Plastik poşet yasağının öncüsü: Bangladeş

DAKKA (AA) – KAAN BOZDOĞAN – Türkiye bu yıl ücretli plastik poşet uygulamasına geçerken, Bangladeş, 17 yıl önce yürürlüğe koyduğu uygulamayla naylon poşet yasağının öncüsü durumunda yer alıyor.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Avrupa Birliği mevzuatına uyum çalışmaları kapsamında hazırlanan Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği doğrultusunda bilinçli tüketici ile çevre sağlığının korunması amacıyla Türkiye'de 1 Ocak 2019'dan itibaren ücretli plastik torba uygulamasına geçildi.

Dünyada birçok ülkede yürürlükte olan plastik poşet uygulamasının öncüsü 2002 yılında naylon poşet yasağını başlatan Bangladeş olarak biliniyor.

Özellikle muson döneminde kanalizasyon sistemlerini tıkayarak biriken suların sele yol açması sebebiyle ülkede başlatılan yasak, daha sonra çeşitli ülkelerde de uygulanmaya başladı. Bazı ülkelerde plastik poşet kullanımı tamamen ya da kısmi olarak yasaklanırken, bazı ülkelerde de kullanımı azaltmak için ücretli poşet uygulamasına geçildi.

Bangladeş, plastik poşet yasağının ilk uygulandığı yer olmasına rağmen yasak yeteri kadar denetlenmediği için ince plastik poşetler halen birçok iş yerinde kullanılıyor. Kolluk kuvvetleri bazı dönemlerde pazar yerleri ya da dükkanlara baskınlar düzenleyerek plastik poşet kullanan esnafa yönetmelik çerçevesinde idari para cezası uyguluyor.

Petrol bazlı polietilen maddeden üretilen, atık haline geldiğinde ekosistemdeki canlılara ve doğaya zarar veren plastik poşetlerin yerine birçok iş yerinde bez ve kağıt poşetler satılıyor. Bangladeş'teki esnaf, yasağa etkin şekilde uyulmamasını denetimlerin yanı sıra maddi imkansızlıklara, bez ve kağıt poşetlerin de sızdırma yapmasına bağlıyor.

  • Bangladeş'te yaşam

Güney Asya ülkesi Bangladeş, yaklaşık 170 milyon nüfusuyla dünyanın en kalabalık nüfusa sahip ülkeleri arasında yer alıyor. Tropik yağmur ormanları, deniz kıyıları, çay bahçeleri, pirinç tarlaları ve Bengal kaplanları gibi birçok unsuruyla ilgi çeken ülke, yöresel kıyafetleri, lezzetleri, tatil kentleri, turistik mekanları ile her yıl çok sayıda turiste ev sahipliği yapıyor.

Ulaşımın araba ya da otobüslerden çok tomtom (üç tekerlekli motosiklet) ya da arkasında iki kişilik yolcu koltuğu bulunan rikşalarla (üç tekerli bisiklet) sağlandığı ülkede, yoğun trafikte daha rahat ve uygun ulaşım imkanı sağlayan tom-tom ve rikşalar, turistler tarafından sıklıkla kullanılıyor.

Aynı zamanda birçok giyim ve elektronik mağazasının üretim merkezi konumunda olan ülke, ucuz işçilik dolayısıyla firmalarca tercih ediliyor.

Ülkenin sahil kentlerinde çok sayıda kişi geçimini balıkçılık yaparak sağlıyor. Günlük tüketilen balıkların yanı sıra tuzla her çeşit ve boyutta iki gün güneşte kurutulmuş balıklar da ihraç ediliyor.

Yarıyıl tatilinin alternatif adresi: Kırklareli

KIRKLARELİ (AA) – ÖZGÜN TİRAN – Trakya'nın "saklı cenneti" olarak adlandırılan, doğası, tarihi, denizi ve lezzetleriyle ön plana çıkan Kırklareli, yarıyıl tatilinde alternatif arayanlara ev sahipliği yapacak.

Kırklareli Valisi Osman Bilgin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'nin ve Avrupa'nın en büyük longoz ormanlarında dolaşmak, İstanbul'u fetheden Fatih Sultan Mehmet'in dökümhanesinde tarihi koklamak, sakin şehir Vize'de dinlenmek isteyenlerin, yarıyıl tatilinde rotalarına Kırklareli'ni çevirmesi gerektiğini söyledi.

