Kuşadası Limanı'na bu yıl 152 kruvaziyer demirledi

AYDIN (AA) – FERDİ UZUN – Turizmde atılan adımlarla birlikte toparlanma sürecine giren Kuşadası Ege Port Limanı'na, bu yıl 152 kruvaziyerle 122 bin 321 yabancı konuk geldi.

Türkiye'nin en fazla kruvaziyerin demir attığı limanı olan Kuşadası Ege Port'a gelen ziyaretçiler, ilçenin yanı sıra Selçuk'taki Efes Antik Kenti ile Meryem Ana Evi'ni gezdi, yaptıkları alışverişlerle bölge esnafının yüzünü güldürdü.

Kuşadası Ege Port Limanı Genel Müdürü Aziz Güngör, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dünyadaki en önemli limanlardan biri olan Kuşadası limanının her yıl ülkedeki diğer limanların toplamından fazla yolcu ağırladığını söyledi.

Güngör, limana geçen yıl 126 gemiyle 118 bin 418 yolcunun, bu yıl ise 152 gemiyle 122 bin 321 yolcunun geldiğini, gemi sayısındaki yüzde 21'lik artışın turizmde kötü günlerin geride kaldığını gösterdiğini belirtti.

Kruvaziyer turizminin Türkiye için çok önemli olduğunu dile getiren Güngör, şöyle dedi:

"Artan rezervasyon sayılarıyla 2019 yılında 195 kruvaziyerle 170 bin 773 turist gelecek. Ayrıca Yunanistan'ın Samos adasından 477 feribot seferiyle 70 bin yolcu gelmesi bekleniyor. Kruvaziyer turizminde 2020 rezervasyonları da iyi gidiyor. Türkiye bu krizden yavaş yavaş çıkıyor. Büyük firmaların rotalarını yeniden Türkiye'ye çevirdiğini görüyoruz."

Kuşadası Turizm Tanıtma Derneği Başkanı Bülent İlbahar da gemi sayısındaki artışın sevindirici olduğunu, kruvaziyerlerin ilçe esnafına büyük katkı sağladığını söyledi.

İlbahar, 2019 ve 2020 yılları için çok daha fazla umutlu olduklarını ifade etti.

– "Türkiye'nin kültürünü ve insanlarını seviyorum"

Son kruvaziyer gemiyle ilçeye gelen turistlerden Amerikalı Jim Dinlett, "Türkiye'nin çok egzotik ve güzel bir ülke olduğunu biliyordum. Gelip görmek istedim. Ben turlara katılmadan Kuşadası'nı kendim keşfetmek istiyorum. Özellikle Türk kahvesini çok merak ediyorum." dedi.

Yunan turist Stella Koutoulli de daha önce İstanbul'a geldiğini belirterek, "Kuşadası'na ilk kez geliyoruz. Efes ve Meryem Ana'yı çok merak ediyorum. Türkiye'nin kültürünü ve insanlarını seviyorum. Ülkemi ne kadar çok seviyorsam Türkiye'yi de o kadar seviyorum." ifadesini kullandı.

– "Sezon bizim için güzel geçti"

İlçe esnafından Harun Tanrıverdi de bu sezonun 2016 ve 2017'ye göre çok daha iyi geçtiğini söyledi. Tanrıverdi, "Esnaftan memnun kalmayan yoktur. Kruvaziyerler bizim işlerimizi çok etkiliyor. Ne kadar çok gemi gelirse biz o kadar çok kazanıyoruz." diye konuştu.

Ramazan Kaya da "Allah'a çok şükür beklentilerimizin üstünde oldu. Herkes beklediğinin üstünde iş yaptı. Önceki sene zarar etmiştik. Gemi olmazsa cirolarımız düşüyor. Gemi trafiğinin daha da artmasını istiyoruz." dedi.

Advertisements

Karagülün ünü ve kullanım alanı artıyor

ŞANLIURFA (AA) – HALİL FİDAN – Dünyada sadece Şanlıurfa'nın Halfeti ilçesinde yetişen, kendine özgü görünümünü ve kokusunu yetiştiği topraktan alan, rengiyle turistlerden yoğun ilgi gören karagülden reçel, lokum, parfüm, kolonya, çikolata, sabun ve krem gibi ürünler yapılıyor.

İçişleri Bakanlığınca Kanun Hükmünde Kararname kapsamında belediye başkan vekili olarak görevlendirilen Kaymakam Şeref Albayrak'ın öncülüğünde, tarihi taş evleri ve doğal güzellikleriyle Güneydoğu'nun "saklı cenneti" olarak nitelendirilen Halfeti'nin turizm merkezi haline getirilmesi için hummalı çalışmalar yürütülüyor.

