Trafik kazaları MOBESE kameralarında

ANKARA (AA) – Adana, Muş, Osmaniye ve Erzurum'da meydana gelen bazı trafik kazaları MOBESE kameralarına yansıdı.

Emniyet Genel Müdürlüğü, 81 ilde MOBESE kameralarının kaydettiği trafik kazalarının bazılarının görüntülerini paylaştı.

Osmaniye'deki kayıtlarda sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği otomobilin, kaldırımda yürüyen bir kişiye çarptığı görülüyor.

Adana'da ise bir araca çarpan otomobilin, yan yatarak metrelerce sürüklendiği görüntüye yansıyor.

Muş'taki görüntüde kavşakta kazaya karışan otomobilin yol kenarında kucağında bebeği ile yürüyen kadına ve üç çocuğa çarptığı görülüyor.

Erzurum'da kavşakta önüne çıkan otomobile çarpan aracın ters yönde yoluna devam ettiği kameralarca kaydediliyor.

Ordu'da trafik kazaları: 9 yaralı

ORDU (AA) – Ordu'nun Fatsa ilçesinde 2 ayrı noktada meydana gelen trafik kazasında 9 kişi yaralandı.

Alınan bilgiye göre, Osman Y. yönetimindeki 34 AFS 227 plakalı otomobil, İsmet S. yönetimindeki 52 KB 090 plakalı kamyonet ve Osman K. kontrolündeki 52 AAL 871 plakalı minibüs, Fatsa-Kumru kara yolu 5. kilometresinde çarpıştı.

Kazada, sürücüler ile araçlarda bulunan Elif Ecem K., Merve K., Yeter K., Şükriye K. ve Alper K. yaralandı.

Yaralılar, 112 Acil Servis ekiplerince ilçedeki hastanelere kaldırılarak, tedavi altına alındı.

Ayrıca, Mustafa A. yönetimindeki 52 EZ 974 plakalı kamyonet, Cumhuriyet Meydanı kavşağında yolun karşısına geçmeye çalışan Ercan K.'ya çarptı.

Çarpmanın etkisiyle yola savrulan Ercan K. ağır yaralandı.

Yaralanan Ercan K., 112 Acil Sağlık Ekiplerince Fatsa Devlet Hastanesine kaldırıldı.

Polis, her iki kazayla ilgili soruşturma başlattı.

Karabük'te trafik kazaları: 3 yaralı

KARABÜK (AA) – Karabük'te meydana gelen iki ayrı trafik kazasında 3 kişi yaralandı.

Alınan bilgiye göre, Ankara istikametinden Karabük'e gelen Fahri Toker yönetimindeki 78 SC 470 plakalı otomobil, kent girişinde henüz belirlenemeyen bir nedenle önce bariyerlere çarptı, daha sonra yol kenarına devrildi.

Kazada, sürücü ve yanında bulunan Melahat Toker ters dönen otomobilde sıkıştı.

Diğer sürücülerin haber vermesiyle olay yerine sağlık, polis, itfaiye ve İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) ekipleri sevk edildi.

Ekipler tarafından araçtan çıkartılan yaralılar, Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı.

Yaralıların sağlık durumlarının ciddiyetini koruduğu belirtildi.

Öte yandan Ovacık İlçesi Yaylacılar köyü yakınlarında yol yapın işinde çalışan Emrah E. yönetimindeki sıkıştırma silindiri, henüz belirlenemeyen bir nedenle yol kenarına devrildi.

Kazada yaralanan operatör, iş arkadaşlarının haber vermesiyle olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı.

Yaralının sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.

Elazığ'da zincirleme trafik kazaları: 10 yaralı

ELAZIĞ (AA) – Elazığ'da buzlanma nedeniyle 4 farklı noktada meydana gelen zincirleme trafik kazalarında 10 kişi yaralandı.

Malatya Caddesi Çayda Çıra Alt Geçiti yakınlarında meydana gelen ilk kazada, gizli buzlanma nedeniyle 13 araç birbirine çarptı.

Kazada yaralanan 5 kişi olay yerine çağrılan 112 Acil Servis ekiplerince kentteki hastanelere kaldırıldı.

Öte yandan, Zübeyde Hanım Caddesi'nde 10, Cahit Dalokay Caddesi'nde 13 ve Elazığ-Keban kara yolu üzerinde 4 aracın karıştığı zincirleme trafik kazalarında ise 5 kişi yaralandı.

Yaralılar ambulanslarla Fethi Sekin Şehir Hastanesine kaldırıldı.

Bursa'da trafik kazaları: 5 yaralı

BURSA (AA) – Bursa'nın İnegöl ilçesinde meydana gelen iki trafik kazasında 5 kişi yaralandı.

Alınan bilgiye göre, Bursa'dan İnegöl istikametine giden Kadir Doğan idaresindeki 43 RU 344 plakalı otomobil, Kalburt mevkisinde sağanak nedeniyle kayganlaşan yolda kontrolden çıkarak Oğuzcan Durutan yönetimindeki 16 KCR 99 plakalı minibüse çarptı.