Kırklareli'nin anlatılamayacak kadar güzellikleri ve zenginlikleri içerisinde barındırdığını aktaran Bilgin, tatilcileri Trakya'nın Karadeniz kıyılarındaki meşe ve çam ağaçlarından oluşan Yıldız Dağları, eteklerinde keyifli bir yolculuk ile içinde yarasaların gözleneceği bölgenin turizme açık tek mağarası Dupnisa'yı gezmek ve bölgenin lezzetli etinden yapılan yemeklerin tadına bakmak isteyenlere tatil için Kırklareli'ne davet etti.

Sakin şehir ağında bulunan Vize'de konaklamak isteyenlerin ise Geç Roma dönemine ait Trakya'nın tek antik tiyatrosu, kalesi ve tarihi Gazi Süleyman Paşa Camisi'ni gezdikten sonra, Kıyıköy beldesinde deniz ve doğa ile baş başa bir tatil geçirebileceklerini ifade eden Bilgin, kentin köftesi, eti, peyniri, süt ve süt ürünleri gibi gastronomi anlamında misafirlerine eşsiz lezzetleri tatma fırsatı da sunduğunu vurguladı.

Türkiye'nin sayılı bakir kalmış illerinden birin Kırklareli olduğunu belirten Bilgin, kentin bir ova ili olarak gözüktüğüne ancak Trakya'nın en yükseği Yıldız Dağları'nın da kentte bulunduğuna dikkat çekti.

Artık insanların şehirlerden uzaklaşıp doğa ile iç içe bir tatil arayışı içerisinde olduğunu aktaran Bilgin, şunları kaydetti:

"Özellikle kışın bölgemize kar yağıyor ancak ılıman havası dikkat çekici. Vatandaşlarımız İğneada beldemizde kamp yapabiliyorlar, geziyorlar ve otellerde de konaklayabiliyorlar. Bölgemizde çok güzel otellerimiz bulunmaktadır.

Yarıyıl tatilinde tüm vatandaşlarımızı kentimize davet ediyoruz. Huzuru, rahatı ve sakinliği bir arada bulmak isteyenler kentimize gelmeliler. Kıyıköy beldemiz de özellikle taze balığı ve doğası ile tatil imkanı sunuyor. İlimiz merkezinde de tarihi eserleri ile dikkat çekiyor. Kışın hem kar, hem ılık hava, hem doğa eşsiz bir güzellik sunuyor." şeklinde konuştu.

  • Kırklareli'nin dikkati çeken turistik yerleri

Karadeniz'e kıyısı bulunan İğneada ve Kıyıköy beldeleri konaklama, deniz ve doğa turizmini bir arada geçirmek isteyenlere eşsiz bir tatil imkanı sunuyor.

Demirköy ilçesinin İğneada beldesindeki yaklaşık 2 bin 511 dönüm büyüklüğünde, içerisinde 4 gölün yer aldığı, doğal güzellikleri, yürüyüş parkurları ve barındırdığı hayvan popülasyonuyla ilgi çeken ormanlar, her mevsim ayrı bir güzelliğe ev sahipliği yapıyor.

İçerisinde 544 çeşit bitki, 46 tür canlı, 25 cins sürüngen, 50 tür memeli, 30 çeşit tatlı su balığı, 20 tür deniz balığı, 219 çeşit kuş barındıran longoz ormanları, birçok fotoğraf tutkununu da ağırlıyor.

Demirköy ilçesine bağlı Sarpdere köyünde bulunan ve içerisinde ki 60 bin yarasa ile ikinci jeolojik zamana ait mermerler içinde, birbirine bağlı iki kat ve üç bölümünden oluşan Dupnisa Mağarası da görülmeye değer yerler arasında yer alıyor. Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'un fethinde kullandığı toplar ve gülleler, yapıldığı Demirköy Fatih Dökümhanesi'de tarihi açıdan ayrı bir önem taşıyor.

Vize ilçesinde Geç Roma dönemine ait Trakya'nın tek antik tiyatrosu, kalesi ve tarihi Gazi Süleyman Paşa Camisi'ni gezdikten sonra, Kıyıköy beldesinde deniz ve doğa ile baş başa bir tatil geçirilebilir.

Tüm bu güzelliklerin ardından kent merkezine gelen turistler burada da tarihi Hızırbey Cami, Kırklareli Müzesi, Aşağıpınar kazı alanındaki müzeleri gezdikten sonra, gastronomi mutfağı ile ağızlarını tatlandırabiliyor.

İspanya geçen yıl rekor sayıda turist ağırladı

MADRİD (AA) – İspanya Endüstri, Ticaret ve Turizm Bakanı Reyes Maroto, 2018'de ülkeyi ziyaret eden yabancı turist sayısının yeni bir rekorla 82,6 milyon olduğunu açıkladı.

