IMF küresel büyüme beklentisini düşürdü

               LONDRA (AA) – Uluslararası Para Fonu (IMF), ekonomik aktivitedeki azalış ve artan riskler nedeniyle küresel büyüme tahmininin 2019 yılı için yüzde 3,3’e çekildiğini duyurdu.</p>  <p>IMF, Dünya Ekonomik Görünüm Raporu'nun Nisan 2019 sayısını “Büyümede yavaşlama, kırılgan büyüme” başlığı ile yayımladı. </p>  <p>Raporda, küresel ekonomideki yavaşlama nedeniyle kuruluşun küresel ekonominin büyüme tahminlerinin 2019 yılı için yüzde 3,5’ten yüzde 3,3’e çekildiği, 2020 yılı büyüme tahminin ise 3,6 seviyesinde sabit tutulduğu belirtildi. </p>  <p> “2017 ve 2018'in başında güçlü büyümenin ardından, küresel ekonomik aktivite geçen yılın ikinci yarısından itibaren dikkate değer şekilde azaldı. Bunda, Çin’de gölge bankacılığın kontrol altına alınması amacıyla gidilen regülasyon sıkılaştırması ve ABD ile ticaret gerilimlerinin yükselmesi gibi faktörler etkili oldu.” ifadelerine yer verilen raporda, Avro Bölgesi ekonomisinin de beklenenden daha fazla ivme kaybettiği, bölgede iş ve tüketici güveninin zayıfladığı, yeni emisyon standartlarının uygulanmasıyla Almanya’da otomotiv üretiminde bozulmanın görüldüğü bildirildi.</p>  <p>Küresel ekonomik büyümenin bu yılın ikinci yarısında Çin’deki teşvik politikası ve küresel piyasa algılarındaki son gelişmelerin de etkisiyle artmasının beklendiği bildirilen raporda, ayrıca bu yılın ikinci yarısında gelişen ekonomilerde, Arjantin ve Türkiye’de, kademeli dengelenmenin görülmesinin beklendiği hatırlatıldı. Raporda, “Gelişen piyasa ve ekonomiler için iyileşen büyüme ivmesinin 2020 yılında devam etmesi bekleniyor.” ifadesine yer verildi.</p>  <p>IMF raporunda, küresel ekonomik büyümenin, küresel ticaret anlaşmazlıklarının çözümlenmesi durumunda yukarı yönlü değişebileceği belirtilirken, “Ticaret gerilimlerinin ve buna ilişkin risk ve belirsizliklerin daha fazla artması ise büyümenin daha da zayıflamasına neden olabilir.” yorumunda bulunuldu. Gelişmiş ekonomilere ilişkin ekonomik büyüme tahmini 2019 için yüzde 2 seviyesinden 1,8’e çekilirken, 2020 için yüzde 1,7 ile sabit tutuldu.</p>  <p>Raporda, ABD ekonomisine ilişkin büyüme tahmini 2019 için yüzde 2,5 seviyesinden yüzde 2,3’e, 2020 için yüzde 1,8’den yüzde 1,9’a, Avro Bölgesi'nin büyüme tahmini 2019 yılı için yüzde 1,6'dan yüzde 1,3'e, 2020 yılı için yüzde 1,7’den yüzde 1,5’e revize edilirken, Almanya için büyüme beklentisi de 2019 yılı için yüzde 1,3'ten yüzde 0,8'e, 2020 yılı için yüzde 1,6'dan yüzde 1,4'e düşürüldü.

– Gelişen piyasalarda revizyon

Raporda, gelişen ekonomilere ilişkin büyüme tahmini 2019 yılı için yüzde 4,5 seviyesinden yüzde 4,4’e, 2020 yılı için yüzde 4,9’dan yüzde 4,8’e çekildi.

Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 2,5 daralmasının, 2020 yılında ise yüzde 2,5 büyüme kaydetmesinin beklendiği kaydedilen raporda, “Türkiye’nin orta vadede büyümesinin iç talebin mevcut sert daralmasının ardından iyileşmesiyle ve makro ekonomik ve finansal dengelenmenin gerçekleşmesiyle yüzde 3,5'e yükselmesi bekleniyor.” yorumuna yer verildi.

