EBRD yıllık yatırımda 10 milyar avroyu aşmayı hedefliyor

             <p> LONDRA (AA)  - Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) Başkanı Suma Chakrabarti, bankanın faaliyette olduğu tüm ülkelerdeki toplam yatırımlarının bu yıl ilk kez 10 milyar avroyu aşmasının hedeflendiğini söyledi.</p>  <p>Bankanın Saraybosna’da düzenlenen yıllık toplantısında konuşan Chakrabarti, kurumun son üç yıldır yıllık 10 milyar avroya yaklaşan seviyelerde yatırım yaptığını belirterek, “EBRD’nin, 2019 yılında tarihimizde ilk kez 10 milyar avroluk yatırım bariyerini aşmasını istiyorum.” ifadesini kullandı.</p>  <p>EBRD’nin Balkanların batısında pozitif bir değişim yaratabilmeye büyük önem verdiğini söyleyen Chakrabarti, bunu için bölgedeki ülkelerin ekonomik entegrasyonunun gerekli olduğunu vurguladı. <br></p>  <p>Chakrabarti, “Entegrasyonun, malların ve hizmetlerin ticaretinin artırılmasında çok kuvvetli bir enstrüman olduğunu görüyoruz. Belki de en önemli olanı. Entegrasyon yeni fikirleri ve inovasyon alışverişini destekliyor.” değerlendirmesinde bulundu. Chakrabarti özellikle Balkanların batısında fiziksel entegrasyonun artırılması için kara yollarının, tren yollarının, limanların, havaalanlarının ve telekomünikasyon hizmetlerinin geliştirilmesi ve birbirine bağlanması gerektiğini belirtti.</p>  <p>EBRD Başkanı Chakrabarti konuşmasında, yatırımlar yoluyla elde edilen entegrasyonun yoğun göç veren ekonomilerin gerekli yetenekleri ekonomilerine çekebilmelerine de yardımcı olacağını vurguladı. </p>  <p>Chakrabarti, “Bu (entegrasyon),  verimliliğin ve yatırımların azalmasına neden olan işçi göçüne ilişkin  kısır döngünün sonlandırılmasına yardımcı olabilir.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p>  <p>Bankanın Saraybosna’da düzenlenen yıllık toplantısına Türkiye’yi temsilen Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Bülent Aksu katıldı. </p>      

Yatırımcılar, piyasalardaki oynaklığı fırsat olarak görüyor

  BERLİN (AA) - İsviçre bankası UBS'in anketine göre, dünya genelinde varlıklı yatırımcılar ve girişimciler varlıklarının büyük bir kısmını nakitte tutarken, yatırımcılar, piyasalardaki oynaklığı fırsat olarak görüyor. </p>    <p>UBS'in 17 ülkede 3 bin 600'den fazla varlıklı yatırımcı ve girişimci ile yaptığı ankete göre, en az 1 milyon dolar yatırımı olan yatırımcıların yarısından fazlası küresel ekonomi konusunda iyimser, yüzde 21'i de karamsar olduğunu belirtti.

Yıllık geliri en az 250 bin dolar olan firma sahibi girişimcilerin de yüzde 62'si küresel ekonomi için iyimser, yüzde 15'i de karamsar olduğunu bildirdi.

Yatırımcıların yüzde 74'ü piyasalardaki oynaklığı yatırım fırsatı olarak gördüklerini belirtirken, yüzde 42'si gelecek 6 ayda daha fazla yatırım yapmayı planladıklarını kaydetti.

Yatırımcıların yüzde 44'ü ülkelerinin politikaları konusunda endişe taşırken, yüzde 40'ı ulusal borçları sorun olarak görüyor.

Dünya genelinde ankete katılan yatırımcıların portföylerinin yüzde 32'si nakitte olurken, Avrupa’da bu oranın yüzde 35'e çıkması dikkati çekti.

