İki oğlunu öldüren babaya indirimsiz ceza

İSTANBUL (AA) – Üsküdar'da, 2 oğlunu öldürdüğü, bir oğlunu da yaraladığı gerekçesiyle tutuklu yargılanan Aslan Güleryüz, "kasten öldürme" suçundan 2 kez ağırlaştırılmış müebbet, "kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan da 20 yıl hapis cezasına mahkum edildi.

Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu sanık Aslan Güleryüz ile taraf avukatları katıldı.

Duruşmada son sözleri sorular Güleryüz, "Ben bu işi isteyerek yapmadım. Çok pişmanım. Bu olaya sebep olan Mustafa Güleryüz ve Songül Güleryüz'dür." dedi.

Davayı karara bağlayan mahkeme heyeti, sanık Aslan Güleryüz'ü oğulları Ahmet ve Onur Güleryüz'ü öldürdüğü gerekçesiyle "altsoydan akrabayı kasten öldürme" suçundan 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı.

Mahkeme heyeti, sanık Aslan Güleryüz'ün, oğlu Orçun Güleryüz'ü de kasten öldürmeye teşebbüs ettiği gerekçesiyle 20 yıl hapisle cezalandırılmasına karar verdi.

Sanığın geçmişini, suç işleyiş biçimini, suçtan sonraki davranışlarını ve yargılama sürecindeki davranışlarını dikkate alan mahkeme heyeti, bu nedenle cezalarında indirim uygulamadı.

Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin de devamına karar verdi.

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Aslan Güleryüz'ün 2 oğlunu öldürdüğü gerekçesiyle "altsoydan akrabayı kasten öldürme" suçundan 2 kez ağırlaştırılmış müebbet, bir oğlunu yaraladığı için de "altsoydan akrabayı kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan da 13 yıldan 20 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti.

“Nevmekan Sahil, tam bir Türkiye mozaiği”

İSTANBUL (AA) – MUSA ALCAN – Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen, Nevmekan Sahil Millet Kıraathanesi'nin bir ilim, irfan merkezi olduğunu belirterek, "Vatandaşlarımız bu projeyi hakikaten benimsedi. Kitaplı kahve, millet kıraathanesi, kütüphane. Her kesime hitap edecek anlayışlar var burada. Raflardaki kitaplarımız sadece belli bir düşüncenin istifade edebileceği kitaplar değil. Burası tam bir Türkiye mozaiği." dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 24 Haziran 2018 seçimlerinden önce Hatay mitinginde açıkladığı "Millet Kıraathaneleri" projesi, Türkiye'nin birçok yerinde gerçekleştirilmeye devam ediyor.

Üsküdar Belediyesi bünyesinde hizmet veren Nevmekan ve Nevmekan Sahil'de de, 100 bini aşkın kitap kapasitesiyle 24 saat hizmet sunuluyor.

Konuya ilişkin AA muhabirine açıklama yapan Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen, nikah sarayından dönüştürdükleri Nevmekan Sahil'in açılışını, geçen yıl ekim ayında yaptıklarını söyledi.

Nevmekan Sahil'in, İstanbul'un çok merkezi bir konumunda yer aldığına işaret eden Türkmen, "Üsküdar ama tüm İstanbul'a hitap edebilecek bir lokasyonda. Dedik ki burası gençlerin, özellikle öğrencilerin çok önemli bir ihtiyacı olan kütüphane olsun dedik, 1-1,5 yıl önce. Gördüğünüz gibi, bize göre Üsküdar'ın değil, İstanbul'un en güzel kütüphanelerinden birisi oldu. Sayın Cumhurbaşkanımızın son zamanlardaki millet kıraathaneleri kavramının bence en doğru örneklerinden biri, Üsküdar Nevmekan Sahil Millet Kıraathanesi." diye konuştu.

  • "Biz burada çok güzel sergiler de açıyoruz"

Türkmen, aylık ortalama 100 bin kişinin Nevmekan Sahil'den istifade ettiğine dikkati çekerek, gelen ziyaretçiler için çocuk oyun alanının da mevcut olduğunu dile getirdi.

Kıraathanenin aynı zamanda bir sergi salonu görevi gördüğünü aktaran Türkmen, şöyle devam etti:

"Biz burada çok güzel sergiler de açıyoruz. Dolayısıyla herkese hitap edebilecek, çok güzel bir proje oldu. Kütüphanemizin 100 bin kitap kapasitesi var. Bunun 80 bini basılı, 20 bini dijital kitap. Üye olmak kaydıyla 2 ödünç kitap verebiliyoruz, 2 haftalığına evlerinize götürebiliyorsunuz. Burası aynı zamanda bir akıllı kütüphane. Raflardaki kitapların hepsi, konuları ve bölümlerine göre sınıflandırılmıştır. Buraya gelen herhangi bir vatandaş, başkalarından hiç yardım almadan, kendi imkanlarıyla istediği kitaba çok rahat ulaşabilir. Girişte ve alt katta birer makinemiz var. O makinelere gelip kitabın ya da yazarın adını yazdığında kitap hangi rafta, hangi numaralı sırada, çok rahat ulaşabilir."

  • Toplam 8 bin metrekare alana kurulu

Hilmi Türkmen, kıraathanenin 3 bini kapalı, 5 bini açık olmak üzere 8 bin metrekare alana kurulu olduğu bilgisini vererek, "Bahçesiyle, kapalı alanıyla, bulunduğu konum itibarıyla çok özel bir mekan oldu burası. Mimarisi de çok güzel. Selçuklu mimarisiyle yapılmış bir proje. Bu kubbenin şu anda bir örneği daha yok, çok hassas bir kubbe." dedi.