Maroto basına yaptığı açıklamada, İspanya'ya 2018'de gelen turist sayısının bir önceki yıla kıyasla yüzde 0,9'luk artışla rekor kırdığını ve 82,6 milyona ulaştığını belirtti. Maroto, İspanya'ya gelen yabancı turistlerin harcamalarında da ciddi artış görüldüğünü, bir önceki yıla kıyasla yüzde 3,1'lik artışla yabancı turistlerden yaklaşık 90 milyar avroluk gelir elde edildiğini aktardı.

Turizm sektörünün İspanyol ekonomisinin "motoru" olmaya devam ettiğinin altını çizen Maroto, en fazla istihdamın da bu sektörde sağlandığını ifade etti.

Maroto, Brexit'in ülke turizmine olası etkilerini asgari düzeye indirmek için çalışmalar yürüttüklerini kaydetti.

İspanya'da yabancı turist sayısı, 75 milyonun üzerine çıktığı 2016'dan bu yana her yıl yeni rekor kırıyor.

Uludağ'ın karlı eteklerinde atla gezinti turizmi

BURSA (AA) – SİNAN BALCIKOCA – Bursa'da Uludağ'ın doğu eteklerinde kurulan binicilik merkezine gelenler, eşsiz doğa manzarasında ata biniyor.

Bosna Hersek Bursa Fahri Konsolosu Muzaffer Çilek'in girişimleriyle Kestel ilçesine bağlı kırsal Kazancı Mahallesi'nde kurulan bir binicilik merkezinde, farklı türlerden 40 at bulunuyor.

Tesisi ziyaret eden yerli ve yabancı çok sayıda turist, mahallede yer alan Kazancı Göleti'nin kıyısında, çam ormanı içinde, eşsiz Uludağ manzarasında kar üzerinde ata binmenin, doğayla baş başa olmanın keyfini yaşıyor.

Tesisin sorumlusu Burak Yalım, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kazancı Mahallesi'nde Boşnak kültürünü atlarla tanıtmaya çalıştıklarını söyledi.

Doğaseverler için atlı doğa turları, binicilik eğitimleri verdiklerini dile getiren Yalım, "At, Türk kültürünün binlerce yıldır parçası. Son dönemlerde diziler sayesinde yeniden popülerliğini kazandı. Biz bundan çok mutluyuz. Bu, bizim kültürümüzün bir parçası. İstiyoruz ki herkes ata dokunsun ve atla iletişim kurabilsin. Atlar insanlara iyi geliyor." dedi.

  • "Hong Kong'dan gelen var"

Hiç ata binmemiş hatta dokunmamış kişilerin bile uysal atlarla doğada kar üzerinde gezinti yapabildiğini vurgulayan Yalım, "Şehirler çok kalabalık. Biz bu tesisi kurarak insanlara ata binme deneyimini yaşatmak istiyoruz." ifadesini kullandı.

Yalım, geleneksel okçuluk ve atlı okçuluk eğitimleri de verdiklerini belirterek şöyle devam etti:

"Atlı gezilerimiz manej içinde de yapılabiliyor ancak Uludağ'ın eteklerinde eşsiz Uludağ manzarasıyla da gerçekleşebiliyor. Kar üzerinde, mükemmel bir doğada 1 saatlik turlar yapılabiliyor. Sadece güzel havalarda değil, kar üzerinde bunu yapmak çok güzel. Geçen günlerde Hong Kong'dan gelen iki misafirimizi ağırladık. Kar üzerinde ata bindiler ve çok memnun kaldılar."

  • "Kar üzerinde ata bindim, çok güzel"

Ata binen Zeynep Batıkan da geçen yıl binicilik eğitimi aldığını ve 1 yıldır ata bindiğini söyledi. Eşsiz manzarada doğa gezilerine çıktığını anlatan Batıkan, "Kış mevsimindeyiz. Kar üzerinde ata bindim, çok güzel. Dışarıdan bakınca ürkütücü gibi duruyor ama ata bindikten sonra insanın inesi gelmiyor. Bu deneyimi herkese tavsiye ederim." dedi.

Selçuk Gartel de ilk defa kar üzerinde ata bindiğine işaret ederek "Bu eşsiz doğada ata binmek çok güzeldi. Bunu herkesin yaşamasını isterim. Yarıyıl tatilinde yine gelip burada ata bineceğim." dedi.

