AB'den Microsoft'un GitHub'ı almasına onay

BRÜKSEL (AA) – Avrupa Birliği (AB), Microsoft'un, yaklaşık 7,5 milyar dolar karşılığında yazılım geliştirme platformu GitHub'ı satın almasına onay verdi.

AB Komisyonu'ndan yapılan açıklamada, teknoloji ve yazılım alanlarında faaliyet gösteren ABD şirketi Microsoft'un, GitHub firmasını satın alma teklifine yönelik rekabet incelemesinin tamamlandığı belirtildi.

Yapılan inceleme sonucu söz konusu satın almanın rekabete olumsuz etkisinin olmayacağı yönünde karara varıldığı belirtilen açıklamada, Microsoft ve GitHub'ın birleşmesinin ardından söz konusu piyasada rekabet ortamının devam edeceği kaydedildi.

Avrupa'da faaliyet gösteren büyük ölçekli şirketlerde birleşme ve satın almaları denetlemek AB Komisyonu'nun yetkileri dahilinde bulunuyor. AB Komisyonu, bunun için yürüttüğü inceleme ve soruşturmalarda rekabete aykırı bir durum olup olmadığını değerlendiriyor. Rekabete aykırı durumların tespit edilmesi halinde AB Komisyonu, birleşme veya satın almaları engelleyebiliyor.

Advertisements

“Sanal dünyada” başarı hikayesi yazıyor

ADANA (AA) – ÖMER FANSA – Adana'da KOSGEB desteğiyle kurduğu firmada uluslararası satışı yapılan iki bilgisayar ve bir mobil oyun hazırlayan girişimci, yeni projelerle sektörde söz sahibi olmayı istiyor.

Lise eğitimi sonrası Hindistan'da yazılım mühendisliği eğitimi alan 29 yaşındaki Erhan Korkmaz, bir süre çalıştığı firmadan ayrılarak KOSGEB tarafından uygulanan girişimcilik eğitimine katılıp hibe programından faydalandı.

Kentte 3 yıl önce firmasını kurarak oyun ve animasyon sektöründe faaliyete başlayan Korkmaz, projeleriyle firmasının Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Teknokent'e kabul edilmesini sağladı.

Yazılımını yaptığı iki oyun, e-ticaret yöntemiyle uluslararası satış yapılan bilgisayar oyun platformunda 40 binden fazla satış rakamına ulaşan Korkmaz'ın, cep telefonları için yazdığı oyun da 100 binden fazla indirildi.

Korkmaz, oyunun yanı sıra çizgi film ve animasyon sektöründe de faaliyette bulunmaya karar vererek halen bir ulusal televizyon kanalında yayınlanan İstanbul Boğazı altında yaşayan balıkların konu edindiği "Maceracı yüzgeçler" adlı çizgi filmi hazırladı.

Ortadoğu ülkelerine satışı da gündemde bulunan çizgi film, dünya çapında video paylaşım sitelerinde büyük oranda izlenme rakamlarına ulaştı.

– "Yeni bir oyun daha geliştirdik"

Erhan Korkmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, firmasının kurulduğu günden itibaren hem oyun hem de animasyon sektöründe aktif yer aldığını söyledi.

Değişik şehirler ve yurt dışında uzaktan çalışma metoduyla 20 personeli olduğunu ancak tüm işlerinin Ar-Ge'sini Adana'da yaptıklarını ve tüm projelerini kentte geliştirdiklerini anlatan Korkmaz, "Şu an oyun platformları için yeni bir oyun daha geliştirdik." dedi.

Korkmaz, firmalarının sektörde ulaştığı durumun diğer kurumlara da ilham kaynağı olduğunu, bu yönde Çukurova Üniversitesi tarafından hazırlanan, üniversiteye animasyon ve dublaj stüdyoları kazandırmayı öngören projenin Çukurova Kalkınma Ajansı tarafından onaylandığını aktardı.

Projenin teknik detaylarının hazırlanmasında yardımcı olduklarını ifade eden Korkmaz, "Üniversitede animasyon sektörü üzerine bazı stüdyolar kurulacak. Bu sektör Adana'da çok fazla gelişmiş olacak. Dublaj stüdyoları da kurulacak. Bizim çizgi film burada her şeyi hazırlanıyor ama seslendirme için İstanbul'a gidiyor. Çünkü Adana'da bir dublaj stüdyosu yok. Onaylanan proje kapsamında da dublaj stüdyoları kurulacak. Bizim burada bulunmamız bu sektörün gelişmesi için çok büyük bir kazanç olacak." ifadelerini kullandı.