Bu çalışmalar kapsamında, yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çeken karagül, ziyaretçilerce görülmesi için sahil kenarındaki serada yetiştirildi. Söz konusu bitkiden reçel, lokum, parfüm, çikolata, sabun ve krem üretildi.

Cittaslow Uluslararası Koordinasyon Komitesince "sakin şehir" ağına dahil edilen ilçeye gelen ziyaretçiler, sahildeki serada gördükleri karagülden elde edilen ürünleri evlerine götürme imkanı buluyor.

Uluslararası bir parfüm firması da karagülün esansından ürettiği "Halfeti" isimli parfümü, farklı ülkelerde yüksek fiyattan satışa sunuyor. Her yıl yüzlerce kişinin ziyaret ettiği "saklı kent"in, bu ürünler sayesinde daha da tanınması amaçlanıyor.

– "Halfeti parfümü çok beğenildi"

Halfeti Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Albayrak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dünyada sadece Halfeti'de yetişen ve televizyon dizileri ile kitaplara konu olan karagülü, daha çok tanıtmak istediklerini ifade etti.

Bu yıl turizmde yoğun bir dönem geçirdiklerini ve bunda karagülün de etkisinin bulunduğunu vurgulayan Şeref Albayrak, şunları söyledi:

"Vatandaşlarımızın ilçeye geldiklerinde Karagül'ü görebilmesi için Halfeti Belediyesi olarak sahilde karagül serası oluşturduk. Ayrıca ilçenin farklı yerlerinde söz konusu bitkinin ekim alanını arttırdık. Bu yıl Halk Eğitim Merkezindeki kadın kursiyerler tarafından karagülden reçel, lokum, parfüm, çikolata, sabun, krem gibi ürünler yaptık. Gelen turistlerimiz hem karagülü canlı olarak serada görüyorlar hem de Halfetili kadınların el emeği olan karagülden yaptığımız ürünlerden alma imkanı buluyorlar. İngiltere'deki bir marka da daha önce Halfeti'nin karagül esanslarını değerlendirerek Halfeti markasıyla dünyaya bir parfüm satışına başladı. Bu parfüm çok beğenildi. Karagülün ünü ülkeyi aştı, bizde bu bitki sayesinde daha çok kişiyi Halfeti'ye, Şanlıurfa'ya ve ülkemize çekmek istiyoruz."

Halfeti Halk Eğitim Merkezi Müdürü Eşref Arıkan, kurslara devam eden 20 kadınla, karagül bitkisinden farklı ürünler yaptıklarını belirterek, "Bitki sonbahar ve ilkbaharda açıyor. Bizde o dönemde yapraklarını kurutuyoruz. Daha sonra ise bundan reçel, çay, çikolata, lokum gibi ürünler elde ediyoruz. Bu ürünlerimiz ilçeye gelen ziyaretçiler tarafından çok beğenildi. Konuklarımız bununla birlikte yine burada yaptığımız süs eşyalarına rağbet gösteriyor." diye konuştu.

Denizden küvet de çıktı, televizyon da

MUĞLA (AA) – Muğla'nın Bodrum ilçesinde yaklaşık 4 yıldır düzenlenen deniz dibi temizliği çalışmasında küvet, klozet, televizyon, mangal, çöp konteyneri ve alışveriş araçlarının da olduğu 22 tona yakın atık toplandı.

Gözde turizm merkezlerinden Bodrum'da "Denize en çok mavi yakışır" sloganıyla hayata geçirilen deniz dibi temizliği kampanyası, 15 Mart 2015'te Gümüşlük Koyu'ndan başladı.

O günden bu yana Bodrum Yarımadası'nın çeşitli koylarında deniz dibi temizliği çalışması yürütülüyor.

Geçtiğimiz yıllarda çıkan atıkların bir bölümü Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Bodrum Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencileri tarafından sanat eserine dönüştürülerek sergilendi. Çıkarılan atığın çoğu geri dönüşüm için Bodrum Belediyesi Konacık 1. Sınıf Atık Getirme Merkezine naklediliyor.

Çalışmalarda, denizden cam şişe, teneke kutu, otomobil lastikleri, cep telefonu, televizyon, küvet, klozet, mangal, çöp konteyneri ve alışveriş araçlarının çıkması şaşırttı.

Bugüne kadar 22 tona yakın atığın çıkarıldığı etkinlikte, üç yıldızlı 8, iki yıldızlı 3, tek yıldızlı 2 ve bir serbest olmak üzere 14 gönüllü dalgıç görev yapıyor.

Öte yandan Bodrum Belediyesi Dalış Ekibi tarafından yaz sezonu sonunda düzenlenen ve üç yıldır devam eden bir başka etkinlikte ise Bodrum aşığı "Halikarnas Balıkçısı" mahlaslı yazar, şair, ressam Cevat Şakir Kabaağaçlı'nın başlattığı mavi yolculuğun önemli rotalarında da deniz dibi temizlik çalışmalarına devam ediliyor.

