Türkiye'nin aile istatistikleri (2)

                            ANKARA (AA) - Türkiye'de 18 yaş ve üstündeki bireyler arasında kendilerini en fazla ailelerinin mutlu ettiğini belirtenlerin oranı geçen yıl yüzde 74,2 olarak belirlendi. </p>  <p>Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) &quot;İstatistiklerle Aile 2018&quot; bülteni yayımlandı. </p>    <p>Yaşam Memnuniyeti Araştırması sonuçlarına göre, 18 yaş ve üstündeki bireyler arasında kendilerini en fazla ailelerinin mutlu ettiğini belirtenlerin oranı geçen yıl yüzde 74,2 oldu. Erkeklerin yüzde 78,7'si, kadınların yüzde 69,7'si kendilerini en fazla ailelerinin mutlu ettiğini bildirdi.</p>  <p>Hane Halkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması sonuçlarına göre, hanelerde masaüstü bilgisayar bulunma oranı 2004 yılında yüzde 10 iken 2011 yılında yüzde 34,3'e yükseldi. Sonraki yıllarda ise bu oran gerileyerek geçen yıl itibarıyla yüzde 19,2 olarak kaydedildi. </p>  <p> Hanelerde taşınabilir bilgisayar (dizüstü, tablet, netbook gibi) bulunma oranı, 2004 yılında yüzde 0,9 iken sonraki yıllarda sürekli artarak geçen yıl yüzde 50,1'e ulaştı. 2004 yılında yüzde 53,7 olan cep telefonu/akıllı telefon bulunma oranı geçen yıl yüzde 98,7'ye yükseldi. İnternete bağlanabilen televizyon bulunma oranı 2013 yılında yüzde 7,3 iken 2018'de yüzde 32,1'e çıktı. Hanelerde internet erişimi oranı da 2004'te yüzde 7 iken geçen yıl yüzde 83,8'ye ulaştı. </p>      <p>Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması sonuçlarına göre de eşdeğer hane halkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 60'ı dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırı incelendiğinde, bu sınırın altında yaşayan bireylerin oranının 2017 yılında yüzde 20,1 olduğu kayıtlara geçti. Hane halkı tipine göre yoksulluk oranı incelendiğinde ise tek ebeveynli ve en az bir çocuğu olan hane halklarının yüzde 26,3'ünün hesaplanan göreli yoksulluk sınırının altında yaşadığı belirlendi. </p>  <p>18 yaşından küçük veya 18-24 yaşında olan, ekonomik açıdan pasif ve ebeveynlerinden en az biriyle yaşayan kişiler olarak tanımlanan bağımlı çocuklu hane halklarının yoksulluk oranı yüzde 25,1 iken bağımlı çocuğu olmayan hane halklarının yoksulluk oranı yüzde 6,7 olarak hesaplandı.  </p>  <p>- En fazla koruyucu aile İstanbul'da</p>    <p>Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı verilerine göre, geçen yıl Türkiye genelinde mevcut koruyucu aile sayısı 5 bin 289 oldu. En fazla koruyucu ailenin 486 ile İstanbul'da olduğu belirlendi. İstanbul'u 360 aileyle İzmir, 312 aileyle Ankara, 201 aileyle Kayseri ve 187 aileyle Kocaeli takip etti.</p>        <p>Hane Halkı Bütçe Araştırması 2017 yılı sonuçlarına göre, Türkiye genelinde hane halklarının tüketim amaçlı yaptığı harcamalar içinde en yüksek payı yüzde 24,7 ile konut ve kira alırken, ikinci sırayı yüzde 19,7 ile gıda ve alkolsüz içecek, üçüncü sırayı yüzde 18,7 ile ulaştırma harcamaları aldı. Toplam tüketim harcamalarında en düşük payı alan gruplar ise yüzde 2,2 ile sağlık, yüzde 2,3 ile eğitim, yüzde 2,7 ile eğlence ve kültür harcamaları oldu.</p>    <p>Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması sonuçlarına göre, 2017 yılında konutun mülkiyet durumları incelendiğinde, bireylerin yüzde 59,1'inin oturduğu konutta ev sahibi, yüzde 24,7'sinin ise kiracı olduğu görüldü.</p>  <p> Bireylerin yüzde 40,8'inin 2017 yılında konutunda izolasyondan dolayı ısınma sorunu yaşadığı, yüzde 36,6'sının sızdıran çatı, nemli duvarlar, çürümüş pencere çerçevesi ve benzeri nedenlerle sorunla karşılaştığı ve yüzde 22,9'unun trafik veya endüstrinin neden olduğu hava kirliliği, çevre kirliliği veya diğer çevresel sorunlar yaşadığı belirlendi.

