“Türkiye Balkan ülkeleriyle eşit derecede ilişkiler kurmaya çalıştı”

              ÜSKÜP (AA) - Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar (YTB)    Başkanı Abdullah Eren, "Türkiye olabildiğince Balkan ülkelerinin hemen hepsiyle eşit derecede ilişkiler kurmaya çalışarak kapsayıcılık ve kazan-kazan ilkesine çok önem verdi." dedi.

Makedonya’nın başkenti Üsküp’te Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) ile Strateji ve Gelişim Enstitüsü tarafından “Türkiye’nin Balkanlar Politikası ve Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanlığı” konulu panel düzenlendi.

YTB Başkanı Abdullah Eren’in konuşmacı olarak katıldığı panele, Türkiye’nin Üsküp Büyükelçisi Tülin Erkal Kara, Makedonya’nın Türk kökenli Devlet Bakanı Elvin Hasan, Strateji ve Gelişim Enstitüsü Başkanı Tuna Eyüp Kahveci, diplomatlar, milletvekilleri, siyasiler, ülkedeki Türk kurum ve kuruluş temsilcileri ve diğer davetliler katıldı.

Eren, Türkiye’nin 1992-2011 yılları arasında Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde “Büyük Burs Projesi” adıyla bir burs programı gerçekleştirdiğini ifade ederek, “2011 yılından itibaren de biz YTB olarak sadece soydaşlarımızın olduğu ülkelerden değil dünyanın tüm ülkelerinden öğrenci getirip burslandırma yapıyoruz.” dedi.

Şu an Türkiye’de 130 bin uluslararası öğrenci bulunduğunu dile getiren Eren, bunların 17 bininin YTB burslusu olduğunu vurguladı.

Türkiye’nin yurt dışında TİKA, Yunus Emre, Maarif Vakfı ve YTB aracılığıyla farklı alanlarda faaliyetler gerçekleştirdiğini söyleyen Eren, Türkiye’nin mevcut olduğu bölgedeki sorunların merkezinde bulunduğunu ve bu sorunların hepsine çözüm üretmeye çalışan bir ülke olduğunu belirtti.

Türk dış politikasının Balkanlara yönelik bakışına da değinen Eren, “Osmanlı Devleti’nin uzun yıllar bu topraklardaki hakimiyeti, kültürel çeşitliliğe önem vermesi, etnik çeşitliliği ve kültürel çeşitlilik noktasındaki harmoniyi devam ettirecek politikalar gütmesi, Türkiye’nin bugün dahi elini güçlendiren bir unsur.” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’nin tüm sorunlarıyla mücadele etmeye çalıştığının altını çizen Eren, “Türkiye’nin iç politikada kendi sorunlarını çözmeye yönelik bu özgüveni ve azmi, dış politikada elini güçlendiren bir unsur oldu.” dedi.

Türkiye’nin Orta Doğu ve Balkanlar'a yakın ilgi göstermeye çalıştığına ve burada yapıcı politikalar uyguladığına dikkat çeken Eren, “Türkiye’nin Balkanlar'a yönelik iki tane prensibi de her zaman işletmeye çalıştığını görüyoruz. Bunlardan bir tanesi bölgesel sahiplenme, ikincisi de kapsayıcılık. Türkiye olabildiğince Balkan ülkelerinin hemen hepsiyle eşit derecede ilişkiler kurmaya çalışarak kapsayıcılık ve kazan-kazan ilkesine çok önem verdi.” diye konuştu.

Makedonya’nın isim değişikliği konusunda da Eren, “Makedonya Anayasası'nda hangi isim yazıyorsa Türkiye Makedonya’yı o ismiyle tanıyacaktır ve ilişkilerimiz de o minvalde devam edecektir.” ifadelerini kullandı.

Soydaşların yaşadığı ülkelerin istikrarının Türkiye’nin öncelikleri arasında olduğu ve Türkiye’nin olabildiğinde ahlaklı ve şeffaf bir dış politika gütmeye çalıştığının altını çizen Eren, “Bunu Suriye’de de böyle yapıyor, Irak’ta da böyle yapıyor, Balkan politikasında da böyle yapıyor. Dolayısıyla bizim soydaş politikamızda bir farklılık yok.” diye konuştu.

Büyükelçi Kara ise panel açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye’nin bu bölgede yaklaşık 500 yıllık bir geçmişi olduğunu anımsatarak, “Bizim buradaki temel gayemiz Makedonya’nın Türkiye ile kardeş ülke olması vesilesiyle bu dostluğun ilelebet devam etmesi ve çok daha ileriye götürülmesidir.” dedi.

“Türkiye her zaman Makedonya’ya dost olmuştur.” ifadesini kullanan Kara, Türkiye’nin hiçbir etnik yapıyı ayırt etmeksizin bütün toplulukları bir arada kucaklayarak en güzel dostluk örneğini sergilediğini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki Türkiye’nin insani ve yardımlaşma noktasında standartlarını çok ileri bir seviyeye getirdiğine işaret eden Kara, “Hangi ülkede Türkiye’ye ihtiyaç duyuluyorsa emin olun ki Türkiye her daim yanlarında yer almıştır ve özellikle Balkanlar'da da yer almaya devam edecektir.” şeklinde konuştu.

Strateji ve Gelişim Enstitüsü Başkanı Kahveci de başında bulunduğu enstitünün ekonomik, politik ve sosyal sektör olmak üzere üç sektörde çalışmalar yürüttüğünü belirterek, “Zaten bizim enstitü olarak amacımız yaptığımız çalışmalarla Makedonya merkezli olarak diğer Rumeli’de halkların daha müreffeh ve daha barışçıl bir ortamda yaşamalarına katkı sunmak.” değerlendirmesinde bulundu.

