Categories
Ekonomi

“TMO kuru incirde çengelcilerin oyununu bozdu”

AYDIN (AA) – FERDİ UZUN – NECİP UYANIK – Türkiye'nin üretimi ve ihracatında dünya lideri olduğu kuru incirde dış piyasa talebi yüksek olmasına rağmen fiyatların düşmesi üzerine, Toprak Mahsulleri Ofisinin (TMO) müdahale alımı kararı vermesi, üreticinin yüreğine su serpti.

Türkiye'nin önemli kuru incir üretim merkezlerinden Aydın'da 37 bin dekar alanda incir üretimi yapılıyor. Şehrin en önemli geçim kaynağı kuru incirde üretimin yüzde 80'i, başta Avrupa ülkeleri olmak üzere 80 ülkeye ihraç ediliyor.

Bu yıl rekor düzeyde rekoltenin beklendiği kuru incirde fiyatların sezon ortasından itibaren düşmeye başlaması üreticide tedirginlik yarattı. Sezon başında referans olarak belirlenen A4 kalitesindeki kuru incir 18 liradan satılırken, yüklü alım yapan bazı aracıların piyasadan çekilmesi sonucu fiyatlar hızla geriledi ve 10 liranın altına düştü.

Son yıllarda Uzak Doğu ülkelerinden gelen siparişlerle dış talebin yüksek seyrettiği kuru incirde anormal fiyat düşüşü üzerine TMO, müdahale alımı kararı aldı.

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'nin talimatıyla kuru incirde ilk kez müdahale alımı için çalışma başlatan TMO, Tariş İncir Birliği aracılığıyla 14 Ekim'den itibaren A4 kalitedeki kuru inciri kilogram başına 16 liralık referans fiyatla alacağını duyurdu.

– "Devlet, incirde tarihi bir adım atmış oldu"

Tariş İncir Birliği Başkanı Mustafa Bircan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, üreticinin artık kendini daha rahat ve güvende hissettiğini söyledi.

"TMO, incir üreticisinin sigortası oldu" diyen Bircan, "Harika bir karar oldu. Hem incir üreticisi hem de ülkemiz kazandı. İhraç fiyatlarımız gerilemeye başlamıştı. Bu sıkıntı yaratıyordu. Kuru incirde 200-330 milyon dolar arasında ihracatımız var. TMO müdahale etmeseydi bu rakamları yakalamak daha güç olacaktı. İncir piyasası bundan sonra çok daha farklı olacak." ifadelerini kullandı.

Üreticinin yüzünün gülmeye başladığına dikkati çeken Bircan, "Üretici, artık kara kara düşünmeyecek. 10 liranın altına verme ihtimali varken şimdi TMO direkt 16 liradan alacak. Devlet, incirde tarihi bir adım atmış oldu." dedi.

– Zamanında müdahale

Germencik Ziraat Odası Başkanı Şehabettin Çapakçıoğlu da son dönemdeki fiyat düşüşlerinin spekülatif olduğunu, üreticinin "çengelci" olarak tanımladığı bazı fırsatçıların piyasayı düşürmeye çalıştığını savundu.

TMO'nun piyasaya tam zamanında müdahale ettiğine işaret eden Çapakçıoğlu, "Sezon başında iyi giden fiyatlar birden düştü. Bunda 'çengelci' dediğimiz aracıların etkisi büyüktü. Kendilerine göre fiyat dengesi kurmaya çalışıyorlardı ama TMO'nun bu hamlesi çengelcilerin oyununu bozdu." dedi.

Üreticilerden İbrahim Uyar ise fiyatların düşmesiyle bütün mallarının ellerinde kaldığını, satamaz duruma düştüklerini ifade ederek, "Tüm bu karamsarlık içinde TMO’nun bu şekilde bir hamle yapması bizleri rahatlattı. Üreticiler olarak rahat bir nefes aldık. Devletimize sonsuz teşekkür ediyoruz. İnşallah bundan sonraki dönemde de 'çengelci' dediğimiz aracılara bizi muhtaç etmez." diye konuştu.

Üretici Kamil Güngör de TMO’nun radikal bir karar aldığına dikkati çekerek, en büyük sorunlarının aracı olduğunu, çok fazla komisyon aldıklarını, üreticilerin artık doğrudan TMO ile diyalog halinde olmasının yüzleri güldürdüğünü belirtti.

Kuru incir ihracatçısı Muhsin Seyrek ise TMO'nun kararıyla piyasanın toparlanacağını, ihraç fiyatlarının dengeleneceğini dile getirdi.

