“Temel felsefemiz girişimci ve insani dış politika”

ANTALYA (AA) – Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "Bugünkü dış politikada temel felsefemiz girişimci ve insani dış politikadır." dedi.

Çavuşoğlu, Alanya Hamdullah Emin Paşa Üniversitesinin akademik yılı açılış törenine katıldı.

Üniversitenin bu yıl ilk mezunlarını vereceğini söyleyen Çavuşoğlu, üniversitenin kuruluşunda yer aldığı için hem duygulu hem de gururlu anlar yaşadığını dile getirdi. Bir üniversite kurmanın ve onu ayakta tutmanın kolay olmadığını belirten Çavuşoğlu, üniversiteyi ileriki süreçlerde daha iyi konumda görmek istediğini kaydetti.

17 yıllık siyasi hayatında eğitime daima önem verdiğini vurgulayan Çavuşoğlu, kendisinin de Hamdullah Emin Paşa Vakfının kurduğu lisede eğitimini tamamladığını belirterek, anılarını paylaştı. Öğrencilere kendilerini iyi yetiştirmelerini tavsiye eden Çavuşoğlu, "O liseden bir dışişleri bakanı çıktı. Bu üniversiteden mezun olacak arkadaşlarımız da yarın çok iyi yerlere gelecekler." diye konuştu.

Bir üniversitede öğrenci sayısından çok eğitim kalitesinin önemli olduğuna işaret eden Çavuşoğlu, "Biz ticari amaçla hızlıca öğrenci sayısını artıran bir üniversite olamayız. Sorumluluklarımız var, bize düşen görev bu üniversiteyi sadece ayakta tutmak değil, emin adımlarla hedefine ulaştırmasını sağlamaktır." değerlendirmesinde bulundu.

– Girişimci ve insani dış politika

Mustafa Kemal Atatürk'ün Türkiye için hedefler koyarken dış politikada "Yurtta barış, cihanda barış" anlayışını benimsediğini anlatan Çavuşoğlu, Türkiye olarak bu yolda ilerlediklerini kaydetti.

Türkiye'nin ve bölgenin çok ciddi sınamalarla karşı karşıya olduğuna işaret eden Çavuşoğlu, "Bugünkü dış politikada temel felsefemiz girişimci ve insani dış politikadır. Sorunlarla baş edebilmek için girişimci olmamız lazım. Dünyanın her yeriyle ticaret edebilmemiz için girişimci olmamız lazım. Uluslararası örgütlere üye olmak yetmez, inisiyatifler almak için girişimci ruhunuzu somut adımlara dönüştürmeniz lazım." ifadesini kullandı.

Dünyada ve bölgede yaşanan sorunların insanları etkilediğini kaydeden Çavuşoğlu, "Dünyada savaş yok ama 70 milyon insan evini terk etmek zorunda kalmış. Bu insanların karşılaştığı sorunlar nedir?" diye konuştu.

– "108 bin yabancı öğrenci Türkiye'de eğitim gördü"

Üniversitenin özellikle yabancı dilde eğitim vermesini önemsediğini vurgulayan Çavuşoğlu, şunları söyledi:

"Değişik ülkelerden çok sayıda öğrencinin ülkemizde okuması için burslar veriyoruz. Geçen yıl verdiğimiz burslarla 17 binden fazla yabancı öğrenci ülkemizde eğitim gördü, toplamda da geçen yıl 108 bin civarında yabancı öğrenci ülkemizdeydi. Bu yıl ise 120 binin üzerine çıkmıştır. Türkiye eğitimde de öncü bir ülke olmaya başladı."

Çavuşoğlu, öğrencilere başarılar dileyerek, diploma töreninde de birlikte olma temennisinde bulundu.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, üniversite bünyesindeki Kemal ve Tayyar Hacıkura Kütüphanesinin açılışını gerçekleştirdi.

Advertisements

TİKA kalkınma alanında Ukrayna'ya desteğini sürdürüyor

ANKARA (AA) – ZUHAL DEMİRCİ – Türkiye, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) aracılığıyla başta eğitim ve sağlık olmak üzere birçok alanda hayata geçirdiği projelerle Ukrayna'nın gelişimine katkıda bulunuyor.

Türkiye'nin dış politika vizyonuna farklı alanlarda katkı sağlayan TİKA, Ukrayna'da eğitim, sağlık ve altyapı alanında çok sayıda projeyi hayata geçirdi.

TİKA, Ukrayna'daki eğitim projeleri kapsamında, ülkenin kültür başkenti olarak bilinen Lviv kentinde Ukrayna ve Doğu Avrupa'nın en köklü üniversitelerinden Milli İvan Franko Üniversitesinin Filoloji Fakültesine altyapı desteğinde bulundu.

