Yaşlı ve kimsesizlerin “gönüllü evlatları” oldular

VAN (AA) – MESUT VAROL – İçişleri Bakanlığınca görevlendirme yapılan Van'ın İpekyolu Belediyesi tarafından oluşturulan ekip, hasta, yaşlı ve kimsesiz vatandaşların ev temizliğini yaparak onların adete "gönüllü evlatları" oldu.

İpekyolu Belediyesi, gerçekleştirdiği alt ve üstyapı çalışmalarının yanı sıra sosyal belediyecilik faaliyetleriyle vatandaşların kalbine dokunuyor.

Görevlendirmenin ardından belediyenin temizlik müdürlüğü bünyesinde kurulan mobil temizlik ekibi, yatalak durumdaki hasta, yaşlı ve kimsesizlerin evlerini temizleyerek hayır dualarını alıyor.

Her gün mobil temizlik aracıyla önceden tespit edilen evlere giden kadınlardan oluşan sekiz kişilik ekip, hastaların yaşadıkları ortamı sağlık koşullarına uygun hale getirerek evlerinde her türlü temizliği gerçekleştiriyor.

Yaptıkları çalışmalarla adeta kimsesizlerin "gönüllü evlatları" haline gelen ekip, hem devletin sıcak yüzü oluyor hem de gönüllere dokunuyor.

– "Her evde kapsamlı temizlik yapılıyor"

Belediye Başkan Yardımcısı Ercan Karahan, AA muhabirine, sosyal belediyecilik konusunda önemli projeleri hayata geçirdiklerini bu kapsamda engelli, hasta, yaşlı veya kimsesiz vatandaşları tespit etmeye çalıştıklarını söyledi.

Bu kapsamda belirlenen 13 evin temizliğini yapmak için sekiz kişiden oluşan profesyonel bir ekip kurduklarını anlatan Karahan, şöyle devam etti:

"Bu evlerimizi periyodik olarak temizliyoruz. Ekibimiz girdiği her evde kapsamlı bir temizlik yapıyor. Bunun çok olumlu yansımalarını da görüyoruz. Bu ailelerimizin çoğu kendi temizliklerini yapamaz durumdalar. Bu hizmetten faydalananlar çok memnunlar. Ekibimiz gittikleri ailelerin yemek ihtiyaçlarının karşılanması için de ilgili kurumlarla irtibat sağlayarak ailelerin ihtiyaçlarını gideriyor."

– "Onlara anne babalarımız gibi bakıyoruz"

Temizlik ekibinden Zahide Durgun, evlerde genel bir temizlik yaptıklarını belirterek, "Ziyaret ettiğimiz ailelerimizin önce kapılarını, dolaplarını siliyoruz. Halılarını temizliyoruz, yerleri yıkıyoruz. Onların dualarını alıyoruz. Burada devletimizin sıcak yüzünü gösteriyoruz. Onların mutluluğunu gördükçe bizler de mutlu oluyoruz. Onlara anne babalarımız gibi bakıyoruz." diye konuştu.

Temizlik ekibinden Aynur Malkoç da her hafta ihtiyaç sahiplerini ziyaret ettiklerini ve evlerini tümüyle temizlediklerini aktardı.

Malkoç, "Ziyaret ettiğimiz vatandaşlarımızla önce sohbet ediyoruz. Hal hatır soruyoruz. Bizleri görünce çok mutlu oluyorlar. Ardından temizliğe başlıyoruz. Kapı, pencere, mutfak dolapları, bulaşık, tuvalet ve banyolarını yıkıyoruz. Yaptığımız işten dolayı çok mutlu oluyorlar. Hem bize hem de belediyemize dua ediyorlar. Onları mutlu etmek çok güzel." dedi.

– "Allah onlardan razı olsun"

Yaşlı ve kimsesiz Fadile Kayar da devletin kendilerine sahip çıktığını dile getirerek, "Bu hizmetten çok memnunuz. Evlerimizi her hafta temizliyorlar. Evde ne varsa yıkıyorlar. Allah onlardan razı olsun. Onları çok seviyorum." ifadesini kullandı.

Engelli Hazal Dartan da "Engelli olduğum için kapı ve pencerelerimizi yıkayamıyorum. Evimi temizleyemiyorum. Belediyede böyle bir hizmetin olduğunu öğrendim ve müracaat ettim. Sağ olsunlar her zaman geliyorlar. Evimi temizliyorlar. Çok memnunum." şeklinde konuştu.

