Uşak'ta kayıp yaşlı adamı arama çalışmaları

UŞAK (AA) – Uşak'ta, 3 gündür kendisinden haber alınamayan yaşlı adamı arama çalışmaları başlatıldı.

Banaz ilçesinde yaşayan, kızının evinden otomobille ayrıldığı pazartesi gününden bu yana haber alınamayan 80 yaşındaki Asım Kavak'ı arama çalışmalarına polis, jandarma, AFAD ve UMKE ekipleri ile vatandaşlar katıldı.

31 Ağustos Mahallesi ile Kuşdemir köyü arasındaki dağlık alanda sürdürülen arama çalışmalarına 2 eğitimli köpek de eşlik etti.

Gün boyu sürdürülen çalışmalardan sonuç alınamaması ve havanın kararması üzerine aramaya yarına kadar ara verildi.

Asım Kavak'ın oğlu Yüksel Kavak, gazetecilere yaptığı açıklamada, çalışmaların hızlandırılmasını isteyerek, "Pazartesi günü saat 17.00 gibi babamla telefonla görüştük. 21.00 gibi de kız kardeşimle görüşmüş. Gece 'hastaneye gidiyorum' diye evden çıkmış. O saatten beri babama ulaşamıyoruz. Bugün otomobili bulundu. Emniyet güçlerimizden ve vatandaşlardan Allah razı olsun çalışıyorlar. Bir an önce babamı bulmak istiyoruz." dedi.

  • Olay

Kızının Banaz ilçesindeki evinde yaşayan ve pazartesi günü otomobille ayrıldıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Kavak'ın kullandığı 64 FR 898 plakalı otomobil, 31 Ağustos Mahallesi Rüzgar Sokak'ta terk edilmiş halde bulunmuştu.

Görgü tanıkları, otomobilin pazartesi akşamı kara saplandığını, kurtarmak için 2 kişinin uğraş verdiğini ve başarılı olamayınca yaya olarak uzaklaştıklarını söylemişti.

Hasta ve yaşlıların “berber Yalçın”ı gönüllerde taht kurdu

VAN (AA) – MESUT VAROL – İçişleri Bakanlığınca görevlendirme yapılan Van'ın İpekyolu Belediyesinde çalışan Yalçın Özçoban, ziyaret ettiği yatalak hasta ve yaşlıları tıraş ederek, gönüllere dokunuyor.

Belediye bünyesindeki Engelsiz Yaşam Merkezinde çalışan 35 yaşındaki Özçoban, yatalak durumdaki hasta ve yaşlıları tıraş ederek hayır dualarını alıyor.

Özçoban, haftanın belli günlerinde araçla önceden tespit edilen evleri ziyaret edip, yatalak hastaların sıkıntılarını dinliyor ve onlara moral veriyor.

Yanına aldığı ekipman çantasıyla ev ev dolaşarak hastaların saç ve sakal tıraşını yapan Özçoban, hem devletin sıcak yüzü oluyor hem de gönüllere dokunuyor.

  • "Onları 'babam gibi' görüyorum"

Özçoban, AA muhabirine, yaklaşık 20 yıldır berberlik yaptığını, son iki yıldır da belediye bünyesinde çalıştığını söyledi.

Ziyaret ettiği hasta ve yaşlılara destek olmaya çalıştığını anlatan Özçoban, "Engelsiz Yaşam Merkezince hasta ve yaşlı vatandaşlarımız için bir çalışma başlatıldı. Bizler de gönüllü olarak bu çalışmada yer aldık. Bu kapsamda hasta ve yaşlı durumdaki ailelerimizi tespit ettik. Tıraşları geldiği vakit beni ararlar, hemen evlerine giderim." dedi.

