İsrail lobisinin toplantısı Washington'da protestolarla başladı

WASHINGTON (AA) – ABD'deki en etkili İsrail yanlısı lobi kuruluşlarından Amerika İsrail Halkla İlişkiler Komitesinin (AIPAC) yıllık toplantısı protestolarla başladı.

ABD'deki ''İsrail yanlısı hareketin en büyük toplantısı'' olarak nitelenen AIPAC'ın bugün Washington'da başlayan yıllık toplantısı, 3 gün devam edecek. Toplantıya 10 binlerce kişinin katılımı bekleniyor.

ABD Kongre'sinde Cumhuriyetçi ve Demokrat kanatların da desteğini alan toplantıda, bu yıl ABD yönetiminin Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıması ve Golan Tepeleri'ni İsrail toprağı saymasının yansımalarının yanı sıra İsrail'in güvenliği konusunun da ele alınması bekleniyor.

-Demokrat adaylar katılmayacak

ABD Başkanı Donald Trump'a karşı 2020 yılında yapılacak ABD Başkanlık seçiminde Demokrat Parti aday adaylarından Senatör Elizabeth Warren, Senatör Kamala Harris, Senatör ve Beto O'Rourke ve Senatör Bernie Sanders AIPAC toplantısına katılmayacak.

AIPAC’ın Washington üzerindeki etkisi son olarak ABD'nin ilk Müslüman başörtülü Kongre üyesi İlhan Omar'ın, AIPAC'in ekonomik yardımda bulunarak Kongre üyelerini satın aldığı yönündeki yorumları üzerine tekrar tartışmaya açılmıştı.

Kurulduğu 1950'lerde ABD'de sadece küçük bir lobi grubu olarak faaliyet gösteren AIPAC, bugün Kongreye her yıl milyonlarca dolar bağışta bulunuyor.

ABD'de yapılan siyasi bağışların takibini yapan "Open Secret" sitesinde yer alan bilgilere göre, AIPAC Cumhuriyetçilere oranla Demokratlara daha fazla bağış yapıyor.

ABD Adalet Bakanı Barr’dan Kongreye “Rusya soruşturması” mektubu

WASHINGTON (AA) – ABD Adalet Bakanı William Barr, Kongre üyelerine Rusya soruşturması raporuna ilişkin gönderdiği mektubunda, ABD Başkanı Donald Trump veya başkanlık seçimleri kampanyasında görevli herhangi bir kimsenin seçimle ilgili olarak Rusya ile iş birliği yaptığının tespit edilmediğini bildirdi.

Barr, Rusya’nın 2016 başkanlık seçimlerine müdahale ettiği iddiasına ilişkin Özel Yetkili Savcı Robert Mueller’in yürüttüğü soruşturmanın sonuçlarına ilişkin Kongreye mektup gönderdi.

Bakan Barr, Mueller’in soruşturma raporunun iki kısma ayrıldığına dikkati çekerek, bu kapsamda Rusya’nın internet ve siber saldırılarla ABD başkanlık seçimlerini etkileyip etkilemediğinin ve ABD Başkanı Donald Trump’ın kampanya ekibinden herhangi birinin bu konuda Rusya ile iş birliği yapıp yapmadığının araştırıldığını ifade etti.

Barr, mektubunda, “Özel Yetkili Savcı Soruşturması'nda, Trump kampanyasının veya onunla ilişkili herhangi bir kişi veya yetkilinin 2016 başkanlık seçimlerini etkileme çabasında Rusya ile komplo veya iş birliği yaptığı tespit edilmemiştir.” ifadelerine yer verdi.

Barr, soruşturmada, Rusya’nın İnternet Araştırma Ajansı (IRA) üzerinden medyada ve sosyal medyada bilgi kirliliği ile seçim sürecinde toplumu etkilemenin yanı sıra siber saldırılarla elde edilen bilgileri yayarak seçimi etkilemeye çalıştığının tespit edildiğini kaydetti.

Savcı Mueller’in sosyal medyada yürütülen seçimi etkileme kampanyalarıyla ilişkili bazı Rus vatandaş ve kuruluşlarına dava açtığını hatırlatan Barr, Rusların bu faaliyetlerinde herhangi bir ABD vatandaşının veya Trump’ın kampanyasında görevli herhangi bir yetkilinin şüpheli olarak bulunmadığını bildirdi.

