Categories
Politika

TBMM Başkanı Şentop: “Eğitim harcamalarına 176 milyar lira ayırdık”

BURSA (AA) -TBMM Başkanı Mustafa Şentop, "Önümüzdeki yılın bütçesinde, eğitim harcamalarına 176 milyar lira ayırdık. Yani bütçemizin yüzde 16'sını eğitim hizmetlerine ayırdık." dedi.

Şentop, Bahçeşehir Kolejinin Orhangazi kampüsü açılışında, gelecekte huzur ve güven içinde yaşamalarını temin etmek için gayret edilen çocuklar için yeni bir irfan yuvası daha açıldığını, böylece nesillerin istikbale emin adımlarla ilerlemelerini sağlayacak bir kapının aralandığını söyledi.

Açılan her okulun cehalete karşı kazanılan bir mevzi olduğunu belirten Şentop, "Eğitim milli davamız. Eğitim olmadan bir ülkenin, bir toplumun gelişmesi, güçlenmesi, güzelleşmesi mümkün değil. Biz de ülkemizin, insanlarımızın eğitim seviyesini yükselterek gelişeceğine inanıyoruz." diye konuştu.

Şentop, özel okulların eğitim konusunda devletin sırtından büyük bir ağırlığı aldığına dikkati çekerek , şöyle devam etti:

"Eğitim bütçemizi, 2003 yılından itibaren ilk sıraya çıkardık. Önümüzdeki yılın bütçesinde, eğitim harcamalarına 176 milyar lira ayırdık. Yani bütçemizin yüzde 16'sını eğitim hizmetlerine ayırdık. Bizim eğitim konusunda en büyük destekçilerimiz, hayırsever vatandaşlarımız ve özel okullar açan kardeşlerimiz. Halen ülkemizde 66 bin okulumuz var.
Bunların 13 bini özel okullar.
Yani okullarımızın yüzde 19,2'sini özel okullar oluşturuyor.
Toplam öğrenci sayımız, 18 milyondan fazla.
Yani 143 ülkenin nüfusundan daha fazla öğrencisi olan bir ülkeyiz.
Özel okullarda öğrenim gören çocuklarımızın sayısı 1 milyon 440 bin.
Doğu Akdeniz'de bize kafa tutan Kıbrıs Rum Kesimi'nden çok daha fazla.
Yani öğrencilerimizin yüzde 8,7'si özel okullarda öğrenim görüyor.
Bu oran, her yıl artarak yükseliyor.
Eğitimde özel okulların sayısı ne kadar artarsa devletimizin eğitim yükü de o kadar azalacaktır."

– "Telafisi mümkün olmayan yanlışların önünü almaya çalıştık"

Uzun yıllar üniversitede hocalık yaptığını ve bir siyasetçi olduğunu aktaran Şentop, "Yıllarca hukuk öğrenimi yapan gençlerimize ders verdim.
Bu sebepledir ki ne zaman bir okulun açılışı törenine katılsam heyecanlanıyorum, mutlu oluyorum.
Bizler hayırlı hizmetlerde bulunan insanların amel defterlerinin öldükten sonra da kapanmadığına inanan insanlarız." ifadesini kullandı.

Şentop, Türkiye'nin büyük hedefleri olan bir ülke olduğunu vurgulayarak, "Bulunduğumuz yerden memnun değiliz.
Daha yukarılara tırmanmak istiyoruz.
Bizim daha ileri hedefleri yakalamamızda eğitim hizmetleri manivela işlevi görecektir." değerlendirmesinde bulundu.

Türk milletinin genç ve dinamik bir nüfusa sahip olmasının avantajına işaret eden Şentop, şunları kaydetti:

"Yapmamız gereken, okul öncesinden başlamak üzere üniversiteye kadar insanlarımıza nitelikli bir eğitim vermek; herkese standart eğitim vermek yerine, herkesi becerisine, kavrayışına göre öğretime tabi tutmak.
Belki de eğitimde bugüne kadar yaptığımız en büyük hatalardan biri, okullarımızı çeşitlendirmemekti.
Sosyal bilimlere yatkın olan bir çocuğa fen bilimleri,
fen bilimlerine yatkın bir çocuğa sosyal bilimleri öğretmeye çalışmak, yaptığımız yanlışlardandı.
Aynı şekilde çocuklarımızı mesleki eğitime yönlendirmemek de bir başka yanlışımızdı.
Bu sebepledir ki çok sayıda evladımız ilgilerini çekmeyen, kabiliyetleri olmayan alanlara yönlenmek zorunda kaldı. Son yıllarda çocuklarımızın niteliklerine ve eğilimlerine uygun okul çeşitliliğini artırdık. Böylece daha sonra telafisi mümkün olmayan yanlışların önünü almaya çalıştık. Eğitimde çeşitlendirmenin faydalarını gelecek yıllarda daha fazla göreceğimize inanıyorum. Planımız açık, hedefimiz yüksek, inşallah ulaşacağız."

Konuşmanın ardından TBMM Başkanı Şentop'a yağlı boya portresi hediye edildi.

Advertisements
Categories
Politika

TBMM Başkanı Mustafa Şentop: “(TBMM Genel Kurulunda 2020 yılı bütçe görüşmeleri) Hayırlı olmasını diliyorum, inşallah 20 Aralık'ta sonuçlandırıp bütçeyi 1 Ocak'tan itibaren yürürlüğe koymuş olacağız.”

Categories
Politika

TBMM Başkanı Şentop, İslam dünyasında, yönetenlerle halk arasındaki bağa dikkati çekti:

TBMM (AA) – TBMM Başkanı Mustafa Şentop, İslam dünyasının yeni yeni uyanmaya başladığı bu dönemde en önemli probleminin, halklarla onları yönetenler arasındaki bağların zayıflığı olduğuna dikkati çekerek, "Eğer ülke içinde bir güç alamazsa siyasi iktidar, o zaman o gücünü başka yerlerden elde etmeye çalışır. Onun için Cumhurbaşkanımızla Trump'ın görüşmesini bir gözden geçirin, zihninizde canlandırın. Bir de 'Haniymiş benim diktatörüm' diye çağırdığı şahsın görüşmelerinin nasıl olacağını tahmin edin." dedi.

Şentop, TBMM Tören Salonu'nda, Stratejik Düşünce Grubu Derneği Başkanı Mohammed Salem Al-Rashed, AK Parti Genel Başkan Danışmanı Yasin Aktay ve beraberindeki sivil toplum kuruluşları temsilcilerini kabul etti.

Meclis Başkanı Şentop, kabulde yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde yaklaşık 17 yıldır ortaya konulan performansın ekonomik, siyasi ve uluslararası pozisyon bakımından Türkiye'yi çok önemli bir yere taşıdığını belirtti.

