Tunceli'de koruma altındaki yaban keçisinin avlanması

TUNCELİ (AA) – Tunceli'nin Pülümür ilçesinde, nesli tükenmekte olduğu için koruma altına alınan yaban keçisini avladıkları iddiasıyla gözaltına alınan 2 kişi, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Jandarma ekiplerince önceki gün Süleymanuşağı köyünde ölü bulunan yaban keçisini avladıkları iddiasıyla Erzincan'da gözaltına alınan ve Pülümür ilçesine getirilen A.A. ile S.Y'nin jandarmadaki işlemleri tamamlandı.

Pülümür Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında ifadeleri alınan 2 kişi, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Yaban keçisini avladıkları iddiasıyla 2 kişi gözaltına alındı

TUNCELİ (AA) – Tunceli'de nesli tükenmekte olduğu için koruma altına alınan yaban keçisini avladıkları iddia edilen 2 kişi yakalandı.

Jandarma ekipleri, dün Süleymanuşağı köyünde ölü bulunan yaban keçisini avlayan kaçak avcılarla ilgili çalışma başlattı.

Erzincan'da oldukları belirlenen A.A. ile S.Y. gözaltına alındı.

Pülümür ilçesine getirilen şüpheliler, İlçe Jandarma Komutanlığına teslim edildi.

Pülümür Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma sürüyor.

“Şelpe”nin üstatları minik yüreklerden çıkıyor

TUNCELİ (AA) – HAYDAR TOPRAKÇI – Bağlamanın tutku olduğu Tunceli'de, hemen her evde küçük yaşta bu enstrümanla ve notalarla tanışan Tuncelili çocuklar, kurslarda çalmayı öğrendikleri bağlamayı yaşam biçimi olarak benimsiyor.

Kent genelinde açılan kurslarda, 7 yaşından itibaren çocuk ve gençlere, bağlama başta olmak üzere çeşitli enstrümanlarla müzik eğitimi veriliyor.

Alevi kültürünün de etkisiyle hemen her evde bir bağlamanın bulunduğu kentte, erken yaşta bağlama ile tanışan minik kursiyerler, kurslardaki eğitimle kendilerini geliştiriyor.

Bir süre sonra bağlamayı mızrap kullanmadan elle çalma tekniği olarak bilinen "şelpe"de de ustalaşan minik yürekler, bu enstrümanı yanlarından ayırmıyor.

Munzur Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik Bölümü Öğretim Görevlisi ve bağlama kursu hocası Umut Mercan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 15 yılı aşkın süredir minik öğrencilere bağlamayı sevdirmek için kurs verdiğini söyledi.

Bağlama çalmayı küçük yaşlarda kendi imkanları ile öğrenip geliştirdiğini ve kurs açarak öğrencilere bağlama öğretmeye başladığını anlatan Mercan, amacının, çocukları erken yaşta bu kültür ile tanıştırıp bağlamada yol almalarını sağlamak olduğunu aktardı.

Mercan, kentte bağlama kurslarına katılan çocukların bir enstrümanı öğrenip öz güvenlerini pekiştirerek sosyalleştiklerini ifade ederek, ailelerin de bu mantıkla çocuklarını erken yaşta spora ve müziğe yönlendirdiğini vurguladı.

– "Tunceli'de her evde bir bağlama var"

Bağlamanın Tunceli'de en yaygın enstrüman olduğuna işaret eden Mercan, "Tunceli'de her evde mutlaka bir bağlama vardır. Bu durum bizim işimizi de bir nevi kolaylaştırıyor. Her evde bağlama olduğu için çocuklar, kulakları bağlamayla tanışmış şekilde kursa geliyor. Çocuklar altyapıyı aileden almış oluyor, çünkü evde mutlaka bağlama çalan birileri oluyor." dedi.

Mercan, kursiyerlere gönüllülük temelinde bağlamayı zevkle öğrettiğini dile getirerek, yıllarca kurslarına devam eden öğrencilerini bağlama çalarken dinlediğinde, konservatuvara gönderdiğinde, sahnede gördüğünde çok duygulandığını ve mutlu olduğunu ifade etti.