Advertisements

İzmir'de “evde tahlil” dönemi başladı

İZMİR (AA) – TEZCAN EKİZLER – İzmir'de evlerinde tedavi gören yaşlı, engelli ve bakıma muhtaç hastalar için gerekli olan tahliller, ikametlerinde yapılmaya başlandı.

İl Sağlık Müdürlüğü, evde sağlık hizmeti alan hastalar için yeni bir uygulamayı hayata geçirdi. Geçen ay başlanan proje kapsamında, şehir merkezine uzak mahallelerde yaşadıkları için çeşitli nedenlerle sağlık merkezlerine gelme imkanı bulamayan hastaların tahlilleri evlerinde yapılıyor.

Hasta yakınlarının 444 38 33 numaralı evde sağlık hizmetleri çağrı numarasını aramasıyla ilgili birimden bir ekip harekete geçiyor.

Bir doktor ve 2 yardımcı sağlık personelinin bulunduğu ambulanslı ekip, evdeki muayenenin dışında gerekli görüldüğü takdirde şeker, kolesterol, üre, kalp enzimi ve biyokimya tahlilini hastaların ikametinde gerçekleştiriyor.

Tahlil sonuçları daha sonra komuta merkezinde görevli uzman hekimler tarafından değerlendiriliyor ve ardından uygun tedavi yöntemi belirleniyor.

Sağlık ekibi, tahlilde ya da muayenede bir sorun görmeleri halinde tedavinin devamı için hastanın en yakın sağlık kuruluşuna naklini sağlıyor.

Evlerinde tedavi gören yaşlı, engelli ve bakıma muhtaç hastalara en iyi hizmetin en kısa sürede verilmesi hedeflenen proje, hem hastaların hem de yakınların yüzünü güldürüyor.

İl Sağlık Müdürü Bediha Salnur, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Sağlık Bakanlığının 2011'de başlattığı evde sağlık hizmetleri kapsamında kent genelinde 171 personelle hizmet verdiklerini söyledi.

Hastaların evlerinde muayene edildiğini, yatak yaraları ya da başka sorunları varsa tedavilerinin yapıldığını hatırlatan Salnur, özellikle şehir merkezine uzak bölgelerdeki kişilerin tahlil için sağlık merkezine gitme konusunda yaşadıkları sıkıntıların kendilerini etkilediğini ifade etti.

Bu kapsamda evlerinde tedavi görenlere daha iyi tedavi hizmeti sunmak için proje hazırladıklarını hatırlatan Salnur, şunları belirtti:

"Türkiye'de bir ilke imza attık, Sağlık Bakanlığımız da bize destek verdi. Evde tedavi gören hastalarımıza, sağlık kuruluşuna gitmeden bir hastanede yapılan tüm tetkikleri yapma imkanı sunuyoruz. Hastalarımızı ev ortamından uzaklaştırmıyoruz ve onları herhangi bir sıkıntıya sokmuyoruz. Tahlil sonuçları da komuta merkezindeki uzman doktorlar tarafından değerlendiriliyor."

Salnur, şimdiye kadar evde sağlık hizmeti alan 100 hastaya ulaştıklarını, bu sayının her geçen gün arttığını ifade etti.

Hastalara verdikleri kaliteli sağlık hizmetinin yanı sıra onlara yalnız olmadıklarını da gösterdiklerini vurgulayan Salnur, "Hasta yakınları ve hastalarımızdan dönüşler çok iyi, hepsi 'Allah razı olsun' diyor. Başlattığımız proje insan gücü ve ekonomi içinde önemli. Daha önce hastayı tahlil için hastaneye taşırken artık evinde tahlil ve tetkik hizmeti veriyoruz." şeklinde konuştu.

– "Çok güzel bir hizmet"

Karaburun ilçesine 30 kilometre uzaklıktaki Küçükbahçe Mahallesi'nde yaşayan Özcan Perçinel de 95 yaşındaki annesi Fatma Ayyıldız'ı kronik sağlık sorunları yaşadığını, yıllardır evinden çıkamadığını hatırlattı.

Şehir merkezine uzak oldukları için annesini hastaneye götürmekte zorlandığını vurgulayan Perçinel, "Evde sağlık hizmetleri ekibi bir ay içinde 4 kez geldi, şaşırdım. Annemin kanını evde alıyorlar, sonuçlarını söylüyor. Çok güzel bir hizmet. Sağlık Bakanımıza ve Cumhurbaşkanımıza da çok teşekkür ederiz. Bizi yalnız bırakmadılar, sorunlarımızı ortadan kaldırdılar, her zaman yanlarındayız." dedi.