(Bitti)

“Tüm istatistiklerimiz uluslararası normlarda”

ANKARA (AA) – MEHTAP YILMAZ – Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Başkanı Yinal Yağan, kurum tarafından üretilen tüm istatistiklerin uluslararası normlarda hazırlandığını belirterek, "Ürettiğimiz istatistikler Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), Avrupa Birliği İstatistik Ofisi (Eurostat), Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası gibi uluslararası kuruluşlarca kullanılıyor ve diğer ülke verileriyle birlikte yayımlanıyor." dedi.

Yağan, AA muhabirine, TÜİK'in çalışmaları ve istatistikleri hazırlarken uyguladığı yöntemlere ilişkin değerlendirmede bulundu.

Bazı kesimlerin "istatistiklerin sağlıklı olmadığı ve verilerde siyasi etki bulunduğu" yönündeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını vurgulayan Yağan, "TÜİK, kendisine kanunla verilen görevleri her zaman ciddiyet, titizlik ve özenle yerine getirme gayretiyle faaliyetlerini sürdürmektedir. Kurumumuzun ürettiği tüm istatistikler uluslararası normlarda, mesleki bağımsızlık, şeffaflık, karşılaştırılabilirlik, tarafsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı olarak, Avrupa Birliği (AB) ve dünyada geçerli, uluslararası kurumlar tarafından tavsiye edilen yöntem, tanım ve kavramları kullanarak hesaplanmaktadır." diye konuştu.

TÜİK'in kullandığı kavramlar, uyguladığı yöntemler ve sonuçlarının yerli ve yabancı kurumlar ile kuruluşlardaki uzmanların değerlendirmelerine açık olduğuna ve en ayrıntılı düzeyde kamuoyuyla paylaşıldığına dikkati çeken Yağan şöyle devam etti:

"Türkiye İstatistik Kanunu'nun 'Bilimsel ve teknik özerklik' başlıklı maddesine göre, 'Resmi İstatistik Programı'nın uygulanmasında, kurum çalışanlarıyla diğer uygulayıcı birimlere, veri kaynakları, istatistiki yöntem ve süreçlerinin seçimi, dağıtımın içerik, şekil ve zamanı ve istatistik, gizliliğin uygulanması başta olmak üzere, hiçbir konuda talimat verilemez.' Bu hükümle TÜİK, bilimsel, teknik özerkliğe sahip kılınmıştır ve dünyadaki en şeffaf kurumlar arasında yer almaktadır."

  • "İstatistiklerimiz uluslararası kuruluşlarca kullanılıyor"

Kurumun istatistikler konusunda çeşitli uluslararası kuruluşlarla iş birliği yürüttüğüne işaret eden Yağan, "TÜİK tarafından üretilen istatistikler ILO, OECD, Eurostat, IMF ve Dünya Bankası gibi uluslararası kuruluşlarca kullanılıyor ve diğer ülke verileriyle birlikte yayımlanıyor. İstatistiklerin kalitesinin ve uluslararası karşılaştırılabilirliğinin sağlanmasına yönelik hazırlanan kalite raporları da uluslararası kuruluşlarla paylaşılıyor." ifadesini kullandı.

Türkiye'nin ekonomik gelişme ve refahının sağlanması için istatistik alanında ihtiyaç duyulan uluslararası diyalog mekanizmalarını oluşturmaya önem verdiklerini belirten Yağan, bu kapsamda TÜİK'in çok sayıda ülkeyle çeşitli teknik iş birliği ve yardım programlarını hayata geçirdiğini dile getirdi.

Yağan, hükümetin izlediği aktif dış politikaya bağlı olarak, TÜİK'in çalışma yaptığı ülke sayısının da her geçen gün arttığına işaret ederek, "TÜİK, son 10 yılda Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) Başkanlığı, İslam İşbirliği Teşkilatı İslam Ülkeleri İstatistik, Ekonomik ve Sosyal Araştırma ve Eğitim Merkezi ve diğer uluslararası kuruluşlarla iş birliği yaparak Kafkasya, Orta Asya, Balkanlar, Orta Doğu, Asya ve Afrika'ya kadar 50'den fazla ülkenin istatistik kuruluşuyla bilgi ve tecrübesini paylaştı. Türkiye'nin coğrafi konumu, uluslararası norm ve standartlara dayalı istatistik üretme kabiliyetiyle kurumumuz, son yıllarda iyi bir istatistiki iş birliği ortağı haline geldi." değerlendirmesinde bulundu.