Minik öğrencilerle her yıl yeni öğrenci gurupları oluşturduğunu ve yeni bir heyecanla kursa başladığını anlatan Mercan, "Munzur Üniversitesinde öğretim görevlisiyim ama üniversite dışındaki kurslarda da çocuklara bağlamayı öğretiyorum. 'Ağaç yaşken eğilir' sözü misali 7 ile 13 yaş arası grupla bu işi yürütmek beni çok mutlu ediyor. Çünkü çocukların altyapısı ne kadar iyi olursa ileriki yaşamlarında müzikal anlamda çok daha iyi yerlere geleceklerine inanıyorum."

Mercan, kurslarda 5 binden fazla kişiye bağlamayı öğrettiğine dikkati çekerek, "Kursiyerlere sadece bağlama çalıp türkü söylemeyi öğretmiyorum. Çocuklara müzikal anlamdaki bir dokunuş, onların bütün hayatına olumlu katkı sağlayıp öz güvenlerini geliştiriyor." diye konuştu.

– "Bağlama artık hayatımın bir parçası"

Bağlama kursuna 3 yıldır katılan 8. sınıf öğrencisi 13 yaşındaki Doğa Eylül, kursta arkadaşlarıyla bağlama çalıp türkü söylemekten mutlu olduğunu belirtti.

Bağlama çalmanın kendisinde tutkuya dönüştüğünü belirten Eylül, "Bağlama çalmak ve türkü söylemek çok hoşuma gidiyor. Umarım lise ve üniversite yıllarında da bağlama çalarım. Bağlama artık hayatımın bir parçası." dedi.

Kursiyerlerden aynı yaştaki Çağan Aytaç da liseye geçiş sınavına hazırlandığını ve derslerini aksatmadan bağlama kursuna katıldığını söyledi.

– "Bağlama en iyi dostum ve sırdaşım"

Ailesinin isteğiyle ilk zamanlar istemeden geldiği kursu zamanla çok sevdiğini anlatan Aytaç, "Bağlama en iyi dostum ve sırdaşım. Duygularımı en iyi saz çalıp türkü söyleyerek ifade edebiliyorum." ifadelerini kullandı.

11 yaşındaki Berfin Sakyen de ailesinin düşkün olduğu bağlamanın evde her gün çalınmasından çok etkilendiğini söyleyerek, şunları kaydetti:

"Babam evde bağlama çaldığında mutlu oluyordum çünkü bağlamayı çok seviyordum. Babama özenerek bağlama çalmayı deniyordum. Sonra babam beni kursa yazdırdı. Kurstan çıktıktan sonra evde babamla saz çalıp türkü söylüyoruz. Bu benim için çok keyifli."

Minik boncuklar hayat kaynağı oldu

TUNCELİ (AA) – SİDAR CAN EREN – Tunceli'nin Ovacık ilçesinde yaşayan ev hanımı Songül Geçer'in, boncuklardan yaptığı özgün takılar hem geçim hem de hayat kaynağı oldu.

Ovacık Kaymakamlığının desteğiyle İlçe Halk Eğitim Merkezinde (HEM) bir süre önce açılan el sanatları ve takı tasarım kursuna 22 kadın ile 6 ay el sanatları ve takı tasarımı eğitimi alan 42 yaşındaki 3 çocuk annesi Songül Geçer, kursta, halhal, bileklik, küpe ve kolye gibi takıların yapılışını öğrendi. Geçer, kurs bitiminde evindeki küçük atölyesinde çalışmalarına devam etti.

Songül Geçer AA muhabirine yaptığı açıklamada, boncuklarla uğraşmaktan keyif aldığını belirtti.

HEM sayesinde meslek sahibi olduğuna işaret eden Geçer, "Kursta çok şey öğrendim. Benim için güzel bir deneyim oldu. Şu an o kursa katılan 22 kadın arasından sadece ben takı tasarım çalışmalarına devam ediyorum. Aile bütçesine katkıda bulunmak adına yaptığım ürünlerimi ilçemizde satıyorum. Takı tasarımı kursunun hem maddi hem de manevi anlamda bende çok özel yeri var." dedi.