UBS Küresel Varlık Yönetimi Müşteri Stratejisi Sorumlusu Paula Polito, konuya ilişkin değerlendirmesinde, nakitin likidite stratejisi için güvenli bir varlık olduğunu vurgulayarak, "Ancak nakitte kalmak uzun dönem için risklidir. Şu anda küresel olarak yüksek seviyede nakit görüyoruz. Yatırımcılar için daha çeşitlendirilmiş bir portföy düşünmek için iyi bir zaman." ifadelerini kullandı.

Morgan Stanley, Rusya'daki bankacılık faaliyetini sonlandırıyor

             MOSKOVA (AA) - ABD'li yatırım bankacılığı ve finansal hizmetler kuruluşu Morgan Stanley, Rusya’daki bankacılık faaliyetlerini sonlandırmayı planlıyor.</p>  <p>Morgan Stanley’in Rusya temsilciliğinden yapılan açıklamada, ABD ve Avrupa Birliği’nin Rusya’ya 2014’ten bu yana çeşitli yaptırımlar uyguladığı anımsatıldı.</p>  <p>Rus şirketlerin, yaptırımlar nedeniyle uluslararası sermaye piyasalarına erişmekte zorlandığına işaret edilen açıklamada, “Morgan Stanley, ülkedeki bankacılık faaliyetlerinin 2020’nin ilk çeyreği itibarıyla sonlandırılması için Rusya Merkez Bankası’na başvurmayı planlıyor.” ifadesine yer verildi.</p>  <p>Açıklamada, Morgan Stanley’in Rusya’da lisans gerektirmeyen danışmanlık hizmetlerine devam edeceği kaydedildi.</p>  <p>Rusya’daki ilk temsilcilik ofisini 1994’te açan Morgan Stanley, ülkedeki bankacılık faaliyetlerini başlatmak için gerekli lisansı 2005’te almıştı.</p>  <p>Analistler, yaptırımlar nedeniyle Rusya’daki yabancı yatırım bankalarının sermaye, birleşme ve satın almalar gibi piyasalarda erişimin son derece zorlaştığını vurgulayarak, ülkedeki çok sayıda bankanın yeni şartlara uyum sağlamak zorunda kaldığını belirtiyor. 

Şehir hastanesi modeline yabancı ilgisi

BURSA (AA) – CEM ŞAN – YDA Grup Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Arslan, Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ve MENA ülkelerinden (Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkeleri) Türkiye'nin şehir hastanesi modelini inceleyip kendi ülkelerine adapte etmek için heyetler geldiğini belirterek, "Bizler de özel sektör olarak şehir hastanelerinde kazandığımız bu tecrübeyi yurt dışına götürüp orada da uygulamak istiyoruz." dedi.

Kayseri, Konya, Şanlıurfa ve Manisa'daki şehir hastanelerinin yapımını üstlenen YDA firmasının Yönetim Kurulu Başkanı Arslan, AA muhabirine, 2019'un kendileri açısından yurt dışına daha fazla ağırlık verecekleri bir yıl olacağını söyledi.

Yapısal reformlar sayesinde 2020'de tamamen toparlanmış, pozitif büyümelere sahip bir Türkiye göreceklerine inandıklarını belirten Arslan, "YDA Grup olarak Türkiye'nin ilk şehir hastanesi olan bin 607 yataklı Kayseri Şehir Hastanesi'nin yatırımcısı ve işletmecisiyiz. Şehir hastaneleri Türkiye için çok önemli ve stratejik yatırımlar. Kamunun tecrübesiyle özel sektördeki otelcilik hizmetleri, hijyenik şartlar ve konfor şartları birleşti. Şu anda dünyaya örnek ve model bir hastaneciliğe sahip olduk." diye konuştu.