Nevmekan Sahil'de aynı zamanda küçük bir sahnenin yer aldığını ve burada sohbet, söyleşiler, konser gibi programlar düzenlediklerini anlatan Üsküdar Belediye Başkanı Türkmen, "Burası 24 saat açık bir kütüphane. Özellikle üniversiteli gençler, sınav zamanları 24 saat burada ders çalışabiliyor. Buradaki bütün hizmetlerimiz öğrencilere ücretsiz. Sabahleyin kahvaltı, öğle vakti çay, kahve, kek ve simit ikramı, gece 12.00'den sonra yine çay çorba, atıştırmalık hizmetlerini gençlerden ücret almadan sunuyoruz." diye konuştu.

Türkmen, mekanın hafta sonları tam dolu şekilde hizmet verdiğinin altını çizerek, şunları kaydetti:

"Burası bir ilim, irfan merkezi. İnsanlar, kitapların arasında kahvaltı yapmak, çay, kahve içmek istiyor. Farklı bir konsept oluştu aslında. Yeni, özgün projeler böyle olmalı. Vatandaşlarımız bu projeyi hakikaten benimsedi. Dolayısıyla burası bir restoran değil. Öyle bir fonksiyon zaten yüklemedik, mümkün de değil. Kitaplı kahve, millet kıraathanesi, kütüphane. Her kesime hitap edecek bir anlayışlar var burada. Raflardaki kitaplarımız sadece belli bir düşüncenin istifade edebileceği kitaplar değil. Burası tam bir Türkiye mozaiği."

  • "Nevmekan Sahil'i kendi şehirlerinde de uygulamak isteyenlere yardımcı olmaya hazırız"

Nevmekan Sahil'e ulaşımın çok kolay olduğunu ve İstanbul'un yanı sıra komşu vilayetlerden de gelenlerin olduğunu söyleyen Türkmen, yeni dönemde, yeni mekanlar açacaklarını belirtti.

Hilmi Türkmen, bu tür kıraathane örneklerinin çoğalması gerektiğine vurgu yaparak, "Gerek İstanbul, gerek Anadolu'dan, belediyelerimizden ve diğer kamu kurumlarımızdan yetkililer gelip burayı fotoğraflıyorlar ve 'Biz de yapalım memleketimize' diye projesini istiyorlar. Doğrusu biz mutlu oluyoruz, gelenlere yardımcı oluyoruz. Üsküdar Nevmekan Sahil'i görmek isteyen, kendi şehirlerinde de uygulamak isteyenlere yardımcı olmaya hazırız." diye konuştu.

Kitaplı kahve konseptiyle millet kıraathanesi olarak hizmet veren Nevmekan Sahil'in daha çok araştırma kitaplarının yer aldığı üst katında, serbest alan, yeme-içme ve restoran hizmetleri veriliyor.

Gece yarısından sonra kütüphane kısmında, ders çalışan öğrencilere ücretsiz ikram yapılan alt katta ise daha çok Türk ve dünya edebiyatı örnekleri yer alıyor.

  • Nevmekan

İnşa edildiği yıl olan 1911'den bu yana tramvay hangarı, elektrik üretim tesisi, İETT garajı gibi farklı amaçlarla kullanılmasının ardından 2015'te kitaplı kahveye dönüştürülen Bağlarbaşı'ndaki Nevmekan'da ise eski İstanbul kahve kültürünün yaşatılması amaçlanıyor.

Misafirlerin kitap okuyup, inceleme yapabileceği ve bu arada kahvesini de yudumlayabileceği Nevmekan'ın raflarında, hepsi bağışlarla toplanan yaklaşık 5 bin kitap bulunuyor.

Nevmekan, bahçesiyle, asma katıyla, sanat galerisiyle bin 200 metrekare alanda saat 08.00'den gece yarısına kadar hizmet verirken, Nevmekan Sahne kısmında ise kültür sohbetleri ve mini konser etkinlikleri düzenleniyor.

Üsküdar'da çatı yangını

İSTANBUL (AA) – Üsküdar'da üç katlı binanın çatısında onarım sırasında çıkan yangın söndürüldü.

Alınan bilgiye göre, Cumhuriyet Mahallesi Gündoğdu Sokak'taki 3 katlı apartmanda oturan Ali Murat Güner, binanın çatısını onarmaya çalışırken yangın çıktı. Güner, yangına müdahale etmek isterken dumandan etkilendi. Komşularının haber vermesi üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.

Dumandan etkilenen Güner, ambulansta tedavi edilirken, itfaiye ekipleri çift yönlü yangını söndürmeye çalıştı. Çatıda izolasyon malzemesi bulunması nedeniyle kısa sürede büyüyen yangın, ekiplerin bir saatlik müdahalesinin ardından söndürüldü.

Yangın nedeniyle çatıda büyük çaplı hasar meydana gelirken, ekiplerin müdahalesini gözyaşları içinde izleyen ev sahiplerini komşuları teselli etti.