Göbeklitepe 1 milyon turiste hazır

ŞANLIURFA (AA) – HALİL FİDAN – EDA ÖZDENER – Şanlıurfa Müzesi Müdürü Celal Uludağ, Göbeklitepe Yılı kapsamında, Dünya Kültür Miras Listesi'ndeki ören yerinde hazırlıkların tamamlandığını belirterek, "Göbeklitepe'deki tüm altyapı düzenlemeleri ve ziyaretçi karşılama merkezimiz hazır. Canlandırma merkezi, ziyaretçileri alana götürecek servis araçları gibi her türlü hazırlık tamamlanmış durumda." dedi.

Göbeklitepe Kazı Heyeti'nin de başkanı olan Uludağ, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 12 bin yıl önce inşa edilen inanç merkezindeki dikili taşların, neolitik dönem insanının sembolik duygularının ne kadar gelişmiş olduğunu gösterdiğini söyledi.

O dönem insanının yaratıcı dehası bulunduğuna ve gelişmiş bir taş ustalığı sergilediğine dikkati çeken Uludağ, "En önemlisi de insanların bu ibadet alanını bin yıllık bir kullanımdan sonra koruma duygusunu ön planda tutarak kendi elleriyle kapatmasıdır." dedi.

Ören yerinin hem dünya arkeolojisi hem de Türkiye için önemine işaret eden Uludağ, burasının geçen yıl UNESCO Dünya Miras Listesi'ne girmesinin ve 2019'un turizmde "Göbeklitepe Yılı" ilan edilmesinin, Şanlıurfa için gurur verici bir gelişme olduğunu dile getirdi.

Söz konusu gelişmelerden sonra Göbeklitepe'ye ilginin daha da artacağını belirten Uludağ, "Şimdiden bunun etkilerini görmeye başlıyoruz. Birçok turizm acentesi tarafından bağlantılar kurulmaya başlandı." dedi.

Uludağ, şunları kaydetti:

"Şanlıurfa'da Kültür ve Turizm Bakanlığı adına hizmet veren kurumlar olarak Göbeklitepe ile ilgili tüm hazırlıkları yapmış durumdayız. Alandaki tüm altyapı düzenlemeleri ve ziyaretçi karşılama merkezimiz hazır. Bu ören yeri ile ilgili bilgi alınabilecek canlandırma merkezi, ziyaretçileri alana götürecek servis araçları gibi her türlük hazırlık tamamlanmış durumda. Bu anlamda Göbeklitepe ziyarete tam anlamıyla hazır durumda. 2019 yılında Göbeklitepe ve Şanlıurfa'ya misafirlerimizi bekliyoruz."

  • Turistlere konaklama için tarihi ev seçeneği

Şanlıurfa Kültür ve Turizm Müdürü Aydın Aslan ise yerli ve yabancı turistlerin görmek istediği mekanların başında gelen bu ören yerinin, gerek Şanlıurfa'ya gerek Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ne gerekse Türkiye'ye ciddi anlamda turizm getirisi sağlayacağını söyledi.

Yurt dışı turizm fuarlarında buraya özel önem verileceğini ifade eden Aslan, "Göbeklitepe'nin geniş kitlelerce görülebilmesi için yurt içinden ve dışından birçok seyahat acentesine yönelik turlar düzenlenecek." dedi.

Aslan, bu hareketliliğin konaklama işletmelerini de artıracağına işaret ederek, "Turizm yatırımcılarını Şanlıurfa'ya bekliyoruz. Kısa vadede ise konaklama sorununu çözmek için Balıklıgöl yerleşkesi civarında çok güzel tarihi evler var. Çok hızlı bir şekilde bunları turizme kazandırabiliriz." diye konuştu.

Şanlıurfa'yı geçen yıl 1 milyonun üzerinde turistin ziyaret ettiğini belirten Aslan, "Göbeklitepe Yılı'nın etkisiyle bu sayının daha da artmasını bekliyoruz. Bizler her anlamda bu özel yıla hazırız." ifadelerini kullandı.

Karacadağ'da kayak, Karaali'de kaplıca keyfi

ŞANLIURFA (AA) – HALİL FİDAN – İnanç ve kültür turizmi merkezlerinden olan ve bu yönüyle her yıl çok sayıda turist çeken Şanlıurfa'da kış mevsiminde Karacadağ'da kayak, Karaali bölgesinde ise kaplıca imkanı bulunuyor.

Şanlıurfa, yürütülen çalışmalar sayesinde özellikle geçen yıl turizmde hareketli bir dönem geçirdi.