Ayyıldız da evinde kendisini muayene edip, kan tahlilini yapan sağlık ekibinin verdiği hizmet ile kendisini çok iyi hissettiğini vurguladı.

Ekmeğini taştan çıkarıyor

UŞAK (AA) – SONER KILINÇ – Uşaklı 68 yaşındaki taş ustası Muammer Erdoğan, nasırlı elleriyle yarım asrı aşkın taş ocaklarında küfeki taşı keserek geçimini sağlıyor.

Yumuşak dokusu ve ocaktan çıkartıldıktan bir süre sonra kaya gibi sertleşen, Mimar Sinan'ın üzerinde araştırmalar yaptığı, pek çok eserinde kullandığı küfeki taşının ustası Erdoğan, nasır tutan elleriyle yarım asırdır taş kesip çıkartıyor.

İlerlemiş yaşına rağmen yaz kış demeden he sabah elinde kazmasıyla dağın yolunu tutan Erdoğan, çetin kış şartlarına aldırmadan günde 8 saat taş ocağında çalışıyor.

"Ekmeğini taştan çıkaran" 4 çocuk babası Erdoğan, kimseye muhtaç olmadan çocuklarını büyütüp ailesini geçindirmesinin hayattaki en büyük zenginliği olduğunu düşünüyor.

-15 yaşından bu yana taş ocaklarında çalışıyor

Küçük yaşta babasını kaybeden ve 15 yaşından bu yana taş ocaklarında çalışan Erdoğan, 53 yıldır taş ocaklarından ekmeğini kazandığını, ömrü el verdiği müddetçe de aynı şekilde devam edeceğini söyledi.

İşini çok sevdiğini, çalışarak dinç kaldığını dile getiren Erdoğan, yaz kış demeden hemen hemen her gün 8 saat taş ocağında taş keserek çıkardığını belirtti.

Küfeki taşının yerin altında iken yumuşak, çıkartıldıktan bir süre sonra sertleşmeye başladığını, Bizans ve Osmanlı dönemi mimari eserlerinde sıkça kullanıldığını anlatan Erdoğan, üzerine çivi çakılabildiği için de mimari projelerin çatı, kapı ve pencere altları için uygun olduğunu ifade etti.

Yüzeyin hemen altında bulunan küfeki taşını kazma, demir çubuklar, murç, balyoz yardımıyla çıkartarak değişik boyutlarda pürüzsüz olarak kestiğini anlatan Erdoğan, günde en fazla 10 taş kesebildiğini kaydetti.

– "Başka iş yapmayı düşünmedim"

Taş ocağına gitmek için 4-5 kilometre yol yürüdüğünü söyleyen Erdoğan, günlük kazancının 30-40 lira arasında olduğunu belirtti.

Erdoğan, hayatı boyunca alın teriyle ekmeğini taştan çıkarmanın gururunu yaşadığını vurgulayarak, şöyle konuştu:

"Zor bir iş bizimkisi ama dört çocuğumu bu işi yaparak büyüttüm. Allah kimseye muhtaç etmedi, en büyük kazancım bu. 15 yaşımdan beri kazmayı elimden bırakmadım. Çalışmaktan hiç korkmadım. Eskiden işler daha iyiydi artık o kadar iyi değil.

Başka iş yapmayı düşünmedim. Taştan ekmeğimi çıkarttım, Allah'ıma bin şükür. Ne aç kaldım, ne açıkta. Şükretmeyi bilirseniz kazandığınız paranın bereketi olur. Şimdiki gençler iş beğenmiyor. Herkes kolay para kazanmanın peşinde. Ben her gün çalışıyorum, bir gün de niye çalışıyorum demedim, demem de."

– Küfeki taşı

Organik tortul taşı olan küfeki, kalker, silis ve fosil (istiridye ve midye gibi) çökeltilerinden oluşuyor. Açık bej, açık sarı, gri tonlarda, ince taneli ve kumlu görünümde, fosilli, boşluklu ve kristalli, kompakt bir taş olan küfeki, ocaktan çıkmadan önce yumuşak, daha sonra havadaki karbondioksit gazı sayesinde sertleşiyor. Sertleşen küfeki taşı uzun süre sertliğini koruyor. Yıllar geçtikçe betona nispetle mukavemeti daha da artıyor.

