Categories
Alaturka Gazetesi

İran Çinli yetkililere yaptırım öngören Uygur Türkleri yasa tasarısı nedeniyle ABD'yi kınadı

TAHRAN (AA) – İran, ABD Temsilciler Meclisi'nin Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki Uygur Türklerine yönelik baskı politikası nedeniyle Çinli yetkililere yaptırım uygulanmasını öngören yasa tasarısını kınadı.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Abbas Musevi, yaptığı yazılı açıklamada, ABD politikalarının dünyanın barış ve istikrarını tehdit ettiğini savunarak, bağımsız ülkelere "Washington'ın bu adımlarına tepki vermeleri" çağrısında bulundu.

ABD'nin devamlı şekilde "bağımsız ülkelerin ve özellikle de Çin'in iç işlerine müdahale ettiğini" ileri süren Musevi, "Kızılderili ve siyahileri soykırımdan geçiren bir geçmişe sahip olan ABD, başka kavimler ve Müslümanlarla ilgili söz söyleme hakkına sahip değildir." ifadesini kullandı.

ABD Temsilciler Meclisi, 4 Aralık'ta Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki Uygur Türklerine yönelik baskı politikalarından dolayı Çinli yetkililere yaptırım uygulanmasını öngören yasa tasarısını kabul etmişti.

Geçen ay ABD Senatosunda kabul edilen tasarının farklı bir versiyonu olan tasarıda, ABD Başkanı Donald Trump yönetimine, Uygur Türklerine ve diğer Müslüman azınlıklara uygulanan baskı ve şiddetten sorumlu olan bazı Çinli yetkililere yaptırım uygulanması çağrısı yapıldı.

Temsilciler Meclisi ve Senato'dan geçen tasarıların birleştirilmesi ve imzalanması için Beyaz Saray'a gönderilmesi bekleniyor.

– Çin'in Uygur Türklerine yönelik politikası

Çin'de son yıllarda Uygur Türklerinin yaşadığı Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde "eğitim merkezi" adı altında faaliyet gösteren kamplar ile Uygur Türklerinin kimlik ve kültürlerine yönelik ihlaller, uluslararası kamuoyu tarafından eleştiriliyor.

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyine üye 22 ülke, 11 Temmuz'da, Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki Uygur Türkleri ve diğer azınlıklara yönelik muamelesini eleştiren ve kitlesel gözaltıların durdurulması çağrısında bulunan mektubu imzalamıştı.

İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün (HRW) raporunda, son 2 yılda Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde çok sayıda kişinin "önleyici polisiye tedbir" adı altında suçsuz yere alıkonulduğu ve siyasi bakımdan tehlikeli olarak değerlendirilen bireylerin herhangi bir yargı kararı olmaksızın toplama kamplarına gönderildiği belirtilmişti.

Advertisements
Categories
Alaturka Gazetesi

Tahran'da bölgesel su yönetimi toplantısı düzenlendi

TAHRAN (AA) – Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) himayesindeki "Tahran Kentsel Su Yönetimi Bölgesel Merkezi (RCUWM) 10. Yönetim Kurulu Toplantısı" Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Akif Özkaldı'nın katılımıyla İran'ın başkenti Tahran'da yapıldı.

İran Enerji Bakanı Rıza Erdekaniyan'ın açılış konuşmasını yaptığı kentsel su yönetimi toplantısına, Türkiye, Umman, Almanya, Afganistan, Irak, Hindistan, Mısır, Lübnan, Bangladeş, İsviçre, Ermenistan, Tacikistan, Azerbaycan ve Pakistan'ın da içinde bulunduğu 16 ülkenin yanı sıra 8 bölgesel ve uluslararası kuruluş katıldı.

Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Özkaldı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Toplantıda her ülke su ile ilgili faaliyetlerini anlattı. Birlikte neler yapabileceğimizi konuştuk. İklim değişikliği, ülkelerimizde artan nüfus, zaman zaman ülkeler arasındaki göç ve bununla birlikte suya dayalı problemler gibi başlıca konuları ele aldık." dedi.