Advertisements
Categories
Ekonomi

Sarımsaktaki yüksek fiyat artışı

KASTAMONU (AA) – Kastamonu'nun sarımsağı ile ünlü ilçesi Taşköprü'de üreticileri sarımsak fiyatları memnun ediyor.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, tüketici fiyatları bazında eylülde bir önceki aya göre en yüksek fiyat artışı, yüzde 42,58 ile sarımsakta oldu.

Taşköprü Sarımsak Üreticileri Birliği Başkanı Abdullah Eligüzeloğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sarımsak fiyatlarının bu yıl diğer yıllara oranla çok yüksek olduğunu belirtti.

Sarımsakta her yıl sezon başında belirli bir fiyatın oluştuğunu ve yıl başına kadar aynı fiyatta seyrettiğini anlatan Eligüzeloğlu, "Sezon genellikle bu şekilde kapanıyordu. Bu yıl haftadan haftaya üzerine koydu. Sarımsağın eylül ayı zam şampiyonu olması sürpriz olmadı çünkü her hafta fiyatı üzerine koyarak devam ediyordu. Bunun nedeni rekoltedeki düşüklükten kaynaklanıyor. Bizim bazı köylerimiz doludan zarar gördü. Bir de hasat zamanı yağmura denk geldi. Hasat gecikti." dedi.

– "Bu fiyatlar bizim için yeterli"

Diğer bölgelerde de sarımsak rekoltesinde düşüş yaşandığını ifade eden Eligüzeloğlu, şöyle devam etti:

"Üreticilerimiz halinden çok memnun, mutlular. Benim şöyle bir endişem var; sarımsağın 2 dolara yakın bir gümrük vergisi var. Fiyatlar çok yükselir de dışarıdan sarımsak getirilmesi için gümrük vergileri kaldırılsa ileriki senelerde yerli üretici için sıkıntı olabilir. Sarımsak fiyatları bu şekilde kalsın. Daha fazla yükselirse tüketicilerimiz için de sıkıntı olabilir. Bu fiyatlar bizim için yeterli. Üreticimiz para kazanıyor. Satışlarda son iki hafta içinde bir durgunluk var ama fiyatlarda bir gerileme yok. "

Sarımsak üreticisi Mustafa Kanca da yaklaşık 25 yıldır sarımsak ürettiğini belirtti.

Taşköprü ilçesinde üretilen sarımsağın yüzde 80'inin dolu nedeniyle zarar gördüğünü ifade eden Kanca, "Sarımsak üretimi çok maliyetli. Bir dönüm yerin 7 bin 500 lira maliyeti var. Bir dönümden ortalama 700 ile 1 ton arasında mahsul geliyor. Orta büyüklükte sarımsak 15 liranın altına düşmemeli. Bugün pazarda biraz duraksama oldu. Büyüklüğüne göre sarımsak 15 lira ile 40 lira arasında satılıyor." diye konuştu.

Bölgede yaklaşık 25 bin dekar alanda üretilen sarımsağın rekoltesi bu yıl 25 bin ton civarında gerçekleşti.

Categories
Alaturka

Arı ölümleri üreticileri endişelendiriyor

AYDIN (AA) – FERDİ UZUN – Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mete Karacaoğlu, son günlerde özellikle Ege Bölgesi'nde artan arı ölümlerinin yeni bir durum olmadığını, geçmiş yıllarda da benzer vakaların olduğunu belirterek “Analizlerde görüldü ki bunun sebebi tarım ilaçları. ” dedi.

Karacaoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 6 yıl önce Aydın bölgesinde ciddi ölçüde arıların telef olduğunu, yapılan analizlerde ölümlerin bahar aylarındaki tarımsal ilaçlamadan kaynaklandığının tespit edildiğini söyledi.

Çiçeklenme ve tomurcuk döneminde meyve ağaçlarına yapılan ilaçlamaların arı ölümlerine neden olduğuna dikkati çeken Karacaoğlu, “Arı ölümlerinin gerçekleşmesi sadece arılar için de sıkıntı değil aynı zamanda doğada birçok yararlı böceklerin de ölmesi söz konusu olabiliyor. Aslında çiçeklenme döneminde arının ziyaret etmesi yetiştiricinin de lehinedir çünkü arılar tarafından bitkilerin tozlanması gerekiyor ki bu bitkiler sağlıklı meyve üretsinler. Hem yararlı böcekler hem arıların ölümü hem de daha az ürün alınmasına neden oluyor. ” diye konuştu.