– "Türkiye için çok büyük kazancı olacaktır"

Korkmaz, dünyada oyun sektörünün ABD sinema sektörünü bile geçtiği, 100 milyar dolara ulaştığını anlattı.

Türkiye'de yaklaşık 50 milyon kişinin aktif olarak bilgisayar veya mobil ortamda oyun oynadığını ifade eden Korkmaz, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Türkiye'nin bulunduğu ekonomik duruma baktığımız zaman katma değeri yüksek ihracatın ne kadar önemli olduğunu anlar konuma geldik. Animasyon ve oyun gerçekten katma değeri çok yüksek işler. Bu alanda da Türkiye'de ürün yapılıp ihraç edilmesi çok önemli. Bu alandaki yatırımlar ileriki süreçlerde çok fazla kazanç olarak geri dönecektir. Çünkü burada geliştirdiğiniz ürünü dolar, avro bazlı yurt dışına satıyorsunuz, ciddi kazançlar elde ediyorsunuz. O yüzden katma değeri yüksek işlere yönelmek Türkiye için çok büyük kazanç olacaktır. Bu sektördeki firmalar bulundukları ülkelerden çok fazla sayıda hibe programlarından faydalanıyorlar. Türkiye'nin bu sektöre yapacağı yeni yatırım, yeni teşvik programları Türkiye'ye katma değer olarak çok fazla dönecektir."

Sektörde çok kısa vadede çok büyük kazançlar elde edilebileceğini dile getiren Korkmaz, "Biz ilk kurulduğumuzda gerçekten ciddi yatırımda bulunduk, ciddi destek aldık. Yatırımlarımızı kısa vadede amorti etmeye başladık. Üç yıl içinde şirketi kara geçirdik. Bu işlerin katma değerinin ne kadar yüksek olduğunu gösteriyor." ifadelerini kullandı.

Korkmaz, Türkiye için savunma sanayisinden sonra katma değeri yüksek en önemli ihraç unsurunun oyun ve animasyon olduğuna inandığını kaydetti.

Türkiye'den 28 ülkeye “yazılım” ihracatı

KONYA (AA) – ENGİN ÖZEKİNCİ – Konya'da faaliyet gösteren Akınsoft yazılım firması farklı sektörlere yönelik 7 dilde hazırladığı yazılımları ABD, İngiltere, Almanya ve Fransa başta olmak üzere birçok ülkeye satıyor.

Merkez Selçuklu ilçesindeki Akınsoft yazılım firması, 154 kişilik mühendis ekibiyle ürettiği Kurumsal Kaynak Planlama (ERP), e-ticaret, pazarlama, muhasebe, elektronik faturalandırma, insan kaynakları ve müşteri ilişkileri gibi yazılımları Avrupa, Afrika, Asya ve Amerika kıtasında pek çok ülkeye ihraç ediyor.

Akınsoft Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Akın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 23 yıldır birçok sektöre hitap eden yazılımlar ürettiklerini söyledi.

Şirket gelirlerinin büyük kısmının yazılımlardan elde edildiğini dile getiren Akın, "ERP, e-ticaret, pazarlama, muhasebe, elektronik faturalandırma, insan kaynakları, müşteri ilişkileri, stok planlaması, dağıtım kaynaklarının planlanması, tedarik zincirini ve üretim hattını kontrol etme ve tekliflendirme gibi yazılımlar ihraç ediyoruz." dedi.

Bayilik ağlarının çok güçlü olduğunu belirten Akın, şöyle devam etti:

"Türkiye'de 81 ilde 2 binin üzerinde bayimiz var. 4 kıtada 28 ülkeye 7 dilde ürettiğimiz yazılımları ihraç ediyoruz. Bunların başında ABD, İngiltere, Almanya ve Fransa geliyor. Buralarda da bayiliklerimiz var. Yine Azerbaycan ile ilişkilerimiz çok iyi, sıkı bir ticaretimiz var."

