emek ve dayanışma günü olarak kabul ettiklerini, 2009'dan itibaren de resmi tatiller arasına aldıklarını hatırlatarak, “1923 İzmir İktisat Kongresi'nde kararı alınan, rahmetli Menderes'in ilk adımını attığı bu düzenlemeyi, 86 yıl sonra tam manasıyla hayata geçirmek bize nasip olmuştur. ” diye konuştu.

Böylece ülkede yıllarca tartışmaların, gerginliğin, itiş kakışın sembolü haline getirilmeye çalışılan bir tarihi, gerçek anlamda emek ve dayanışma gününe dönüştürdüklerini belirten Erdoğan, ülkemizdeki toplam işçi sayısının yüzde 1'ini bile temsil etmeyen kimi marjinal yapıların işçiler adına ahkam keserek huzuru bozmasının önüne geçtiklerini söyledi. Erdoğan, “Hayatları boyunca hep darbecilerin, cuntacıların, demokrasi ve halk düşmanlarının safında yer alanlar artık işçilerimizin arkasına sığınamıyor. ” ifadesini kullandı.

“Bizim işçilerimiz vatanına, milletine, değerlerine saygılı, bu uğurda tıpkı 15 Temmuz gecesi olduğu gibi canını vermekten kaçınmayan insanlardır. ” diyen Erdoğan, “Buna karşılık işçi ve emekçi kavramlarını kendilerine siper ederek milletimize karşı ideolojik savaş açanların hiçbirinin de ne alın teriyle ne emekle ne de hak ve hukuk müdafaasıyla ilgileri var. İşçimizin alın terini yıllarca kendi ideolojik kavgalarının istismar aracı olarak kullanmaya çalışan marjinal kesimlerin oyunlarını işçilerimizin yanında dimdik durarak bozduk. ” değerlendirmesinde bulundu.

Son 10 yıldır ülkedeki tüm işçi konfederasyonları, sendikalar ve diğer tüm işçilerle hep birlikte 1 Mayıs'ı anlamına uygun şekilde kutladıklarını belirten Erdoğan, “Hamdolsun eski dönemin kötü görüntülerini artık tamamen geride bıraktık. 1 Mayıs'ta görüyorsunuz artık kavga, gürültü, şu, bu neredeyse hiç yok. Eylemciliği profesyonel mesleği haline getirmiş bir kesim mutlaka ortalığı tabii ki gene karıştırmak isteyecektir ama artık milletimizin bunlara en küçük itibarı kalmamıştır. Biliyorsunuz İETT'de işçi olarak hayata başlamış ve Cumhurbaşkanlığı görevine kadar gelmiş bir kardeşinizim. Bu bakımdan 1 Mayıs'ı kendi özel günüm olarak da görüyorum. ” dedi.

  • “Kültürümüzde emeğin çok ayrı bir yeri var “

“Esasen bizim inancımız ve kültürümüzde emeğin çok ayrı bir yeri var. ” ifadesini kullanan Erdoğan, dünyanın en gelişmiş esnaf örgütlenmesinin Ahilik Teşkilatı olduğunu belirtti. Erdoğan, Batı'da emekçi konusunun ancak sanayi devrimi sonrasında yaşanan çok acı tecrübelerle gündeme geldiğini ifade ederek, “Bir başka ifadeyle dünyada emek ve dayanışma gününün geçmişi bir buçuk asrı ancak bulurken, bizde neredeyse bin yıllık bir birikim söz konusudur. İş olmazsa işveren olmaz ama aynı derecede önemli olarak işçi olmazsa da iş olmaz. ” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:

“İş, işveren ve işçi arasındaki bu birbirinin içine geçmiş ilişkiyi dikkate almayan yaklaşımlardan hayırlı bir netice çıkmaz. Biz üretim ile alın terini, sermaye ile emeği, kazanç ile hakkaniyeti birbirinden ayırmıyoruz. Kalkınmayı, toplumun tüm kesimlerinin refahının orantılı şekilde yükselişi olarak görüyoruz. Şayet ülkede bir kesim çok zenginleşirken diğer kesimler yerinde sayıyor veya fakirleşiyorsa orada adalet yok demektir. Adaletin olmadığı bir yerde de zulüm vardır. Zulüm ise bizim inancımızda küfre eşdeğerdir. Çünkü Rabbimiz, 'İnsanların eşyalarını, yani mal ve ücretlerini eksik vermeyin' buyuruyor. Peygamber Efendimiz de 'İşçiyi çalıştırıp hakkını ödemeyenlerin kıyamet günü hasmıyım' buyurarak bu konunun önemini ifade ediyor. ”