Karacaoğlu, arı ölümlerinin artmasının doğadaki dengenin bozulmasına neden olduğunu aktararak, şunları kaydetti:

“Eskiden Ordulu arıcılar Türkiye'nin her tarafını gezerlerdi, hala da geziyorlar. Bunların Ordu'yu terk etmelerinin temel nedeni fındık ilaçlamalarıydı. Fındık ağaçları ilaçlandığında mecburen orayı terk ederlerdi. Önlem alınmazsa burada da arıcının bölgeyi terketmesi söz konusu olabilir.

Tarım ilaçlarının kullanımı arttıkça bir taraftan da zararlıların oranında da artış yaşanıyor. Bir önlem olarak, belki, arıların ziyaretlerinin olmadığı günlerde, kapalı havalarda ya da geceleri ilaçlama yapılabilir. Bitkisel üretim yapan üreticiler bilinçlendirilirse çevreye zarar veren kimyasallarla mücadele edebilirler. ”

  • “Ot ilacının yasaklanması gerekiyor “

Aydın Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Ayhan Özdemir ise Aydın'da kayıtlı 2 bin 467 arı üreticisi olduğunu, 412 bin arı kovanının bulunduğunu, Türkiye'deki çam balı üretiminin yüzde 40'ını karşıladıkları bilgisini verdi.

Son dönemde üyelerinden çok fazla arı ölümü olduğu yönünde şikayetler aldıklarını aktaran Özdemir, şunları söyledi:

“Aydın, Türkiye'nin en iyi arı gelişim sahasıdır. Bahar da uzun sürdüğü için çiftçimizin bilinçsiz ilaçlamasından dolayı arı ölümleri gerçekleşmekte. Şimdi arazilere ilaç atıyorlar. Eskiden çiftler sürülürdü. Şu anda çiftçilerimiz çift sürmektense ot ilacı atıyor ve beraberinde arı ölümleri gerçekleşiyor. Aynı şekilde ağaçlarda yapılan ilaçlamalar da ölümlere yol açıyor. Bakanlığın bir an önce önlem alması gerekiyor. Ot ilacının yasaklanması gerekiyor. Bu yasaklanmadığı sürece arı ölümleri devam edecektir. Ağaçlardaki ilaçlama gece yapılabilir. Çok sayıda arı ölümleri var. Arı gelişmiyor. Normalde bu aylarda arının çok iyi gelişmesi lazımdı fakat birçok üreticimiz ölümlerden dolayı arısını geliştiremedi. Arı demek yaşam demektir. Arı varsa tarım vardır. ”

Categories
Alaturka

İthal yumurtalarla kaz yetiştirip ihraç ediyorlar

VAN (AA) – ÖZKAN BİLGİN – Van'ın İpekyolu ilçesinde üç çiftçi, yurt dışından satın aldıkları yumurtalarla ürettiği civciv, kaz ve kaz etlerini farklı illerin yanı sıra İran ve Irak gibi ülkelere de satıyor.

Van'da kaz yetiştiricileri Burhan Aslan, Murat Ağaoğlu ve Musa Peker, Çin, Fransa, Almanya, Afrika, ABD ve Rusya gibi ülkelerden internet üzerinden kaz yumurtası satın aldı.

Bu yumurtalarla İpekyolu ilçesinde kurdukları çiftlikte kaz yetiştiriciliği yapan üç çiftçi, ürettikleri civciv ve kaz ile kaz etlerini Türkiye'nin farklı illerinin yanı sıra İran ve Irak gibi ülkelere de satıyor.

Büyüklükleri ve lezzetiyle ilgi çeken kazlar özellikle Kars, Ankara, İstanbul ve Adıyaman gibi illerden yoğun talep görüyor.

Kaz yetiştiricisi Aslan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, son yıllarda Van'da kaz yetiştiriciliğinin yaygınlaştığını söyledi.

Zahmetli olan bu işten yüksek kar elde edilebildiğini anlatan Arslan, şunları kaydetti:

“Kentte şu anda 50'ye yakın kaz yetiştiricisi var. Çiftliğimizde dünyanın çeşitli ülkelerine ait kazları yetiştiriyoruz. Bunlardan hem yumurta hem civciv hem de et elde ediyoruz. Kaz eti çok lezzetli olduğu için talebe yetişemiyoruz. Yılda 5-6 bin kaz üretiyoruz. Bunların çoğu civciv olarak İran ve Irak'a satılıyor. ”

  • “Toulouse kazı ” ilgi çekiyor

Çiftlikte yumurta üretiminde kullanılan 4 “Toulouse kazı ” görüntüsü ve ağırlığı ile dikkati çekiyor.

Üniversite öğrencilerinin de sıklıkla ziyaret ettiği çiftlikteki kazlar, 14-15 kilogram ağırlığa ulaşabiliyor.