Son dönemlerde turistlerin uğrak noktası olan kentte, bu yılın "Göbeklitepe Yılı" ilan edilmesinin etkisiyle kış döneminin de yoğun geçmesi bekleniyor.

Hazreti İbrahim başta olmak üzere birçok peygamberin burada yaşadığına inanıldığı için "Peygamberler Şehri" olarak da anılan Şanlıurfa'da İbrahim Peygamber'in doğduğu ve ateşe atıldığı yer olarak rivayet edilen Balıklıgöl, "tarihin sıfır noktası" olarak nitelendirilen Göbeklitepe, konik kubbeli evleriyle dikkati çeken tarihi Harran ilçesi ve doğal güzellikleriyle öne çıkan Halfeti ilçesi, konuklara farklı bir atmosfer yaşatıyor.

Tarihi kentte bunun yanı sıra halk arasında "Güneydoğu'nun Uludağ'ı" olarak adlandırılan Siverek ilçesindeki bin 919 rakımlı Karacadağ Kayak Merkezi de tatilcilere keyifli vakit geçirme olanağı sağlarken, Karaali bölgesinde de tarımsal sulama amacıyla yapılan sondaj çalışmalarında tesadüfen bulunan termal su, şifa arayanların uğrak yeri haline geldi.

  • Bölgenin zirvesi

Şanlıurfa ile Diyarbakır arasındaki sınırları belirleyen ve Siverek ilçesine 45 kilometre uzaklıkta bulunan Karacadağ Kayak Merkezi, bin 919 rakımıyla bölgenin zirvesinde yer alıyor.

Karın geçen yıl fazla yağmaması nedeniyle kötü bir dönem geçiren merkezde, bu yıl erken düşen ve kalınlığı da kayak için yeterli düzeye ulaşan kar, bölgedeki vatandaşların yüzünü güldürdü.

  • Kaplıca, çok sayıda kişinin uğrak mekanı

Şanlıurfa kent merkezine yaklaşık 40 kilometre mesafede bulunan Karaali Mahallesi'nde sondaj çalışması sırasında gün yüzüne çıkarılan sıcak suyun kükürt, florür ve mineral maddeler içerdiğinin belirlenmesi üzerine, suyu değerlendirmek için harekete geçildi.

Bölgede apart otel ve alışveriş merkezi inşa ettirilerek termal kaplıca özel bir şirket aracılığıyla işletmeye açıldı.

İlk dönemlerde yalnızca Şanlıurfa ve ilçelerinden vatandaşların ilgi gösterdiği Karaali Kaplıcaları, Sağlık Bakanlığından ruhsat alınmasının ardından çevre illerden hafta sonları düzenlenen turlarla, pek çok kişinin uğrak mekanı haline geldi.

Yaklaşık 50 derece sıcaklıktaki termal suya sahip kaplıca, özellikle romatizmal, deri ve iltihabi hastalıklar ile böbrek taşlarıyla ilgili sorunları olanlar tarafından tercih ediliyor.

Karaaali Kaplıcaları İşletme Müdürü Mehmet Temel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, apart ve havuzlu otel olmak üzere 2 farklı tesisle konuklara hizmet verdiklerini belirtti.

Yaklaşık 50 derece olan kaplıcaya özellikle romatizmal ve deri hastalıkları ile nörolojik rahatsızlıkları bulunan vatandaşların geldiğini ifade eden Temel, kaplıcaya yurt içinden olduğu kadar yurt dışından tatil için gelen gurbetçilerin de ilgi gösterdiğini aktardı.

  • "Yarı yıl tatilinde yer bulmak zorlaşıyor"

Mehmet Temel, özellikle yaklaşan yarıyıl tatilinde yoğunluk beklediklerini vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Kaplıcamız Sağlık Bakanlığından onaylı. Ayrıca sevkli hasta kabul ediyoruz ve bunun için hem yaz hem de kış çok sayıda müşteriye hizmet veriyoruz ancak kışın ilgi daha fazla. Tesisimiz 400 yatak kapasiteli ve hafta sonları tam doluluğa ulaşıyoruz ayrıca sömestir tatilinde de yoğunluk bekliyoruz, şimdiden çok sayıda rezervasyon aldık. O dönemde yer bulmak imkansız hale gelebiliyor. O yüzden vatandaşlarımızın rezervasyon için acele etmesi gerekiyor. Yılda ise toplamda 25 bin civarında ziyaretçi ağırlıyoruz. İnsanların çoğu şifa bulmak için geliyor, bölge halkının yanı sıra çevre illerden ve yurt dışından da misafirlerimiz oluyor. Biz her anlamda hazırız, herkesi buraya davet ediyoruz."

