TBMM Başkanı Yıldırım İranlı mevkidaşı Laricani ile görüştü

TAHRAN (AA) – Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Binali Yıldırım, Türkiye ve İran'ın asırlardan bu yana komşu ve kardeş olduğunu belirterek, "İran'ın başına bir iş gelirse biz kendi başımıza gelmiş gibi kabul ediyoruz." dedi.

Çin ve Kırgızistan temaslarının ardından "Terörizmle ve Aşırıcılıkla Mücadele konulu Meclis Başkanları Toplantısı"na katılmak üzere Tahran'a gelen TBMM Başkanı Yıldırım, İran'ın başkenti Tahran'da İran Meclis Başkanı Ali Laricani ile bir araya geldi.

Basına kapalı yapılan görüşmeden önce kısa bir açıklama yapan Yıldırım, "Komşuyuz, kardeşiz, asırlardan bu yana beraber yaşıyoruz. Dolayısıyla İran'ın başına bir iş gelirse biz kendi başımıza gelmiş gibi kabul ediyoruz. Sizin sevinciniz bizim de sevincimizdir." ifadelerini kullandı.

Yıldırım, Çabahar'daki terör saldırısını kınayarak, saldırıda hayatını kaybedenlerden dolayı başsağlığı diledi.

Laricani de daveti kabul edip geldiği için Yıldırım'a teşekkür ederek, İstanbul'daki Anadolu Ajansı'nın "ev sahibi fotoğraf sağlayıcı" olduğu Asya Parlamenter Asamblesi (APA) 11. Genel Kurulu'nun da çok iyi geçtiğini söyledi.

Türkiye'nin APA'da çok önemli bir rolü olduğunu belirten Laricani, bu toplantıda bölgesel meseleleri değerlendirme fırsatı yakaladıklarını dile getirdi.

Laricani, Yıldırım'ın başbakanlığı döneminde iki ülke ilişkilerinin güçlendiğine işaret ederek, bu iyi ilişkilerin devam ettirilmesini istedi.

Yıldırım, Tahran'daki temasları kapsamında Rusya Federasyonu Devlet Duması Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Leonid Slutsky ile de bir araya geldi.

TBMM Başkanı Binali Yıldırım, yarın da Tahran'da Türkiye, İran, Rusya, Çin, Pakistan ve Afganistan meclis başkanları ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin katılımıyla düzenlenecek "Terörizmle ve Aşırıcılıkla Mücadele konulu Meclis Başkanları İkinci Toplantısı"nda bir konuşma yapacak.

TBMM Başkanı Yıldırım İran'da

TAHRAN (AA) – TBMM Başkanı Binali Yıldırım, İran'ın başkenti Tahran'a geldi.

Çin ve Kırgızistan temaslarını tamamlayan TBMM Başkanı Yıldırım, Tahran Mehrabad Havalimanı'nda Türkiye'nin Tahran Büyükelçisi Rıza Hakan Tekin, İran-Türkiye Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı Ahmet Ali Rıza Beygi ve diğer yetkililer tarafından karşılandı.

Yıldırım, İran Meclis Başkanı Ali Laricani ve Rusya Federasyonu Devlet Duması Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Leonid Slutsky ile bir araya gelecek ve ikili temaslarda bulunacak.

Binali Yıldırım yarın da Tahran'da Türkiye, İran, Rusya, Çin, Pakistan ve Afganistan meclis başkanları ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin katılımıyla düzenlenecek "Terörizmle ve Aşırıcılıkla Mücadele" konulu Meclis Başkanları Toplantısı'nda bir konuşma yapacak.

Tahran yılda 25 santimetre çöküyor

ANKARA (AA) – İran'ın başkenti Tahran'ın her yıl ortalama 25 santimetre çöktüğü bildirildi.

İran İnşaat ve İskan Araştırmaları Merkezinden bilim adamları, "Nature" dergisinde yayımladıkları makalede, başkent Tahran ve çevresindeki yer çökmesi olgusuna ilişkin araştırmalarının sonuçlarını paylaştı.

2003-2017 yılları arasında uydu fotoğraflarını inceleyen bilim adamları, şehir merkezinin yüzde 10'unu ve kuzeybatıdaki kırsal alanları içine alan bölgenin her yıl 25 santimetre yere battığını tespit etti.

Ani batma sonucu kentteki yol ve binalarda çatlaklar, kırsal bölgelerde ise toprakta derin çukurlar oluştuğu belirtildi. Tahran kırsalında bu şekilde açılan bir çukura düşen bir çiftçinin saatlerce yerin altında kaldığı ifade edildi.