Bizans ve Osmanlı dönemlerinde çok sayıda önemli mimari eserde temel yapı taşı olarak yararlanılan küfeki taşı İstanbul Surları, Topkapı Sarayı, Süleymaniye Camisi'nde kullanıldı.

Mimar Sinan'ın da pek çok eserinde küfeki taşını tercih ettiği biliniyor.

Demir sopayla dayak güvenlik kamerasında

DENİZLİ (AA) – Denizli'nin Çal ilçesinde meydanda yürüyen kişiyi demir sopayla darbettiği gerekçesiyle gözaltına alınan şüpheli, nöbetçi hakimlikçe serbest bırakıldı.

Alınan bilgiye göre, Selcen Mahallesi'nde otomobilinde bekleyen Hasan S, meydanda yürüyen ve aralarında husumet bulunan Galip Kara'yı (60) yanına giderek demir çubukla darbetmeye başladı.

Kara'nın yaralandığı olayı, güvenlik kamerası kaydetti.

Olayın ardından otomobiliyle kaçan Hasan S. gözaltına alındı.

İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlı, nöbetçi hakimlikçe tutuksuz yargılanmak üzere salıverildi.

Çal Devlet Hastanesinden Servergazi Devlet Hastanesine sevk edilen Kara, gazetecilere yaptığı açıklamada, Hasan S. ve babası Bekir S'nin 89 yaşındaki babasına yardım bahanesiyle çıkar sağlamaya çalıştıklarını, uyarısı üzerine tartışma yaşadıklarını öne sürdü.

Olay öncesi bu kişilerce tehdit edildiğini ileri süren Kara, "Beni dövmek için köy meydanında 40 dakika beklemiş. Ekmek almaya giderken ansızın bana vurmaya başladı. Kendimi kaybetmişim ve hastaneye gitmişiz. Olay adli mercilere intikal etti. Tutuklanması talep edilen bu kişinin nasıl serbest bırakıldığına inanamıyorum. Savcılığa itirazda bulunduk." diye konuştu.

Çevredeki kahvehanenin güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde, Hasan S'nin demir sopayla Kara'nın bacakları, elleri ve sırtına defalarca vurması, aracına giderken yardım istediğini görünce dönerek yeniden darbetmeye başlaması yer alıyor.

Türk Kızılayı'nın şefkat eli yaşlılara da dokunuyor

DÜZCE (AA) – ÖMER ÜRER – Düzce'de 1984'te açılan yaşlılar konuk evinde bakım hizmeti veren Türk Kızılayı, 34 yıldır gönüllü yaşlı bağışçılarına aile şefkatiyle hizmet vererek huzurlu bir yaşam sürmelerini sağlıyor.

Buradaki çalışanları, çocukları, torunları gibi gören ve Türk Kızılayı'nın bu hizmetinden haberdar olmadan geçmiş yıllarda gönüllü bağışçılık yapan 44 yaşlı, Türk Kızılayı çalışanları ile kurdukları aile bağı sayesinde günlerini huzurlu geçiriyor.

– "Biz çok büyük bir aileyiz"

Türk Kızılayı Akçakoca Yaşlılar Konuk Evi Müdürü Mustafa Çakır, 1984 yılından bu yana Türk Kızılayı'na bağışta bulunanları misafir etmeyi sürdürdüklerini söyledi.

Kuruluş amaçlarının, Türk Kızılayı'na mal varlıklarını bağışlamış bakıma muhtaç insanlara hizmet vermek olduğunu anlatan Çakır, "Bu uzun yıllar böyle gitti fakat Genel Müdürlüğümüze gelen talepler doğrultusunda uygun görülen yaşlılarımıza da ücretli bakım hizmetlerine başladık. Huzurevi algısı Türkiye'de biraz farklı. Algılar oluşmadan buradaki yaşlılarımızı ziyaret etmelerini tavsiye ederim." diye konuştu.

