Kişiye özel müzik ile “çınlama terapisi”

KONYA (AA) – ENGİN ÖZEKİNCİ – İstanbul'da, Yıldız Teknik Üniversitesi Teknopark bölgesinde bir Ar-Ge şirketi, kulakta çınlama terapisinde kullanılan yazılım hazırladı.

Şirket bünyesinde yer alan doktor, mühendis ve akademisyenlerle geliştirilen bilgisayar yazılımı, kulak burun boğaz hekimi ve odyoloji uzmanı hekimin muayenesinde tespit ettiği çınlama frekansına uygun gürültü oluşturuyor.

Hastanın isteğine göre seçilen müzik dosyasına entegre edilen özel ses sinyallerinin, çınlama sorununda olumlu netice verdiği belirtiliyor.

Firmanın genel müdürü ve Yıldız Teknik Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Serkan Kurt, AA muhabirine yaptığı açıklamada, geliştirdikleri yazılımın kulak çınlaması tedavisinde başarı oranının çok yüksek olduğunu söyledi.

"Müzikal terapi" adı verilen tedavi yönteminin Avrupa Birliği Ufuk 2020 projesi çerçevesinde de destek aldığını aktaran Kurt, şöyle devam etti:

"Bu projenin en önemli özelliği, kişiye özel ses oluşturuyor. Kişinin istediği müziğin içine bunu gömüyoruz ve günün belli saatlerinde dinliyor. Ne kadar uzun süre dinlerse başarı oranı o kadar artıyor. Öncelikle hastanın kulak çınlama frekansını ölçüyoruz. KBB uzmanı veya odyoloji uzmanı hastanın işitme profilini çıkartıyor. Çınlama frekansı ölçülüyor. Geliştirdiğimiz yazılımla çınlama frekansına uygun olarak gürültü oluşturuyoruz. Bunu da bir müzik dosyasının içine gömüyoruz. Yani hastanın tercih ettiği bir şarkıyla bu tedaviyi uygulayabiliyoruz. Günün belli dönemlerinde dinleyerek hastanın tedavisini gerçekleştirmiş oluyoruz."

  • "İstanbul ve Ankara'da hastanelerde testleri yapılıyor"

Kurt, projenin Avrupa Birliği'nde de dikkati çektiğini anlatarak, şunları kaydetti:

"TÜBİTAK başarı ödülü kazanmış bir proje. Dünya genelinde ciddi bir ciro beklentimiz de var çünkü Avrupa Birliği'ndeki uzmanlarla bu konu görüşüldü. Etkin başarı oranı rakiplerine göre çok daha iyi. Etik kurul raporları alındı. Üç merkezde de bu sistem test ediliyor. İstanbul ve Ankara'da hastanelerde testleri yapılıyor. Avrupa Birliği, projemizi kabul etti. Finansal destek sağlıyor. Bu yeni bir yöntem, yakında piyasaya çıkacak. Dünya genelinde uygulanabilecek bir proje. Çınlama toplumda çok sık görülen bir rahatsızlık ayrıca sosyal yaşamı olumsuz yönde etkiliyor. Şu ana kadar yaklaşık 24 hasta üzerinde denedik ve çok güzel başarı elde ettik. İnşallah bu konuyu daha da iyi konumlara taşıyacağız. Şu an itibarıyla bu sistem beklediğimizin üzerinde sonuçlar veriyor."

Tarım ve Orman Bakanlığı milli bilgi sistemine geçiyor

ANKARA (AA – MUSTAFA ÇALKAYA – Tarım ve Orman Bakanlığı, çalışanlarının özlük hakları işlemlerinin yürütüleceği yerli ve milli personel bilgi sistemine geçiyor.

AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, Tarım ve Orman Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü ile Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığında görevli bir yazılım ekibi tarafından tamamen öz kaynaklarla "Personel Bilgi ve Yönetim Sistemi" yazılımı geliştirildi.

Yeni sistemle, bakanlık merkez ve taşra teşkilatında görev yapan yaklaşık 152 bin personelin özlük bilgileri, atama, yer değiştirme, kadro, terfi, emeklilik, disiplin, izin, mal bildirimi gibi iş ve işlemleri yapılabilecek. Uygulama sayesinde bakanlığın en önemli ihtiyaçlarından biri olan personelin kendilerine ait özlük bilgilerini takip edebilecekleri ve taleplerini iletecekleri bir ortam oluşturulacak.

Uygulamanın 1. fazı olan memur takip bölümü Şubat 2019'da kullanımına açılacak, 2. fazında yazılım geliştirmeleri ise yapılacak.

Dışarıdan alındığında yaklaşık 15 milyon lira harcama gerektiren yazılımın bakanlık personelince geliştirilmesiyle bu tutarda da tasarruf sağlanmış oldu.