Ayrıca yağmur sularının tarla kenarlarında meydana gelen derin oluklara dolması nedeniyle ekili toprağın yeterli düzeyde sulanmadığı ve bunun ürün hasadını olumsuz etkilediği kaydedildi.

Bölgedeki yer çökmesi düzeyinin dünyanın en yüksek seviyesinde olduğuna dikkati çeken bilim adamları, bunun sebebinin artan nüfusun ihtiyaçlarını karşılamak üzere inşa edilen barajlar, dönemsel kıtlıklar ve kaçak su kuyuları nedeniyle yer altı sularının tükenmeye yüz tutması olduğunu kaydetti.

Yer altı su yataklarının batma ve göçüklerle dolması nedeniyle yenilenme olanağının da ortadan kalktığına işaret edildi.

15 milyon nüfusa ev sahipliği yapan Tahran, Asya kıtasının en büyük metropollerinden biri konumunda bulunuyor.

İran'dan İngiltere ve Fransa'ya tepki

TAHRAN (AA) – İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Behram Kasımi, İran'ın savunma füzelerinde nükleer savaş başlığı kullanımıyla ilgili hiçbir plan ve programı olmadığını bildirdi.

Kasımi, Dışişleri Bakanlığı'nın internet sitesinde yayımlanan yazılı açıklamasında, bazı Batılı ülkelerin İran'a karşı açıklamaları ve Fransa ile İngiltere'nin, füze programını Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi gündemine taşıma yönünde attığı adımları eleştirdi.

İran'ın füze programının tamamen caydırma amaçlı ve ülkenin savunmasının bir parçası olduğunu belirten Kasımi, savunma füzelerinde nükleer savaş başlığı kullanımıyla ilgili hiçbir plan ve programları olmadığını ifade etti.

Füze programıyla ilgili endişelerin temelsiz ve bazı ülkelerin hedefleri doğrultusunda ortaya konulduğunu savunan Kasımi, "Savunma programlarımızı endişelere göre düzenlemiyoruz. Endişelerin doğru, mantıklı ve esaslı bir gerekçesi yoktur. Bu endişeler dünyadaki İran karşıtı rejimlerin siyasetinin bir ürünüdür." değerlendirmesinde bulundu.

Kasımi, çifte standart uygulamakla suçladığı Batılı ülkelerin Suudi Arabistan'ın Yemen'deki uygulamalarına ses çıkarmadığını ancak İran'ın "barışçıl savunma programına" karşı harekete geçtiğini ileri sürdü.

İranlı öğrenciler protesto gösterisi düzenledi

İSTANBUL (AA) – İran'ın başkenti Tahran'daki Emir Kebir Teknik Üniversitesi'nde onlarca reformist öğrenci, rejim karşıtı protesto gösterisi düzenledi.

Yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre, Tahran'daki Emir Kebir Teknik Üniversitesi kampüsünde toplanan onlarca reformist öğrencinin katıldığı gösteride, tutuklu öğretmen, öğrenci ve işçilerin serbest bırakılmasını talep eden pankartlar taşındı.

"Bundan böyle top, tank, tüfeğin etkisi yok" şeklinde rejim karşıtı slogan atan öğrencilere muhafazakar öğrenciler, "Münafıklarla bozguncular el ele" sloganlarıyla karşılık verdi. Çıkan kavgada bazı öğrenciler yaralandı.

Öte yandan Babil kentindeki onlarca reformist öğrenci, Babil Nuşirvani Teknik Üniversitesi kampüsünde gösteri düzenledi.

Kermanşah kentindeki Razi Üniversitesi kampüsünde bir grup öğrenci dün Huzistan eyaletindeki işçi eylemlerinde gözaltına alınan işçilerin serbest bırakılması için protesto gösterisi düzenlemişti.

  • Öğrenciler Günü

Ülkede her yıl 7 aralık "Öğrenciler Günü" olarak kutlanıyor.

İran takvimine göre 16 Azer (7 Aralık) günü ülkede "Öğrenci Günü" olarak kutlanmaktadır. 1953 yılında dönemin ABD Başkan Yardımcısı Richard Nixon'un İran ziyareti esnasında Tahran Üniversitesi'nde bir grup öğrenci Nixon'u protesto etmiş, öğrencilerden 3'ü askerler tarafından öldürülmüştü.