Raporda, Türkiye’de enflasyon beklentisi ise 2019 ve 2020 yılları için sırasıyla yüzde 17,5 ve yüzde 14,1 olarak öngörüldü.

Hindistan’ın büyüme beklentisi 2019 yılı için yüzde 7,5’ten yüzde 7,3’e, 2020 yılı için yüzde 7,7’den yüzde 7,5’e revize edilen IMF raporunda, Çin ekonomisine ilişkin büyüme beklentisi 2019 yılı için yüzde 6,2'den 6,3'e yükseltildi, 2020 yılı için de 6,2'den 6,1'e düşürüldü.

Meteorolojik verilerle rekolte tahmini limonla başladı

ANKARA (AA) – Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, meteorolojik verilerle rekolte tahmini yapmaya limonla başladıklarını belirterek, "Limonun önümüzdeki aylardaki fiyatlarını tahmin ediyoruz. İleriye yönelik bu tahminleri daha çok ürünle geliştirmeye çalışıyoruz." dedi.

Pakdemirli, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) konferans salonunda düzenlenen "Smartcon 2019 Ankara Teknoloji Zirvesi"nde yaptığı konuşmada, tarımda teknoloji kullanımına değindi.

"Endüstri 4.0" gibi tarımda da "Tarım 4.0" sürecinin olması gerektiğine işaret eden Pakdemirli, tarımda ölçek bazında belli büyüklüklere ulaşınca verim artışının sağlanması için sensörler, otonom sistemler, "drone"lar ve bulut bilişim sistemleri gibi teknolojilerin kullanılması gerektiğini söyledi.

Bakan Pakdemirli, "Tarımda planlama çok önemli bir iş. Türkiye'de 941 tarım havzasında neyin üretilmesi gerektiğini biliyoruz. Havza bazlı üretim süreçleri yapıldı, ancak veri büyüklüğü optimize edeceğimizin üzerinde. Bu işi daha küçük parçalara bölebilirsek daha iyi optimizasyon yakalarız. Oturup bunlara tekrar baktık. 'Ülkedeki tarlalara neyi ekersek daha fazla verim elde ederiz' diye inceledik. Türkiye, aslında çok iyi bir optimizasyonla tarımsal hasılasını artırabilir." diye konuştu.

Yapay zeka konusunda da çizilen felaket senaryolarına karşın inanılmaz fırsatlar bulunduğuna dikkati çeken Pakdemirli, bu alanda, rekolte tahmini, tarım ilaçlarının doğru kullanılması ve topraktaki sensörlerle verim artışı sağlanması gibi önemli çalışmalar olduğunu bildirdi.

– "Bakanlıkta ortak veri merkezi kuracağız"

Pakdemirli, bakanlıkta ortak bir veri merkezi kuracaklarını ve buradaki kurumların bilgi işlem sistemlerini tek merkezde toplayacaklarını ifade ederek, şöyle devam etti:

"Tek merkeze bu işi toplayınca mükerrer yatırımlardan kurtulmuş oluruz. Etkinlik ve tasarrufumuz artacak. Vatandaş, bizim bir birimimize başvurunca, yine bizim bakanlığımızla ilgili bir konuda evrak istiyoruz. Bizde olan bir bilgi için vatandaştan tekrar bilgi istemememiz lazım. Veri merkezlerinin birleştirilmesi bunlara hizmet edecek. Amacımız tüm hizmetlerimizi e-devlete taşımak. Vatandaş bizimle ilgili işlemlerini yaparken bazen birliklere, odalara ve sivil toplum kuruluşlarına başvuruyor. Onlara başvururken, bazen aldığı faydanın önemli kısmına tekabül eden bir para ödüyor. Tüm işlemlerimizi ücretsiz olarak e-devletten vermek istiyoruz. Amacımız yavaş yavaş vatandaşlara değen tüm işlemlerimizi internet ortamında yaptırmak. Böylece, ilçelerdeki personelimizi de evrak işleri yerine asıl görevi olan sahalara yönlendireceğiz."

– "Meteorolojik verilerle fiyat tahminine başladık"

Meteorolojik verilerin tarımda büyük önem taşıdığını vurgulayan Pakdemirli, geleceğe yönelik yağış ve don verilerinin bilinmesiyle daha iyi planlama ve fiyat tahmini yapılmasının mümkün olacağını dile getirdi.

