Categories
Ekonomi

Meyve ve sebzeler “termal su” ile kurutuluyor

AFYONKARAHİSAR (AA) – CANAN TÜKELAY – Afyonkarahisar'ın Sandıklı ilçesinde belediye tarafından termal suyun geri dönüşümle kullanılması için kurulan kurutma tesisinde mevsimine göre birçok çeşit meyve ve sebze kurutularak piyasaya sunuluyor.

Geçen ay “Sanjet Kuru Gıda ” adıyla seri üretime başlanan, elmadan portakala birçok ürünün kurutularak iç piyasaya sunulduğu tesisten, ilerleyen dönemde ihracat yapılması planlanıyor.

Sandıklı Belediye Başkanı Mustafa Çöl, AA muhabirine, ilçenin yüzde 85'ini jeotermal enerjiyle ısıttıklarını söyledi.

Bölgedeki birçok serada Sandıklı Belediyesi Sanjet AŞ olarak verdikleri jeotermal suyun kullanıldığını belirten Çöl, “Bu çalışmanın sonucunda, ikinci defa kullandığımız suyu biz üçüncü ve dördüncü defa daha kullanabilmek için proje arayışında olduk. ” dedi.

  • “100'ün üzerinde çeşit ürünü kurutup, ihracat yapmayı hedefliyoruz “

Yaptıkları araştırmalar neticesinde, termal su ile meyve ve sebze kurutma ünitelerini kurmaya karar verdiklerini anlatan Çöl, şöyle devam etti:

“Bu konuda gidip örnekleri yerinde gördük, inceledik. Akabinde çalışmalarımızı başlattık. Sonuçta böyle bir tesisi ilçemize kazandırdık. Burası meyve ve sebzelerin en organik şekilde kurutulduğu bir tesis. Meyve veya sebzeyi su oranına göre 2 saat ila 8 saat arasında kurutabiliyoruz. Bunların paketlemesini yapıyoruz. Şu an bütün ürünlerle ilgili Ar-Ge çalışması yürütüyoruz. 100'ün üzerinde çeşit ürünü kurutup, ihracat yapmayı hedefliyoruz. Kurutma tesisimizde çiftçimize alım garantili ürünler ektirip, onları desteleyeceğiz. Çiftçilerden mevsimine göre organik meyve alacağız. Böylece tarımı ve üretimi destekleyen projemiz hayata geçmiş oldu. ”

  • “Örnek çalışma yaptık “

Çöl, ilçeye önemli bir yatırımı kazandırmaktan memnuniyet duyduklarını dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İnanılmaz derecede talepler alıyoruz. Bu bizi çok mutlu ediyor. Üreticiye destek olduğumuzu düşünüyoruz. Çok farklı ürünlerin kurutulmuşunu bizden talep ediyorlar. Ispanak, sarımsak, soğan ve çilek gibi birçok ürünün siparişi geliyor. Belediye olarak, Sandıklı'nın muhteşem termal sularından faydalanarak ürünlerin nasıl kurutulabileceği konusunda bir örnek çalışma yaptık. Bu çalışmamızı da gerçekten ileri noktaya getirdiğimizi düşünüyoruz. ”

Birçok yatırımcının kendilerini ziyaret ederek, tesisi incelediklerini ve destek istediklerini ifade eden Çöl, şunları kaydetti:

“Tüm yatırımcılara, iş kurmak isteyen hemşehrilerimize imkan sağlamış oluyoruz. Bundan sonraki süreçte Sandıklı'nın jeotermal serada olduğu gibi kurutulmuş gıdada da bir marka şehir olacağına inanıyorum. Şu anda mevsimine göre bütün ürünlerin, meyve ve sebzelerin kurutmasını Ar-Ge çalışmaları kapsamında yapıyoruz. Özellikle elmada muhteşem bir geri dönüş var. Güzel bir çalışma gerçekleştirdik. Şu anda ayva, mandalina, portakal, çilek, biber ve Sandıklı'nın meşhur ekşili kabağını, her ürünü kurutabiliyoruz. ”

  • “Afyon Kocatepe Üniversitesi ile temas halindeyiz “

Kuruttukları ürünlerin şimdilik yurt içine satışını yaptıklarını aktaran Çöl, şöyle konuştu:

“Amacımız şu anda bütün ürünlerin Ar-Ge çalışmasını yaparak, en yüksek faydayı hangi üründe sağlayabileceğimizi tespit etmek. Afyon Kocatepe Üniversitesi ile temas halindeyiz. Sayın Rektörümüz de bize gıda üzerine eğitim veriyor. Ar-Ge çalışmalarını beraber yürüteceğiz. ”

Advertisements
Categories
Alaturka Gazetesi

Kayak yapıp termal tesiste şifa bulacaklar

VAN (AA) – NECAT HAZAR – Türkiye'nin en soğuk yerleri arasında bulunan Van'ın Çaldıran ilçesinde yapılan kayak merkezinde, ziyaretçilere termal sudan faydalanma imkanı da sunulacak.