AK Parti'nin Üsküdar mitingi

İSTANBUL (AA) – Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Duyuyorum ki teşkilatımızda vatandaşlarımızı anlamakta hala zorlananlar var. Duyuyorum ki belediyelerimizde vatandaşlarımıza yeterli ihtimamı göstermeyenler var. Duyuyorum ki milletvekillerimiz arasında vatandaşımızın ulaşmakta zorluk çektikleri var. Duyuyorum ki partimizde vatandaşımızın hissiyatını, derdini, sıkıntısını dinlemek istemeyenler var. Buradan, sizlerin huzurunda yürekten gelen bir hissiyatla söylüyorum, vatandaşımızın gönlünü kıran benim de kalbimi kırmış demektir. Vatandaşımızı küstüren benim dünyamı yerle yeksan etmiş demektir." dedi.

Erdoğan, Üsküdar Meydanı'nda düzenlenen partisinin mitinginde, Üsküdar için en önemli konulardan birinin tapu olduğunu dile getirerek, katılımcılara şöyle seslendi:

"Şimdi bazı belediye başkanları çıkıyor, AK Parti dışında, 'Tapunuzu ben vereceğim.' diyor. Sen nasıl vereceksin ya? Sende tapu kadastro müdürlüğü var mı? Ya bunlar cambaz. Eğer bunu verecek bir merci varsa devlet verir devlet. Onun da başı bu kardeşiniz. Tapu kadastro denilen müdürlük nereye bağlı? Çevre ve Şehircilik Bakanlığına bağlı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığında bu işler görülür. Belediyeyle de o bakanlığımız irtibatlarını geliştirir ona göre adım atar. Özellikle boğaz bölgesindeki 16 mahallemizi bu mesele çok yakından ilgilendiriyor. 30 yılı aşkın süredir devam eden imar planlarıyla ilgili problemi hamdolsun biz çözüme kavuşturduk, biz. Mahalle dokusunu bozmadan, yatay kentsel dönüşümü teşvik edecek yeni imar haklarını getirdik. Kim ki Üsküdar'da bir imar sorunu var diyorsa bilin ki sizlerin kafasını karıştırmak için yalan söylüyor. Hisseli bazı sorunlar var, orada da maalesef birleriyle anlaşamadıkları için hissedarlar, olay yargıya gidiyor. Sıkıntı buradan kaynaklanıyor. Ancak imar planları kesinleştikten sonra çözülebilecek olan bu soruna da biz devlet olarak neşteri vuruyoruz. Hissedarların aralarında anlaşmalarının imkansız olduğu büyük parselleri ifraz ediyoruz, bölerek onları da küçültüyoruz. Mecburen çözeceğiz bunu, başka çare yok. Şimdiden belediyenize başvurup işlemlerinizi başlatabilirsiniz."

Üsküdar'da 2B tapu sorunun tamamının çözüldüğünü ve 30 yıllık bir problemin daha ortadan kaldırıldığını bildiren Erdoğan, şunları söyledi:

"Biz, sizin sorunlarınızı çözmek için uğraşırken, muhalefet işi çıkmaza sürüklemenin, sürüncemede bırakmanın mücadelesini veriyor. Biliyorsunuz bunlar mahkeme kapısında nöbet tutmayı maharet zannederler. Türkiye Uzay Ajansından kamuda başörtüsü düzenlemesine kadar milletin hayrına hangi hizmet varsa hepsini de bu CHP yargıya taşımıştır. Üsküdar'da da aynısını yapıyorlar. Üsküdar'ın 33 yıl sonra aldığı imar haklarını mahkemeye götürerek, iptal ettirmeye çalışıyorlar. Kim? Bu CHP. Ama onlar istemese de biz bunu başaracak hak sahiplerimizi asla mağdur etmeyeceğiz. Kanunsa kanun, kararnameyse kararname, yönetmelikse yönetmelik, ne gerekiyorsa yaparak bu meselenin bizimle Üsküdarlı kardeşlerim arasına girmesine artık müsaade etmeyeceğiz. Ben de bir Üsküdarlıyım. Bunu biz çözeceğiz. Cumhurbaşkanı olarak, sizlerin komşusu olarak bu tapu meselesinin belediyemiz nezdinde sonuna kadar şahsen takipçisi ben olacağım. Onun için bu CHP'lilerin, malum bunlar dörtlü çete ya bunların bu söylediklerine pek inanmayın. Büyükşehir ve ilçe belediye başkanlarımıza açıkça söylüyorum: 2 yıla kadar Üsküdar'daki tüm tapu ve imar meselelerini birlikte çözeceksiniz."

Erdoğan, millet bahçeleri projeleriyle İstanbul'un güzelliğine güzellik katıldığını, Başakşehir, Hoşdere, Baruthane, Çırpıcı millet bahçeleri ile Kayaşehir Millet Bahçesi'nin birinci etabının bittiğini, Üsküdar'da Nakkaştepe Millet Bahçesi'nin hizmete sunulduğunu, Nevmekan Bağlarbaşı ve Nevmekan Sahil'in türünün tek örneği olarak dikkati çektiğini ve burada aynı zamanda millet kıraathanesi olduğunu anlattı.

Üsküdar Bilim Merkezi Planetaryumu ve Gözlem Kulesinin, İstanbul'un en büyüğü olarak çocuklara gençlere hizmet vermeye başladığını dile getiren Erdoğan, Üsküdar'a 22 yeni park yapıldığı, 6 tarihi eserin restore edildiğini, 26 tarihi çeşmenin bakım, onarımının tamamlandığını kaydetti.