– Takı tasarım kursu hayatını değiştirdi

Geçer, yaptığı takıların çevresindeki kadınlar tarafından çok beğenildiğini ifade ederek, şöyle devam etti:

"Boncuklar ailem gibi. Onlara dokunduğum zaman kendimi huzurlu hissediyorum. Takı yapmak hayatıma çok şey kazandırdı. Takılar ile yeni şeyler öğrendim, özellikle şehir dışından gelen turistler başta olmak üzere yeni dostluklar kurdum. Takı tasarımı benim için aile ekonomisine katkıda bulunmak adına da çok etkili oldu. Kazandığım parayla çocuklarımın okul ihtiyaçlarını karşılıyorum."

Gelecekte dükkan açmak istediğini belirten Geçer, takı tasarımı konusunda güzel işler başarmak istediğini vurguladı.

Maddi imkansızlıklardan dolayı hayallerini ertelemek zorunda kaldığını anlatan Geçer, "İlçede satışa sunduğum takıları farklı şehirlerdeki farklı insanlarla da buluşturmak istiyorum. Malzeme bulmakta çok zorluk çekiyorum, elimdeki malzemeleri değerlendirerek bir şeyler yapmaya çalışıyorum. Takılarımı sosyal medya hesapları üzerinden de satışa sunup isteyene ulaştırmaya çalışıyorum." sözlerine yer verdi.

Doğal ortamında aç kalan tilki yemek için turistik tesise geliyor

TUNCELİ (AA) – Kar yağışının yanı sıra soğuk havanın da etkili olduğu Tunceli'nin Ovacık ilçesinde yiyecek bulmakta güçlük çeken bir tilki, hayvansever Erdal Varlıel ile arkadaşları tarafından besleniyor.

Mevsim şartları nedeniyle yiyecek bulamayan tilki, Varlıel'in kendisine yemek vermesi üzerine yaklaşık iki aydır her akşam Güneykonak köyünde Varlıel'in turistik tesisine geliyor.

Varlıel, "Gülistan" adını verdiği tilkiye et ve kemikle özenle bakıyor. Sevimli haliyle ilgi çeken tilki, karnını doyurduktan sonra tekrar doğal yaşam ortamına dönüyor.

Erdal Varlıel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Ovacık ilçesinin yaban hayatı varlığı açısından zengin olduğunu söyledi.

İlçede kurt, ayı, domuz ve tilkilerin sayıca çok olduğunu belirten Varlıel, yabani hayvanlara karşı merhametli olunması gerektiğini vurguladı.

Varlıel, bölgede tilkilerin sürekli göz önünde dolaştığına işaret ederek, şunları kaydetti:

"Gülistan, ilk tesisimizin yakınına geldiğinde ona et ve kemik parçaları verdik. Şimdi ise her akşam buraya geliyor, elimizle besliyoruz. Tesise geldiğinde bizim oturduğumuz kulübenin camına çıkıyor. Geldiğini haber veriyor. Ben de kulübenin kapısını açıyorum, içeriye giriyor. Kanepeye çıkıyor, oturuyor, içeride geziniyor. Çok sevimli bir hayvan. Bizden hiç kaçmıyor."

Hayvansever Doğucan Yerlikaya da yaban hayvanlarına ulaşmak için evcilleştirmeye gerek olmadığını anlatarak, "İlçemizdeki yabani hayvanlar, insanlarımız tarafından kapılarının önündeki hayvanlar gibi besleniyor. Yaban hayatının korunması ekolojik denge için önemlidir. Bizler de bu konudaki hassasiyete sahip insanlarız." ifadelerini kullandı.

Tuncelili öğrenciler “akustik piyano” ile tanıştı

TUNCELİ (AA) – HAYDAR TOPRAKÇI – İstanbul Resitallerince yürütülen "Her Okula Bir Piyano" projesi kapsamında Tunceli'nin Hozat ilçesindeki bir okula gönderilen akustik piyano, ilçede ilk kez piyano ile tanışan öğrencilerin gözdesi oldu.