Yetiştirici Ağaoğlu, kaz yumurtaları ile kuluçka makinelerinde özenli bir çalışma sonrasında kaz ürettiklerini anlattı.

Bazı ırkların üretiminin az olduğunu, bunun da o kazı değerli ve pahalı yaptığını ifade eden Ağaoğlu, şöyle konuştu:

“Toulouse kazı yılda en fazla 30 yumurta veriyor ve bazı yumurtaları bozuk çıkabiliyor. Boyları ve kiloları diğer kazlara oranla neredeyse iki katı. Fiyatları ise bin 500-2 bin lira arasında. Tesisimizde Toulouse kazı dışında Çin kazları, Linda, Fransız G36 ile G35, Amerikan kazı, Alman kazı, Afrika Gerdan kazı, Rusya kazı ve Fransız Kraliyet kazı gibi türleri de üretiyoruz. “

Categories
Ekonomi

Turp üreticisinin yüzü gülüyor

OSMANİYE (AA) – MENDERES ÖZAT – Türkiye'de turp üretiminin yüzde 70'inin karşılandığı Osmaniye'nin Kadirli ilçesinde, bu seneki rekolte ve talep üreticinin yüzünü güldürdü.

Ülkedeki turp üretiminin önemli bir bölümünün gerçekleştirildiği Kadirli'de hasadın sonuna gelindi. Kasım ayında başlayan hasat sürecinde, çoğu kadın olmak üzere çok sayıda tarım işçisi yoğun emek sarf ederek turpun tarlalardan sofralara gelmesini sağladı.

Topraktan işçiler tarafından elle tek tek toplanan turplar, Savrun Çayı üzerinde kurulan havuzlardaki buz gibi suda yıkandıktan sonra yurdun çeşitli noktalarına ulaştırılıyor.

Kadirli Ziraat Odası Başkanı Hanifi İspir, AA muhabirine, bu yıl havaların soğuk geçmesinin turp üreticisine yaradığını söyledi.

İklim şartlarının ürün kalitesine olumlu anlamda etki yaptığını aktaran İspir, “Her yıl 20 ila 30 bin dekar arası alana turp ekimi yapılıyor. Bu yıl hava koşulları istediğimiz gibi gitti. Soğuk hava, turpun kalitesini artırdı ayrıca turpa olan talep de arttı. Bu da fiyatlara olumlu yansıdı. ” dedi.

Turpun ilçede her yıl ortalama 5 bin kişiye iş olanağı sağladığını dile getiren İspir, “Şu an turpun kilogram fiyatı 1 liradan alıcı buluyor. Hem fiyat hem de talep çok iyi. Bu sene geçtiğimiz yıl yaşadığımız zararın acısını çıkardık. Geçen yıl hem verim hem de fiyatlar istediğimiz gibi geçmemişti. Bu yıl üretici, zararını kapatma şansı buldu. İnşallah önümüzdeki yıllarda da aynı durumu görürüz. ” diye konuştu.

Turp üreticilerinden Serkan Kesikbaş da 4 ay süren turp sezonunun güzel sonuçlandığını belirtti.

Verimin ve fiyatın kendilerini mutlu ettiğini ifade eden Kesikbaş, “Geçen yıla göre bu yıl fiyatlar iyi oldu. Dönüme ortalama 5 ton ürün alındı. Sezon güzel geçti. Yüzümüz güldü. İnşallah darısı seneye de olur. ” dedi.

Üretici Soner Topalhan ise hasat başladığında kilogramı 50 kuruştan satılmaya başlanan turpun kilogramının 1 liraya kadar çıktığını, bu sayede hem kendilerinin hem de işçilerin sezonu mutlu kapattığını söyledi.

Categories
Ekonomi

Yağışlar Antalya çiftçisinin yüzünü güldürdü

ANTALYA (AA) – ORHAN ÇİÇEK – Türkiye'nin önemli tarımsal üretim merkezlerinden Antalya'da son aylarda alınan yağış, çiftçinin yeni sezon için umutlarını artırdı.

Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerine göre, 10,1 milyar liralık bitkisel üretim değeriyle ülkede birinci sırada yer alan kent, toplam 12,1 milyar liralık tarımsal üretim değeriyle de ikinci sırada bulunuyor.

Toplam 360 bin 245 hektar tarımsal araziye sahip Antalya'da, 180 bin 587 hektar alanda tarla bitkileri, 75 bin 850 hektar alanda meyve, 51 bin 99 hektar alanda sebze üretimi gerçekleştiriliyor.

Türkiye örtü altı üretim alanının yüzde 37'sine sahip kentte, yaklaşık 170 bin çiftçi üretim yapıyor.