– "Türkiye'de kriz yok, gelişen bir ekonomi var"

Akın, kısa süre içinde dünyanın birçok yerinde bayilik açmayı hedeflediklerini dile getirerek, şunları kaydetti:

"Afrika ve Uzak Doğu ülkelerine ihracatımız devam ediyor. Ekranlarda söylendiği gibi Türkiye'de kriz yok, bilakis gelişen bir ekonomi var. Biz her geçen gün istihdamımızı artırarak çalışma alanlarımızı geliştiriyoruz. Bunu da 154 kişilik ekibimizle yapıyoruz. Bu gelişim tüm hızıyla sürecek. Pazarımız da giderek büyüyor ancak bazı ülkelerde dil desteği ve uyum problemleri yaşayabiliyoruz. Bunları da yaptığımız çalışmalarla çözüyoruz. Çok güzel gelişmeler var. Yüksek teknoloji artık ülkemizde üretiliyor ve benimseniyor. Bu konuda da dünya standartlarını yakalamış durumdayız. Türkiye'de nasıl 81 ilde 200'ün üzerinde bayimiz varsa, yakın bir zamanda 200 ülkede de bu şekilde her tarafta yazılımlarımızın kullanılacağı çalışmalar yürütüyoruz. İnşallah buna çok kısa sürede ulaşacağız."

Dünya teknoloji konusunda ilerlerken yazılımın bu teknolojinin çekirdeği olduğuna dikkati çeken Akın, "Tüm meslekler buna hazır olmalı. Çünkü teknolojiyle kendini geliştirmeyen meslekler yok olmaya mahkumdur." değerlendirmesinde bulundu.

Savunmada ilki başardı, 16 ülkeye ulaştı

ANKARA (AA) – GÖKSEL YILDIRIM – "Türkiye'nin ilk savunma yazılımı ihracatını" gerçekleştiren Altay Yazılım, geçen sürede bu başarının tesadüf olmadığını gösterdi. Şirket, ihracat başarısını 16 ülkeye taşıdı.

Danışmanlık ve alan uzmanlığı hizmeti vermek amacıyla 1957 yılında kurulan Altay Yazılım, 60 yılı aşkın sürede çok sayıda büyük ölçekli projede görev aldı.

Şirket, 1998'de savunma yazılımları alanında yatırımlar yapmaya ve bu alanda geliştirdiği çözümleri kullanıcılarına sunmaya başladı.

İlk ihracatını 2004'te Norveçli Kongsberg firmasına "Hawk-21 Hava Savunma Sistemi" için 4 farklı yazılım biriminin teslimatıyla gerçekleştiren şirketin bu başarısı, Türkiye'nin yaptığı "ilk savunma yazılımı ihracatı" olarak kayıtlara geçti.

Bu başarısını sonraki yıllara taşıyan şirket, özgün yazılımlarıyla Türkiye başta olmak üzere 17 ülkede hizmet verir hale geldi. Altay Yazılım'ın ileri teknoloji alanındaki ürün ve hizmetleri silahlı kuvvetlerin de yer aldığı çeşitli ihtiyaç sahipleri tarafından güvenle kullanılıyor. Şirketin halen yurt dışında kullanılan 22 yazılımı bulunuyor.

Altay'ın ortaya koyduğu çözümler ABD, Almanya, Azerbaycan, Endonezya, Filipinler, Finlandiya, Güney Kore, Hollanda, İspanya, İtalya, Litvanya, Norveç, Polonya, Umman, Yunanistan ve Malezya'da kullanılıyor.

Şirketin ürünlerinin kullanıldığı projeler arasında Norveç Deniz Kuvvetleri için Mayın Karşı Tedbirleri Modernizasyonu ve ULA Sınıfı Denizaltıların Sonar Sistemleri Modernizasyonu, Hollanda Deniz Kuvvetleri için Valrus Sınıfı Denizaltı Modernizasyonu da yer alıyor. Ayrıca, Güney Kore Deniz Kuvvetleri, Tel Güdümlü Torpido Referans Modeli Yazılımı'nı, Filipinler ordusu ise Etkileşimli Bakım-Eğitim Yazılımı'nı kullanıyor.

Yurt içinde olduğu kadar yurt dışındaki faaliyetlere de önem veren Altay, Avrupa, Uzak Doğu Asya ve Körfez bölgesinde yeni iş imkanları üzerinde çalışıyor.

Altay Yazılım, Türkiye'de ise ASELSAN, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii, ROKETSAN, HAVELSAN, FNSS gibi savunma sanayisinin önde gelen kuruluşlarının geliştirdiği platform ve sistemlere katkı veriyor.