Yenilenen Filoloji Fakültesi açılışında konuşan TİKA Ukrayna Program Koordinatörü Hacı Bayram Bolat, 400 yıllık dostluk temeline dayalı iki ülke halkları arasındaki kültürel iş birliğinin önemine işaret etti.

Bolat, "Üniversitenizle verimli iş birliği sayesinde hem Ukrayna ile Türkiye arasındaki bağları güçlendirecek uzman yetiştirilmesine hem de Batı Ukrayna topraklarında bulunan ortak kültürel mirasımızın korunması ve yaşatılmasına katkı sağlanacağını ümit ediyorum." ifadesini kullandı.

Lviv Milli İvan Franko Rektörü Vladimir Melnik de TİKA'nın, Filoloji Fakültesine verdiği destekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Başkanlık, öte yandan Odesa 93 Numaralı Genel Eğitim Yatılı Okulunun ısı sistemini yenilendi. Görme engelli çocuklara eğitim hizmeti sunan okulun mutfak bölümünün tadilatını yapan Başkanlık, ihtiyaç duyulan mutfak donanımını da temin etti.

Bunun yanı sıra TİKA, Birinci Dünya Savaşı'nda yaralanan Türk askerlerinin tedavi gördüğü Pukiv okuluna altyapı desteği sağladı.

– Sağlık

TİKA, Ukrayna'da sağlık sektörüne destek projeleri kapsamında, yaklaşık 156 bin kişiye sağlık hizmeti sunan Melitopol Hastanesine tadilat ve tıbbi ekipman desteği verdi.

Başkanlık, Yaremçe Şehir Hastanesinin enfeksiyon bölümünün onarımı ile cerrahi bölümünün donanımını da gerçekleştirdi. Hastane, Yaremçe şehri ve çevresindeki 6 köyün sakinlerine sağlık hizmeti sunuyor.

TİKA, Ukrayna İçişleri Bakanlığı Merkez Hastanesine tıbbi ekipman temin etti. Başkanlık, yaklaşık 45 bin kişiye 30'dan fazla branşta, ayakta ve yatılı sağlık hizmeti veren hastaneye modern tıbbi donanım hibe etti.

Ukrayna'nın güneyinde yer alan Odesa ilindeki Odesa Milli Tıp Üniversitesinin Tıp Merkezinin ekipmanı TİKA tarafından yenilendi. Başkanlık, ülkenin köklü eğitim ve araştırma merkezlerinden Odesa Milli Tıp Üniversitesi Hastanesinin Yoğun Bakım ve Anesteziyoloji Ünitesine modern tıp ekipmanı sağladı.

TİKA ayrıca Birinci Dünya Savaşı'nda yaralanan Türk askerlerinin tedavi gördüğü Verhnya Lıpıtsa Sağlık Ocağını yeniledi.

– Altyapı

TİKA, Ukrayna ekonomisinin gelişimine katkıda bulunmak amacıyla Ukrayna Devlet Bilimsel Araştırma Enformatizasyon ve Ekonomik Modelleme Enstitüsüne modern görüntülü konferans salonu kurdu.

Başkanlık, bunun yanı sıra Ukrayna'nın bürokratlarını yetiştiren Milli Kamu Yönetimi Akademisine altyapı desteğinde bulundu. Ukrayna'da 1992'de cumhurbaşkanlığına bağlı enstitü olarak açılan birim, 1995'te akademi, 2003'te ise ulusal akademi statüsüne kavuştu. Akademinin görevleri arasında devlet memurlarının ve yerel idarelerin mesleki gelişimi ile devlet ve idari reformlara bilimsel destek sağlanması yer alıyor.

TİKA, Batı Ukrayna'daki en büyük Türk şehitliğinin bulunduğu İvano-Frankivsk bölgesi Lopuşnya köyündeki kulüp binasını yeniledi.

Ukrayna finans sistemi için kalifiye uzman yetiştiren Odesa Maliye Enstitüsünde, TİKA'nın desteğiyle 6 bilgisayar sınıfı kuruldu. Böylece enstitüde yeni açılan "Bilişim Bilimleri" dalında eğitim için elverişli bir ortam tesis edildi.

TİKA ayrıca Ternopil Valiliği Uluslararası İşbirliği ve Kaynak Geliştirme Müdürlüğünün teknik altyapısını yeniledi. Ukrayna'nın resmi makamlarının kurumsal kapasitesinin geliştirilmesine yönelik birçok projeyi hayata geçiren Başkanlık, Batı Ukrayna'da Ternopil Valiliği Uluslararası İşbirliği ve Kaynak Geliştirme Müdürlüğüne teknik ekipman temin etti.

Ukrayna'nın kamu kurumlarının kapasitesini geliştirme projeleri kapsamında, TİKA tarafından Ukrayna Mali Denetim Servisine teknik ekipman temin edildi.