Arslan, Kayseri Şehir Hastanesi'nin Sağlık Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen Sağlıkta Kalite Standartları Değerlendirmesinde Türkiye'de kamu ve özel hastaneler arasında 100 tam puan alan ilk hastane olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Kayseri'deki şehir hastanesini geçen yıl mayısta açtık. 8 ay sonra Sağlıkta Kalite Standartlarına göre 100 tam puan alabilmek önemli bir şey. Diğer taraftan şehir hastanelerinin illere getirdikleri ekonomik canlılıklar, katma değerler söz konusu. Şu anda devam eden ve açılmış olan işlerde yaklaşık olarak toplam 10 milyar avronun üzerinde bir yatırım yapıldı şehir hastanelerine. Tabii ki bu tip altyapı yatırımları ekonomiye de canlılık sağlıyor ve canlılık getiriyor. Şehir hastanelerindeki edindiğimiz tecrübeyi şu anda kamu bile ihraç etmeye başladı. Bağımsız Devletler Topluluğu ve MENA ülkelerinden Türkiye modelini inceleyip kendi ülkelerine adapte etmek amacıyla heyetler geliyor. Bizler de özel sektör olarak şehir hastanelerinde kazandığımız bu tecrübeyi yurt dışına götürüp orada da uygulamak istiyoruz."

Yurt dışından ciddi taleplerle de karşılaştıklarını belirten Arslan, "İnşallah 2019 yılında bizim de beklentimiz Kazakistan olabilir ilk olarak. Belki Irak belki de Afrika'da olabilir. Üç pazara da bakıyoruz. Bir ya da iki hastanede bu tecrübelerimizi aktarmış olacağız. Güzel kontrat yapacağız ve buradan da istihdam götüreceğiz." diye konuştu.

Arslan, grup olarak Türkiye'deki yatırımlara da hız kesmeden devam edeceklerine dikkati çekerek, inşaatları devam eden bin 700 yataklı Şanlıurfa ile bin 250 yataklı Konya şehir hastaneleri projesinin sürdüğünü, Konya Şehir Hastanesi'nin bu yıl sonunda açılacağını sözlerine ekledi.

Özbekistan'dan iş insanlarına yatırım çağrısı

ANTALYA (AA) – Özbekistan'ın Harezm Valisi Farhod Ermanov, Antalya'nın tarım, turizm, sanayi, spor, sanat alanındaki tecrübelerinden faydalanmak ve sermaye sahiplerini ülkelerinde görmek istediklerini belirterek, "Yatırımcılar için her türlü hibe ve desteği veriyoruz." dedi.

Ermanov ve beraberindeki heyet, Antalya Valisi Münir Karaloğlu'nu ziyaret etti.

Antalya hakkında heyeti bilgilendiren Karaloğlu, kentin Türkiye'nin en çok yabancı turist kabul eden şehri olduğunu söyledi. Geçen yıl 13 milyon 640 bin yabancı turistin kenti ziyaret ettiğini anlatan Karaloğlu, Özbekistan ile turizm alanında çok değerli iş birliklerinin oluşturulabileceğini kaydetti.

Türkler ile Özbekistanlılar arasında gönül bağı bulunduğuna dikkati çeken Karaloğlu, şu değerlendirmede bulundu:

"Özbekistan millet olarak hem şehir hayatımızı hem kültürel ve inanç değerlerimizi şekillendiren, kitaplarını okuduğumuz önemli bir medeniyet merkezidir, ata yurdumuzdur. Neredeyse her Türk'ün Özbekistan'ı görme hayali var. Eminim ki Özbekistan'daki insanlar da Türkiye'ye gelmek istiyorlardır. Bu iki ülke insanımızın isteklerini yerine getirebilirsek karşılıklı ilişkilerin daha da gelişmesine vesile oluruz. Özbekistan'dan turizmde çalışmak için Antalya'ya gelen vatandaşlar var. Onlar Antalya'ya gelip turizmi öğrenecekler. Tecrübe edinecekler ve Özbekistan'a döndüklerinde işletmeci olacaklar. Orada turizmin daha da gelişmesine vesile olacaklar."

Tarımsal alanda çok rahat bir şekilde iş birliği yapabileceklerini dile getiren Karaloğlu, "Antalya'da hem organik hem doğal gübre konusunda çok önemli fabrikalarımız var. Sadece seraları ve sera fabrikalarını değil tarım alanında hizmet veren diğer fabrika ve tesislerimizi de ziyaret etmenizi tavsiye ediyoruz." ifadelerini kullandı.