Siber saldırı nedeniyle daktiloya döndüler

ANKARA (AA) – Alaska'da bir kasabadaki hükümet çalışanları, bilgisayar sistemlerini etkileyen fidye yazılımı nedeniyle daktilo kullanmaya başladı.

BBC'nin haberine göre, Matanuska-Susitna'da kötücül bir yazılım, kasabanın e-posta ve afet yönetim sunucuları ile dahili sistemlerini devre dışı bıraktı.

Kasaba yönetiminin sözcüsü, personelin şu anda resmi yazışmalar için daktilo kullandığını, fatura ya da makbuzların da elle yazıldığını belirtti.

Kötücül yazılımın, Windows 7 ve 10 kullanılan 500 masaüstü bilgisayar ile 120 bilgisayar sunucusunun neredeyse tamamını etkilediği kaydedildi.

Kasaba yönetiminin telefon ile giriş kapısı kart sistemlerine de saldırıldığı, tüm sistemlerin yeniden yapılandırılmaya çalışıldığı ifade edildi.

Microsoft, yazılım geliştirme platformu Github'ı satın aldı

ANKARA (AA) – ABD'li yazılım devi Microsoft'un açık kaynaklı kod platformu Github'u 7,5 milyar dolar bedelle satın aldığı bildirildi.

Şirketten yapılan yazılı açıklamada Github'un 7,5 milyar dolar değerindeki hisse karşılığında Microsoft'a devredileceği belirtildi. Açıklamada devir işlemlerinin takvim yılı sonuna kadar tamamlanacağı kaydedildi.

Microsoft üst düzey yöneticisi Satya Nadella, yaptığı blog paylaşımında, anlaşmayla şirketin bu satın almayla dünyanın her yerinden programcıların projelerini tartışıp kodlarını paylaştığı dev bir yazılım geliştirme platformunu bünyesine kattığını belirterek, "Yazılım geliştiriciler gelecekte dünyanın en zorlu sorunlarının çözümünde başlıca rolü oynayacaklar. Bu rol ancak geliştiricilerin birlikte üretebilecekleri ve üretimlerini diğerleriyle paylaşıp geliştirebilecekleri platformlar sayesinde gerçek bir güce dönüşebilir." ifadelerini kullandı.

Bilgisayar programcılarının ve teknoloji şirketlerinin yazılım projelerinin dokümantasyonunu yapmak ve ürettikleri kodlarını saklamak için kullandıkları site, başta Apple, Amazon ve Google olmak üzere çok sayıda teknoloji devinin projeleri için bir çalışma platformu işlevi görüyor. Microsoft da platformu etkin olarak kullanan şirketler arasında. Şirketin binden fazla çalışanı her gün Github'a sayfalarca kod yükleyip güncelliyor.

Kökleri itibarıyla ticari sır niteliği taşıyan telif yazılımlar üretip satan bir şirket olan Microsoft, özellikle Nadella'nın göreve gelmesinden bu yana açık kaynaklı yazılım alanına artan bir ilgi gösteriyor. Şirket bu dönemde çok sayıda ticari yazılımının telif hakkını kaldırarak açık kaynaklı hale getirdi.

PowerShell, Visual Studio Code ve Microsoft Edge JavaScript gibi şirkete ait çok sayıda yazılımın kodları geliştiricilerin kullanımına açıldı. Microsoft yine bu dönemde Linux tabanlı Ubuntu işletim sisteminin Windows 10'a entegrasyonu için Canonical firmasıyla işbirliğine gitti ve ayrıca mobil yazılımlar için Xamarin geliştirme platformunu bünyesine kattı.

Microsoft, geçen yıl insan kaynakları ağı LinkedIn'i 27 milyar dolar bedel ödeyerek satın almıştı.

Lise öğrencilerinden “cepten çiçek sulayan” sistem

KÜTAHYA (AA) – RAMAZAN DOĞAN – Kütahya'da 5 kız öğrenci, çiçeklerin otomatik ya da akıllı cep telefonu aracılığıyla uzaktan sulanabileceği sistem geliştirdi.

Devlet Hatun Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Bilişim Teknolojileri Bölümünde eğitim gören Duygu Karaağaç, Şerife Gül Koyak, Şerife Nur Avşar, Emine Sarı ve Şeyda Mert isimli beş öğrenci tarafından hazırlanan "Otomatik Çiçek Sulama" projesiyle, saksıya bırakılan ve bluetooth ile çalışan bir aparat sayesinde nem oranı ölçülüyor.