Türkiye'nin 2019'dan itibaren 2002'de kurulan bu organizasyonun yönetiminde yer aldığını ve ilk defa toplantıya katıldıklarını aktaran Özkaldı, "Türkiye olarak ilk defa temsil ediliyoruz. Bana göre faydalı bir toplantı. Tabi bunun devamını getirmek lazım. Sürdürülebilir olması lazım. Bölge ülkeleriyle birlikte neler yapabileceğimize bakacağız." değerlendirmesinde bulundu.

İran Enerji Bakanı Erdekaniyan da su ve atık su alanında bölgesel iş birliğini geliştirmeyi amaçladıklarını belirtti.

Erdekaniyan, UNESCO himayesindeki RCUWM'nin bölge ülkelerinin su alanındaki iş birliği için kurulduğunu ve söz konusu ülkelerce olumlu karşılandığını ifade etti.

İslam Kalkınma Bankası ile Japonya Kalkınma ve İşbirliği Merkezi Orta Doğu Şubesinin de toplantıya katıldığına işaret eden Erdekaniyan, "Kurak bir bölgedeyiz. Son yıllarda savaşlar yaşayan bölge, altyapı açısından da büyük tahribatlara uğradı." diye konuştu.

Categories
Alaturka Gazetesi

Ruhani nükleer anlaşmanın 2013'te Obama'yla yaptığı telefon görüşmesi üzerine gerçekleştiğini açıkladı

TAHRAN (AA) – İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, 2013'te dönemin ABD Başkanı Barack Obama ile New York'ta bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini ve nükleer anlaşmanın da bunun üzerine yapıldığını söyledi.

Başkent Tahran'da düzenlenen Sigorta ve Gelişim Konferansı'nda konuşan Ruhani, nükleer anlaşma ve eski ABD Başkanı Obama ile yaptığı görüşmeye ilişkin bilgi verdi.

New York'a 2013 yılında yaptığı ziyaret sırasında dönemin ABD Başkanı Obama'nın kendisiyle telefonda görüşmek istediğini aktaran Ruhani, "ABD Başkanı (Barack Obama) ile müzakerelerle ilgili telefon görüşmesi yaptım. Bu telefon görüşmesini ilk defa kamuoyu ile paylaşıyorum." dedi.

– "Bu kısa konuşma, müzakere treni için çok güçlü bir lokomotif görevi gördü"

Kendisinin Obama ile görüşme konusunda tereddüt ettiğini ancak danışmanlarının tamamı bu talebe cevap verilmesi yönünde görüş bildirince kabul ettiğini dile getiren Ruhani, şunları kaydetti:

"New York'u terk etmeden önce, ABD Başkanı (Barack Obama) kaldığım otele telefon açtı ve ben de cevap verdim. 15-20 dakika süren bu kısa konuşma, müzakere treni için çok güçlü bir lokomotif görevi gördü. Biz kendisine çerçeveyi aktardık o da (Obama) müzakereler için 3 konuyu gündeme getirdi. Ona 3 konuda müzakereye hazır olmadığımızı ancak nükleer anlaşma konusunu doğru bir şekilde yürütürse daha sonra 2'nci ve 3'üncü mevzuları da gündeme alacağımızı söyledim."

Bu görüşme sayesinde 100 günden daha az bir süre içinde geçici Cenevre Anlaşması'nı yaptıklarını, yaptırımların birçok alanda kalktığını ve bankalarda bloke edilen paraların aylık 700 milyon dolar şeklinde İran'a ödenmeye başladığını ifade eden Ruhani, kendileri için en önemli kazanımın uranyum zenginleştirme hakkını elde etmeleri olduğunu belirtti.

Ruhani, nükleer anlaşmayı 2014 yılında da sonuca ulaştırabileceklerini ancak Suudi Arabistan ve İsrail'in baskıları nedeniyle bunun 2015'e ertelendiğini ileri sürdü.

– "ABD Başkanı'nın telefonuna cevap verdiğimde Mehrabad'da bazı aşırıların ayakkabı fırlatacağını biliyordum"

ABD Başkanı Donald Trump'ın aldatıldığını iddia eden Ruhani, "Trump, anlaşmadan çıkıp yaptırım uygularsa İran çöker ve adı tarihte kalıcı olur düşüncesi ile aldatıldı." dedi.