– "Hedefimiz her zaman temiz deniz"

Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon, AA muhabirine yaptığı açıklamada, turizmin dünyada parlayan yıldızı olan Bodrum'da denizi ve çevreyi korumak için çalışmalar yapıldığını söyledi.

Bodrum Yarımadası'nın yıllık turizm gelirinin önemli olduğunu ifade eden Kocadon, "Sağlıklı bir geleceğin planlanması, turizm ve balıkçılık gibi Bodrum'un iki temel ögesinin sürdürülebilir kılınması için hedefimiz her zaman temiz deniz olmalıdır." dedi.

Çalışmalara katılan dalgıç Öner Karaçiçek, denizden topladıkları atıkların birçoğunun dere yoluyla denize ulaştığını dile getirdi.

Çöp konteynerleri gibi büyük atıkların dereden denize sürüklendiğini anlatan Karaçiçek, atıkların çok uzun sürelerde doğadan yok olduğuna işaret ederek, şunları söyledi:

"Projeyi 4 yıldır başarıyla sürdürüyoruz. Yarımadanın farklı 33 noktasında, 80'den fazla dalış gerçekleştirdik. Çıkanlar bizi de şaşırtıyor. İnsanlar deniz temizliği konusunda duyarlı olmalı. Deniz sadece yüzmek için kullandığımız bir yer değil. Burada türlü birçok çok deniz canlısı da yaşıyor. Ahtapottan, kalamara kadar deniz canlıları var. Bazı katı atıkların arasına sıkışmış ahtapot yavrularını, atık ağlara takılan balıkları kurtarmaya çalıştık. Bu bir farkındalık projesi. Projeye başladığımız günden bu yana insanların daha da bilinçlendiğini görüyoruz. İyi yolda olduğumuzu düşünüyorum."

Temizlik çalışmalarının tamamının hem deniz üstünden hem de altından görüntülendiğini aktaran Karaçiçek, 2016'da "En iyi sosyal sorumluluk projesi ödülü" aldıklarını belirtti.

Yakıtı rüzgar olan yelkenliler, Marmaris turizminin can suyu

MUĞLA (AA) – SABRİ KESEN – Sadece rüzgarla yarışabilen yelkenli yatların katıldığı ve bu yıl 29'uncusu yapılan Marmaris Uluslararası Yarış Haftası, hem turizme ve hem de ilçenin tanıtımına önemli katkı sağladı.

Marmaris Uluslararası Yat Kulübünce (MİYC) gerçekleştirilen organizasyona, bu yıl 12 ülkeden binin üzerinde yelkenci katıldı.

Yelkenciler, Marmaris Körfezi ve eşsiz koyları ile açık denizde rüzgarla ve birbirleriyle mücadele etti.

Marmaris Uluslararası Yat Kulübü (MİYC) Başkanı İhsan Kalaycı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, rüzgarı yakıt olarak kullanan yelkenli yatların, turizme büyük katkı sağladığını söyledi.

– "Yıl boyunca yarışlarımıza 3 bin 650 sporcu katılıyor"

Dünyanın birçok ülkesinden yelkencilerin katıldığı yarışların, ilgiyle takip edildiğini belirten Kalaycı, "Yıl boyunca 10 yarış yapıyoruz. Bunlardan en önemlisi Marmaris Uluslararası Yarış Haftası. Bu yarışlarımıza çok insan geliyor. Ülke ekonomimize, yelkenimize artı değer katıyorlar. Yıl boyunca yarışlarımıza 3 bin 650 sporcu katılıyor. Marmaris Uluslararası Yarış Haftası'na 118 yelkenli yat yarıştı. Bin 400 misafir ağırladık. Sporcu ve sporcu yakınları geldi." dedi.

Kalaycı, Marmaris Uluslararası Yarış Haftası'nı festival havasında yaptıklarını dile getirerek, burada yarışan sporcuların, aynı zamanda ilçede konakladığını kaydetti.

Yarışlara gelen bazı yelkencilerin, Göcek yarışlarına da katıldığını aktaran Kalaycı, şöyle konuştu:

"30 yıl önce bu yarışları ağabeylerimiz başlatırken 'şehre bir ekonomi yaratsın' diye başlamışlar. Yatların kiralama sürecinden günlük yaşantılara baktığımızda, 450-500 avro harcama yapıyor sporcular. Marmaris Uluslararası Yarış Haftası 4 milyon liralık bir ekonomi yarattı. Basın yarışları takip ediyor. Sporcular kendi sosyal medya hesaplarından paylaşıyor. Türkiye ve Marmaris’in tanıtımına katkıda bulunuyor, bu da artı bir değer oluyor."