Yüreğinde zerre kadar iman olan, zerre kadar hak ve adalet duygusu taşıyan hiç kimsenin emek hırsızlığıyla zenginleşmeye tevessül edemeyeceğine inandığını dile getiren Erdoğan, kul hakkı konusunda hassasiyet göstermeyenlerin başka hiçbir konuda duyarlılık iddiasında bulunamayacağını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hak arayışını çatışma değil uzlaşma zemininde gören bir medeniyete mensubuz. Batı ile aramızdaki en büyük fark da işte budur. Sosyal barışı onlar çatışma üzerinden biz ise uzlaşma esasına dayalı olarak inşa etmeyi esas alırız. Biz de bu anlayışla tüm hayatımız boyunca her alanda olduğu gibi emek konusunda da adaletin tesisi için çalıştık, mücadele ettik. ” diye konuştu.

İşçilerin hak arama mücadelelerini değerlendirirken, hiçbir zaman onları üyesi oldukları sendikalar veya hangi dönemde işe başladıkları gibi kriterlerle değerlendirmediklerini ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:

“Alın teriyle kendisinin ve ailesinin nafakasını kazanmaya çalışan insanı bu tür yaklaşımlarla kategorize etmek en başta emeğe saygısızlıktır. 31 Mart seçimlerinin ardından kimi belediyelerde sendika üyelerine veya işe giriş tarihine bakılarak ayrımcılık yapıldığına, hatta insanlarımızın aşıyla işiyle oynandığına dair üzücü haberler alıyoruz. Üstelik bu tür ayrımcılıkları meşrulaştırmak için birçok yalana ve çarpıtmaya başvuruluyor.

Kimi sendikaları makbul, kimi sendikaları öteki olarak gören kafa 28 Şubat dönemi kafasıdır. Birileri bu kafayı yeniden hortlatmaya çalışıyor. Biz hiçbir sendikaya kendi arka bahçemiz olarak bakmadığımız gibi kimsenin de sendikaları arka bahçesi haline getirmeye çalışmasına da rıza göstermeyiz.

Maalesef ülkemizde TBMM önünde protesto için kendini yakmaya kalkan bir işçiye 'Git kendini sarayın önünde yak' diyecek kadar insanlıktan nasibini almamış bir muhalefet anlayışı var. Şimdi bu zihniyetin belediyelerdeki işçi kıyımına varan uygulamalarıyla karşı karşıyayız. Bir yerde kimin çalışıp kimin çalışmadığını en iyi oradaki emekçiler bilir. Gidersiniz onlara sorarsınız, çalışana hakkını verirsiniz, çalışmayana da yol verirsiniz. Böyle bir tasarrufa kimse de karşı çıkmaz ama evine ekmek götürmek dışında bir çabası olmayan insanları sırf siyasi veya ideolojik sebeplerle mağdur etmenin, ekmeğiyle oynamanın vebalinin altından da kimse kalkamaz. İnşallah bu tür yanlışlardan en kısa sürede dönülür. ”

(Sürecek)

Categories
Alaturka

Şırnak kırsalında “kaynaşma” etkinliği

ŞIRNAK (AA) – Terör örgütü PKK'ya yönelik operasyonlar sayesinde huzurun sağlandığı Şırnak'ta birlik, beraberlik ve kaynaşma etkinliği gerçekleştirildi.

Şırnak-Cizre kara yolunun İkizce köyü mevkisinde, Halomeri ailesinin bireyleri tarafından düzenlenen programda mevlit okundu, yemek yenildi, müzik eşliğinde halay çekildi.

Halomeri ailesinden Metin Yürek programda yaptığı konuşmada, 8 ay önce başlattıkları projeyi uygulamaya geçirmenin sevincini yaşadıklarını söyledi.

Yaklaşık 3 yıl önce Şırnak'ta PKK'lı teröristlerce yapılan saldırılar dolayısıyla büyük sıkıntılar yaşandığını vurgulayan Yürek, “Birlikte olmadığımız için Şırnak'ın yüzde 70'i yıkıldı. Bundan ders alarak, kötü günlerin yaşanmaması için böyle birlikteliklerin elzem olduğunu düşünüyoruz. ” dedi.