  • "İş insanlarını Özbekistan'a yatırım yapmaya davet ediyoruz"

Harezm Valisi Farhod Ermanov da özellikle turizm ve örtü altı üretim alanında Antalya'nın başarılarını değerlendirmek istediklerini kaydetti.

Harezm'in çok önemli bir pamuk üretim merkezi olduğunu anlatan Ermanov, şunları söyledi:

"Pamuk üretimine ve tekstili çok önemsiyoruz ancak kumaş üretecek fabrikamız neredeyse hiç yok. Bu kapsamda dün birkaç gündür Adana'daydık. Önemli görüşmeler gerçekleştirdik. Bugün de Antalya'ya geldik. Antalya'nın tarım, turizm, sanayi, spor, sanat alanında tecrübelerinden faydalanmak istiyor, sermaye sahiplerini ülkemizde görmek istiyoruz. Yatırımcılar için her türlü hibe ve desteği veriyoruz. Devletimiz yatırımcıların yanında olacak, Antalyalı başarılı iş insanlarını Özbekistan'da yatırım yapmaya davet ediyoruz."

Görüşmenin ardından Özbek heyeti Vali Münir Karaloğlu'na yöresel kıyafetlerini, Karaloğlu ise muhabbetin ve sevgi bağlarının devam etmesi adına Vali Ermanov'a Türk kahvesi ve fincan takımı hediye etti.

Harezm Valisi Farhod Ermanov'un beraberinde Harezm Vali Yardımcısı Şavkat Tulyaganov, Dışişleri Bakanlığının Urganç Şehir Şube Müdürü Timur Rahmanov, Yatırım ve Dış Ticaret Bakanlığı Harezm İl Başkanı Anvar Davletov, Harezm İl Turizm Müdürü Aziz Polvonov ve Özbekistanlı iş insanları yer aldı.

Türk yatırımcılardan Etiyopya’ya 40 milyon dolarlık kablo fabrikası

ADDİS ABABA (AA) – Türk yatırımcılar, Etiyopya’nın Oromiya eyaletinde yaklaşık 40 milyon dolarlık yatırımla yeni bir kablo fabrikası kurdu.

Türk Demes Kablo ve Etiyopyalı Glorious şirketi tarafından ortak kurulan Euro Cable, başkente yaklaşık 25 kilometre uzaklıktaki Gelan kasabasında 10 bin metrekarelik yeni kablo fabrikasının açılışını gerçekleştirdi.

Açılışa Etiyopya Ticaret ve Sanayiden Sorumlu Devlet Bakanı Teka Gebreyes ve şirket yetkililerinin yanı sıra Türkiye’nin Addis Ababa Büyükelçisi Yaprak Alp de katıldı.

Bakan Gebreyes, burada yaptığı konuşmada, şirketin doğuş hikayesini yatırım komisyonunda çalıştığı dönemden hatırladığını söyleyerek, iki şirketin 10 yıldan bu yana sürdürdüğü ortaklığın diğer yatırımcılara iyi bir model olması gerektiğini ifade etti.

Büyükelçi Alp, Türkiye’nin Etiyopya’daki yatırımlarına ve iki ülke arasındaki ilişkilere atıfta bulunarak, bu yatırımın bu ilişkiyi daha da derinlere götüreceğini dile getirdi.

Alp, Türk yatırımcıları bu ülkeye yatırım yapmaya motive eden şeyin Etiyopya’nın geleceğine duydukları inanç olduğuna işaret etti.

Euro Cable ortaklarından Simge Yüksel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, şirketin 2007 yılında kurulduğunu belirterek ülkede üretime 30 kişiyle başladıklarını anlattı.