– "Yat yarışları turizm adına can suyudur"

Marmaris Belediye Başkanı Ali Acar ise yarış haftasının Marmaris ekonomisine katkısının tartışılmaz olduğunu dile getirdi.

Bu yıl 29'uncusu yapılan etkinliğe, binin üzerinde sporcu, 118 yat ve misafirleriyle çok ciddi bir katılım sağlandığına dikkati çeken Acar, “Bu yat meraklıları özel alım gücü yüksek olan farklı turizm koluna hitap eden bir kesimdir. Alım güçleri yüksektir ve bölgeye olabildiğince katkı sağlarlar." ifadelerini kullandı.

Acar, turizm sezonu sonunda yapılan yarışların, ilçeye renk kattığını vurgulayarak, "Yat yarışları turizm adına can suyudur. Dünyada eşi benzeri olmayan havuz gibi körfezimizin üzerindeki yelkenli ordusu görüntüsü bambaşka şekil yansıtıyor. Yarışmacılar, turistler, ilçe yaşayanı bu güzel görüntüyü seyrediyor, fotoğraflayarak sosyal medyada paylaşıyor. Bunun Marmaris’in tanıtımına çok büyük katkısı var. Önümüzdeki yıl 30’uncusu yapılacak. Daha görkemli ve coşkulu olması için bizler de destek olacağız." değerlendirmesinde bulundu.

Turizmde 213 projeye yatırım teşviği

ANTALYA (AA) – LEYLA ATAMAN KOYUNCUOĞLU – Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, yılın 9 ayında, "komple yeni otel yatırımı, modernizasyonu ve öğrenci yurdu" yatırımlarından oluşan 213 proje için yatırım teşvik belgesi düzenledi.

AA muhabirinin Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı verilerinden yaptığı hesaplamaya göre, bu yılın ocak-eylül döneminde "turizm" başlığı altında 213 proje için düzenlenen yatırım teşvik belgesi kapsamında sabit yatırım toplamı yaklaşık 3,2 milyar lira olarak hesaplandı. Söz konusu projeler tamamlandığında yaklaşık 8 bin 500 kişilik yeni istihdam öngörüldü.

Teşvik belgesi düzenlenen projelerin 132'si komple yeni otel yatırımı, kalanı da otel, turizm tesisi modernizasyonu ve öğrenci yurdu yatırımlarından oluştu. Komple yeni otel projeleri için planlanan sabit yatırım, yaklaşık 2,2 milyar lirayı buldu.

Aylık olarak incelendiğinde bu yıl ocak ayında 34 proje için yaklaşık 397,1 milyon liralık, şubat ayında 26 proje için yaklaşık 216 milyon liralık, mart ayında 29 proje için yaklaşık 562 milyon liralık, nisan ayında 25 proje için yaklaşık 654,8 milyon liralık, mayıs ayında 24 proje için yaklaşık 196 milyon liralık, haziran ayında 17 proje için yaklaşık 316 milyon liralık yatırıma, teşvik belgesi düzenlendi.

Öte yandan, temmuz ayında 15 proje için yaklaşık 248 milyon liralık, ağustos ayında 14 proje için yaklaşık 253 milyon liralık, eylül ayında da 29 proje için yaklaşık 413 milyon liralık yatırıma, yatırım teşvik belgesi verildi.

– En fazla teşvikli proje İstanbul, Trabzon ve Muğla'da

Ocak-eylül döneminde, yatırım teşvik belgesi düzenlenen 132 komple yeni yatırımı, 5 yıldızlı otel, 4 yıldızlı otel, 3 yıldızlı otel, 2 yıldızlı otel, butik otel, apart, termal tesis, tatil köyü, özel konaklama tesisleri ve dağ evi oluşturdu.

Komple yeni otel yatırımlarında teşvik belgesi düzenlenen kentlerde İstanbul, Trabzon, Muğla ve Denizli öne çıkarken, önceki yıllarda ilk sıralarda yer alan Antalya'nın, son dönemde daha çok modernizasyon yatırımlarına teşvik alması dikkati çekti.

Söz konusu projelere, başvuruya göre, "KDV istisnası, vergi indirim oranı, sigorta primi işveren hissesi desteği, faiz desteği, sigorta primi desteği, gelir vergisi stopaj desteği, yatırım yeri tahsisi" gibi teşvikler verilecek.

Taşlıyatak turizmde adından söz ettirecek

TRABZON (AA) – MELTEM YILMAZ – Trabzon'un Vakfıkebir ilçesine 25 kilometre mesafede yer alan 1450 rakımlı Taşlıyatak Yaylası, doğa ile iç içe vakit geçirmek isteyenlere her mevsim farklı güzellikler yaşatıyor.