Bakan Pakdemirli, meteorolojide bu tarz hizmet ve servislere yönelmeye, rekolte tahminlerine gitmeye başladıklarını belirterek, "Meteorolojik verilerle rekolte tahminleri yapıyoruz. Bir tane ürünle başlamalarını söyledim, limonla başladık. Limonun önümüzdeki aylardaki fiyatlarını tahmin ediyoruz. İleriye yönelik bu tahminleri daha çok ürünle geliştirmeye çalışıyoruz. Tahminlerle çiftçiye nasıl daha iyi bilgi veririz, eksik üretim için nasıl tedbir alırız diye bunları daha iyi planlıyor olacağız." ifadelerini kullandı.

– "Kulak küpesinin mucidi benim"

Pakdemirli, kürsüden hayvanlarda kullanılacak yeni nesil kulak küpesini göstererek, ülkedeki hayvanların doğru sayılmasının önem taşıdığını söyledi.

Küpenin içinde ekipman olarak bir GSM sistemi olduğunu anlatan Pakdemirli, "Bunun da fikri mucidi benim. Dünyada başka bir uygulaması yok. Şu anda yerli ve yabancı firmalar bunun üzerinde çalışıyor. Pilot çalışmalarımız devam ediyor, 100 kadar hayvanın üzerinde çalışıyoruz. Proje başarılı olursa bunu genişletme yoluna gideceğiz. Hayvan 2-3 günde bir uyanacak ve 'Merhaba, benim, Sarı Kız' diyecek, kulak küpesinin takıldığı noktadan henüz hayatta olduğu anlaşılacak. Mevcut kulak küpeleri, hayvan kesildiğinde envanterden düşülmüyor. Türkiye'deki hayvan varlığını bu aletle takip etmemiz son derece önemli." dedi.

Pakdemirli, seri üretimine hazır olduğunu düşündükleri bir elektrikli traktör prototipi yaptıklarına dikkati çekerek, "Yakın zamanda lansmanını gerçekleştireceğiz. Bu prototiple ilgilenen en az 2 traktör üreticimiz var. Eğer bunu da yapabilirsek karbon ayak izimizi düşürmüş olacağız. Bunun yanında devlet olarak ciddi şekilde uyguladığımız mazot desteklerinden de vazgeçmiş olacağız. Diğer taraftan da köylü, çiftçi ve üretici açısından da ulaşılabilir bir enerji maliyetiyle ürününü üretme şansı elde edecek. Bu da kendisine daha farklı rekabetçi avantaj getirecek." değerlendirmelerinde bulundu.

Meteorolojiden yağış uyarısı

ANKARA (AA) – Batı Akdeniz, İç Anadolu'nun kuzey ve batısı, Orta Karadeniz, Rize ve Artvin kıyılarında yağış bekleniyor.

Meteoroloji Genel Müdürlüğünden yapılan duyuruya göre, yarın Batı Akdeniz, İç Anadolu'nun kuzey ve batısı, Orta Karadeniz, Rize ve Artvin kıyılarının yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

Yağışların genellikle yağmur ve sağanak, Kuzey Ege'nin iç kesimleri ve İç Anadolu'nun kuzeyi ile Batı ve Orta Karadeniz'in iç
kesimlerinde karla karışık yağmur ve yer yer hafif kar şeklinde
olması bekleniyor.

Yağışların bu gece saatlerine kadar Antalya'nın batı kıyılarında kuvvetli, il merkezi ile Serik
çevrelerinde çok kuvvetli ve şiddetli olacağı öngörülüyor.

İç ve doğu kesimlerde buzlanma ve don olayı ile pus ve sis bekleniyor.

Hava sıcaklığının Karadeniz kıyılarında 2 ila 6 derece azalacağı, diğer yerlerde
önemli değişiklik olmayacağı tahmin ediliyor.

Rüzgarın genellikle güney ve güneydoğu, yarın Karadeniz kıyılarında
kuzey ve kuzeybatı yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette eseceği
öngörülüyor.