Aynı istikamette seyreden Daim Tosun yönetimindeki 16 PL 561 plakalı otomobil de kayarak, kaza yapan iki araca çarptı. Kazada, sürücü Kadir Doğan ve beraberindeki Ayşegül Doğan ile 2 yaşındaki Mustafa Yiğit Doğan yaralandı.

Bu sırada aynı kaza mahallinde oluşan yoğunluk nedeniyle Hüseyin İzgi yönetimindeki 16 KOA 76 plakalı otomobil, Efrahim Hallaç'ın kullandığı 16 JJ 522 plakalı otomobile arkadan çarptı. Erhan Tekin yönetimindeki 16 HJ 850 plakalı hafif ticari araç ise kaza yapan otomobillere çarparak durabildi.

Kazada sürücü İzgi ve aynı araçtaki Sıdıka İzgi yaralandı.

İnegöl Devlet Hastanesine kaldırılan 5 yaralının sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.

Arkadaşlarını kazada kaybettiler yeni cihaz ürettiler

İSTANBUL (AA) – MUSAB TURAN – Arkadaşlarını trafik kazasında kaybeden girişimciler, başkaları da aynı acıyı yaşamasın diye akıllı bir cihaz geliştirdiler. Geliştirilen Drivee SafeCall cihazı, sürüş davranışlarını geliştirerek oluşabilecek kazaları engellemeye çalışırken, olası bir kazayı çarpışma sensörleriyle algılıyor, ihtiyaç halinde kaza lokasyonuna en yakın acil müdahale ekibine durumu bildiriyor.

Drivee Kurucu Ortağı Nihat Emir Çavuş, ekip arkadaşları Cantekin Güneşer, Gökçen Üstündağ ve Osman Bıyık'la beraber geliştirdikleri teknolojiyi AA muhabirine anlattı.

"Kurucu ortaklarımızla beraber ortak bir arkadaşımızı trafik kazasında kaybettikten sonra başka hayatların aynı nedenle yitirilmemesi için Drivee’yi kurduk." diyen Çavuş, "Drivee SafeCall cihazı, akıllı sensörlerle donatılmış bir telematik cihazdır. Önceliğimiz trafik kazasının önüne geçebilmek. Bunun için sürücü davranışlarını analiz ederek, sürücüye düzenli iyileştirme önerileri yapan yazılımımız bulunuyor cihaz içinde. Trafik kazasının önüne geçilemeyecek bir durum olursa da kazazedelerin hızlı ve kişiye özel müdahale almalarını sağlayarak hayatta tutmaya çalışıyoruz." bilgilerini verdi.

  • "Kaza sonrası 'Altın Saat' hayati önem taşımakta"

Sürücülerin sürüş dinamiklerini analiz ederek kişiye özgü risk planlaması yaptıklarını aktaran Çavuş, böylece sürüş davranışlarını geliştirerek oluşabilecek kazaları engellemeye çalıştıklarını söyledi.

Araç içine monte edilen cihazın kaza olması durumunda çarpışma sensörleri ile kazayı algılayarak araç içerisi ile otomatik olarak iletişime geçtiğini anlatan Çavuş, "İhtiyaç halinde kaza lokasyonuna en yakın acil müdahale ekibine durum bildirilmektedir. Burada kaza sonrası ilk dakikalar, yani 'Altın Saat' hayati önem taşımaktadır. Drivee SafeCall ile konum ve kişi bilgisine ulaşan acil müdahale ekibi, yaralıya hızlı ve dakik şekilde yardım edebiliyor. Araç içinde yer alan kişiler bilincini kaybetseler bile sistem otomatik devreye girdiğinden, müdahale ekibi olay yerine hızlıca yönlendirilebilmektedir. Bu aynı zamanda iş yeri olarak geçen şirket araçları için acil durum eylem planlaması yapılmasına olanak sağlamaktadır." diye konuştu.

  • "Kaza lokasyonu ve araç içerisindekilerin sağlık dataları ambulansa aktarılır"

Trafik kazaları meydana geldiğinde ambulansa ulaşma süresinin asılsız aramalar ve trafik nedeniyle uzayabildiğini hatırlatan Çavuş, şöyle konuştu:

"Kaza meydana geldiğinde 112'ye ulaşmak zorlaşabilir. Ayrıca ulaşılsa bile panik durumundan dolayı kazazedeler lokasyonunu ve durumunu izah etmek için uzun zaman harcamaktadırlar. Drivee bu problemlerin hepsini ortadan kaldırmaktadır. Çünkü kaza algılanır algılanmaz merkeze otomatik bildirilir. Kaza lokasyonu ve araç içerisindekilerin sağlık dataları call center aracılığı ile ambulansa aktarılır. Böylece hızlı müdahale imkanı sağlanıp zamandan kazanılarak hayat kurtarılabilir. Avrupa Parlementosu raporuna göre bu tip telematik cihazlar kullanılırsa sadece Avrupa’da yılda 2 bin 500 hayat trafik kazasına bağlı kurtarılabilir ve 20 milyar avro tasarruf sağlanabilir."