Alternatif tatil arayanlara ormanları, bitki türleri, şelaleleri ve çam ağaçlarının içerisindeki göleti ile farklı güzellikler sunan yayla, sonbaharın son günlerinde ise sarı ve kızıl tonların yanı sıra erken yağan kar ile seyrine doyum olmayan manzaralar ortaya çıkarıyor.

Bitki örtüsüyle her mevsim ziyaretçilerine eşsiz güzellikler sunan Taşlıyatak, bozulmamış kültürüyle de dikkati çekiyor.

Yol güzergahı boyunca irili ufaklı şelaleleri ve doğadaki renk cümbüşü ile fotoğraf tutkunlarının uğrak noktası haline gelen yayla, vadide her mevsim görülmesi mümkün sisle görenleri büyülüyor.

Turizm potansiyeli giderek artan Taşlıyatak, Vakfıkebir Belediyesince yapılacak çalışmayla adından daha çok söz ettirecek.

Vakfıkebir Belediye Başkanı Muhammet Balta, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Trabzon'un bölge ve ülke turizminde ön planda olduğunu söyledi.

Vakfıkebir'in de dağ ve yayla turizmi ile adından söz ettirdiğine dikkati çeken Balta, bu kapsamda Karadağ ve Taşlıyatak Yaylası'nın ön plana çıktığını ifade etti.

Balta, Taşlıyatak'ın görülmeye değer bir doğal güzellik olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

"Taşlıyatak'ın ortasında muhteşem bir gölet var ve etrafındaki ormanın içerisinde de açık alanlar var. Doğayı bozmadan mesire alanı yapılabilecek alanlar bulunuyor. Bu bölgenin turizme kazandırılması için daha önce girişimlerimiz olmuştu. Kültür ve Turizm Bakanlığımız ile Milli Parklar Genel Müdürlüğümüzden gelen yetkililer burada incelmede bulunmuştu. Bu yönde de takiplerimiz devam ediyor."

– "Vakfıkebir de yayla ve doğa anlamında çok zengin"

Yörenin doğa ve fotoğraf tutkunlarını cezbettiğine değinen Balta, "Taşlıyatak'ı turizmde daha da ön plana çıkartarak hem bölge hem de ülke turizmine daha fazla hizmet etmesini istiyoruz. Burası gerçekten alternatif turizm için muhteşem bir yer. O nedenle Taşlıyatak'ın turizmde adından daha fazla söz ettirebilmesi için girişimlerimiz devam edecek." dedi.

Balta, ilçede yayla turizmine yönelik çok güzel destinasyonlar bulunduğuna işaret ederek, özellikle Körfez ülkelerinden gelen turistlerin doğaya çok büyük ilgi gösterdiğini söyledi.

Vakfıkebir'in de yayla ve doğa anlamında çok zengin olduğunu vurgulayan Balta, "Bu kapsamda Taşlıyatak da doğa anlamında ön plana çıkan destinasyonlardan. Ormanın içerisindeki Taşlıyatak göleti gerçekten görülmeye değer. O nedenle Taşlıyatak Yaylası'na yönelik tanıtımlara hız vererek, bölge ve ülke turizminden daha fazla pay almayı arzuluyoruz." diye konuştu.

Yelken: 16. Sonbahar Göcek Yarış Haftası

MUĞLA (AA) – Muğla'da düzenlenen 16. Sonbahar Göcek Yarış Haftası ve 10 Kasım Atatürk Kupası'nda, yelkenli yatların mücadelesi başladı.

Fethiye ilçesi Göcek Mahallesi açıklarında gerçekleştirilen yarışlarda, aralarında 10 ülkeden sporcuların olduğu 90 teknede 604 yelkenci mücadele ediyor.

İzkayası mevkisinden başlayan yarışlarda sporcular, yaklaşık üç saat uygun rüzgarın oluşmasını bekledi.

Daha sonra sporcular, Göcek koyları ve Fethiye Körfezi'nde yelken açtı.

İlk gün, "Ergo Cup" ve "Serenity Cup" şamandıra yarışlarında yelkenciler kıyasıya mücadele etti.

Göcek Yat Kulübü Başkanı Mustafa Gençaslan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yarışın turizme katkı sağladığını söyledi.

Organizasyonda yarın Göcek Yat Kulübü Kupası ve "D-Resort Cup" mücadeleleriyle devam edecek yarışlar, 9 Kasım'da sona erecek.

Sonbahar Halfeti'ye ayrı bir güzellik kattı

ŞANLIURFA (AA) – HALİL FİDAN – Güneydoğu bozkırının ortasında olmasına rağmen Birecik Baraj Gölü sayesinde sahil kenti görünümüne sahip olan Şanlıurfa'nın Halfeti ilçesi, havaların serinlemesiyle turizmde yoğun bir döneme girdi.

