Türkiye-Pakistan kardeşliği Suriye'ye uzandı

AZEZ (AA) – Kilis Valiliği, AFAD ve Pakistan Baitusselam Derneğince Kilis'in karşısında Suriye topraklarında bulunan Azez'de toplam 130 sınıflık 9 okulun açılışı gerçekleştirildi.

Kilis Valiliği ve Pakistan Baitusselam Derneği arasında AFAD'ın koordinasyonunda imzalanan protokol uyarınca Azez'deki İman Kampı'nda 130 sınıflık 9 okulun açılışı yapıldı.

Açılışlara Kilis Vali Yardımcısı Hakan Yavuz Erdoğan, AFAD Başkan Yardımcısı İsmail Palakoğlu, Kilis Müftüsü Abdurrahman Şahin, İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Emin Akkurt, Gaziantep AFAD Müdürü Bekir Şen, Kilis AFAD Müdürü Mustafa Eser ve çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı.

Açılışı yapılan okullara Kilis İl Milli Eğitim Müdürlüğü sıra, masa, tahta ve soba temin ederken, İHH İnsani Yardım Vakfı da oyun parkları ihtiyacını karşıladı.

AFAD Başkan Yardımcısı İsmail Palakoğlu, katılımcılara faaliyetlerle ilgili bilgi verdi.

Dersliklerdeki öğrencilere Kızılay'ın hazırladığı hediyeler dağıtıldı.

Palakoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "8 yıldır hem Türkiye'de yaşayan hem de Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekatları bölgelerindeki binlerce Suriyelinin, dünyanın en cömert ülkesi Türkiye olarak yanında yer aldık." dedi.

Palakoğlu, okulların kardeş ülke Pakistan Baitusselem Derneği ile yapıldığını, Suriye'de çalışmaların kamu kurum ve sivil toplum kuruluşlarının desteğiyle yürütüldüğünü anlattı.

Kilis Vali Yardımcısı Erdoğan, "Bugün açılışını yaptığımız 130 derslikli 9 okuldan birindeyiz. Burada bin öğrenci eğitim görecek." dedi.

Proje tamamlandığında yaklaşık 10 bin öğrencinin, çadırdan dönüştürülecek konteynerlerde eğitim göreceğini aktaran Erdoğan, bölgede sadece okul projeleri yürütmediklerinin altını çizdi. Erdoğan şunları kaydetti:

"Milli Eğitim Bakanlığı okullara iç mefruşat desteği sağladı. Ayrıca İHH İnsani Yardım Vakfı oyun parkı kurdu. Emeği geçen tüm sivil toplum kuruluşlarına teşekkür ederim. Bu bir ekip çalışması. Suriye'de ihtiyaç çok fazla, elimizden geldiği kadar yaraları sarmaya tüm kamu ve kuruluşlarla devam edeceğiz."

ABD'den Suriye açıklaması

            WASHINGTON (AA) - ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), "Suriye'nin kuzeydoğusunda özellikle de ABD askerlerinin bulunduğu veya yakınlarında olduğu bölgelere yönelik herhangi bir tarafça atılacak tek taraflı bir adım büyük bir kaygıdır ve bu tür adımları kabul edilemez olarak addederiz." açıklamasında bulundu.

AA muhabirine açıklama yapan Pentagon sözcülerinden Binbaşı Sean Robertson bölgedeki güvenlik kaygılarına yönelik tek çözümün ABD ile Türkiye arasındaki koordinasyon ve karşılıklı dayanışma olduğunu ifade etti.

Robertson, iki ülke arasındaki koordinasyon, iş birliği ve dayanışma için Türkiye ile yakın çalışmaya ve Suriye Üst Düzey Çalışma Grubunun çalışmalarına bağlı olduklarını kaydetti.

Sınır bölgelerinde güvenliğin diyalogla sürdürülebilir olduğunu belirten Robertson, "Koordinasyonsuz asker operasyonlar ortak menfaatlerin altını oyacaktır." ifadelerini kullandı.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Fırat'ın doğusuna yönelik operasyonla ilgili açıklamaları hakkında Binbaşı Robertson şunları kaydetti:

"Suriye'nin kuzeydoğusunda özellikle de ABD askerlerinin bulunduğu veya yakınlarında olduğu bölgelere yönelik herhangi bir tarafça atılacak tek taraflı bir adım büyük bir kaygıdır ve bu tür adımları kabul edilemez addederiz."