  • "Tek tuş ile Türkiye’nin her yerinde yol yardım ve çekici hizmeti sağlayabiliyoruz"

Çavuş, güvenlik açığı olan diğer alternatif metotlara göre kesintisiz bir koruma sağlayan Drivee SafeCall'un, kolay kurulumu ile de dikkati çektiğini söyledi.

Cihazın, araç sisteminden bağımsız çalıştığından, aracın garanti kapsamını etkilemediğini belirten Çavuş, şunları kaydetti:

"Drivee SafeCall cihazının üzerinde yer alan acil yardım butonu ile de sistem manuel olarak devreye alınabiliyor. Bu tuş, kalp krizi ve/veya kronik rahatsızlıklar ile diğer acil yardıma ihtiyaç duyulan durumlarda kullanılabilmektedir. Böylece ilgili birimlere manuel olarak da bilgi geçilebilmektedir. Drivee SafeCall, kaza anında zaman kazandırarak hayata tutunmanızı sağlar. Akıllı filo yönetimi çözümü sayesinde de sürücülerin araçlarının bakımı, lastik değişim zamanı, kasko/MTV/Trafik sigortası sürelerini takip edebilmesi ve randevuların otomatik olarak alınması sağlamaktadır. Eğer herhangi bir nedenle yolda aracın kalmasında ise tek tuş ile Türkiye’nin her yerinde yol yardım ve çekici hizmeti sağlayabiliyoruz."

  • "Big Bang Start-up Challenge’da 76 bin TL’lik ödül desteği aldık"

Toplamda 6 kişilik ekiple1,5 yıllık Ar-Ge sürecinde tekil araç ile 300 bin kilometre sürüş dinamiği testleri gerçekleştirdiklerini anlatan Nihat Emir Çavuş, bu sürede gerekli olan sertifikaları aldıklarını söyledi.

Ekim ayında satışa başlayan Drivee SafeCall’nin filo kiralama, günlük kiralama şirketleri, gıda ve ilaç sektöründe yer alan bazı şirketler ile bazı otomotiv markalarının bayileri tarafından rağbet gördüğünü aktaran Çavuş, şunları kaydetti:

"Bu müşterilerimizin araç sayısı 9 bin 500. Drivee olarak birkaç parti cihazımızı müşterilerimize teslim ettik. Yüksek talepten dolayı teslimi eksik kalan cihazları ürettikçe müşterilerimizin araçlarına montajını gerçekleştirmekteyiz. 2018 yılında Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) bünyesinde düzenlenen 7. Otomotiv Ar-Ge Pazarı yarışmasında dereceye girerek 10 bin TL’lik ödül aldık. İTÜ Çekirdek sürecine kabul alarak, sağlanan network, mentorluk gibi desteklerden faydalandık. Binlerce girişim arasından sıyrılarak, sahnede sunum yapma şansı yakalacağımız ‘Big Bang Start-up Challenge’da 76 bin TL’lik ödül desteği aldık.

  • "Almanya, İtalya ve Rusya pazarlarının oyuncusu haline gelmeyi hedefliyoruz"

İlk etapta cihazları Türkiye’de üretmek için teşvik almak istediklerini anlatan Çavuş, böylece imalat için Türkiye'de istihdam sağlayarak ihracat yapan şirket konumuna gelmeyi planladıklarını kaydetti. Çavuş,"Amacımız 2 yıl içerisinde Türkiye araçlarının 100 binine hizmet vermek. 2019 ikinci çeyreği itibarıyla sırası ile Almanya, İtalya ve Rusya pazarlarının oyuncusu haline gelmeyi hedefliyoruz. Drivee bu pazarda global oyuncu olmayı başaracak ekip ve bilgiye sahiptir." dedi.

Trafik kazaları her yıl 1 milyon 350 bin can alıyor

CENEVRE (AA) – Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), dünyada her yıl yaklaşık 1 milyon 350 bin insanın trafik kazalarında öldüğünü bildirdi.

DSÖ'nün Küresel Yol Güvenliği 2018 raporuna yayımlandı.

Rapora göre, 2016’da dünyada yaklaşık 1,35 milyon kişi trafik kazalarında yaşamını yitirdi. Bu rakam, 24 saniyede bir kişinin ve günde yaklaşık 3 bin 700 kişinin trafik kazalarında öldüğüne tekabül ediyor.

2014 yılında yayımlanan rapora göre, yılda 1,25 milyon kişi trafik kazalarında yaşamını yitirirken, bu rakam günlük yaklaşık 3 bin 300 kişiye denk geliyordu.

Rapora göre, trafik kazaları sonucu ölenlerin yüzde 54'ünü yayalar, bisiklet sürücüleri, motosiklet sürücüleri ve yolculardan oluşuyor.