  • "TÜİK, Avrupa sistemine 'yüksek düzeyde' uyumlu"

Türkiye'nin, uzun yıllardır AB'ye uyum süreci çerçevesinde çeşitli çalışmalar yürüttüğünü ve politikalar oluşturduğunu anımsatan Yağan, TÜİK'in de resmi istatistiklerin derlenmesi, analiz edilmesi ve yayımlanmasıyla AB adaylık sürecinde son derece önemli görevleri bulunduğunu anlattı. Yağan, bu kapsamda 1993 yılında Avrupa Birliği İstatistik Ofisi (Eurostat) ile iş birliğine başlayan kurumun uluslararası platformda geçerli standartlara uygun istatistiklerin üretilmesi hedefine ulaşma yolunda faaliyet gösterdiğini ve bunların Avrupa İstatistik Sistemi'nin temel kurallarına "yüksek düzeyde" uyumlu olduğunun sonuç raporlarında belirtildiğini ifade etti.

AB ile uyum çalışmaları kapsamında güçlendirilen istatistiki kapasite ve komşularla kurulan bağların, kurumun aranan ve tercih edilen bir teknik destek kaynağı olmasını sağladığını vurgulayan Yağan, şöyle konuştu:

"TÜİK halen Çin'den Norveç'e, Moğolistan'dan Güney Kore'ye, Nijer'den Uganda'ya, Vietnam'dan Malezya'ya, Endonezya'dan Birleşik Arap Emirlikleri'ne kadar 3 kıtada iş birliği faaliyetlerini sürdürüyor. Bu çerçevede son 10 yılda, 512 yabancı ülke uzmanı Türkiye'de istatistik alanında eğitim görürken, 185 TÜİK uzmanı da yurt dışında danışman olarak görevlendirildi ve ilgili ülke uzmanlarına eğitim verdi."

  • AB standartları için 40 milyon avro finansal kaynak

TÜİK'in, 2013-2015 yıllarında Avrupa İstatistikçiler Konferansı Yönetim Kurulu Üyeliğini, 2015'te OECD İstatistik ve İstatistik Politikası Komitesi Yönetim Kurulu Üyeliğini yürüttüğünü hatırlatan Yağan, böylece kurumun uluslararası istatistik sisteminde yalnızca uygulayıcı bir kuruluş konumundan çıkarak, sistemi belirleyen, yön veren aktörler arasına girdiğini, resmi istatistik üretimi konusunda bölgesinde lider kuruluş haline geldiğini söyledi.

Yağan, TÜİK'in, AB-Türkiye Mali İşbirliği Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı çerçevesinde 2003-2018 yıllarında yürütülen AB program ve projeleriyle yaklaşık 40 milyon avro finansal kaynak sağladığını belirterek, bu kapsamda Türk İstatistik Sistemi'ne veri sağlayan diğer kurum ve kuruluşlara eğitim ve danışmanlık faaliyetleriyle teknik destek sağlandığını, üretilen istatistiklerin AB standartlarına uygun olarak kalite ve çeşitliliğinde artış kaydedildiğini bildirdi.

TÜİK'in bilişim altyapısının da iyileştirildiğini belirten Yağan, şunları kaydetti:

"Tüm dünyada istatistik ofislerinin ve uluslararası istatistik kuruluşlarının bütçelerinde önemli oranda kesintilerin yaşandığı son 10 yıllık dönemde, TÜİK bütçesinde kesintiler olmadığı gibi lojistik imkanlarında ciddi iyileştirmeler gerçekleştirildi. Kurum, yeni ve modern binasıyla hizmet altyapısında önemli adımlar attı."

Turkey registers over 159,000 vehicles in Q1

By Tuba Sahin

ANKARA (AA) – The number of vehicles registered in Turkey reached 159,219 in the first three months of this year, the country's statistics authority said on Thursday.

The first quarter figure was down 42.1% from the same period last year, the Turkish Statistical Institute (TurkStat) announced.

The total number of road motor vehicles registered was around 23 million by the end of March.

Automobiles accounted for the bulk of new registrations — 60 percent (95,583) — a drop of 42.4% year-on-year between January and March.

In March, the number of registered motor vehicles also slipped 37.9% compared to the same month last year, to 58,7909, TurkStat added.

The breakdown of model brands for new registered cars in the month is as follows: Renault, 16.1%; Fiat, 12.3%; Volkswagen, 11%; Hyundai, 6.5%; Honda and Toyota, 6.2% apiece; Opel, 5.3%; Peugeot, 4.3%; Dacia, 4%; Mercedes-Benz, 3.7%; and other brands accounted for 24.5%.

Katı yakıt istatistikleri

ANKARA (AA) – Katı yakıtlarda şubatta en fazla üretim ve teslimat linyit kömüründe yapıldı.