Ukrayna'nın kamu sektörünü verdiği desteği sürdüren TİKA, suç gelirlerinin aklanması ve terörün finansmanı ile mücadelenin gerçekleştirilmesiyle yükümlü Ukrayna Mali Denetim Servisi ve bu servis bünyesinde faaliyet gösteren Mali Denetim Akademisine yazıcı, tarayıcı ve bilgisayarlar gibi teknik ekip desteğinde bulundu.

Antalya'da uyuşturucu operasyonu

ANTALYA (AA) – Antalya'nın Alanya ilçesinde düzenlenen uyuşturucu operasyonunda iki şüpheli gözaltına alındı.

İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, Alaaddin Keykubat Üniversitesinde uyuşturucu satıldığı bilgisi üzerine harekete geçti.

Üniversite yolunda öğrencilerin bir araya geldiği bölgede S.S. ve S.U. yakalandı. Şüphelilerin üzerinde içilmeye hazır hale getirilmiş uyuşturucu ele geçirildi.

Başlatılan soruşturma sürdürülüyor.

Bakan Selçuk, AA Editör Masası'na konuk oldu

ANKARA (AA) – Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, "Dershane arayışını ortadan kaldırmak bizim taahhüdümüz. Bunu yaparken çocuğa Türkiye'nin en iyi öğretmenleriyle karşılaşma fırsatı vereceğiz." dedi.

Selçuk, AA Editör Masası'na konuk oldu, soruları yanıtladı ve gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Bakan Selçuk, liselerde alan seçiminin 9. sınıfta başlatılmasına ilişkin, alan eğitiminin 9. sınıfla ilgili olmasının, hem meslek liseleri hem de genel liseler açısından söz konusu olduğunu belirtti.

Mesleki ve teknik eğitimin öne çıkarılacağı, pozitif ayrımcılığın yapılacağı bir dönemin başladığını ifade eden Selçuk, alan seçiminin 9. sınıftan başlamasının temel sebeplerine ilişkin bilgi verdi.

Ziya Selçuk, "Bir çocuk mesleki eğitime başladığında, 9 ve 10. sınıfta teorik eğitimlerle tekrar karşılaşınca, 'ben zaten bir mesleğe geldim, siz bana yine teorik gösteriyorsunuz' diyor. Biz 9. sınıfı meslekle doğrudan doğruya irtibat gibi görüyoruz. Meslek liselerinin daha çok 12. sınıfını üniversiteye hazırlık ya da teorik konularla karşı karşıya kalacağı bir alan olarak görüyoruz." diye konuştu.

Genel liselerdeki çocukların daha önceden yönlendirilmesiyle ilgili eksiklik bulunduğuna işaret eden Selçuk, çocukların lisede ya da üniversitede ne seçeceğini, ilgisinin, yeteneğinin ne olduğunu bilmediğini ifade etti.

– "Meslek liseleri için genel beceri seti oluşturuyoruz"

Bu nedenle üniversitedeki öğrencilerin mutsuz olduğunu ve yeniden sınava girdiğini dile getiren Selçuk, şöyle konuştu:

"Bizim ilkokuldan itibaren tasarım atölyeleri benzeri araçlarla yeni geliştireceğimiz yetenek, beceri testi olacak. Meslek liseleri için genel beceri seti oluşturuyoruz, bitmek üzere. Bir çocuk hangi mesleğe, ne kadar uygundur, bununla ilgili çok güzel bir test ortaya çıkıyor. Çocuk daha 8'inci, 9. sınıfta anlamış olacak. Ben onun alan seçimini erkenden yaptırdığımda, bu onun için zorunluluk da olmuyor. 10. ya da 11. sınıfta 'ben vazgeçtim, başka bir alana gitmek istiyorum' derse geçebilir. Çünkü yatayda ve dikeyde katmanlar var, o alanlara geçebilir öğrencilerimiz."

Bakan Selçuk, Anglosakson ülkelerde ya da Uzakdoğu ülkelerinin birçoğunda lisede en fazla 7 ders olduğunu belirterek, Türkiye'deki liselerde ise 15-16 ders bulunduğuna değindi.

Bunun, bir çocuğun kısa sürede bu kadar çok dersi anlamayacağı, yüzeysel olarak derslerden geçmek için uğraşacağı bir dönem olduğunu aktaran Selçuk, çocuğun ilgisi ve yeteneği doğrultusunda nereye yatkınsa onun eğitimini alması gerektiğini vurguladı.