Trafik kazaları ilk defa 5-29 yaş grubundaki gençlerin bir numaralı ölüm nedeni olarak ilk sırada yer alırken, dünyadaki ölüm nedenleri arasında 8’inci sırada kalıyor.

Dünya genelinde her 100 bin kişinin 18,2’si trafik kazalarında hayatını kaybediyor. Bu oran Avrupa’da 9,3 olurken, Afrika’da 26’nın üzerinde bulunuyor. Türkiye'de ise bu oran 100 bin kişide 12,3 kişi.

Rapora göre, trafik kazalarında ölümlerin en az yaşandığını yer Avrupa, en fazla yaşandığı yer ise Afrika olurken, dünyadaki taşıtların yüzde 40'ının bulunduğu yüksek gelirli ülkelerdeki ölüm oranının sadece yüzde 7 olmasına dikkat çekildi.

Ayrıca, 2,3 milyar kişinin yaşadığı 45 ülkede alkollü araba kullanımı yasak ve 2,7 milyar kişinin yaşadığı 49 ülkede motosiklette kask giyme zorunluluğu bulunuyor ve 5,3 milyar insanın yaşadığı 105 ülkede ise kemer takma zorunluğu var. DSÖ'ye göre, bu önlemler trafik kazalarında ölenlerin sayısının düşmesi için önemli etkenler.

-"İnsansız taşıtlar kısa çözüm olmayacak"

DSÖ Yaralanma ve Şiddet Önleme Bölümü Direktörü Dr. Etienne Krug, Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi'nde konuya ilişkin düzenlediği basın toplantısında, "Şu anda, küçük çocuklarımızı ve yetişkinleri öldüren şey, trafik kazalarıdır." dedi.

Krug, 2015'ten bu yana 22 ülkenin trafik kazalarını engellemeye yönelik mevzuatlarını iyileştirmesinden memnuniyet duyduğunu belirtti.

Trafik kazalarının en aza indirilmesi için ülkelerin daha fazla siyasi irade ortaya koyması gerektiğini vurgulayan Krug, "Yapmamız gerekenleri biliyoruz, mesele bu değil, sadece bunları icraata dökmemiz gerekiyor." dedi.

Krug, uluslararası otomobil fuarlarında yer almaya başlayan insansız taşıtların gelecekte trafik kazalarına çözüm getirip getirmeyeceği yönündeki bir soru üzerine, "Bu konudaki mevzuat düzenlemeleri henüz tamamlandı. Ama gerçekçi olursak gelecek 15-20 yılda trafik kazalarının önlenmesinde bunun bir çözüm olacağını düşünmüyorum." diye konuştu.

Başka bir soru üzerine Krug, dünyada her yıl trafik kazalarında yaralanan kişilerin sayısını tam olarak bilmediklerini ama 20 ile 50 milyon arasında insanın yaralandığını tahmin ettiklerini kaydetti.

Raporda görüşlerine yer verilen DSÖ Direktörü Tedros Adhanom ise trafik kazalarında ölümlerin hareketlilik için “kabul edilemez bir bedel” olduğunu belirterek, “Hareketsizlik için bir mazeret yok. Bu çözümleri ile kanıtlanmış bir sorun. Bu rapor, hükümetlerin ve paydaşların bu tedbirleri uygulamak için çok daha fazla uğraşmaları yönünde bir çağrıdır.” ifadelerini kullandı.

Trafik kazaları MOBESE kameralarında

AFYONKARAHİSAR (AA) – Afyonkarahisar'da çeşitli kavşaklarda meydana gelen trafik kazaları, MOBESE kameralarınca kaydedildi.

İl Emniyet Müdürlüğü, Kent Yönetimi Kamera Sistemi tarafından son 9 ayda kaydedilen trafik kazalarının görüntülerini paylaştı.

Battalgazi ile Osmangazi mahalleleri arasından geçen Çevre Yolu üzerinde kaydedilen görüntülerde, kırmızı ışık yanmasına rağmen aşırı hızdan dolayı duramayan otomobil takla atıp şarampole devriliyor.

Diğer bir görüntüde ise Gümüşkent kavşağında kırmızı ışıkta geçen bir otomobil, yan tarafta yeşil ışıkta geçen bir kamyonete yandan çarpıyor.

Fatih kavşağında meydana gelen kazada, kırmızı ışıkta geçen hafif ticari araç, başka bir hafif ticari araçla çarpışıyor. Aracın daha sonra kaldırıma çarpasıyla yolun sol tarafına devrildiği görülüyor.

Yine aynı kavşakta, kırmızı ışıkta geçen bir otomobile hızlı çarpan kamyonet kavşağın soluna dönüyor.

Bir başka görüntüde ise Organize Sanayi Bölgesi kavşağında, ışıkta duran bir otomobile arkadan hızla gelen otomobil çarpıyor.

Ahmet Necdet Sezer (ANS) Kampüsü Veterinerlik Fakültesi kavşağında da bir otomobilin işaret levhasına çarptığı görülüyor.