Kalp krizi riskini tahmin edebilen biyosensör geliştirildi

DENİZLİ (AA) – Pamukkale Üniversitesinde (PAÜ) bilim insanlarının yaptığı çalışma sonucu kalp krizi riskini önceden tahmin edebilen biyosensör geliştirildi.

PAÜ Mühendislik Fakültesi Kimya Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necip Atar ile İskenderun Teknik Üniversitesi (İSTE) Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Biyomedikal Mühendisliği Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Lütfi Yola'nın ortaklaşa yürüttükleri kalp krizi riskini tahmin edebilen biyosensör geliştirme çalışmaları yaklaşık 9 aylık sürdü.

"Biosensors and Bioelectronics" isimli dergide de yayımlanan çalışmada geliştirilen elektrokimyasal biyosensör, kalp kasında meydana gelen hasarlar sonrasında kan dolaşımına salınan ve kalp krizini tetikleyecek troponin değerlerini anlık ve yüksek seçicilikle tespit edecek. Böylelikle zaman içinde oluşabilecek riskler en aza indirgenerek, kalp krizi riskleri önceden belirlenecek.

Prof. Dr. Necip Atar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından yayımlanan rapora göre hipertansiyon etkili koroner kalp yetmezliği, doğumsal kalp deliği ve koroner damar rahatsızlıkları içeren kardiyovasküler bozuklukların ölüm oranı en yüksek hastalıkların başında geldiğini belirtti.

Nanoteknolojik esaslı biyosensörlerin geliştirilmesi, elektrokimyasal sensörlerin hazırlanması, çevre açısından bunların değerlendirilmesi gibi birçok konuda çalışmalar yaptıklarını dile getiren Atar, şunları söyledi:

"Son yaptığımız çalışmada, kalp krizi riskini anlık tahmin eden bir biyosensör geliştirdik ve bu biyosensör, Avrupa'da yüksek impakt faktörlü dediğimiz prestijli bir dergide Biosensors and Bioelectronics'te yayımlandı. Plazmada eser oranda bulunan troponin 1 isimli madde kalp hasarlarından sonra anlık olarak yükselmektedir ve bunun sonucu kalp krizi gerçekleşmekte, nefes darlığı meydana gelmektedir. Bu madde kanda 1 hafta gibi bir süreyle bulunmaktadır. Bunu kalp krizi öncesi hızlı bir şekilde sensörle tayin ettiğimiz zaman kalp krizinin önüne geçmiş olacağız. Bu da tıp anlamında çok önemli bir keşif ve buluş olarak değerlendirilecektir."

Bu biyosensör elektrotunun bor nitrür kuantum nano parçacıklarla yapıldığına işaret eden Atar, "Türkiye, dünyadaki bor rezervlerinin yüzde 73'üne sahip olmasından dolayı bor nitrür de tamamen milli ve yerli bor kimyasallarından elde edilen bir nano malzeme. Bu nano malzeme de biyosensörün temelini teşkil etmekte." diye konuştu.

Atar, bunun yanı sıra geliştirilen elektrokimyasal biyosensörün, şimdiye kadar kullanılan troponin kan testlerinden önemli bir farklılık ve avantajlar içerdiğini, bundan dolayı seçiciliği yüksek ve hızlı cevap alabilen biyosensörün kalp krizi gibi önemli sağlık risklerini önceden tahmin ederek ölüm riskinin azalmasını sağlayacağını, tedaviye başlama zamanı ve uygun tedavi konusunda yol gösterici olacağını ifade etti.

Meteorolojiden şiddetli yağış uyarısı

ANKARA (AA) – Akdeniz kıyıları başta olmak üzere yurdun birçok bölgesinde yarın sağanak beklenirken, Mersin çevreleri, Adana'nın batı kesimleri, Adıyaman ve Şırnak çevrelerinde çok kuvvetli ve yer yer şiddetli yağış uyarısında bulunuldu.

Meteoroloji Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, yarın yurdun çeşitli bölgelerinde etkili olacak yağışların yağmur ve sağanak, Akdeniz kıyılarında yer yer gök gürültülü sağanak, Batı ve Doğu Karadeniz'in iç kesimleri, Doğu Anadolu'nun doğusu ile Edirne, Kırklareli, Çanakkale, Kütahya ve Bilecik çevrelerinde karla karışık yağmur ve kar şeklinde olması öngörülüyor.