Saksılardaki nem oranı ise söz konusu aparatta yanan renklerle ifade ediliyor. Kırmızı toprağın kuru, yeşil normal seviyede, mavi fazla nemli, mor ise çok fazla nemli olduğunu gösteriyor.

Düzenek için oluşturulan yazılım sayesinde, renklere göre suya ihtiyacı olan çiçekleri algılayan sistem, su dolu bir kaptan otomatik olarak sulamayı sağlıyor.

Ayrıca, cep telefonuna veri gönderen sistem, uzaktan komutla da sulama işlemini gerçekleştiriyor.

– Anneler Günü hediyesi ilham kaynağı oldu

Projede yer alan 10. sınıf öğrencisi Duygu Karaağaç, annesine aldığı bir çiçeğin kurumasının ardından arkadaşları ve öğretmenleriyle bu projeyi gerçekleştirdiklerini söyledi.

Çiçeklerin suya ihtiyaç duydukları anda sulanabilmesi için başlattıkları çalışmayı başarıyla tamamlamanın mutluluğunu yaşadıklarını dile getiren Karaağaç, şöyle konuştu:

"Geçen sene Anneler Günü'nde anneme hediye olarak çiçek almıştım. Yazın tatile gitmiştik, geldiğimizde çiçek susuzluktan kurumuştu. Annem bu duruma çok üzülmüştü. 'Biz evde yokken çiçeklerin kurumaması için ne yapabilirim?' diye düşündüm. Bu konuyu arkadaşlarım ve öğretmenlerimle paylaştım ve sonrasında bu projeyi geliştirdik. Hazırladığımız proje sayesinde çiçeklerimiz kurumayacak ve annelerimiz de üzülmeyecek."

Öğrencilerden Şerife Gül Koyak da proje fikrini arkadaşı Duygu Karaağaç'tan duyunca çok heyecanlandıklarını, sonuçta bu sistemi geliştirmekten mutluluk duyduklarını ifade etti.

– Projeyi geliştirecekler

Okulun bilişim teknolojileri bölümü öğretmeni ve proje koordinatörü Ali İhsan Uysal da insanlar evde olmadığında veya tatile çıktığında çiçeklerin susuz kalmamasına yönelik bir projelerinin olduğundan bahsedince öğrencilerine yardımcı olduğunu aktardı.

"Arduino" ve "APPinventor" programlarını kullanarak bunu yapabileceklerini öğrencilerine gösterdiğini anlatan Uysal, şunları kaydetti:

"Hazırlanan projede çiçek saksılarında bulunan toprağın nemi ölçülerek suya ihtiyacı olup olmadığı belirleniyor. Yine öğrencilerimizin hazırladıkları yazılım sayesinde de cep telefonumuzu kullanarak çiçeklerimizi otomatik olarak uzaktan da sulayabiliyoruz. Bu ve bunun gibi projeler sayesinde çağımızın eğitim sistemi olan STEM (fen, teknoloji, mühendislik ve matematik) eğitimlerinin sadece özel okullarda değil devlet okullarında, özellikle meslek liselerinde de uygulanabilir olduğunu görmüş olduk."

Uysal, projeyi biraz daha geliştirerek patentini alıp seri üretime geçmeyi planladıklarını sözlerine ekledi.

Nişantaşı Üniversitesi, Developer Summit İstanbul’a ev sahipliği yapacak

İSTANBUL (AA) – Yazılım geliştirici konferanslarından Developer Summit İstanbul, 12 Mayıs Cumartesi günü Nişantaşı Üniversitesi Maslak 1453 NeoTech Kampüs’te düzenlenecek.

Nişantaşı Üniversitesi açıklamasına göre, Developer Summit İstanbul, 12 Mayıs Cumartesi günü Nişantaşı Üniversitesi Maslak 1453 NeoTech Kampüs’te yazılım dünyası mensuplarını bir araya getirecek..

Yazılım sektörünün önde gelen birçok isminin konuşmacı olarak yer alacağı, 3 farklı salonda 20'den fazla sunumun yapılacağı etkinlikte yazılım dünyasındaki son gelişmeler ve popüler konular ele alınacak.

Cloud teknolojileri, IoT, yapay zeka, machine learning, devops, yazılım kalitesi ve yazılım testi gibi konularda sunumlar gerçekleştirilecek.