Diğer taraftan Rus hükümetinin ABD’de, özellikle de başkanlık seçimlerinde Demokrat aday Hillary Clinton’un kampanyasıyla ilişkili kişilerin bilgisayarlarına izinsiz erişim sağlayarak bilgi elde ettiğinin belirlendiğini aktaran Barr, birçok Rusya vatandaşı ve Rus kuruluş hakkında bu konuda dava açıldığını ancak Trump ile ilişkili herhangi bir ABD vatandaşının bu konuda şüpheli olarak tespit edilmediğini belirtti.

  • Adaletin engellenmesi

Barr, Mueller’in ABD Başkanı Donald Trump’ın Rusya soruşturmasına yönelik yaptığı açıklama ve attığı adımların adaleti engelleme girişimi olup olmadığını da incelediğini ifade etti.

Bakan Barr, Mueller’in bu konuyu “zor yasal konular” olarak değerlendirip herhangi bir karara varmadığını bildirdi.

  • Beyaz Saray’dan açıklama

Beyaz Saray Sözcüsü Sarah Sanders, konuyla yaptığı açıklamada, “Özel Yetkili Savcı herhangi bir gizli anlaşma ve adaleti engelleme girişimi tespit edemedi. Adalet Bakanı Barr ve Bakan Yardımcısı Rod Rosentein de adaleti engelleme girişimi olmadığına karar verdiler. Adalet Bakanlığının bulguları ABD Başkanı'nı tam ve kesin olarak aklıyor.” ifadelerini kullandı.

Bu açıklamadan sonra Trump da Twitter hesabından “Gizli anlaşma yok, adaleti engelleme yok. Tam ve kesin aklama. Amerika’yı büyütmeye devam.” paylaşımında bulundu.

Savcı Mueller, ABD Başkanı Donald Trump'ın kazandığı 2016 başkanlık seçimlerine Rusya'nın siber saldırılar yoluyla müdahale edip etmediğini araştırmış, yaklaşık 2 yıldır yürüttüğü soruşturma dosyasını dün Adalet Bakanı William Barr'a iletmişti.

Rusya soruşturması kapsamında Trump, 9 Mayıs 2017'de eski FBI Direktörü James Comey'in görevine son vermişti. ABD Adalet Bakanlığı da Rusya soruşturmasına özel yetkili savcı olarak 17 Mayıs 2017'de Robert Mueller'i atamıştı.

Mueller'in başlattığı soruşturmada, Trump'ın seçim kampanyasında görev almış bazı kişilerin Ruslarla ilişkileri odak noktası olmuştu.

Rusya soruşturmasında eski Ulusal Güvenlik Danışmanı Michael Flynn'in yanı sıra Trump'ın eski kampanya menajeri Paul Manafort ve yardımcısı Rick Gates ile kampanya dönemindeki dış politika danışmanlarından George Papadopoulos, savcı Mueller tarafından suçlanmıştı.

“Rejim hiçbir zaman Golan'ı geri almak istemedi”

İDLİB (AA) – EŞREF MUSA/BURAK KARACAOĞLU – Suriye'nin İdlib kentinde muhaliflerin çatı askeri kuruluşu ve ÖSO bileşeni Ulusal Özgürleştirme Cephesi Sözcüsü Naci Mustafa, Esed rejiminin hiçbir zaman Golan Tepeleri'ni geri almak istemediğini ve bu durumu iç ayaklanmaları bastırmak için kullandığını söyledi.

Mustafa, ABD Başkanı Donald Trump'ın "İsrail'in Golan Tepeleri üzerindeki egemenliğinin tam olarak tanınmasının zamanının geldiği" açıklamasının ardından AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Trump'ın açıklamalarını kınadıklarını belirten Mustafa, açıklamaların uluslararası hukuka aykırı olduğunu dile getirdi.

Mustafa, baba Hafız Esed'i Golan Tepeleri'ni "gizli bir anlaşmayla İsrail'e satmakla" suçlayarak "Beşşar Esed rejimi, uluslararası arenada bu toprakları politik olarak hiç savunmadı. İsrail'in sınır koruyucu görevini yıllar boyunca yerine getirdi." dedi.

Esed rejiminin, ülkedeki halk ayaklanmasının İsrail'le ilgili olduğu iddiasını sürekli savunduğunun altını çizen Mustafa, "Rejim Suriye'nin genelinde ayaklanmaları bastırmak için böyle iddialar ortaya attı. Ancak topraklarımızı işgal eden rejime karşı hiçbir şey yapmadı." diye konuştu.