ABD'nin 2015'te yapılan nükleer anlaşmayı çiğnediğini söyleyen Ruhani, Washington yönetimin anlaşmaya geri dönmesi halinde Beyaz Saray'la görüşmeye hazır olduğunu yineleyerek, şunları kaydetti:

"Slogan atıp müzakere yapmıyoruz demek kolaydır fakat önemli olan halkın şartlarını iyileştirmektir. Müzakere yaptığında da konuşmalı, tartışmalı, kavga etmeli ve delil getirmelisin. Peşinen müzakere yapmıyorum ve yaptırımlar kalıcı olsun denilebilir. O zaman tüm bölge, dünya ve İran zarar görür. New York'ta ABD Başkanı'nın telefonuna cevap verdiğimde Mehrabad'da bazı aşırıların ayakkabı fırlatacağını biliyordum fakat önemli olan vicdanımın rahat olmasıydı."

Ruhani, 1979'daki devrimden sonra ilk defa 2013 yılında İran ile ABD dışişleri bakanları arasında görüşme ve müzakereler başladığını hatırlatarak bunun "çok büyük bir adım olduğunu" söyledi.

İran Cumhurbaşkanı son olarak "Şimdi de müzakerelere kapıları kapatmadık. Onlar yaptırımları kaldırmaya hazırsa biz de P5+1 ülkelerinin liderleriyle görüşmeye hazırız. Bunu açıkça ilan ettik. Tekrar söylüyorum yaptırımlar kalktığında P5+1 liderleri görüşebilir, bu konuda sorun yok." ifadelerini kullandı.

Categories
Alaturka Gazetesi

İran'dan Iraklı göstericilere itidal çağrısı

TAHRAN (AA) – İran Hükümet Sözcüsü Ali Rebii, Irak'ta bir haftadır hükümete karşı protestolarını sürdüren göstericilere itidal çağrısı yaptı.

Rebii, başkent Tahran'da düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

İran'ın Irak'ın yanında durmaya ve bu ülkeye her türlü yardımı ulaştırmaya hazır olduğunu belirten Rebii, "Sahte ve zehirli propagandalar İran ile Irak halkını birbirinden ayıramayacaktır. Irak halkından daha fazla itidalli olmalarını bekliyoruz. Haklarını talep etmelidirler ancak kötü niyetlilerin bu gösterilerden istifade etmesine izin vermemeleri gerekiyor." dedi.

Basra Körfezi'ndeki ülkeler olarak dikkatli hareket etmeleri gerektiğini söyleyen Rebii, son yıllarda görüş ayrılığı yaşadıkları komşularla aralarını bozmak isteyen "kötü niyetli güçler" olduğunu savundu.

Rebii, komşu ülkelerle ilişkilerin Türkiye-İran-Rusya Üçlü Zirvesi ile geliştiğini dile getirerek, "Kötü niyetliler bilmelidir ki İran'ın komşularıyla barış ve dostluğu geliştirmek için ortaya koyduğu çabalar devam edecektir. Komşu ülkelerdeki huzursuzluk ve gerginlik bizi üzmektedir. Son günlerde Irak'ta meydana gelen olaylar İran hükümeti için üzüntü vericidir." ifadelerini kullandı.

İran Hükümet Sözcüsü Rebii, ayrıca, Rus gazeteci Yuliya Yuzik'in geçen hafta gözaltına alınmasının casusluk davasıyla ilgili olmadığını, vizedeki ihlalden kaynaklandığını ve meselenin kısa sürede neticeleneceğini söyledi.

Irak'ta başkent Bağdat ve güneydeki vilayetler, 1 Ekim'den bu yana "yolsuzluk, işsizlik ve kamu hizmetlerinin yetersizliği" nedeniyle düzenlenen gösterilere sahne oluyor.

Categories
Alaturka Gazetesi

“AB ülkeleri nükleer anlaşmadan çıkacak konumda değil”

TAHRAN (AA) – İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin nükleer anlaşmadan çıkacak konumda olmadıklarını ve böyle bir haklarının bulunmadığını söyledi.

Zarif, İran Meclisi Haber Ajansında (ICANA) yer alan açıklamasında, nükleer anlaşmayla ilgili değerlendirmede bulundu.