Adliye kavşağında meydana gelen trafik kazasında ise sol tarafa dönen otomobile, kırmızı ışık yanmasına rağmen karşı yoldan gelen motosiklet çarpıyor. Çarpmanın etkisiyle motosiklet sürücüsü, otomobilin üzerinden takla atarak yere düşüyor.

Şuhut kavşağından hızla geçen hafif ticari aracın bisiklet sürücüsüne çarpma anı da görüntülerde yer alıyor.

İlginç görüntülerin kaydedildiği bir başka kazada, Jandarma kavşağında yolun karşına geçmeye çalışan bir yaşlı, araçlara bir anda yeşil ışık yanmasıyla harekete geçen hafif ticari aracın önünde kalıyor. Yavaş bir şekilde aracın çarpması üzerine sırt üstü düşen yaya, hemen kalkıyor.

Afyonkarahisar'da gece yarısından sonra meydana gelen trafik kazalarının ise, aşırı hızdan meydana gelmesi dikkati çekiyor.

Yıldız Dağları beyaza büründü

KIRKLARELİ (AA) – Trakya'daki Yıldız Dağları, bölgede gece saatlerinde başlayarak etkisini sürdüren kar yağışının ardından beyaza büründü.

Bölgede etkili olan karın ardından, kimi noktaları bin 31 metre yüksekliğe ulaşan Yıldız Dağları, eteklerine kadar karla kaplandı.

Dağların eteklerindeki ormanlık alanların da beyaz örtüye bürünmesiyle kartpostallık görüntüler ortaya çıktı.

"Istranca Dağları" olarak bilinen Yıldız Dağları'nın en yüksek kesiminde bulunan Demirköy ilçesinde de karlı dağlar ve orman, güzel görüntüler oluşturdu.

Doğal Yaşamı Koruma Vakfı (DAYKO) Demirköy Temsilcisi Nusret Türkkan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Yıldız Dağları'nın kış mevsiminde ayrı bir güzelliği bulunduğunu söyledi.

Yıldız Dağları'nın herkes tarafından görülmeye değer yerler olduğunu anlatan Türkkan, 345 bitki türünü barındıran, Türkiye'nin ve Avrupa'nın kayın ve meşe ağırlıklı ağaçlardan oluşan en büyük longoz ormanlarının da yer aldığı Yıldız Dağları'nın kar yağışının ardından kartpostallık görüntüler sunduğunu ifade etti.

Türkkan, doğaseverleri ve fotoğrafçıları, Yıldız Dağları'nı görüntülemeye davet etti.

– Kar, ulaşımı aksattı

Öte yandan, bölgede güzel görüntüler oluşturan kar, sürücüler için ise zorlukları beraberinde getirdi.

Demirköy ilçesine gitmek isteyen bazı sürücüler, kar yağışına hazırlıksız yakalanınca dönmek zorunda kaldı.

Kar kalınlığının yer yer 20 santimetreye kadar yükseldiği Mahyatepe mevkisine ulaşım güçlükle sağlanırken, Demirköy ve Bulgaristan'a ulaşımın sağlandığı Dereköy Sınır Kapısı yolunda da trafik kazaları meydana geldi.

Karayolları 15. Şube Şefliği ekipleri, Kofçaz ve Demirköy ilçeleri ile Mahyatepe mevkisi ve Dereköy Gümrük Kapısı yolunda kar temizleme çalışmalarına aralıksız devam etti. Jandarma ekipleri de kar lastiği olmayan araçların Demirköy ilçesine geçişine izin vermedi.

Hava sıcaklığının sıfırın altında 3 derece ölçüldüğü Demirköy ilçesinde kar kalınlığı 10, Kofçaz ilçesinde 8, Dereköy Sınır Kapısı yolunda ise 5 santimetreye ulaştı.

2019 Yılı Bütçesi Plan ve Bütçe Komisyonunda

TBMM (AA) – İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "2018’in ilk on ayında, geçen yılın aynı dönemine göre yüz bin araca düşen ölümlü kaza sayısı yüzde 9.8, can kaybı yüzde 5,7 azaldı" dedi.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, bakanlığı ve ilgili kurumlarının 2019 bütçesinin sunumunu yapan Soylu, "trafik güvenliği"nin, Türkiye'nin uzun yıllardır "kanayan yarası" olduğunu belirtti. Trafik kazalarının, yılda ortalama 7 bin can kaybına, 303 binin üzerinde vatandaşın yaralanmasına, 46,5 milyar lira ekonomik kayba yol açtığını anlatan Soylu,Türkiye'nin bu konuda geçmişten bugüne kadar bir çok adım attığını ifade etti. Soylu, söz konusu can kaybı olduğunda gelinen hiçbir noktanın yeterli görülemeyeceğini söyledi.