Selçuk, "Sağlık bilimleriyle ilgili bir şey okumak istiyorsa bu çocuk, bütün alanların, mühendislik, iktisadi, beşeri bilimler, sanat, hepsinin altlığı olan dersleri almak zorunda kalmasın. Temel ortak dersi alsın. Bir ülkede vatandaş olmanın, bu ülkenin bir çocuğu olmanın ortak değerlerini içeren dersleri alsın. Ama ondan sonra da kendi alanının dersini alsın, bütün alanların dersini almasın. Böyle olduğunda bir çocuk iki saat matematik almayacak, dört beş saat alacak. Derinlemesine, mesela fizik alacak, laboratuvara girme fırsatı olacak. Çünkü uzun uzun vakti olacak çocuğun." değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Selçuk, bunun yapılmasının ardından 12. sınıfta bir kırılım daha olacağını, şu anda 12. sınıfta çocukların sağlık raporu aldığını, dersaneler ya da özel kurslara yöneldiğini dile getirdi.

– "Çocuğun hayat sahnesine bakacağız"

Bu meseleye müdahale edilmesi gerektiğinin altını çizen Selçuk, şunları kaydetti:

"12. sınıfta meslek tanıtımı ne demektir? Yüksek öğretim kurumları nelerdir? Hangilerinde ne olanaklar vardır? Çocuğun üniversiteye hazırlığıyla ilgili zihinsel farkındalığı nasıl gelişir? Bu çocuk dünyadaki üniversiteleri nasıl tanır? Üniversite hazırlığında yüksek öğretime giriş sınavının ilkinde 9. sınıftan çok fazla soru çıkıyor. Aradan 3-4 sene geçmiş, biz ne yapıyoruz? 4 sene önceki konuyu çocuğa soruyoruz. Niye bunu 12. sınıfta yapmıyoruz da 9. sınıfta yapıyoruz? 9. sınıf çocuğun yetişmesi, 10. sınıf hazırlanması için bir araç olmalı."

Bakan Selçuk, 12. sınıfların programının değişeceğine dikkati çekerek, bunun, toplumun talepleriyle değişebilen, esnek, farklı fırsatlar oluştuğunda bunu değerlendirebilen canlı bir döküman olduğunu ifade etti.

Müfredatın hemen değişmeyeceğine işaret eden Selçuk, pilot uygulamanın yapılacağını daha sonra hayata geçirileceğini aktardı.

Bakan Selçuk, "Yokluktan, muhtaçlıktan, zaruretten dolayı bir dershane arayışını ortadan kaldırmak bizim taahhüdümüz. Bunu yaparken çocuğa Türkiye'nin en iyi öğretmenleriyle karşılaşma fırsatı vereceğiz. Dijital olarak ya da başka türlü. Bunu yaparken çocuğun hayat sahnesine bakacağız. Sadece sınıfın, okulu içi değil. Okulun dışı, cep telefonu, sosyal medyası ve diğer bütün alanlarda çocuğun bununla muhattap olma fırsatını ortaya koyacağız." açıklamasında bulundu.

– "Çocuklarımızı telef ediyoruz"

Liselerdeki uzmanlık konusuna da değinen Ziya Selçuk, uzmanlığı bir kişinin ruhuyla, varlığıyla, meselenin özüne intikal ettiği bir durum olarak niteledi.

Başarıyı "muvaffakiyet" kelimesiyle özdeşleştirdiklerini anlatan Selçuk, "Biz çocukların belleğiyle uğraşmıyoruz, bizim bellek yarışmamız yok. Kim bir dakikada çözerse o başarılı, iki dakikada çözene başarısız diyen bir sistemimiz var. Üniversite sınavı ortaöğretimdeki konuları sormaz, üniversitede gerekli olabilecek bilgileri yoklayan bir sınavdır. Üniversite sınavı bir olgunluk sınavı değildir ki ortaöğretimin derslerini sorayım. Üniversite sınavı, üniversitenin ihtiyacını karşılayan sınavdır. Bunun orta vadede oraya doğru evrilmesi gerekiyor." şeklinde konuştu.

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, liselerde 16 dersin olmasına ilişkin, "16 ders meselesi azalacak, belki yarıya yakın azalacak. Yoksa çocuklarımızı telef ediyoruz. Bir çocuğun her şeyden anlaması mümkün değil, gereksiz bilgi yığını var." dedi.

(Sürecek)

Üniversitelere 33 milyar lira ödenek ayrılacak

ANKARA (AA) – ENES DURAN – Yükseköğretim kurumlarına 2019 yılı için verilmesi öngörülen bütçe ödeneği 33 milyar liraya yaklaştı. En fazla ödeneğin yaklaşık 1 milyar 51 milyon lirayla Ankara Üniversitesine ayrılması planlandı.

2019-2021 yıllarını kapsayan Orta Vadeli Mali Plan'da üniversitelere ayrılan ödenekler dikkati çekti. AA muhabirinin plandan derlediği verilere göre, ülkedeki 125 üniversite için 32 milyar 930 milyon lira ödenek ayrıldı.