Mustafa, "Rejim hiçbir zaman Golan'ı geri almak istemedi. Halka karşı dış tehdit kozu olarak kullandı." değerlendirmesinde bulundu.

  • Golan Tepeleri

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK), Suriye Türkmen Meclisi, Suriyeli muhaliflerin oluşturduğu Müzakere Yüksek Kurulu (MYK) da ABD Başkanı Trump'ın Golan Tepeleri üzerindeki İsrail egemenliğinin tanınması çağrısını kınamıştı.

Suriye'nin güneyindeki Golan Tepeleri, 1967'deki Altı Gün Savaşı'ndan bu yana İsrail işgali altında.

İsrail, 1981'de Golan Tepeleri'ni tek taraflı olarak ilhak ettiğini açıklamış ancak uluslararası toplum bu kararı tanımamıştı.

ABD Başkanı Trump önceki gün Twitter'dan yaptığı açıklamada, "(1967 işgalinden) 52 yıl sonra Amerika Birleşik Devletleri'nin, bölgesel istikrar ve İsrail'in güvenliği için kritik derecede stratejik öneme sahip olan Golan Tepeleri üzerindeki İsrail egemenliğini tam olarak tanımasının zamanı geldi." ifadelerini kullanmıştı.

Filistinli gruplardan Trump'ın Golan Tepeleri açıklamasına tepki

GAZZE (AA) – Filistinli gruplar ABD Başkanı Donald Trump'ın "Golan Tepeleri'nde İsrail'in hakimiyetini tanıma" yönündeki açıklamasına tepki gösterdi.

Hamas Sözcüsü Hazim Kasım, yaptığı yazılı açıklamada, Trump'ın çıkışına ilişkin, "Bu karar ABD'nin siyonistlerle tamamen uyum içinde olduğunu göstermektedir. ABD'nin Arap haklarına saldırganlığının devamı niteliğindedir." ifadelerini kullandı.

İslami Cihad Hareketi'nden yapılan açıklamada da Trump'ın ifadeleri "düşmanca ve tamamen İsrail yanlısı" olarak nitelendirildi. "Bu karar Arap topraklarının işgalinde ABD-İsrail ortaklığını mutlak surette yansıtıyor." ifadesine yer verilen açıklamada, "siyonistler eliyle ABD sömürge planının uygulandığı" uyarısında bulunuldu.

Açıklamada ayrıca, ABD Başkanı'nın çıkışına karşı Arap ülkelerinden net bir tutum sergilenmesi talep edildi.

Filistin Halk Kurtuluş Cephesi'nden yapılan açıklamada da Arap hak ve topraklarına yönelik süregelen ihlallere bir yenisinin eklendiği belirtildi.

Açıklamada, ABD yönetiminin "Arap dünyasının düşmanı" olarak görülmesi gerektiği kaydedildi.

ABD Başkanı Donald Trump dün Twitter hesabından, "(1967 işgalinden) 52 yıl sonra ABD için, İsrail'in Golan Tepeleri üzerindeki egemenliğini tam olarak tanımanın zamanı geldi." değerlendirmesinde bulunmuştu.

Germany opposes Trump’s Golan Heights move

                          By Ayhan Simsek</p>    <p>BERLIN (AA) - Germany on Friday opposed U.S. President Donald Trump’s move to recognize Israel's claim to sovereignty over the occupied Golan Heights in Syria.</p>    <p>Ulrike Demmer, the government’s deputy spokeswoman, told a news conference in Berlin that Germany’s stance on the status of Golan Heights remained unchanged and based on international law, in particular the resolution 497 adopted by the UN Security Council in 1981.</p>    <p>“In this resolution, Israel’s annexation was declared to be null and void and without legal effect. This international legal status remains the same as before,” she said. </p>    <p>Demmer also underlined that any redrawing of borders could only be possible with a peaceful agreement among the conflict parties. </p>    <p>&quot;The German government rejects unilateral actions,&quot; she stressed.</p>    <p>On Thursday, U.S. President Trump said it was time for the U.S. to fully recognize Israel’s sovereignty over the Golan Heights.</p>    <p>Israel has long pushed Washington to recognize its claim over the territory it seized from Syria during the 1967 Six-Day War. </p>    <p>Israel occupies roughly two-thirds of the wider Golan Heights as a de facto result of the conflict. It moved to formally annex the territory in 1981 -- an action unanimously rejected at the time by the UN Security Council.  </p>    <p>The U.S. for the first time voted against an annual UN resolution condemning Israel's control of the Golan Heights in November. In all, 151 nations voted in support, with just Israel and the U.S. voting against.