Avrupalıların nükleer anlaşmadaki taahhütlerini yerine getirmede geri durduklarını ve ABD'nin açıkça ortaya koyduğu davranışı bu ülkelerin farklı şekillerde gösterdiğini savunan Zarif, "AB ülkeleri nükleer anlaşmadan çıkacak konumda değildir. Hukuki açıdan da böyle bir hakları yok. İran, nükleer anlaşmaya göre adım atmıştır ve bunu sürdürecektir ancak AB ülkeleri bundan ayrılamaz." görüşlerini paylaştı.

Categories
Alaturka Gazetesi

Irak Merkez Bankası, İran Milli Bankasına kısıtlama getirdi

TAHRAN (AA) – İran Milli Bankası Genel Müdür Yardımcısı Muhsin Eminzari, Irak Merkez Bankasının, ABD’nin baskılarıyla Necef, Bağdat ve Basra şubelerinin faaliyetlerine kısıtlama getirdiğini bildirdi.

Eminzari, İran devlet medyasında yer alan açıklamasında Irak Merkez Bankasının çalışmalarına getirdiği kısıtlamayla ilgili bilgi verdi.

Irak Merkez Bankasının, ABD'nin baskıları sonucu İran Milli Bankasının Necef, Bağdat ve Basra'daki şubelerinin faaliyetlerine kısıtlama getirdiğini belirten Eminzari, "kanunsuz" olarak nitelendirdiği bu durumun çözülmesini ve yaptırım şartlarında bu ülke ile gerçekleştirdikleri 3,4 milyar dolarlık petrol dışı ihracatın korunmasını istedi.

Eminzari, İran Merkez Bankasının döviz piyasasında önemli kollarından biri olduklarını ve tek başlarına bu alanda faaliyet gösteren 25 banka kadar katkı sunduklarını vurgulayarak, geçen yıl döviz mevduatı alanında yüzde yüz büyüme kaydettiklerini ve istikrarın korunmasına yardımcı olduklarını söyledi.

Categories
Alaturka Gazetesi

“Petrol satamazsak ülkede karışıklık yaşanır”

TAHRAN (AA) – İran Petrol Bakanı Bijen Namdar Zengene, petrol satışının gerçekleşmemesi durumunda ülkede karışıklık yaşanacağını ve normal yaşamın sürdürülemeyeceğini söyledi.

Başkent Tahran'da petrol sanayisi yetkililerinin katılımıyla yapılan toplantıda konuşan Zengene, ülkesinin petrol satışıyla ilgili açıklamalarda bulundu.

– "Petrol satışı olmadan normal yaşamımızı da sürdüremeyiz"

İran'ın petrol sektörünün ABD ile yaşanan ekonomik savaşın en ön cephesinde olduğunu belirten Zengene,"Petrol üretemez ve satamazsak ülkede karışıklık yaşanır. Petrol satılmazsa temel gıda ürünlerini ve teçhizatları alamayız. Petrol satışı olmadan normal yaşamımızı da sürdüremeyiz." ifadelerini kullandı.

Zengene, ABD'nin İran petrol satışını sıfıra indirmeyi hedeflediğini ancak bu amacına ulaşamayacağını savundu.

– "Enerji pazarı siyaset dışı olmalıdır"

Uluslararası Rusya Enerji Forumuna katılmak üzere Moskova'ya giden Zengene, İran devlet medyasına yaptığı açıklamada da "Tek taraflı ve yasa dışı müdahalelerin engellenmesi için enerji pazarı siyaset dışı olmalıdır. Bu konu, uzun vadede hem üreticilerin hem de tüketicilerin menfaatine olacaktır." görüşlerini paylaştı.

Suudi Arabistan'ın milli petrol şirketi Aramco'ya yönelik saldırının ardından petrol piyasasının normalleştiğini söyleyen Zengene, "Bu saldırı ile Suudi Arabistan’ın petrol üretiminin yarıya indiğine hiç inanmadım. Suudi Arabistan, bu konuyu siyasi açıdan abarttı ve dünya enerji güvenliğinin tehlikeye düştüğünü anlatmak istedi." değerlendirmesinde bulundu.

Zengene, Suudi Arabistan ile her zaman görüşebileceklerini ancak Riyad yönetiminin buna yanaşmadığını ileri sürdü.