Türkiye İstatistik Kurumu, şubat ayına ilişkin katı yakıt istatistiklerini açıkladı.

Buna göre, şubatta katı yakıtların toplam satılabilir üretim miktarları linyitte 5 milyon 546 bin 997 ton, taş kömürü kokunda 339 bin 104 ton ve taş kömüründe 96 bin 79 ton oldu.

Teslimat miktarları ise linyitte 5 milyon 732 bin 565 ton, taş kömüründe 3 milyon 100 bin 922 ton ve taş kömürü kokunda 423 bin 256 ton olarak hesaplandı.

Üretilen katı yakıtların teslimatları karşılama oranı yüzde 3,1 ile en düşük taş kömüründe gerçekleşti. Bu oran, taş kömürü kokunda yüzde 80,1 ve linyitte de yüzde 96,8 oldu.

Katı yakıtların teslimat yerlerine göre dağılımı incelendiğinde, taş kömürü teslimatının yüzde 61,8'i termik santrallere, yüzde 18,4'ü kok tesislerine, yüzde 5'i demir-çelik haricindeki sanayiye yapıldı.

Linyit teslimatının yüzde 88,4'ü termik santrallere ve yüzde 7,7'si demir-çelik haricindeki sanayiye, taş kömürü koku teslimatının yüzde 96,1'i de demir-çelik sanayisine gerçekleştirildi.

Ölüm nedeni istatistikleri

ANKARA (AA) – Türkiye'de geçen yıl ölümlerin yüzde 38,4'ünün dolaşım sistemi hastalıklarından kaynaklandığı belirlendi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2018 yılına ilişkin ölüm nedeni istatistiklerini açıkladı.

Buna göre, Türkiye'de geçen yıl dolaşım sistemi kaynaklı 161 bin 920 ölüm gerçekleşti.

Ölüm nedenleri incelediğinde en fazla yüzde 38,4 ile dolaşım sistemi hastalıkları, yüzde 19,7 ile iyi ve kötü huylu tümörler dikkati çekti. Bunları sırasıyla yüzde 12,5 ile solunum sistemi, yüzde 4,9 ile sinir sistemi ve duyu organları hastalıkları, yüzde 4,8 ile endokrin, beslenme ve metabolizmayla ilgili hastalıklar ve yüzde 4,4 ile dışsal yaralanma nedenleri ve zehirlenmeler izledi. Diğer hastalıklar ise(enfeksiyon ve parazit hastalıkları, mental ve davranışsal bozukluklar, kas-iskelet sistemi ve bağ dokusu hastalıkları gibi) yüzde 15,2 oldu.

Dolaşım sistemi kaynaklı ölümlerin yüzde 39,7'si iskemik kalp hastalığı, yüzde 22,4'ü ise serebro-vasküler hastalıklardan kaynaklandı.

Dolaşım sistemi hastalıklarının en çok 51 bin 376 kişiyle 75-84 yaş grubunda, iyi ve kötü huylu tümörlerin ise en fazla 23 bin 674 kişiyle 65-74 yaş grubunda olduğu görüldü.

  • En fazla ölüme yol açan tümörler

Kötü huylu tümör nedeniyle gerçekleşen ölümlerin toplam sayısı 2018'de 81 bin 129 kişi olarak tespit edildi. Bu ölümlerin yüzde 30,8'i gırtlak ve soluk borusu/bronş/akciğerin kötü huylu tümöründen kaynaklandı. Bunu yüzde 8,2 ile mide, lenfoid ve hematopoetik, yüzde 7,8 ile kolon ve yüzde 6,2 ile pankreasın kötü huylu tümörleri izledi.

İkamet edilen ile göre ölüm nedenleri incelendiğinde ise bu dönemde dolaşım sistemi hastalıklarına bağlı ölümlerin oranının en yüksek olduğu ilk beş il sırasıyla yüzde 48 ile Çorum, yüzde 47,2 ile Denizli, yüzde 46,7 ile Adana, yüzde 46,2 ile Çanakkale ve Afyonkarahisar oldu.

İyi ve kötü huylu tümörler nedeniyle gerçekleşen ölümlerin oranının en yüksek olduğu ilk beş il ise sırasıyla yüzde 24,6 ile Kırklareli, yüzde 23,8 ile İstanbul, yüzde 23,2 ile Van ve Eskişehir, yüzde 23 ile Edirne olarak kayıtlara geçti.

TÜİK'te görev değişikliği

ANKARA (AA) – Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Başkanlığına, kurumda başkan yardımcılığı görevini yürüten Yinal Yağan vekaleten atandı.