Milli yazılımdan ilk mesaj: “Merhaba tarihi an”

ANKARA (AA) – GÖKSEL YILDIRIM – Askeri platformlar ve komuta merkezleri arasındaki taktik bilginin güvenli şekilde taşınması amacıyla yürütülen çalışmalarda önemli bir başarıya imza atıldı. MilSOFT tarafından yerli ve milli taktik veri linki yazılımı geliştirildi.

Sistem entegrasyonu ve yazılım geliştirme alanlarında faaliyet göstermek üzere kurulan MilSOFT, 20 yıldır özellikle savunma sanayisine özgün çözümler sunuyor.

Bugüne kadar 231 milyon dolarlık sözleşmeye imza atan şirket, yurt içinde ve dışında yazılım tabanlı çözümleriyle çok sayıda askeri platformda kritik görevler üstleniyor.

MilSOFT'un önemli çalışma alanlarından birini "taktik data linkler ve mesajlaşma" oluşturuyor. Bu kapsamda, askeri platformlar ve komuta merkezleri arasında taktik bilginin güvenli iletişimini sağlayan standart taktik veri linkleri şirket tarafından üretiliyor.

Yurt dışından tedarik edilen NATO standardı taktik veri linki sistemlerini (Link-11, Link-16 ve Link-22) yerlileştiren MilSOFT, ayrıca linkin erişim mesafesini uzatan bir işlemciyi de geliştirmeyi başardı. Şirketin 2009'dan itibaren ortaya koyduğu bu taktik veri linkleri gemi, denizaltı gibi platformlara entegre etmeye başlandı.

Söz konusu taktik veri linkleri ve erişim mesafesini artıran yazılım halen NATO tarafından kullanılıyor. Bunların diğer ülkelerde kullanımı ise izne tabi bulunuyor. Donanım ve yazılımlar her ülkeye verilmiyor, gönderilse de belli sistemlerin üzerinde hazır gidiyor. Bunlara müdahale edilemiyor ya da başka sistemlere bağlanamıyor.

MilSOFT, NATO standardı taktik veri linklerini geliştirme sürecinde elde ettiği birikimler ve Ar-Ge çalışmaları sonunda yerli ve milli yeni bir taktik veri linki ortaya koydu.

  • İlk mesajla tarihe not düşüldü

Link-M olarak adlandırılan ürün, sahip olduğu özelliklerle muadil ürünlerden üstünlükler barındırıyor. Türkiye'de üretilen milli telsiz, modem ve kripto sistemleriyle görev yapabilecek Link-M, askeri platformlar arasında milli linkle oluşturulan bir ağın kullanılmasına imkan verecek.

Yerli ve milli taktik veri linkinin NATO sistemlerindeki iznine bağlı yazılım/donanım kullanım zorunluğunu ortadan kaldırması ihracat konusunda da önemli bir potansiyel sunuyor. Link-M, bu özelliği sayesinde istenilen dost ve müttefik ülkelere, üçüncü ülkelerin izni olmaksızın satılabilecek.

Değişken atmosferik şartlara rağmen azami teorik menzile yakın değerlere ulaşarak başarıyla test edilen Link-M'nin taşıdığı ilk mesaj ise "Merhaba tarihi an" oldu.

  • Muharebe sahasındaki başarının anahtarı

Askeri sistemlerde taktik resmin ilgili paydaşlarca görülmesi, anlık karar verilmesi için hayati önem taşıyor.

Süratli iletişim, sadece sesli telsiz muhaberesiyle değil, yazılı emirlerin iletilmesi, taktik bilgilerin paylaşılması, bir geminin, uçağın radarıyla gördüğü temasın diğer dost birlikler tarafından da anında kendisi görür gibi yayımlanmasıyla sağlanıyor.

Komuta kontrol sistemleri, silah sistemleri ve istihbarat sistemleri arasında taktik bilgilerin gerçek zamanlı olarak değişimi, birlikler arasında iş birliği muharebe sahasındaki başarı için çok önemli bir parametre oluşturuyor.

  • Sınırlı sayıda şirket arasında bir Türk

MilSOFT, aynı zamanda dünyada sınırlı sayıda şirketin yapabildiği, farklı link sistemleri arasında bilginin güvenli ve emniyetli şekilde transfer edilmesi kabiliyetini de milli olarak sağlayabiliyor.

Şirket, milli akıllı mühimmatlar, seyir füzeleri ve hava platformları için geliştirilen ve ağ destekli harekat için önemli bir altyapı sağlayan Kement Projesi'nde de alt yüklenici olarak görev alıyor.

MilSOFT, projeye kattığı yazılım kabiliyetiyle SOM ve Atmaca füzelerinin link komutaları kullanılarak kumanda edilmesini sağlayan önemli paydaşlar arasında yer alıyor.

Suudi Arabistan'daki ilaçlara Türk yazılımıyla takip

ANKARA (AA) – DİLARA ZENGİN – Sağlık bilişimi alanında çözümler üreten Tiga Bilgi Teknolojileri AŞ, geliştirdiği İlaç Takip Sistemi ile Türkiye'den sonra Suudi Arabistan ilaç pazarında da güvenilir ilaç tedariki sağlanmasında rol oynuyor.