Categories
Alaturka Gazetesi

Ruhani ile Sarkisyan ikili ilişkileri görüştü

TAHRAN (AA) – İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ile Ermenistan Cumhurbaşkanı Armen Sarkisyan, Erivan'da bir araya geldi.

İran Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan'ın daveti üzerine Avrasya Ekonomik Topluluğu (AET) Liderler Zirvesi'ne katılmak için Erivan'da temaslarda bulunan Ruhani, Sarkisyan ile ikili ve bölgesel konuları görüştü.

Ruhani, Ermenistan ve diğer komşu ülkelerle ilişkileri geliştirmenin ve güçlendirmenin İran dış siyasetinin esasını teşkil ettiğini belirterek, iki ülkenin enerji, taşımacılık, turizm ve sanayi alanında büyük bir iş birliği potansiyeline sahip olduğunu vurguladı.

Ruhani, İran'ın AET'e katılmasının, bölgede ekonomik ilişkilerin güçlenmesine hizmet edeceğini ifade etti.

Sarkisyan da İran ile ilişkileri geliştirmenin kendileri için özel öneme sahip olduğunu anlatarak, sanayi, enerji ve çevre konularında iş birliğini artırmak istediklerini kaydetti.

Categories
Alaturka Gazetesi

“ABD, İran ile girilecek bir savaşın yönetilemeyeceğini iyi biliyor”

TAHRAN (AA) – MUHAMMET KURŞUN – İran Meclisi Eski Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanı Haşmetullah Felahetpişe, 20 Haziran'da ülkesinin ABD'ye ait bir insansız hava aracını (İHA) düşürmesinin ardından, Washington yönetiminin "İran ile girilecek bir savaşın yönetilemeyeceğini iyi bildiğini" ve bu nedenle savaş ihtimalini düşük gördüğünü ifade etti.

İranlı milletvekilleri, AA muhabirine, Tahran-Washington hattında yaşanan gerginliği, Fransa, Almanya ve İngiltere'nin Saudi Aramco saldırısından İran'ı sorumlu tutmasını ve ABD'nin İran'a yönelik muhtemel saldırısını değerlendirdi.

– "Savaş ihtimali çok düşük"

Yemen'deki çatışmaların yıpratıcı bir savaşa dönüştüğü için Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon ile Husilerin artık birbirlerinin zaaf noktalarını iyi yakaladığını belirten Felahetpişe, İran'ın bölgedeki askeri hareketliliğinin başka ülkelere karşı olmadığını savunarak, şunları kaydetti:

"Aramco'ya yönelik saldırının Yemenliler tarafından yapıldığı açıktır. İran'ın askeri sevkiyat yaptığı ve bu nedenle suçlu olduğu iddia ediliyor ancak bu, ülkenin iç işleyişiyle ilgili bir sevkiyat. İran, istikrarı hedefleyen stratejisiyle Suudi Arabistan'ın kaygılarını da dikkate aldığını göstermiştir."

Ülkesinin barış ve istikrarı hedefleyen stratejisinin etkili olması halinde savaş için atılan adımların da azalacağını ifade eden Felahetpişe, şöyle konuştu:

"İran kendini her türlü adıma hazırlamıştır ancak insansız hava aracının (İHA) düşürülmesinden bu yana ABD, İran ile girilecek bir savaşın yönetilemeyeceğini iyi biliyor. O yüzden savaş ihtimali çok düşük."

– "Üç Avrupa ülkesinin bildirisi, esas darbeyi nükleer anlaşmaya vurdu"

Fransa, Almanya ve İngiltere'nin Aramco saldırısından İran'ı sorumlu tutan ortak bildirisinin Washington ile koordineli olarak şekillendiğini ileri süren Felahetpişe, "ABD, İran'ı yeni müzakerelere ve planlara mecbur etmek için maksimum baskı politikası yürütüyor. Açıklanan bildiri de bu kapsamda hazırlanmıştır. Bu suçlamaların diplomatik sürece hizmet etmeyeceğine inanıyorum." ifadelerini kullandı.

Avrupa Birliği (AB) ülkelerini "ABD'nin hatasına ortak olmak" ile suçlayan İranlı politikacı, "Üç Avrupa ülkesinin ortak bildirisi, esasen en büyük darbeyi nükleer anlaşmaya vurdu. AB ülkeleri nükleer anlaşmadaki taahhütlerine uymamalarına rağmen başka bir konuyla ilgili İran'a karşı ortak bildiri yayınladı. O nedenle bu bildiri asıl darbeyi nükleer anlaşmaya vurmuştur. Avrupalılar tarafından şimdiye kadar nükleer anlaşmaya böyle bir darbe vurulmamıştı." değerlendirmesinde bulundu.