Özçoban, ziyaret ettiği hastaların önce dertlerini dinlediğini, ardından moral vererek tıraş ettiğini anlatarak, şöyle konuştu:

"Onları tıraş ettiğimde çok duygulanıyorum. Gönül dünyasında çok yüksek yerlere çıkıyorum. Geçmişlerini anlamaya çalışıyorum. Hakikaten tıraş ettiğimde onları babam gibi görüyorum. O sıcaklığı alıyorum. Onlar da beni çok seviyor. İçeri girdiğimde neşeyle karşılıyorlar. Bazen ağlıyorlar. Ben de dayanamıyorum, ağlamaya başlıyorum. Bu hizmetle aslında devletimizin sıcak yüzünü de göstermiş oluyoruz. Bu soğuk kış günlerinde onları ziyaret edip o sıcak yüzü göstermek çok güzel bir duygu. Böyle insanlara sahip çıkmak, hizmet etmek lazım. Onların bize ihtiyacı var."

  • "Hem tıraşımı yapıyor hem derdimi dinliyor"

70 yaşındaki yatalak hasta Bahattin Durmaz ise Özçoban'ın her çağırdığında hemen eve geldiğini belirterek, "Her geldiğinde sabırla derdimi dinliyor. O benim oğlum, her şeyimdir. Allah ondan razı olsun. Hem tıraşımı yapıyor hem derdimi dinliyor. Onu gördüğümde çok mutlu oluyorum." ifadelerini kullandı.

Beyin kanaması sonucu felç olan beş çocuk sahibi 62 yaşındaki Necdet Saylık'ın eşi Zübeyde Saylık da eşinin rahatsızlığı nedeniyle dışarıyla çıkamadığını anlattı.

Saylık, "Daha önce böyle bir hizmet yoktu. Belediye sayesinde eşimin tıraşı yapılıyor. Gerçekten şefkatle bu işi yapıyor. Eşim kimsenin onu tıraş etmesine müsaade etmiyor. Sadece o gelince müsaade ediyor. Çok güzel bir hizmet." dedi.

Rögara düşen 90 yaşındaki kadın yaralandı

DENİZLİ (AA) – Denizli'nin Sarayköy ilçesinde rögara düşen 90 yaşındaki Asiye Çetin yaralandı.

Dün, tansiyonunu ölçtürmek için Aşağı Mahallesi'ndeki komşularına giden Asiye Çetin (90) yaklaşık yarım metrelik rögara düştü.

Çetin'in yardım çağrısını duyan komşusu Celalettin ile oğlu Taner Cem Tezel, yaşlı kadını bulunduğu yerden çıkardı.

Elinde ve yüzünde doku zedelenmesi oluşan Çetin, kaldırıldığı Pamukkale Üniversitesi Hastanesine tedavi olduktan sonra taburcu edildi.

Çetin, gazetecilere, üzeri açık rögarın etrafında herhangi uyarıcı bir levhanın bulunmadığını söyledi.

Yürürken birdenbire boşluğa düştüğünü anlatan Çetin, "Eve yaklaştığımda kendimi çukurda buldum. Bağırınca komşularım düştüğüm yerden çıkardı. Orada 3 tane rögar çukuru vardı. Olaydan sonra hemen kapatılmış. Yaralanmama rağmen şikayetçi olmadım." diye konuştu.

  • "150 rögar kapağı çalındı"

Komşusu Celalettin Tezel de rögar çukurunun, yaşlı teyzenin düşmesinin ardından hemen kapatıldığını söyledi.

Denizli Su ve Kanalizasyon İdaresi (DESKİ) Genel Müdürü Mahmut Güngör ise ilçede altyapı çalışmalarının devam ettiğini belirterek, "Ekiplerimiz bir aydır yoğun şekilde çalışıyor fakat bugüne kadar 150 rögar kapağı çalındı. Bununla ilgili suç duyurusunda bulunduk. Teyzenin düştüğü sokaktaki rögarların kapağı 4 gün önce takılmıştı. Akşam ne hikmetse kapaklar yok oluyor ve bu kaza meydana gelmiş." diye konuştu.

Yaşlı kardeşler barakada yaşam mücadelesi veriyor

DÜZCE (AA) – GÖKHAN ALKAN – Düzce'de yaptıkları derme çatma barakada kalan Durkadın Çetin (80) ve kardeşi İsmail Arslan (70), soğuk kış günlerinde hayata tutunmaya çalışıyor.