Sofralık domateste toplam üretimin yüzde 28'ini, sofralık hıyarda yüzde 31'ini, dolmalık biberde yüzde 22'sini, sakız kabakta yüzde 23'ünü, patlıcanda yüzde 21'ini, kültür mantarında yüzde 54'ünü ve avokado üretiminin ise yüzde 78'ini tek başına karşılayan Antalya, bu ürün gruplarında Türkiye'de ilk sırada yer alıyor.

  • “82 milyonu biz besliyoruz “

Muratpaşa Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çiftçi açısından bu yılın “harika ” olduğunu söyledi.

Son 2 yıl kuraklık endişesi yaşadıklarını belirten Alp, bu yılki yağışların çiftçinin yüzünü güldürdüğünü dile getirdi.

Yağmurun şiddetli yağması durumunda tarıma yararı değil zararı olduğuna dikkati çeken Alp, “Tarım sektörü olarak bizim can damarımız rahmetten, bereketten geçiyor. Bu yıl yağışlar öyle ince ince yağıyor ki toprağa siniyor. ” dedi.

Antalya'nın özellikle sebze ve meyve üretimiyle öne çıktığını vurgulayan Alp, şunları söyledi:

“Türkiye'nin parlayan yıldızı Antalya, tarımda Türkiye'yi besleyen bir ambar. Burası bir turizm şehri olduğu kadar aynı zamanda bir tarım kenti. Serasıyla, açık arazisiyle, tropikal bitkiden tutun yeşil sebzeye kadar tüm tarım ürünleri yetişiyor. Birçok ürünün üretiminde de birinci sıradayız. 82 milyonu biz besliyoruz. ”

Alp, tarım sektöründe çalışan işçilerle de istihdama büyük katkı sağladıklarını belirtti.

Üreticilerden Yenigöl Mahalle Muhtarı Muhittin Gök de yağışların yeraltı su kaynakları açısından önemine işaret ederek, “Çok güzel yağan yağmurlarla toprak suya doydu. Yeraltı su kaynaklarımız da zenginleşti. Dolayısıyla bu yağışlar önümüzdeki yılların üretimlerine de olumlu yansıyacaktır. ” dedi.

Aynı mahallede seracılık yapan Abdurrahman Koytürk, toprağı suya doyuran yağışların üreticiler açısından bereket anlamına geldiğini ifade etti.

Aslan Özgeyikçi de alınan yağışların “süper ” olduğunu, bu sezon yüzlerinin güleceğini dile getirdi.

Meteoroloji 4. Bölge Müdürlüğü verilerine göre, Antalya'da son 4 ayda uzun yıllar ortalamasının yüzde 55, geçen yılın yüzde 59 üzerinde yağış alındı.

Antalya'da ekim, kasım, aralık ve ocak aylarında metrekareye 773 kilogram yağış düşerken, ocak ayında Serik, Manavgat, Alanya ve Gazipaşa'da uzun yıllara göre yağış miktarı yüzde 100'e yakın artış gösterdi.

Categories
Ekonomi

Kerevizin fiyatı üreticisini sevindirdi

İZMİR (AA) – EŞBER AYAYDIN – İzmir'de kereviz üretimi geçen yıla göre azaldı ancak fiyatların artması üreticiyi memnun etti.

Türkiye'nin önde gelen sebze üretim merkezlerinden Torbalı ilçesinde kereviz ekili bahçelerde hasat devam ediyor.

Ovadaki yaklaşık 5 bin dekar arazide devam eden hasatta işçiler soğuk ve yağışlı havaya rağmen “tarlaların beyaz elması ” olarak adlandırılan kerevizleri toprağın altından çıkarıyor.

Düşük kalorisi nedeniyle tercih edilen sebzeler arasında yer alan kereviz, temmuz-eylül aylarında toprakla buluşuyor, kasım ayından itibaren tek tek sökülerek traktörlere yükleniyor.

Tazyikli su altında çamurlarından arındırılan ürünler İstanbul, İzmir ve Ankara başta olmak üzere yurt genelindeki haller ve marketlere yönlendiriliyor.

Torbalı Ziraat Odası Başkanı Yılmaz Girgin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bölge çiftçisinin ana geçim kaynakları arasında yer alan kerevizin yıldan yıla üretim alanlarının büyüdüğünü ifade etti.

Sağlıklı beslenme ve diyet programlarında tavsiye edilmesi nedeniyle talebin her geçen gün arttığına dikkati çeken Girgin, bu sezon iklimsel koşullar nedeniyle üretimde bir miktar gerileme yaşandığını kaydetti.