Kurumun internet sitesinde yer duyuruya göre, TÜİK Başkan Vekili Mehmet Aktaş, 18 Nisan 2019 itibarıyla Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası meclis üyeliğine seçildi.

TÜİK Başkanlığına ise Başkan Yardımcılığı görevini yürüten Yinal Yağan vekaleten getirildi.

Yabancıya konut satışında tarihin en iyi ilk çeyrek rakamları görüldü

İSTANBUL (AA) – MURAT BİRİNCİ – Yabancıların yılın ilk çeyreğinde satın aldığı 9 bin 618 adet konut, yabancıya satışta tarihin en iyi birinci çeyrek rakamı olarak kayıtlara geçti.

Yeni yıla hızlı başlayan, şubat ve mart aylarında da bunu sürdüren yabancılara konut satışı, ilk üç ayda 9 bin 618 adede ulaştı. Geçen yılın ocak-mart döneminde 5 bin 298 adet konut yabancıya satılırken, bu da yüzde 81,5'lik artışa işaret etti. Bu yılın mart ayında yabancılara konut satışı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 71,3 artış göstererek bin 827'den 3 bin 129'a yükseldi. Böylece yabancılara konut satışında tarihin en iyi ilk çeyrek ve mart ayı rakamları görüldü.

Verilere göre, İstanbul, yabancıların konut alırken tercih ettiği illerdeki ilk sıradaki yerini koruyor. Geçen yıl mart ayında İstanbul'dan 556 konut satın alan yabancılar, bu yılın mart ayında bin 520 konutun sahibi oldu. Yabacıların İstanbul'dan konut alımı, martta geçen yılın aynı aynında göre yüzde 173,4 artış gösterdi.

Antalya, satılan 626 konutla yabancıların en çok tercih ettiği ikinci il oldu. Antalya'yı 173 konutla Ankara, 121 konutla Bursa, 110 konutla Yalova ve 104 konutla Sakarya izledi.

Yabancılara konut satışında en fazla artışın yaşandığı il İstanbul oldu. İstanbul'un yüzde 158,2 artışla Ankara ve yüzde 55,2 yükselişle Sakarya takip etti.

Yabancılara en fazla konut satışının yapıldığı ilk 10 il incelendiğinde, Trabzon'da geçen yılın mart ayına göre yabancıya konut satışında yüzde 63,4'lük düşüş yaşanması dikkati çekti.

Yılın ilk çeyreği incelendiğinde İstanbul'da 4 bin 321, Antalya'da bin 899, Ankara'da 561, Bursa'da 490, Yalova'da 410, Sakarya'da 319, Mersin'de 210, Samsun'da 196, Trabzon'da 155 ve İzmir'de 134 adet konutun yabancılara satıldığı görüldü.

– Iraklılar liderliği sürdürüyor

Türkiye'de konut sahibi yabancıların uyrukları dikkate alındığında, Iraklılar, liderliğini korudu. Geçen yılın mart ayında 348 konut satın alan Iraklılar, bu yılın mart ayında 548 konutun sahibi oldu.

Iraklıları, 334 konutla İranlılar, 189 konutla Suudiler, 156 konutla Ruslar ve 150 konutla Afganlar takip etti.

Mart ayında geçen yılın aynı ayına kıyasla konut satışlarının en fazla arttığı ülke yüzde 500 ile İsrail olurken, bu ülkeyi yüzde 457 ile Filistin ve yüzde 446 ile Cezayir izledi.

Bu yılın ocak-mart döneminde ülke uyruklarına göre yabancılara yapılan konut satış rakamları incelendiğinde Iraklılara bin 781, İranlılara 946, Ruslara 587, Afganlara 507 ve Suudilere 440 adet konut satışı gerçekleştirildi.

– "Yabancıya konut satışında 2019'da rekor kıracağız"

Anadolu Yakası İnşaat Müteahhitleri Derneği (AYİDER) Başkanı Melih Tavukçuoğlu, 2019 yılına bir önceki yıla oranla yüzde 30'lara varan ciddi bir konut satışı düşüşüyle başladıklarını anımsattı.

Mart ayı verilerinin yine yüzde 5'lik azalış gösterdiğini ancak ilk iki ay baz alındığında konut satışlarında bir artış ve düşüşün kapandığını söyleyen Tavukçuoğlu, "Mart ayıyla birlikte düğün sezonunun açıldı. Konut fiyatlarına uzun zamandan beri zam yapılmadı. Krediden ziyade markalı büyük konut projelerin cazip kampanyalarıyla bir toparlanma sürecine girmiş bulunuyoruz. Ancak 2019 yılını geçtiğimiz yıla göre bir miktar daha az kapatmış olacağız. Unutmamak gerekiyor ki, Türkiye çok genç bir nüfusa sahip ve barınma temel ihtiyaç." diye konuştu.