Söz konusu ziyaretten 4 ay önce, İran halkı tarafından seçilmiş Başbakan Muhammed Musaddık, ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) tarafından tertip edilen ve Ajax operasyonu olarak tarihe geçen darbeyle devrilmiş, yerine ülkeden kaçan Muhammed Rıza Pehlevi getirilmişti.

“Bölgesel iş birlikleri sorunların çözümünde daha etkin olacaktır”

TAHRAN (AA) – İran Meclis Başkanı Ali Laricani, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) otoritesini kaybettiğini ve gelecekte bölgesel iş birliklerinin sorunların çözümünde daha etkili olacağını söyledi.

Laricani, İran Meclis Günü münasebetiyle düzenlediği basın toplantısında yerli ve yabancı basın mensuplarının sorularını cevaplandırdı.

  • "BMGK yapısında değişiklik zaruridir"

    AA muhabirinin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Dünya 5'ten büyüktür" mesajıyla ilgili sorusu üzerine Laricani, BMGK yapısında mutlaka değişiklik yapılması gerektiğini ifade etti.

Laricani, "BMGK tek taraflı tutumuyla otoritesini kaybetmiştir. BMGK yapısında değişiklik zaruridir. Bölgesel iş birliklerinin gelecekte sorunların çözümünde daha etkin olacaktır. Astana ve Şangay bu arayışların örnekleridir. Bunlar BMGK'nın çelişkili davranışlarının ardından ortaya çıkmış yapılardır." dedi.

ABD Başkanı Donald Trump'ın kayıtsız şartsız müzakere masasına oturması halinde İran'ın nasıl bir irade ortaya koyacağıyla ilgili soruya karşılık da Laricani, Washington yönetiminin öncelikle iyi niyetini göstermesi gerektiğini dile getirdi.

İran Meclis Başkanı, "Biz önceden de müzakere etmedik mi? Eğer bir devlet uluslararası sözleşmeleri ayaklar altına alıyor ve anlaşmalara uymuyorsa nasıl görüşme talebinde bulunabiliyor? Bu sadece bir hobi. Eğer gerçekten müzakerelere inanıyorlarsa önce ayak altına aldıkları masaya dönsünler ve iyi niyetlerini göstersinler. Fakat bunu göremiyoruz." diye konuştu.

  • "ABD'nin nükleer anlaşmadan çıkması bize de ayrılma hakkını vermiştir"

Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin ABD'nin nükleer anlaşmadan çekilmesinin ardından İran'ın kalması yönünde ısrarcı olduğunu, ancak o tarihten bu yana henüz somut ve pratik bir adım göremediklerini vurgulayan Laricani, şöyle devam etti:

"AB ülkeleri ile hâlâ müzakere aşamasındayız, eğer nihai görüşmelerde bir sonuca ulaşamazsak başka bir karar alacağız. Nükleer anlaşmadan çıkma hakkımızı ne zaman kullanacağımız şartlara bağlı. Koşulları değerlendirdikten sonra eğer çıkarlarımıza uygunsa anlaşmadan ayrılırız. ABD'nin çıkması bize de ayrılma hakkını vermiştir."

  • "Hükümetin daha hızlı hareket etmesi gerekiyor"

İran devletinin hem müzmin sorunları olduğunu hem de yaptırımlardan kaynaklı uluslararası baskıların söz konusu olduğunu dile getiren Laricani, "Mesaimizin çoğu bu sorunların çözülmesine harcanıyor. İran'da hükümetin hacminin küçülmesi ve daha hızlı hareket etmesi gerekiyor, çünkü bu haliyle çok maliyetli. Yasalar hükümetin her sene yüzde 15 daha hızlı hareket etmesi gerektiğini söylüyor. Hükümetin temel meselelerinden biri likitide meselesidir ve bu bir an önce çözülmelidir. Ayrıca bankaların yüksek oranlarda faiz vermesi de üretim önünde bir engeldir." değerlendirmesinde bulundu.

İran'da kara para aklama olayının olduğunu ifade eden Laricani, iki meclisli sistem ve anayasayı değiştirmenin gündemlerinde olmadığını, önceliklerinin ise halkın sorunlarını çözmek olduğunu ifade etti.

İran Genelkurmay'ından “füze denemeleri devam edecek” açıklaması

TAHRAN (AA) – İran Genelkurmay Başkanlığı Sözcüsü Tuğgeneral Ebulfazl Şikarçi, ABD yönetiminin "İran'ın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) yasağını ihlal eden orta menzilli balistik füze denemesi yaptığı" açıklamasına "Hem füze denemelerine hem de füzelerin geliştirilmesi çalışmalarına devam edeceğiz." ifadeleriyle cevap verdi.