Yığılca ilçesi Redifler köyünde yaşlılık maaşıyla geçinen Durkadın Çetin ile İsmail Arslan kardeşler, yaptıkları barakada birlikte yaşıyor.

AA muhabirine açıklamada bulunan Çetin, eşini iş kazasında, biri 6 aylık diğeri ise 1,5 yaşındaki çocuklarını ise geçirdikleri hastalık nedeni ile toprağa verdiğini anlattı.

Çetin, kardeşinin ona, onun ise kardeşine destek olduğunu belirterek, "20 yaşında evlendim ve 50 yıl önce, 30 yaşında eşimi kaybettim. Arkasına 2 evladımı toprağa verdim. Kardeşimle yaşıyorum. Kendimize iki gözlü baraka yaptık. Ölürsem burada öleyim, huzurevine gitmek istemiyorum." dedi.

  • "Soğuk kış günleri zor"

Eşinin ormanda işçilik yaparken bir iş kazası sonucu öldüğünü belirten Çetin, eşi ve çocukları öldükten sonra bir müddet tek yaşadığını söyledi.

Çetin, "Hayatta tek kronik kalp ve tansiyon hastası erkek kardeşim kaldı. Onunla hayat mücadelesi verdik. Buraya baraka yaptık ve yaşıyoruz. Soğuk kış günleri zor. Doktora gidiyoruz, iğne, ilaç veriyorlar. İyi oluyoruz, daha sonra yine hasta oluyoruz. Tansiyon var, içimden bir hastalık geliyor. Hastaneye gitmeye dermanım yok. Onun için de tansiyon yukarı çıkıyor." diye konuştu.

Bulduğu ekmeği kardeşiyle paylaştığını belirten Çetin, kaldıkları evde zor durumda olduklarını, yetkililerden yardım beklediklerini ve huzurevinde kalmak istemediklerini kaydetti.

  • "Devletimizden Allah razı olsun"

Ablası Çetin'e sahip çıkan İsmail Arslan da, daha önce hiç evlenmediğini ve yaklaşık 30 yıldır rahatsızlığı nedeniyle çalışamadığını belirtti.

Arslan, devletten gelen yardımlarla ayakta kaldıklarını dile getirerek, "Biraz fındığımız var. İki yıldan bu yana yaşlılık parası alıyorum. Devletten gelen yardımlarla geçiniyoruz. Devletimizden Allah razı olsun. Hepsi bir araya geldiğinde zar zor geçimimizi sağlıyoruz." dedi.

Suriye sınırını geçmek isterken kanalda boğuldu

ŞANLIURFA (AA) – Şanlıurfa'nın Akçakale ilçesinde 85 yaşındaki Suriyeli kadın, yasa dışı yollardan sınırı geçmek isterken boğuldu.

Alınan bilgiye göre, ilçede ikamet eden Meryem Abid (85), Tatlıca Mahallesi yakınlarında tahliye kanalını kullanarak Suriye sınırını geçmeye çalışırken boğuldu. Yaşlı kadının kanalette boğulduğunu fark eden çobanlar, durumu jandarma ve sağlık ekiplerine bildirdi.

İtfaiye ekiplerince cesedi kanaldan çıkarılan yaşlı kadının 4 gün önce evden çıktığı ve bir daha haber alınamadığı öğrenildi.

Meryem Abid'in cesedi, otopsi için Akçakale Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

Yaşlı adam evinde ölü bulundu

DENİZLİ (AA) – Denizli'nin Pamukkale ilçesinde 80 yaşında bir kişi yalnız yaşadığı evde ölü bulundu.

Alınan bilgiye göre, Hacı Kaplanlar Mahallesi'nde bulunan 7 katlı Özcan Apartmanı'nın sahibi olan Ekrem Özcan'dan haber alamayan yakınları, durumu polise bildirdi.

Özcan, çilingir yardımıyla girilen ikinci kattaki evinde hareketsiz halde bulundu. Sağlık görevlileri Özcan'ın hayatını kaybettiğini belirledi.