  • "Hiçbir vatandaşımız unutulduğunu düşünmesin"

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Sizlerle samimi bir muhasebe yapmak istiyorum." diyerek, şöyle konuştu:

"Duyuyorum ki teşkilatımızda vatandaşlarımızı anlamakta hala zorlananlar var. Duyuyorum ki belediyelerimizde vatandaşlarımıza yeterli ihtimamı göstermeyenler var. Duyuyorum ki milletvekillerimiz arasında vatandaşımızın ulaşmakta zorluk çektikleri var. Duyuyorum ki partimizde vatandaşımızın hissiyatını, derdini, sıkıntısını dinlemek istemeyenler var. Buradan, sizlerin huzurunda yürekten gelen bir hissiyatla söylüyorum, vatandaşımızın gönlünü kıran benim de kalbimi kırmış demektir. Vatandaşımızı küstüren benim dünyamı yerle yeksan etmiş demektir. Vatandaşımızı ihmal eden, beni tümden hiçe saymış demektir. Vatandaşımıza 'Of' diyen, yüzünü ekşiten, söz verip tutmayan, görüp selam vermeyen, verilen selamı almayan bizden değildir. Bunu da böylece bilin. İşte bu kadar açık konuşuyorum. Bu söylediklerimin hepsine yürekten inanıyorum ve kendi hayatımda tatbik etmeye de gayret gösteriyorum. Hiçbir vatandaşımız kendini garip hissetmesin. Hiçbir kardeşimiz kendisini sahipsiz görmesin. Hiçbir vatandaşımız unutulduğunu düşünmesin. Hiçbir kardeşimiz önemsenmediği hissine kapılmasın. Bu ülkenin her bir vatandaşının başımız üstünde yeri var. Hele hele bugüne kadar bizim davamıza gönül vermekten bilfiil çalışmaya kadar her düzeyde katkısı olan kardeşlerimize karşı minnet borcumuzu ne yapsak ödeyemeyiz. Eksik yapanların eksiğini tamamlamak, yanlış yapanların yanlışını düzeltmek boynumuzun borcudur. Biz bu partinin başında olduğumuz sürece AK Parti kapısından tek bir eğri odunun girmemesi için var gücümüzle çalışacağız. Milletimiz ülkeyi yönetme vazifesini bize tevdi ettiği sürece, Dicle Nehri'nin kıyısındaki her kuzunun, yetimlerin her kuruşunun sorumluluğunun hakkını vermek için var gücümüzle çalışacağız. Dünyanın neresinde olursa olsun bir vatandaşımızın, bir kardeşimizin, bir garibin yardıma ihtiyacı olduğunda yanında bulunmak için var gücümüzle çalışacağız."

Yeni Zelanda'daki terör saldırısına değinen Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile geniş bir heyeti basın mensuplarıyla, bu ülkeye gönderdiğini hatırlatarak, "Türk'ün elinin uzanmadığı yere kimsenin eli uzanmaz. Milletimizin ve ümmetin şerefine, namusuna, izzetine halel gelmemesi için gerekirse canımız pahasına çalışacağız. Zaferle değil, seferle mükellef olduğumuzun bilinciyle mücadelemizi verirken önce imkanımıza değil, imanımıza bakacağız. Sizlerden diğer alanlardaki mücadelemizle birlikte bu mücadelemize destek vermenizi bekliyorum. Çünkü bu ancak sizlerle birlikte hareket edersek başarabileceğimiz bir sorundur. İnşallah 31 Mart akşamı seçimi sağ salim atlattıktan sonra tüm bu hususları enine boyuna düşünmek, konuşmak, tedbirini almak için vaktimiz, fırsatımız olacak." ifadelerini kullandı.

  • "Hizmet mücadelesi 31 Mart'tan sonra da devam edecek"

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, hizmet mücadelelerini tevazu, samimiyet ve gayret ile 31 Mart'tan sonra da devam ettireceklerini söyledi.

Bunun için tecrübeleri çalışkanlıkları, çalışkanlıkları ile temayüz etmiş isimleri halkın huzuruna çıkardıklarını anlatan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Büyükşehir Belediye Başkanlığında adayımız bakan, başbakan ve meclis başkanı olarak ömrü İstanbul'a ve Türkiye'ye hizmetle geçmiş bir isim olan Binali Yıldırım kardeşimizi atadık. Burada seçimlere onunla giriyoruz. Dikkat edin burada çok önemli bir mesajım var, herhangi bir ölüm söz konusu olmadıktan sonra, bu kardeşiniz 4,5 yıl daha Cumhurbaşkanı olarak devletin başında mı? Büyükşehir ve ilçe belediye başkanlarımız 5 yıl belediye başkan mı? Şimdi biz, devletin başı olarak şahsım, büyükşehirde inşallah Binali Yıldırım kardeşim ve burada da Hilmi Türkmen kardeşimiz el ele verecek, Üsküdar'dan büyükşehire ve ülkeme bütün ülkeyi ayağa kaldıracağız ama bu sizlerin desteği olduğu zaman gerçekleşecek. Siz olmadan bunlar olmaz. Bunu böyle bilin hep beraber el ele vereceğiz, bunu çözeceğiz. Her iki adayımızı da sizlere emanet ediyorum."

  • Notlar

Mitinge Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit Turhan, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Fatma Betül Sayan Kaya, Nurettin Canikli, AK Parti İstanbul İl Başkanı Bayram Şenocak, Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen ve vatandaşlar katıldı.

Erdoğan, platforma çıktığında vatandaşları selamlarken "Bir Aşk Hikayesi" şarkısını seslendirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, miting sonunda vatandaşlara bez çanta içerisinde çay dağıttı.