Nüfusla birlikte artan sağlık talepleri, bu alandaki hizmetlerin daha kaliteli ve güvenilir sunulmasına yönelik ihtiyacı beraberinde getiriyor.

Özellikle sağlık bilişimi alanında çözümler üreten Tiga Bilgi Teknolojileri AŞ'nin geliştirdiği İlaç Takip Sistemi, Ulusal Sağlık Sistemi ve Elektronik Reçete gibi uygulamalar yurt dışından da ilgi görüyor.

Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından hazırlanan Türkiye'nin 500 Büyük Hizmet İhracatçısı listesinde de yer alan şirket, Türkiye'de güvenilir ilaç tedarikini sağlayabilmek için geliştirdiği İlaç Takip Sistemi'ni Suudi Arabistan'a ihraç ediyor.

  • Üreticiden hastaya ulaşıncaya kadar ilaçlara takip

Tiga Yönetim Kurulu Başkanı Adem Ali Yılmaz, AA muhabirine, Tiga Bilgi Teknolojileri AŞ'yi ODTÜ mezunu mühendisler olarak 2007'de kurduklarını ve halihazırda 60 kişilik bir ekiple sağlık bilişimi alanında çalıştıklarını söyledi.

Yılmaz, İlaç Takip Sistemi ile Türkiye'de pazara sunulan ilaçları üretim ve ithalat safhasından başlayarak hastaya ulaşıncaya kadar barkod yöntemiyle takip ve denetim altına aldıklarını belirterek, sistemin ilaç pazarında kayıp-kaçak oranını azaltmak ve güvenilir ilaç tedarik zinciri oluşturmak açısından önem taşıdığını bildirdi.

İlaç Takip Sistemi uygulamasının dünyada ilk kez Türkiye'de hayata geçirildiğini vurgulayan Yılmaz, "Türkiye'de güvenilir ilaç temini ve maddi tasarruf konusunda elde edilen başarılar sistemi uluslararası örnek bir proje haline getirdi. Projenin uluslararası bilinirliğinin artması bu alanda çalışma yapan diğer ülkelere de ilham kaynağı oldu." dedi.

Yılmaz, sistemin yerli ve milli imkanlarla geliştirildiğine dikkati çekerek, İlaç Takip Sistemi'nin uluslararası bağımsız denetim kuruluşu PWC tarafından hazırlanan bir raporda "ilaç sektöründeki en iyi uygulama" olarak gösterildiğini ve Birleşmiş Milletlere bağlı Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) tarafından dünyanın en iyi 5 sağlık uygulamasından biri seçildiğini dile getirdi.

  • "Sistemle 1 milyar liranın üzerinde tasarruf sağlandı"

Sistemin 2010 yılından bu yana hizmet verdiğini aktaran Yılmaz, "İlaç sektörü çok büyük bir sektör ve Sağlık Bakanlığının yapmış olduğu bir çalışmaya göre, sistemle birlikte yıllık 1 milyar liranın üzerinde tasarruf sağlandığı hesaplandı." diye konuştu.

Yılmaz, sistemde üreticiler, depolar, eczaneler ve hastanelerin de aralarında bulunduğu tüm paydaşların merkeze bildirim yapmak zorunda olduğuna işaret ederek, sisteme kaydolan her ilacın hikayesini bilme imkanlarının bulunduğunu ifade etti.

Sistem sayesinde ilaçları kutu bazında takip edebilen tek ülkenin Türkiye olduğunu belirten Yılmaz, 30'a yakın ülkenin bu alanda çalıştığını ama kapsamlı bir şekilde hayata geçiren bir ülkenin olmadığını söyledi.

Yılmaz, Türkiye'de eczanelerden alınan bir ilacın sahte veya kaçak olma ihtimalinin bulunmadığını vurgulayarak, hasta ve vatandaş sağlığı açısından bu başarıyı yakalamış başka bir ülkenin henüz olmadığını bildirdi.

  • "Çeşitli ülkelerden yetkililer sistemi görmek için geliyor"

Türkiye'nin sağlık bilişiminde geldiği noktanın bölgede dikkati çektiğini anlatan Yılmaz, şöyle devam etti:

"Özellikle İlaç Takip Sistemi, başarısıyla dünyada dikkati çekti, bilinirliği artınca çeşitli ülkelerden yetkililer sistemi yerinde görmek için Türkiye'ye geldi. Ülkemizin ilaç sektöründe kayıp-kaçakla mücadelede ve sağlanan maddi tasarrufta geldiği noktayı görünce, bu sistemi kendi ülkelerinde de aynı şekilde uygulamak istediler. Yine böyle bir ziyarette Suudi Arabistan'dan gelen yetkililere sistemi göstermiştik, çok beğendiler. Daha sonra kendilerine danışmanlık hizmeti sağladık. Sadece yazılımla kalmıyor, sistem aynı zamanda bir dönüşümü de gerektiriyor. 3 yıllık bir sürecin ardından geçen sene Suudi Arabistan ile sözleşmemizi imzaladık, pilot uygulamalara geçtik."