Yazılım mimarilerinden DevOps'a, web programlamadan Machine Learning'e birçok alanda bilgi paylaşımı yapılacak konferansa sektörün önemli birçok firmasının katılımı bekleniyor.

Bin kişiye yakın katılımcının beklendiği etkinlikte birçok sektör çalışanıyla ve profesyoneliyle tanışmak, iş bağlantıları kurmak mümkün olacak.

Ekmeğini güneşten çıkartıyor

ANKARA (AA) – ERDAL ÇELİKEL – Genç girişimci Sina Bağcı, güneş enerjisinin kalitesini analiz ederek ilgili kamu kurumlarına veri sağlayan yazılım geliştirdi.

Hexatech AŞ Kurucu Ortağı Bağcı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, firmalarını geçen yıl eylül ayında kurduklarını ve Teknopark Ankara'da çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi.

Bağcı, firma olarak temel yetkinliklerinin elektronik ürün geliştirme ve yazılım konularında olduğuna işaret ederek, "Faaliyet konularımız Endüstri 4.0 dönüşümünde fabrikaların dijitalleşmesi ve nesnelerin interneti konusundaki çalışmalar. Güncel teknolojileri yakından takip ediyoruz. Uzaktan izleme sistemleri ve karar destek yazılımları yapıyoruz. Endüstride verimliliği artıracak ve kayıpları azaltacak, yapay zeka yoluyla doğru kararları öneren sistemler geliştiriyoruz." dedi.

Şu anda Türkiye'nin 4 bölgesindeki 75 güneş enerjisi santralinde ürünlerinin kullanıldığına dikkati çeken Bağcı, şöyle devam etti:

"Güneş enerjisi yatırımcıları elde ettikleri enerjiyi devlete satar. Devlete enerji satmak için birtakım şartları yerine getirmek gerekiyor. Devlet aldığı enerjinin kaliteli olmasına özen gösteriyor. Bizim cihazlarımız güneş enerjisi santrallerindeki bütün değerleri okuyup devletin sunucularına enerjinin kaliteli olduğuna dair veriler gönderiyor."

Bağcı, sistemin güneş santrali yatırımcılarının geleceğe dönük kararlar almasına da yardımcı olduğunu dile getirdi.

– "15 Temmuz sonrasında ayakta kalmaya çalıştık"

Sermayesiz kendi işini kurmanın kolay olmadığını vurgulayan Bağcı, "girişim" denilen şeyin beslenmesi gereken bir organizma olduğunun altını çizdi.

TÜBİTAK desteklerine başvurmalarına rağmen başvuru sürecinin 15 Temmuz'daki darbe girişimi dönemiyle çakıştığını kaydeden Bağcı, "Bu yüzden bizim başvurularımızın değerlendirmeye alınması bir yıl gecikti. Bir yıl boyunca biz hayatta kalmak zorundaydık. Bu nedenle sıcak para girişi yapabileceğimiz işlere yöneldik. Aslında daha şirketimiz yokken ticarileşmiş olduk." diye konuştu.

Bağcı, girişimcilikte başarılı olmak için çalışmak ve azmetmenin yanı sıra iyi bir ekibin varlığının da önemli olduğunu belirterek, "Şans faktörü de önemli. Çünkü görev tanımınız bir mühendisin ya da personelin tanımı gibi değil. Her konuya yetişmeniz lazım. Çok tecrübesizken çok büyük sorumlulukların altına giriyorsunuz. Kuluçka merkezlerinin önemi burada ortaya çıkıyor." ifadesini kullandı.

– "Bu çağda yapamayacağınız iş yok"

İnternet teknolojisinin çok fazla pazar açtığını ve bu durumun rekabeti artırdığını dile getiren Bağcı, "Bir ev hanımı artık bir el ürününü internetten pazarlayabiliyor. Bu durum, tüketicinin elini çok kuvvetlendirdi. Üretici açısından rekabeti kızıştırdı. Sanayi kesiminin de teknolojinin hızına yetişebilecek sistemler geliştirmesi gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.

Bağcı, bilgiye ulaşmanın önemli bir güç sağladığını vurgulayarak, "Bir arama kutusuna birkaç kelime yazıyorsunuz ve dünyada onunla alakalı milyonlarca bilgi önünüze serilebiliyor. İyi bir araştırmacıysanız ve kaynakları anlayabilecek kadar yabancı diliniz varsa bu çağda yapamayacağınız iş yok." dedi.