Tavukçuoğlu, 2020 yılından itibaren sektörün yeniden atağa geçeceğini öngördüklerini söyledi.

Bu süreçte Anadolu'daki konut projelerinin, yurt dışındaki projeler ve yabancıya konut satışının ön plana çıkacağına dikkati çeken Tavukçuoğlu, "Yabancıya konut satışının her ay giderek artması, 2019 yılında yeni bir rekor kıracağımızı gösteriyor. Türkiye hem konut fiyatları hem tarihi ve doğal güzellikleriyle yabancılar için büyük bir avantaj sunuyor. Yabancıya konut satışında bu yıl 50 bin konut bandını rahatlıkla görebileceğimizi düşünüyoruz." ifadelerini kullandı.

İllere göre yabancılara yapılan konut satış adetleri şöyle:

İLMar.18Mar.19Ocak-Mart 2018Ocak-Mart 2019
İstanbul5561.5201.7054.321
Antalya4466261.2881.899
Ankara67173208551
Bursa109121404490
Yalova89110263410
Sakarya67104162319
Mersin4971128210
Samsun5354126196
Trabzon13449287155
İzmir364482134
Diğer iller221257645933
TOPLAM1.8273.1295.2989.618

Türkiye'de geçen yıl 61 bin 265 kitap yayımlandı

ANKARA (AA) – Türkiye genelinde geçen yıl 61 bin 265 kitap yayımlandı. Geçen yıl yayımlanan toplam materyal sayısı da önceki yıla göre yüzde 11,3 artarak 67 bin 135'e ulaştı.

Türkiye İstatistik Kurumu tarafından geçen yıla ilişkin uluslararası standart kitap numarası (ISBN) istatistikleri açıklandı.

Buna göre, yayımlanan materyallerin sayısı 2018'de bir önceki yıla göre yüzde 11,3 artarak 67 bin 135'i bulurken, kitap sayısı ise 61 bin 265 olarak kayıtlara geçti.

Özel sektör tarafından yayımlanan materyal sayısı geçen yıl yüzde 10,7 artışla 61 bin 607 oldu. Bu dönemdeki materyallerin yüzde 91,8'i özel sektör, yüzde 5,8'i kamu ve eğitim kurumları, yüzde 2,5'i de sivil toplum kuruluşları tarafından yayımlandı.

Yayıncılar tarafından geçen yıl 61 bin 265 kitap, 391 elektronik kitap (DVD, VCD, CD), 5 bin 177 web tabanlı elektronik kitap, 28 konuşan kitap (kaset, CD, DVD) ve 274 diğer olmak üzere toplam 67 bin 135 materyal için ISBN alındı.

  • En fazla artış akademik materyallerde

Konularına göre incelendiğinde, 2018'deki materyallerin yüzde 32,2'si eğitim, yüzde 17,4'ü yetişkin kültür, yüzde 16'sı akademik, yüzde 15,8'i yetişkin kurgu edebiyat, yüzde 13,9'u çocuk ve ilk gençlik, yüzde 4,7'si inanç alanlarında yayımlandı.

Akademik materyallerin sayısı 2018'de, önceki yıla göre yüzde 32 artarak 10 bin 751'e ulaşırken, eğitim alanındaki eserler de yüzde 26,1 artışla 21 bin 628 oldu.

Yayımlanan materyallerin yüzde 92,1'inin dilinin Türkçe, yüzde 4,7'sinin İngilizce, yüzde 3,2'sinin ise diğer diller olduğu belirlendi.

Türkiye turizminde yeni hedefler

ANKARA (AA) – MERVE ÖZLEM ÇAKIR – Turizmde geçen yılı Cumhuriyet tarihinin rekorlarıyla kapatan Türkiye, gelecek günlerde açıklanacak Turizm Master Planı ve Turizm Geliştirme Fonu ile 2019'da turist sayısını 50 milyona, turizm gelirini 35 milyar dolara yükseltme hedefine kilitlendi.

AA muhabirinin yaptığı derlemeye göre, "Yeni Ekonomi Programı (YEP) Yapısal Dönüşüm Adımları-2019" kapsamında bu yıl Turizm Master Planı hazırlanarak, Turizm Geliştirme Fonu oluşturulacak. Böylece hem ülke ve destinasyon çeşitliliğinin hem turist sayısının hem de turist başına düşen gelirin artırılması planlanıyor.