Üsküp'te “Türkiye Mezunları Buluşması”

             ÜSKÜP (AA) -  Makedonya'nın başkenti Üsküp'te Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) tarafından "Türkiye Mezunları Buluşması" programı düzenlendi. 

Üsküp'teki bir otelde yapılan etkinliğe Makedonya Kültür Bakanı Asaf Ademi, Makedonya'nın Türk kökenli Devlet Bakanı Elvin Hasan, Makedonya Diaspora Bakanı Edmond Ademi, YTB Başkanı Abdullah Eren, Türkiye'nin Üsküp Büyükelçisi Tülin Erkal Kara, ülkedeki Türk siyasi parti liderleri, milletvekilleri, Türk kurum ve kuruluşların temsilcileri ile Türkiye mezunları katıldı.

Abdullah Eren, programda yaptığı konuşmada, YTB olarak dünyanın 160’tan fazla ülkesinde 17 bin 500 öğrenciye burs sağladıklarını söyledi.

Türkiye'nin 1992'den itibaren yürütmüş olduğu Büyük Öğrenci Projesi kapsamında dünyanın hemen hemen her ülkesinden 150 bin Türkiye mezunu bulunduğunu aktaran Eren, burs imkanı sağladıkları bazı coğrafyaların Türkiye ve YTB için ayrı bir önem ifade ettiğini belirtti.

Bugün Türkiye burslularının Makedonya’nın siyasetinde, bürokrasisinde, sivil toplumunda, akademisinde en üst seviyede görev yaptıklarını, bunun kendileri için onur vesilesi olduğunu kaydeden Eren, "Şu an Makedonya'dan ülkemize gelip, okuyup mezun olan binden fazla mezundan bahsediyoruz." diye konuştu.

Makedonya'nın bağımsızlığını kazandığı andan itibaren Türkiye’nin bu ülkede ilk büyükelçilik açan ve Makedonya’ya en fazla destek veren ülkelerin başında geldiğini belirten Eren, Türkiye mezunlarına "Lütfen Makedonya ile Türkiye arasındaki ilişkilerin gelişmesine katkıda bulunun." diye seslendi.

Eren, gelecek yıl Makedonya'ya ayırdıkları burs kontenjanını arttırdıklarını da sözlerine ekledi.

Büyükelçi Kara da iki ülke arasındaki kadim dostluğun sağlamlaştırılmasında Türkiye mezunlarının payının büyük olduğunu vurgulayarak, "Sizlerin Türkiye'de edindiğiniz birikim, bu güzel ülkeye ciddi katkılar sağlamanıza imkan verecek ve Makedonya'nın daha müreffeh bir seviyeye ulaşmasında büyük rol oynayacaktır." ifadelerini kullandı.

  • "Türkiye bursları Makedonya'ya katılan bir değerdir"

Devlet Bakanı Hasan da Türkiye'nin büyük, Makedonya'ya bağımsızlığından bugüne sürekli destekte bulunan, en zor günlerinde yanlarında olan ve Makedonya ile iyi ilişkilerin kurulması yönünde elini taşın altına koyan bir ülke olduğunu aktardı.

Türkiye burslarıyla Makedonya vatandaşlarının desteklenmesinin Makedonya'ya katılan bir değer olduğunu vurgulayan Hasan, "Türkiye'nin güçlü ve dünya çapında diğer üniversitelerle yarışan üniversitelerinde ana dilimizde eğitim görmeye yüzlerce gencimiz fırsat buldu." dedi.

Kültür Bakanı Ademi de Türkçe yaptığı konuşmasında, bu özel buluşmada yer almanın kendisi için büyük bir onur ve zevk olduğunu dile getirdi.

Makedonya ile Türkiye arasında dostluk ve gelenek ruhuyla yıllardır süren iş birliği için memnuniyetlerini ifade eden Ademi, "Sürekli çaba göstererek güçlendirmek ve gelecek nesillere aktarmak hepimizin görevidir." şeklinde konuştu.

Diaspora Bakanı Ademi de Makedonya ile Türkiye'nin diasporasının iki ülkenin sosyal, politik ve ekonomik gelişiminin önemli kısımlarını oluşturduğunu söyledi.

Ademi, "Makedonya, Türkiye'de yaşayan ve çalışan büyük bir diasporaya sahip. Bu diaspora iki ülke ile iki millet arasındaki iş birliği için önemli bir köprü görevi görüyor. Aynı derece bu akşam burada bulunan öğrenciler de önemli birer köprü görevi görmekte." ifadelerini kullandı.

Abdullah Eren, Makedonya'daki temasları kapsamında ülkedeki bakan, Türk siyasi parti liderleri ve STK başkanları ile de bir araya geldi.

“Balkan halklarının Osmanlı geçmişiyle daha doğru bir ilişki kurması gerekiyor”

              ÜSKÜP (AA) - FURKAN ABDULA - Fettah Efendi Eğitim ve Düşünce Derneği Başkanı Sevba Abdula, &quot;20. yüzyıl boyunca Balkanların Osmanlı tarihine yönelik daha olumsuz şekilde bir tarih yazımı ve öğretimi oldu. Bu konuda özellikle Balkan halklarının Osmanlı geçmişiyle daha doğru bir şekilde ilişki kurması ve bir vefa borcunu ödemesi gerektiğini düşünüyoruz.&quot; dedi.</p>    <p>Makedonya'nın başkenti Üsküp merkezli Fettah Efendi Eğitim ve Düşünce Derneği Başkanı Abdula, Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) desteğiyle yürüttükleri “Osmanlı Ortak Mirasımız” projesi ve dernek çalışmalarını AA muhabirine değerlendirdi.

Derneğin yaklaşık 3 yıldır başkent Üsküp'te özellikle eğitim ve araştırma alanında çalışmalar yürüttüğünü dile getiren Abdula, Üsküp’ün önemli şairlerinden ve düşünürlerinden Fettah Efendi’yi derneğin ismi olarak tercih ederek bizim bu coğrafyadaki uzun dönem varlığımızı ortaya koymak istedik.” ifadesini kullandı.