(Bitti)

“Batıda ne varsa, doğuda da olacak”

               İSTANBUL (AA) - Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Türkiye'de 81 il ve 510 ilçede doğal gaz erişiminin olduğunu belirterek, &quot;Cumhurbaşkanımızın 'batıda ne varsa, doğuda da olacak' direktifi doğrultusunda, gece gündüz durmaksızın çalışarak bugün itibarıyla ülke nüfusunun yüzde 60'ına gazı götürmüş durumdayız.&quot; dedi. </p>    <p>Dönmez, Üsküdar Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi'nin açılışında yaptığı konuşmada, başta Üsküdar olmak üzere İstanbul için aynı aşkla çalışmaya kararlı olduklarını söyledi. 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 1994'te İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçildiği dönemde şehrin durumunu anımsatan Bakan Dönmez, o dönemde çöp, çamur, çukur, yolsuzluk, susuzluk ve hava kirliliğiyle mücadele etmek zorunda olduklarını kaydetti.

Dönmez, aynı dönemde kendisinin de hava kirliliğiyle mücadele etmek üzere İstanbul Gaz Dağıtım Sanayii ve Ticaret AŞ'de (İGDAŞ) göreve getirildiğini ifade ederek, "Yollarda çöp dağları vardı, kısa sürede bunların hepsini aştık. Baktılar ki bu adamın istikbali açık, uyduruk bir iddiayla Cumhurbaşkanımızın önüne geçmeye çalıştılar, mahkum ettiler. O mahkumiyet sadece kağıtlarda kaldı, sizin vicdanınızda mahkum edebildiler mi? Sadece ülkesinde değil, bölgesinde ve dünyada sözü dinlenen bir lidere sahibiz. Çeşitli engellerle yine önümüzü kesmeye çalışıyorlar ama birlik ve beraberlikle üstünden geleceğiz." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın belediye başkanlığı döneminde İstanbul'da doğal gaz abonesi sayısının da önemli ölçüde arttığını aktaran Fatih Dönmez, şu anda Türkiye'nin 81 ilinde ve 510 ilçesinde olmak üzere doğal gaz erişiminin bulunduğunu hatırlattı.

Dönmez, şöyle konuştu:

"Cumhurbaşkanımızın 'batıda ne varsa, doğuda da olacak' direktifi doğrultusunda, gece gündüz durmaksızın çalışarak bugün itibarıyla ülke nüfusunun yüzde 60'ına gazı götürmüş durumdayız. Biz bu altyapıyı yaparken, Sayın Binali abimiz tabii ki boş durmadı. O da 6 bin kilometrelik duble bölünmüş yolu 26 bin kilometreye çıkardı. Vatandaşlarımızın trafikte geçen sürelerini azalttı. Şimdi inanıyoruz ki ulusal başarısını İstanbul'da da gösterecek ve başta ulaşım olmak üzere İstanbul'un tüm sorunlarının üstesinden gelecek. Bunun için sizin desteğinize ve tercihinize ihtiyacımız var. İstanbul, dün olduğu gibi bugün de yarın da hizmet kervanındaki yerini almaya kararlı."

Üsküdar'daki otobüs kazası davası

İSTANBUL (AA) – Üsküdar'da özel halk otobüsünün durakta bekleyenlere çarpmasıyla 3 kişinin ölümü, 2 kişinin de yaralanmasına neden olan sürücü Selim Karakaya'nın 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanmasına devam edildi.

Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu sanık Karakaya ile taraf avukatları katıldı.

Mahkeme Başkanı, otobüs üzerinde yapılan keşif üzerine bilirkişiler tarafından hazırlanan ön raporun mahkemeye gönderildiğini tutanağa geçirdi.

Bilirkişi ön raporunda, araç üzerinde 15 Ağustos 2018'de yapılan keşif incelemesinde, aracın çalışamaz halde olduğunun tespit edildiği, bu nedenle araç üzerinde İstanbul Teknik Üniversitesi Motorlar ve Otomotiv Laboratuvarı'nda inceleme yapılması gerektiği, ancak bu hususlar tamamlandıktan sonra araçta bir teknik arıza olup olmadığı yönünde rapor düzenlenebileceği bildirildi.

Söz verilen sanık Selim Karakaya, "Ben 30 yıllık ağır vasıta şoförüyüm. Trafikteki ilk kazamdır. Teknik arızadan dolayı kaza meydana gelmiştir. Benim herhangi bir kastım veya kusurum yoktur. Suçsuzum. Uzun süredir tutukluyum. Tahliyemi istiyorum." dedi.

Sanık avukatı Baykal Kazancıoğlu, dava dosyasının Adli Tıp Kurumuna gönderilmesini isteyerek, "Olayda bir kusur varsa Adli Tıp tarafından tespit edilsin. Müvekkilim uzun süredir tutukludur. Kazanın teknik kusurdan olduğu tespit edilmesi halinde müvekkilim açısından telafisi zor zararlar doğacaktır. Tahliyesini talep ediyoruz." şeklinde konuştu.

Mahkeme heyeti, sanık Selim Karakaya'nın olayda kusurunun bulunup bulunmadığının tespit edilmesi amacıyla dava dosyasının Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesine karar verdi.

Sanık Karakaya'nın tutukluluk halinin devamına karar veren heyet, eksikliklerin giderilmesi amacıyla duruşmayı erteledi.

  • İddianameden

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, sanık Selim Karakaya'nın Kadıköy-Ataşehir 13 hat numaralı özel halk otobüsünde şoför olarak çalıştığı, 1 Şubat 2018'de ilk seferine çıkan otobüsle Kadıköy peronlardan hareket ettiği anlatılıyor.