Batı Karadeniz'in kıyı kesimleri, Doğu Akdeniz, Doğu Anadolu'nun güneyi ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi ile Adapazarı çevrelerinde kuvvetli (21-50 kilogram/metrekare), Mersin çevreleri, Adana'nın batı kesimleri, Adıyaman ve Şırnak çevrelerinde çok kuvvetli ve yer yer şiddetli (51-100 kilogram/metrekare) yağış olacağı tahmin ediliyor.

Rüzgarın ise Batı Karadeniz'in batısı, Marmara'nın batısı ve Kuzey Ege'de kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli ve yer yer fırtınamsı rüzgar (40-60 kilometre/saat) şeklinde esmesi bekleniyor.

Denizlerdeki hava durumuna bakıldığında, Kuzey ve Orta Ege'de kuvvetli fırtına, Batı Karadeniz ve Marmara'da fırtına öngörülüyor.

OECD Ekonomik Görünüm raporu

LONDRA (AA) – Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), Türkiye ekonomisinin bu yılın sonunda yüzde 5,1, 2019'da ise yüzde 5 seviyesinde büyüme kaydetmesinin beklendiğini açıkladı.

Merkezi Paris'te bulunan OECD'nin "2018 Ekonomik Görünüm Raporu" yayımlandı.

Raporda, Türkiye’nin bu yılın sonunda yüzde 5,1, 2019'da ise yüzde 5 seviyesinde büyüme kaydetmesinin öngörüldüğü belirtilerek, "2017 yılındaki güçlü büyümenin ve bu yılın bahar dönemindeki türbülansın ardından ekonomik büyüme yavaşlamaya başlıyor. Fakat büyüme, 2018 ve 2019 yıllarında yüzde 5 civarında kalacak." ifadeleri kullanıldı.

Haziran ayındaki erken seçimlere ilişkin belirsizliklerin ve devam eden bölgesel jeopolitik gerilimlerin risk oluşturduğu vurgulanan raporda, şunlar kaydedildi:

"Kur oranı yüksek seviyede oynaklığını koruyor. Politika faiz oranındaki dikkate değer artışa rağmen Türk lirası büyük ölçüde değer kaybediyor. Tüketici fiyat endeksi hedefin üzerinde. Güvenilir makroekonomik çerçeve, mevcut hassas ortamda güveni ayakta tutmak için büyük önemde. Orta Vadeli Ekonomik Program temkinli bir mali çerçeve sunuyor. En son parasal sıkılaştırma, parasal politika açısından daha güçlü bir kurumsal kredibilite desteklenmeli."

– Küresel ekonomik büyüme güçlü

OECD raporunda, küresel ekonomik büyümenin artan ticaret ve yatırımlar ile güçlü seyrettiği belirtilerek, küresel ekonominin bu yılın sonunda yüzde 3,8, 2019 sonunda ise yüzde 3,9 seviyesinde büyümesinin beklendiği kaydedildi.

G20 ülkelerinin 2018'de yüzde 4, 2019'de yüzde 4,1 büyüme kaydetmesinin öngörüldüğü bildirilen raporda, ABD ekonomisinin 2018'de yüzde 2,9, gelecek yıl ise yüzde 2,8 büyüme kaydetmesinin beklendiği aktarıldı.

İngiltere ekonomisinin bu yılın sonunda yüzde 1,4, 2019'da ise yüzde 1,3 büyüme kaydetmesinin öngörüldüğü kaydedilen raporda, Avro Bölgesi’nde ekonomik büyümenin bu yılın sonunda yüzde 2,2, 2019'da ise yüzde 2,1 seviyesinde gerçekleşmesinin beklendiği belirtildi.

Raporda, Çin ekonomisinin 2018 sonunda yüzde 6,7, gelecek yılın sonunda ise yüzde 6,4 seviyesinde büyümesinin öngörüldüğü bildirildi.

AB Komisyonu'ndan Türkiye için büyüme tahmini

LONDRA (AA) – Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, Türkiye ekonomisinin bu yılın sonunda yüzde 4,7, 2019 sonunda ise yüzde 4,2 seviyesinde büyüme kaydetmesinin beklendiğini duyurdu.