Türkiye'nin ekonomik büyüklük bakımından dünyanın 18'inci büyük ülkesi durumunda olduğuna işaret eden Şentop, birçok ekonomik saldırıya, dünyanın yaşamış olduğu ekonomik durgunluğa rağmen Türkiye ekonomisinin gücünü, direncini ispat ettiğini vurguladı.

Şentop, Türkiye'nin dünyada savunduğu tezlerinin, ahlakı esas alan dış politikasının, sadece İslam dünyasında değil, ezilen, mazlum coğrafyalarda büyük bir alaka ve destek gördüğünü ifade etti.

Türkiye'de devlet millet bütünleşmesinin Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde gerçekleşmesiyle ülkede dirilişin sağlandığını belirten Şentop, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Öncelikle Türkiye'de seçimler yoluyla çok güçlü bir destekle seçilen iktidar var. Milletin değerleriyle devletin değerlerinin bütünleştirildiği bir siyasi anlayış, paradigma var. Bunları sağlamadan bir ülkede siyasi iktidarların güçlü, etkili yönetim ortaya koyabilmesi, uluslararası alanda etkili olması mümkün değil. Bir ülkeyi yöneten ama halkın desteğinden mahrum bir yönetimin, uluslararası alanda da muhatap alınması zayıf olacaktır.

Siyasi iktidarın, meşruiyetinin bir paradigması, oturduğu bir zemin olmalıdır. Bu monarşilerde de vardır. Bir kral, ben babamdan ülkenin yönetimini devraldım, aklıma estiği gibi yönetirim demez. Meşruiyet arayışı içinde olur. Biz de uluslararası temasta bunu dikkate alıyoruz. Bir ülkenin yöneticisinin arkasındaki gücü nedir ne kadar dikkate alınır diye bakarız istişare ederken. Türkiye'de hem seçimler hem de anayasal sistem itibarıyla Türkiye'yi temsil eden Cumhurbaşkanımızın arkasında seçimlerde almış olduğu desteğin ötesinde, 83 milyonun bir desteği vardır."

Bir ülkede millet ve devlet bütünleşmişse o ülkenin uluslararası alanda sözünün dinleneceğini, kararının merak edileceğini ifade eden Şentop, şunları kaydetti:

"İslam dünyasının yeni yeni uyanmaya başladığı bu dönemde en önemli problemi, yaşayan halklarla onları yönetenler arasında sahici, gerçek ve güçlü bir bağın zayıf olmasıdır. Eğer ülke içinde bir güç alamazsa siyasi iktidar, o zaman o gücünü başka yerlerden elde etmeye çalışır ya başka ülkelerin ya uluslararası kuruluşların, istihbarat örgütlerinin desteğiyle ayakta duran bir oyuncağa, piyona dönüşür. Onun için Cumhurbaşkanımızla Trump'ın görüşmesini bir gözden geçirin, zihninizde canlandırın. Bir de 'Haniymiş benim diktatörüm' diye çağırdığı şahsın görüşmelerinin nasıl olacağını tahmin edin."

Categories
Politika

Uganda Meclis Başkanı Kadaga TBMM'de

TBMM (AA) – TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Uganda Meclis Başkanı Rebecca Kadaga ile görüştü.

Şentop, Türkiye'ye ziyarette bulunan Kadaga ve beraberindeki heyeti, Başkanlık makamının girişinde karşıladı.

Şentop ve Kadaga, baş başa görüşmenin ardından düzenlenen heyetler arası görüşmeye başkanlık etti. Görüşmede, iki ülke arasında mutabakat zaptı imzalandı.

Görüşmeye, Türkiye-Uganda Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti Ankara Milletvekili Nevzat Ceylan, TBMM Dış İlişkiler ve Protokol Başkanı Necip Fazıl Kurt ile TBMM Genel Sekreteri Mehmet Ali Kumbuzoğlu da katıldı.

Şentop, görüşmenin ardından konuk Meclis Başkanı onuruna TBMM Tören Salonu'nda öğle yemeği verdi.

Bu arada Meclis Başkanı Şentop, konuk Meclis Başkanı Kadaga'ya, FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında bombalanan Şeref Holü'ndeki bölümü gezdirdi ve o gece yaşananlarla ilgili bilgi verdi.

Kadaga, TBMM Genel Kurul Salonu'nu da gezdi ve yetkililerden Genel Kurul düzeni ve çalışmalarıyla ilgili bilgi aldı.

Şentop ve Kadaga, TBMM Şeref Holü'nün merdivenlerinde, Meclis'i ziyarete gelen çocuklarla fotoğraf çektirdi.

Categories
Alaturka Gazetesi

TBMM Başkanı Şentop, Strazburg'da Türk vatandaşlarıyla görüştü

STRAZBURG (AA) – TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Avrupa'nın, Barış Pınarı Harekatı ile ilgili tutumuna ilişkin, "Avrupa ülkeleri oyunun dışında. Biz saha içerisinde oyun oynuyoruz. Onlar sahanın kenarındaki sokakta kendi aralarında mahalle maçı yapıyorlar. Bağırıp çağırıyorlar. Dışarıdan izleseniz ciddi bir maç var zannedersiniz ama baktığınızda sokakta oynuyorlar." dedi.

Avrupa Parlamento Başkanları Toplantısı'na katılmak için Fransa'nın Strazburg kentine gelen Şentop, Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) Strazburg şubesinde cuma namazını kıldı, Yunus Emre Lisesi'ni ziyaret etti ve kentte yaşayan vatandaşlarla bir araya geldi.

Şentop, burada yaptığı konuşmada, Fransa ve Avrupa'da Türk ve Müslüman nüfusunun önemli olduğunu söyledi.

Türkiye'de şartların çok değiştiğini, artık ülkenin ekonomik olarak güçlendiğini, dünyanın her yerine yardım ettiğini belirten Şentop, "Bunun öncülüğünü TİKA yapıyor. TİKA dünyanın her yerinde Türkiye'nin çok büyük bir markası haline geldi." diye konuştu.

TİKA'nın sadece Müslümanların olduğu yerlerde değil ihtiyacın olduğu her bölgede yardımda bulunduğunu kaydeden Şentop, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye'nin büyük bir dönüşümü gerçekleştirdiğine dikkati çekti.

Şentop, Türkiye'nin dünyanın en büyük 17. ekonomisi olduğunu dile getirerek, "Tabii ki sıkıntılar var ama eskisi gibi bir acziyetin ve ümitsizliğin doğurduğu sıkıntılar değil. Bunlar Türkiye’nin büyümesinin ve gelişmesinin getirdiği sıkıntılar. İnşallah daha kısa zaman içerisinde ekonomik olarak çok daha güçlü olacağız. Bu değişim aynı zamanda Türkiye'yi uluslararası alanda etkili, sözü dinlenir ve kararı merak edilen bir ülke haline getirdi." şeklinde konuştu.