ABD'nin nükleer anlaşmadan çekilmesinden sonra İran'ın tavrının netleştiğini, AB ülkelerinin ise Tahran'a zaman kaybettirdiğini savunan Felahetpişe, "Avrupalılar İran'ı oyalıyor ve eğer diplomasiye dönmek istiyorlarsa bunu pratik planlarla yapmalılar. Mevcut halleriyle İran'ın zamanını çalıyorlar." dedi.

– "Üç Avrupa ülkesi muhtemel bir müzakerede İran'ın elini zayıflatmak istedi"

Eski İran Meclis Başkan Yardımcısı ve reformist milletvekili Ali Mutahhari de İngiltere, Almanya ve Fransa'nın ortak bildirisinin siyasi olduğunu savunarak, "İngiltere, Fransa ve Almanya yayınladıkları ortak bildiriyle New York'ta bir müzakerenin olması durumunda İran'ın elini zayıflatmak istedi. Müzakerelerde ellerini güçlü tutmak ve İran'a karşı bir koz olarak kullanmak için bu açıklamayı yaptılar." dedi.

Nükleer anlaşmanın geleceğinin ABD'nin tavırlarına bağlı olduğunu kaydeden Mutahhari, Washington yönetiminin yaptırımları kaldırması durumunda müzakere masasının kurulabileceğini ve İran'ın bu noktadaki pozisyonunun net olduğunu ifade etti.

Mutahhari ayrıca Saudi Aramco saldırısına ilişkin, "İran'a yönelik yaptırımlar devam eder ve İran kendi petrolünü satamazsa bölgede bu tür olayların olması çok doğaldır." uyarısında bulundu.

– "AB ülkelerinin İran'a karşı bildirisi tek başlarına aldıkları bir karar değil"

İçişleri Komisyonu Sözcüsü Asgar Selimi ise AB ülkelerinin ABD'den aldıkları talimatla İran'a karşı ortak bildiri yayınladığını ileri sürerek, bu ülkelerin taahhütlerini yerine getirmemesi durumunda Tahran yönetiminin nükleer anlaşma öncesi şartlara geri dönmesi gerektiğini söyledi.

Selimi, şunları kaydetti:

"AB ülkelerinin İran'a karşı bildirisi tek başlarına aldıkları bir karar değildir. Bu açıklamayı mutlaka ABD onlara dikte etmiştir. İran'a karşı yapıcı mesajlar verdikleri ve yumuşak çıkışlar yaptıkları zaman da bunu ABD ile istişare halinde yapıyorlar. Bugün İran'a karşı açıklama yapıyorlarsa ABD'den talimat aldıkları içindir."

– "ABD İran'a karşı daha fazla baskı uygularsa dünya enerjisi büyük bir sorun yaşayacak"

ABD'nin Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) gibi ülkelere büyük destekte bulunarak onları "koruma güvencesi" verdiğini ancak Husiler gibi küçük bir örgütün Yemen'den attığı füzelerle Suudi Arabistan'ın petrol tesislerini çalışamaz hale getirebildiğini dile getiren Selimi, verilen onca desteğe rağmen güvenliğini sağlayamadıkları için hayali bir düşman icat etme peşine düştüklerini ve bu noktada da İran'ı suçlamayı seçtiklerini söyledi.

Selimi, ABD'nin İran'a yönelik askeri müdahale tartışmalarına ilişkin ise şu değerlendirmede bulundu:

"ABD ve müttefikleri, İran'a karşı daha fazla baskı uygular ve askeri müdahalede bulunurlarsa tüm Basra Körfezi ve dünya enerjisi büyük bir sorun yaşayacaktır. ABD ve diğerleri böyle bir durumda ortaya çıkacak krizi izah edemeyecektir. O yüzden Suudi Arabistan'dan daha fazla para alabilmek ve silah satabilmek için hayali bir düşman uydurma peşindeler."