Türkiye'nin onlarca yıldır önemli bir NATO müttefiki ve DEAŞ ile mücadele küresel koalisyonunun kilit bir ortağı olduğuna dikkat çeken sözcü, "Birbirimizin güvenliğinden sorumluyuz ve Türkiye'nin sınır güvenliğine tamamen bağlıyız." ifadelerine yer verdi.

Robertson, DEAŞ ile mücadelenin devam ettiğine dikkat çekerek "Koalisyon kuvvetleri şu anda Orta Fırat Vadisinde DEAŞ'a karşı çatışmanın ortasında olan Suriye Demokratik Güçleri ile yakından çalışıyor." dedi.

Sözcü, "Bu kritik aşamada DEAŞ'ın o bölgede nefes almasına izin veremeyiz ve vermeyeceğiz. Yoksa koalisyon ortaklarımızla elde ettiğimiz kazanımlarımızı tehlikeye atacağız ve DEAŞ'ın tekrar ortaya çıkma riskine izin vermiş olacağız." değerlendirmesinde bulundu.

Aynı açıklama ABD Dışişleri Bakanlığından tarafından da yapıldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen Türk Savunma Sanayi Zirvesi'nde şunları kaydetmişti:

"Bizim ne Amerikan yönetimine ne de Suriye'deki Amerikan askerlerine yönelik bir husumetimiz bugüne kadar olmadı. Her şeye rağmen Amerika'yı, doğru zeminlerde buluşabilmemiz şartıyla gelecekte de birlikte yol yürüyebileceğimiz stratejik müttefikimiz olarak görüyoruz. Ülkemizin beka meselesi olarak gördüğümüz Suriye politikasındaki derin görüş ayrılıklarımızın gelecekteki daha büyük iş birliklerimizin önünde bir engel oluşturmasına izin vermemeliyiz. Bu anlayışla Fırat'ın doğusunu bölücü terör örgütünden kurtarmaya yönelik harekatımıza birkaç gün içinde başlayacağımızı ifade ettik, ediyoruz. Hedefimiz asla Amerikan askerleri değildir, bölgede faaliyet gösteren terör örgütü mensuplarıdır. Bunun da altını özellikle çiziyorum."

Diğer taraftan Ankara'da bir otelde düzenlenen Bosna Hersek Silahlı Kuvvetler Günü resepsiyonunda konuşan Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar da ABD'nin YPG/PKK terör örgütü ile iş birliğini eleştirmişti.

Bakan Akar şu ifadeleri kullanmıştı:

"Yapılan son açıklamalar gerçekten bölgedeki istikrarın daha da istikrarsız hale gelmesine neden olacak. Hele hele teröristlerin eğitilmesinin ve donatılmasının kabul edilmesinin mümkün olmadığını da her zaman olduğu gibi burada bir kez daha altını çizerek söylemek istiyorum. Ülkemizin ve milletimizin karada, denizde, havada uluslararası hukuktan doğan tüm haklarını bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da aynı azimle kararlılıkta koruduk, korumaya devam edeceğiz. Fırat'ın doğusu dahil, Türkiye'nin güneyinde, Suriye'nin kuzeyinde herhangi bir şekilde bir terör koridoru olmasına izin vermemiz, göz yummamız asla söz konusu değildir."

2019 Avrupa Kadınlar Basketbol Şampiyonası'nda rakipler belli oldu

İSTANBUL (AA) – 2019 Avrupa Kadınlar Basketbol Şampiyonası grup kura çekimi yapıldı.

Türkiye Basketbol Federasyonundan yapılan açıklamaya göre, 27 Haziran-7 Temmuz'da Letonya ve Sırbistan'ın ortaklaşa ev sahipliğinde düzenlenecek Avrupa Şampiyonası'nın kura çekimi Sırbistan'ın başkenti Belgrad'da gerçekleştirildi.

Kura çekimine Türkiye'yi temsilen A Milli Kadın Basketbol Takımı Menajeri Yasemin Horasan katıldı.

Kura çekimine 1. torbadan katılan ay-yıldızlı ekip, organizasyonda Slovenya, İtalya ve Macaristan ile C Grubu'nda mücadele edecek.