40 milyon dolarlı yatırımla hayata geçirilen yeni fabrikada 300 kişinin istihdam edileceğini ve bu sayısının 500’e çıkabileceğini kaydeden Yüksel, şu anda iç piyasanın taleplerini karşılamaya çalışan şirketin diğer Afrika ülkelerine ihracat yapmayı hedeflediğini söyledi.

Elektrik kablosunun yanı sıra telekomünikasyon kabloları da üreten şirket, aynı zamanda ülkede elektrik kablosu üretmeye başlayan ilk özel şirket olma unvanına sahip.

Gemi sektörüne Alman, Hollanda ve İtalyan firmalarından yatırım

YALOVA (AA) – CEM ŞAN – Yalova'nın Çiftlikköy ilçesinde 4 milyon metrekarelik alanda kurulan Gemi İhtisas Organize Sanayi Bölgesi (GİOSB) ve giyim ihtisas organize sanayi bölgesi niteliğindeki Avrasya OSB'ye yurt dışından da talepler geldiği belirtildi.

Avrasya OSB Tahsis İşleri Koordinatörü Muharrem Çay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Çiftlikköy ilçesinde 4 milyon metrekare alanda iki organize sanayi bölgesi kurulduğunu söyledi.

GİOSB'nin yaklaşık 1,5 milyon metrekarelik, Avrasya OSB'nin de 2,5 milyon metrekarelik alan üzerinde bulunduğunu ifade eden Çay, iki OSB'nin 192 parselden oluştuğunu, parsellerin 91'inin GİOSB'ye, 101'inin de Avrasya OSB'ye ait olduğunu dile getirdi.

Çay, altyapı çalışmalarının geçen mayısta başladığını, kamulaştırma işlemlerinin, yasal izinlerin tamamlanıp parsel bazında tapuların alındığını belirterek, "Altyapı çalışmaları devam ediyor. İlk etap yıl sonunda tamamlanacak. Şu ana kadar toplam alanın yaklaşık dörtte birinin tahsis ve satış işlemleri gerçekleşti. Satın alan firmalarımızdan inşaata başlayanlar oldu. OSB'de yıl sonu itibarıyla 10-12 firmamız faaliyete geçmiş olacak." diye konuştu.

  • LCW yaklaşık 400 bin metrekarelik alan aldı

Arsa tahsisini yaptıktan sonra proje ve ruhsat onaylarıyla birlikte firmaların hemen inşaata başlayabildiklerini anlatan Çay, çalışmaların hızla sürdürüldüğünü belirtti.

Çay, giyim ihtisas OSB'si olan Avrasya OSB'de sanayi ve ticaret odasına kayıtlı her türlü hazır giyim ve konfeksiyon ürünleri imalatı, tasarım ve teşhiri, yan sanayi ve üretimi, hazır giyim ve konfeksiyon malzemeleri imalatı ve tedariğiyle ilgili faaliyette bulunan gerçek ve tüzel kişilere parsel tahsisi yapıldığını söyledi.

Avrasya OSB'de şu ana kadar yaklaşık 10 firmayla sözleşme yapıldığını bildiren Çay, "Avrasya OSB tarafında LCW inşaata başladı. Onlar yaklaşık 400 bin metrekare alan aldılar. 400 bin metrekarelik bir tesis kuruyorlar. Bu sene sonunda ilk etabını faaliyete açacaklar. İlk etabı 110 bin metrekarelik bir alan olacak. Onlar da her yıl 100 bin metrekare tesis açmaya devam edecekler." dedi.

  • "20-22 bin kişilik istihdam öngörülüyor"

Çay, GİOSB'de işlerin daha da iyi gittiğini belirterek, "Gemi İhtisas OSB'de şu ana kadar 91 parselin 28'inin satış işlemi tamamlandı. 8-9 proje de ruhsat aşamasında. Onlar da bu sene içinde tesis inşaatlarına başlayacaklar. 28 firmadan 3'ü yabancı. Alman, Hollanda ve İtalyan firmalarımız var. Yurt dışından da talepler gelmeye başladı." diye konuştu.