Derneğin, üniversite dışı eğitim ile öğrencilere daha iyi bir eğitim hayatı geçirmelerini sağlayacak projeler üretmeyi amaçladığını kaydeden Abdula, bunun yanında araştırma konusunda yüksek lisans, doktora ve doktora sonrası çalışmalar ile özellikle Balkanlara yönelik araştırmalarda öncü bir kurum olmayı hedeflediklerini vurguladı.

<p>Sosyal bilimleri merkeze alarak yaklaşık 4 dönemdir seminer ve kitap okumaları gibi birçok faaliyet gerçekleştirdiklerini söyleyen Abdula, “Bu dönemde ise derneğimizin geliştirdiği ve birçok kurumun ortak olduğu 'Osmanlı Ortak Mirasımız' projemiz var. Aynı şekilde bu projeyi Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) Balkan Gençlik Okulu çerçevesinde desteklemektedir.” değerlendirmesinde bulundu.</p>    <p>Projenin genel amacının, Osmanlı tarihinin daha iyi anlamlandırılması ve nesnel ile olgusal bir şekilde Osmanlı tarihine yönelik bilginin artması olduğunun altını çizen Abdula, şunları kaydetti:

“Bu anlamda 20. yüzyıl boyunca Balkanların Osmanlı tarihine yönelik daha olumsuz şekilde bir tarih yazımı ve öğretimi oldu. Bu konuda özellikle Balkan halklarının Osmanlı geçmişiyle daha doğru bir şekilde ilişki kurması ve bir vefa borcunu ödemesi gerektiğini düşünüyoruz.”.

Osmanlı tarihi ve geçmişinin, bu bölge halklarının görmezden gelebileceği bir tarih aralığı olmadığına işaret eden Abdula, “(Osmanlı’nın) 500 yıl boyunca isyanlar, kahramanlıklar, savaşlar üzerinden okunması doğru bir yaklaşım değil kanımızca. Bunu Osmanlı’nın kültür, düşünce, sanat ve mimari tarihi üzerinden bu coğrafyanın ortak miras çerçevesinde Osmanlı tarihine bakmasının daha doğru olacağını, geleceğe daha anlamlı örnekler çıkaracağımızı düşünüyoruz. Bu anlamda bu projeyi geliştirdik.” şeklinde konuştu.

Projenin Makedonya’daki üniversite öğrencilerine yönelik olduğunu dile getiren Abdula, “Onun dışında özellikle Arnavut, Makedon ve Türk öğrencileri, hepsini almaya çalışacağız.” dedi.

Bu proje çerçevesinde ayda bir düzenlenecek seminerlerde Türkiye'den gelen hocaların yapacakları Türkçe konuşmaları takip eden Arnavut öğrenciler için de simültane tercüme sağlandığını belirten Abdula, “YTB'nin bu projeyi desteklemesi, Uluslararası Balkan Üniversitesinin de bu projede yer alması bizler için son derece önemli oldu. Öğrencilerin Osmanlıca öğrenmesi, tarih araştırmaları için ve Makedonya’da çok önemli belgelerin tekrar gün yüzüne çıkması için bence çok önemli bir girişim olacak.” diye konuştu.

“Osmanlı Ortak Mirasımız” projesi dışında dernek olarak farklı projeler de düzenledikleri bilgisini paylaşan Abdula, “Şu ana kadar yaklaşık 20’nin üzerinde seminer çalışmamız ve yaklaşık 20 kitap değerlendirmesi oldu. 500’e yakın öğrenci başvurdu, 300’e yakın öğrenci bu çalışmalarımızdan faydalandı.” ifadesini kullandı.

Dernek olarak projeleri, Türkçe ve Arnavutça olmak üzere iki dilde gerçekleştirdiklerini söyleyen Abdula, “Osmanlı Ortak Mirasımız çalışması bir yıl boyunca devam edecek. Özellikle Balkanlara yönelik akademik çalışmalara daha çok yoğunlaşacağız. Balkanlardaki mevcut sosyal, siyasi, iktisadi yapının daha derinlikli bir şekilde incelenmesine yönelik raporlar, analizler bizim önümüzdeki dönemde çok önemsediğimiz çalışmalar olacak.” dedi.

Makedonya'nın havasını “filtreli” bisikletler temizleyecek

ÜSKÜP (AA) – ADMİR FAZLAGİKJ – Makedonya'nın başkenti Üsküp'teki Aziz Kiril ve Metodi Üniversitesinin makine mühendisliği bölümünden bir grup öğrenci, icat ettikleri hava temizleyici filtreli elektrikli bisikletle ülkedeki hava kalitesinin artırılmasına katkı sağlamayı hedefliyor.

Şehir Eko-Taşımacılığı (GET) olarak adlandırdıkları yenilikçi proje aracılığıyla ülke genelinde ekolojik kentsel ulaşım sistemi oluşturmayı amaçlayan grup, neredeyse her bisiklete yerleştirilebilecek hava temizleyici filtrelerle kilometre başına 9 metreküp havanın temizleneceğini ifade ediyor.

Yoğun hava kirliliğini gözlemledikleri 1,5 yıl önce böyle bir fikrin ortaya çıktığını anlatan öğrenciler, günlük hayatın önemli bir sorununu çözmeye katkıda bulunmak adına bir şeyler yapma arzusu duyduklarını söyledi.

Hocaları İle Mirçeski'den de büyük destek alan öğrenci grubu, makine mühendisliği bölümünün yanı sıra üniversitenin teknik kampüsündeki diğer bölümlerden de yardım alarak yola çıktı.