Devrim Muhafızları Ordusuna yakınlığıyla bilinen yarı resmi Tasnim haber ajansının haberine göre, Şikarçi, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'nun, "İran'ın çeşitli savaş başlıkları taşıma kapasitesine sahip orta menzilli bir füze denemesi yaptığı" ve "bu füze denemesinin, BMGK'nin 2231 sayılı kararını ihlal ettiği" yönündeki iddiasına ilişkin açıklama yaptı.

Şikarçi, füze denemelerinin İran'ın caydırıcılık ve savunma kapasitelerinin arttırılması amacı taşıdığını, "bölgedeki hiçbir devletin çıkarında gözleri olmadığını" belirtti.

"Hem füze denemelerine hem de füzelerin geliştirilmesi çalışmalarına devam edeceğiz. Bu konuda hiçbir ülkeden izin almayız." ifadelerini kullanan Şikarçi, bu konunun müzakere kapsamının dışında kaldığını ve İran'ın ulusal güvenliğiyle alakalı olduğunu kaydetti.

"ABD ile bölgesel müttefiklerini stratejik bir hata yapmamaları" konusunda uyaran Şikarçi, "Eğer böyle bir hata yapacak olurlarsa hiç unutamayacakları bir ders alırlar. Ancak ABD ve müttefiklerinin böyle bir hata yapmayacağına eminiz. Sadece tecrübesizler ve acemiler böyle bir yanlış yapar ve bedelini de öder." ifadelerine yer verdi.

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo dün, İran'ın çeşitli savaş başlıkları taşıma kapasitesine sahip orta menzilli bir füze denemesi yaptığını belirterek, "Bu füze, İran'ın, Avrupa'nın bir bölümünü ve Orta Doğu'da herhangi bir yeri vurma menziline sahip. Bu füze denemesi, BMGK'nin 2231 sayılı kararını ihlal ediyor. İran'a, nükleer silah taşıma kapasitesine sahip balistik füzelerle ilgili tüm eylemlerini derhal sona erdirmesi çağrısında bulunuyoruz." şeklinde yazılı açıklama yapmıştı.

“İran'da kara para aklama vardır”

TAHRAN (AA) – İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, kara para aklamayla ilgili iddialarının arkasında durarak, bütün dünyada olduğu gibi İran'da da kara para aklama olayının olduğunu söyledi.

İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu'nun toplantısına katılan Zarif, çıkışta gazetecilere kara para aklama iddialarıyla ilgili açıklamalarda bulundu.

Zarif, komisyonda milletvekillerinin Dışişleri Bakanlığı'nın faaliyetleri, komşularla ilişkiler ve büyükelçilerin atanmasına kadar birçok konuda sorular yönelttiklerini aktardı. Kendisine yöneltilen bazı soruların da kara para aklamayla ilgili olduğunu belirten Zarif, söylediklerinin çok açık olduğunu ancak kendisine ait olmayan bazı ifadelerin de başkaları tarafından üretildiğini açıkladı.

"İslam Cumhuriyeti rejimini daima savunan birisi olarak söylüyorum: Bütün dünyada olduğu gibi İran'da da kara para aklama olayı vardır." diyen Zarif, hükümet tarafından meclise sunulan Terörizmin Finansmanıyla Mücadele Konvansiyonu (CFT) ve Mali Eylem Görev Gücü (FATF) tasarısı ile bu alandaki ihlallerin önüne geçilebileceğini ifade etti.

Kara para aklamaya karşı gerekli mücadelenin verilmesinin önemli olduğuna dikkati çeken Zarif, ülkede kara para işinin uyuşturucu tacirleri, yolsuzlukluk yapanlar ve vergi kaçıranlar tarafından gerçekleştirildiğini söyledi. Zarif, bu konuda çıkarları zarar gören bazı grupların bu işin aleyhine propaganda yürütebileceğini dile getirdi.

  • İran'da kara para aklama tartışması

İran Dışişleri Bakanı Zarif, Terörizmin Finansmanıyla Mücadele Konvansiyonunu da (CFT) kapsayan Mali Eylem Görev Gücü'ne (FATF) üyelikle ilgili yasa tasarıları hakkında 12 Kasım'da "Khabaronline" adlı internet sitesine yaptığı açıklamada, "İran'da birçok kişi yüz milyarlarca tümen kara para aklıyor. Aynı kişiler milyonlarca tümeni de kara para aklamayla ilgili düzenlenen yasa tasarıları aleyhinde kamuoyu oluşturmak için harcıyor." demişti.