Proje kapsamında okullara ilk gönderilen ve biri Diyarbakır'a diğeri Tunceli'ye bağışlanan 2 piyanodan biri olan akustik piyano, ilçedeki Zübeyde Hanım Anadolu Lisesine getirildi.

Okulda oluşturulan müzik sınıfında yerini alan ve öğrencilerin eğitimine sunulan akustik duvar piyanosu, öğrencilerin ilgisi ile karşılaştı.

Okul müdürü Erdal Akbaba, AA muhabirine yaptığı açıklamada, okul idaresi olarak yakın zamanda okulda ve Hozat ilçesinde müzik alanında bir eksiklik fark edip bir müzik sınıfı açmaya karar verdiklerini söyledi.

Amaçlarının öğrencileri bir enstrümanla tanıştırarak müziği sevdirmek ve yetenekli çocukları konservatuvarlara yönlendirmek olduğunu belirten Akbaba, bunun için Milli Eğitim Bakanlığının ödeneğinden faydalanarak içinde çeşitli enstrümanların bulunduğu müzik sınıfı oluşturmaya başladıklarını belirtti.

Akbaba, sınıftaki enstrüman çeşitliğini artırmak için çalışmalarına devam ettiklerini vurgulayarak, "Özellikle uluslararası arenada piyanistlerle çalışma yürüten İstanbul Resitalleri ile tesadüfen iletişime geçtik ve bize bir akustik piyano göndereceklerini söylediler. Müzik sınıfını oluşturma aşamasında bu tür bir talebin gelmesi bizim açımızdan büyük şans ve avantaj oldu." diye konuştu.

Öğrencilerin piyanoyu kullanmaya başladığını anlatan Akbaba, şunları kaydetti:

"Akustik piyanoyu Hozat'a getirmeyi başardık ve şu anda okulumuzdaki öğrencilerin bir çoğu akustik piyanoda müzik öğretmenimiz eşliğinde çalışmalarına başladı. Bundan sonra da bu çalışmaları yürüteceğiz. Temel amacımız bir üst öğrenime özellikle akademiye buradan birkaç öğrenciyi gönderebilmek ve öğrencilerin sonraki hayatlarında müzik kültürünü geliştirmek."

Akbaba, piyanonun ilçeye verilmesine katkı sağlayan herkese teşekkür eden Akbaba, "Hozat ilçesi ilk kez akustik piyanoyla tanışmış oldu. İlkler her zaman güzeldir. Bu sadece okulumuz için değil tüm ilçe için bir ilk oldu." dedi.

Piyanonun gelmesiyle müzik sınıfına toplumun her kesiminden ilginin artığını ifade eden Akbaba, "Piyano gelip kurulduğundan beri piyano eğitimi için diğer okullarda görevli öğretmen arkadaşlardan, sivil vatandaşlardan talepler aldık ve müzik sınıfımızı elimizden geldiğince herkese, tüm Hozat halkına açık tutmayı düşünüyoruz." diye konuştu.

Müzik öğretmeni Tarık Dik de piyanonun getirilmesiyle okulun müzik bölümünün önemli bir enstrümana kavuştuğunu söyledi.

– "Öğrencilerin piyanoya ilgisi artıyor"

Piyanonun ilçeye kazandırılması için Akbaba'nın çabasının büyük olduğunu söyleyen Dik, öğrencilerin piyanoya ilgisinin gün geçtikçe arttığına işaret etti.

Piyanonun öğrenciler için önemli enstrüman olduğunu belirten Dik, "Akustik piyanonun gelmesiyle öğrencilerin müziği algılama seviyesi daha yükseğe çıkacak. Yani akustik piyanonun ses düzeyinin daha iyi olması, öğrencinin algılama seviyesinin yüksek olmasının yanı sıra fiziksel, beyinsel olarak gelişim sağlaması açısından önemli." dedi.

Dik, okulun müzik bölümü ve piyanonun kullanımının öğrencilere her zaman açık olduğunu vurgulayarak, "Akustik piyano genellikle güzel sanatlar lisesinde olabilen, Anadolu ya da meslek liselerinde fazla bulunamayan piyano çeşidi. Bu açıdan öğrencilerimiz de bizler de çok şanslıyız. Öğrencilerimize daha iyi bir eğitim verebileceğiz." ifadelerini kullandı.