Çakır, konuk evinde kalan ve tüm ihtiyaçları karşılanan misafirlerin, kurumda bulunan psikolog, sağlık personeli ve doktorlar tarafından da takip edildiğini dile getirerek, şöyle devam etti:

"Konuklarımızın tamamının sağlık takipleri uzman hemşire, doktorlarımız tarafından gerçekleştiriliyor. Kendi bünyemizdeki psikolog ve sosyal hizmetler uzmanımız yaşlılarımıza destek oluyor. Bu arkadaşlarımız yaşlılarımızla sürekli iletişim halinde. Üç vardiya halinde çalışıyoruz ve 24 saat hizmet veriyoruz. Türk Kızılayı denildiğinde sadece kan toplama, deprem gibi felaketlere müdahale olarak anlaşılıyor fakat sosyal hizmetler müdürlüğümüz sadece bağışçı yaşlılarımıza değil, tüm yardıma muhtaç yaşlılara ulaşmaya çalışıyor. Bağış yapsın veya yapmasın o yaşlımız ekiplerimiz tarafından takip ediliyor. Bu gibi hizmetler Türk Kızılay'ında atlanılmaz. Biz çok büyük bir aileyiz."

– "Buradan ayrı kaldığımda özlüyorum"

Yaklaşık 15 yıldır konuk evinde kalan 72 yaşındaki Fatma Alkan da yılın belli dönemlerinde evine gittiğini, bu sürede kaldığı konuk evini özlediğini söyledi.

Türk Kızılayı'nı çok sevdiğini belirten Alkan "İyi ki Kızılay var. Türk Kızılayı'na geldiğimde bağış amaçlı geldim. İyi ki bağış yapmışım. Yıllar sonra Kızılay'ın misafiri olmak nasip oldu. Burada çalışanları evlatlarım gibi görüyorum. Torunlarım yaşında. Müdüre 'müdürüm' diyemem çünkü benim evladım. Onlar benim evladım. Bana 'anne' diyorlar, mutlu oluyorum. Kendi çocuklarım nasılsa burada çalışanlar da öyle. Buradan bazen eve gidiyorum ve ayrı kaldığımda onları özlüyorum. Buradayken kendi çocuklarımı özlüyorum. Allah kimseyi çocuklarından ayrı bırakmasın." ifadelerini kullandı.

– "Burada çok rahatım"

Kızılay'ın yaşlılara bakım hizmetini bilmeden Ankara'daki bir mülkünü bağışlayan 88 yaşındaki Seyit Cihangir ise Kızılay gönüllüsü olduğunu kaydetti.

Ankara'daki bir mülkünü bağış yaptığı sırada bu hizmetten haberdar olduğunu aktaran Cihangir, "Birçok huzurevini gezdim, beğenmedim ama böyle bir şey nasip oldu. Hiç haberim yoktu. Demek ki Rabbim bana bir yol gösterdi ki ben bağışa gittim ve burada rahata erdim. Burada çok rahatım. Müdürümüzden tutun da her çalışan çok iyi. Yemek olsun, temizlik olsun memnunum. Ne istersek yapıyorlar." diye konuştu.

Cihangir, yazı yazmayı çok sevdiğini ve hayatındaki önemli anları kaleme aldığını anlatarak, burada yaşadıklarını da kağıda döktüğünü sözlerine ekledi.

Asırlık kardeşlerden uzun yaşam sırları

AYDIN (AA) – FERDİ UZUN – Uzun ömürlü insanlarıyla tanınan Aydın'ın Nazilli ilçesinde yaşayan biri 96 diğeri 100 yaşındaki iki kardeş, bir asra ulaşan ömürlerine rağmen kendi işlerini kendilerinin görmesi ve enerjik görünümleriyle dikkati çekiyor.

Uzun yaşam üzerine çeşitli bilimsel araştırmaların yapıldığı ilçede Beyerli Mahallesi'nde yaşayan Elif Dedeoğlu (100) ile kardeşi Ayşe Arıcıoğlu (96), kentin "yaşayan en büyük kardeşleri" olarak biliniyor.

Eşlerinin hayatlarını kaybetmesiyle tek başına kaldıkları evlerinde yaşayan kardeşler, yaşlılıktan kaynaklanan hastalıklara rağmen kendi ihtiyaçlarını kendileri görüyor.

Dedeoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ömründe bir asrı doldurduğu için mutlu olduğunu belirterek, torunlarının çocuklarıyla birlikte 22 toruna sahip olduğu için de çok huzurlu olduğunu söyledi.

Kendisine sürekli nasıl beslendiği yönünde sorular sorulduğunu aktaran Dedeoğlu, "Ne bulursam yedim" dese de en çok bal ve otlu yemekler yediğini ifade etti.

Yaşlılığın çok zor olduğuna dikkati çeken Dedeoğlu," Bir hasta oldun mu işte o zaman hayat hiç çekilmiyor. Çünkü tek başına bir şey yapamıyorsun. Birilerinin yardımına muhtaçsın. Çok şükür ki çocuklarım geliyor ve işlerimde bana yardım ediyor. Allah ele ayağa düşürmesin. En azından kalkıp kendi ihtiyaçlarımı görebiliyorum." dedi.