Türkiye'nin gücünü görmek için dışarıdan bakmanın önemine işaret eden Şentop, şunları söyledi:

"Türkiye istikrarlı oldukça, büyüdükçe, geliştikçe, güçlü oldukça sınırları dışında yaşayan soydaşlarımız, kardeşlerimiz, dindaşlarımız, hepsi daha huzurlu, daha başı dik şekilde hayat sürdürebiliyorlar. Bunu birçok ülkeden müşahede edebiliyoruz. Bu bakımdan Türkiye'nin güçlü olması önemli. Türkiye'yi güçlü kılan bu formülü muhafaza etmemiz gerekiyor. Bu sır nedir? Devlet ile milletin bütünleşmesidir. Milletin değerleriyle devletin değerlerinin bütünleşmesi, aynılaşmasıdır. Türkiye Cumhurbaşkanımız bunu gerçekleştirdi."

Şentop, Türkiye'nin sınırındaki sorunlara değinerek, "Orta Doğu, Batı ülkelerinin tahrik ettiği, ateşlediği bazı mezhep ve etnik çatışmaların yaşandığı bir coğrafyadır. Güney sınırımızda 1990'lı yıllardan bu yana istikrar yok." dedi.

Türkiye'nin zor bir coğrafyada yaşadığını, tüm zorlukları aşarak bölgede etkili bir güç haline geldiğini vurgulayan Şentop, Barış Pınarı Harekatı'na ilişkin şu ifadeleri kullandı:

"Alman bakan güvenli bölge olsun hep beraber yönetelim diyor. Gazel okuyor. Neredeydin şimdiye kadar. 2011 yılında bunu söylemişiz, başbakan yardımcısı söylemiş, sonra 2012 yılında Cumhurbaşkanımız Başbakanken güvenli bölge gerekli olduğunu söyledi. Hem Suriye'den gelen mültecileri yönetmeleri için hem de burada yönetim boşluğundan ortaya çıkan terör örgütleriyle ilgili tehdidi karşılayabilmek için bir güvenli bölge oluşturmak lazım.

Aradan geçmiş 7 yıldan fazla bir zaman. Akılları şimdi başlarına geldi. Niye şimdi akılları başlarına geldi? Türkiye Barış Pınarı Harekatı'nı başlatınca dünyada işler değişti. Söylüyoruz bunu, gizli saklı bir şey de değil. Cumhurbaşkanımız söyledi şunu yapacağız, bunu yapacağız diye aylardır söylüyor. En son BM'de haritayı gösterdi, bunu yapacağız dedi. Gizli saklı bir şey yok ama bunlar Türkiye'nin hep blöf yaptığını zannediyorlar, Türkiye bunları yapamayacak ve Türkiye'nin böyle bir gücü yok zannediyorlar. 'Biz dünyayı kontrol ediyoruz, biz izin vermeden hiçbir şey olmaz olup bitenler bizim sadece müsaademizle olur' gibi bir anlayış içindeler. İşte 'Oyunu biz kurarız başkaları sadece oyun oynar onlar oyun kuramazlar' gibi bir anlayış içindeler fakat işte kendileri oyunun dışında kaldı."

-"Avrupa oyunun dışında kaldı"

ABD ve Rusya ile görüştüklerini ve Avrupa'nın oyunun dışında kaldığını anlatan Şentop, "Biz saha içerisinde oyun oynuyoruz. Onlar sahanın kenarındaki sokakta kendi aralarında mahalle maçı yapıyorlar. Bağırıp çağırıyorlar. Dışarıdan izleseniz ciddi bir maç var zannedersiniz ama baktığınızda sokakta oynuyorlar. Oyuna girmek istiyorlar ama oyuna girmek için bir potansiyel olması lazım." diye konuştu.

Şentop, Avrupa'nın Türkiye'yi hala eski parametrelerle değerlendirdiğini, artık dünyanın ve Türkiye'nin değiştiğini söyledi. Türkiye'nin artık kendi menfaatlerini gözeten ve kararlarını kendisi veren bir ülke konumuna geldiğinin altını çizen Şentop, "Dünyada kendi kararını veren, uluslararası politikaya yön veren ülkeler var. Türkiye de bu ülkelerden birisi." diye konuştu.

Şentop, konuşmasında Türkiye'nin, önemli sorumlulukları bulunduğuna ve üstlendiğine de değindi.

Avrupa'da doğru İslam anlayışının yaşayarak gösterilmesi gerektiğini ifade eden Şentop, Türkiye'nin buradaki vatandaşların yanında olduğunun altını çizdi.

Bir vatandaşın milletvekili dokunulmazlığının kaldırılması yönündeki sorusuna ilişkin Şentop, bunun ebedi devam eden bir şey olmadığını, milletvekilinin görev süresi döneminde dokunulmazlığı bulunduğunu söyledi. Şentop, dokunulmazlığının milletvekili hakkındaki soruşturmayı veya yargılanmayı durdurduğunu belirtti.

Şentop, bu kişinin milletvekilliği görevi sona erdiğinde işlediği suçlardan yargılanacağını ve bu durumda olan birçok milletvekilinin bulunduğunu kaydetti.

Şentop, şöyle devam etti:

"Milletvekili suç işlediği zaman dokunulmazlığını hemen kaldırın, onu içeri atalım, onu yargılayalım derseniz bu da olabilir buna bir engel yok ama o zaman başka komplikasyonlar ortaya çıkıyor. Bu sefer parlamenterlere söz hakkı verilmiyor, konuştuklarından dolayı içeri atıyorlar (diyecekler). Herkesin istediği gibi olmuyor. Başkalarına tahammül etmemiz gerekiyor, tahammül edeceğiz ama hukuk sınırları içerisinde, hukuk işleyecek. Bunların hepsi takip edilir, kayıt altındadır mutlaka. Şimdi olmaz iki veya üç sene sonra olur, yargılanır, kimsenin yaptığı yanında kar kalmaz. Mutlaka yargı sistemi takip eder ve edecektir."

Categories
Alaturka Gazetesi

“Avrupa Konseyinin çifte standartlı uygulamaları var”

STRAZBURG (AA) – TBMM Başkanı Mustafa Şentop, "Avrupa Konseyinin çifte standartlı uygulamaları var. Bazı Avrupa ülkelerinin uygulamalarına olumlu yaklaşılırken, ses çıkarılmazken veya kınanmazken benzer bir uygulama Türkiye'de yapıldığı zaman Türkiye'ye karşı eleştiri yöneltiliyor." dedi.