Geleceğe dair hedeflerinden de bahseden Bağcı, şunları kaydetti:

"Burada elde edeceğimiz başarılarla bir şeyleri değiştirebilecek güce sahip olabileceğimizi düşünüyorum. Çünkü öyle bir dönemdeyiz ki en güçlü silah bilgi ve teknoloji. Akıllı telefonlar ilk çıktığında dünyayı değiştirdi. Biz sıradaki dalganın nesnelerin interneti olacağını düşünüyoruz."

Müşteri hizmetlerinde bekleme süresine yapay zekalı çözüm

İZMİR (AA) – HALİL ŞAHİN – Yapay zekayla günlük hayatı kolaylaştırmak için yola çıkan 3 genç girişimci, tüketicilerin müşteri temsilcisine ulaşması için gereken süreyi ortadan kaldıracak akıllı yazılım geliştirdi.

Ege Üniversitesi'nin Teknoparkı'nda kurdukları şirkette yapay zeka çalışmaları yürüten bilgisayar mühendisleri Caner Ulutürk, Yiğitcan Şener ve iş geliştirme uzmanı Serkan İçer, firmaların müşteri hizmetleri maliyetini düşürmek ve memnuniyeti artırmak amacıyla sistem hazırladı.

Şirketin kurucu ortaklarından Caner Ulutürk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yaklaşık 10 yıldır yapay zeka teknolojileriyle ilgili çalıştıklarını belirtti.

Müşteri hizmetlerine ulaşma ve sorulara kısa sürede cevap alma problemlerinden yola çıkarak yapay zekalı müşteri hizmetleri alanında çalışmaya karar verdiklerini anlatan Ulutürk, bu süreçte, bir bankanın açtığı finansal teknoloji yarışmasında dijital danışmanlık kategorisinde birinci olduklarını anımsattı.

Bu başarı sonrası çalışmalarını bankacılık sektörü üzerine yoğunlaştırdıklarını ifade eden Ulutürk, "Müşteri hizmetlerine ulaşmaya çalıştığımızda '1'e basın', '2'ye basın' gibi uyarılarla aslında menüler arasında kayboluyoruz. Bazen yoğunluktan müşteri temsilcisiyle görüşmek için 5-10 dakika beklememiz gerekiyor. Dolayısıyla tüm bunlar sorun olarak karşımıza çıkıyor." diye konuştu.

– "Bir bebek gibi"

Ulutürk, "chatboat" adı verilen sistemin, insanların karşılarında müşteri temsilcisi varmış gibi etkileşime geçtikleri ve sorularına cevaplar aldıkları akıllı yazılım olduğunu vurguladı.

Chatboat kullanımının son yıllarda yaygınlaşmaya başladığını anlatan Ulutürk, şöyle konuştu:

"Akıllı yazılım sayesinde bankanın sosyal medya hesabı, internet sitesi ya da mobil uygulaması kullanılarak sorulara anında cevap alınabiliyor. Hazırladığımız yapay zeka, bir kelime üzerinden değil, cümlenin tamamını anlayarak cevap vermesiyle fark yaratıyor. Müşteriler bir insanla konuşuyor gibi yazıyor. Yazılımımız da yapay zeka ile bunu anlıyor ve onlara geri dönüş yapıyor. Yapay zekalı yazılımı bir bebek gibi düşünebiliriz. Ona hangi soruları öğretirseniz o da onları öğrenip ona göre cevap veriyor. Bazı basit sorulara saniyesinde cevap alabilirsiniz. Çok aşama gerektiren sorulara 15-20 saniyede cevaba ulaşabileceksiniz."

– Akıllı yazılım gelecek ay bir banka tarafından kullanılacak

Yapay zekanın her soruya cevap vermesinin mümkün olmadığını, çok karmaşık konularda insana yönlendirdiğine işaret eden Ulutürk, bu sayede hem müşteri hizmetlerindeki kurum maliyeti düşeceğini hem de müşterilerin memnuniyeti artacağını kaydetti.

Geliştirdikleri yazılımın bir banka tarafından gelecek ay kullanılmaya başlanacağını bildiren Ulutürk, bunun bankacılık dışındaki müşteri temsilcisi gerektiren diğer sektörlerde de kullanılabileceğini sözlerine ekledi.