– "Bir gün yaşlanacağız dedik ve yaşlandık"

Herkesin gençliğinin kıymetini bilmesi gerektiğini vurgulayan Dedeoğlu, şunları ifade etti:

"Akşam olduğunda sanki sabah hiç olmayacakmış gibi. Çünkü yanında kimse yok. Şimdi bana deseler para mı istersin yoksa gençliğini mi? Hiç düşünmeden gençliğim derdim. Parayla alınacak deseler şimdi alırdım. Ama gençlik parayla alınacak bir şey değil. Bir gün yaşlanacağız dedik ve yaşlandık."

Torunlarını çok sevdiğini belirten Dedeoğlu, onların "nene nene" diye seslenmesinin kendisinin en büyük sevinç kaynağı olduğunu sözlerine ekledi.

Gençliğinde çok çalıştığını anlatan 11 torun sahibi Arıcıoğlu, "Çift sürdüm. Öküzlerle çok tarla sürdüm. Böyle böyle vakit geçirdim. Çok çalıştım. Eşekle kaç defa yük taşırken düştüm. Ama çalışmaktan hiç bıkmadım. Çoluğumuzla çocuğumuzla bir şekilde geçinip gidiyoruz." diye konuştu.

– "Gençlik gitti artık"

Bu yaşına kadar sağlıklı gelmesinde bol yoğurt, et ve zeytinyağı yemesinin etkili olduğuna inandığını ifade eden Arıcıoğlu, şunları kaydetti:

"Gençliğimi çok özlüyorum. Gençliğimizin kıymetini bilmek gerekiyor. Gençlik gitti artık. İyi beslenip kararında çalışmazsan çok yıpranırsın. Az beslenip çok çalışırsan da sağlıklı olamazsın. Çünkü yaşlılık çok zor. Namaz kılamıyorsun, abdest alamıyorsun. İstediğini yiyip içemiyorsun. Yalnız kalıyorsun. Bir çocuk nasılsa adeta bir çocuk gibi oluyorsun. Gece yalnızsın, uyanırsın yalnızsın. Çok zor… Gençlik gittikten sonra hiçbir şeyin anlamı yok. İki değnekle yolda yürümekten bazen utanıyorum. Ama yüce Allah’ım herkesi böyle yaratmış. Herkes bir gün önce genç, sonra yaşlı olacak."

Sağlıklı yaşamda iyi beslenmenin yanı sıra mutluluğun da önemli olduğuna dikkati çeken Arıcıoğlu, "Yani evlilikte saygı ve sevgiyle birlikte birbirine bağlı olmak çok önemli. Bir evlilikte geçim olmalı ki huzur olsun. Çok şükür eşim beni hiç üzmedi. Çok özlüyorum onu. Bazen onun duvarda asılı olan fotoğrafımı elime alıp onunla konuşuyorum." diye konuştu.

Asırlık çınarlar evde bakım hizmetiyle hayata tutunuyor

ŞANLIURFA (AA) – YASİN DİKME – Şanlıurfa'nın Haliliye Belediyesi tarafından yaklaşık 4 yıl önce başlatılan hizmet kapsamında oluşturulan 3 ekip, ihtiyaç sahibi, bakıma muhtaç, engelli ve yaşlıların evlerine giderek ev temizliği, saç, sakal tıraşı ve kişisel bakımlarını gerçekleştiriyor.

Haliliye Belediye Başkanı Fevzi Demirkol, AA muhabirine yaptığı açıklamada, birkaç yıl önce başlattıkları evde bakım hizmeti projesini başarıyla sürdürdüklerini söyledi.

Sosyal belediyecilik anlayışıyla genç, yaşlı demeden herkese hizmet sunmaya çalıştıklarını belirten Demirkol, "Yaşlı, engelli ve bakıma muhtaç vatandaşlarımıza gelecekle ilgili kaygı yaşamamaları ve endişe duymamaları adına 'yanınızdayız' sloganıyla hizmet sunuyoruz." dedi.

Belediyenin çok sayıda sosyal proje yürüttüğünü dile getiren Demirkol, evde bakım hizmetiyle engelli, yaşlı ve bakıma muhtaç vatandaşlara devletin yardım elini uzattıklarını ifade etti.