  • "Her bisiklete monte edilebilir"

Projede yer alan öğrencilerden Filip Poposki ile Marko Naseski, AA muhabirine proje hakkında bilgi verdi.

Poposki, tekerleklere yerleştirilen proaktif filtrelerle hava kirliliğinde en büyük sorun ve en çok zarar veren parçacıklardan olan partikül maddelerin (PM10) temizlenmesinin sağlandığını aktardı. Poposki, bisikletin bir hedeften diğerine hızlı şekilde ulaşmak ve aynı zamanda da hava kirliliğinin azaltılmasını sağlamak isteyenler için üretilmiş bir araç olduğunu söyledi.

Hava temizleyici bisikletin, klasik bisikletlere benzer hız değiştirme sistemine sahip olduğunu, ayrıca elektrikli kullanım modunda motorun beş seviyeli hıza kadar çıktığını anlatan Poposki, "Filtreler ek bir yük getirmiyor ve elektrik tüketmiyor. Her bisiklete monte edilebilir." dedi.

Gidona yerleştirilen optimizasyon kutusu ile bisikleti kiralamak isteyenlerin kartlarını okumaya yarayan bir sistem de bulunduğunu söyleyen Poposki, ilerleyen dönemlerde cep telefonlarının da bu sisteme entegre edilebileceğini aktardı.

  • "Kullanımı arttıkça havanın temizlenmesi artar"

Naseski de bu bisikletin ilk prototip olduğunu belirterek, bunu daha da geliştirerek hem piyasaya hem de şehir ulaşım sistemi ile kişisel kullanıma sunmayı hedeflediklerini kaydetti.

Ulaştıkları aşamaya kadar çeşitli zorluk ve sorunlarla karşılaştıklarını anlatan Naseski, bisikletin birçok parçasını yurt dışından satın almak zorunda kaldıklarını dile getirdi.

Naseski, kiralanan bisikletin alındığı istasyondan 2 ila 4 kilometre uzaklıkta bırakılabileceğini belirterek, "Ne kadar çok kullanılırsa o kadar çok faydası olacağını düşünüyoruz. Daha yaygın kullanıldığında, araç kullanımı azalır ve böylece havanın temizlenmesi artar." dedi.

  • Proje için destek bekliyorlar

GET Projesi ile öğrenciler, toplu taşıma araçlarının kullanımı gibi bir kullanım amaçlıyor. Bisiklet, belirli istasyonlardan kiralanarak toplu taşımada kullanılan kartlar aracılığıyla ödenebilecek. Elektrikli bisikletlerin şarj edilmeleri ise kiralandıkları istasyonlarda gerçekleşebilecek.

Projenin farklı şehirlerde hayata geçirilmesi noktasında ise belediyelerden destek bekleniyor.

Buna benzer başarılı projelerin daha önce Paris ve Madrid gibi Avrupa'nın önemli şehirlerinde uygulandığını hatırlatan öğrenciler, GET Projesi'ndeki hava temizleyici filtrelerin bu projeyi eşsiz kıldığını belirtiyor.

Çevre dostu bisikletin patentini almaya çalışan öğrenciler, projenin Devlet İnovasyon ve Teknolojik Gelişim Fonu'nun desteğiyle ülkenin orta kesimindeki Kavadar'dan bir şirket iş birliğinde gerçekleştiğini kaydetti.

Makedonya Meclisi isim değişikliğini onayladı

             ÜSKÜP (AA) - Makedonya'nın adının Kuzey Makedonya Cumhuriyeti olarak değiştirilmesini öngören anayasa değişiklikleri Mecliste onaylandı. </p>  <p>Mecliste yapılan oylamada, milletvekilleri dört yasa değişikliği için oy kullandı. 120 milletvekilinin bulunduğu Meclisteki oturuma, muhalefetteki İç Makedon Devrimci Örgütü-Makedonya Ulusal Demokratik Birliği (VMRO-DPMNE) milletvekilleri katılmazken, 81 milletvekili hazır bulundu. Oturuma daha önce VMRO-DPMNE'de bulunan ve anayasa değişikliklerini desteklemelerinden dolayı partilerinden ihraç edilen 8 bağımsız milletvekili de katıldı.</p>  <p>Yunanistan ile Makedonya arasında geçen haziran ayında imzalanan Prespa Anlaşması çerçevesinde, Makedonya'nın adının &quot;Kuzey Makedonya&quot; olarak değiştirilmesini öngören anayasa değişiklikleri Meclisin üçte ikisi olan 81 milletvekilinin oyuyla onaylandı.</p>  <p>Anayasal değişiklikler, Cumhurbaşkanı Gyorge İvanov'un onaylanmasının ardından yürürlüğe girecek.</p>  <p>Meclis Başkanı Talat Caferi, İvanov'un daha önce Meclisten geçen Dillerin Kullanımı Yasası ve Prespa Anlaşması'nı imzalamaması dolayısıyla iki yasanın da doğrudan Resmi Gazete'ye gideceğini açıklamıştı.

Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras da ocak ayında anlaşmayı Yunanistan Meclisine getirmeyi planladıklarını bildirmişti.

  • İsim sorunu nedir?

Başta Türkiye olmak üzere birçok devlet, Makedonya'yı anayasal adı olan "Makedonya Cumhuriyeti" ismiyle tanısa da Yunanistan, kendi sınırları içinde "Makedonya" isimli bir bölge bulunduğu gerekçesiyle ülkenin isminin değiştirilmesini talep ediyordu.

Makedonya, bağımsızlığını ilan ettiği 1991'den bu yana güney komşusu Yunanistan ile devam eden isim sorunu nedeniyle Avrupa Birliği (AB) ve NATO'ya üye olamıyor.

Makedonya'nın uluslararası tanınırlığı, ülkenin Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulunda oy birliğiyle BM üyeliğine kabul edildiği 1993 yılının nisan ayında kesinlik kazanmış ancak güney komşusu Yunanistan'ın itirazıyla geçici referans olarak "Eski Yugoslavya Cumhuriyeti Makedonya (FYROM)" adıyla üyeliğe kabul edilmişti.

Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras ile Makedonya Başbakanı Zoran Zaev, 12 Haziran 2018'de ülkelerinde düzenledikleri basın toplantılarında görüşmeler neticesinde "Kuzey Makedonya Cumhuriyeti" adı üzerinde anlaştıklarını açıklamış, iki ülke hükümet temsilcilerin katılımıyla 17 Haziran 2018'de imzalar atılmıştı.

Makedonya ve Yunanistan'ın, vardıkları anlaşmada yer alan yükümlülüklerini tamamen yerine getirmelerinin ardından Makedonya'nın "Kuzey Makedonya Cumhuriyeti" ismi ile resmi olarak NATO'nun 30. üyesi olması bekleniyor.

“Türkiye sırtımızı dayayabileceğimiz büyük bir ülke”

                 ÜSKÜP (AA) - CİHAD ALİU - Makedonya'nın Türk kökenli Devlet Bakanı Elvin Hasan, Türkiye'nin Makedonya'ya bağımsızlığından beri her alanda destek verdiğini belirterek, &quot;Türkiye'yi sürekli sırtımızı dayayabileceğimiz büyük bir ülke olarak görüyoruz.&quot; dedi.

Aralık ayında mecliste yapılan oylama ile dış yatırımlardan sorumlu devlet bakanı görevine seçilen Hasan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye-Makedonya ilişkilerini ve Makedonya'daki Türk toplumunun durumunu değerlendirdi.

Türkiye'nin, bağımsızlığını ilan ettiği 1991'den beri Makedonya'nın en yakın dostu olduğunu vurgulayan Hasan, Türkiye'nin Makedonya'yı tanıyan ilk ülkelerden biri olduğunu ve her zaman yardımlarına koştuğunu aktardı.

İki ülke arasındaki ilişkilerin sürekli olarak geliştiğini ve daha da gelişmesi için çalıştıklarını söyleyen Hasan, Türk cumhuriyetleriyle de iş birliği kurmak istediklerini ifade etti.

Hasan, Türkiye'nin Makedonya'nın ticaret partnerleri arasında ilk 10'da yer aldığını kaydederek, "2018 yılında ticaret iş birliği artmıştır. Yüzde 19 civarındaki bu artış, bizi memnun etmektedir. İki ülke de bu artışın daha da yükselmesini hedeflemektedir. Ticaret hacmimiz 400 milyon dolar. Bu ticaret hacmini 1 milyar dolara yükseltmeyi hedeflemekteyiz." ifadelerini kullandı.

Türk yatırımcılara yardımcı olmaya her zaman hazır olduklarını belirten Hasan, Türk yatırımcıların Makedonya'ya gelmesi durumunda Avrupa Birliği (AB) yasa ve standartlarına uygun bir şekilde bir çok kolaylık sağlanacağını dile getirdi.

  • Türk kurumlarına övgü

    Hasan, Makedonya'daki Türklerin sosyo-kültürel gelişimleri için geçmişte sivil toplum kuruluşlarında çalıştığını ve bu doğrultuda birçok çalışmada bulunduğunu anımsatarak, özellikle Türk gençlerine yönelik farklı projeler, eğitimler, seminerler ve paneller düzenlediklerini anlattı.

Makedonya'daki Türklerin Türkçe eğitim hakkının, uzun yıllardır birçok sorun nedeniyle kalite bazında düşük kaldığını anlatan Hasan, "Bir an önce eğitim alanındaki sorunların çözümüne gidilmesi gerekmektedir. Yeni hükümetin buna yönelik gerekli politikaları geliştirmesi ve Bakanlar Kurulunda gerekli adımların atılması için bunları dile getirmeyi düşünmekteyim." dedi.

Hasan, özellikle son yıllarda Makedonya ve Balkanlar'da Türkiye'nin gücünün daha fazla hissedilmesinin Türk asıllı bir Makedonya vatandaşı olarak kendisini de mutlu ettiğini söyleyerek, bu doğrultuda ileride gerçekleşecek projelerin Türk toplumunun ve iki ülke iş birliğinin gelişmesinin çıkarına olacağına inandığını kaydetti.

Makedonya'daki Türk kurumların faaliyetlerine de değinen Hasan, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının (TİKA) eğitime destek kapsamında birçok okulun restorasyonunu yaptığını ve Yunus Emre Enstitüsünün (YEE) de Türkçenin yaygınlaşması için olumlu çalışmaları olduğunu belirterek, Türkiye Maarif Vakfının (TMV) da ülkedeki çalışmalarını sorunsuz yürütmesi için iş birliklerini geliştireceklerini ifade etti.

  • Türkler AB ve NATO entegrasyonunu destekliyor

Makedonya'nın AB ve NATO'ya entegrasyonu sürecinde komşuları Bulgaristan ve Yunanistan ile anlaşmalar yaptıklarını hatırlatan Hasan, "Türkler, Makedonya'nın NATO ve AB entegrasyonunu her zaman desteklemiştir. Bunu geçtiğimiz referandumda da görmekteyiz. Özellikle Türk yerleşim yerlerinde referanduma katılan Türk seçmeninin büyük bir yüzdesi, hatta yüzde 99'unun 'evet' dediğini görmekteyiz." şeklinde konuştu.

NATO ile AB üyeliklerinin kendileri için önemine de değinen Hasan, şunları kaydetti:

"NATO üyeliği bizim için neden önemli? Çünkü biz Türk Silahlı Kuvvetleri ile aynı çatı altında bulunacağız. Bu, Makedonya Türkleri için büyük bir gurur. AB üyeliği ile de AB'de yaşayan milyonlarca Türkle ilişkilerin gelişmesi ve ilişki kurma fırsatı bulacağımızı düşünmekteyiz. Ülkemiz için daha iyi bir gelecek umut ediyoruz."