Avrupa Parlamento Başkanları Konferansı'na katılmak üzere Fransa'nın Strazburg kentinde bulunan Şentop, TRT Haber canlı yayın programına katıldı.

Şentop, Parlamento Başkanları Toplantısı'nın 1975'ten bu yana iki yılda bir yapıldığını hatırlatarak, konferansta "Ortak Evimiz Avrupa" temalı oturumda dün yaptığı konuşmada, Avrupa'nın değerlerinin ve kurumlarının etkili ve başarılı olması için samimiyetle, anlamayı esas alan ve gerçekten uzaklaşmadan politika üretilmesi gerektiğini söyledi.

Konuşmada verdiği diğer mesaja ilişkin Şentop, "Türkiye'nin Suriye'deki gelişmelerle ilgili durumunu sağdan soldan elde edilen bilgilerle değil, Türkiye ile görüşerek, müzakere ederek, gerçeği olduğu gibi görerek ve anlayarak hareket edilmesi gerekir." ifadesini kullandı.

"Avrupa Konseyinin çifte standartlı uygulamaları var. Bazı Avrupa ülkelerinin uygulamalarına olumlu yaklaşılırken, ses çıkarılmazken veya kınanmazken benzer bir uygulama Türkiye'de yapıldığı zaman Türkiye'ye karşı eleştiri yöneltiliyor." diyen Şentop, dünkü konuşmasında ve Fransa Ulusal Meclis Başkanı Richard Ferrand, Fransa Senato Başkanı Gerard Larcher ile yaptığı görüşmede bunu dile getirdiğini aktardı.

Bu görüşmelerde Türkiye ile Fransa arasındaki ilişkileri de değerlendirdiklerini belirten Şentop, 1915 olaylarını ve bu konuda Fransa'da alınan kararları ele aldıklarını dile getirdi.

Şentop, bu konu hakkında detaylı bilgi verdiğini aktararak, "(Bu görüşmelerin) Ne kadar etkisi olacağını bilemiyoruz. Onlardan edindiğim intiba şudur; yapılan işin iç siyaset dengeleriyle alakası var." dedi.

– "Herkesin, Türkiye ile anlaşma yoluna girdiğini görüyoruz"

Görüşmelerde, Barış Pınarı Harekatı'nı da ele aldıklarına değinen Şentop, şunları söyledi:

"Daha önce yapılan açıklamalardan çok ciddi bir reaksiyon içinde olduklarını tahmin ediyordum. Fakat görüşmelerimizde böyle bir durumun olmadığını anladık. Bu muhtemelen 'gücünüzün gölgesi masaya düşmeden anlaşma olmaz' sözü bunu gösteriyor. Harekatı başlatarak Türkiye'nin kararlığını gösterdikten sonra herkesin belli bir noktada, Türkiye ile anlaşma ve anlama yoluna girdiğini görüyoruz. Dünkü görüşmelerde de böyle bir tablo gördük."

– Şentop, Pasquier ve Sobotka ile görüştü

Öte yandan Şentop, Fransa'daki temasları kapsamında Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Başkanı Liliane Maury Pasquier ile görüştü.

Şentop, Pasquier'e, Türkiye'nin gerçekleştirdiği Barış Pınarı harekatı nedeniyle yaptığı açıklamaya tepkisini dile getirerek, Avrupalı müttefiklerinin çifte standartlı tavırlarına son vermeleri gerektiğini vurguladı.

Avusturya Meclis Başkanı Wolfgang Sobotka ile de bir araya gelen Şentop, görüşmede, "Terör konusunda Avrupa ülkelerine başka, Türkiye'ye başka standart uygulanmaktan vazgeçildiği takdirde sorun çözülecektir." ifadesini kullandı.

Categories
Politika

Barış Pınarı Harekatı

TBMM (AA) – TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Barış Pınarı Harekatı kapsamında Türkiye ile Rusya Federasyonu arasında Suriye konusunda imzalanan mutabakata ilişkin, "Türkiye'nin haklılığı önce ABD ile yapılan görüşmelerdeki mutabakatla, şimdi de Putin ile Cumhurbaşkanımızın yaptığı mutabakatla Türkiye'nin haklılığı tescil edilmiş oldu." dedi.

Şentop, Al Jazeera televizyonuna verdiği mülakatta, Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Soçi'deki görüşmesinin ardından varılan mutabakat ile Avrupa ülkeleri ve Arap Birliğinin Barış Pınarı Harekatı'na ilişkin yaklaşımlarını değerlendirdi.

Türkiye'nin başlattığı Barış Pınarı Harekatı'nın belli bir bölgede gerçekleştiğini dile getiren Şentop, bu bölgede de daha çok ABD askerlerinin bulunduğunu söyledi. Harekat bölgesi ve dışındaki bölgelerden ABD askerlerinin çekilmesine karar verildiğini anımsatan Şentop, bunun üzerine de terör örgütü PYD/YPG'nin Suriye rejimiyle anlaşma yolları aramaya başladığını ifade etti.

Rusya'nın da bölgede bir güç olarak bulunduğuna dikkati çeken Şentop, ABD askerlerinin çekilmesiyle, Suriye rejimiyle Rusya'nın kontrolünde bir bölgenin oluşmasının söz konusu olduğunu vurguladı.

Şentop, bu noktada, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Putin ile Soçi'de görüştüğünü ve bir mutabakat yapıldığını belirterek, şöyle devam etti:

"Açıklanan bir mutabakat metni var. Bu metinde, Türkiye'nin uzun zamandır ifade ettiği 'terörden arındırılmış bölge' oluşturulması yönündeki Türkiye'nin iradesi teyit edildi. Burada Türkiye'nin haklılığı önce ABD ile yapılan görüşmelerdeki mutabakatla, şimdi de Putin ile Cumhurbaşkanımızın yaptığı mutabakatla tescil edilmiş oldu.

Türkiye'nin arzu ettiği, bölgede bir askeri harekat yapmak değildi. Esas hedef burada terör örgütünden arındırılmış bir bölgenin oluşturulmasıydı. Bununla ilgili daha önce her türlü yöntemler denendi. Samimiyetle ve sabırla denendi ve bunlardan netice alınamayınca başka seçenek kalmadığı için Barış Pınarı Harekatı başlatıldı. Soçi'deki mutabakatta da ortaya çıkan şey, Türkiye'nin arzu ettiği belli bir derinlikte terörden, terör örgütlerinden arındırılmış bir bölge oluşturulması konusunda Türkiye'nin haklılığı, güvenlikle ilgili kaygıları ve arzu ettiği hedefler kabul edilmiş oldu. Önce ABD, şimdi de Rusya tarafından… Türkiye bu anlamda, terör örgütleriyle ilgili hedeflerine, onların tasfiyesiyle ilgili hedefe ulaşmış durumdadır."