  • "Bölgenin tek kayak merkezi"

Karacadağ Kayak Merkezi işletmecisi Orhan Atilla ise bölgede yürütülen çalışmalar sayesinde kayağa ilginin her geçen yıl arttığını söyledi.

Bu yıl kar yağışının etkili olması sayesinde verimli bir dönem geçirdiklerine dikkati çeken Atilla, şunları kaydetti:

"Bu yıl her şey iyi gidiyor. Önceki dönemlere göre ziyaretçi sayısı yaklaşık beş kat arttı. Önümüzdeki günlerde sömestr tatili var. Yolumuz şu an açık, tesislerimiz faaliyetlerine devam ediyor. Tatil günlerinde gerek aileler gerek öğrenci grupları geliyor, hatta tesisimiz artık yetersiz kalıyor. Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin tek kayak merkezi ve bu tesis artık ihtiyaca cevap veremiyor. Hafta sonu günlük 2 bin 500 ziyaretçimiz geliyor. Artık kayak merkezi için güzel bir tesis şart oldu. Gerek otel gerek teleferik olsa sayı beş katına çıkabilir çünkü gelen telefon yoğunluğundan bunu anlayabiliyoruz, gelenler konaklamak istiyor. İnsanlar günübirlik gelebiliyor, gündüz gelip akşama dönebiliyorlar. Uygun bir yer, sorunu olmayan bir bölge ve güvenli o yüzden tercih ediliyor."

Atilla, şartların iyileştirilmesi durumunda Türkiye'nin birçok yerinden vatandaşın bölgeye geleceğine inandığını dile getirerek, bu durumun ülke ve bölge ekonomisine ciddi katkı sunacağını ifade etti.

Diyarbakır'dan Evin Yılmaz da kayak yapmayı çok sevdiğini belirterek, fırsat buldukça arkadaşlarıyla eğlenceli vakit geçirmek için buraya gelmeye çalıştıklarını söyledi.

Güney Ege'ye turist akını hız kesmedi

MUĞLA (AA) – DURMUŞ GENÇ – Muğla'ya 2018 yılında 2 milyon 805 bin 115 yabancı turist geldi, bir önceki yıla göre yaşanan yüzde 34'lük artış turizmcileri umutlandırdı.

Türkiye'nin 1484 kilometreyle en uzun kıyı şeridine sahip ili Muğla, turizm çeşitliliği, kültürel varlıkları ve muhteşem doğasıyla 340 bin yatak kapasiteli tesislerinde yerli ve yabancı misafirlere unutulmaz tatil imkanları sunuyor. Deniz, kum ve güneşin yanı sıra tarihi mekanlar da ziyaretçileri çekiyor. Farklı medeniyetlere ait izler taşıyan kent, bölgenin kültür turizmine de büyük katkı sağlıyor.

Bodrum, Fethiye, Marmaris, Dalaman, Köyceğiz, Datça gibi tatil cenneti destinasyonları, yamaç paraşütü, rafting, cip safari gibi ekstrem spor alanları, her zevke ve bütçeye uygun konaklama tesisleri, sağlıklı ve lezzetli mutfağı, geleneksel mimarisi, alışveriş ve eğlence olanakları ile yerli ve yabancı misafirlere unutulmaz bir tatil imkanı sunuyor.

Muğla Valisi Esengül Civelek, AA muhabirine yaptığı açıklamada, tarihi, kültürel değerleri ve doğal güzellikleriyle her yıl milyonlarca yerli ve yabancı ziyaretçiye ev sahipliği yapan Muğla'ya 2018 yılında gelen yabancı turist sayısının bir önceki yıla oranla artmasının memnuniyet verici olduğunu söyledi.

Civelek, 2018 yılının turizmde yüzleri güldürdüğünü belirterek "Muğla'ya 2018'de gelen yabancı turist sayısı 2017'ye göre yüzde 34 artışla 2 milyon 805 bin 115’e ulaştı." dedi.

Muğla'yı 1 milyon 27 bin 304 kişiyle en çok İngilizlerin ziyaret ettiğini vurgulayan Civelek, kente 398 bin 596 Rus, 218 bin 195 Alman, 176 bin 871 Ukraynalı ve 138 bin 948 Polonyalının geldiğini aktardı.

  • "En çok havayolu ile tatil tercih edildi"

Muğla kent merkezi ile turistik ilçelerine 2018'de gelen 2 milyon 805 bin 115 yabancı misafir, 2 havaalanı ve 10 deniz hudut kapısından giriş yaptı. 2017 yılında ise Muğla'ya 2 milyon 89 bin 503 kişi gelmişti.