Kura çekiminde oluşan gruplar şöyle:

A Grubu: Ukrayna, Büyük Britanya, Letonya, İspanya

B Grubu: İsveç, Fransa, Çekya, Karadağ

C Grubu: Türkiye, Slovenya, İtalya, Macaristan

D Grubu: Belarus, Rusya, Belçika, Sırbistan

Türkiye'den Avusturya'nın Sembol Yasası'na tepki

ANKARA (AA) – Dışişleri Bakanlığı, Avusturya'da "Sembol Yasası"nda yapılan değişiklikle Türkiye ve İslam dünyası tarafından kullanılan sembollerin "terörle mücadele" kapsamına alınmasına ilişkin, "Ülkemizde yasal bir siyasi partinin sembolü olan 'bozkurt' ve birçok ülkede Müslümanlar tarafından yaygın olarak kullanılan 'Rabia' işaretlerinin Sembol Yasası kapsamına alınmasını kabul etmiyoruz ve şiddetle kınıyoruz." ifadesini kullandı.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Avusturya'da aşırılık yanlısı örgütlere ait sembolleri yasaklayan 2014 tarihli Sembol Yasası'nda değişiklik yapılmasına dair kanunun dün Avusturya Ulusal Meclisindeki oylamada kabul edildiği hatırlatıldı.

Açıklamada, "Yasaya PKK terör örgütünün sembollerinin dahil edilmesi, terörle mücadele bağlamında doğru yönde olmakla beraber geç atılmış bir adımdır. Bu konudaki düzenlemenin nasıl uygulanacağının yakından takipçisi olacağız." değerlendirmesi yer aldı.

"Bozkurt" ve "Rabia" işaretlerinin yasa kapsamına alınmasına tepki gösterilen açıklamada, "Ülkemizde yasal bir siyasi partinin sembolü olan 'bozkurt' ve ülkemizin yanı sıra birçok ülkede Müslümanlar tarafından yaygın olarak kullanılan 'Rabia' işaretlerinin Sembol Yasası kapsamına alınmasını kabul etmiyoruz ve şiddetle kınıyoruz." ifadeleri kullanıldı.

"Bozkurt" ve "Rabia" işaretlerinin, aşırılıkla yakından uzaktan hiçbir ilgisi bulunmadığının altı çizilen açıklamada, "Terörizmle mücadelede iş birliği gibi yüksek bir amaçla başlatılan yasal bir çalışmanın bu şekilde bir siyasi ve popülist hamleyle amacından saptırılmış ve değersizleştirilmiş olması üzücü ve düşündürücüdür. Yasanın demokratik değerlerle bağdaşmadığı, meşru siyaset zeminini daralttığı ve sadece söz konusu siyasi sembolleri kullananları değil, topyekun siyaset kurumunu ve demokrasiyi hedef aldığı açıktır." değerlendirmesinde bulunuldu.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Avusturya makamları aşırılıkla samimi bir şekilde mücadele etmek istiyorsa önce kendi ülkelerine bakmalıdır. Bu ülkede giderek artan ve ana akım siyasete dahi sirayet eden aşırı sağ ve ırkçı eğilimleri görmezden gelmeye son vermeli, bu konuda gerekli vicdani muhasebeyi yaparak etkili tedbirler almalıdır. Zira yabancı düşmanlığı ve ırkçılık Avusturya’da yaşayan yabancıların maalesef her gün maruz kaldıkları bir olgudur. Bu durum, sayıları yüz binleri bulan Türk toplumunun yaşadığı bu ülkede toplumsal huzuru bozmakta ve yerel makamların önem verdiği entegrasyonu imkansız kılmaktadır."

Yasal düzenlemenin, Türkiye’yi, Avusturya Türk toplumunu ve Müslümanları derinden rencide ettiği ve ikili ilişkileri normalleştirme çabalarına hiçbir katkısı olmadığı vurgulanan açıklamada, "Avusturya makamlarından bu vahim hatanın düzeltilmesini bekliyoruz." ifadeleri kullanıldı.

Türkiye Fransa'daki saldırıyı lanetledi

ANKARA (AA) – Türkiye, Fransa'nın Strazburg şehrindeki silahlı saldırıyı lanetledi.

Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, "Fransa'nın Strazburg kentinde dün masum insanları hedef alan saldırıyı en güçlü şekilde lanetliyoruz. Bu menfur saldırı neticesinde hayatını kaybedenlerin yakınları başta olmak üzere Fransa halkına ve hükümetine başsağlığı, yaralananlara acil şifalar diliyoruz." ifadesi kullanıldı.

Strazburg'un önemli meydanlarından Place Kleber'de kurulan Noel pazarına yakın bir bölgede dün akşam silah sesleri duyulmuştu. Kimliği belirlenen saldırganın kaçtığı kaydedilmişti.

Fransız basınında yer alan haberlerde, 29 yaşındaki saldırganın "Fiş S" olarak adlandırılan takip edilen kişiler arasında bulunduğu, kaçmadan önce askerlerin açtığı ateş sonucu yaralandığı belirtilmişti.

Ayrıca polisin dün sabah saldırganın evine baskın yaptığı ancak şahsı evde bulamadığı bildirilmişti.

Saldırının ardından Fransa İçişleri Bakanı Christophe Castaner, terörle mücadele eylem planının "acil saldırı uyarısı" seviyesine çıkartıldığını açıklamıştı.

GRAFİKLİ – Türkiye AB reform sürecinde kararlı

ANKARA (AA) – ZUHAL DEMİRCİ – Avrupa Birliğine (AB) üyelik sürecinde siyasi reformların hayata geçirilmesinde öncü rol oynayan Reform Eylem Grubunun (REG) dün Ankara'da yapılan 5'inci toplantısında, Türkiye'nin AB reform sürecindeki kararlılığı teyit edildi.

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül'ün ev sahipliğinde Avrupa Birliği (AB) Başkanlığı koordinasyonunda, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun katılımıyla düzenlenen 5. REG Toplantısı'nda, bir önceki toplantıda ele alınan kararlar ve gelinen nokta değerlendirildi.

Siyasi reform önerilerinin hazırlanması ve uygulamaya yansıtılması aşamalarında aktif rol oynayan toplantıda, reformların yanı sıra AB ile yürütülen süreçlerle ilgili değerlendirmelerde bulunuldu ve Türkiye'nin AB'den beklentileri masaya yatırıldı.

Toplantı kapsamında, AB ile bugüne kadar iki defa gerçekleştirilen Yüksek Düzeyli Ekonomik Diyalog Toplantısı'nın üçüncüsünün şubat ayında gerçekleştirileceği bilgisi paylaşıldı.

Reform iradesinin teyit edildiği toplantıda, Yargı Reformu Strateji Belgesinin güncellenmesi çalışmalarında önemli mesafe alındığı, belgenin ocak ayında açıklanmasının hedeflendiği kaydedildi.

Öte yandan toplantıda, Birliğin, Suriyeli göçmenlere aktarması gereken paraya ilişkin ciddi gecikme ve aksamanın yanı sıra Avrupa Parlamentosunun kararlarıyla Katılım Öncesi Mali Yardım Aracının (IPA) kesintiye uğraması eleştirildi.

  • "Türkiye, AB standartlarına uyum için çalışmalarını sürdürecek"

Toplantının ardından yayımlanan ortak bildiride, 18 Mart Türkiye-AB Mutabakatı çerçevesinde, AB'ye katılım müzakerelerinin tekrar canlandırılması, vize serbestisi diyaloğunun hızlandırılması, Gönüllü İnsani Kabul Programı'nın uygulanmasının önemine dikkat çekildi. Ayrıca Türkiye'de geçici koruma altında bulunan Suriyelilere mali yardımın hızlandırılması ve göç yönetiminin salt güvenlik anlayışıyla değil, insani boyutuyla da ele alınması gerektiği vurgulandı.

Gümrük Birliğinin güncellenmesi için müzakerelere başlanması konusunda AB'nin de taahhütlerini yerine getirmesi gerektiğine işaret edilen bildiride, "Gümrük Birliğinin güncellenmesi müzakerelerinin bir an evvel başlaması hem AB hem de Türkiye'nin yararına olacaktır." ifadesine yer verildi.