Ankara Üniversitesi, 2019 yılı için öngörülen 1 milyar 50 milyon 767 bin liralık bütçe ödeneğiyle, Strateji ve Bütçe (238 milyon 22 bin lira), İletişim (344 milyon 531 bin lira), Avrupa Birliği (560 milyon 728 bin lira) başkanlıkları ile Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (465 milyon 450 bin lira), Yargıtay (595 milyon 593 bin lira), Danıştay (182 milyon 320 bin lira) ve Sayıştay (367 milyon 378 bin lira) gibi kurumları geride bıraktı.

– İkinci sırada Hacettepe Üniversitesi var

Ankara Üniversitesini, 1 milyar 49 milyon 11 bin liralık bütçe ödeneğiyle Hacettepe takip etti. Bunu 990 milyon lirayla İstanbul, 878 milyon lirayla Ege ve 851 milyon lirayla Gazi Üniversitesi izledi.

Bütçe ödeneği Dokuz Eylül Üniversitesi için 779,6 milyon lira, Atatürk Üniversitesi için 689,3 milyon lira, Marmara Üniversitesi için 660 milyon lira ve Çukurova Üniversitesi için 610 milyon lira olarak belirlendi.

Ödenek teklif tavanı en düşük üniversite ise 21,3 milyon lirayla Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi oldu. 22,3 milyon lirayla Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesi, 24,9 milyon lirayla İzmir Bakırçay Üniversitesi, 25,1 milyon lirayla Tarsus Üniversitesi ve 31 milyon lirayla İzmir Demokrasi Üniversitesi de ödenek teklif tavanı en düşük üniversiteler arasında yer aldı.

– Ömer Halisdemir Üniversitesi

Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi için 188 milyon 165 bin lira ödenek ayrıldı. 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Özel Kuvvetler Komutanlığı'nda darbeci generali vurduktan sonra şehit edilen Astsubay Kıdemli Başçavuş Ömer Halisdemir'in adı Niğde Üniversitesine verilmişti.

Ödenek teklif tavanları en yüksek ilk 20 üniversite şöyle:

ANKARA ÜNİVERSİTESİ 1.050.767.000
HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ 1.049.011.000
İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ 990.022.000
EGE ÜNİVERSİTESİ 878.195.000
GAZİ ÜNİVERSİTESİ 851.844.000
DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ 779.621.000
ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ 689.335.000
MARMARA ÜNİVERSİTESİ 659.974.000
ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ 609.793.000
BURSA ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ 608.084.000
İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ-CERRAHPAŞA 601.460.000
SELÇUK ÜNİVERSİTESİ 587.536.000
AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ 581.826.000
İSTANBUL TEKNİK ÜNİVERSİTESİ 557.990.000
ORTA DOĞU TEKNİK ÜNİVERSİTESİ 549.615.000
ERCİYES ÜNİVERSİTESİ 532.763.000
ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ 525.933.000
ANADOLU ÜNİVERSİTESİ 489.859.000
SİVAS CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ 478.284.000
KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ 472.733.000

Kırklareli'nde kalp krizi geçiren üniversite öğrencisi öldü

KIRKLARELİ (AA) – Kırklareli'nde kalp krizi geçiren üniversite öğrencisi hayatını kaybetti.

Alınan bilgiye göre, Kırklareli Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi öğrencisi olan Ahmet Şefik Çeşmecioğlu (23), kaldığı pansiyonda kalp krizi geçirdi.

Arkadaşlarının durumu bildirdiği 112 Acil Sağlık ekipleri tarafından Kırklareli Devlet Hastanesi'ne kaldırılan Çeşmecioğlu, müdahaleye rağmen hayatını kaybetti.

Çeşmecioğlu, bir süredir ritm bozukluğu nedeniyle tedavi gördüğü ve dün gecede cep telefonuyla Google üzerinden kalp krizi ile ilgili bilgilere baktığı tespit edildi.

Çeşmecioğlu'nun cenazesi ailesi tarafından devlet hastanesi morgundan alınarak memleketi Bolu'ya götürüldü.

ABD'de devlet üniversiteleri milyarlarca dolar bağış kampanyası başlattı

NEW YORK (AA) – ABD'de devlet okullarına yönelik kamu kaynaklarının küçülmesiyle bağış kampanyalarının arttığı ve bu kapsamda Michigan Üniversitesinin 5 milyar dolar bağış topladığı bildirildi.

Wall Street Journal'ın haberine göre, ABD'de hükümetin devlet okullarına ayırdığı mali kaynaklar küçüldükçe, okullar için milyarlarca dolarlık dev bağış kampanyaları başlatıldı.

Bu kapsamda Michigan Üniversitesi, ülke tarihinde bir devlet okulu için en büyük bağış toplama çabasının başarıya ulaştığını ve 5 milyar dolar bağış topladığını açıkladı.

Öte yandan, üniversitenin zirvedeki bu yerini uzun süre koruyamayacağı düşünülüyor. Çünkü Washington Üniversitesinin de 5 milyar dolarlık bağış kampanyasının yarısını tamamladığı belirtildi.