Birecik Barajı nedeniyle bir bölümü sular altında kalan, sakin ve huzur veren özelliğiyle Cittaslow Uluslararası Koordinasyon Komitesi'nin 2013 yılında "Sakin şehir" ağına dahil ettiği Halfeti, sonbaharla birlikte ayrı bir güzelliğe kavuştu.

Tarihi taş evleri ve doğal güzellikleriyle Güneydoğu'nun "saklı cenneti" olarak da adlandırılan ilçe, yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı oluyor. Aşırı sıcak geçen yaz mevsiminin ardından havaların serinlemeye başlamasıyla yeniden turistlerin gözdesi haline gelen ilçe, ziyaretçi akınına uğruyor.

İlçede özellikle hafta sonları yaşanan ziyaretçi yoğunluğu nedeniyle, turizmciler talebi karşılamakta zaman zaman zorluk yaşıyor.

Ziyaretçiler tekne turlarıyla, büyük bölümü sular altında kalan "batık kenti", birçok medeniyete ev sahipliği yapan Rumkale ile su altında kalan caminin minaresini ve terk edilmiş eski yapıların bulunduğu Savaşan Mahallesi'ni görme fırsatı buluyor.

Yerli ve yabancı turistler, Halfeti Belediyesi tarafından sahil kenarına yaptırılan serada dünyada sadece ilçede yetişen "Karagül"ü de yakından tanıma imkanı elde ediyor.

Sonbahar turizm sezonun açılmasıyla yoğunluğun çok arttığı ilçede, belediyenin yürüttüğü çalışmalar, özellikle yerli ve yabancı ziyaretçilerin beğenisini kazanıyor.

Yaşanan yoğunluk turizmciler ile esnafın da yüzünü güldürüyor.

Geçen yıl 500 bin kişinin ziyaret ettiği Halfeti, ocak-ekim döneminde ise yaklaşık 750 bin kişiye ev sahipliği yaptı.

– Hafta sonları 15 bin kişi ziyaret ediyor

İçişleri Bakanlığınca Kanun Hükmünde Kararname kapsamında Belediye Başkan Vekili olarak görevlendirilen Kaymakam Şeref Albayrak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, turizm anlamında yaptıkları çalışmaların meyvelerini almaya başladıkları için mutlu olduklarını söyledi.

Göreve başladıktan sonra Halfeti'de her alanda olduğu gibi turizmde de önemli hizmetlere imza attıklarını vurgulayan Albayrak, bu sayede hem turizmcilerin hem de ziyaretçilerin rahat nefes aldığını dile getirdi.

Şeref Albayrak, ziyaretçi sayısının daha da artması için çalışmalarını sürdürdüklerini aktararak, şunları kaydetti:

"Halfeti'de 70'e yakın teknemiz var. Geçen yıl bunları kooperatif çatısı altında toplayarak, bir düzen oluşturduk. Artık ziyaretçiler marinadan rahatlıkla sırası gelen teknelere binerek, tura çıkmaya başladı. Bu anlamda dağınıklığı ortadan kaldırarak, teklerin sıra sistemine göre çalışmasını sağladık. Halfeti, sadece Şanlıurfa ve bölgeden değil Türkiye'nin farklı yerlerinden vatandaşlarımızı ve yabancı turistleri ağırladığımız bir yer. Geçen sene yaptığımız düzenlemelerin ardından bunların meyvelerini almaya başladık. Özellikle hafta sonları Halfeti'ye 3 binin üzerinde araç giriş-çıkışı oluyor. Yani sadece cumartesi ve pazar günü 15 binin üzerinde insan ilçeyi ziyarete geliyor. Tur operatörleriyle yaptığımız görüşmelerde Halfeti'nin tamamen güvenli bir yer olduğunu belirttik. Geçen sene haftada 20 tur otobüsü Halfeti'ye gelirken bu sene 75 otobüs geliyor. Bu durum hem bizim hem esnafımızın hem de ziyaretçilerin yüzünü güldürüyor. Bu aynı zamanda Halfeti'nin imajını da olumlu yönde etkiliyor."

– "Sonbahar Halfeti'de daha bir güzel yaşanıyor"

Şu sıralar havaların çok iyi seyrettiğini ve sonbaharda Halfeti'nin daha da güzelleştiğini aktaran Kaymakam Albayrak, doğa tutkunlarını ilçeye davet etti.

Halfeti Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Şeref Albayrak, "Sonbaharla birlikte havalar serinledi, 25 derece civarında seyreden hava sıcaklığı var. Aynı zamanda Karagül, bu sezonda açıyor. Hem Karagül'ü merak eden vatandaşlarımızı hem de doğa ve kültür turizmini tercih eden ziyaretçileri buraya bekliyoruz. Sonbahar Halfeti'de daha bir güzel yaşanıyor." dedi.