Yürek, küskünleri barıştıracaklarını, haksızlığa karşı beraber mücadele edeceklerini dile getirerek, “Bizim yaşadığımız sıkıntıları çocuklarımız yaşamayacak ve onlara birlik ve beraberlik örneği bırakacağız. ” ifadesini kullandı.

  • “Şehrimiz çok acı olaylar yaşadı “

Şırnak Belediye Başkan Vekili Ferit Batmaz da Halomeri ailesinin kentin en eski ailelerinden olduğunu söyledi.

Akrabalık bağının önemine işaret eden Batmaz, şunları kaydetti:

“Şehrimiz çok acı olaylar yaşadı. Bu yıkımlardan çok güçlü ayağa kalkabilmek için böyle birlikteliklerin olması gerektiğine inanıyoruz. Biz de bunun olması için bir adım attık. Diğer ailelerle de ilişkilerimizi güçlendirmek adına önce kendi ailemizden başladık. Biz burada örnek bir birlikteliğe attık. Bunun için çok mutluyuz. Terör saldırıları nedeniyle daha önce yapılamayan festival, düğün ve eğlenceler artık yapılıyor. Bu sayede insanların yüzü gülmeye başladı. “

Categories
Alaturka

İstanbul Havalimanı'nda otel konforunda yolcu salonu

İSTANBUL (AA) – İZZET TAŞKIRAN – Türk Hava Yolları (THY), İstanbul Havalimanı'ndaki CIP Lounge'da yerli ve yabancı yolcuları konforlu bir ortamda ağırlarken ikram çeşitliliğiyle de Türkiye'nin tanıtımına katkıda bulunuyor.

THY, 6 Nisan'daki büyük taşınmanın ardından İstanbul Havalimanı'ndaki “CIP Lounge ” olarak ifade edilen özel salonda yolcularını ağırlamaya başladı.

Dünyanın 124 ülkesinde 308 noktaya uçan milli hava yolu şirketi, toplam 9 bin 580 metrekarelik iki ayrı bölümden oluşan “CIP Lounge “da yolcularına Türk misafirperverliğiyle ve beş yıldızlı otel konforunda hizmet veriyor.

Özellikle kıtalar arası seyahat eden transit yolcuların dinlenmeleri ve verimli vakit geçirmeleri için birçok alternatifin bulunduğu, bin 440 kişi kapasiteli salonda 24 suit ve duş odası, 56 tuvalet ile 6 toplantı salonu yer alıyor.

Sinema, kütüphane, müze, interaktif oyunlu ve uçak maketli çocuk alanı, mini golf sahası ve geleneksel çay bahçesinin bulunduğu özel salon, çeşitlenen yemek ve ikram konseptiyle de dikkati çekiyor.

Ege mutfağından Uzak Doğu'ya kadar geniş yelpazede sunulan ikramlar arasında geleneksel Anadolu mutfağının tencere yemekleri yerli ve yabancı yolculardan yoğun ilgi görüyor.

THY CIP Şefi Burcu Şahin Yılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 9 bin 580 metrekareden oluşan özel yolcu salonunun Atatürk Havalimanı'ndan çok daha geniş bir alanda hizmet verdiğini söyledi.

İstanbul Havalimanı'ndaki CIP salonlarının iki ayrı bölümden oluştuğunu ifade eden Yılmaz, “Salonlardan birini, business sınıfında seyahat eden yolcularımız kullanırken, diğer salondan elit, elit pluss ve gold kartlı yolcularımızla Star Alliance üyesi hava yolu şirketiyle uçan misafirlerimiz yararlanabiliyor. Aynı zamanda şirket anlaşmalı 'corporate' kartlı yolcularımız da 'Miles&Smiles' dediğimiz bölüme girebiliyor. ” diye konuştu.

  • Tencere yemekleri ilgi görüyor

Yılmaz, Atatürk Havalimanı'nda yolcuların beğenisini kazanan pide, mantı ve simide ek olarak yeni salondaki ikramlarda bazı yenilikler yapıldığını ifade etti.

Tencere yemeklerinin çok büyük ilgi gördüğünü dile getiren Yılmaz, “Patlıcan musakka, kuru fasulye, pilav, otlu gözleme, kumru ve Ege mutfağına ait yemekler İstanbul Havalimanı'ndaki ikramlara ilave oldu. Günde dört bin köfte, 250 kilogram Türk tatlısı ve 2 bin simit yolcularımıza ikram ediliyor. Yerli ve yabancı misafirlerimizin en çok tercih ettiği mantı günlük olarak 150 kilogram, salonda yeni servis edilmeye başlanan kumru ise günde 750 adet tüketiliyor. ” dedi.