Ayrıca Kuzey Carolina Üniversitesi 4,25 milyar, Florida Üniversitesi 3 milyar dolar ve Illinois Üniversitesi 2,25 milyar dolarlık bağış kampanyaları başlattı.

– Öğrenci harcı miktarı, hükümet desteğini geçti

Eğitim Geliştirme ve Destek Konseyi Araştırma Direktörü David Bass, yaptığı açıklamada 20 yıl önce insanların mükemmeliyetçilik marjında kamu kurumlarına bağış yaptığını belirterek, "Şu anda kamu kurumlarının pek çoğunda özel destek kritik bir hale geldi." diye konuştu.

ABD'de önceki yıllarda kamu kurumlarının harcamalarının çoğunluğunun vergilerle kalan kısmının ise öğrenci harçları ve araştırma gelirleri ile karşılanıyordu ancak bu kurumlara yapılan mali yardımların azalmasıyla bu model de işe yaramamaya başladı.

İlk defa bu yıl ABD'nin eyaletlerinin yarısında öğrencilerin devlet üniversitelerine gitmek için ödediği harç miktarı, hükümet desteğini geçti.

“Bu topraklarda terörün 't'si kalmayacak”

İZMİR (AA) – TBMM Başkanı Binali Yıldırım, "Ne yaparsa yapsınlar, hangi alçaklığa başvurursa vursunlar şunu cümle alem bilmelidir ki bu topraklarda terörün 't'si kalmayacak. Devletimizin bu kararlılığı vardır. Esasen bu canilerin yapmaya çalıştıkları da son zamanlarda teröre karşı verilen mücadelede elde edilen mutlak başarılı sonuçlar karşısındaki can havliyle yaptıkları hareketlerdir." dedi.

TBMM Başkanı Binali Yıldırım, Ege Üniversitesi Prof. Dr. Yusuf Vardar MÖTBE Kültür Merkezi'ndeki Ege Üniversitesi 2018-2019 Akademik Yılı Açılışı ve Fahri Doktora Törenine katıldı.

Törende Yıldırım'a Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak tarafından fahri doktora beratı takdim edildi.

Törenden sonra bir konuşma yapan Yıldırım, alçak bölücü terör örgütü PKK'nın bu sabah arama tarama görevi için sahaya çıkan jandarmalara tuzak kurduğunu, el yapımı patlayıcının uzaktan patlatılması sonucu kahraman Mehmetlerden bazılarının şehit olduğunu, bazılarının da yaralandığını belirtti.

Şehitlere Allah'tan rahmet, yaralılara şifa, şehit yakınlarına sabır dileyen Yıldırım, şöyle devam etti:

"Milletimizin başı sağolsun. Ne yaparsa yapsınlar, hangi alçaklığa başvurursa vursunlar şunu cümle alem bilmelidir ki bu topraklarda terörün 't'si kalmayacak. Devletimizin bu kararlılığı vardır. Esasen bu canilerin yapmaya çalıştıkları da son zamanlarda teröre karşı verilen mücadelede elde edilen mutlak başarılı sonuçlar karşısındaki can havliyle yaptıkları hareketlerdir."

Yıldırım, fahri doktora unvanı konusunda kendisine güvenen üniversite senatosuna teşekkür ederek, yeni öğretim yılının herkese hayırlı uğurlu olmasını istedi.

– "Tek tip insan yetiştirme merkezleri değildir"

Üniversitelerin bilimsel hürriyetin merkezleri olduğunu vurgulayan Yıldırım, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Üniversiteler tek tip insan yetiştirme merkezleri değildir. Şablon öğretim burada olmaz. İnsan burada hayatın dinamik akışına göre kendini şekillendirir. Üniversitelerde öğrenciye ezber dayatılmasında bulunulmamalıdır. Çünkü üniversiteler bilimsel hürriyetin de merkezidir. Fikirler, akademik yapının temelidir ve hiçbir zaman tehdit altında olmamalıdır. Güvenlik ve özgürlük ortamında her şey tartışılabilmelidir. Üniversitelere olabildiğince özgün araştırma imkanı ve fırsatı tanınmalıdır. Ne yazık ki kafanın içindeki fikirlere değil de kılık kıyafetlerle uğraşılan dönemleri üniversiteler yaşadı. Çok şükür bir daha bahsi açılmamak üzere bu çağ dışı dönemler geride kaldı."