Atılacak adımlarla turist sayısının bu yıl 50 milyona, turizm gelirinin de 35 milyar dolara çıkması beklenirken, gelecek 4 yıl içinde 70 milyon turist, 70 milyar dolar turizm geliri hedefleniyor.

  • Turist sayısı da turizm geliri de artıyor

Türkiye'de turizm geliri 2018 yılında bir önceki yıla göre yüzde 12,3 artarak 29 milyar 512 milyon 926 bin dolar oldu. Turizm gelirinin yüzde 81,8'i yabancı ziyaretçilerden, yüzde 18,2'si ise yurt dışında ikamet eden vatandaş ziyaretçilerden elde edildi. Hem turist sayısında hem turizm gelirinde artış gerçekleşti.

Geçen yılki gelirin 22 milyar 546 milyon 616 bin dolarını kişisel harcamalar, 6 milyar 966 milyon 311 bin dolarını paket tur harcamaları oluşturdu.

Kişi başına ortalama harcama 647 dolar olurken, yabancıların ortalama harcaması 617 dolar, yurt dışında ikamet eden vatandaşların ortalama harcaması da 801 dolar olarak gerçekleşti.

Türkiye'den çıkış yapan ziyaretçi sayısı 2018 yılında bir önceki yıla göre yüzde 18,1 artarak 45 milyon 628 bin 673 kişi olurken, bunların yüzde 85,4'ünü 38 milyon 951 bin 902 kişi ile yabancılar, yüzde 14,6'sını 6 milyon 676 bin 771 kişi ile yurt dışında ikamet eden vatandaşlar oluşturdu.

Yurt dışını ziyaret eden vatandaş sayısı bir önceki yıla göre yüzde 5,7 azalarak 8 milyon 383 bin 432 kişi oldu. Bunların kişi başı ortalama harcaması 584 dolar olarak gerçekleşti.

Türkiye'den çıkış yapan ziyaretçilerin geceleme sayısı da söz konusu dönemde yüzde 9,3 artarak 103,8 milyondan 113,5 milyona çıktı.

  • İlgi tur fiyatlarını artırdı

Türkiye'ye yabancı turistin ilgisi artmaya devam ederken, bu canlanma tur fiyatlarına da yansıdı.

Ortalama fiyatlara bakıldığında yurt içinde bir hafta ve daha fazla süreli turlar geçen sene mart ayında 174 lira iken bu sene aynı ayda yüzde 39 artışla 241 lira oldu. Öte yandan söz konusu turların geçtiğimiz yaz aylarındaki fiyatları da Ağustos 2018'de 540 lira civarını gördü.

Yurt dışında bir hafta ve daha uzun süreli turların fiyatları da aynı dönemde yüzde 24 yükselişle 2 bin 69 liradan 2 bin 569 liraya çıktı. Yaz aylarında söz konusu ortalama fiyatlar 3 bin 500 lirayı buldu.

Yurt içi hafta sonu tur fiyatları son bir yılda yüzde 28,7 artarak martta 277 liraya yükseldi.

  • Yerli turist 9 ayda 34,8 milyar lira harcadı

Türkiye'deki hane halklarının seyahat verileri incelendiğinde, geçen yılın üçüncü çeyreğinde yurt içinde ikamet eden 32 milyon 537 bin kişi seyahate çıktı. Seyahate çıkanlar, ortalama 650 lira harcarken, 333 milyon 38 bin geceleme (ortalama 10,2 gece) yaptı.

Seyahate çıkanlar, geçen yılın üçüncü çeyreğinde 21 milyar 138 milyon 934 bin lira, 2018 yılının ocak-ekim döneminde de 34,8 milyar lira harcadı.

Yerli turistlerin seyahat harcamaları, kişisel veya paket tur harcamaları olarak yapıldı. Bu harcamaların yüzde 88,7'sini 18 milyar 748 milyon 899 bin lira ile kişisel harcamalar, yüzde 11,3'ünü 2 milyar 390 milyon 35 bin lira ile paket tur harcamaları oluşturdu.

  • En çok harcama yeme içmeye

Kişisel harcamalar içinde yeme içmeye 10,5 milyar lira, konaklamaya 4,5 milyar lira, sağlığa 1,1 milyar lira, ulaştırma masraflarına yaklaşık 10 milyar lira, giyecek, hediyelik eşya alışverişlerine 3,2 milyar lira harcandı.

Yakınları ziyaret amacıyla yapılan seyahatler yüzde 58,9 ile ilk sırada yer alırken, seyahate çıkış sebeplerinde ikinci sırayı yüzde 36,4 ile "gezi, eğlence, tatil", üçüncü sırayı yüzde 2,2 ile "sağlık" aldı.