İlçede tekne işleten Müslüm Karadağ da havaların serinlemesiyle turist yoğunluğunun arttığını, talebi karşılamakta zorlandıklarını belirtti.

Artan turist sayısının kendilerini memnun ettiğini vurgulayan Karadağ, turizme katkılarından dolayı başta Kaymakam Şeref Albayrak olmak üzere yetkililere teşekkür etti.

Ailesiyle Erzurum'dan gelen Sultan Yıldırım ise Halfeti'yi çok merak ettiği için ziyarete geldiklerini söyledi.

Bu mevsimde böyle güzel bir havayla karşılaşmayı beklemediklerini anlatan Yıldırım, ilçeyi çok beğendiğini ve keyifli vakit geçirdiklerini sözlerine ekledi.

“Çay köyleri” Doğu Karadeniz turizmine hizmet edecek

RİZE (AA) – MUHİTTİN SANDIKÇI – Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü (ÇAYKUR), Doğu Karadeniz'e gelen turistlerin çayı yakından tanıması amacıyla çay köyleri kuracak.

ÇAYKUR Genel Müdürü Ekrem Yüce, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ÇAYKUR'un önemli dünya markaları arasında yer alması için çalışmaları sürdürdüklerini söyledi.

Türk çayının dünyadaki ender organik çaylar arasında bulunduğuna dikkati çeken Yüce, Türkiye'nin dünyada en fazla kuru çay üreten beşinci ülke olduğunu, yurt içinde ise kişi başına yıllık ortalama 3 kilogram kuru çay tüketildiğini belirtti.

Yüce, çayın insan hayatıyla bütünleştiğini, zaman zaman suyun bile önüne geçtiğini ifade ederek, çayın zengin ile fakir arasında ayrım yapmadığını, herkesin ortak içeceği olduğunu kaydetti.

Dünyanın her noktasında sağlıklı içecekler ve gıdalara karşı büyük eğilim başladığına işaret eden Yüce, "Organik tarım ürünleri büyük değer görmektedir. Türk çayı organik üretimini artırarak devam ettirmekte, aynı zamanda tamamen doğal şartlarda yetişmektedir. Tarımında hiçbir şekilde kimyasal girdi olmayan, kimyasal mücadele yapılmayan en önemli üründür." dedi.

Yüce, Türk çayının üzerine kar yağmasının çay tarlalarında zararlı böceklerin yaşamasını engellediğine dikkati çekerek, şöyle devam etti:

"Kış şartları bizim çay yaprağımızı daha kaliteli ve sağlıklı hale getirmektedir. Üzerine kar yağması özelliği ile Türk çayını bütün dünyaya yaymaya çalışıyoruz. Son 15 yılda bin ile 5 bin ton arasında ihracatla dünya pazarında yerimizi aldık. 2018 yılını kapatmak üzereyiz. 2019 yılından itibaren ihracatta çok daha ciddi rakamlar üzerinde konuşacağız."

İhracattaki artışın sağlanması için ilk adımı ABD'de attıklarını vurgulayan Yüce, söz konusu ülke ile bugüne kadar yapılan satışları değerlendirerek çay satışlarının yüzde 150 artırılması için yeni protokol imzaladıklarını söyledi.

Yüce, ihracatta ve yurt içi satışlarında en azından yüzde 100'lük satış artışı için seferberlik başlattıklarını belirterek, "Sağlıklı içeceklerin giderek rağbet gördüğü dünyada, sağlıklı Türk çayını hem ülke hem de dünya insanlarına içirmek için daha çok gayret göstereceğiz." ifadesini kullandı.

– "Çay tarlaları da turizme önemli katkı sağlayacak alanlar"

Doğu Karadeniz bölgesine gelen turistlerin çay tarımı ile buluşması gerektiğini kaydeden Yüce, "Doğu Karadeniz Turizm Master Planı" içerisinde Türk çayının turizme katacağı değerin yer aldığını ifade etti.

Doğu Karadeniz'in cazibe merkezi haline geldiğini dile getiren Yüce, şunları söyledi:

"Turizm ihtiyaçlarında artık doğa ile baş başa kalma, doğayı tanıma, doğada kalma, daha sağlıklı bir tatil geçirme şeklinde planlar yapılmaktadır. Bunun da adresi Doğu Karadeniz'dir. Cazibe merkezi haline gelen başta Rize olmak üzere Doğu Karadeniz, Arap ülkelerinin ilgisini çeken bir hal almıştır. Biz de yüzde 95'i çay tarımı olan tarımsal alanlarımızı turizmle entegre etmek istiyoruz. Artık çay turizmi diyerek yeni bir turizm anlayışını ortaya koyuyoruz. Bununla ilgili çay köyleri oluşturacağız."