AB Komisyonu’nun bahar dönemi 2018 "Avrupa Ekonomik Tahminleri" raporu yayımlandı.

Raporda, Türkiye ekonomisinin 2018 sonunda yüzde 4,7, 2019 sonunda ise yüzde 4,2 seviyesinde büyüme kaydetmesinin beklendiği belirtildi.

Türkiye’de enflasyonun bu yılın sonunda yüzde 10,9, 2019 sonunda ise yüzde 9'a gerilemesinin öngörüldüğü kaydedilen raporda, cari açığın GSYH'ye oranının bu yılın sonunda yüzde 6, 2019 sonunda ise yüzde 5,6 seviyesinde gerçekleşmesinin beklendiği aktarıldı.

Raporda, Türkiye’de işsizliğin 2018 sonunda yüzde 9,8, gelecek yılın sonunda ise yüzde 9,4 seviyesinde gerçekleşmesinin öngörüldüğü belirtildi.

– Türkiye ekonomisinin görünümü

AB Komisyonu raporunda, Türkiye ekonomisinin görünümüne ilişkin şu değerlendirmelere yer verildi:

"Geçen yılın ilk yarısındaki güçlü ekonomik ivme, enerjisini yavaşça kaybedecek. Talepteki itici güç, güçlü hükümet teşviklerinden ve dış talepten iç tüketime doğru kaydı. Düşük faiz oranlarıyla birlikte istihdam piyasasındaki pozitif gelişmeler ve ücret artışları özel tüketimi desteklemeye devam edecek. Daha az bir oranda özel yatırımları da desteklemeye devam edecek."

Avro Bölgesi’nde ekonomik büyümenin bu yılın sonunda yüzde 2,3, 2019 sonunda yüzde 2, enflasyonun ise 2018 sonunda yüzde 1,5, 2019 sonunda yüzde 1,6 seviyesinde gerçekleşmesinin beklendiği kaydedilen raporda, Avro Bölgesi’nde işsizliğin bu yılın sonunda yüzde 8,4, 2019 sonunda yüzde 7,9 seviyesinde gerçekleşmesinin öngörüldüğü belirtildi.

– Küresel büyüme beklentisi 2018 ve 2019'da yüzde 3,9

Raporda, küresel büyümenin 2018 ve 2019’da yüzde 3,9 seviyesinde gerçekleşmesinin beklendiği aktarıldı.

Çin ekonomisinin bu yılın sonunda yüzde 6,6, 2019 sonunda yüzde 6,3 seviyesinde büyüme kaydetmesinin öngörüldüğü kaydedilen raporda, ABD ekonomisinin bu yılın sonunda yüzde 2,9, 2019 sonunda ise yüzde 2,7 seviyesinde büyümesinin beklendiği belirtildi.

Raporda, AB ile ayrılık müzakerelerini yürüten İngiltere’nin ise 2018'de yüzde 1,5 ve 2019 sonunda yüzde 1,2 büyüme kaydetmesinin öngörüldüğü bildirildi.

“Türkiye 2018'de yüzde 4 büyüyecek”

LONDRA (AA) – Merkezi ABD'de bulunan uluslararası yatırım bankası Goldman Sachs, Türkiye ekonomisinin 2018 yılında yüzde 4 seviyesinde büyüme kaydetmesinin beklendiğini bildirdi.

Bankadan Türkiye’nin son büyüme verilerine ilişkin yapılan yazılı değerlendirmede Türkiye’nin geçen yılın üçüncü ve dördüncü çeyreğindeki ekonomik büyümesinin bankanın tahminlerinin üzerinde gerçekleştiği belirtildi.

Türkiye’nin geçen yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 6,1 olan beklenti karşısında yüzde 11,3, son çeyrekte ise yüzde 6,7 olan beklenti karşısında yüzde 7,3 seviyesinde büyüme kaydettiği belirtildi.

Açıklamada, Türkiye’nin geçen yılın tamamında yüzde 7,4 büyümesinin bir önceki yıla kıyasla dikkate değer seviyede yüksek olduğu vurgulanırken beklentilerle uyumlu şekilde 2018'de yüzde 4 seviyesinde büyüme kaydetmesinin beklendiği kaydedildi.