– "Tamamen ahlaksızca bir iftiradan ibarettir"

TBMM Başkanı Şentop, Suriyeli mültecilerin, Türkiye tarafından güvensiz bir bölgeye gönderileceği yönündeki iddialara ilişkin, "Bu, tamamen ahlaksızca bir iftiradan ibarettir." ifadesini kullandı.

Türkiye'de 3,6 milyon mültecinin bulunduğunu belirten Şentop bugün Avrupa ülkelerinin 5-10 mülteciyi kabul ederken pazarlık yaptığı bir ortamda Türkiye'nin 3,6 milyon mülteciye ev sahipliği yaptığının altını çizdi.

Arap ve Avrupa ülkelerinin bir kısmının nüfusu kadar, bir kısmının da nüfusundan fazla mültecinin Türkiye'de bulunduğuna işaret eden Şentop, "Bu kadar insanın yıllarca Türkiye'de misafir edildiğini, kendi vatandaşlarımız gibi Türkiye'de yaşadığını bilmeleri, görmeleri lazım. Bilmeyenler varsa Türkiye'ye gelebilirler. Yıllarca bunu kimsenin yardımı olmaksızın yapan Türkiye'nin, bu yükü taşıyan Türkiye'nin bugün bunları güvensiz bölgelere götüreceğine dair iddia, tamamen ahlaksızca bir iftiradan ibarettir." diye konuştu.

– "Her şey dünyanın gözü önünde oluyor"

Mustafa Şentop, Türkiye'nin bu noktada, askeri harekat dahil katlandığı zorlukların ortada olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye'nin bu konuda başka ülkelerle yaptığı müzakereler ortada. Gizli saklı bir şey yok. Her şey dünyanın gözü önünde oluyor. Türkiye bu konuda başından beri çok da şeffaf hareket etti. O bakımdan ben, 3-5 mülteciyi alırken pazarlık yapanların, bugün Türkiye'ye 'Onları zorla güvenli olmayan bölgelere gönderecek' iddialarını ahlaksızca iftira, yüzsüzce iftira olarak görüyorum. Böyle bir şey söz konusu değil. Türkiye, ancak onların gönüllü olarak yerleşebilecekleri bir ortamı tesis etmeye çalışıyor. Bu sağlandıkça onlar da kendi memleketlerine gitme yönünde irade koyuyorlar."

– "Bu kadar bağırış çağırış, feryadın sebebi bu"

Türkiye'nin bölgede kurulmak istenen oyunları bozduğunu belirten Şentop, terör örgütlerinin bazı ülkeler tarafından yeni sömürgecilik düzeninin parçası olarak kullanıldığının altını çizdi.

Terör örgütleri vasıtasıyla ülkeleri istikrarsızlaştırdıktan sonra, bu bahaneyle ülkelere müdahale edildiğini anlatan Şentop, "Suriye için oynanan oyun da belliydi. Bir taraftan Suriye istikrarsızlaştırıldı. Batılı ülkelerin müdahalesi için uygun ortam sağlandı. Bir taraftan da Türkiye'nin hemen güneyinde Suriye PKK'sı dediğimiz bir terör örgütü için alan oluşturularak oradan Türkiye'ye yönelik terör tehdidi, riski ve terör faaliyetleriyle de Türkiye istikrarsızlaştırılmaya çalışılmaktaydı. Hedef buydu. Türkiye bu oyunu, yaptığı müdahaleyle bozdu. Bu kadar bağırış çağırış, feryadın sebebi bu." değerlendirmesinde bulundu.

– "Avrupa ülkeleri hariçten gazel okuyor"

Avrupa ülkelerinin Türkiye'ye yönelik eleştirilerine de yanıt veren Meclis Başkanı Şentop, şunları söyledi:

"Avrupa ülkeleri tamamen devre dışı. Bunlar hariçten gazel okuyorlar. Bu bölgede terör örgütüyle mücadele eden Türkiye'dir. Bunlardan biri PKK/PYD'dir, biri DEAŞ'tır. DEAŞ'tan en çok zarar gören ülke de Türkiye'dir, bununla mücadele eden de Türkiye'dir. Türkiye bu mücadeleyi sürdürürken, bu bölgede etkili olan güçlerle karşı karşıya geliyor, onlarla müzakere ediyor. ABD, Fırat'ın doğusunda etkiliydi, şimdi de Rusya’nın etkisi söz konusu olan alanlarda Rusya ile görüşülüyor. Avrupa ülkeleri kendi kendilerine aralarında toplanıp fıkralar anlatıyorlar herhalde. Çünkü bir etkisi yok bu konuşmalarının. Almanya'nın bölgeyle ilgili nasıl bir gücü, tasarrufu var, neye karar verecek? Onlar alışmışlar bugüne kadar kendileri oyun kuruyor, kendileri uyguluyor. Ama artık Avrupa ülkelerinin bu konuda bir gücü yok. Türkiye bu konuda gizli saklı bir iş yapmadı. Yıllardır başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere bütün hükümet yetkililerimiz, dünyaya olanı biteni ve ne yapmak istediğimizi çok net şekilde açıkladı."

Türkiye'nin başlattığı Barış Pınarı Harekatı'nı Arap Birliğinin kınamasını hatırlatan Şentop, birliğin, Suriye'nin üyeliğini askıya aldığını dile getirdi.

Şentop, "Arap Birliği, Suriye'yi çok fazla düşünüyorsa, aktif üyeliğe dönüştürmelerini bekleriz. Suriye ile ilgili samimiyetle hareket ediyorlarsa…" diye konuştu.

– "Arap kardeşlerimizle dostluğumuzu, saygımızı, ilişkimizi sürdürmek istiyoruz"

Arap ülkelerinde yaşayan milletlerin Türkiye konusundaki tavrını, Türkiye'yi anladıkları yönünde değerlendirdiklerini belirten Şentop, Türkiye karşısında tavır alan ülkelerin, varlıklarını, kendi halklarının iradesine borçlu olmayan, bazı başka ülkelerin gücüyle varlıklarını sürdüren ülkeler olduğunu söyledi.