Hava sıcaklığının kışın sıfırın altında 40 dereceye kadar düştüğü ilçede kar yağışı kasım ayından mayıs başına kadar etkili oluyor.

İçişleri Bakanlığınca görevlendirme yapılan Çaldıran Belediyesi gerçekleştirdiği altyapı, üstyapı ve sosyal belediyecilik hizmetlerinin yanı sıra ilçede kış turizmine yönelik çalışmalar da yürütüyor.

Kaymakam ve Belediye Başkan Vekili Tekin Dundar, AA muhabirine, ilçenin 2 bin 50 rakımla Türkiye'nin en soğuk yerlerinden biri olduğunu söyledi.

Kar yağışını ilçe ekonomisinin faydasına dönüştürmek için çalıştıklarını anlatan Dundar, bu kapsamda kayak tesisi yaptıklarını anlattı.

Dundar, bölgede 92 derecede termal su kaynaklarının bulunduğunu, bu suyun değerlendirilmesi için Kültür ve Turizm Bakanlığı ile diğer ilgili kurumlarla görüştüklerini ifade etti.

– 56 yatak kapasiteli 5 yıldızlı tesis yapılacak

Bu yıl içinde kayak merkezinin yanındaki bir alanda termal suyun bulunduğu 56 yatak kapasiteli sağlık turizmine yönelik 5 yıldızlı bir tesisin yapımına başlanmasını amaçladıklarını anlatan Dundar, “İlçemize yapılacak yeni yatırımla kayak için gelecek vatandaşlar termal tesiste şifalı sularda dinlenme imkanı bulacak. Tesisi 2 yılda hazır hale getirmek istiyoruz. ” dedi.

Dundar, bölgede faaliyete geçirdikleri tesisi “kayak merkezi ” konseptinde kurguladıklarını, amaçlarının ilçede hem sağlık hem de kayak turizmini geliştirmek olduğunu vurguladı.

Tesis tamamlandığında insanların bir taraftan kayak yapıp bir taraftan da termal tesiste zaman geçirebileceğini anlatan Dundar, böylece bölgede yeni istihdam alanı oluşacağını aktardı.

Dundar, bu yıl kar yağışının az olması nedeniyle birçok bölgede suni karla tesislerin açıldığına işaret ederek, Çaldıran'da böyle bir sorunun yaşanmadığını belirtti.

Soğuk hava ve kar yağışının bazen pozitif yönleri de olduğunu anlatan Dundar, şunları kaydetti:

“Burası evet çok soğuk ama gelişmiş ülkelerin hemen hemen hepsi soğuk memleketler. İsviçre, Norveç ve Kanada buna örnek olabilir. Buralarda bizden daha çok kar ve soğuk var. Ama oradaki insanlar çalışmayla memleketlerini bir yere getirmişler. Biz neden yapmayalım. Dolayısıyla inşallah biz de bütün vatandaşlarımıza devletimizin sunduğu imkanlarla hizmet etmeye devam edeceğiz. ”

Dundar, ilçede sıfırın altında 40 derecede serada domates yetiştirildiğini ve bu işletmede yaklaşık 50 kadının istihdamının sağlandığını anımsattı.

Vatandaşlar ise hizmetlerinden dolayı Kaymakam ve Belediye Başkan Vekili Dundar'a teşekkür etti.

Categories
Alaturka Gazetesi

Temmuzda termal suyla “ısınıyor”

KONYA (AA) – ABDULLAH DOĞAN – Konya’nın Seydişehir ilçesinde, belediyenin jeotermal su çıkarma projesini yürüten müteahhit Ahmet Gündoğdu, 650 derinlikte bulunan ve yaklaşık 20 metre yükseğe fışkıran sıcak suyun altına girerek, serin rüzgarların estiği bölgede ısınmaya çalışıyor.

İlçenin Akçalar Mahallesi Ketirlik mevkisinde yürütülen jeotermal kuyu çalışmalarında, sondajla 650 metre derinlikte, çıkış sıcaklığı 41 derece olan termal su bulundu.