Kente 2018 yılında 1 milyon 523 bin 110 kişi Dalaman Havalimanı, 781 bin 277 kişi Milas Bodrum Havalimanından giriş yaparken, 121 bin 473 kişi Marmaris Limanı, 10 bin 436 kişi Bozburun Limanı, 141 bin 510 kişi Bodrum Limanı, 142 bin 635 kişi Mantarburnu Limanı, 23 bin 185 kişi Fethiye Limanı, 6 bin 803 kişi Datça Limanı, 2 bin 765 Güllük Limanı, 43 bin 345 kişi Turgutreis Limanı, 8 bin 576 kişi Yalıkavak Limanı'ndan giriş yaptı.

Ulaşım şekli yönünden değerlendirildiğinde ise Muğla'ya gelen turistler çoğunlukla havayolunu tercih etti.

Ziyaretçiler özellikle Bodrum, Marmaris, Fethiye, Datça, Dalyan, Akyaka ve Gökova'daki otellerde ve sahillerde yoğunluk oluşturuyor.

Tunus 2018'de turizm gelirini yüzde 42 artırdı

  TUNUS (AA) - Tunus Turizm Bakanı Roni Trablusi, 2018'de 8 milyondan fazla turisti ağırlayan ülkenin turizm gelirini bir önceki yıla göre yüzde 42 artırdığını belirtti. 

Trablusi, başkent Tunus'ta katıldığı bir programda yaptığı konuşmada, ülkesinin 2018'de 8,3 milyon yabancı turisti ağırladığını ve bu rakamı 2019'da 9 milyona çıkarmayı hedeflediklerini söyledi.

Tunus'un batısındaki sınır komşusu Cezayir'den 2018 yılı içinde 2,7 milyon ziyaretçi geldiğini aktaran Trablusi, ülkesinin bu yıl boyunca turizm yatırımlarını ve havayolu bağlantılarını artıracağını ifade etti.

Turizm Bakanlığı verilerine göre, Tunus'un ağırladığı turist sayısı 2018'de bir önceki yıla göre yüzde 17,7 arttı. Böylece ülke 1,36 milyar dolarlık bir girdiyle turizm gelirini 2018'de bir önceki yıla göre yüzde 42,1 artırmayı başardı.

Tunus'ta 2015 yılında yabancı turistleri hedef alan DEAŞ saldırısı sonrası turizm sektörü ağır darbe almıştı. Ülkenin gayri safi yurt içi hasılasının yaklaşık yüzde 8'ini oluşturan turizm sektörü, "Arap Baharı" sonrası sıkıntı yaşayan Tunus ekonomisi için önemli bir destek ve döviz girdisi olarak önem arz ediyor.

Göbeklitepe kültür turizminin vazgeçilmezi oldu

ŞANLIURFA (AA) – RAUF MALTAŞ – UNESCO Dünya Miras Listesi'ndeki, "tarihin sıfır noktası" olarak nitelendirilen Şanlıurfa'daki Göbeklitepe, turizm ve seyahat acentelerinin 2019 yılı öncelikleri arasına girdi.

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Yönetim Kurulu Üyesi Ali Bilir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2019'u "Göbeklitepe Yılı" ilan ettiğini hatırlattı.

Bilir, dünyada "tarihin sıfır noktası" olarak kabul gören ve yaklaşık 6 ay önce UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne giren Göbeklitepe'nin, Türkiye'nin en önemli kültürel miraslarından biri olduğunu aktardı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, TÜRSAB ve sektörde hizmet veren kuruluşların desteği, Göbeklitepe'nin etkisiyle Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki kentlerde bu yıl turizm hareketliliği beklediklerini vurgulayan Bilir, bölgedeki illerin bu hareketliliğe yönelik iyi hazırlanması gerektiğini söyledi.

Bilir, TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya tarafından aralarında Çin ve Hindistan'ın da bulunduğu bazı ülkelerin büyükelçilerinin Göbeklitepe'de ağırlandığını dile getirerek bu yıl benzer özel turlara daha fazla ağırlık vereceklerini belirtti.