Yılmaz, salondaki suit oda sayılarında artış yaşandığını, diğer bölümlerde ise kısa süreli dinlenmesi için uzanma koltukların yolcuların hizmetine sunulduğunu sözlerine ekledi.

Categories
Kültür Sanat

2. Gastro Afyon 2019 Lezzet Festivali’ne doğru

AFYONKARAHİSAR – Türkiye Aşçılar Federasyonu, Afyonkarahisar Valiliği ve Afyonkarahisar Profesyonel Aşçılar Derneğince düzenlenen “2. Gastro Afyon 2019 Lezzet Festivali ” 26-27 Nisan'da gerçekleştirilecek.

Bu yıl ikincisi düzenlenen Gastro Afyon Lezzet Festivali'nin tanıtımı, Afyonkarahisar Valisi Mustafa Tutulmaz ve Türkiye Türkiye Aşçılar Federasyonu Başkanı Zeki Açıköz'ün katılımıyla Veysel Eroğlu Spor Salonu'nda toplantı yapıldı.

Vali Mustafa Tutulmaz, toplantıda yaptığı konuşmada, turizmin artık çok çeşitli hale geldiğini söyledi. Güneş ve deniz turizminin tıkandığı bu dönemlerde alternatif alanlarda da turizmin gelişmesi gerektiğini ifade eden Tutulmaz, şunları kaydetti:

“İşte bu noktada Afyonkarahisar devreye giriyor. İlimiz alternatif turizm açısından oldukça önemli. Termal alanda yatak kapasitesinde ilk sıradayız. Sporda son yıllarda önemli gelişmeler yaşıyoruz. Kamp ve yarışmalar önemimizi arttırdı. Biz Afyonkarahisar'ı tanımlarken lezzetin merkezi olduğunu söylüyoruz. İşte bizim bu lezzetleri tanıtmamız gerekiyor. Tanıtım yaparken de ilk önceliğimiz marka değerimizi artırıp, marka kent olma yolunda hızla ilerlemektir. Her türlü etkinliğin ilimize mutlaka bir katkısı var. 2. Gastro Afyon Lezzet Festivali ile ilimize gelecek şefler, yapılacak etkinliklerin sosyal medya ve basında yer almasını, ilimizin gündemde kalmasını sağlayacaktır. ”

Afyonkarahisar'ı her platformda tanıtmak için çalıştıklarını ifade eden Tutulmaz, Gastro Lezzet Festivali'nin de bunlardan biri olduğunu dile getirdi.

Tutulmaz, festivali mütevazı bütçelerle yaptıklarını vurgulayarak “Afyonkarahisarlı esnaf ve üreticimizin de 26 Nisan'da başlayacak bu festivale destek olmasını bekliyoruz. Bizler öncülük etsek de halkın desteği ile bu tür etkinliklerden daha fazla verim elde edileceğini düşünüyorum. Festival halka ne kadar mal edilirse bu tür festivaller devam edecektir. Kamu eliyle yapılan işler desteklenmedikçe verim almak zor oluyor. Tüm Afyonluların bu tür etkinliklere sahip çıkması gerektiğini düşünüyorum. Ben organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. ” diye konuştu.

– “Festivale, 40’a yakın uluslararası şef katılacak ”

Türkiye Aşçılar Federasyonu Başkanı Açıköz de 2. Gastro Afyon Lezzet Festivali’nin 26-27 Nisan'da yapılacağını belirtti.

Afyonkarahisar’ın bu festivale sahip çıkmasının çok önemli olduğunu aktaran Açıköz, “Bizler elimizden gelen desteği veriyoruz ancak festivalin geleceği için halkın sahip çıkması önem taşıyor. Festivale 40’a yakın uluslararası şef ve birçok ülkenin Ankara büyükelçileri katılacak. ” ifadelerini kullandı.

Toplantıya katılan Belediye Başkanı Mehmet Zeybek de festival ile Afyonkarahisar yöresel lezzetlerinin tanıtılıyor olmasının çok önemli olduğunu vurguladı.

Mehmet Zeybek, festivalin kalıcı olması ve gelecek nesillere aktarılması için her türlü desteği vermeye hazır olduklarını ifade etti.

İki gün sürecek etkinlik boyunca yerel ürünlerin kullanıldığı yemek yarışmaları ve çeşitli etkinlikler yer alacak.