"Trafik Kazaları Uygulama Politika Belgesi"nde öngördükleri tedbirleri teker teker hayata geçirmeye başladıklarını anlatan Soylu, trafikte farkındalık oluşturmaya dönük projelerden "Kırmızı Düdük" ve "Bu Yolda Hep Birlikteyiz"
 kampanyalarının toplumun hemen her kesimiyle buluştuğunu dile getirdi.

Soylu, bayram tatili süresince araç yoğunluğu tatil öncesi döneme göre
 yüzde 53 artmasına rağmen alınan tedbirlerle 2008 yılına göre yüz bin araca düşen can kaybı sayısında yüzde 44 azalma sağladıklarını bildirdi.

Ülke genelinde kazaların yoğunlaştığı ilk 20 kaza kara noktada gerekli tedbirleri aldıklarını belirten Soylu, önceki bayramlarda ortalama 10 kişinin hayatını kaybettiği bu yerlerde alınan tedbirler sayesinde Ramazan Bayramında can kaybının olmadığını, Kurban Bayramı'nda ise bir kişinin yaşamını yitirdiğini ifade etti.

Sürücüleri durdurup denetim yapmaya ağırlık vererek algılanan yakalanma duygusunu arttırmaya çalıştıklarını vurgulayan Soylu, yüzde 75'lerde olan arkadan ceza yazma oranının yüzde 50'lere kadar indirdiklerini, burada amaçlarının bir taraftan denetim, bir taraftan uyarma diğer taraftan da telafi edilemeyecek kusurlara ceza yazmak olduğunu belirtti.

Soylu, hazırladıkları 582 adet maket trafik aracını değişik yerlere yerleştirdiklerinin altını çizerek, bu maketlerin olduğu yerlerdeki trafik kazalarının yüzde 17,5 azaldığına dikkati çekti.

Denetim personelinde uzmanlaşmaya ve artışa gidildiğini aktaran Soylu, daha önce 23 bin kişiye bir trafik ekibi düşerken şu anda 19 bin kişiye bir ekip düştüğünü ifade etti. Trafiğe yöneltilen emniyet mensuplarının da yaklaşık 2 aylık kurslardan geçirdiklerini belirten Soylu, "Helikopter ve drone denetimlerini arttırdık. Kazaların en çok görüldüğü cuma cumartesi ve pazar belli bir periyot çerçevesinde denetimlere çıkardık. Aşağıdaki ekiplerimizde bunlarla uyum sağladı. Bu konuda önemli sonuçlar elde ettik" dedi.

Ülke genelindeki bin 892 kaza kara noktasında alınan tedbirlerle buralardaki trafik kazalarında meydana gelen can kayıplarında önceki yıla göre yüzde 55 azalma sağladıklarını belirten Soylu, "Bir yenilik olarak tuzak radar uygulamasından ortalama hız koridoru uygulamasına geçtik. Özellikle otobanlarda. Uygulamanın başladığı tarihten itibaren geçen yılın aynı dönemi karşılaştırıldığında trafik yoğunluğu yüzde 26 artmasına rağmen kazalarda yüzde 7, can kayıplarında ise yüzde 6 azalış elde ettik." diye konuştu.

Okul servis araçları yönetmeliğini yeniden düzenlediklerini ve bu araçlara yönelik denetimleri yüzde 55,7 oranında arttırarak tam 340 bin 974 okul servis aracını denetledikleri bilgisini veren Soylu, denetimlerin önemli bölümünü ilgili STK'lerle birlikte gerçekleştirdiklerini anlattı.

Soylu, trafik denetleme birimlerinin kullandığı 9 bin 986 yaka kamerasının sayısının da 2019'da 11 bin 500'e çıkarmayı hedeflediklerini anlattı.

– Denetimler işe yaradı

Eğitim faaliyetleri kapsamında da çeşitli kesimlerden 6 milyon 841 bin 816 kişiye trafik eğitimi verdiklerini ve yapılan çalışmaların rakamlara da yansıdığını vurgulayan Soylu, 2011-2017 arasında, araç, sürücü ve nüfus artışına rağmen trafik kazalarına bağlı ölümlerin yüzde 11 oranında azaldığına işaret etti. Soylu, "2018’in ilk on ayında, geçen yılın aynı dönemine göre yüz bin araca düşen ölümlü kaza sayısı yüzde 9,8, can kaybı yüzde 57 azaldı." dedi.

Denetimler yüzünden kendisine zaman zaman şikayetlerin geldiğini ifade eden Soylu, "Bu kadar denetim sayesinde bir kişinin ölümünü, bir kişinin sakat kalmasını engelleyebiliyorsak hepsine değeceğini düşünüyorum." açıklamasında bulundu.

Karayolları Trafik Kanununun yasalaşmasından dolayı milletvekillerine teşekkür eden Soylu, "Trafik meselesine" siyaset üstü bir gözle baktıklarını, bu anlayışın Meclis üyeleri tarafından da paylaşıldığını görmenin kendilerinin şevkini ve sorumluluklarını arttırdığını dile getirdi.