Zarif'in ülkede kara para aklandığına yönelik açıklamaları muhafazakar çevrelerin sert eleştirilerine hedef olunca İran Dışişleri Bakanı, iddialarına açıklık getirmek üzere meclise çağrılmıştı. İran Yargı Erki Sözcüsü Gulamhüseyin Muhsin Ejei de Zarif'i söz konusu iddiaları belgelendirmeye çağırmış bunun üzerine Dışişleri Bakanlığı, 12 sayfalık cevap metnini yargı organlarına sunmuştu.

İran Yargı Erki Başkanı Sadık Laricani ise Zarif'in açıklamalarını “İslam Cumhuriyeti’nin kalbine saplanmış bir hançer” olarak nitelendirmişti. Bunun üzerine Zarif hakkında 27 Kasım'da
24 milletvekilinin imzasıyla 11 maddelik gensoru önergesi başkanlık divanına sunuldu.

Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani hükümetinden ise Zarif'in iddialarını teyit eden açıklamalar gelmişti. Hukuk İşlerinden Sorumlu Cumhurbaşkanı Yardımcısı Laya Cüneydi, geçen hafta konuyla ilgili açıklamasında, İran bankalarında kara para aklandığını ve bunun için tedbir alınması gerektiğini söylemişti.

CFT'yi de kapsayan FATF'a üyelikle ilgili yasa tasarıları İran'da son günlerde tartışmalara yol açmış, Hasan Ruhani hükümeti, tasarının kabul edilmesi konusunda ısrar ederken ülkedeki muhafazakarlar ise karşı çıkmıştı.

Geçen haftalarda mecliste kabul edilen ancak muhafazakarlar arasında ülkenin "hassas finansal bilgilerinin düşmanlara açılacağı ve devrimci güçlere yardımın engelleneceği" şeklindeki tepkilere neden olan tasarı, çoğunluğu muhafazakarlardan oluşan Anayasayı Koruyucular Konseyi tarafından reddedilmişti.

OECD bünyesinde kara para aklamayla mücadele edilmesi için kurulan FATF, Kuzey Kore ile birlikte gri listede bulunan İran yönetimine, ülkenin finansal yapısını uluslararası normlara uygun hale getirecek reformları tamamlaması için şubat ayına kadar süre vermişti.

“ABD'nin ağır yaptırımlarına rağmen İran kendine yetecek seviyeye ulaştı”

TAHRAN (AA) – İran Savunma Bakanı Tuğgeneral Emir Hatemi, ABD'nin 40 yıllık ağır yaptırımlarına rağmen savunma sanayisinde kendi kendilerine yetecek seviyeye ulaştıklarını söyledi.

Hatemi, yaptığı açıklamada, İran'ın savunma sanayisinde ulaştığı aşamayla ilgili bilgiler paylaştı.

İran'ın savunma üretiminde istenilen düzeyde bir faaliyet yürüttüğünü ve ABD'nin 40 yıllık ağır yaptırımlarına rağmen savunma sanayisinde kendi kendilerine yetecek bir seviyeye ulaştıklarını belirten Hatemi, Tahran yönetiminin insansız hava araçları, zırhlılar, radar sistemi ve füze üretiminde önde gelen güçlerden biri sayıldığını savundu.

Hatemi, ülkenin resmi haber ajansı IRNA'daki açıklamasında, ürettikleri insansız hava araçlarının hiç hata yapmadan uzun mesafelere uçabildiğini ve hedefleri isabetli bir şekilde vurduğunu aktararak, "İran füze üretiminde de önde gelen ülkelerden bir tanesi sayılıyor. Ürettiğimiz Kevser savaş uçaklarıyla da gençlerimiz 'biz yapabiliriz' gerçeğini ortaya koymuştur." ifadelerini kullandı.

İran'ın savunma sanayisinde geldiği noktayla ilgili Hatemi, şunları kaydetti:

"Kevser savaş uçağı ve ürettiğimiz füzeler, yaptırımların etkisiz ve başarısız bir silah olduğunu gösterdi. Savunma alanında kırılgan yaptırımlara karşı direnerek ve tahammül ederek güce dönüştük."

“Kudüs sadece Filistinlilerin değil tüm Müslümanların meselesidir”

TAHRAN (AA) – Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Mescid-i Aksa'nın ve Kudüs davasının, sadece Filistinlilerin ya da Arapların değil, bütün Müslümanların ortak meselesi olduğunu belirtti.