Dik, piyano eğitiminin öğrencilerinin derslerindeki başarısını da artıracağını ifade ederek, şunları kaydetti:

"Piyanoyla beynin iki taraflı da çalıştığı için sayısal kavramlar en üst seviyeye çıkmış olacak ve matematik, geometri gibi öğrencilerin en çok problem yaşadığı dersler ki aslında en eğlenceli dersler artık daha da eğlenceli hale gelecek. Çünkü sayısal zeka gelişince çocuklar derslerine de daha fazla yönelecek. Zaten müzik her alanla ilgili olduğu gibi, matematik, geometri ile de ilgilidir."

– Hozatlı öğrenciler piyanoya kavuşmaktan memnun

Okul öğrencilerinden Zerda Yıldırım (16), küçük yaşlardan itibaren müziğe ilgi duyduğunu söyledi.

Babasının kendisini müziğe yönlendirdiğini belirten Yıldırım, şunları aktardı:

"Öğretmenlerimin okulda müzik sınıfı açtıklarını duyunca çok mutlu oldum. Çünkü müziğe olan yatkınlığımı ortaya çıkarabileceğimi düşündüm. Müzik sınıfına geldiğimde bendir, gitar, sazı görünce çok mutlu oldum. Çünkü bunları çaldığım ve çalmayı çok sevdiğim mutlu oldum. Sonra bu piyanonun da geldiğini görünce ayrı bir mutluluk yaşadım."

Öğrencilerden İlayda Boztaş da ailesinde pek çok kişinin müzikle uğraştığını belirtti.

Kendisinin de müziği çok sevdiğini ve piyanoya ilgi duyduğunu ifade eden Boztaş, "Okulumuza piyano bağışlanması beklediğimiz bir şey değildi. Piyano diğer enstrümanlara bakılınca daha zor alınabilecek enstrüman olduğu için pek ihtimal vermiyorduk. Ama piyano gelince öğrenmeye heveslendik." diye konuştu.

Meteorolojiden 5 il için sis ve pus uyarısı

MALATYA (AA) – Malatya, Elazığ, Tunceli, Bingöl ve Adıyaman için sis ve pus uyarısı yapıldı.

Meteoroloji 13. Bölge Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, yarın sabaha kadar hava bölge genelinde çok bulutlu olacak. Ayrıca Adıyaman'da yağmur, Malatya'nın batısı ile Tunceli'nin kuzeybatı bölgelerinde aralıklı yağmur, yüksek kesimlerde karla karışık yağmur bekleniyor.

Hava sıcaklıklarında önemli bir değişiklik beklenmeyen 5 ilde, rüzgarların kuzeyden hafif, yer yer orta kuvvette esmesi öngörülüyor.

Söz konusu illerde, gece ve sabah saatlerinde sis ile pus beklendiğinden, meydana gelebilecek olumsuzluklara karşı, ilgililerin ve vatandaşların dikkatli ve tedbirli olmaları gerekiyor.

Minik eller piyanoya dokunacak

İSTANBUL (AA) – HİLAL UŞTUK – İstanbul Resitalleri tarafından düzenlenen "Her Okula Bir Piyano" projesinin ilk piyanoları Diyarbakır ile Tunceli'ye gönderildi.

Projeye ilişkin AA muhabirine açıklamada bulunan İstanbul Resitalleri Genel Koordinatörü Nazan Ceylan, dünyaca ünlü piyanistleri 12 yıldır klasik müzikseverlerle buluşturduklarının altını çizerek, "2017-2018 sezonuna hazırlanırken yeni sezonla birlikte bir sosyal sorumluluk projesi üstlenmek istedik." dedi.