– "Bir varil petrolün maliyeti AB ülkeleri için 110 dolardan fazla"

İsfahan Milletvekili Ekber Türki, AB ülkelerinin "itimat edilecek ülkeler olmadıklarını" ve İran'ın önündeki fırsatları kaçırtmak istediklerini ileri sürdü.

Türki, "Mali kanal INSTEX'i kuracağız dediklerinde de zaman kazanmak istiyorlardı. Çünkü bu ülkelerin bir iradesi yok ve ABD'nin baskısı altında hareket ediyorlar." diye konuştu.

AB ülkelerinin petrol taşımacılığındaki maliyetleri düşürme peşinde olduğunu söyleyen Türki, "Petrol fiyatı 60-70 dolar olsa da taşımacılık noktasında meydana gelen sorunlar nedeniyle hâlihazırda bir varil petrolün maliyeti AB ülkeleri için 110 dolardan fazla. Söz konusu ülkeler bu masrafları biraz azaltmanın ve maliyetleri düşürmenin peşinde." ifadelerini kullandı.

– "Önümüzde çok çetin bir süreç var"

Tahran Milletvekili Kasım Mirzayi, İran'ın bölgesel bir güç olmasını ve etkisini artırmasını istemeyenlerin süreci büyük bir krize doğru sürüklediğini savundu.

Mirzayi, "Hem bölge hem de uluslararası düzeyde önümüzde çok çetin bir süreç var. İran, komşuları ve bölge ülkeleriyle yapacağı iş birliği sayesinde etkili bir strateji geliştirebilir ve doğudaki tüm ülkelerle oturup sorunları çözebilir ancak başka ülkelerin müdahale etmemesi şartıyla." şeklinde konuştu.

İranlı politikacı ayrıca ABD'nin nükleer anlaşmaya dönmesi durumunda uluslararası düzeyde kabul gören bu anlaşmanın bölgesel meselelerin halledilmesi konusunda iyi bir imkan oluşturacağını vurguladı.

Categories
Alaturka Gazetesi

İran'dan ABD'nin Rusya ve Çin yaptırımlarına kınama

TAHRAN (AA) – İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Abbas Musevi, ABD'nin Rus ve Çin firmalarına yönelik yaptırım kararını kınadı.

Musevi, Dışişleri Bakanlığı sitesinden yayınladığı yazılı açıklamada, ABD'nin Rusya ve Çin'e yönelik yaptırımlarını eleştirdi.

ABD'nin son yaptırımlarının tüm ülkeleri İran ile iş birliği yapmaya teşvik eden BMGK'nın 2231 sayılı kararına aykırı olduğunu savunan Musevi, ABD hükümetinin bu adımla kendisinin de oy verdiği BMGK kararına uyan diğer ülkeleri cezalandırdığını belirtti.

ABD'nin yaptırımlarını "istikrarsızlaştırıcı" ve "uluslararası ticareti tehdit edici" olarak nitelendiren Musevi, söz konusu yaptırımların sonuçları konusunda uluslararası kamuoyunu uyardı.

Suriye'deki Esed rejiminin "BM üyesi, yasal ve meşru" bir hükümet olduğunu ve Rusya'nın bu yönetimle iş birliği yaptığı için yaptırıma maruz kaldığını savunan Musevi, "ABD'nin yaptırımları aşırı kullanması hem bu ülke halkı ve şirketlerinin çıkarlarını hedef alıyor, hem de bağımsız ülkelerin serbest ticaret noktasındaki endişelerini artırıyor." ifadelerini kullandı.

– ABD'nin yeni yaptırımı

ABD Hazine Bakanlığından 25 Eylül'de yapılan açıklamada, Suriye'de bulunan Rus Silahlı Kuvvetlerine uçak yakıtı sağlayan yapıya dahil olduğu gerekçesiyle Rusya'ya ait 5 gemi, bir şirket ve 3 kişinin yaptırım listesine alındığı bildirilmişti.

ABD Hazine Bakanlığı açıklamasında ayrıca, Çin vatandaşlarının yanı sıra Cosco Shipping Tanker Co, China Concord Petroleum Co, Kunlun Holding Company, Kunlun Shipping Company ve Pegasus 88 Limited adlı Çin firmalarının da yaptırım kapsamına alındığı bildirilmişti.