Mülkiyet sorununun olmadığı GİOSB ve Avrasya OSB'nin, ikinci derece teşvik avantajlarına ilaveten OSB olması dolayısıyla üçüncü bölge teşvik avantajlarından da faydalanabilme imkanı sunduğunu dile getiren Çay, şunları kaydetti:

"Burada önümüzdeki 4-5 yılda toplam 2,5 milyar liralık bir yatırım olmasını bekliyoruz. 1 milyar lirası GİOSB, 1,5 milyar lirası da Avrasya OSB'den gibi. Şu anda yatırımın birinci etabı devam ediyor. İki senelik periyotlar halinde etap etap projeye devam edeceğiz. 20-22 bin kişilik istihdam öngörülüyor. Aslında bu Yalova'ya bir yandan da göçü getirecek bir nokta. Yalova'nın lokasyon açısından avantajı var. İstanbul, Kocaeli ve Bursa üçgeninde 45 dakikalık mesafede milyonlarca nüfusa hatip ediyor. Yani günlük taşımayla bile işçi getirme imkanı sağlayan bir lokasyon."

SOCAR'ın 1,8 milyar dolarlık petrokimya yatırımı 2023'te devrede

BAKÜ (AA) – NURAN ERKUL KAYA – SOCAR Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Vagif Aliyev, BP ile Türkiye'de yeni bir petrokimya yatırımı için iş birliği yaptıklarını belirterek, "Yaklaşık 1,8 milyar dolarlık yatırımla yapacağımız yatırım da diğer projelerimiz gibi çok önemli. Faaliyete başladığında Türkiye'nin 1 milyon tonluk saf tereftalik asit (PTA) ithalatını sıfırlayacak. Pareksilen (PX) ürünlerinde ithal ettiğimiz 800 bin tonluk ürün, Türkiye’de üretilmeye başlayacak. Yeni tesisi 2023’te devreye almayı hedefliyoruz." dedi.

Aliyev, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2008'de faaliyete başlayan SOCAR Türkiye'nin yatırımlarına devam ettiğini söyledi.

Yatırımlarının petrokimya ve rafinaj sektöründe yoğunlaştığını aktaran Aliyev, Türkiye ile Azerbaycan arasında uzun yıllara dayanan kültür ve kardeşlik bağı bulunduğunu, bu durumun da iki ülkenin ekonomik iş birliğine katkı sağladığını anlattı.

Aliyev, bu iş birliği kapsamındaki önemli projelerden birinin, Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı (TANAP) olduğunu dile getirerek, "TANAP yoluyla Türkiye’ye 1 Nisan itibarıyla yaklaşık 1,5 milyar metreküp gaz taşındı. 15 Nisan itibarıyla da boru hattının ikinci fazında da son aşamaya gelinerek test amaçlı gaz verilmeye başlandı. Projenin gaz taşıma kapasitesi ek yatırımlarla önce 24 milyar metreküpe ardından 31 metreküpe çıkarılabilecek. Bundan sonra da BOTAŞ ile iş birliği yapabileceğimiz imkanları değerlendiriyoruz." diye konuştu.

ABD'nin İran yaptırımlarında Türkiye'nin 2 Mayıs itibarıyla muafiyetten çıkarıldığını anımsatan Aliyev, "TANAP'ın ekonomik iş birliğinin yanı sıra Türkiye’nin enerji arz güvenliğine katkıda bulunması açısından çok önemli bir yeri var. Türkiye’nin, hem dünyada yaşanan gelişmeler hem de kendi politikaları doğrultusunda gereken önlemleri aldığına inanıyoruz. Bize herhangi bir durumda ihtiyaç olduğunda, her zaman Türkiye ile birlikte çalışıyoruz." ifadelerini kullandı.