Ceylan, amaçlarının dahi piyanistleri çocuk yaşta keşfetmenin ya da müzik eğitimlerine bir katkı sağlamanın ötesinde, ilk ve orta öğretimdeki çocukların dünyasına piyanoyla yeni bir pencere açmak ve geleceğe dönük umutlarında çocukların daha geniş bir vizyona sahip olmalarına katkı sağlamak olduğunun vurgulayarak, "Piyano, sosyal statü ve ekonomik güce sahip olan ailelerin çocuklarının ulaşabileceği bir enstrüman olmaktan çıkmalı. 'Her Okula Bir Piyano' projesiyle yurdun dört bir yanındaki tüm çocuklara ulaşmalıdır." düşüncesiyle projeye başladıklarını söyledi.

Yaptıkları işle doğrudan bağlantılı ve fark yaratan özel bir proje yürütmek istediklerini kaydeden Ceylan, şu bilgileri verdi:

"Böylece projenin de takipçisi olabilir ve nasıl bir fark yarattığımızı birebir görebilirdik. İstanbul Resitalleri, esas olarak piyano odaklı bir klasik müzik dizisi. Piyano herkesin ulaşabileceği bir enstrüman değil. İlk başta bir piyano alarak ve o piyanoyu bir okula bağışlayarak sadece bir çocuğun değil yıllar içinde binlerce çocuğun hayatına dokunabilme düşüncesi bizleri çok heyecanlandırdı. Bu heyecanımız, 'Neden 3-5 piyano olsun? Her okulun bir piyanosu olmalı' şeklinde sesli bir düşünceye dönüştü ve kendi içimizde, 'Bu mümkün olabilir mi?' diye sorduk. Belki uzun bir yol olacak ama bir yerlerden başlamalı diye düşündük. Biz bu konuda bir ilham vermek ve önemi konusunda bizimle aynı fikirde olacak kişi, aile ve kurumlara ulaşarak bunu yaygınlaştırmak istedik. Esas olan düşünceydi, illaki piyanoların bu proje veya bizim aracılığımızla ulaştırılması değildi."

Nazan Ceylan, projenin 2018 yılının başında hayata geçtiğini aktararak, henüz çok yeni olduğunu ve uzun yıllar devam etmesini arzu ettiklerini dile getirdi.

– "İlk piyanolar Diyarbakır ve Tunceli'ye"

"Çocukların hayatına bir pencere açmak" düşüncesiyle yola çıktıklarını sözlerine ekleyen Ceylan, şöyle devam etti:

"Piyanoları, ulaştırabileceğimiz en küçük yaş grubu olan anaokullarından başlayarak liselere uzanan bir yaş aralığında buluşturmak istedik. Yakın çevremiz, piyanistler, eğitmenler ve piyano konusunda uzman kişilerden oluşan geniş bir grupla yaptığımız fikir alışverişi sonrası akustik piyanoların akord edilmesi, daha özenli kullanımı ve bakımı gibi konular nedeniyle daha önce piyanoyla hiç tanışmamış ilköğretim öğrencileri için elektronik piyanonun çok daha doğru bir seçim olduğu ortaya çıktı. Bu nedenle ilköğretim okullarına elektronik, ortaöğretim okullarına akustik piyano şeklinde bir ayrım yaptık. Akustik piyanolar evladiyelik diyebileceğimiz uzun bir ömre sahip olmakla birlikte mekanik özellikleri nedeniyle daha dikkatli bir kullanım, daha iyi bir bakım istiyor."

İstanbul Resitalleri Genel Koordinatörü Ceylan, okulların seçimine de büyük önem verdiklerine dikkati çekerek, "Piyanolar öncelikle doğudan başlamak üzere özellikle de dezavantajlı bölgelerdeki okullara ulaşsın, minik eller piyanoya dokunsun istedik." diye konuştu.

Nazan Ceylan, projenin yavaş ve sağlam adımlarla devam edeceğini söyleyerek, "İlk piyanolarımızdan Ritmüller marka akustik duvar piyanosu Tunceli Hozatlı Zübeyde Hanım Anadolu Lisesi'ne, Yamaha dijital piyano ise 1996'dan beri eğitim veren 400 öğrencili Diyarbakır Anaokulu'na gitti. Her iki okulun seçiminde de kriterlerimizin yanı sıra telefonla da görüştüğümüz okul müdürleri Tunceli Hozat Zübeyde Hanım Çok Programlı Anadolu Lisesi Müdürü Erdal Akbaba ve Diyarbakır Anaokulu Müdürü Fatma Eynel hocalarımızın konuya verdikleri önem ve gösterdikleri ilginin büyük payı oldu." değerlendirmesinde bulundu.