Bildiride, dünyada en fazla mülteciye ev sahipliği yapan Türkiye'nin, 17 Aralık'ta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'na sunulacak "Mülteciler Konulu Küresel Mutabakatı"nı, mülteciler konusunda yük ve sorumluluk paylaşımı bağlamında somut adım atılması için önemli bir referans belge olarak gördüğü değerlendirmesi yapıldı. Bu bağlamda, Türkiye'nin sürecin tam olarak uygulanmasını yakından takip edeceği vurgulandı.

Öte yandan 30 Kasım'da Brüksel'de yapılan Sığınmacı Mali İmkanı Yönlendirme Komitesi toplantısı ile 3 milyar avro tutarındaki ikinci dilimin sektörlere dağılımı konusunda AB tarafı ile ön mutabakat sağlandığı hatırlatılan bildiride, "İkinci dilimin en kısa zamanda hızlı bir şekilde harcanmaya başlanmasını bekliyoruz." ifadesi kullanıldı.

Türkiye'nin AB'ye katılım müzakere süreci her ne kadar siyasi olarak engellense de Türkiye'nin AB standartlarına uyum için çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceği belirtilen bildiride, Türkiye'nin AB üyeliğini hedeflediği ve bu kapsamda çalışmalarına kararlılıkla devam ettiğinin altı çizildi.

REG toplantılarının ilki, 8 Kasım 2014, ikincisi 20 Şubat 2015, üçüncüsü 11 Aralık 2015 ve dördüncüsü 29 Ağustos 2018'de yapılmıştı.

Rus gazı Türkiye'de rekabete hazır

ANKARA (AA) – MURAT TEMİZER / FİRDEVS YÜKSEL – Rusya Ulusal Enerji Güvenliği Fonu Genel Müdürü Konstantin Simonov, Türkiye'nin doğal gaz satın almak için birçok seçeneği olduğunu belirterek, "Rekabetten korkmuyoruz, Rus gazı rakip gazlardan daha ucuz. Türkiye'ye Azerbaycan ve İran'dan gelen gazla rekabet edebiliriz." dedi.

Simonov, AA muhabirine yaptığı açıklamada Rusya ile Türkiye arasındaki doğal gaz ticaretine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye ile Rusya arasında Kasım 2015'te yaşanan uçak krizinin Rus enerji şirketi Gazprom için ciddi bir sınav olduğunu aktaran Simonov, söz konusu dönemde Moskova'nın Ankara'ya gaz arzını durdurmadığını ve gelecekte de bunun gündeme gelmeyeceğini anlattı. Simonov, Gazprom'un doğal gazı bir politik enstrüman olarak kullanmadığını söyledi.

Kazakistan, Azerbaycan, Rusya, İran ve Türkmenistan'ın Hazar Denizi'nin hukuki statüsüyle ilgili anlaşmayı ağustosta imzaladığını hatırlatan Simonov, "Türkmenistan'dan gaz almak için bir boru hattı kurmak şimdi mümkün. Türkiye'nin yakınlarında fazlaca gaz var. Rusya'nın Türkiye için tek seçenek olmadığını biliyoruz, bu bizim açımızdan ciddi bir rekabet unsuru." diye konuştu.

  • "Rus gazının Türk piyasasında azalan payı"

Simonov, Türkiye doğal gaz ithalatında Rusya'nın payının 2007'de yüzde 63 iken geçen yıl sonunda yüzde 52'ye düştüğünü belirterek, şöyle devam etti:

"Rusya'nın Türk gaz piyasasında azalan payını görüyoruz. Bu azalma Türkiye'nin alternatif seçenekleri olduğunu ortaya koyuyor. Zaten LNG terminalleri var ve dahası da olacak. Ama biz rekabetten korkmuyoruz. Rus gazı rakip gazlardan daha ucuz. Türkiye'ye Azerbaycan'dan ve İran'dan gelen gazla rekabet edebiliriz. Türkiye'nin satın aldığı en ucuz gaz Rusya'dan geliyor. Ayrıca Türkiye'ye ihtiyacı olduğu anlarda garanti gaz gönderme fırsatına sahibiz."