Yılmaz, bu ülkede tüm paydaşların sisteme kayıt olmaya başladığını aktararak, uygulamanın birkaç ay içinde ülke geneline yayılacağını dile getirdi.

Sadece yazılımın 15 milyon dolar olduğunu ifade eden Yılmaz, "Suudi Arabistan ile fiili olarak çalışırken, Katar, Ürdün ve Türk cumhuriyetleri gibi ülkelerle ürünlerimize yönelik görüşmelerimiz sürüyor." değerlendirmesinde bulundu. Yılmaz, Katar ile görüşmelerde sözleşme aşamasına gelindiğini vurguladı.

  • "İthal girdi sıfıra yakın"

Uygulamalarında ithal girdinin sıfıra yakın olduğunu, ürünlerinin tamamen "know-how"a dayalı geliştirildiğini belirten Yılmaz, şunları kaydetti:

"Projelerimizin nihai çıktıları uzaktan bile kurulumu yapılabilen, tamamı yerli üretim teknolojisinden ibaret yazılımlardır. Bunun gibi yükte hafif, pahada çok ağır yüksek teknolojili ürünleri ihraç ederek ülkemize katma değer üretebileceğimizi düşünüyoruz."

Yılmaz, İlaç Takip Sistemi'nin yanı sıra Ulusal Sağlık Sistemi ve Elektronik Reçete gibi uygulamaları geliştirdiklerine dikkati çekerek, Türkiye'de uygulamaya geçen bu çözümleri de ihraç etmeyi hedeflediklerini bildirdi.

Gelecek dönemde ihracatlarını artırmayı istediklerini anlatan Yılmaz, "İlaç Takip Sistemi, Ulusal Sağlık Sistemi ve Elektronik Reçete gibi projelerimizle iyi referanslar elde ederek ihracat odaklı çalışmamızı geliştirmeyi hedefliyoruz." dedi.

“Manda Yıldızı” yazılımıyla verim iki katına çıktı

AFYONKARAHİSAR (AA) – ARİF YAVUZ – Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğünün (TAGEM) projesi kapsamında, Afyonkarahisar'da geliştirilen "Manda Yıldızı" isimli program sayesinde elde edilen verilerle, damızlık seçimi kolayca yapılarak, üreticilerin hayvan sürülerinde et ve süt veriminin iki katına çıkmasına katkı sağlandı.

TAGEM'in 2011 yılında Afyonkarahisar'da başlattığı "Halk Elinde Anadolu Mandası Islah Projesi"nde kullanılmak üzere, Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) ile Afyonkarahisar Damızlık Manda Yetiştiricileri Birliği tarafından "Manda Yıldızı" yazılımı geliştirildi.

Program sayesinde bilgisayar ortamında, ıslah projesi kapsamında takibi yapılan Anadolu mandalarının et ve süt verimlerine göre analizleri doğru ve hızlı şekilde kayıt altına alınmaya başlandı.

Yerli ve milli yazılımın başarılı sonuçlar ortaya koymasının ardından TAGEM, "Manda Yıldızı" programına destek vererek, ıslah projesini Afyonkarahisar merkezli uygulamaya aldı. Elde edilen veriler, üreticilerin damızlık manda seçimini kolaylaştırarak et ve süt verimini iki katına çıkardı.

– "18 ilde kullanılmaya başlandı"

Proje sorumlusu, AKÜ Veterinerlik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Tekerli, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Manda Yıldızı" programının ihtiyaçtan doğmuş bir yazılım olduğunu söyledi.

Islah projesi çalışmaları sırasında çok sayıda verinin tutulması ve analizlerin yapılması ihtiyacının ortaya çıktığını belirten Tekerli, "Islah projesi sürecinde çok sayıda veri toplanıyor, bunların bir yerde toplanması ve süzgeçten geçirilmesi gerekiyordu. Uygun şekilde değerlendirilmesi için bilgisayar programına ihtiyaç duyuluyordu. Biz de bu programı geliştirdik. Afyonkarahisar'da uygulanan ülkesel ıslah projesine alt proje olarak 'Manda Yıldızı' yazılımını dahil ettik. Daha sonra bu program, TAGEM'in ıslah projesini sürdürdüğü 18 ilde kullanılmaya başlandı." diye konuştu.

Tekerli, manda ıslahının uygulandığı noktalarda elde edilen verilerin Afyonkarahisar'da toplandığını, yazılım aracılığıyla hem sağlıklı şekilde işlendiğini hem de TAGEM yetkililerince takip edilebildiğini anlattı.