Karakaya'nın kullandığı otobüsle Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi İETT durağına yaklaştığı sırada önce durakta bekleyen İETT otobüsünün arkasında bulunan sarı dolmuşun sağından geçtiği, İETT otobüsünün arkasına geldiğinde ise aracı durduramayarak sağından geçip durağa girdiği belirtiliyor.

Özel halk otobüsünün durağa girmesi üzerine durakta bekleyen Mustafa Erdoğan, Aygün Erdoğan, Perihan Çelik, Belgizar Erdoğan ve Hatice Yılmaz'a çarptığı kaydedilen iddianamede, otobüsün yaklaşık 68 metre ileride yolun sağında durduğu aktarılıyor.

İddianamede, otobüsün çarptığı yolculardan Mustafa Erdoğan, Aygün Erdoğan ve Perihan Çelik'in olay yerinde yaşamını yitirdiği, Belgizar Erdoğan ile Hatice Yıldırım'ın yaralı olarak kurtulduğu belirtilerek, Karakaya'nın, önünde bulunan bir minibüs ve İETT otobüsüne çarpmak yerine onların sağından geçip kaldırıma, oradan da otobüs durağına ilerleyerek 3 kişinin ölümüne, 2 kişinin de yaralanmasına neden olduğu ifade ediliyor.

İddianamede, Karakaya'nın, "taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Bakan Albayrak, Üsküdar'da esnaf ziyaretinde bulundu

İSTANBUL (AA) – Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Üsküdar'da esnaf ziyaretinde bulundu.

Bakan Albayrak, Üsküdar'da Bulgurlu Caddesi ve Ünalan Mahallesi'ndeki esnafı ziyaret etti. Ziyarete Albayrak’ın yanı sıra AK Parti Üsküdar Belediye Başkan Adayı Hilmi Türkmen de katıldı.

Sokaktaki vatandaşlarla sohbet eden Bakan Albayrak, kendisine yoğun ilgi gösteren vatandaşlarla fotoğraf çekildi. Somalili bir gencin Bakan Albayrak'la fotoğraf çekilmek etmesi de dikkati çekti.

Bakan Albayrak, ayrıca ziyaret esnasında karşılaştığı çocuklara çeşitli oyuncaklar hediye etti. Albayrak’ın esnaf ziyareti sırasında yaşlı bir vatandaş da hayır duasında bulundu.

Vatandaşlarla yakından ilgilenerek taleplerini dinleyen Bakan Albayrak, daha sonra Üsküdar Valide Sultan Gemisi'nde gençlerle bir araya geldi.

“PKK'lılara yaşam tüneli açacaklar”

İSTANBUL (AA) – İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Çıksın İmamoğlu ile Mansur Yavaş desin ki, 'terörist cenazesine giden Sezgin Tanrıkulu ile aynı partide olmaktan tiksiniyorum' desin. Hadi desin ya. Diyemezler. Niçin diyemezler? Sözleşmeyi imzalamışlar, büyükşehir belediyesine, ilçe belediyesine PKK'lılara yaşam tüneli açacaklar. Doğu'da ve Güneydoğu'da sıkıştıklarını Batı'da, İstanbul'da, Ankara'da, İzmir'de telafi etmeye çalışacaklar. Bunlara izin vermeyin." dedi.

Bakan Soylu, Üsküdar Kirazlıtepe Mahallesi'nde halka hitap etti.

Türkiye'nin zenginleşmesini, kalkınmasını, özgürleşmesini istemeyenlerin bulunduğunu belirten Soylu, "Ekonomik zenginleşme olmasın, kalkınma olmasın, özgürlük olmasın, hürriyet olmasın, yatırım gelmesin diye ülkemi bir taraftan bir tarafa savurmaya çalıştılar. On yıllardır bunları yaşıyoruz. 6-7 yıldır bizi 10 ila 11 bin dolar arasında sıkıştırıp bırakmak istiyorlar. Diyorlar ki Türkiye ayağa kalkmasın, herkes ayağının ucundan başka hiçbir yere bakmasın. Benim ülkemin insanını düşkün bir şekilde getirmeye çalışıyorlar. Etrafımızdaki coğrafyayla ilgilenmeyelim, kimseye elimizi uzatmayalım, kendi köklerimizle buluşmayalım diye bize yapmadıkları kalmadı." diye konuştu.

  • "Ölsek de gam yemeyiz"

Türkiye'ye karşı senaryoların bitmediğini, biri bittikten sonra ötekinin devreye sokulduğunu dile getiren Soylu, şunları söyledi:

"Irak'ın kuzeyinde bir devlet kuracaklar, ardından Afrin'de bir terör yerleşkesi oluşturacaklar, Amerika oraya binlerce silah gönderecek, sonra Türkiye'yi güneyinden ve Orta Doğu'dan sınırlayacaklar, bizi kendi içimizde prangaya mahkum edecekler. Yapabildiler mi? Yapamadılar. Çünkü Tayyip Erdoğan, aramızın en limoni olduğu dönemde İran'la, Irak'la bir araya geldi, buna müsaade etmedi. Burada söylüyorum, bu laflar ölünce söylenmeyecek. Bu Amerika'nın tezgahıydı, Avrupa'nın tezgahıydı bu tezgah. Türkiye'yi etrafındaki gönül coğrafyasından, Türkiye'yi siyasal haritasından koparmak için, Türkiye'nin üzerine kurulan ve oynanan bir tezgah idi ve biz dünyaya bir şey haykırmış olduk. Ölsek de gam yemeyiz. Bu ülkede ve bu coğrafyada biz elimizi kıpırdatmadan kimse bizim adımıza oyun kuramaz."