Proje için sanatçı Semra Özümerzifon'un gravür tekniğiyle sınırlı sayıda hazırladığı müzikli resimlerin satışından elde edilen gelirin projeye fon oluşturmak üzere kullanıldığının altını çizen Ceylan, elde edilen gelirle ilk etapta iki piyano alındığını sözlerine ekledi.

İstanbul Resitalleri Direktörü Mehmet Şükun ise ilk etabın tamamlandığına işaret ederek, "İlk piyanolarımızı okullara ulaştırmış olmaktan dolayı mutlu ve gururluyuz. Piyanolarımızın teslim edildiği Tunceli Hozatlı Zübeyde Hanım Anadolu Lisesi ile Diyarbakır Anaokulu'nu ilk fırsatta ziyaret edeceğiz." diye konuştu.

Şükun, projeye katkıda bulunmak isteyenlerin "www.herokula1piyano.com" internet adresinden detaylı bilgi alabileceğini sözlerine ekleyerek, "Biz, bu projeye emek ve zaman ayırarak öncülük ve aracılık ediyoruz. Asıl katkı bu projeye destek veren kişi, aile ve kurumlara aittir. Onlara bir kez daha teşekkür ederiz." ifadelerine yer verdi.

Tunceli'de yolcu minibüsü uçuruma devrildi: 1 ölü, 1 yaralı

TUNCELİ (AA) – Tunceli'nin Çemişgezek ilçesinde, yolcu minibüsünün uçuruma devrilmesi sonucu meydana gelen trafik kazasında 1 kişi öldü, 1 kişi yaralandı.

Yasin Top (26) idaresindeki 62 AN 071 plakalı minibüs, ilçeye bağlı Doğanalan köyü yakınlarında, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıkarak yaklaşık 200 metrelik uçuruma devrildi.

Kazada, sürücü Top olay yerinde yaşamını yitirdi, Emre Yılmaz (7) da yaralandı.

Olay yerine gelen ekipler, Yılmaz'ı araçtan çıkararak ilk müdahalenin ardından İlçe Entegre Hastanesine kaldırdı.

Emre Yılmaz, buradaki müdahalenin ardından Elazığ Fırat Üniversitesi Hastanesine sevk edildi.

Köpeğiyle oynarken ayağını kıran avcı için seferber oldular

TUNCELİ (AA) – Tunceli'nin Nazımiye ilçesi kırsalında köpeği ile oynarken ayağını kıran avcı Vedat Çakmak, bölgeye yol ulaşmadığı için Jandarma, AFAD ve sağlık ekiplerince hastaneye kaldırıldı.

Elazığ'dan Tunceli'ye gelen ve Vedat Çakmak'ın da aralarında bulunduğu 5 avcı, Nazımiye ilçesine bağlı Aşağı Doluca köyünün dağlık kesiminde avlanmaya gitti.

Bir süre avlandıktan sonra yemek için duran avcılardan Çakmak, "Gölge" isimli köpeğiyle oyun oynamaya başladı. Gölge'nin üzerine atlaması üzerine geri çekilen Çakmak, dengesini kaybetti ve düşerek ayağını kırdı.

Arkadaşları, Çakmak'ın hastaneye kaldırılması için Jandarma, AFAD ve 112 acil servis ekiplerinden yardım istedi. Bölgeye gelen ekipler Çakmak'a ilk müdahaleyi olay yerinde yaptı.

Genel sağlık durumu iyi olan Çakmak, bölgeye karayolu olmaması nedeniyle AFAD ekiplerince uzun süre sedyeyle taşındı. Çakmak, ambulansla Karakoçan Devlet Hastanesine kaldırıldı.

Ekiplerin ilk müdahalesi sırasında köpeği Gölge'nin Çakmak'ın yanından ayrılmaması dikkati çekti.