– "Güney Avrupa ülkeleri arasında sadece ülkemizde bulunuyor"

Islah projesinin yazılımı sayesinde tek elden kontrol edilebildiğine işaret eden Tekerli, şöyle devam etti:

"Böyle bir ıslah projesi ve elektronik sistem Güney Avrupa ülkeleri arasında sadece ülkemizde bulunuyor. Böyle bir gelişmeye imza attığımız için son derece gururluyuz. Program sayesinde manda ıslahımız daha da hızlandı, ivme kazandı. Tek elde toplanan veriler sayesinde proje liderleri sağlıklı şekilde damızlık seçimlerini gerçekleştirerek sürülerine katabiliyor."

– "Hayvanlarda erken gelişim kabiliyeti tetiklendi"

Anadolu manda ıslah projesinin TAGEM'in hayata geçirdiği en büyük projelerden biri olduğuna dikkati çeken Tekerli, şunları kaydetti:

"Projeye başladığımızda 12-13 kilogram doğan malaklarımız vardı. Bugün doğum aralığımız ortalama 30 kilogram. Hem üreticilerimizde artık 12-13 kilogram doğan malaklar yok hem de süt verimi yılda 1000 kilograma çıkmaya başladı. Hayvanlarda erken gelişim kabiliyeti tetiklendi. Bugün pek çok üreticideki 2-2,5 yaşındaki malaklarda tohumlama yapılabiliyor. Eskiden ancak 3-3,5 yaşında tohumlanabiliyor, 4-4,5 yaşında doğuruyordu. Üreticiler, güçlü mandalara sahip oldukları için daha fazla süt ve et üretebiliyorlar. Bu da ülke ekonomisine büyük kazanç olarak dönüyor."

– 50 bin hayvanın verileri giriliyor

Afyonkarahisar Damızlık Manda Yetiştiricileri Birliği Başkanı Ömer Kelem de yazılımın geliştirilmesine TAGEM'in çok büyük destek verdiğini belirterek, şöyle dedi:

"Afyonkarahisar başta olmak üzere, Samsun, İstanbul, Tokat, Diyarbakır, Bartın, Amasya, Yozgat, Kütahya ve Balıkesir gibi illerdeki manda birliklerimizden her yıl yaklaşık 50 bin anaç ve malak verileri giriliyor. Manda Yıldızı'na dijital ortamda girilen veriler sayesinde seçilen hayvanlar da üreticiler tarafından damızlığa bırakılıyor."

Savunma ve güvenlikte yazılım ihracatı

ANKARA (AA) – GÖKSEL YILDIRIM – Savunma ve güvenlik teknolojilerine ilişkin çözümler sunan firmalar, "yazılım ve bilişim hizmeti" ihracatında ilk sıraları kaptırmadı.

Türkiye İhracatçılar Meclisinin (TİM) "Türkiye'nin 500 Büyük Hizmet İhracatçısı Araştırması", yazılım ve bilişim hizmetleri alanında ihracata liderlik eden şirketleri ortaya koydu.

Araştırmanın yazılım ve bilişim hizmetleri alt kategorisi için 47 şirket başvuru yaptı. Bu şirketlerin toplam cirosu 3,9 milyar doları buldu. Söz konusu şirketler geçen yıl 207 milyon dolarlık yazılım ve hizmet ihracatı gerçekleştirdi. Bu ihracatın 114,5 milyon dolarlık kısmına söz konusu firmalar imza attı.

Araştırmaya göre, yazılım ve bilişim hizmetleri alanında geçen yıl en fazla ihracatı güvenlik teknolojileri alanında önemli başarılara imza atan Ekin Teknoloji yaptı.

Şirket, geçen yılki 45,1 milyon dolarlık cirosunun 43,8 milyon dolarlık kısmını ihracattan elde etti.

İkinci sırada, bilgi ve iletişim teknolojileri alanında faaliyet gösteren, savunma iletişimine yönelik stratejik ve taktik amaçlı haberleşme, gemi haberleşme, mobil genişbant haberleşme, transmisyon, kamu güvenliği çözümleri sunan Netaş geldi. Yaklaşık 300 milyon dolar ciroya ulaşan şirket, 38 milyon dolarlık da ihracata imza attı.

Yazılım ve bilişim hizmetleri alanında en fazla ihracat yapan firmalar arasında Türkiye'nin lider savunma ve teknoloji şirketi ASELSAN 5'inci sırada yer aldı.

ASELSAN, 1,5 milyar dolarlık cirosunun 11,3 milyon dolarlık kısmını ihracattan sağladı.

Sistem entegrasyonu ve yazılım geliştirme alanlarında savunma sanayi endüstrisinde faaliyet gösteren MilSOFT'un cirosunda da ihracat önemli bir yer tuttu.

Geçen yıl, 14,6 milyon dolarlık satış rakamına ulaşan MilSOFT, bu miktarın 8,8 milyon dolarını ihracat yoluyla oluşturdu. Şirket, bu performansıyla yazılım ve bilişim hizmetleri alanında 6'ncı sırada yer aldı.

Listenin 7'nci sırası Türkiye'nin önde gelen savunma sanayisi firmalarından HAVELSAN'ın oldu. HAVELSAN, geçen yıl 153,7 milyon dolarlık ciro, 7,3 milyon dolarlık ihracat yaptı.