  • Tesisin temeli yıl sonu veya 2020'de atılacak

Aliyev, Türkiye'de petrokimya sektöründe yapacakları yeni bir yatırım için BP ile iş birliği içinde olduklarını belirtti. Söz konusu tesisin temelinin yıl sonu veya 2020'de atılacağını ifade eden Aliyev, şunları kaydetti:

"Yaklaşık 1,8 milyar dolarlık yatırımla yapacağımız yatırım da diğer projelerimiz gibi çok önemli. Faaliyete başladığında Türkiye'nin 1 milyon tonluk saf tereftalik asit (PTA) ithalatını sıfırlayacak. Pareksilen (PX) ürünlerinde ithal ettiğimiz 800 bin tonluk ürün, Türkiye’de üretilmeye başlayacak. Yeni tesisi 2023’te devreye almayı hedefliyoruz. Tesisin SOCAR’ın diğer tesislerinden elde edilen ham madde ve altyapı kaynaklarına çok yakın konumlanacak olması, rekabet bakımından büyük avantaj sağlayacak. Aliağa’da inşa edilmiş büyük rafineri ve petrokimya tesisleriyle kardeş iki ülke olan Türkiye ve Azerbaycan’ın ekonomilerine katkı sağlamaya ve Türkiye’nin enerji sektöründe global oyuncular arasında güçlü bir konuma gelmesi için yatırımlarımıza hız kesmeden devam edeceğiz. Petkim, Türkiye’nin tek entegre petrokimya tesisi ve pazarın ancak yüzde 20’sini karşılayabiliyor. Bu payı artırmak için önümüzde çok önemli bir fırsat var. Bu nedenle yatırımlarımızda aslan payını petrokimya ve rafinaj oluşturuyor."

Aliyev, Türkiye'de doğal gaz ve akaryakıt sektöründe büyük bir dağıtım ağı kurmak için fırsatları değerlendirdiklerini ancak bu konuda acele etmediklerini söyledi.

  • Petrol fiyatlarında yıl sonuna doğru yükseliş beklentisi

Aliyev, son dönemde yükseliş trendinde olan petrol fiyatlarına ilişkin de öngörülerde bulundu.

SOCAR olarak 2019 bütçelerinde petrol fiyatını 60 dolar olarak belirlediklerini aktaran Aliyev, "Yıl boyunca fiyatların dalgalı bir seyir izlemesini ve yıl sonuna doğru hafif yükselmesini bekliyoruz. Petrol fiyatlarının artması, bizim karlılığımızı pozitif etkiliyor. Bununla birlikte entegre bir global petrol ve gaz oyuncusu olarak daha kötü senaryolar için ve aşağı yönlü riskler için de hazır olduğumuzu söyleyebilirim." ifadelerini kullandı.

PayPal'dan Uber'e 500 milyon dolarlık yatırım planı

İSTANBUL (AA) – Online ödeme şirketi PayPal, taşımacılık hizmeti veren Uber firmasına 500 milyon dolar yatırım yapacak.

Uluslararası finans piyasaları ve şirketler hakkında analizler yayınlayan International Financing Review'in (IFR) raporuna göre, lojistik ve taşımacılık alanında faaliyet gösteren Uber firması, online ödeme şirketi PayPal'ın 500 milyon dolarlık yatırımıyla birlikte “superapp”ye dönüşecek.

“Superapp” kavramı müşterilerin ulaşım, alışveriş ve ödeme gibi birçok servise tek bir uygulama üzerinden ulaşması anlamına geliyor. Uzmanlar, “superapp” olarak hizmet veren firmaların, tek alanda hizmet veren firmalara göre daha çok kazanç elde edeceğini savunuyor.

Uber'in, PayPal'ın yatırımının ardından piyasada daha etkin hale gelmesi ve 80 ile 90 milyar dolar arasında bir piyasa değerine ulaşması bekleniyor.

Seul'de “Türkiye Yatırım Semineri”

SEUL (AA) – Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Seul Temsilcisi Taha Saran, bugüne kadar Güney Kore'den Türkiye'ye gelen uluslararası doğrudan yatırım miktarının 2,6 milyar doları geçtiğini belirterek, "Koreli yatırımcıların Türkiye'ye olan ilgileri devam ediyor ve önümüzdeki yıllarda da aktif bir şekilde yatırımların artmasını öngörüyoruz." dedi.

Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi ve Güney Kore Endüstriyel Teknoloji Birliğinin (KOITA) Güney Kore’nin başkenti Seul’de düzenlediği "Türkiye Yatırım Semineri"nde, Güney Koreli yatırımcılara Türkiye’nin yatırım ortamı ve mevcut ekonomik durumuna ilişkin bilgi verildi. KOITA genel merkezinde gerçekleştirilen seminere, çok sayıda Koreli firmanın temsilcisi katıldı.

Türkiye'nin Seul Büyükelçisi Ersin Erçin, seminerin açılışında yaptığı konuşmada, iki ülke arasında geçmişten bu yana süren yakın ve dostane diplomatik ilişkiler sayesinde ekonomik ve ticari ilişkilerin de sağlam temeller üzerine kurulu olduğunu söyledi.

Erçin, Türkiye ekonomisinin global ekonomik ve siyasi gelişmeler karşısında bazı dalgalanmalar yaşadığını ifade ederek, güçlü finans sistemi ve devletin zamanında aldığı önlemler sayesinde ekonominin normalleşme sürecine girdiğini kaydetti.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın açıkladığı "dengeleme", "disiplin" ve "değişim" başlıklarındaki Yeni Ekonomi Programı çerçevesinde 2019-2021 yılları arasında alınacak önlemler ve gerçekleştirilecek yapısal reformlar ile ekonomide dengelenmenin sağlanacağın belirten Erçin, bir yandan cari açığın azalırken, diğer yandan büyümenin normal seviyelere döneceğini aktardı.

  • "Koreli yatırımcıların Türkiye’ye olan ilgileri devam ediyor"

Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Seul Temsilcisi Taha Saran da yaptığı sunumda, özellikle son 15 yılda gerçekleştirilen yapısal reformlar ve yatırım ortamının iyileştirilmesine yönelik gelişmeler sonucu 2003 yılından bu yana Türkiye’ye çekilen uluslararası doğrudan yatırım miktarının 210 milyar doları geçtiğini bildirdi.

UNCTAD 2019 raporuna göre, global uluslararası doğrudan yatırım rakamlarında yüzde 19’luk düşüşün yaşandığı 2018'de, Türkiye’ye gelen uluslararası doğrudan yatırım miktarının bir önceki yıla kıyasla yüzde 14 artış gösterdiğini kaydeden Saran, bunun yabancı yatırımcının Türkiye’ye olan güveninin bir göstergesi olduğunu vurguladı.

Kamu finansmanı ve bankacılık sektöründeki ekonomik göstergelere ve borçlanma verilerine bakıldığında, kısa ve orta vadede ciddi bir risk gözlemlenmediğini ifade eden Saran, artmakta olan ihracat ve turizm gelirleri sayesinde cari açıktaki düşüşün ekonomideki dengelenme sürecini hızlandırmakta olduğunu söyledi.

Saran, bugüne kadar Güney Kore’den Türkiye’ye gelen uluslararası doğrudan yatırım miktarının 2,6 milyar doları geçtiğini ve bunun yaklaşık 2,2 milyar dolarının son 10 yılda gerçekleştiğini belirterek, Koreli yatırımcıların Türkiye’ye olan ilgilerinin devam ettiğini ve önümüzdeki yıllarda da aktif bir şekilde yatırımların artmasını öngördüklerini kaydetti.

KOITA Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ma Chang Hwan ise Türkiye’nin Asya ve Avrupa arasında hem ekonomik hem kültürel açıdan önemli bir köprü görevi gördüğünü ifade ederek, Koreli firmaların bölgeye açılmaları anlamında Türkiye’de yapacakları yatırımların çok önemli olduğunu, Türkiye’nin, sahip olduğu büyük pazarın yanı sıra genç ve dinamik nüfusu sayesinde yatırımcılara geniş fırsatlar sunduğunu ifade etti.