Seydişehir’in ve bölgenin faydalanabileceği jeotermal suyun işletilmesine yönelik ilçe belediyesince çalışmalar sürüyor. Seydişehir-Beyşehir Karayolu yakınındaki kuyunun vanası, tamirat ve onarım sırasında açıldığında artezyen suyu, yaklaşık 20 metre yüksekliğe fışkırıyor.

Yoldan geçenlerin de dikkatini çeken suyun, bölge ekonomisine ciddi katkı sağlayacağını belirten sondaj firmasının yöneticisi Gündoğdu, belediyenin yürüttüğü jeotermal su arama projesi kapsamında faaliyet gösterdiklerini söyledi.

Yaklaşık 6 ay boyunca yürütülen çalışma sonucunda 650 metre derinlikte termal suya ulaştıklarını anlatan Ahmet Gündoğdu, kuyunun bakım ve onarımını yaptıklarını ifade etti.

Gündoğdu, saniyede 60 litre termal suyun kendiliğinden çıktığını bildirerek, yapılan tahlillerde suyun birçok hastalığa iyi geldiğinin tespit ediliğini vurguladı.

– İçme ve kaplıca yatırımlarına uygunluk raporu alındı

İstanbul Üniversitesi Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji Ana Bilim Dalı tarafından verilen rapora göre, termal suyun sodyum bikarbonat özel bir su olduğunu dile getiren Ahmet Gündoğdu, suyun oda sıcaklığında tüketilmesi halinde faydalı olduğunu belirtti.

– “Üşüdüğümü hissettiğimde suyun altına giriyorum”

Gündoğdu, termal tesislerin yapılması halinde suyun bölge ekonomisine katkı sağlayacağına işaret ederek, şunları kaydetti:

“Termal suyun çıkış sıcaklığı 41 derece. Suyun içme ve kaplıca yatırımlarında kullanılmasına yönelik uygunluk raporu alındı. Türkiye’de içme suyu kaplıcalarından ender olanını bulduk. Allah’ın lütfu. Su kuyusunda tamirat ve bakım çalışmalarımız sürüyor. Bölgede serin rüzgarlar estiği için bazen fışkıran suyun altına giriyoruz. Çevreden görenler serinlemek için suyun altına girdiğimi düşünüyor ama ısınmak için giriyorum. Her ne kadar yaz mevsiminde olsak da burası serin bir yer. Üşüdüğümü hissettiğimde suyun altına giriyorum. Isındıktan sonra tekrar çalışmaya başlıyorum. Bu da görenlerin dikkatini çekiyor.”

Sondaj vurdukları yerin anayola yakın olduğuna değinen Ahmet Gündoğdu, karayolundan geçerken 20 metre yüksekliğe fışkıran suyu gören birçok vatandaşın durup izlediğini, şaşkınlıklarını gizleyemediğini de sözlerine ekledi.

Categories
Alaturka Gazetesi

“Balık pulu” hastalığına çareyi termal suda arıyor

BALIKESİR – SEYHAN KIRICI – Doğuştan yakalandığı balık pulu (iktiyozis vulgaris) hastalığıyla mücadele eden ve tedavisi için destek bekleyen Bursalı 6 yaşındaki Azra Demirci’ye, Balıkesir’in Sındırgı İlçe Belediyesinin kuruluşu olan termal tesisten yardım eli uzandı.

Tesiste ücretsiz sağlık hizmeti alacak Demirci, şifalı termal suda ilk etapta 21 gün tedavi görecek.

Anne Fatma Demirci (27), AA muhabirine yaptığı açıklamada, Azra’nın doğuştan balık pulu hastası olduğunu belirterek, 6 yılda maddi ve manevi anlamda çok yıprandıklarını söyledi.

Hastalığın masraflı ve zor olduğunu dile getiren Demirci, çok zorlandıkları dönemler yaşadıklarını, bazen ilaçları bile alamayacak duruma geldiklerini anlattı.

Kızını rahatlatmak amacıyla aldıkları ilaçların pahalı olduğunu ve SGK kapsamı dışında kaldığı için ödemesinin yapılmadığını aktaran anne Demirci, şöyle konuştu:

“Bir süre önce Sağlık Bakanlığı bizi Ankara’ya davet etti. Orada testler yapıldı, henüz sonuçlar gelmedi ama biz olumlu bakıyoruz. Daha sonra buradaki termal tesisin müdiresi Servin Dursun Hanım bizi davet etti. Buradaki tedaviden olumlu sonuçlar bekliyoruz, çok umutluyuz. Burada bizi ücretsiz karşılıyorlar. Buradaki tedavi ilk etapta 21 gün sürecek. Daha sonra diğer seanslar uygulanacak. Şu an için bu hastalığa en iyi gelen tedavinin buradaki su olduğu söylendi. Bu tedaviden çok umutluyuz, olumlu bir sonuç bekliyoruz. Biz de ümidimizi kaybetmiyoruz, buradan olumlu bir şekilde ayrılacağımıza inanıyorum.”