Bölgesel ziyaretleri kapsamında İran'da bulunan Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, İran lideri Ali Hamaney'in Uluslararası İşlerden Sorumlu Başkan Yardımcısı ve Uzmanlar Meclisi Üyesi Ayetullah Muhsin Kumi ve Hamaney'in Hac İşleri Temsilcisi Gazi Asker ile görüştü.

Kumi ile görüşmesinde dost ve kardeş iki ülke Türkiye ve İran'ın İslam ümmeti için yapması gereken iş ve hizmetlerin arasında, Kudüs meselesinin başta geldiğini dile getiren Erbaş, Kudüs bilincinin canlı tutulması için Türkiye’de pek çok programın düzenlendiğini belirtti.

  • "Kudüs, bütün Müslümanların ortak meselesidir"

    ABD’nin Büyükelçiliğini Kudüs’e taşıyacağını açıkladığı zaman, Diyanet İşleri Başkanlığının ocak ayı içerisinde uluslararası bir toplantı yaptığını hatırlatan Erbaş, bu toplantıya 25 ülkeden 100’ün üzerinde katılımcının da iştirak ettiğini aktardı.

Erbaş, toplantı sonunda hazırlanan 22 maddelik sonuç bildirgesiyle "Kudüs’ün Müslümanların ebedi başkenti" olduğunu yüksek sesle dile getirdiklerini ifade etti.

Başkanlık ve Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) olarak Gazze’de 2009 savaşında yıkılan camilerin yeniden inşasından, üniversite öğrencilerinin burslarını karşılamaya kadar pek çok alanda Filistinlilere destek olmaya çalıştıklarını vurgulayan Erbaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Mescid-i Aksa ve Kudüs davası, sadece Filistinlilerin ya da Arapların değil, bütün Müslümanların ortak meselesidir. Açıkça ifade etmek isterim ki İslam dünyasının iki güçlü ve önemli ülkesi Türkiye ve İran’ın alimlerine düşen Mescid-i Aksa’ya ve Kudüs davasına daha güçlü sahip çıkmaktır."

Hac İşleri Temsilcisi Gazi Asger ile görüşmesinde de iki milletin asırlardır aynı medeniyet havzasında aynı kültüre sahip olduklarını dile getiren Erbaş, Türk idarecilerin Farsça İranlı idarecilerin de Türkçe şiirler yazıp birbirlerine gönderdiklerini ve imamların da kürsülerde vaaz ederken Mesnevi’den mutlaka birkaç beyit okuyup sohbetlerini zenginleştirdiklerini anlattı.

Türkiye ve İran'ın Endonezya'dan sonra en fazla hacı adayı gönderdiğini ve karşılıklı olarak birbirlerinin tecrübesinden istifade edebileceklerini belirten Erbaş, İran’dan 85 Türkiye’den de 83 bin kişinin hacı olduğunu ifade etti.

Erbaş, görüşme sırasında diyanet yayınları TDV'nin de çalışmalarına değinerek, Diyanet Vakfı'nın bu yıl 430 bin kurban hissesini 145 ülkede keserek dağıttığını ve farklı ülkelerde 10 bin öğrenciye burs verdiğini aktardı.

İranlı yetkili Asker ise Türkiye ile her alanda iş birliği yapmak istediklerini dile getirdi. Asker, İran'dan hac vazifesini yerine getirmek amacıyla 10 bin Ehl-i Sünnet vatandaşın gittiğini, din alimleri ile idarecilerin de kendilerinden oluştuğunu ifade etti.

Türkiye ile ilişkilerinin çok önemli ve stratejik olduğuna vurgu yapan Asker, geçmişte iyi olan ilişkilerin gelecekte daha ileri bir seviyeye taşınmasını ümit ettiklerini dile getirdi.

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş'a Tahran ziyaretinde Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanı Dr. Ekrem Keleş, Başkan Yardımcıları Dr. Selim Argun, Prof. Dr. Ramazan Muslu, Dış İlişkiler Genel Müdürü Erdal Atalay, İnsan Kaynakları Genel Müdürü Dr. Burhan Erkuş, Dini Yayınlar Genel Müdürü Dr. Fatih Kurt, Türkiye Diyanet Vakfı Genel Müdürü Mehmet Savaş Polat, Müslüman Ülke ve Topluluklar Daire Başkanı Ensari Yentürk'ün yanı sıra kurum yöneticileri de eşlik ediyor.