Birkaç gün önce öldüğü tahmin edilen Özcan'ın cesedi, otopsi için Pamukkale Üniversitesi Hastanesi morguna kaldırıldı.

Özcan'ın muhabbet kuşuna eve gelen bir akrabası tarafından su ve yem verildi.

Asırlık çınarın arzusu Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı görebilmek

ADIYAMAN (AA) – KEMAL KARAGÖZ – Adıyaman'ın Yeşilyurt Mahallesi'nde tek katlı bir evde yalnız yaşayan 114 yaşındaki Fatma Özden'in en büyük arzusu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı görebilmek.

Yaşamı boyunca 2. Abdülhamid'ten Mustafa Kemal Atatürk'e onlarca devlet büyüğünün dönemine tanıklık eden asırlık çınar Fatma Özden, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile tanışacağı günün hayalini kuruyor.

Eşinden kalan dul maaşı ve yardımlarla yaşamını sürdürmeye çalışan Fatma nine, zorluklara rağmen ayakta kalmaya çalışıyor.

Çocukları, torunları olmasına rağmen komşularının desteğiyle hayatını sürdüren Fatma nine, evladı yerine koyduğu Cumhurbaşkanı Erdoğan'la bir kez yüz yüze görüşmek istiyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı görebilmek için gün boyunca televizyonunu açık bırakan Fatma nine, ekranı büyük bir dikkatle takip ediyor.

Fatma Özden, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ölmeden önce son isteğinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile tanışmak olduğunu söyledi.

– 7 çocuğu, 32 torunu ve 15 torununun torunu var

Eşini 30 yıl önce kaybettikten sonra köyden şehre göç ettiğini aktaran Özden, "7 çocuk, 32 torun, 15 de torunumun torunu var. Maalesef yanıma kimse gelmiyor, çok yalnızlık çekiyorum, komşuların destek oluyor." dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı görmeyi çok istediğini vurgulayan Özden, şunları kaydetti:

"Onu her gün televizyonda görüyorum. Kulağım az işitiyor, gözüm az görüyor ama ben yine de onu duymaya, görmeye çalışıyorum. Erdoğan, milletin babasıdır. Evladım gibi seviyorum, en büyük arzum tanışabilmek. Allah ona hayırlı, uzun ömürler versin. Kendisine her zaman dua ediyorum."

Özden, kendisine sık sık uzun yaşamın sırrıyla ilgili sorular yöneltildiğini ifade ederek, "Allah'ın verdiği ömür ama biz köyde doğal yiyecekler yerdik, çok çalışırdık. Pekmezimiz, tereyağımız eksik olmazdı. Her şeyimizi kendimiz yapardık." diye konuştu.

Yaşlı ve kimsesizlerin “gönüllü evlatları” oldular

VAN (AA) – MESUT VAROL – İçişleri Bakanlığınca görevlendirme yapılan Van'ın İpekyolu Belediyesi tarafından oluşturulan ekip, hasta, yaşlı ve kimsesiz vatandaşların ev temizliğini yaparak onların adete "gönüllü evlatları" oldu.

İpekyolu Belediyesi, gerçekleştirdiği alt ve üstyapı çalışmalarının yanı sıra sosyal belediyecilik faaliyetleriyle vatandaşların kalbine dokunuyor.

Görevlendirmenin ardından belediyenin temizlik müdürlüğü bünyesinde kurulan mobil temizlik ekibi, yatalak durumdaki hasta, yaşlı ve kimsesizlerin evlerini temizleyerek hayır dualarını alıyor.

Her gün mobil temizlik aracıyla önceden tespit edilen evlere giden kadınlardan oluşan sekiz kişilik ekip, hastaların yaşadıkları ortamı sağlık koşullarına uygun hale getirerek evlerinde her türlü temizliği gerçekleştiriyor.

Yaptıkları çalışmalarla adeta kimsesizlerin "gönüllü evlatları" haline gelen ekip, hem devletin sıcak yüzü oluyor hem de gönüllere dokunuyor.