Şentop, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bağımsız, sadece kendi iradesiyle karar alan, kendi halkının menfaatini düşünerek karar alan kaç siyasi iktidar var Arap ülkelerinde? Özellikle darbeciler için söylüyorum… Mısır'daki darbeci yönetim, kendi varlığını halkına mı borçlu, yoksa kendisini 'Nerede benim diktatörüm.' diye çağıran ABD Başkanı'na mı borçlu, Avrupa'nın desteğine mi borçlu? Kimse kusura bakmasın. Biz Arap ülkeleriyle, Arap kardeşlerimizle dostluğumuzu, saygımızı, ilişkimizi sürdürmek istiyoruz. Türkiye ilkelerinden hiçbir zaman taviz vermedi, ama kulağını sağa sola kabartarak bazı Batı ülkelerinden gelecek talimatlarla toplanan, karar alanların Türkiye konusundaki tavrını bizim ciddiye almamızı da kimse beklemesin."

Categories
Alaturka Gazetesi

3. Parlamento Başkanları Konferansı

İSTANBUL (AA) – TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Barış Pınarı Harekatı'na ilişkin, "Harekat, yerlerinden edilmiş Suriyelilerin memleketlerine veya Suriye'de istedikleri yere güvenli ve gönüllü geri dönmelerini kolaylaştırmaya yönelik uluslararası çabayı yine uluslararası hukuk kuralları doğrultusunda ve ilgili BM kuruluşlarının eş güdümünde destekleyecektir." dedi.

Şentop, Anadolu Ajansının ev sahibi fotoğraf sağlayıcı olduğu, TBMM'nin ev sahipliğinde düzenlenen, "Terörle Mücadele ve Bölgesel Bağlantılılığın Güçlendirilmesi" konulu 3. Parlamento Başkanları Konferansı'nın açılışında konuştu.

İslamabad'ta Türkiye, Afganistan İslam Cumhuriyeti, Çin Halk Cumhuriyeti, İran İslam Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Rusya Federasyonu meclis başkanlarının 3 yıl önce bir araya gelerek, terörle mücadele alanında parlamentolara düşen rolleri ele aldığını anlatan Şentop, parlamentolar arasında başlatılan bu sürecin güçlenerek devam etmesi yolundaki anlayış temelinde, geçen yıl Tahran'da bir araya gelindiğini hatırlattı.

Şentop, uluslararası barış ve bölgesel istikrar çabalarına önemli katkı sağlayan bu girişime bu yıl ev sahipliği yapmaktan memnuniyet duyduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:

"Bugün, İstanbul'da vereceğimiz birlik, beraberlik ve kararlılık görüntüsü terörle mücadelede çok güçlü ve net bir mesaj olacaktır.

Son toplantımızdan bu yana terör, bölgelerimizin en büyük güvenlik sorunlarından biri olmayı sürdürdü. Terör örgütleri, ülkemde ve diğer ülkelerde insanlığın ortak değerlerini hiçe sayan katliamlar gerçekleştirdiler.

Özellikle İslam düşmanlığını merkezine oturtan, beyaz-üstünlükçü, ırkçı ve aşırı sağcı terör eylemlerinde son dönemde gözlenen artış endişe vericidir.

Sadece geçtiğimiz 9 ay içerisinde, Yeni Zelanda Christchurch katliamının yarattığı travma henüz devam ederken Norveç Baerum'da yine bir cami hedef alınmıştır. ABD'de Pittsburg ve Poway şehirlerinde ise sinagoglar ırkçı eylemcilerin hedefi olmuştur.

Biz, Yeni Zelanda'da camiye, Sri Lanka'da kiliselere ve ABD'de sinagoglara saldıranlar arasında hiçbir fark görmeden, hepsini lanetliyoruz."

Görünürde farklı ideolojilerle hareket etseler de El-Kaide, DEAŞ, PKK/YPG ile İslam düşmanı, ırkçı aşırı sağcı terör örgütlerinin başvurdukları taktiklerin aynı olduğunu ve bu terör örgütlerinin birbirlerinden beslendiğini ve çıkarları doğrultusunda zaman zaman birlikte hareket ettiğini dile getiren Şentop, "Bu gerçeği en iyi kavramış olan ülkelerden biri Türkiye'dir.

Bu vesileyle terör kurbanlarının hatıralarını saygıyla anıyor, devletim ve milletim adına tekrar üzüntülerimi ifade ediyorum.

Ancak üzüntülerimizi beyan etmek yetmez. Terör kurbanlarının haklarını korumak için terör eylemlerinin faillerinin, azmettiricilerinin, terör örgütlerine maddi destek verenlerin ve bu örgütlerin propagandasını yapanların adalet önüne çıkarılması gerekir.

Aynı şekilde, bu salondaki herkes, terörle mücadelenin ancak samimiyetle yapılacak uluslararası işbirliğiyle mümkün olabileceğini de çok iyi bilmektedir. İyi veya yararlı terörist yoktur ve hiçbir amaç terörü haklı kılmaz. Terör örgütleri arasında ayrım yapılması terörle mücadelede zafiyet sebebidir." diye konuştu.

– "Çözüm, sorundan etkilenen devletlerin ve toplumların işbirliği ile hareket etmesi"

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, terör ve terörizmin "belli laboratuvarlarda tasarlanan, coğrafyaları ve özellikle de gelişen milletleri dize getirmek için kullanılan bir silaha dönüştürüldüğünü" belirterek, "Ne zaman bir devlet veya millet ekonomik atılım yapsa siyasi istikrara kavuşsa, derhal ya terörist eylemlere ya da iç karışıklıklara maruz kalmaktadır.

Herkesin bildiği sır şudur: Demokratik gelişmişlikleriyle ve ekonomik güçleriyle gurur duyan bazı Batılı güçler, kendileri dışında hiçbir gücün ilerlemesini, hiçbir devletin güçlenmesini istememektedir. Zira bu devletler siyasi işleyişlerini ve zenginliklerini, dünyanın geri kalan kısmında yaşanacak kaosa borçludur." dedi.

Bu durumun yeni olmadığı, toplantıda temsil edilen her devletin geçen yüzyılda söz konusu yıkıcı saldırılara muhatap olup ağır bedeller ödediğini kaydeden Şentop, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Esas itibarıyla terör belası, coğrafyaları kana bulayan, devletleri zayıf düşüren ve toplumları atomize eden yeni bir tür sömürgeci saldırganlık aracıdır.

Bugün dünyada bu tespitleri yapan veya onaylayan milyarlarca insan olduğu açıktır. Fakat insanlığın çoğunluğu, yaşanan çatışmaların gerçek sebebini, sergilenen ikiyüzlü siyasi tavırları ve ortaya çıkan tahribatı net bir biçimde tespit ederken neden bir çözüm bulunamamaktadır? Üzerinde durulması ve cevaplanması gereken asıl soru budur.