Soylu, yapılan düzenlemeyle sadece cezaların arttırılmadığını, yaya öncelikli trafik anlayışına geçildiğini, yaya kusurunun ortadan kaldırıldığını kusurun artık sürücüden kaynaklanacağını ifade ederek ve aynı zamanda spin atma, slalom, abartı egzos kullanımı gibi insanları rahatsız edici ve trafik güvenliğini ihlal eden hareketlerin hem ceza kapsamına alındığını hem de var olan cezalarının arttırıldığını anımsattı.

– Belediyeler inisiyatif almalı

Denetimlerdeki artışın kaza ve kaza sebebiyle ölümleri azalttığını vurgulayan Süleyman Soylu, bunun 2008-2017 arası ile son on ay ile geçen yılın aynı dönemine ait verilerin incelenmesiyle de görüldüğünü söyledi.

Ticari taksilere yönelik olarak getirdikleri düzenlemeler ile kısa mesafe yolcu almamak, müşteriye karşı kaba ve çirkin davranışta bulunmak, güzergahı uzatarak fazla ücret talep etmek gibi davranışlara da yaptırım uyguladıklarını anlatan Soylu, şöyle devam etti:

"Sadece yazmakla kalmadık. 5 bin sivil trafik polisimizle birlikte taksilere biniyoruz. Bizi şuraya götürür müsün diyoruz. Yüksek sesle müzik çalan, arabanın içerisinde sigara içen, aynı zamanda müşterisine kötü davranan, diğer meslektaşlarını zan altında bırakan, kural dışı ahlak dışı hareket eden varsa onlara da sivil trafik polislerimizle gerekli cezayı vereceğiz.

Büyükşehirlerdeki vatandaşlarımızın bir yerden bir yere güvenli bir şekilde gitmesi bizim sorumluluğumuz altındadır. Ancak belediyelere de topu başka alanlara atmama çağrısında bulunuyoruz. UKOME'yi elinde bulundurup istediği kararı alma yetkisini kendisinde bulunduran belediyeler… Çok net söylüyorum, bazen popülist politikalara girmek suretiyle bu meselelere el sürmüyor. Yapmayan belediyeler konusunda bundan sonra en şiddetli cezai yaptırımları ortaya koyacağız. Hedefimiz şehir içi trafiği belediyelere devretmek. Bu konudaki altyapı hazırlıklarımızı yapıyoruz."

Belediyelerin elinde her türlü yetkinin bulunduğunu, istediği güzergahı istediği yere koyduğunu hatırlatan Bakan Soylu, en önemli görevlerinin belediyelerin nitelikli hizmet üretmesini sağlamak olduğunun altını çizdi. Yerel yönetimlerin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na devredildiğini belirten Soylu, anayasanın kendilerine vermiş olduğu kontrol yetkisini sonuna kadar kullanacaklarını bildirdi.

– 8 yılda 184 hükümet konağı yapıldı

"Vatandaş odaklı hizmet" anlayışıyla verimliliği yüksek, yapım ve işletim maliyeti düşük, bulundukları yerin yerel ve tarihi dokusuna uygun hükümet konakları yapılması çalışmalarının sürdüğünü aktaran İçişleri Bakanı Soylu, "Hangar gibi hükümet konakları yapılmasını bıraktık. Burada çok önemli tasarruflar elde ediyoruz. Yıl sonuna kadar 20 tanesi daha tamamlanacaktır." bilgisini verdi. Soylu, 2017-2023 arasında 267 hükümet konağı yapımının planlandığını, bunlara ilişkin standartlar belirlenerek yüzde 30 maliyet tasarrufu sağlanacağını söyledi.

– Projeler

"Performans ölçme ve değerlendirme" ilkesi çerçevesinde İZDES projesini hayata geçirdiklerini anımsatan Soylu, bir dizi saha ziyaretiyle taşra personelini izleyip raporladıklarını ve bu raporları analiz ettiklerini belirtti. Soylu ayrıca göçmenler, sivil toplum kuruluşları, muhtarlar, şehit aileleri gibi kesimlerle görüşerek memnuniyet analizi yaptıklarına dikkati çekerek, "Şu ana kadar da proje dahilinde tüm yurtta 7 bin 450 personelimizle görüşülmüş, 300 ev ziyareti, 450 STK toplantısı yapılmıştır" dedi.

Geçmiş dönem valilik yapan görevlilerin 40 ilde İZDES Projesi kapsamında denetimlere çıkartılacağını belirten Soylu, bu uygulamanın 81 ile yayılacağını ifade etti.

Vatandaş memnuniyeti odaklı bir diğer projenin ise Açıkkapı Projesi olduğunu dile getiren Soylu, valiliklere kurdukları bankolarla, vatandaşların iş ve işlemleriyle ilgili başvurularını, şikayet ve ihbarlarını tek noktadan takip edip sonuçlandırdıklarını vurguladı. Süleyman Soylu, proje kapsamında bugüne kadar 51 bin 777 başvuru yapıldığını, bunların yaklaşık yüzde 95’inin ise sonuçlandırıldığını söyledi.