Kartal Hukuk Sempozyumu

             İSTANBUL (AA) - TBMM Başkanı Mustafa Şentop, ABD Başkanı Donald Trump'ın İsrail'in işgali altındaki Golan Tepeleri'ni ilhak düşüncesi hakkındaki sözlerine tepki göstererek, &quot;Yani bir ülke, başka bir ülkenin toprağını uluslararası hukuka aykırı şekilde işgal edecek, 50 seneyi geçerse de orayı kazanabilir. Zaman aşımıyla kazanma gibi bir şeyden bahsediyor adeta. ABD, uluslararası hukuk kararını tanımıyor.&quot; dedi.

Kartal İmam Hatip Lisesi Uluslararası Hukuk Kulübü tarafından düzenlenen Kartal Hukuk Sempozyumu'nda konuşan Şentop, kendisinin de bir imam hatip lisesi mezunu olduğunu ifade ederek, bununla her zaman gurur duyduğunu söyledi.

İmam hatipli olmanın zorluklarını da yaşadığını bildiren Şentop, "Hukuk fakültesini bitirdiğim zaman araştırma görevliliği için müracaat ettiğimde sınava iki kişi girdik. Bilim sınavını yalnız ben geçtim ve tek başıma mülakata girdim. İmam hatip mezunu olduğum için alınmadım. Bunu tahmin olarak söylemiyorum, açıkça bana ifade edildi." diye konuştu.

Artık o günlerin geride kaldığını ifade eden Şentop, imam hatip liselerinin tarihçesi ve fonksiyonuna değindi.

İmam hatip liselerinin tarihinin Türkiye'de özgürlüklerin, anayasal düzenin, demokrasinin tarihi ile paralel olduğunu anlatan Şentop, "Ne zaman Türkiye'de demokratik hayat gelişmiş, anayasal sistem bütün kurum ve kurallarıyla uygulanmaya başlamış imam hatip liseleri büyümüş, gelişmiş, kapasitesi artmıştır. Ne zaman ki Türkiye'de demokrasiye, temel haklara, anayasal düzene karşı bir saldırı, darbeler olmuş o dönemlerde imam hatip liselerinin öğrenci sayısı azalmış, önüne engeller konulmuştur. İmam hatip liselerinin tarihini inceleyen bir akademisyen aynı zamanda Türkiye'nin siyasi tarihini, demokrasi tarihini, özgürlükler tarihini de incelemiş olur."

İnsan hayatının her alanının hukuk sistemiyle düzenlendiğini bildiren Şentop, "Ebu Hanife'nin 'Kişinin lehine ve aleyhine olanı bilmesidir.' şeklinde hukuk tanımı vardır. Bugünkü pozitif hukuk sistemlerinde dünyanın her tarafında böyledir. Hukuk insan hayatının bütün safhalarını kapsıyor. Somut olandan soyut olana gittikçe hukukun önemi daha fazla artıyor." ifadelerini kullandı.

– "Hukukta devletin bile değiştiremeyeceği bir alan olması lazım"

TBMM Başkanı Şentop, hukuk sistemlerinin bir bütün olarak az sayıda değişmezler alanı, bir de çok sayıda hüküm içermekle beraber değişen kuralların olduğu alan olarak iki bölümden oluştuğunu kaydetti.

Hukukun sadece insanlara değil devletlere de sınır ve kurallar koyduğunu vurgulayan Şentop, şunları aktardı:

"Devlet hukuka neden ve nasıl uymalı? Yüzyıllardır hukuk sistemlerinin temel sorunu bu. Devleti hukukla nasıl bağlarız? Hukuk sistemi bütünüyle devletin var ettiği sistemse yani kurallarını devlet koyup değiştiriyorsa o zaman devletin hukuka uyma seçeneği dışında kendisini zorlayan, sınırlayan kuralı değiştirme seçeneği de var elinde. Dolayısıyla çoğu zaman hukuka uymak yerine o kuralı değiştirmeyi tercih edebilir. Eğer hukuk kurallarının tamamı devletin koyduğu ve değiştirdiği kurallar ise devleti hukukla bağlayabilmek imkansıza yakın bir şeydir. Onun için hukukta sabiteler dediğimiz devletin bile değiştiremeyeceği bir alan olması lazım."