Girgin, “Geçen sezon üretim yüksekti, tarla çıkışı fiyatlar da 1,5-2 lira seviyesindeydi. Bu sene 4 lira civarında gerçekleşiyor. Bu sene ürün az, üreticilerimiz fiyatlardan çok memnun, pazar çok iyi ve satışlar mükemmel. ” dedi.

Kereviz üreticisi Nebi Karateke ise 220 dekarlık alanda kereviz ekimi yaptıklarını ve yaklaşık 850 tonluk bir üretim beklediklerini ifade etti.

Categories
Ekonomi

Gaziantep İş Dünyası İstişare Toplantısı

GAZİANTEP (AA) – Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, enflasyon paketinde gıdanın çok önemli paya sahip olduğuna işaret ederek, “Zaten bu hazırlanan Hal Yasası düzenlemesi gıda enflasyonunun önüne geçmek üzere hazırlanmış dört başı mamur bir proje. ” dedi.

Pekcan, Gaziantep Ticaret Odası'nda düzenlenen Gaziantep İş Dünyası İstişare Toplantısı'ndaki konuşmasında, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile 2 bakanlığın birleştiğini ve Ticaret Bakanlığının oluşturulduğunu, bu sayede de geçmişte çok uzun sürelerde alınan kararların artık 5 dakika gibi kısa süreye inen toplantılarda alınabildiğini söyledi.

Türkiye'nin ileriki 10 yılda temel hedefinin “yüksek gelirli ülkeler ” ligine yükselmek olduğunu belirten Pekcan, bunun tek yolunun da üretilen ve dünya pazarlarına sunulan ürünlerin teknoloji, tasarım ve marka içeriğinin seviyesini yükseltmekten geçtiğini vurguladı.

Bakanlığın son dönemdeki çalışmalarına değinen Pekcan, 35 yeni Türk Ticaret Merkezi'nin açılacağı yerlerin belirlenmesine yönelik çalışmalar gerçekleştirdiklerini, 19 il ve 28 odada İhracat Destek Ofisleri kurduklarını kaydetti.

Pekcan, yeterince etkili olmadıkları pazarlara yeni stratejilerle güçlü şekilde girmek için eylem planları hazırladıklarına dikkati çekerek, şöyle devam etti:

“İhracatta tır kuyruklarının azaltılması amacıyla Sanal Kuyruk Projesi geliştirdik. Gümrüklerin Dijitalleştirilmesi, Tek Pencere, Konteyner ve Liman Takip Sistemi, Liman Tek Pencere gibi birçok projeyi hayata geçirdik. Gümrük kapılarımızın modernizasyon sürecini hızlandırdık. Afrin'e açılan Zeytin Dalı Gümrük Kapısı'nı da 8 Kasım itibarıyla faaliyete geçirdik. Öncüpınar ve Çobanbey Gümrük Kapıları yapım çalışmaları devam ediyor. Varış öncesi gümrükleme projesini Tekirdağ Asyaport Limanı'nda pilot uygulama olarak başarıyla gerçekleştirdik. ”

  • Gaziantep ticaretindeki durum

Gaziantep'in köklü bir sanayileşme geleneği ve sermaye birikimi yaratması sebebiyle ekonomi açısından çok önemli bir şehir olduğunu belirten Pekcan, kentin ihracatının 2002'de 620 milyon dolarken, 2017 yılında 6,6 milyar dolara ulaştığını, bu yıl sonu itibarıyla da 7 milyar dolar seviyesine ulaşacağını kaydetti.

Pekcan, Gaziantep'in 1,3 milyar dolarlık dış ticaret fazlasıyla cari açığın finansmanına da önemli katkı verdiğine dikkati çekerek, Gaziantep'ten daha fazla ticaret rakamları beklediklerini ifade etti.

Bakan Pekcan, gastronomi dalında, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütünün (UNESCO) “Yaratıcı Şehirler Ağına ” giren Gaziantep'in, alternatif turizmde de öncü şehir olma potansiyeline sahip olduğunu, hizmet ihracatı açısından önemli bir potansiyeli bulunan kentin, Bakanlığın destek programlarının da katkısıyla ileriki dönemde döviz gelirlerini daha da arttıracağına inandığını belirtti.

Dünyada bir e-ticaret devrimi ve teknolojik dönüşüm yaşanırken Gaziantep'in ve Türkiye'nin kesinlikle geride kalmaması gerektiğini kaydeden Pekcan, bu kapsamda Gaziantep İş Dünyası İstişare Toplantısı'nda dile getirilecek her türlü görüş ve önerinin rekabet gücü daha yüksek, daha dayanıklı bir ekonomik model için herkese yol gösterici olacağına inandığını bildirdi.