Açıklamada, büyümenin iç talebin itici gücüyle gerçekleştiğinin de altı çizildi ve geçen yılın üçüncü çeyreğinde Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’nın yüzde 6,1’i seviyesinde olan cari açığın, son çeyrekte yüzde 7,0 seviyesine yükseldiği hatırlatıldı.

"Türkiye’nin güçlü büyümesi karşısında şaşırdık"

LONDRA (AA) – GÖKHAN KURTARAN – Türkiye’nin geçen yıla ilişkin büyüme tahmininin yüzde 4’ten yüzde 6,7'ye yükseltildiğini belirten Dünya Bankası Başekonomisti Franziska Ohnsorge, “Herkes gibi Türkiye’nin güçlü büyüme verisi karşısında şaşırdık. Yıl boyunca büyüme verisi beklediğimizden daha güçlü geldi.” değerlendirmesinde bulundu.

Dünya Bankası’nın “Küresel Ekonomik Beklentiler” raporunun açıklanmasının ardından raporu hazırlayan Başekonomist Ohnsorge AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

Türkiye’nin geçen yıl itibarıyla Dünya Bankası’nın beklentilerinden daha güçlü bir büyüme göstermesi nedeniye 2017'ye ilişkin büyüme tahmininin yüzde 6,7 seviyesine çekildiğini belirten Ohnsorge, “Herkes gibi Türkiye’nin güçlü büyüme verisi karşısında şaşırdık. Yıl boyunca büyüme verisi beklediğimizden daha güçlü geldi. Bu kısmen mali ve parasal teşviklerin etkisiyle gerçekleşti. İlerleyen dönemde mali teşviklerin bir kısmının yavaşlamasını ve parasal politikanın kademeli olarak sıkılaşmasını bekliyoruz.” İfadelerini kullandı.

Türk ekonomisinin 2018 yılında yüzde 3,5, 2019 ve 2020'de ise yüzde 4 seviyesinde büyüme kaydetmesinin beklendiğini belirten Ohnsorge, “Tahminlerimiz yine haksız çıkabilir. Teşviklerde geri çekilmenin tahminimizden daha yavaş şekilde gerçekleşmesi halinde 2018 yılı için büyümeyi yeniden yukarı yönlü güncelleyebiliriz.” değerlendirmesinde bulundu.

– “Türkiye’nin büyümesi devam edecek”

Küresel para politikalarındaki değişimin finansman koşulları üzerinde etkili olabileceğini vurgulayan Ohnsorge, “Küresel finansman maliyetlerinin artmasını bekliyoruz. Çünkü ABD Merkez Bankası Fed’in 2018 ve 2019'da daha fazla politika faiz artışına gitmesi olası. Bu durum Türkiye gibi finansal akışlara yoğun bir şekilde bağımlı olan ülkelerin borçlanma maliyetlerini etkileyebilir. Asıl zorluk küresel finansman koşullarını sıkılaştığı dönemde büyümeyi sürdürmek.” dedi.

Türkiye ekonomisinin halihazırda büyümesinin son derece güçlü olduğunu belirten Ohnsorge, “Bizim temel senaryomuza göre, Türkiye’nin büyümesi potansiyel büyüme oranlarına yakın seviyede gerçekleşmeye devam edecek. Türkiye’nin potansiyel büyümesinde yüzde 5 seviyesini en üst seviye olarak görüyoruz. Potansiyel büyümeyi biz daha çok yüzde 4 olarak değerlendiriyoruz.” ifadelerini kullandı.

Avrupa’da geçen yıl itibarıyla ekonomik büyümede görülen artışın Türk ekonomisine olumlu yönde yansıdığının altını çizen Ohnsorge, “Avrupa’daki ekonomik büyümenin şimdiden Türkiye için faydalı olduğunu görüyoruz. Avrupa ekonomisinin büyümesinde geçen yıl yüzde 1,8’den yüzde 2,4’e doğru güçlü bir artış gözlemledik. Türkiye net bir şekilde bu büyümeden yararlandı.” dedi.

Öte yandan Ohnsorge, ilerleyen dönemde Avrupa ekonomisindeki büyümenin parasal politikanın normalleşmesiyle bir miktar yavaşlayabileceğine dikkati çekti.