20. yüzyılın ikinci yarısında sözleşmelerle ulusal üstü insan hakları hukuku alanının ortaya çıktığını bildiren Şentop, bugün bu sistemin de işlemediğini savundu.

– Trump'ın Golan Tepeleri açıklaması

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, İsrail'in işgal altında tuttuğu Golan Tepeleri'ni ilhak çabalarına değinerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"BM'nin 497 sayılı kararı var. 1967'de İsrail'in Suriye toprağı olan Golan Tepeleri'nde işgalci olduğunu tespit eden birçok karar var. 1981’de verilen 497 sayılı karar, İsrail oraya yönetici atayıp mahkemeler kurmaya başlayınca BM demiş ki; 'İsrail'in yapmış olduğu bu işlemler hukuksuzdur, uluslararası hukukta hükümsüzdür.' Dün ABD Başkanı Trump, 'Aradan 52 yıl geçti, artık Golan Tepeleri'nin İsrail'e ait olduğunu tanımamız gerekebilir.' gibi bir laf ediyor. Yani bir ülke, başka bir ülkenin toprağını uluslararası hukuka aykırı şekilde işgal edecek, 50 seneyi geçerse de orayı kazanabilir. Zaman aşımıyla kazanma gibi bir şeyden bahsediyor adeta. ABD, uluslararası hukuk kararını tanımıyor. Çünkü bu belli güç dengeleri içerisinde oluşturulmuş bir kurul. 1981'de ABD'de o kararı veto etmemiş. Bugün elinde bir güç ve imkan olduğunu düşünüyor. O kuralı, yapay sabiteyi pişirip yiyebiliyor. Mekkeli müşriklerin kendi yaptıkları putları acıktıklarında yemesi gibi. Eğer devletin ötesinde bir alana taşıyamıyorsanız hukukun temel prensiplerini o zaman onu acıktığınızda yiyebilirsiniz. Şimdi Trump 1981'de pişirilen kuralı acıktığında yiyebiliyor."

Medeniyetleri sanat, mimari, teknoloji gibi öne çıktığı yönleriyle değerlendirmenin mümkün olduğunu dile getiren Şentop, "Bizim medeniyetimizi hukuk ya da eski adıyla fıkıh medeniyeti olarak değerlendirebiliriz." dedi.

Program sonunda Kartal Kaymakamı Abdullah Demir tarafından TBMM Başkanı Şentop'a günün anısına üzerinde isminin yazılı olduğu çini tabak hediye edildi. Ayrıca okul seramik atölyesi tarafından hazırlanan besmele-i şerif yazılı olan tablo da İl Milli Eğitim Müdürü Levent Yazıcı ve Okul Müdürü Mithat Tekcam tarafından Şentop'a sunuldu.

Programa Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürü Nazif Yılmaz, İl Milli Eğitim Müdürü Levent Yazıcı, Kartal Kaymakamı Abdullah Demir, akademisyenler, hukukçular, farklı liselerden öğretmen ve öğrenciler katıldı.

Pentagon, Trump'ın DEAŞ iddiasını doğrulamadı

WASHINGTON (AA) – ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) Sözcüsü Charles E. Summers, ABD Başkanı Donald Trump'ın dün yaptığı, "DEAŞ'ın elinde kalan son toprak parçası bu gece itibariyle alınmış olacak" açıklamasını teyit etmedi.

Summers, Pentagon'da basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Trump'ın dün yaptığı, "DEAŞ'ın elinde kalan son toprak parçası bu gece itibariyle alınmış olacak." açıklaması hatırlatılan Summers, "Bu bölge dün gece alındı mı?" şeklindeki soruyu geçiştirmeye çalıştı.

Summers, "Ortaklarımızla birlikte her nerede olursa olsun DEAŞ'la mücadeleye devam edeceğiz." ifadesini kullanmakla yetindi.

SDG ismini kullanan YPG/PKK terör örgütü ABD'nin ağır bombardıman desteği ile Deyrizor'a bağlı Bagoz beldesini DEAŞ terör örgütünden almaya çalışıyor. ABD öncülüğündeki koalisyonun hava saldırılarında yüzlerce sivilin öldürüldüğü belirtilen beldede haftalardır ağır çatışmalar yaşanıyor.