Türkiye genelinde hizmet verdikleri 10 bin üye acenteyle Göbeklitepe'ye bu yıl ayrı bir vurgu yapacaklarına dikkati çeken Bilir, şöyle devam etti:

"TÜRSAB olarak bu yıl Göbeklitepe'yi ayrıca işleyeceğiz, önceliklerimiz arasına alacağız. GAP bölgemizde Şanlıurfa ilimiz önemli bir destinasyondu. Burada konaklama yapılmayan programlarda bir gece konaklamaya geçilecek. Bir gece olan konaklamalar ise iki geceye çıkarılacaktır. Şanlıurfa ayağında da burada önemli çalışmaların yapılması gerekiyor. İnsanların Göbeklitepe'ye gelmesi gitmesi, bu bölgelerde barınması, ihtiyaçlarının karşılanması için de kentte yerel yönetimler çalışma yapıyor. Gelecek nisan ve mayıs aylarında kentteki oteller dolu, demek ki daha fazla otele ve hizmete ihtiyaç var."

  • "Olmazsa olmaz" listesine eklendi

Bilir, TÜRSAB olarak yıllardır turizm denilince akla gelen "deniz, kum, güneş" algısının dışına çıkılması için özel gayret sarf ettiklerini anlattı.

Türkiye'nin turizmi 12 aya rahatlıkla yayabilecek bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Bilir, bu anlamda Şanlıurfa'nın tek başına güzel bir örnek teşkil ettiğini belirtti.

Kentin yılın 365 günü rahatlıkla ziyaret edilebileceğini aktaran Bilir, şöyle konuştu:

"Seyahat acentelerimizin, özellikle kültür turizmine yönelik çalışan firmalarımızın Göbeklitepe'yi 'olmazsa olmaz' listeleri arasına eklediğini görüyoruz. Göbeklitepe vurgusu özel bir tema olarak bu yıl turizm firmaları tarafından öne çıkarılacak. Gerek ülke tanıtımlarında gerek bizim tanıtımlarımızda, bölge bilgilendirmelerinde gerekse de fuarlarımızda özel bir vurgu olacak. Göbeklitepe artık ülkemiz için değil, dünya için çok önemli bir yer durumuna gelmiştir."

  • "Kıymeti yerinde anlaşılıyor"

Bölgesel Turist Rehberleri Odası Başkanı Müslüm Çoban da bu yıl kentin Göbeklitepe ile özdeşleşeceğine inandığını söyledi.

Turizm ve seyahat acentelerinin Göbeklitepe vurgusunu yerinde ve isabetli bir karar olarak değerlendirdiğini vurgulayan Çoban, geçmiş yıllarda da sadece Göbeklitepe için kente gelen yerli ve yabancı turistlere rastladıklarına işaret etti.

Ören yerinin değerinin gezilip görülerek anlaşılabileceğine dikkati çeken Çoban, şunları kaydetti:

"Göbeklitepe sayesinde diğer ören yerleri Harran ve Balıklıgöl de çok sayıda ziyaretçiyi ağırlayacaktır. Göbeklitepe'nin tek başına büyüleyici bir çekim gücü var. Göbeklitepe yerinde görülerek kıymeti ve değeri anlaşılabilecek dünyaca tescillenmiş bir ören yeridir. Tarihe meraklı turistlerin bizzat yerinde görmesi gerekiyor. Arkeoloji ve kültür turlarının vazgeçilmez adreslerinden birisi olmayı başardığı için biz de mutluyuz."

Özbekistan'dan turizm hamlesi

TAŞKENT (AA) – Özbekistan'da hükümet, turizmi stratejik sektörlerden biri haline getirmeyi hedefliyor.

Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, Özbekistan'da turizm alanında köklü değişikliklerin yapılmasını öngören "2019-2025 Yıllarında Turizmi Geliştirme Programı"nı imzaladı.

Buna göre, şu anda yüzde 2,3 olan turizmin GSYH'deki payının 2026'da yüzde 5’e çıkarılması öngörülüyor. 2017’de 2,6 milyon ve geçen yıl 5,3 milyon olan turist sayısının 2026'da 9 milyona, turizm gelirlerinin de yaklaşık 1 milyar dolardan 2,2 milyar dolara çıkarılması planlanıyor.

2019-2021 döneminde ülkede bin 500’den fazla otelin inşa edilmesi, böylece otel sayısının 2021 sonunda 2 bin 394'e, toplam yatak sayısının da 50 bin 44’e çıkarılması hedefleniyor.

Otelcilik sektörüne yatırım yapacak iş adamlarını destekleyecek olan Özbek hükümeti, bunun için toplam 100 milyon dolarlık kaynak ayıracak.

Programa göre, Özbekistan'a uçacak yabancı hava yolu şirketlerine de bazı imtiyazların verilmesi planlanıyor.