– “Azra bu yıl ilkokula başlayacak ama sevinemiyor”

Azra’nın hastalıktan dolayı cildinin kötü göründüğünü belirten Fatma Demirci, aşamadıkları en büyük zorluğun ise toplumun bakış açısı olduğunu vurguladı.

Hastalığı nedeniyle kızının çoğu zaman dışlandığını ve bu durumu küçük yaşında kaldıramadığını anlatan Demirci, “Bu konuda biraz daha duyarlı olunmasını istiyoruz. Azra bu yıl ilkokula başlayacak ama sevinemiyor. Saçları olmadığı için, teni farklı olduğu için çocuklar onunla dalga geçiyor. Bundan dolayı okula gitmek istemiyor, psikolojisi bozuluyor, içine kapanıyor, kardeşleriyle bile anlaşamıyor.” dedi.

Termal otelin işletme müdiresi Servin Dursun ise Azra’yı medya aracılığıyla tanıdığını ve ailesiyle irtibata geçerek tesise davet ettiğini söyledi.

Benzer bir vakanın bir hafta önce geldiğini ve tedavide ilerleme kaydettiklerini vurgulayan Dursun, suyun Azra’nın hastalığına da iyi gelebileceğini tahmin ettiklerini ifade etti.

Tedaviye bugün itibarıyla başlanacağını dile getiren Servin Dursun, şunları kaydetti:

“Bugün tesisimize geldiler, yerleştiler. Suyumuzun şifalı geleceğini düşünüyoruz. Bu tedavi süreci ilk etapta en az 21 gün olmak zorunda. Bu farklı, zor bir hastalık. Pullarının dökülmesi için belki biraz daha uzayabilir tedavi süreci. Biz Azra’yı iyileşene kadar bırakmayacağız. Şunu da belirteyim, Azra’dan önce aynı hastalığı taşıyan bir hastamız daha geldi. 3 yaşında küçük bir kızımız. Bugün 6’ncı günü yüzde 40 seviyesinde pullarında azalma oldu. Onu da iyileşene kadar bırakmayacağız. Aynı zamanda burada Azra’yla arkadaş olmalarını da ümit ediyoruz. Suyumuzun içeriğinde selenyum, çinko, hücre yenileyici mineraller var. Bizim suyun sıcaklığı sabit 33 derece çıkışlıdır ve biz bu sıcaklığı kullanıyoruz. Bu sıcaklık ve zengin içerik, cilt hastalarına çok iyi geliyor.”

Sedef, egzema, mantar gibi cilt hastalıkları bulunanların genellikle tesislerine geldiğini belirten Dursun, “Suyumuz inşallah bu balık pulu dediğimiz hastalığa da iyi gelir. Azra’nın tedavisi başlıyor. Günde 3 kür alacak, duruma göre bunun süresini azaltıp, çoğaltacağız.” diye konuştu.

İlk seansta babası Yaşar Demirci (33) ile termal havuza giren Azra, keyifli zaman geçirdi.

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Burhan Engin, bu hastalıkta genellikle kollar ve bacaklarda soyulma olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

“Klinik olarak biz hastayı muayene ettiğimizde deri kuru ve kaba görülüyor. Kepek gibi dökülüyor. Bunun yüzde 100 tedavisi yok. Hastalık derinin su kaybetmesinden, nemli olmamasından kaynaklı. Biz ilaç anlamında losyon, krem gibi ilaçları öneriyoruz. Yetişkinlerde ise ağızdan ilaç veriyoruz, ancak bunlar küçük yaşlara uygun değil, fazla tercih edilmiyor. Bu ilaçların yan etkisi de olabiliyor. Termal kaplıca sularının ise yan etkisi yok derecek kadar az. Termal, hastalık genetik olduğu için yüzde 100 çözüm olmayabilir ama kaplıca suları derilere nem sağladığı için faydası oluyor. Termallerin içeriğine göre tabi bu değişiyor. Tamamen çözüm değil ama hastayı rahatlatıyor. Bunun yan etkisi yok, o yönden daha etkili bir çözüm.”