  • Trump DEAŞ'A karşı dördüncü kez zafer ilan etti

ABD Başkanı Trump, ilk olarak 19 Aralık 2018'de Suriye'den çekileceklerini duyururken, DEAŞ'ın Suriye'de yenilgiye uğratıldığını ve Amerikan askerlerinin artık ülkelerine geri döneceğini söylemişti.

Trump daha sonra 15 Şubat 2019'da DEAŞ'ın elindeki toprakların tamamının alındığına dair 24 saat içinde açıklama yapacağını söylemişti.

İki açıklaması da doğru çıkmayan Trump, bu sefer 28 Şubat'ta "DEAŞ'ın elindeki toprakların yüzde 100'ü alındı." açıklamasında bulunmuş, ancak bu açıklaması kısa sürede yalanlanmıştı.

Trump dün Beyaz Saray'ın bahçesinde gazetecilere bir harita üzerinde Başkanlık koltuğuna oturduğunda DEAŞ'ın elindeki topraklar ile bugün örgütün elinde kalan toprağı karşılaştırarak "Şu küçük nokta kaldı o da bu geceye kadar alınmış olacak." ifadesini kullanmıştı.

BM'den Trump'ın Golan Tepeleri açıklamasına tepki

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER (AA) – Birleşmiş Milletler'den (BM), ABD Başkanı Donald Trump'ın "İsrail'in, işgal ettiği Golan Tepeleri üzerindeki egemenliğini tanıma zamanının geldiği" yönündeki açıklamasına tepki gösterildi.

BM Genel Sekreter sözcülerinden Farhan Haq, Trump'ın açıklamasına ilişkin, AA muhabirine, ''Bu konudaki bütün BM kararlarının arkasındayız.'' dedi.

BM Güvenlik Konseyi'nin 1981 yılında aldığı 497 sayılı karar, İsrail'in Golan Tepeleri'ni işgaline karşı çıkıyor ve kararda ''İsrail'in işgal altındaki Golan Tepeleri'nde kendi kanunlarını, yargısını ve idaresini uygulama kararı hükümsüzdür ve uluslararası hukuki geçerliliği yoktur.'' deniliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, Twitter hesabından "52 yılın ardından ABD için İsrail'in Golan Tepeleri üzerindeki egemenliğini tam olarak tanımanın zamanı geldi." açıklaması yapmıştı.

İsrail, Suriye'ye ait Golan Tepeleri'ni 1967'den bu yana işgal altında tutuyor.

ABD, BM'nin Meksika sınırına ziyaret talebini yanıtsız bıraktı

NEW YORK (AA) – ABD, Birleşmiş Milletler'in (BM) ülkenin güneyinde göçmenlerin durumunu incelemek için Meksika sınırına ziyaret talebini yanıtsız bıraktı.

BM Göçmen Hakları Özel Raportörü Felipe Gonzalez Morales, Newsweek dergisine yaptığı açıklamada, ABD yönetiminden geçen sene mart ve aralık aylarında Meksika ile olan sınırına iki kez ziyaret talebinde bulunduğunu ancak talebine yanıt alamadığını söyledi.

Meksika sınırından ABD'ye giren göçmenlerin durumu hakkında rapor hazırlamak için ziyaret talebinde bulunduğunu belirten Morales, ilk talebi için ''çeşitli taraflarla istişareler yapıldığı'' yanıtını aldığını, ikincisine ise cevap verilmediğini söyledi.

Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği'ne (ACLU) göre ise Trump yönetimi BM raportörlerinin en az 22 talebini görmezden geldi.

Meksika sınırından ABD'ye geçen ve ailelerinden ayrı tutulan Guatemalalı iki göçmen çocuk, geçen sene gözaltında hayatını kaybetmişti.

Orta Amerika ülkeleri Guatemala, Honduras ve El Salvador'dan ''şiddet ve yoksulluk'' gibi nedenlerle yola çıkan göçmenler Meksika sınırından ABD'ye giriş yapmak istiyor.

Göçmen karşıtı politikaları nedeniyle eleştirilen ABD Başkanı Donald Trump ise "yasa dışı göç ve uyuşturucu trafiğiyle" mücadele için Meksika ile olan sınıra duvar örülmesi gerektiğini savunuyor.