Evde bakım hizmetinden faydalanan aile sayısının her geçen gün arttığını aktaran Demirkol, "Yaşlılarımıza hizmet bizim minnet borcumuzdur. Onların geleceğe dair kaygı duymamaları için hizmetlerimizi ulaştırıyoruz. Evde bakım hizmetlerimiz 3 ekip tarafından yürütülüyor. Ekiplerimiz, belirlenen ailelerimizi periyodik olarak her ay ziyaret etmekte ve birçok hizmeti sunmakta. Ailelerimizin ev temizliği, kişisel bakımları özenle yapılıyor. Bunun yanında özellikle yaşlılarımız, engellilerimize yönelik çeşitli geziler düzenleyerek hayata tutunmalarını sağlıyoruz." diye konuştu.

Demirkol, hizmetlerden yaklaşık 100 ailenin yararlandığını dile getirerek, şöyle devam etti:

"Hizmetlerdeki amacımız özellikle yaşlılarımıza devletin yardım elini yanlarında hissetmesini sağlamak. Ailelerimize devletimize ve ülkemize yaptıkları hizmetler için çok teşekkür ediyoruz. Vatandaşlarımızın geleceğe dair endişe ve kaygı hissetmemelerini umut ediyoruz. Hizmetlerden yararlanmak isteyen yaşlılarımız, engellilerimiz ve bakıma muhtaç vatandaşlarımız bizlere başvuruda bulunsunlar. Bizler hizmetlerimizi genişletmeye devam ediyoruz. Bunun yanında periyodik olarak sunulan hizmet sürelerini daha da artırmayı planlıyoruz."

– Yeniden hayata tutunduk

Evde bakım hizmetinden yararlanan 90 yaşındaki Ferit Dağbaşı ise 36 yıl önce emekli olduğunu ve 4 defa ağır ameliyatlar geçirdiğini söyledi.

Bir süre önce 80 yaşındaki eşiyle hizmetten yararlanmak için belediyeye başvuruda bulunduklarını anlatan Dağbaşı, "Belediye çalışanları evimize gelip, bizim her türlü temizliğimizi yapıyor. Yaşlı olduğumuz için birçok ihtiyacımızı karşılayamıyoruz. Ekipler, sağ olsun benim saç ve sakal tıraşımı yapıyor. Onların sayesinde hayata tutunuyoruz. Allah belediyemizden razı olsun böyle bir hizmeti sundukları için " dedi.

80 yaşındaki Hayriye Dağbaşı ise eşiyle yalnız yaşadıklarını belirterek, daha önceki yıllarda yaşlılara yönelik böyle bir hizmetin bulunmadığını ifade etti.

Eşinin ve kendisinin hasta olduğunu, birçok ihtiyaçlarını karşılayamadıklarını aktaran Dağbaşı, "Sağ olsun belediyemiz gelip perdelerimizi, banyomuzu, tuvaletimizi hatta bulaşıklarımızı yıkıyor. Onların sayesinde daha temiz bir ortamda yaşıyoruz. Onların sayesinde hayatımız daha güzel ve kolay geçiyor. Bir sorun olduğunda hemen kendilerine arıyoruz. Allah onlardan razı olsun." şeklinde konuştu.

Huzurevi sakinlerine “Rengahenk”ten moral desteği

ANKARA (AA) – MERVE YILDIZALP – Aralarında bankacı, mühendis ve öğretmenin de bulunduğu farklı meslek gruplarından kadınların oluşturduğu müzik topluluğu, verdiği ücretsiz konserlerle huzurevlerinde kalan yaşlılara moral desteği sağlıyor.

Farklı meslek gruplarından kadınların kurduğu Rengahenk Türk Müziği Kadın Topluluğu üyesi müzisyen Yasemin Katırcı, AA muhabirine, grubun müziksever altı kadından oluştuğunu söyledi.

Katırcı, grup üyelerinin Kültür ve Turizm Bakanlığının Gençdes Projesi vasıtasıyla tanıştıklarını ve sosyal sorumluluk duygusuyla yurt genelindeki huzurevlerinde yaşayanlara yönelik ücretsiz konserlere başladıklarını anlattı.