Kimi zaman, karmaşık sorunların karmaşık çözümleri olduğunu düşünürüz. Dünyadaki mevcut çatışmalar ve çifte standartlar göz önüne alındığında, bu sorunları ortadan kaldırmanın oldukça basit bir çözümü vardır. O çözüm, sorundan etkilenen devletlerin ve toplumların bir araya gelerek ortak akılla ve karşılıklı anlayışa dayalı bir işbirliği ile hareket etmesidir."

Şentop, dünyanın genelinde büyük çatışmalar, yoksulluk, haksızlık ve çifte standartlar olduğuna değinerek, "Bütün bu olumsuzlukları doğuran, bazı devletlerin sadece haklara, bazılarınınsa sadece ödevlere ve mecburiyetlere sahip olduğu mevcut küresel sistemdir. Bu sistem, bazı devletlerin hegemonik iktidarına hizmet eden bir paradigmanın ürünüdür. Bu sebeple, sadece işbirliği yapmak yetmez. Aynı zamanda, toplumlar ve devletler nezdinde derin uçurumlar oluşturan bu hegemonik paradigmayı değiştirmemiz gerekmektedir. Bu yapılamazsa hukuksuzluklar, çatışmalar, sömürü ve baskı, insanlığı ve dünyamızı büyük bir yıkıma götürecektir." dedi.

Ülkelerin ve toplumların güvenliğinin gerçekçi, uzun dönemli çıkarları gözeten, samimi ve kapsayıcı bir iş birliğinin tesis edilmesiyle sağlanabileceğini vurgulayan Şentop, "Bu bağlamda olmak üzere terörle mücadelede başarı, kısa vadeli palyatif çözümlerden ziyade, sonuçları uzun vadeye yayılabilecek kalıcı tedbirlerle sağlanabilir.

Terörle mücadelede en etkin silahlarımız ise zamanında, güvenilir ve sistematik istihbarat derlenmesi, bu istihbaratı iyi değerlendiren organize bir güvenlik sistemi, yeterli yasal mevzuat ve etkili yargıdan oluşan süreçlerdir. Uluslararası toplum olarak terörün zemin bulacağı çatışma ortamları, dağılmış ve zayıf devlet yapıları gibi uluslararası sistem zafiyetlerini gidermek için de çaba sarf etmeliyiz." diye konuştu.

– Barış Pınarı Harekatı

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, son toplantıdan bu yana Türkiye'nin, DEAŞ, El Kaide, HTŞ, PKK/YPG ve FETÖ başta olmak üzere birden fazla terör örgütüyle eş zamanlı mücadele etmeyi sürdürdüğünü hatırlatarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Çabalarımız, söz konusu örgütlerin eylem gerçekleştirebilme kapasitesinin ortadan kaldırılmasına yönelik olarak istihbari, operasyonel ve ceza adaleti boyutlarında yoğunluk kazanmıştır.

Bu sayede, DEAŞ, 1 Ocak 2017 tarihindeki İstanbul eyleminden bu yana Türkiye'yi hedef alamaz hale gelmiştir. 'Yeni nesil terör ve istihbarat örgütü' olarak tanımlanabilecek FETÖ'nün Türkiye içerisindeki yapılanması çökertilmiştir.

PKK üzerinde kurduğumuz operasyonel baskı somut sonuçlar vermiştir. Bu örgütün Türkiye içerisinden terör faaliyetlerinde kullanmak üzere terörist devşirme gücü de kalmamıştır.

Bu açığını kapatabilmek için 14-16 yaşlarındaki çocukları ailelerinden zorla kopartmaya teşebbüs etmektedir. Bu noktada, Hacire Akar isminde, kaçırılan çocuğunu PKK'nın elinden geri almak isteyen acılı bir annenin Diyarbakır'da başlattığı eylemi de sizlerle paylaşmak istiyorum.

Bu acılı annenin feryatları toplumumuzda karşılık buldu. Çocuklarını PKK'ya kaptırmış diğer anneler de seslerini birleştirdiler. Bu aileleri, terör kurbanları olarak görmemiz ve desteklememiz gerekir."

PKK'nın merkezinin, Suriye'nin kuzeyine kaydığını ve burada PYD/YPG adı altında Türkiye'nin yanı sıra Suriye'nin toprak bütünlüğü bakımından da ciddi tehdit oluşturduğunu anlatan Şentop, "PKK ve DAEŞ tehdidini ortadan kaldırmak, Suriyeli mültecilerin ülkelerine geri dönmelerini sağlamak ve siyasi planda ulusal uzlaşı bulunmasına destek olmak için aktif çaba harcamaktayız. Bu doğrultuda Astana Süreci devam etmektedir.

Sayın Cumhurbaşkanımızın BM Genel Kurulunda uluslararası toplumla paylaşmış olduğu 'Güvenli Bölge' oluşturulması önerisi önemlidir.

Zira Suriye'den kaynaklanan ve sınırlarımızı hedef alan terör tehdidi henüz sona ermemiştir." diye konuştu.

Şentop, son 2 yıldır, Türkiye'nin özellikle Fırat Nehri'nin doğusundan, PKK terör örgütünün Suriye ayağı olan PYD/YPG tarafından gerçekleştirilen 100'ün üzerinde düşmanca eyleme maruz kaldığını kaydederek, şunları söyledi:

"PYD/YPG tehdidine ilişkin beklentilerimiz ve hassasiyetlerimiz, Fırat'ın doğusunda askeri ve sivil varlığı bulunan ülkeler başta olmak üzere, tüm Müttefiklerimizin dikkatine defalarca kez sunulmuştur.

Haklı güvenlik endişelerimizi gidermek ve DEAŞ'a karşı mücadelemizi sürdürmek amacıyla güvenli bölge oluşturma konusunda ABD ile yürüttüğümüz görüşmeler sonuçsuz kalmıştır. Türkiye'nin sınırlarında teröristlerin varlığına müsamaha göstermesinin beklenmemesi gerektiğinin tekrar tekrar altını çizdik.

Bu bağlamda sınır güvenliğimizi sağlamak, bölgedeki teröristleri etkisiz hale getirmek ve bu sayede Suriyelileri bölgedeki teröristlerin baskısından ve zulmünden kurtarmak amacıyla Barış Pınarı Harekatı'nı başlattık. Bu harekatın planlama ve uygulama süreçlerinde de yalnızca terör unsurları ve onların saklandığı sığınaklar, barınaklar ile mevziler hedef alınmaktadır. Yine bu harekatın yegane amacı son yıllarda Suriye'nin kuzeyinde oluşan istikrarsız bölgelerden Türkiye'ye yönelecek terör tehdidini önlemektir.