  • FETÖ ile mücadele devam edecek

    Hasan, Türkiye'nin Makedonya'ya bağımsızlığından beri her alanda destek verdiğini vurgulayarak, "Türkiye'yi sürekli sırtımızı dayayabileceğimiz büyük bir ülke olarak görüyoruz." ifadelerini kullandı.

Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ile mücadeleye de değinen Hasan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"FETÖ ile mücadelemiz devam edecektir. Makedonya'daki Türk toplumuna yönelik verdiği zararların farkındayız. Bu manada da mücadele devam edecektir. Tabii ki bunun uluslararası ve ülke hukuku doğrultusunda olması gerektiğini söylemek gerekir. Günümüzde artık Makedonya'daki toplumun FETÖ kurumlarına soğuk baktığını, onlardan uzaklaştığını görmekteyiz. Bu mücadelenin devam etmesi gerektiğini düşünmekteyim. Önümüzdeki dönemde de bunun için hükümet olarak da gerekli adımların atılacağını düşünüyorum."

  • Elvin Hasan kimdir?

    Geçen ay Makedonya'da devlet bakanlığı görevine seçilen ve hükümetteki tek Türk bakan olan Elvin Hasan, 1985'te Makedonya'nın doğusundaki İştip'te doğdu.

Lisans eğitimini İştip'teki Goce Delçev Üniversitesi'nin Eğitim Bilimleri Fakültesi'nde tamamlayan Hasan, yüksek lisans ve doktorasını ise Üsküp'teki Aziz Kiril ve Metodiy Üniversitesi'nde yaptı.

10 yıla yakın bir süre Makedonya'nın doğusundaki Ali Koç ve Kocaali köylerinin ortak ilköğretim okulunda sınıf öğretmenliği yapan Hasan, 2017'de Devlet Sınav Merkezi'nde müdür vekilliğine atandı.

Hasan, Makedonya'daki Türk Hareket Partisinin (THP) genel başkan yardımcılığı görevini de yürütüyor.

Makedonya'da Türkçe gazetecilik ekolü: Birlik gazetesi

                 ÜSKÜP (AA) - CİHAD ALİU - Makedonya'da 23 Aralık 1944'te başladığı yayın hayatına 15 yıl önce son vermek zorunda kalan Birlik gazetesi, faaliyet gösterdiği dönemde ülkede Türkçe gazeteciliğin ekolü olmayı başardı.

Makedonya'daki Türklerin sesi olmak hedefiyle yayın hayatına başlayan Birlik gazetesi, kapandığı güne kadar ülkedeki Türklerin gelenek ve göreneklerinin, kültürünün muhafazası, sorunlarının ve başarılarının Türk dünyasına aktarılmasında önemli rol üstlendi.

İkinci Dünya Savaşı'nın devam ettiği dönemde bir grup aydın tarafından çıkarılan gazete, ilk sayısında logosunda bir camiye ve başlığında "Makedonya Müslümanları Halk-Kurtuluş Cephesi Haftalık Gazetesi" ifadelerine yer vermişti. Kısa bir süre aylık olarak çıkan Birlik, sonraları 15 günde bir, haftada bir ve haftada üç kez çıktı.

Birlik ruhunu yaşatmaya çalışan gazetenin emektarları, her yıl 23 Aralık'ta buluşarak hem eski günleri yad ediyor, hem de Birlik'in ülkedeki Türklere işlemiş ruhunu canlı tutmayı hedefliyor.

1988'de gazetenin genel yayın yönetmenliğini yapan 75 yaşındaki Drita Karahasan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, gazetedeki görevinden önce 19 yıl ülkede Türkçe yayın yapan devlet radyosunda çalıştığını anlattı.

Gazetenin o dönem çıkmasının önemine işaret eden Karahasan, "Birlik’in zamanında çıkması çok önemliydi. Çünkü Latin alfabesine geçilmişti. Tefeyyüz Okulu, 26 Aralık'ta Türkçe eğitime başladı. Birlik gazetesi, öğrencilerin bir bakıma okuma kitabı oldu. Bir sürü nesiller yetiştirdi." dedi.

Birlik'in ilerleyen yıllarda çocuklar için "Sevinç" ve "Tomurcuk" dergileri ile "Sesler" isimli kültür-sanat dergisini çıkarttığını aktaran Karahasan, bu dergilerle bugünün yazarları, siyasetçileri ve aydınlarının yetiştiğine dikkati çekti.

Karahasan, Makedonya'daki çağdaş Türk edebiyatının temellerinin Birlik gazetesinde atıldığını kaydederek, gazetenin Makedonya'daki Türklerin sesini Türk dünyasına duyurmayı amaçladığını vurguladı.

Makedonya'daki Türk çocuk edebiyatının Türkiye'dekinden daha gelişmiş olduğunu savunan Karahasan, eski cumhurbaşkanlarından Süleyman Demirel'in kendilerini Türk Dünyası Yazarlar ve Sanatçılar Vakfı (TÜRKSAV) tarafından verilen "Türk Dünyası Hizmet Ödülü"ne layık gördüğünü anımsattı.

  • "Birlik bir ekoldü"

    Ülkedeki Türklerin sorunlarının başka hiçbir gazetede bulunmadığına işaret eden Karahasan, buna rağmen Türklerin gazeteye yeterince önem vermediklerini söyledi.

    Türkiye'den kendilerine destek geldiğini de anlatan Karahasan, "Anadolu Ajansı ile anlaşmıştık. Ücretsiz olarak bize haberler geliyordu oradan. Çok rahat dış siyasi sayfalarımızı dolduruyorduk." dedi.