Askeri kara araçları için video yönetim sistemi geliştirip bin 500 araca uygulayan, uluslararası askeri projeler için yazılım geliştirme alanındaki yetkinliğini NATO isterlerine uygun olarak belgeleyen Asis, listede 11'inci oldu. Asis, 16,7 milyon dolarlık cirosunun yaklaşık 4'te birine karşılık gelen 4,4 milyon doları ihracat yoluyla oluşturdu.

İleri bilişim teknolojileriyle simülasyon sistemleri, askeri yazılımlar ve ciddi oyun uygulamaları geliştiren Simsoft'un listedeki yeri ise 35'incilik oldu. Geçen yıl yaklaşık 5,3 milyon dolarlık ciro yapan şirketin ihracat performansı ise 621 bin dolara karşılık geldi.

Savunma ve havacılık sanayisine yönelik yazılım tabanlı çözümler sunan BİTES de 2,1 milyon dolar ciro ve 236 bin dolar ihracatla 47. basamakta yer aldı.

Geleceği “kadınlar” yazacak

ANKARA (AA) – ARİFE YILDIZ ÜNAL – Turkcell, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile TOBB Kadın Girişimciler Kurulu, yazılım konusunda istihdam kapasitesini ve girişimciliği artırmak amacıyla "Geleceği Yazan Kadınlar Projesi"ni yürütüyor. Proje kapsamında mobil teknolojiler geliştirerek bu alanda çalışmak isteyen 18 yaş üzeri kadınlar 21 Ocak 2019'a kadar başvuruda bulunabilecek.

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, Türkiye'nin teknoloji sektöründe kadın istihdamını artırmak, teknoloji üreten ülke olmasını sağlamak ve yerli insan kaynağıyla fark yaratan nesiller yetiştirmek vizyonuyla hayata geçirilen "Geleceği Yazan Kadınlar Projesi"nin ikinci yılı için başvurular başladı.

Turkcell, TOBB ve TOBB Kadın Girişimciler Kurulu iş birliğiyle hayata geçirilen proje, kadınları yazılım konusunda bilgilendirerek, mobil uygulamalar geliştirmelerine destek olmayı, bu alanlarda istihdam kapasitesini ve girişimciliğini artırmayı hedefliyor. Proje kapsamındaki eğitime, lise ve üniversite mezunu ya da halen üniversitede okuyan 18 yaş üzeri, mobil teknolojiler geliştirerek bu alanda iş kurmak, çalışmak isteyen kadınlar başvurabiliyor.

"Eğitim süreci", "proje geliştirme" ve "final" olmak üzere 3 aşamadan oluşan projeye başvurular, internet üzerinden gerçekleşiyor. Tamamen ücretsiz projeye katılım için "https://gelecegiyazanlar.turkcell.com.tr" internet adresinden 21 Ocak 2019'a kadar başvuru yapılabilecek.

Değerlendirme sürecinin ardından 16 Şubat 2019'da eğitim aşamasına geçilecek. Eğitim programı, hem online hem de projenin düzenlendiği illerde Turkcell Akademi Geleceği Yazanlar eğitmenleri tarafından sınıf içi olarak verilecek. Yaklaşık 2 ay sürecek eğitim sürecinde 5 hafta sonunda toplamda 10 günlük sınıf içi eğitim gerçekleştirilecek.

– 21 ilde yüz yüze eğitim

Proje kapsamında Ankara, Antalya, Bursa, Diyarbakır, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Kayseri, Kırklareli, Konya, Kütahya, Mardin, Mersin, Muğla, Sakarya, Samsun, Tekirdağ ve Trabzon'da yüz yüze eğitim verilecek.

Katılımcılar tarafından geliştirilen projelerden finale kalarak ilk 3’e girmeye hak kazanan sahipleri, düzenlenecek törende para dahil birçok ödüle hak kazanacak. Projeler aynı zamanda Turkcell'in kitlesel fonlama platformu "Arıkovanı"nda da desteklenmeye devam edilecek. Projede finale yükselen başarılı kadın girişimciler, teknoparklarda staj ve istihdam imkanı kazanacak veya kuluçka merkezinden faydalanma fırsatı yakalayacak. Ayrıca proje geliştirme aşamasına katılmaya hak kazanacak kadınlar arasından 100'ü seçilerek Turkcell bünyesinde yazılım test uzmanı olarak çalışabilecek.

Yaklaşık 5 bin kişinin başvurması beklenen projeye bu yıl Suriyeli sığınmacıların da dahil edilmesi planlanıyor. Bu kapsamda "Merhaba Umut" uygulaması üzerinden ve diğer özel iletişim çalışmalarıyla program hakkında bilgilendirme yapılacak.

Projede, dijital okuryazarlık eğitimleriyle beraber 3 yıl içinde 1 milyon kişiye ulaşılması hedefleniyor.