– "Her evde kapsamlı temizlik yapılıyor"

Belediye Başkan Yardımcısı Ercan Karahan, AA muhabirine, sosyal belediyecilik konusunda önemli projeleri hayata geçirdiklerini bu kapsamda engelli, hasta, yaşlı veya kimsesiz vatandaşları tespit etmeye çalıştıklarını söyledi.

Bu kapsamda belirlenen 13 evin temizliğini yapmak için sekiz kişiden oluşan profesyonel bir ekip kurduklarını anlatan Karahan, şöyle devam etti:

"Bu evlerimizi periyodik olarak temizliyoruz. Ekibimiz girdiği her evde kapsamlı bir temizlik yapıyor. Bunun çok olumlu yansımalarını da görüyoruz. Bu ailelerimizin çoğu kendi temizliklerini yapamaz durumdalar. Bu hizmetten faydalananlar çok memnunlar. Ekibimiz gittikleri ailelerin yemek ihtiyaçlarının karşılanması için de ilgili kurumlarla irtibat sağlayarak ailelerin ihtiyaçlarını gideriyor."

– "Onlara anne babalarımız gibi bakıyoruz"

Temizlik ekibinden Zahide Durgun, evlerde genel bir temizlik yaptıklarını belirterek, "Ziyaret ettiğimiz ailelerimizin önce kapılarını, dolaplarını siliyoruz. Halılarını temizliyoruz, yerleri yıkıyoruz. Onların dualarını alıyoruz. Burada devletimizin sıcak yüzünü gösteriyoruz. Onların mutluluğunu gördükçe bizler de mutlu oluyoruz. Onlara anne babalarımız gibi bakıyoruz." diye konuştu.

Temizlik ekibinden Aynur Malkoç da her hafta ihtiyaç sahiplerini ziyaret ettiklerini ve evlerini tümüyle temizlediklerini aktardı.

Malkoç, "Ziyaret ettiğimiz vatandaşlarımızla önce sohbet ediyoruz. Hal hatır soruyoruz. Bizleri görünce çok mutlu oluyorlar. Ardından temizliğe başlıyoruz. Kapı, pencere, mutfak dolapları, bulaşık, tuvalet ve banyolarını yıkıyoruz. Yaptığımız işten dolayı çok mutlu oluyorlar. Hem bize hem de belediyemize dua ediyorlar. Onları mutlu etmek çok güzel." dedi.

– "Allah onlardan razı olsun"

Yaşlı ve kimsesiz Fadile Kayar da devletin kendilerine sahip çıktığını dile getirerek, "Bu hizmetten çok memnunuz. Evlerimizi her hafta temizliyorlar. Evde ne varsa yıkıyorlar. Allah onlardan razı olsun. Onları çok seviyorum." ifadesini kullandı.

Engelli Hazal Dartan da "Engelli olduğum için kapı ve pencerelerimizi yıkayamıyorum. Evimi temizleyemiyorum. Belediyede böyle bir hizmetin olduğunu öğrendim ve müracaat ettim. Sağ olsunlar her zaman geliyorlar. Evimi temizliyorlar. Çok memnunum." şeklinde konuştu.

İzmir'de “evde tahlil” dönemi başladı

İZMİR (AA) – TEZCAN EKİZLER – İzmir'de evlerinde tedavi gören yaşlı, engelli ve bakıma muhtaç hastalar için gerekli olan tahliller, ikametlerinde yapılmaya başlandı.

İl Sağlık Müdürlüğü, evde sağlık hizmeti alan hastalar için yeni bir uygulamayı hayata geçirdi. Geçen ay başlanan proje kapsamında, şehir merkezine uzak mahallelerde yaşadıkları için çeşitli nedenlerle sağlık merkezlerine gelme imkanı bulamayan hastaların tahlilleri evlerinde yapılıyor.

Hasta yakınlarının 444 38 33 numaralı evde sağlık hizmetleri çağrı numarasını aramasıyla ilgili birimden bir ekip harekete geçiyor.

Bir doktor ve 2 yardımcı sağlık personelinin bulunduğu ambulanslı ekip, evdeki muayenenin dışında gerekli görüldüğü takdirde şeker, kolesterol, üre, kalp enzimi ve biyokimya tahlilini hastaların ikametinde gerçekleştiriyor.