  • “Üreticilerimizi ve üretici birliklerimizi desteklemeyi amaçlıyoruz “

Bakan Pekcan, diğer konuşmacıların dile getirdiği konulara da değinerek, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bizim enflasyon paketimizde gıda enflasyonu çok önemli paya sahip. Zaten bu hazırlanan Hal Yasası düzenlemesi de gıda enflasyonunun önüne geçmek üzere hazırlanmış dört başı mamur bir proje. Üreticiyle tüketiciyi buluşturacak, tüketici birliklerine yüzde 30 yer verecek, diğer kira oranlarından yüzde 75 daha ucuz olacak, daha az verginin ödeneceği, soğuk zincire taşınacak bir proje. Ürünler çok heba oluyor. Dolayısıyla artık kimse üretici bile olmak istemiyor. O yüzden üreticinin desteklenmesi gerekiyor. Üreticilerimizi ve üretici birliklerimizi desteklemeyi amaçlıyoruz. Üretici birliklerimizi, üreticilerimizi güçlendirebiliriz. Komisyoncuların da üretici birliklerine dahil olmalarını, kayıt altına girmelerini ve tüccar olmalarını istiyoruz. ”

Categories
Ekonomi

Kışlık patates tarlada 1,5 lira

İZMİR (AA) – EŞBER AYAYDIN – Türkiye patates ihtiyacının önemli bölümünün karşılandığı İzmir'in Ödemiş ilçesinde kış hasadı, tarlada kilogramı 1,5 liralık fiyat seviyesiyle başladı.

Ödemiş'te yaklaşık 40 bin dekar ekili alanda başlayan hasat sezonunda havaların yağışlı olması nedeniyle tarlaya güçlükle giren üreticiler, topladıkları patatesleri, hal ve marketlere göndermeye başladı.

Tarım ve Orman İl Müdürlüğü 2017 verilerine göre geçen yıl yaz hasadında 234 bin ton, kış hasadında ise 105 bin ton patatesin elde edildiği ilçede bu yıl üretim alanlarındaki azalma nedeniyle üretimin bir miktar gerilemesi bekleniyor.

Ödemiş Ziraat Odası İkinci Başkanı Mehmet Dinlemez, AA muhabirine, sarı rengi, lezzeti ve aromasıyla diğer bölgelerdeki ürünlerden ayrılan ve coğrafi işaret tesciliyle korunan Ödemiş patatesinde kışlık hasada umutla başladıklarını bildirdi.

İlçede özellikle kışlık patates üretiminin ülke genelinde fiyat belirleyici olduğuna işaret eden Dinlemez, “Geçen sezon üreticilerin bu üründen umduğu kazancı elde edememesi nedeniyle farklı ürünlere yönelim oldu. Üretici bu yıl marul, brokoli, mısır gibi ürünlere yöneldi. Ayrıca ekim döneminde etkili olan sıcak hava nedeniyle tohumlarda çürüme görüldü. Bunun dışında ürünü etkileyen önemli bir hastalık gözükmüyor. Rekoltede bir miktar gerileme bekliyoruz. ” dedi.

Hasadın yeni başlaması nedeniyle piyasanın henüz tam oluşmadığını ancak yapılan ilk satışlarda oluşan fiyatın üreticiyi tatmin ettiğini ifade eden Dinlemez, “Üretici tarlada 1,5 liradan satılan ürünün fiyatından memnun. Bu seviyenin altına inerse üretici zarar eder. Patatesin pazar tezgahındaki fiyatı 2,5 lira civarında. Bu tüketici açısından da yüksek bir fiyat değil. Fiyatların bu seviyede gideceğini düşünüyoruz. ” diye konuştu.

– “Satış fiyatları üreticiyi memnun ediyor ”

Patates üreticisi Fatih Korukoğlu ise 60 dekarlık bir alana patates ekimi yaptığını, rekoltenin bir önceki sezonla aynı düzeyde olduğunu ifade etti.

Patates fiyatlarının geçen 2 sezona göre daha iyi olduğunu dile getiren Korukoğlu, “Geçen sezon ürünün bir kısmını fiyatın tutmaması nedeniyle tarlada bırakmıştık. Bu sezon patates kalitesi çok iyi. Yağmur olmadığı sürece söküme devam ediyoruz. ” diye konuştu.

Patates üreticisi Hüseyin Dinlemez de 200 dekarlık arazisinde patates ürettiğini, bu yıl girdi maliyetlerinin artması nedeniyle fiyatta bir miktar yükseliş olduğunu söyledi.