Milyonlarca Facebook fotoğrafları üçüncü parti yazılımlarla paylaşılmış olabilir

NEW YORK (AA) – Sosyal medya platformu Facebook, bir yazılım hatası nedeniyle, binden fazla üçüncü parti uygulamanın yaklaşık 7 milyon kullanıcısının erişim izni vermediği fotoğraflara ulaşmış olabileceğini açıkladı.

Facebook Mühendislik Direktörü Tomer Bar, kişisel blog sayfasından yaptığı açıklamada, "Ekibimiz, bir yazılım hatasının, Facebook'a girip, üçüncü parti yazılımlara fotoğraflarına ulaşma izni veren kullanıcıları etkilemiş olabileceğini keşfetti. Sorunu hallettik ancak bu hata nedeniyle bazı üçüncü parti uygulamalar, 13-25 Eylül 2018 dönemlerinde, erişim izinleri olmayan fotoğrafa erişim sağlamış olabilir." ifadelerini kullandı.

Bar, kullanıcıların bir uygulamaya Facebook fotoğraflarına erişim izni verdiklerinde genellikle sayfalarında paylaştıkları fotoğraflara erişim izni verildiğine dikkati çekerek, "Bu durumda, yazılım hatası uygulama geliştiricilerine Facebook hikayeleri ya da sisteme yüklenip paylaşılmayan fotoğraflara erişim vermiş olabilir." bilgisini paylaştı.

Şu anda 6,8 milyon kullanıcı ve 876 geliştirici tarafından oluşturulan bin 500 kadar uygulamanın bu hatadan etkilendiğine inandıklarını vurgulayan Bar, "Uygulama geliştiricileri ile bu hatadan etkilenen kullanıcıların fotoğraflarını silmeleri konusunda çalışıyor olacağız." ifadelerini kullandı.

Bar, yazılım hatasından etkilenmiş olabilecek kullanıcıları uyaracaklarını sözlerine ekledi.

  • Facebook ve veri ihlali tartışmaları

Dünyada en çok kullanılan sosyal medya uygulamalarından biri olan Facebook daha önce de birçok kez veri ihlali ve güvenlik açığı nedeniyle gündeme gelmişti.

Nisan ayında Londra merkezli Cambridge Analytica adlı veri analiz firmasının, 87 milyon Facebook kullanıcısının hesaplarından izinsiz topladığı kişisel verileri, ABD'de Kasım 2016'da yapılan başkanlık seçimleri ile İngiltere'de Haziran 2016'da gerçekleşen Avrupa Birliği (AB) referandumunu etkilemek için kullandığına dair suçlamalar, küresel ölçekte bir krize yol açmıştı.

Avrupalı ve Amerikalı regülatörler, Facebook hakkında soruşturma açmış, gelişmelerin ardından, ünlü sosyal paylaşım sitesinin hisseleri büyük değer kaybetmişti.

“Mega kent”in sürücüsüz metrosu yerli yazılıma emanet

ESKİŞEHİR (AA) – DENİZ AÇIK – İstanbul'da ilerleyen haftalarda açılması planlanan 19 kilometrelik hattaki sürücüsüz metronun "anlık bilgiler ve kayıtlı hata, durum", "yolcu bilgilendirme", "anons", "kamera", "trenle sesli görüşme" gibi sistemlerini Eskişehir'deki bir teknoloji firması tarafından geliştirilen yerli ve milli yazılım yönetecek.

Eskişehir Teknoloji Geliştirme Bölgesi'nde 1998 yılında kurulan Faydam Teknoloji ve İnovasyon Şirketi, İstanbul Kabataş-Mecidiyeköy-Mahmutbey hattındaki sürücüsüz metronun "anlık bilgiler ve kayıtlı hata, durum", "yolcu bilgilendirme", "anons", "kamera", "trenle sesli görüşme" gibi sistemlerinden saniyede toplanacak 16 bin datayı işleyip hattı yönetecek uzaktan kontrol ve gözleme yazılımını (SCADA) geliştirdi.

Hattın sürücüsüz olması dolayısıyla Hyundai-Rotem üretimi araç üzerindeki cihazlara veri gönderme ve veri alma, diğer sistemlerle haberleşme işlemlerini gerçekleştirecek yazılım, yurt dışındaki benzerlerine göre üçte bir maliyetle üretildi.

Tüm raylı sistemlere entegre olabilen yerli ve milli yazılım sayesinde yolcular sürücüsüz Kabataş-Mecidiyeköy-Mahmutbey metro hattında seyahat edecek.

  • "İlk kez yerli bir araç üstü SCADA sistemi kullanılacak"

Şirketin kurucu ortağı İbrahim Haluk Erden, AA muhabirine yaptığı açıklamada, tamamı Eskişehir'deki üniversitelerin mezunlarından oluşan 15 kişilik ekiplerinin bulunduğunu belirterek, kurulduklarından bu yana geçen 20 yıllık sürede sahadan kablosuz veri toplama sistemleriyle 81 ildeki 4 bin noktadan çeşitli veriler toplar hale geldiklerini kaydetti.