İstanbul'da yapılan yatırımları eleştirenlere seslenen Soylu, "Çatlasalar da patlasalar da dünyanın bölgesel merkezi İstanbul oluyor, Türkiye oluyor." değerlendirmesinde bulundu.

  • "Kılıçdaroğlu, Türkiye'ye büyük bir tezgah hazırlıyor"

Terörü tasfiye ettiklerine vurgu yapan Soylu, "İnşallah bizden sonraki nesiller pürüzsüz bir Türkiye'de o kadar rahat yaşayacaklar ki, o kadar geleceğe umutlu bakacaklar ki, o kadar bu kumpasların, bu tezgahların, bu oyunların önünü kesiyoruz ki, bütün derdimiz, bütün aldığımız risk gelecek nesillerimizin bu ülkede rahat ve huzurlu şekilde yaşamaları için." ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Türkiye'ye büyük bir tezgah hazırladığını belirten Soylu, "Önümüzdeki 4,5 yılı huzursuz yapabilmek için, Gezi'den itibaren sürdürdüğü hadiselerde Türkiye'yi tam olarak teslim edemediği için şimdi Türkiye'nin istikametini bozmak istiyor." dedi.

Bakan Soylu, "Belediye başkanlarının ve meclis üyelerinin adaylıklarının verileceği son gün adam partiyi kapattı. Niye kapattı? Muhalifleri dilekçe verecekmiş diye partiyi kapattı. Koskoca Cumhuriyet Halk Partisi'nin genel merkezi kapanır mı? Kilitledi partiyi. Sen 10 katlı partini idare edemiyorsun, ülkeyi, memleketi nasıl idare edeceksin?" şeklinde konuştu.

Ekrem İmamoğlu ile Mansur Yavaş'a seslenen Soylu, şunları kaydetti:

"Çıksın İmamoğlu ile Mansur Yavaş desin ki, 'terörist cenazesine giden Sezgin Tanrıkulu ile aynı partide olmaktan tiksiniyorum' desin. Hadi desin ya. Diyemezler. Niçin diyemezler? Sözleşmeyi imzalamışlar, büyükşehir belediyesine, ilçe belediyesine PKK'lılara yaşam tüneli açacaklar. Doğu'da ve Güneydoğu'da sıkıştıklarını, Batı'da, İstanbul'da, Ankara'da, İzmir'de telafi etmeye çalışacaklar. Bunlara izin vermeyin."

Üsküdar'da dolmuş şoförü silahla yaralandı

İSTANBUL (AA) – Üsküdar'da bir dolmuş şoförü, tartıştığı yolcu tarafından silahla yaralandı.

Alınan bilgiye göre, olay Kandilli Caddesi üzerinde meydana geldi. Kadıköy'den Beykoz yönüne giden 34 TZE 61 plakalı dolmuşun sürücüsü Bilal Öz'ü silahla yaralayan kişi ile yanındaki şahıs olay yerinden kaçtı.

İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralı sürücü, ambulansla hastaneye kaldırıldı.

Görgü tanıkları, ifadeleri alınmak üzere Çengelköy Polis Merkezine götürüldü.

Dolmuşa, Kuleli'de yolcu olarak binen ve alkollü oldukları belirtilen 2 genç erkek şahsın, ineceklerini belirterek aracı durdurdukları ancak sonra vazgeçtiklerini söyledikleri aktarıldı.

Bir süre sonra aracı yeniden durduran şahıslarla sürücü arasında tartışma çıktığı, bu kişilerden birinin Bilal Öz'e silahla ateş açtığı belirtildi.

Şüphelilerin, olayın ardından otobüse binerek buradan uzaklaştıkları kaydedildi.

4. Uluslararası Türkiye Arapça Kitap ve Kültür Günleri yarın başlıyor

İSTANBUL (AA) – AHMET ESAD ŞANİ – 4. Uluslararası Türkiye Arapça Kitap ve Kültür Günleri, "Medeniyet Hafızamız Kütüphaneler" sloganıyla yarın kapılarını açacak.

Fuarın İçerik Koordinatörü Ali Sözer, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu yıl dördüncüsü düzenlenen Uluslararası Arapça Kitap ve Kültür Günlerinin 22 Şubat-3 Mart tarihleri arasında Bağlarbaşı Kongre ve Kültür Merkezi'nde gerçekleştirileceğini söyledi.

İslam dünyasının ortak mirasının ve bu mirasa ortak olan ülke, halk ve milletlerin fuarda bir araya geleceğini ifade eden Sözer, şunları kaydetti:

"Kitapseverler, Türkiye'de Arapça yayın yapan kamu ve özel yayınevleri ile Arapça kitap yayınlayan yurt dışından 50'ye yakın yayınevinin kitaplarını fuarda görebilecek ve satın alabilecek. İlk yıl TİKA'nın desteğiyle çeşitli İslam ülkelerinden 15 alim geldi. İkinci yıl bu sayı 50'ye çıktı. Üçüncü yıl ise 20'den fazla ülkeden 70'e yakın akademisyen ve alim gelmişti. Bu yıl da yurt dışından çok sayıda kişinin gelmesi bekleniyor. Türkiye'den de kanaat önderi, alim ve akademisyenler katılacak."