Dinlemez, “Bu fiyat seviyesi, maliyetlerini kurtarıyor, kar marjımız da var. Üretici olarak ithal ürün istemiyoruz, ithalatçı değil, ihracatçı bir ülke olmak istiyoruz. ” dedi.

Categories
Alaturka

Isparta elması üreticinin yüzünü güldürdü

ISPARTA (AA) – MUSTAFA ÜNAL UYSAL – Türkiye elma üretiminin yüzde 25'inin gerçekleştirildiği Isparta'da bu yılki rekolte geçen seneyle aynı kaldı ancak yükselen elma fiyatları üreticileri memnun etti.

Eğirdir, Gelendost, Senirkent ve Yalvaç ilçelerinde üretimi yapılan ve yöredeki yüzlerce ailenin geçim kapısı olan elmada bu sezon 700 bin tonluk hasat gerçekleştirildi.

Özel aromasıyla diğer elmalardan farklı olan, iç ve dış piyasada talep gören Isparta elmasının fiyatı, bu yıl üreticiyi sevindirdi.

İklim şartlarından dolayı sezona erken başlayan üreticiler, geçen yıl elde ettikleri 700 bin tonluk rekolteyi bu yıl da yakaladı. Sezonun sona ermesiyle soğuk hava depolarına alınan elmalar, bu ay itibarıyla yurt içi ve yurt dışına gönderilecek. Üreticiler, elmayı tüccara 1,5-2 liradan satıyor.

Isparta Ziraat Odası Başkanı Mustahattin Can Selçuk, AA muhabirine, Isparta'nın tarım kenti olduğunu ve bu alanda elmanın önemli bir rol oynadığını söyledi.

Hasat döneminin güzel geçtiğini ve herhangi bir olumsuzluğun yaşanmadığını aktaran Selçuk, şöyle devam etti:

“Bu yıl rekoltemiz 700 bin ton, geçen yılki rekolteyle aynı. Yüzümüzü güldüren şey, fiyatların yükselmesi oldu. Bu sayede çiftçimizin de yüzü güldü. Bir miktar elmamız satıldı. Bir kısmı da soğuk hava depolarına konuldu. Bunlar da bu aydan itibaren büyük şehirlere gönderilecek ayrıca yurt dışındaki ülkelere de ihraç edilecek. Şu an da üreticimiz tüccara 1,5 ila 2 lira arasında satıyor. Bin 35 rakımlı ildeyiz, göller bölgesindeyiz. Buralarda çok güzel aromaya sahip elma yetişiyor. Başka şehirdeki insanlar Isparta elmasını tadınca hemen anlıyorlar. Isparta'daki üretimimizle hem ülke ekonomisine katkıda bulunuyoruz hem de işsizlik sorununun önüne geçiyoruz. Çok sayıda aile geçimini elmadan sağlıyor. ”

Selçuk, hasat döneminde sürekli sahada olduğunu ve üreticilerin sıkıntılarını dinleyerek çözüm arayışı içine girdiklerini vurguladı.

Elma üretiminde daha iyi noktalara gelmek için hem üreticileri bilinçlendirme çalışmaları yaptıklarını hem de yeni pazar arayışları içinde olduklarını dile getiren Selçuk, “Bu bilinçlendirme çalışmaları sayesinde üreticilerimiz modern tarım gerçekleştiriyor. Bunun sayesinde alınan verimin artması ve ürünün kaliteli olmasıyla daha iyi bir noktaya geliyoruz. ” dedi.

– “Günde 1 elma, obez olma ”

“Günde 1 elma, obez olma ” sloganıyla vatandaşları elma yemeye davet eden Selçuk, “Bu slogan, Türk hekimlerimizin de tavsiyesidir. Küçüğünden büyüğüne kadar tüm vatandaşlara günde bir elma yemelerini öneriyoruz. Elma, sağlığa da iyi geliyor. ” diye konuştu.

Gelendost Ziraat Odası Başkanı Ömer Uysal da ilçe olarak 300 bin ton üzerinde hasat gerçekleştirdiklerini söyledi.

Sezonun üreticileri mutlu ettiğine dikkati çeken Uysal, ihracat döneminin de iyi geçmesiyle üreticilerin yüzünün daha da güleceğini aktardı.

Elma üreticisi Mehmet Özkan ise bu yıl hem çalışanlar hem de üreticiler olarak güzel bir dönem geçirdiklerini dile getirdi.

Amaçlarının iyi meyve üretmek olduğunu vurgulayan Özkan, “Ne kadar iyi meyve o kadar iyi satış demektir. Fiyatlar da fena değil ” şeklinde konuştu.