– Üniversite sayısı 206'ya ulaştı

Yıldırım, Türkiye'de 1950'ye kadar sadece 3 üniversitenin olduğunu, bunlara 1955 yılında merhum Adnan Menderes döneminde 4 üniversite daha ilave edildiğini belirterek, "2002 yılında başlattığımız üniversiteleri yurdun geneli yayma hamlesiyle bugün her ilimizde üniversite olmakla beraber toplam üniversite sayımız 206'ya ulaşmıştır. Bunlardan 129'u devlet üniversitesi, diğerleri de özel ve vakıf üniversitelerdir. Bugün üniversite olmayan hiçbir ilimiz kalmamıştır." dedi.

İnsanlığın bugün ulaştığı medeni seviyede Müslüman ilim adamlarının çok büyük yeri olduğunu vurgulayan Yıldırım, Moğolların Bağdat'taki tüm kurumları ve kütüphaneleri yakıp yıktıktan sonra İslam dünyasında sönen ilim ışığını tekrar Türklerin yaktığına dikkati çekti.

Yıldırım, Osmanlı İmparatorluğu tarafından açılan ilk üniversitenin Fatih Sultan Mehmet tarafından kurulan Fatih Medresesi olduğunu belirterek, "Değerli dostlar, madem fahri doktora verildi, ciddi bir mevzuyu anlatmamız lazım. Aslında alışık olmadığım bir konuşma tarzıdır fakat üniversitedeyiz, bilim adamlarının karşısındayız. Bir de cübbe giydirdiniz, yükümü de ağırlaştırdınız." ifadesini kullandı.

Türkiye'nin ilk nüfus sayımında 13 milyon 648 bin olan nüfusunun 81 milyona ulaştığını aktaran Yıldırım, Cumhuriyet ilan edildiğinde 130 milyon dolar olan dış ticaret hacminin bugün 400 milyar dolar seviyesine ulaştığını söyledi.

Yıldırım, Türkiye'nin 2002'de dünyada 39. sırada olduğu altyapıda 2017'nin sonunda 8. sıraya kadar yükseldiğini, bunun 10 yılda gerçekleştirildiğini aktardı.

Türkiye'nin bulunduğu noktanın henüz arzu ettikleri seviyede olmadığını belirten Yıldırım, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Parmakla gösterilen 10 ülkeden bir tanesi haline geleceğiz. Bazı alanlarda geldik, altyapıyı söyledim. Havacılıkta 7'ncisiyiz dünyanın, Avrupa'nın 2'ncisiyiz. Bütün alanlarda gelmemiz lazım. Refah seviyesi olarak, ticaret olarak, eğitim olarak. Türkiye'nin üniversiteleri ilk 500 üniversiteden birkaç üniversite olmamalı, çok daha fazla üniversitemiz büyük üniversiteler arasında yer almadılar. Demek ki yapacak işimiz daha çok. Cumhuriyetimizin 100. yılına sayılı yıllar kaldı. Ne diyor Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 'muasır medeniyeler seviyesinin ötesine geçmek.' Hedef Cumhuriyet kurulurken zaten konmuş, bize düşen bu hedefi gerçekleştirecek adımlar atmak. Cumhuriyetin 100. yılı için koyduğumuz hedeflere ulaşıp millet ve devlet olarak çok daha ileriye gitmeliyiz."

Yıldırım, terörü bitirip, refahı ülkenin her tarafına yayılması gerektiğine dikkati çekerek şunları kaydetti:

"Maddiyatı maneviyatla buluşturmazsak, daha yüksek seviyelere çıkamayız. Huzuru ve güvenliği mutlak sağlamazsak, güvenliği, özgürlüğün alternatifi olarak sunmazsak hem özgürlük hem güvenliği bir arada olması gerektiğini ve bunun şartlarını oluşturamazsak, bu hedeflere ulaşamayız. Terörü bitirip refahı ülkenin her tarafına yaymamız gerekiyor. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin ilk günlerinde karşı karşıya kaldığımız büyük oranda küresel operasyonlar sonucunda bu durum elbette ki alınan tedbirlerle bertaraf edilecek ve ülkemiz hız kaybetmeden hedeflerine emin adımlarla ilerleyecektir. Biz bugün sıkıntılarına değil, geleceğin hedeflerine odaklanmalıyız.

(Sürecek)

Rektör adayı başvurularına ilişkin usul ve esaslar belirlendi

ANKARA (AA) – Devlet ve vakıf üniversiteleri ile yüksek teknoloji enstitülerine rektör adayı olmak isteyenlerin başvurularına ilişkin usul ve esasları düzenleyen Cumhurbaşkanı kararı, Resmi Gazete'de yayımlandı.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla Resmi Gazete'de yer alan Cumhurbaşkanı kararına göre, devlet ve vakıf üniversiteleri ile yüksek teknoloji enstitülerine rektör adayı olmak isteyenlerin başvurularına ilişkin usul ve esaslar belirlendi.

Buna göre, rektörlük görev süresi dolmadan en geç 30 gün önce, rektörlük görevinin süresi dolmadan herhangi bir sebeple sona ermesi veya adaylık sürecinin yenilenmesi halinde ise 5 gün içinde Yükseköğretim Kurulunca (YÖK) rektör adaylığı için duyuru yapılacak.