    Makedonya ve Türkiye'deki gelişmelerin yanı sıra spor, siyaset, kültür, eğlence ve sanat yayınlarının da bulunduğu aktaran Karahasan, eski Yugoslavya'nın değişime girdiği süreçte ramazan aylarında özel ekler de çıkarttıklarını söyledi.

Karahasan, kapanma sürecinde çalışanların aylarca maaş alamadığını ve büyük fedakarlıklar yaptığını belirterek, "Birlik bir ekoldü, çok önemli rol oynadı. Bugün de olsaydı o rolünü oynamaya devam edecekti. Maalesef bizim suçumuz olmadan, isteğimize ve çok üzülmemize karşı kapandı. Bir şey yapamadık." ifadelerini kullandı.

Gazetenin eski çalışanlarından Cemal Süleyman da 30 yıl gazetede farklı görevlerde bulunduğunu anlattı.

"Birlik" deyince akla sadece bir gazetenin gelmemesi gerektiğini vurgulayan Süleyman, "Birlik gazetesi bir okuldur. Birlik gazetesinde onlarca gazeteci yetişti. Binlerce şair, yazar o okuldan çıktı. Birlik'te iyi gazetecilik yapıldı." dedi.

– "Makedonya Türklerinin 60 yıl boyunca tarihini yazdı"

Birlik gazetesinin 60 yıl boyunca Makedonya'daki Türklerin tarihini yazdığını ve anavatanları Türkiye dışında Türkçe olarak aralıksız 60 yıl çıkan tek gazete olduğunu vurgulayan Süleyman, burada yetişen şair ve yazarların hazırladıkları kitapların bugün de Makedonya'daki okullarda ders olarak görüldüğünü anlattı.

Yayınlarında özellikle Doğu Makedonya'yı ve oradaki Türkleri unutmadıklarını söyleyen Süleyman, gazete olarak Doğu Makedonya'da gitmedikleri yer, uğramadıkları okul ve çalmadıkları kapı bırakmadıklarını ifade etti.

Süleyman, geçmişteki ve bugünkü gazetecilik kıyaslandığında büyük bir farkın göze çarptığını kaydederek, "O dönem her şeyi yazamazdın, çizemezdin, ancak sağlam kaynağa dayanarak haber verirdin. Büyük bir sorumluluk vardı. Oysa günümüzde, beni bağışlasınlar genç kardeşlerim ve meslektaşlarım, haberi duyar duymaz hemen yazıyorlar. Doğru-yanlış ondan sonra büyük sorunlar oluyor." şeklinde konuştu.

2000'li yılların başında Anadolu Ajansının (AA) abonesi olduklarını da hatırlatan Süleyman, AA'dan aldıkları dünya haberlerinin, gazetenin diline çok yardımcı olduğunu aktardı.

Türkiye’den birçok tanınmış gazetecinin de kendilerine köşe yazıları yazdığını anlatan Süleyman, eski Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla Türk cumhuriyetlerinden de birçok medya ile iş birliği yaptıklarını dile getirdi.

Kapanacağı dönemde Birlik gazetesine yeterince sahip çıkılmadığını savunan Süleyman, gazetenin kapanmasının ardından birkaç arkadaş tüm kupürleri bir araya getirerek Üsküp'teki Köprü Derneğine götürdüklerini anlattı.

Gazetenin yeniden canlandırılmasının çok zor olduğunu kaydeden Süleyman, gelecek nesillere ipucu bırakmak adına 2017'de Makedonya Kültür Bakanlığı himayesinde "Hatıralarımda Kalanlar Birlik'te 30 yıl" adlı bir kitap çıkardığını sözlerine ekledi.

Makedonya'da kabine revizyonu

ÜSKÜP (AA) – Makedonya Meclisinde yapılan oylamada, biri Türk kökenli olmak üzere iki devlet bakanı değiştirildi.

Oylama sonucunda, Dış Yatırımlardan Sorumlu Devlet Bakanı Adnan Kahil'in yerine Elvin Hasan, Romanların Durumunun İyileştirilmesi Stratejisinden Sorumlu Devlet Bakanı Aksel Ahmedovski'nin yerine ise Muzafer Bayram seçildi.

Hükümetin önerisi üzerine Mecliste yapılan ilk oylamada, Türk kökenli Kahil ile Roman kökenli Ahmedovski'nin görevden alınması oylandı. Oylamada hazır bulunan 108 milletvekilinin 62'si iki ismin görevden alınması için oy kullandı.

Meclisteki ikinci oylamada ise Kahil'in yerine kendisi gibi Türk Hareket Partisinden (THP) Elvin Hasan, Ahmedovski'nin yerine de Romanların Tamamen Özgürleştirilmesi Partisinden Muzafer Bayram 64'er oyla seçildi.

Devlet bakanlığı görevlerine Kahil 2017 yılının haziran ayında, Ahmedovski ise aynı yılın aralık ayında seçilmişti.

Bu arada, Makedonya Başbakanı Zoran Zaev, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Kahil ve Ahmedovski'nin görevden alınmalarına ilişkin talebin bu iki ismin kendi partilerinden geldiğini ifade etti.

Şehit Emniyet Müdürü Verdi için Üsküp'te mevlit okutuldu

             ÜSKÜP (AA) - Rize'de makamında uğradığı silahlı saldırı sonucu şehit düşen Emniyet Müdürü Altuğ Verdi ve tüm şehitler için Makedonya'nın başkenti Üsküp'te mevlit okutuldu.

Türkiye'nin Üsküp Büyükelçiliği himayesinde ve Din Hizmetleri Müşavirliğinin koordinasyonunda Eski Üsküp Çarşısı'ndaki Murat Paşa Camisi'nde düzenlenen programa, çok sayıda vatandaş katıldı.

Programda, başta Verdi olmak üzere tüm şehitler için mevlit okutuldu, Kur'an-ı Kerim okundu, ilahiler söylendi.