Harekat, yerlerinden edilmiş Suriyelilerin, memleketlerine veya Suriye'de istedikleri yere güvenli ve gönüllü geri dönmelerini kolaylaştırmaya yönelik uluslararası çabayı, yine uluslararası hukuk kuralları doğrultusunda ve ilgili BM kuruluşlarının eşgüdümünde destekleyecektir."

Yabancı terörist savaşçıların durumuna değinen Şentop, "DEAŞ ve PKK’ya katılmış olan yabancı terörist savaşçılar hususu hepimiz için ciddi bir sınama teşkil etmektedir. Bu büyük sorunla uğraşma işi sadece birkaç ülkenin üzerine yıkılamaz. Başta Avrupa ülkeleri olmak üzere bu yabancı terörist savaşçıların kaynağı durumundaki ülkeler, ellerini taşın altına koymalı, vatandaşlarını bölgeden geri almalı, yargılamalı ve rehabilite etmelidirler." dedi.

– "Modern İpek Yolu'nun canlandırılması bölgelerimizin refahı ve kalkınmasına ivme kazandıracak"

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, konferansın diğer bir konu başlığı olan "bölgesel bağlantılılığın güçlendirilmesi"ne ilişkin olarak da şunları dile getirdi:

"Türkiye, Asya ve Avrupa'yı bağlayan güzergahlar üzerindeki tüm ülkelerle altyapı, gümrük ve lojistik alanlarında işbirliğini artırmak arzusundadır. Bu doğrultuda bölgemizde kombine ulaştırma koridorlarının geliştirilmesine, bağlantısallığın artırılmasına önem vermekteyiz.

Modern İpek Yolu'nun canlandırılması bölgelerimizin refahı ve kalkınmasına ciddi ivme kazandıracaktır.

Uzun süredir öncülüğünü yapmakta olduğumuz Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridoru girişimimiz de bu yaklaşımımızın bir tezahürüdür.

Doğu-Batı Orta Koridoru girişimi, Çin Halk Cumhuriyeti'nin ortaya koyduğu Kuşak ve Yol Girişimi ile doğal bir sinerji oluşturmaktadır. Nitekim Kuşak ve Yol Girişimi'nde yer alan güzergahlardan biri Türkiye üzerinden geçmektedir. Dolayısıyla bu girişimler birbirlerine alternatif olmayıp bağlantısallık anlamında tamamlayıcı nitelik göstermektedirler. Ekim 2017'de açılan Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Projesi, Orta Koridor girişimimizin bel kemiğini oluşturmaktadır. Bu güzergah tam kapasiteye ulaştığı vakit, İpek Yolu'nun canlandırılmasında vazgeçilmez bir nitelik oynayacaktır."

Şentop, konferansların terör, güvenlik ve işbirliği alanlarında görüş alışverişinde bulunmak ve ortak eylemleri harekete geçirmek adına parlamenter diplomaside yükselen yeni bir güç olarak kurumsallaşacağına inandığını ifade ederek, sözlerini tamamladı.

Categories
Politika

TBMM Başkanı Mustafa Şentop:

TBMM (AA) – TBMM Başkanı Mustafa Şentop, ABD Başkanı Trump'ın Türkiye'ye yönelik sözlerine ilişkin, "Bu tür sözlerin ABD iç politikasıyla alakalı olduğunu düşünüyoruz. Türkiye olarak böyle bir tehdidin bir kıymet ifade etmediğini, Türkiye'yi kimsenin tehdit edemeyeceğini ifade etmek istiyorum." dedi.

Şentop, Irak ve Suriye'ye sınır ötesi operasyon konusunda Cumhurbaşkanına verilen iznin bir yıl uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresinin TBMM Genel Kurulunda kabulünün ardından iktidar kulisini ziyaret ederek, burada milletvekilleriyle bir süre sohbet etti.

Gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını da yanıtlayan Şentop, Cumhurbaşkanlığı tezkeresinin hayırlı olması temennisinde bulundu.

Daha önce de bu tarz tezkerelerin olduğuna işaret eden Şentop, "Belli bir süreyle veriyordu parlamentomuz. Sonra süresi dolmak üzereydi, bu bakımdan uzatma kararı alındı. Bunu önemli kılan biraz gündemle kesişmesi oldu." diye konuştu.

Daha önce de sınır ötesi operasyonların olduğunu ve bunların da söz konusu tezkereye dayanarak gerçekleştirildiğini ifade eden Şentop, "Parlamentoda bir parti grubu hariç, büyük bir çoğunlukla tezkerenin geçmiş olması, Türkiye'nin temel meselelerde, milli meselelerde ittifak edebileceğini göstermesi bakımından önemli. Hayırlı olsun diyorum." ifadelerini kullandı.

TBMM Başkanı Şentop, ABD Başkanı Trump'ın Türkiye'ye yönelik sözlerine ilişkin, şu değerlendirmelerde bulundu:

"ABD Başkanı Trump'ın Türkiye'ye yönelik sözlerinin tamamına baktığınızda ne söylemek istediğini anlayamıyorsunuz. Çünkü her Tweet'te daha farklı yorum, değerlendirme var. Bir tanesinde Türkiye'yi bir nevi tehdit eden bir ifade, bir yaklaşım vardı. Ben bunun iç politikayla alakalı olduğunu düşünüyorum. Türkiye'nin bu tür tehditlere pabuç bırakmayacağını onlar da gördüler. En azından Suriye'deki Fırat'ın doğusuyla ilgili gelişmeleri şöyle biraz geriye dönüp bakarsak, Türkiye'nin bu konuda ne kadar ciddi olduğunu ve nasıl bir neticeye geldiğimizi görmüş oluruz. Bu tür sözlerin ABD iç politikasıyla alakalı olduğunu düşünüyoruz. Türkiye olarak böyle bir tehdidin bir kıymet ifade etmediğini, Türkiye'yi kimsenin tehdit edemeyeceğini ifade etmek istiyorum."

Categories
Politika

TBMM Başkanı Şentop, 1 milyon liralık ödülü kazanan Arda Ayten'i kutladı

TBMM (AA) – TBMM Başkanı Mustafa Şentop, özel bir televizyonda yayımlanan bilgi yarışmasında tüm soruları yanıtlayarak 1 milyon liralık büyük ödülü kazanan Sütçü İmam Üniversitesi öğrencisi Arda Ayten'i telefonla arayarak tebrik etti.

Şentop, sosyal medya hesabında yayımladığı mesajında, "ATV‘deki 'Kim Milyoner Olmak İster?' yarışmasında, Tıp Fakültesi öğrencisi Arda Ayten tüm soruları doğru cevapladı. İstiklal Marşı ile alakalı son sorudaki sabrı, dikkati, zekası ve hafızası ile başarıyı fazlasıyla hak etti. Kendisini yürekten tebrik ediyorum." ifadelerini kullandı.