Yüce, ilk çay köyünü Rize'de kuracaklarını, bu konuda Hayrat Çay Bahçesi'nin etüt çalışmasının yapıldığını kaydederek, "Bahçemizde Ar-Ge çalışmasını en iyi şekilde yürütmek, gelen turistleri çay tarımıyla entegre etmeyi, sağlıklı doğa ve çayla bütünleştirmeyi, doğal şartlarda ahşap evlerde konuk edip çay toplamalarını, günün her saatinde içtikleri çayı yerinde görmelerini arzuluyoruz. Çay köyleri ile ilgili projemiz umarım en kısa zamanda hayata geçer. Çay köyleri ile Doğu Karadeniz turizmine katkı sağlamanın arefesindeyiz." diye konuştu.

Yalnızçam'ın turizm yatırımı meyvesini bu yıl verecek

ARDAHAN (AA) – GÜNAY NUH – Doğu Anadolu, Karadeniz ve Kafkaslar'ın buluşma noktasında yer alan Ardahan'daki Yalnızçam Dağı'ndaki kayak merkezinde, geçen yıl yapılan 3 kilometrelik modern telesiyej hattı, bu yıl konuklarını tam kapasiteyle ağırlayacak.

Kentte geçen yıl Avrupa Birliği (AB) desteğiyle Yalnızçam Dağı'na inşa edilen yaklaşık 6,2 milyon avro maliyetli turizm projesi, bölgedeki kış ve yaz turizmi beklentilerini attırdı.

Doğu Anadolu ve Karadeniz'in yanı sıra, Kafkaslar'a da hitap edebilecek bir noktada yer alan Yalnızçam Dağı'ndaki kayak merkezinde yapılan, geçen yıl sezon sonunda bir süre deneme amaçlı hizmet veren modern tesis, bu yıl kayakseverleri ağırlamaya hazırlanıyor.

Türkiye'nin en modern telesiyej hatlarından biri olarak nitelendirilen proje, geçen yıl deneme amaçlı gösterdiği faaliyeti başarıyla gerçekleştirdi.

Bu yıl tam kapasite hizmete girecek projedeki telesiyej hattı, üstü kapalı olması dolayısıyla, zirveye çıkan konuklarına hem kışın hem de yazın konforlu hizmet verecek.

Ardahan Valisi Mehmet Emin Bilmez, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Yalnızçam Kayak Merkezi'nin Ardahan için çok önemli bir turizm merkezi olacağını söyledi.

Geçen yıl sezon sonu olması dolayısıyla modern telesiyej hattının gerekli hizmeti veremediğini dile getiren Bilmez, şunları kaydetti:

"Proje sezon sonunda tamamlandı ama pistte kayak olmadı. Şu an kayak merkezimiz, dünyadaki yarışmalara hazırlanan profesyonel sporculara da hizmet verebilecek kaliteye kavuştu. Ana pistin yanı sıra yan pistleri de açıyoruz. İnşallah bu yıl profesyonel bir hizmet vereceğiz."

– Yalnızçam, Palandöken ve Cıbıltepe ile yarışacak kapasitede

Vali Bilmez, Yalnızçam'ın, Erzurum'daki Palandöken ve Kars'ın Sarıkamış ilçesindeki Cıbıltepe kayak merkezleri ile yarışabilecek nitelikte olacağını ifade etti.

Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Çetin Demirci de söz konusu projenin, şimdiye kadar bölgeye yapılan en önemli turizm yatırımı olduğunu söyledi.

Yapılan yatırımla Yalnızçam bölgesinin Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından turizm bölgesi ilan edilmesinin önemli bir adım olduğunu anlatan Demirci, bölgenin yatırımcı alacak bir konuma geldiğini kaydetti.

Yalnızçam'ın konumu itibariyle gelecek vadeden bir bölge olduğunu ifade eden Demirci, "Hava hattı 3 kilometre. Saatte 800 kişi taşıyabilen bir sistem. Hava hattının ulaştığı uzunluk ise 4,5 kilometre. Ama bu kayak merkezimizde ayrıca 1,5 ve 600 metre uzunlukta pistlerimizde mevcut. Bu pistlerimizde genellikle acemi kayakçılar için yapılmış." dedi.

Kayak merkezinde hali hazırda 73 yatak kapasiteli bir otelin de mevcut olduğunu belirten Demirci, "Bu tesis, gerek yaz gerekse de kış turizmine büyük katkısı olacak bir tesistir. Burası aynı zamanda yüksek irtifaya da sahip bir tesis. Burayı sadece kış turizmi olarak görmüyoruz. Yaz turizmine ve sporcular için ideal bir kamp merkezi de olabilecek bir potansiyele sahip." diye konuştu.