Grubun bir yıldır huzurevlerinde konserler düzenlediğini ifade eden Katırcı, şöyle konuştu:

"Rengahenk Türk Müziği Kadın Topluluğu'nu dünyaya taşımayı çok istiyoruz. Her şehirde farklı projeler ve konserler aracılığıyla insanlarla buluşmayı çok istiyoruz. Vakit buldukça huzurevlerine ve farklı birçok yere gidip insanları mutlu etmeyi, onlarla bir şeyler paylaşmayı çok istiyoruz. Yaşlıların böyle etkinliklere çok ihtiyacı var. Yaşlılar bizi görünce çok mutlu oluyorlar ve devamını istiyorlar. Bizi bırakmak istemiyorlar."

– "Keyifle vakit geçirmelerini istiyoruz"

Grupta ritm saz sanatçısı olarak yer alan Ziraat Mühendisi Şebnem Öztekin Bulut, bir yıldır grup üyeleriyle bir arada olduklarını, Türk müziğinin kadın eliyle ne kadar güzelleştiğini topluma göstermek istediklerini dile getirdi.

Bulut, "Huzurevlerinde çok güzel karşılanıyoruz. Seçtiğimiz eserler konser verdiğimiz insanların gençliğine denk gelen eserler. Keyifle vakit geçirmelerini istiyoruz. Çünkü yaşlılarımız bizler için çok kıymetli. Biz de birlikte vakit geçirmekten keyif alıyoruz." dedi.

– "Böyle etkinlikler daha fazla olsun"

Emekli öğretmen Mehmet Sehman (76), iki yıldır huzurevinde bulunduğunu ve hayatından memnun olduğunu söyledi.

Konserlerin kendilerini çok mutlu ettiğini aktaran Sehman, böyle etkinliklerin daha fazla olmasını istedi.

Görevlendirme yapılan belediye yaşlı çifti sevindirdi

ŞIRNAK (AA) – İçişleri Bakanlığınca kanun hükmünde kararname (KHK) kapsamında görevlendirme yapılan Şırnak'ın Silopi Belediyesince, yardıma muhtaç yaşlı çifte evlerinin yenilenmesi desteği sağlandı.

Silopi Belediyesi Başkan Vekili Sezer Işıktaş'ın talimatıyla yardıma muhtaç 85 yaşındaki Ömer Duru ile birlikte yaşadığı engelli 82 yaşındaki Lali Aytış, kötü koşullarda yaşadıkları evlerinden alınarak geçici olarak belediyeye ait bir binaya yerleştirildi.

Yaşlı çifti yerleştikleri binada ziyaret eden Işıktaş, evlerinin durumu çok kötü olan yaşlı çifti geçici olarak belediyeye ait binaya yerleştirdiklerini, evin tüm ihtiyaçlarının karşılandığını söyledi.

Yaşlı çifte beyaz eşya, koltuk takımı, mutfak malzemeleri, gıda ve nakdi yardım yapıldığını ifade eden Sezer Işıktaş, "Yaşlı çiftin eski evlerini yıkarak yeniden inşa edeceğiz. Bütün ihtiyaçları karşılanacak. Duru ve eşi yeni evlerine sahip olana kadar burada kalabilecek." dedi.

Çalışma, Sosyal Hizmetler ve Aile Bakanlığı İl Müdürü Muzaffer Akçam da yaşlı çifti ziyaret ederek, Lali Aytış için gerekli sağlık kontrollerini yapacaklarını, istemeleri durumunda çifte bakıcı vereceklerini belirtti.

Daha sonra Aytış, tedavileri yapılmak üzere Cizre Devlet Hastanesine götürüldü.

Ömer Duru, yeni bir eve kavuşacaklarının sevincini yaşadığını dile getirerek, "Allah devletimizden razı olsun, bize sahip çıktılar, çok mutluyum." dedi.

Okul bahçesine araçla girme kavgası

ADANA (AA) – Adana'da oy kullanan yaşlı yakınını almak için okul bahçesine araçla giren sürücü ile kendisine tepki gösteren kişi arasında çıkan kavgada bir kişi yaralandı.

Alınan bilgiye göre, Merkez Yüreğir ilçesi Yamaçlı Mahallesi'ndeki Vali Ziyapaşa Anadolu Lisesinde oy kullanan yaşlı yakınını almak için otomobiliyle okulun bahçesine giren sürücü, kendisine tepki gösterip küfrettiği iddia edilen kişiyle tartıştı.

Tartışmanın büyümesi üzerine sürücü ile yakınları, kavga ettikleri kişiyi darbetti.

Yaralanan kişi ile baygınlık geçiren bir kadın hastaneye kaldırıldı.

Polis ekipleri, olayla ilgili 2 kişiyi gözaltına aldı.