Tahlil sonuçları daha sonra komuta merkezinde görevli uzman hekimler tarafından değerlendiriliyor ve ardından uygun tedavi yöntemi belirleniyor.

Sağlık ekibi, tahlilde ya da muayenede bir sorun görmeleri halinde tedavinin devamı için hastanın en yakın sağlık kuruluşuna naklini sağlıyor.

Evlerinde tedavi gören yaşlı, engelli ve bakıma muhtaç hastalara en iyi hizmetin en kısa sürede verilmesi hedeflenen proje, hem hastaların hem de yakınların yüzünü güldürüyor.

İl Sağlık Müdürü Bediha Salnur, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Sağlık Bakanlığının 2011'de başlattığı evde sağlık hizmetleri kapsamında kent genelinde 171 personelle hizmet verdiklerini söyledi.

Hastaların evlerinde muayene edildiğini, yatak yaraları ya da başka sorunları varsa tedavilerinin yapıldığını hatırlatan Salnur, özellikle şehir merkezine uzak bölgelerdeki kişilerin tahlil için sağlık merkezine gitme konusunda yaşadıkları sıkıntıların kendilerini etkilediğini ifade etti.

Bu kapsamda evlerinde tedavi görenlere daha iyi tedavi hizmeti sunmak için proje hazırladıklarını hatırlatan Salnur, şunları belirtti:

"Türkiye'de bir ilke imza attık, Sağlık Bakanlığımız da bize destek verdi. Evde tedavi gören hastalarımıza, sağlık kuruluşuna gitmeden bir hastanede yapılan tüm tetkikleri yapma imkanı sunuyoruz. Hastalarımızı ev ortamından uzaklaştırmıyoruz ve onları herhangi bir sıkıntıya sokmuyoruz. Tahlil sonuçları da komuta merkezindeki uzman doktorlar tarafından değerlendiriliyor."

Salnur, şimdiye kadar evde sağlık hizmeti alan 100 hastaya ulaştıklarını, bu sayının her geçen gün arttığını ifade etti.

Hastalara verdikleri kaliteli sağlık hizmetinin yanı sıra onlara yalnız olmadıklarını da gösterdiklerini vurgulayan Salnur, "Hasta yakınları ve hastalarımızdan dönüşler çok iyi, hepsi 'Allah razı olsun' diyor. Başlattığımız proje insan gücü ve ekonomi içinde önemli. Daha önce hastayı tahlil için hastaneye taşırken artık evinde tahlil ve tetkik hizmeti veriyoruz." şeklinde konuştu.

– "Çok güzel bir hizmet"

Karaburun ilçesine 30 kilometre uzaklıktaki Küçükbahçe Mahallesi'nde yaşayan Özcan Perçinel de 95 yaşındaki annesi Fatma Ayyıldız'ı kronik sağlık sorunları yaşadığını, yıllardır evinden çıkamadığını hatırlattı.

Şehir merkezine uzak oldukları için annesini hastaneye götürmekte zorlandığını vurgulayan Perçinel, "Evde sağlık hizmetleri ekibi bir ay içinde 4 kez geldi, şaşırdım. Annemin kanını evde alıyorlar, sonuçlarını söylüyor. Çok güzel bir hizmet. Sağlık Bakanımıza ve Cumhurbaşkanımıza da çok teşekkür ederiz. Bizi yalnız bırakmadılar, sorunlarımızı ortadan kaldırdılar, her zaman yanlarındayız." dedi.

Ayyıldız da evinde kendisini muayene edip, kan tahlilini yapan sağlık ekibinin verdiği hizmet ile kendisini çok iyi hissettiğini vurguladı.

Ekmeğini taştan çıkarıyor

UŞAK (AA) – SONER KILINÇ – Uşaklı 68 yaşındaki taş ustası Muammer Erdoğan, nasırlı elleriyle yarım asrı aşkın taş ocaklarında küfeki taşı keserek geçimini sağlıyor.