Söz konusu çeyrekte seyahate çıkanlar en çok "arkadaş, akraba evinde" kalmayı tercih etti.

İş gücü istatistikleri (2)

ANKARA (AA) – Türkiye'de istihdam edilenlerin sayısı, ocakta geçen yılın aynı dönemine göre 872 bin kişi azalarak 27 milyon 157 bin kişi, istihdam oranı ise 1,9 puanlık azalışla yüzde 44,5 oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ocak ayına ilişkin iş gücü istatistiklerini açıkladı.

Buna göre, istihdam edilenlerin sayısı, ocakta geçen yılın aynı dönemine kıyasla 872 bin kişi gerileyerek 27 milyon 157 bin kişi, istihdam oranı ise 1,9 puanlık azalışla yüzde 44,5 olarak kayıtlara geçti.

Söz konusu dönemde, tarım sektöründe çalışan sayısı 345 bin, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı 526 bin kişi azaldı. İstihdam edilenlerin yüzde 17'si tarım, yüzde 19,9'u sanayi, yüzde 5,4'ü inşaat, yüzde 57,7'si ise hizmetler sektöründe yer aldı.

Ocakta geçen yılın aynı dönemiyle karşılaştırıldığında, tarım sektörünün istihdam edilenler içindeki payı 0,7 puan, inşaatın payı 1,6 puan azalırken, hizmet sektörünün payı 2,3 puan arttı. Sanayi sektörünün, istihdam edilenler içindeki payında ise değişim görülmedi.

  • İş gücüne katılma oranı yükseldi

İş gücü, ocakta 2018'in aynı dönemine göre 387 bin kişi artarak 31 milyon 825 bin kişi, iş gücüne katılma oranı ise 0,1 puan artarak yüzde 52,2 olarak gerçekleşti. Aynı dönemler için yapılan kıyaslamalara göre, erkeklerde iş gücüne katılma oranı 0,2 puanlık azalışla yüzde 71,1, kadınlarda ise 0,4 puanlık artışla yüzde 33,6'yı buldu.

Ocakta herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışanların oranı da geçen yılın aynı dönemine göre, 0,6 puan artarak yüzde 33,1 oldu. Tarım dışı sektörde kayıt dışı çalışanların oranı ise geçen yılın aynı dönemine göre 0,7 puan artış göstererek yüzde 22,5 olarak hesaplandı.

  • Mevsim etkilerinden arındırılmış istihdam

Mevsim etkilerinden arındırılmış istihdam bir önceki döneme göre 223 bin kişi azalarak 28 milyon 14 bin kişi olarak tahmin edildi. İstihdam oranı 0,4 puan gerileyerek, yüzde 45,9 oldu. Mevsim etkilerinden arındırılmış işsiz sayısı bir önceki döneme göre 170 bin kişi artarak 4 milyon 295 bin kişi olarak gerçekleşti. İşsizlik oranı 0,6 puan artışla yüzde 13,3 olarak kayıtlara geçti.

Mevsim etkilerinden arındırılmış iş gücüne katılma oranı ise bir önceki döneme göre, 0,2 puan azalarak 52,9 olarak hesaplandı. Ekonomik faaliyete göre istihdam edilenlerin sayısı, tarım sektöründe 22 bin kişi, sanayi sektöründe 82 bin, inşaat sektöründe 44 bin ve hizmet sektöründe 76 bin kişi azaldı.

Türkiye genelinde Ocak 2019'a ilişkin mevsim etkilerinden arındırılmamış temel iş gücü göstergeleri şöyle:

ToplamErkekKadın
15 ve daha yukarı yaştakiler
Nüfus61.01730.15230.865
İş gücü31.82521.450 10.375
İstihdam

27.157

18.496 8.661
Tarım 4.618 2.698 1.920
Tarım dışı22.54015.799 6.741
İşsiz 4.668 2.954 1.714
İş gücüne dahil olmayanlar29.192 8.70220.490
İş gücüne katılma oranı 52,2 71,1 33,6
İstihdam oranı 44,5 61,3 28,1
İşsizlik oranı 14,7 13,8 16,5
Tarım dışı işsizlik oranı 16,8 15,3 20
15-64 yaş grubu
İş gücüne katılma oranı 57,6 77,2 37,9
İstihdam oranı 49 66,3 31,5
İşsizlik oranı 15 14,1 16,8
Tarım dışı işsizlik oranı 16,9 15,4

20,1

Genç nüfusta (15-24 yaş) işsizlik oranı 26,7 25,4 29,1
Ne eğitimde ne istihdamda olanların oranı 25,5 18,3 32,8

(Bitti)