Veri toplamadaki 20 yıllık bilgi birikimleri sayesinde İstanbul'da devreye girecek sürücüsüz metro sisteminin araç üstü SCADA'sını yazdıklarını ifade eden Erden, şöyle konuştu:

"Hattın sağlıklı çalışabilmesi için metro üzerindeki dataların belli bir noktada toplanıp, analiz edilmesi gerekiyor. Bunları yönetecek yazılımı yaptık. Bu sistem, Türkiye'de sürücüsüz metrolarda araç üstü SCADA yazılımı olarak ilk yerli ve milli yazılım olma özelliğini taşıyor. Yerlilik ve milliliğin yanında global olmayı da hedefliyoruz. 19 kilometrelik Kabataş-Mecidiyeköy-Mahmutbey hattı devreye girdiğinde bu hat üzerinde saniyede 16 bin data toplanacak. Sürücüsüz metronun araç üstündeki bütün verilerini anlık işleyerek yerli ve milli olarak yönetebilir bir noktaya getirdik. Yerli ve milli yazılımımız sayesinde İstanbul Kabataş-Mecidiyeköy-Mahmutbey sürücüsüz metro hattında yolcular güvenli, sağlıklı ve refah içinde yolculuklarını gerçekleştirilecek. Yabancı firmaların kurdukları sinyalizasyon sistemleriyle, yabancı tren sistemlerinin hepsinin beynini yerli olarak yönetebilir bir hale geldik. İlk kez yerli bir araç üstü SCADA sistemi kullanılacak."

Erden, ithal edilen benzer yazılımın üçte biri fiyatına yerli ve millisini geliştirdiklerine değinerek, "Yerlilik avantajıyla maliyette büyük kazanç sağladık. İthal edilen sistemlerden hiçbir eksikliğimiz yok. En kısa zamanda teknoloji ihracatı yapar hale geleceğiz. Yazılımımız bütün raylı sistemlerde rahatlıkla kullanılabilir." diye konuştu.

Yerli yazılıma NATO kapısı açıldı

                 ANKARA (AA) - GÖKSEL YILDIRIM - Savunma sanayisinde platform ihraç edebilir noktaya gelen Türkiye'de, yazılım alanında askeri standartları karşılayabilecek çözümlerin sayısı da artıyor.

Yerli sermayeyle 2007'de faaliyete başlayan Asis Elektronik ve Bilişim Sistemleri AŞ, geçen sürede akıllı bilet, otomasyon, araç takip, kartlı geçiş ve kişi sayma sistemleri üzerinde Ar-Ge çalışmaları yürüterek yazılım ve donanım ürünleri geliştirdi. Şirket, dünyanın birçok bölgesine ihracat yapma başarısı yakaladı.

Tüm sistem ve ekipman üretimlerini kendi öz kaynaklarıyla yapan Asis, işleve aldığı özel projelerle oluşturduğu tecrübe birikimiyle tek yerli otomasyon ve tanımlama sistemleri üreticisi olarak faaliyet gösteriyor.

Savunma sanayisinde yerli ve millileşme sürecinde, tecrübe birikimini bu alanda uygulamak ve geliştirmek üzere 2017'de yapılanma süreci başlatan Asis, ilk aşamada askeri kara araçları için standartları karşılayan bir "video yönetim sistemi" geliştirdi.

Araç etrafında 360 derece görüşle sürücü, komutan, personel için sürüş güvenliğini ve çevresel farkındalığını artıran sistem bin 500 askeri tekerlekli araca uygulandı.

Asis, önümüzdeki dönemde savunma sanayisine yönelik ürün gamını geliştirmeyi ve ihracatı hedefliyor.

  • Hedefte uluslararası askeri projeler var

Asis, stratejik planı doğrultusunda, yazılım geliştirme alanında CMMI (Capability Maturity Model Integration/Bütünleşik Yetenek Olgunluk Modeli) seviye 3 belgesi almaya hak kazandı.

SCAMPI A değerlendirmesi kapsamında baş denetçi Sam Gao liderliğinde başarılı bir şekilde gerçekleştirilen denetim sürecinin sonunda Asis, Türkiye’de söz konusu sertifikaya sahip şirketler arasına girdi. ABD Hükümeti ve Carnegie Mellon Üniversitesi çalışmalarıyla ortaya konulan ve kalite süreçlerini sınıflandıran CMMI sertifikasyonuyla Asis’in yazılım süreçlerinin verimliliği, kalitesi ve istikrarı bir kez daha tescillenmiş oldu.

Asis, bu sertifikayla başta ABD olmak üzere NATO ülkelerine ve uluslararası alandaki askeri projelere teklif verme imkanına sahip oldu.

Şirket, askeri araç elektroniği alanında yeni yerli donanımlar, sistem seviyesi çözümlerle Türk Silahlı Kuvvetleri ve diğer dost ülke silahlı kuvvetleri envanterlerine girmeyi hedefliyor.