  • "Tehlike yorumlarına karşı Avrupa'da lideriz"

Simonov, Avrupa'nın Rus gazına yaklaşımına da değinerek, "Avrupa, Rusya'ya fazla bağımlı olmanın problem olduğunu düşünüyor. Bir bakıma bu mantıklı bir tez ama şunu da unutmamak lazım. Son 10 yıldır 'tehlikeli, tehlikeli' şeklinde yorumlar duyuyorum. Diğer gördüğüm şey ise Avrupa piyasasında Rus gazının payının yükselmesi. Şimdi, Rusya bunu politik bir silah olarak kullanıyor diyebilir miyiz? Eğer bu konuda gerçek örnekleriniz yoksa, neden bu kadar kaygılısınız?" değerlendirmesinde bulundu.

Avrupa doğal gaz piyasasında Rusya'nın lider oyuncu olduğunu ve bunun sadece ucuz gaz sağlamalarından kaynaklanmadığını aktaran Simonov, "Bizi Avrupa'da lider yapan sadece ucuz gazımız değil, aynı zamanda kış aylarında talebin en yüksek noktaya ulaştığı dönemde de Rusya'nın gaz sağlıyor olması. Mesela Avrupa'da soğuk bir havada Norveç'te bunu isterseniz alamazsınız, ABD'den ekstra gaz alamazsınız. Havanın tahmin ettiğinizden çok daha soğuk olduğu zamanlarda LNG sizi kurtarmaz. Bu ekstra gazı sadece Rusya gönderebilir. Bu da bizim için ciddi bir argüman." ifadelerini kullandı.

  • Rusya'nın doğal gaz ihracat rakamları

Bu arada, Rusya, 2017'de bir önceki yıla kıyasla yüzde 8,1 artışla Avrupa'ya 193,9 milyar metreküp doğal gaz ihracatı gerçekleştirerek tarihi rekor kırmıştı. Avrupa doğal gaz ithalatının yaklaşık üçte birini bu ülkeden gerçekleştiriyor.

Gazprom’un Başkan Yardımcısı Aleksandr Medvedev de bu ay başında Avrupa’dan 2020’ye kadar ilave doğal gaz sevkiyat talepleri aldıklarını belirterek, “Avrupa’ya doğal gaz ihracatımızın bu yıl 200 milyar metreküpü geçmesini bekliyoruz.” açıklamasında bulundu.

Türkiye ise geçen yıl toplam 55 milyar metreküplük gaz ithalatının yüzde 51,93'ünü Rusya'dan gerçekleştirdi. Bu dönemde, Türkiye'ye 28 milyar 690 milyon metreküp gaz gönderen Rusya'yı yaklaşık 17 milyar metreküple İran izledi.

CIA Direktöründen Temsilciler Meclisine Kaşıkçı brifingi

WASHINGTON (AA) – ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Direktörü Gina Haspel'in gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayeti konusunda ABD Temsilciler Meclisine brifing vereceği bildirildi.

Amerikan NBC televizyonunun konuyla ilgili bilgisi olan üç kaynağa dayandırdığı haberinde Haspel'in Senatonun ardından Kaşıkçı'nın Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğunda öldürülmesine ilişkin elindeki istihbarat bilgilerini bugün kapalı bir oturumda Temsilciler Meclisinin önde gelen isimleri ile paylaşacağı iddia edildi.

Haspel'in geçen hafta senatoda verdiği brifingden sonra senatörlerin ABD Başkanı Donald Trump yönetimini Kaşıkçı cinayetini azımsamakla suçladığı hatırlatılan haberde benzer bir brifingin Temsilciler Meclisine de yapılmasının Trump üzerinde Kaşıkçı konusunda baskıyı artıracağına dikkat çekildi.

CIA direktörünün Temsilciler Meclisine vereceği brifing öncesinde Amerikan istihbarat yetkililerinin Kaşıkçı cinayeti konusunda Temsilciler Meclisi İstihbarat Komitesini bilgilendirdiği ifade edildi.

Konuyla ilgili bilgisi olan kaynaklar, perşembe günü ise ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ile Savunma Bakanı James Mattis'in tıpkı Senatoda yaptıkları gibi kapalı bir oturumda Kaşıkçı cinayetine ilişkin Temsilciler Meclisini bilgilendireceğini iddia etti.