İdari hizmetlerdeki performansın 2023 vizyonuyla uyumlaştırmak amacıyla dijital dönüşüm ve entegrasyon projelerine de ağırlık verdiklerini kaydeden Soylu, bu projeler arasında, belediyelerin ortak bir veri tabanında buluşturulması, bilgi teknolojileri ve yazılım ihtiyaçlarının tek noktadan karşılanması için hayata geçirilen e-belediye Bilgi Sistemi Projesi'nin de bulunduğunu anlattı.

Sistemin halen 44 belediye tarafından kullanıldığını, projenin tam kapasiteyle kullanıma başlamasıyla belediyelerde yaklaşık 3 milyar lira tasarruf sağlanmasının öngörüldüğünü bildiren Soylu, çalışmalar tamamlandıktan sonra sistemin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na devredileceğini dile getirdi.

Muhtarların iş ve işlemlerini kolaylaştırmak, taleplerinin etkin takibini sağlamak amacıyla oluşturdukları ve kısa adı MUBİS olan Muhtar Bilgi Sistemi hakkında da bilgi veren Soylu, sistemin 50 bin 26'sı muhtar olmak üzere halihazırda 59 bin kullanıcıya sahip olduğunu ve proje sayesinde 850 bin lira tasarruf sağlandığını aktardı.

İçişleri Bakanı Soylu, söz konusu projelerin yanı sıra, yine aynı temel hedefler doğrultusunda e-içişleri, e-otoban, kapalı vpn ağı projesi, bakanlığın internet sitelerinde içeriklerin merkezileştirilmesi projesi, "MİDAS" olarak bilinen mülki idari sınırların güncelleştirilmesi ve sayısallaştırılması projesi gibi projelerin de bu önemli dönüşüm hamlesine dahil olduğunu anlattı. Soylu, e-devlet kapısından sunulan vatandaş başvurulu hizmetin 51’den 121’e çıkartıldığını söyledi.

– Yalınlaştırma Projesi bürokrasiyi azalttı

Dijital teknolojilerle veri tabanlarının gelişmesiyle bürokrasiyi azaltma fırsatı yakaladıklarını ve yaptıkları analizlerle, sunulan başvurulu hizmetlerde, vatandaştan istenilen evraklarda önemli bir azalmaya gidilebileceğini gördüklerini ifade eden Soylu, bu doğrultuda gerekli envanter ve mevzuat çalışmalarını yaptıklarını, bazı bakanlıklarla ve kurumlarla protokoller imzaladıklarını belirtti.

Soylu, yapılan çalışmaların ardından daha önce vatandaştan istenen 2 bin 185 belgenin bin 136’sını kaldırarak vatandaşlar üzerindeki evrak yükün yüzde 52 oranında azalttıklarını bu sayede yıllık 93 milyon lira maddi tasarruf sağladıklarını söyledi. Soylu, yıllık 5 milyon belgeyi daha kaldırmak ve 70 milyon lira daha tasarruf sağlamak için çalışmaların sürdüğünü de bildirdi.

– Çok önemli risk aldık

Yapılan yasal düzenlemelerle pasaport ve sürücü belgesi verme işlemlerinin emniyetten nüfusa devredildiğini, 2 Nisan 2018'den itibaren "3’ü bir yerde" projesiyle bu iki belgeyle beraber yeni kimlik kartlarının da tek bir nokta olarak nüfus müdürlüklerinden verilmesine başlandıklarını hatırlatan Soylu, şunları söyledi:

"Bilseydim böyle yapmazdım. Çok önemli bir risk almışız, farkında olmadan. 3'ünü aynı gün hizmete soktuk. Bunu ayrı ayrı yap. Bunu yaptıktan sonra ne büyük riske girdiğimiz anladık . Allah muhafaza, sistem bir alt üst olsa ne kimlik vereceğiz, ne pasaport vereceğiz ne de ehliyet vereceğiz. Ama iyi bir hazırlık yapıldı. Arkadaşlarımız iyi bir risk aldılar."

MERNİS'in altında tüm hizmetleri toplamayı amaçladıklarını anlatan Soylu, "Şu ana kadar 30 milyon 317 bin 803 kimlik kartı, 2 milyon 49 bin sürücü belgesi 1 milyon140 bin de pasaport verdik" dedi.

Özellikle pasaport ve sürücü belgesi işlemlerinin devriyle yoğunluk arttığı için bin 117 sözleşmeli personel istihdam edildiğini ifade eden Soylu, aynı şekilde ALO 199 çağrı merkezi personelinin sayısının da 395’ten 475’e çıkarıldığını bildirdi. 17 Kasım itibarıyla yeni bir randevu sistemine geçileceğini de kaydeden Süleyman Soylu, yeni sistemin randevu sayısını iki kat arttıracağını sözlerine ekledi.

(Sürecek)