Türkiye'nin Üsküp Büyükelçiliği Din Hizmetleri Müşaviri Murat Alkan, burada yaptığı açıklamada, Rize İl Emniyet Müdürü Verdi'nin 11 Aralık'ta menfur bir saldırı sonucu şehit düştüğünü anımsatarak Türkiye'deki bu elim hadisenin, "gönül coğrafyası" olarak nitelendirdiği Üsküp'te de yankı bulduğunu söyledi.

Alkan, "Buradaki soydaşlarımız, dindaşlarımız bu acıyı paylaşmak üzere bugün onun (Şehit Emniyet Müdürü Verdi) ve bütün şehitlerimiz için bir Mevlid-i Şerif okutmayı ve Kur'an tilaveti yapmayı arzu etti." ifadelerini kullandı.

Alkan, şehit edilen Verdi'ye Allah'tan rahmet, yakınlarına, sevenlerine ve tüm Türkiye'ye başsağlığı diledi.

Makedonya'da Türkçe Eğitim Bayramı

             ÜSKÜP (AA) - Makedonya'nın başkenti Üsküp'te 21 Aralık Türkçe Eğitim Bayramı dolayısıyla resepsiyon verildi.

Makedonya Türk Sivil Toplum Teşkilatları Birliği (MATÜSİTEB) tarafından Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) desteğiyle düzenlenen resepsiyona, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Makedonya Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oliver Spasovski, Dış Yatırımlardan Sorumlu Devlet Bakanı Adnan Kahil, Makedonya Kültür Bakanı Asaf Ademi, Makedonya Diaspora Bakanı Edmond Ademi, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Haluk Dursun, Türkiye'nin Üsküp Büyükelçisi Tülin Erkal Kara, TİKA Başkanı Serdar Çam, milletvekilleri ile çok sayıda davetli katıldı.

İki ülke marşlarının okunmasının ardından konuşma yapan Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, Türkçenin bayramla kutlanmasının ayrı bir mutluluk vesilesi olduğunu söyledi.

Makedonya'nın farklı yerlerinden Türklerin, Türkçe Eğitim Bayramı'nın kutlanması için katılım göstermesinden dolayı herkese müteşekkir olduklarını belirten Kalın, Makedonyalı dostlarına da ev sahipliklerinden dolayı teşekkür etti.

Toplumun zenginliği, güzelliği, barış ve huzurunun salondaki katılımcılarda mevcut olduğunu dile getiren Kalın, "Size Türkiye’den 81 milyon vatandaşımızdan, Anadolu topraklarından selam var. Sizlere İstanbul’dan, Bursa’dan, Konya’dan, Mardin’den, Urfa’dan selam var. Ama burada hepimize Kudüs’ten, Bosna’dan, Semerkant’tan selam var. Ve bütün o güzel şehirlerimize, lisan dilimizin ve gönül dilimizin konuşulduğu o coğrafyaya bizden de selam, hürmet ve dua. Tabii bunların yanında Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın hepinize selamları var." ifadelerini kullandı.

Dış Yatırımlardan Sorumlu Devlet Bakanı Adnan Kahil de Türkçe Eğitim Bayramı'nın Makedonya’da yaşayan Türkler için çok önemli bir gün olduğunu vurguladı.

Makedonya’da Türkçenin geliştirilmesinde eksiklikler bulunduğunu anlatan Kahil, "Bu eksiklikleri gidermek için hep birlikte çalışmakta yarar var. Bunu daha ileri taşımalıyız. Bu vesileyle TİKA ve MATÜSİTEB’e teşekkür etmek istiyorum. Aynı zamanda buna desteği için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür etmek istiyorum." diye konuştu.

Dursun da 21 Aralık’ın Türkçe Eğitim Bayramı olarak kutlanmasından dolayı Makedonya’ya teşekkürlerini ifade ederek, ülkedeki soydaşların Türkçeyi öğrenmelerine imkan tanınmasının kendileri için son derece sevindirici gelişme olduğunu söyledi.

Türkçe Eğitim Bayramı'nın Türk soydaşları için kökenlerini her daim hatırlamasına olanak verdiğini dile getiren Dursun, "Aynı zamanda Makedonya’nın kültürel çeşitliliğinin korunmasına ve geliştirilmesine muazzam bir katkı sunmaktadır." dedi.

Üsküp’teki Büyükelçiliğe, Yunus Emre Enstitüsü, TİKA’ya, YTB gibi kurumlara Türkçenin geliştirilmesi noktasında ellerinden gelen desteği vermeye hazır olduklarını belirten Dursun, her iki ülkedeki ortak değerlerin gün yüzüne çıkartılması noktasında Türkiye’nin her daim gerekli çabanın gösterilmesinde hazır olduğunun altını çizdi.

MATÜSİTEB Başkanı Hüsrev Emin ise 10 yıl önce Makedonya Türkleri için dönüm noktası yaşandığını ve 21 Aralık Türkçe Eğitim Bayramı'nın kanunlaşarak Makedonya Türk varlığının tescillendiğini hatırlattı.

Makedonya Türkleri olarak Türkçenin coşkusunu, bir arada ve kendi öz kültürüyle var olmanın heyecanını yaşadıklarını belirten Emin, Türkçe Bayramı'nı geçmiş yılların muhasebesi ve gelecekte atılabilecek adımların istişare edildiği kıymetli bir buluşma olarak nitelendirdi.

MATÜSİTEB olarak başta ana dilde eğitim olmak üzere sosyal, siyasi, hukuki ve sosyo-ekonomik alanlarda soydaşların yaşamakta olduğu sorunların çözümü için çalışmalar gerçekleştirdiklerini dile getiren Emin, "Eğitim meselesi maalesef Makedonya Türklerinin halen çözüm beklediği bir aşamadadır." dedi.