Rektör adayı olmak isteyenlerin duyuruda belirlenen tarih aralığında başvuruda bulunmaları gerekecek.

Kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirlenen şartları taşıyanlar rektör adaylığına başvurabilecek.

Devlet üniversitesi veya yüksek teknoloji enstitüsü rektör adayları, adaylık şartlarını taşıdıklarını gösterir belge ve öz geçmişlerini ekledikleri bir dilekçe ile YÖK'e başvuracak.

Vakıf üniversitesi rektör adayları ise adaylık şartlarını taşıdıklarını gösterir belge ve öz geçmişlerini ekledikleri bir dilekçe ile mütevelli heyetine başvuracak. Mütevelli heyeti de teklif ettiği rektör adayını veya adaylarını gösterir bilgi ve belgeleri Cumhurbaşkanlığına sunmak üzere YÖK'e gönderecek.

YÖK, devlet üniversitesi ve yüksek teknoloji enstitüsü rektör adayları ile vakıf üniversitesi mütevelli heyetinin teklif ettiği rektör adayı veya adaylarının tamamına ilişkin şartları taşıyıp taşımadığını, lisans, lisansüstü eğitim mezuniyetleri, akademik unvanlarını aldığı tarihler ve atamaları, bulundukları idari görev ve deneyimleri, sicil ve disiplin dosyaları yönlerinden bir raporlama yaparak Cumhurbaşkanlığına sunacak.

– Yeniden atanmak isteyen rektörler için performans raporu

Söz konusu düzenleme kapsamında, yeniden atanmak isteyen rektörler için YÖK tarafından belirlenen kriterlere göre performans raporu hazırlanacak.

Oluşturulacak performans raporları da Cumhurbaşkanlığına sunulacak.

Cumhurbaşkanı, YÖK tarafından sunulan devlet üniversitesi ve yüksek teknoloji enstitüsü rektör adayları arasından birini, vakıf üniversitelerinde mütevelli heyetinin teklif ettiği rektör adayını veya adaylarından birini rektör olarak atayacak veya başvuru sürecinin yenilenmesini isteyebilecek.

“1. Zonguldak Kitap Fuarı” başladı

ZONGULDAK (AA) – Zonguldak Valiliği öncülüğünde, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) iş birliği ve Zonguldak Dernekleri Federasyonu'nun katkılarıyla düzenlenen "1. Zonguldak Kitap Fuarı" başladı.

Bazı şirketlerin sponsor olarak katkıda bulunduğu fuarın açılışı, Zonguldak BEÜ Merkez Kampüsü Kapalı Spor Salonu'nda gerçekleştirildi.

Zonguldak Valisi Ahmet Çınar, açış konuşmasında, fuarın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.

Başlangıçların çok önemli olduğunu vurgulayan Çınar, "Törenler, 'hayatı etkin kılma teknikleri' diye bilinir. Fuarlar da törenlerin bir parçası, vitrine çıkma, bir şeyin önemini herkesin algılarına etki edecek seviyede bir çalışma yapmak demektir. Dolayısıyla bu tören ve fuar çok önemli." diye konuştu.

Çınar, bir toplumun kitapsız düşünülemeyeceğini anlatarak, şöyle devam etti:

"İnsanlar, medeniyetler, her şey birikimlerini kitap üzerinde yaparlar. Gelişimlerini onun sayesinde yaparlar ve bütün medeniyetler aktarımlarını büyük oranda kitaplar üzerinden yapar. Bizim fuar vesilesiyle bunları her yerde ilan ederek şehrimize duyurursak bu gayretimizin sebebi anlaşılmış olur. İnsanlarda da kitabın önemine dair bir duyarlılığı yaratmış oluruz. Cenab-ı Allah bile peygamberler aracılığıyla bizlere kitap göndermiş. Kitap budur ve bu kadar önemlidir. Kitapsız olmaz."

– Fuar, 7 Ekim'e kadar açık kalacak

BEÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Çufalı da kitapların önemine değinerek, şunları kaydetti:

"Son yıllarda kitapların hem niceliği hem de niteliği değişiyor. e-kitaplardan başlayarak artık kitabın formatı değişmeye başladı. Buna bağlı ve zorlayan olarak da okuyucu kitlemiz özellikle genç okuyucularımız kitap konusunda bizden çok farklı düşünüyor. Kitap format değişmesine rağmen insanlık tarihi boyunca hiç değişmeyecek ve ihtiyacı azalmayacak bir nesne."

67 yayınevinin katılımıyla 7 Ekim'e kadar açık kalacak fuarda, birçok yazar kitaplarını imzalamasının yanı sıra okurlarıyla söyleşi yapacak.