-Türkiye elindeki bilgiyi stratejik bir şekilde ortaya çıkardı

NBC televizyonu ayrıca Senato kaynaklarına dayandırdığı haberinde geçen hafta Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı Hakan Fidan'ın Kaşıkçı cinayetine ilişkin Türkiye'nin elindeki bilgileri ve Türk makamlarının yürüttüğü soruşturmaya dair bilgileri bir grup senatörle paylaştığını iddia etti.

Fidan'ın Kaşıkçı cinayetine ait ses kaydını da senatörlerle paylaşıp paylaşmadığının bilinmediği ifade edilen haberde, "Türkiye konsoloslukta olanlara ilgili elindeki bilgileri stratejik bir şekilde parça parça paylaşarak Suudi Arabistan'ın Kaşıkçı'nın Riyad'dan gelen bir ölüm timi tarafından öldürüldüğünü kabul etmek durumunda kalmadan önce konsolosluktan canlı ayrıldığına dair kamuya sunduğu iddialarının da önünü kesti." ifadeleri kullanıldı.

Türkiye'den 400 Ürdünlü öğrenciye yardım

AMMAN (AA) – Ürdün'deki Amman Yunus Emre Enstitüsü (YEE) ve Türk Hayır Cemiyeti iş birliğiyle 400 Ürdünlü öğrenciye kırtasiye ve giyecek yardımı yapıldı.

Başkent Amman'daki Türk Hayır Cemiyeti binasında gerçekleşen dağıtım sırasında Türkiye'nin Amman Büyükelçisi Murat Karagöz ve Amman YEE Müdürü Cengiz Eroğlu hazır bulundu.

Dağıtım sırasında AA muhabirine açıklamada bulunan Eroğlu, YEE'nin dağıtım etkinliğindeki rolünün, yardımı yapan Türkiye'deki belediyeler ile Amman'daki Türk Hayır Cemiyeti arasında aracılık yapmak olduğunu söyledi.

Eroğlu, yardımın, gerekli tüm kırtasiye malzemesiyle birlikte okul çantası, kışlık montlar ve ayakkabıdan oluştuğunu belirtti.

Türk Hayır Cemiyeti Müdürü Muhammed et-Türk de Türkiye'nin Amman Büyükelçiliği ve YEE ile iş birliğiyle birçok etkinlik düzenlediklerini ve bugünkü yardım etkinliğiyle de çocukları sevindirdiklerini ifade etti.

Türk, yardımda bulunulan çocukların yaşlarının 5 ile 16 arasında olduğunu dile getirdi.

Büyükelçi Karagöz ise dağıtım sırasında yaptığı konuşmada, "Bu yardımlar, ileride gelecek yardımların basit bir kısmıdır. Sürekli Ürdünlü kardeşlerimizle ilişkilerimizi güçlendirmeye çalışıyoruz." dedi.

Dünya Kısa Kulvar Yüzme Şampiyonası

İSTANBUL (AA) – 14. FINA Dünya Kısa Kulvar Yüzme Şampiyonası'nda Türkiye Milli Takımı, kadınlar 4×100 metre serbest finalinde 8. oldu.

Türkiye Yüzme Federasyonundan yapılan açıklamaya göre Dünya Kısa Kulvar Yüzme Şampiyonası, Çin'in Hangzhou kentinin ev sahipliğinde başladı.

Kadınlarda Selen Özbilen, İmge Roza Erdemli, Viktoria Zeynep Güneş ve Ekaterina Avramova'dan oluşan milli takım, 4×100 metre serbest elemelerinde 3.41.86'lık süresiyle 8. olarak finale çıktı. Türk yüzme tarihinde şampiyonanın kadınlar takım kategorisinde ilk kez finale çıkan milliler, 4×100 metre serbestte 3.41.25'lik derecesiyle büyükler Türkiye rekoru kırdı ve yarışı 8. olarak tamamladı.

Erkeklerde Hüseyin Emre Sakçı, İskender Baslakov, Yalım Acımış ve Kemal Arda Gürdal'ın yer aldığı milli takım, 4×100 metre serbest elemelerinde 3.12.26'lık derece elde ederek büyükler Türkiye rekoru kırsa da genel sıralamada 9. olarak finale kalamadı.

Erge Can Gezmiş ise 200 metre kelebekte 1.54.71'lik zamanıyla genel sıralamada 19. olarak finale çıkamasa da büyük yaş erkekler Türkiye rekorunun yeni sahibi oldu.