Yumuşak dokusu ve ocaktan çıkartıldıktan bir süre sonra kaya gibi sertleşen, Mimar Sinan'ın üzerinde araştırmalar yaptığı, pek çok eserinde kullandığı küfeki taşının ustası Erdoğan, nasır tutan elleriyle yarım asırdır taş kesip çıkartıyor.

İlerlemiş yaşına rağmen yaz kış demeden he sabah elinde kazmasıyla dağın yolunu tutan Erdoğan, çetin kış şartlarına aldırmadan günde 8 saat taş ocağında çalışıyor.

"Ekmeğini taştan çıkaran" 4 çocuk babası Erdoğan, kimseye muhtaç olmadan çocuklarını büyütüp ailesini geçindirmesinin hayattaki en büyük zenginliği olduğunu düşünüyor.

-15 yaşından bu yana taş ocaklarında çalışıyor

Küçük yaşta babasını kaybeden ve 15 yaşından bu yana taş ocaklarında çalışan Erdoğan, 53 yıldır taş ocaklarından ekmeğini kazandığını, ömrü el verdiği müddetçe de aynı şekilde devam edeceğini söyledi.

İşini çok sevdiğini, çalışarak dinç kaldığını dile getiren Erdoğan, yaz kış demeden hemen hemen her gün 8 saat taş ocağında taş keserek çıkardığını belirtti.

Küfeki taşının yerin altında iken yumuşak, çıkartıldıktan bir süre sonra sertleşmeye başladığını, Bizans ve Osmanlı dönemi mimari eserlerinde sıkça kullanıldığını anlatan Erdoğan, üzerine çivi çakılabildiği için de mimari projelerin çatı, kapı ve pencere altları için uygun olduğunu ifade etti.

Yüzeyin hemen altında bulunan küfeki taşını kazma, demir çubuklar, murç, balyoz yardımıyla çıkartarak değişik boyutlarda pürüzsüz olarak kestiğini anlatan Erdoğan, günde en fazla 10 taş kesebildiğini kaydetti.

– "Başka iş yapmayı düşünmedim"

Taş ocağına gitmek için 4-5 kilometre yol yürüdüğünü söyleyen Erdoğan, günlük kazancının 30-40 lira arasında olduğunu belirtti.

Erdoğan, hayatı boyunca alın teriyle ekmeğini taştan çıkarmanın gururunu yaşadığını vurgulayarak, şöyle konuştu:

"Zor bir iş bizimkisi ama dört çocuğumu bu işi yaparak büyüttüm. Allah kimseye muhtaç etmedi, en büyük kazancım bu. 15 yaşımdan beri kazmayı elimden bırakmadım. Çalışmaktan hiç korkmadım. Eskiden işler daha iyiydi artık o kadar iyi değil.

Başka iş yapmayı düşünmedim. Taştan ekmeğimi çıkarttım, Allah'ıma bin şükür. Ne aç kaldım, ne açıkta. Şükretmeyi bilirseniz kazandığınız paranın bereketi olur. Şimdiki gençler iş beğenmiyor. Herkes kolay para kazanmanın peşinde. Ben her gün çalışıyorum, bir gün de niye çalışıyorum demedim, demem de."

– Küfeki taşı

Organik tortul taşı olan küfeki, kalker, silis ve fosil (istiridye ve midye gibi) çökeltilerinden oluşuyor. Açık bej, açık sarı, gri tonlarda, ince taneli ve kumlu görünümde, fosilli, boşluklu ve kristalli, kompakt bir taş olan küfeki, ocaktan çıkmadan önce yumuşak, daha sonra havadaki karbondioksit gazı sayesinde sertleşiyor. Sertleşen küfeki taşı uzun süre sertliğini koruyor. Yıllar geçtikçe betona nispetle mukavemeti daha da artıyor.

Bizans ve Osmanlı dönemlerinde çok sayıda önemli mimari eserde temel yapı taşı olarak yararlanılan küfeki taşı İstanbul Surları, Topkapı Sarayı, Süleymaniye Camisi'nde kullanıldı.

Mimar Sinan'ın da pek çok eserinde küfeki taşını tercih ettiği biliniyor.