-"10 gün boyunca kütüphaneler konuşulacak"

Sözer, fuarın şeref konuğu olan Hattat Hasan Çelebi için hazırlanan "Hattın İzinde Bir Ömür Hattat Hasan Çelebi" belgeselinin galasının da fuar kapsamında 27 Şubat'ta gerçekleştirileceğini kaydetti.

Etkinlikler kapsamında 10 gün boyunca bütün oturumlarda kütüphanelerin ele alınacağını belirten Sözer, "Fas, Irak, Kuveyt, Pakistan ve Hindistan kütüphaneleri de Türkiye'deki kütüphaneler de konuşulacak." dedi.

Sözer, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığıyla hazırlanan, İmam Buhari'nin sahih hadis tanımını esas alarak tasnif ettiği "Buhari-i Şerif"in özel baskısının da 28 Şubat'taki programla tanıtılacağını dile getirdi.

İlk kez 4. Uluslararası Türkiye Arapça Kitap ve Kültür Günleri'nde sergilenecek kitapların da olduğunu vurgulayan Sözer, çeşitli yayınevlerinden 20 bine yakın kitabın fuarda okuyucuya sunulacağını aktardı.

  • "Ümmetin bir buluşması olarak görüyoruz"

Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) İstanbul İstanbul Şube Başkanı Mahmut Bıyıklı da Uluslararası Arapça Kitap ve Kültür Günleri'ni sıradan bir kültür faaliyeti olarak görmediklerini anlattı.

Bugün herhangi bir kurum başkanının İslam ülkelerindeki mevkidaşını tanımadığını, Türkiye'deki yazarların İslam dünyasındaki yazarları bilmediğini ve İslam dünyasındaki alimlerin de Türkiye'de çok fazla tanınmadığını ifade eden Bıyıklı, şunları söyledi:

"Biz Uluslararası Türkiye Arapça Kitap ve Kültür Günleri'ne, ümmetin yeniden buluşması, tanışması ve dağılan tespih tanelerinin birleşmesi olarak bakıyoruz. Etkinliği, siyaseten olmasa dahi kültürel olarak Osmanlı bakiyesi olan bu toprakların imame olarak tespih tanelerini birleştirmesi olarak görüyoruz. Erdoğan'ın siyaseten çizdiği ufkun kültürel altyapısını oluşturan zenginleştiren ve derinleştiren bir projedir."

-"Kitaba ve Arapça'ya aşina bütün dostlarımızı bekliyoruz"

Kültürel tanışıklıkların sonraki yıllarda bereketli buluşmalara vesile olacağına inandıklarını dile getiren Bıyıklı, şöyle devam etti:

"Bunu bir adım olarak görüyoruz. Türkiye'deki yazarların İslam dünyasında, İslam dünyasındaki yazarların da Türkiye'de tanınması noktasında önemli bir misyon yürütüyor. Herhangi bir fuar gibi sıradan bir faaliyet değil, misyonu, vizyonu olan bir faaliyet. Değerli İstanbulluları, Türkiye'de kitaba ve Arapça'ya aşina bütün dostlarımızı bekliyoruz."

TYB'nin edebiyat alanında Türkiye'nin çatı kuruluşlarından biri olduğunu vurgulayan Bıyıklı, "Dilde, işte, fikirde birlik amacıyla yapılmış bu faaliyet, gelecek yıllarda daha bereketli sonuçlar doğuracaktır. Türkiye'deki bütün kültürel faaliyetleri özümseyen, içselleştiren ve çoğu zaman önünde duran TYB, bunu bir ideal olarak görüyor." değerlendirmesinde bulundu.

Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da Cumhurbaşkanlığı himayelerinde gerçekleşecek etkinlik, 10 gün boyunca ziyarete açık olacak.

Türkiye, Suriye, Suudi Arabistan, Irak, Lübnan, Ürdün, Mısır, Cezayir, Tunus, Fas, Sudan, Katar ve Kuveyt'ten yayınevi ve yazarların davet edildiği fuarda, İslam ülkelerinden 60'a yakın yayınevinin eserleri, kitapseverlerle buluşacak.

TYB, Haşimi Yayınevi ve Halidi Maarif İlim ve Kültür Derneği'nin organizasyonuyla gerçekleştirilen fuarda Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı, Türk Tarih Kurumu, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, İslam Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi (IRCICA) ve Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Vakfı Yayınları (İFAV) gibi pek çok kurum yer alacak.

Oturumlarda Fas'tan Muhammed Hamza el-Kettani, Afganistan'dan Seyid Ahmed Haşimi, Tunus'tan Münir Kamantar, Ali Euchı, Senegal'den Muhammed Habib Balde, Arnavutluk'tan Adriatik Derjaj, Hindistan'dan Muhammed Rahmetullah, Uganda'dan Hasan İbrahim Kıyıngı, Pakistan'dan Naim Eşref, Yemen'den Ahmed Ömer el-Ahdal, Katar'dan Ömer el-Icli, Mısır'dan Ali Afifi, Lübnan'dan Riad Osman ve Suriye'den Türki El-Nasır'ın arasında bulunduğu isimler konuşma yapacak.

Ayrıca Türkiye'den Prof. Dr. İsmail Kara, Prof. Dr. Ahmet Özel, Yusuf Güner, Said Güner, Abdurrahman Açıl, İzzeddin Çakır, Ali Çetin, Ömer Ozan, Ahmet Kaçkan, Ebubekir Sifil ve Yusuf Kaplan gibi isimlerin de katılacağı oturumlar düzenlenecek.