– Küresel büyüme artıyor

Küresel yatırım ve büyümenin artış kaydettiğini belirten Ohnsorge, “Küresel büyüme açık bir şekilde iyileşiyor. 2017’den yüzde 3’lük bir küresel büyüme gördük. 2018 yılında ise küresel ekonomik büyümenin yüzde 3,1 seviyesinde gerçekleşmesini bekliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Küresel ekonomik büyümenin özellikle gelişmiş son yıllarda yavaşlayan yatırımların yeniden hız kazanması ile desteklendiğini belirten Ohnsorge, “Finans krizinin ardından gelişmiş ekonomilerde birkaç yıl boyunca zayıflayan yatırımların iyileştiğini görüyoruz. Bu durum küresel ticareti, imalat aktivitesini, endüstriyel üretimi ve küresel ticarete açık tüm ülkelerin görünümünü destekliyor. 2016 yılından bu yana küresel sermaye akışları iyileşiyor.” dedi.

Ohnsorge açıklamalarına şöyle devam etti:

“Son iki yıl içerisinde, net bir şekilde küresel sermaye akışları toparlandı. 2017 yılında gelişen piyasa ve ekonomilere yönelik sermaye akışının arttığını gördük. Temel senaryomuza göre bunun yavaşlaması için bir neden görmüyoruz. Öte yandan dikkate değer aşağı yönlü riskler de mevcut. Finansal piyasalar çok yüksek değerlerde. Varlık değerlemeleri çok yüksek şu anda. Özellikle gelişmiş ülkelerde ve hisse senetleri piyasalarında, tahvil piyasalarında. Bu da sert bir düzeltme olabileceği anlamına gelebilir.”

-“Petrol fiyatı için 2018 tahmini 58 dolar”

Kaya gazı üretiminin petrol fiyatlarına ilişkin dinamikleri büyük oranda değiştirdiğini belirten Ohnsorge, “Petrol fiyatlarının bu yılın sonuna doğru normalleşmesini ve ortalama varil başına 58 dolar seviyesinde olmasını bekliyoruz. Petrol fiyatlarının yeniden 60-70 dolar yada yeniden 100 dolar seviyelerine ulaşmasını beklemek için çok az gerekçe var. Bu durum Türkiye ve Hindistan gibi enerji ithal eden ekonomiler için bir lütuf olacak. Çünkü ABD Merkez Bankası Fed’in faiz artırması halinde bile petrol fiyatlarının daha önce olduğu varil başına 100 dolar seviyesin çıkması olası değil.” ifadelerini kullandı.

Ege’de pamukta 187 bin ton rekolte bekleniyor

İZMİR (AA) – Ege Bölgesi'nde yeni pamuk üretim sezonunda 187 bin ton rekolte bekleniyor.

İzmir Ticaret Borsasında (İTB) düzenlenen basın toplantısında Nazilli Pamuk Araştırma Enstitüsü, İTB ve Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi yetkillileri tarafından yapılan arazi verim çalışmalarının ardından ortaya çıkan 2017/2018 sezonu pamuk rekoltesi sonuçları açıklandı.

İTB Yönetim Kurulu Üyesi Bülent Uçak, Türkiye'de toplam ihracatın yaklaşık yüzde 20’si̇ni̇ oluşturan teksti̇l ve konfeksiyon sektörünün ham maddesi pamuğun üretiminde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını söyledi.

Uçak, Türkiye'nin geçen sezon 1,4 milyar dolar karşılığında 801 bin ton pamuk ithal ettiğini belirterek, bu dövi̇z kaybının uzun vadeli pamuk politikalarıyla geri̇ kazanılacağına inandığını vurguladı.

Ege Bölgesi'ne ilişkin 2017/2018 yılı pamuk rekolte beklentilerini paylaşan Uçak, şunları kaydetti:

"Bir önceki sezona göre bölgemizde pamuk ekim alanlarının yüzde 20,4 artarak 110 bin 228 hektara yükseleceği tahmin edilmiştir. Yeni sezonda çırçır randıman oranının yüzde 38 olacağı ve bu randıman oranı ile pamuk üretiminin geçen sezona göre yüzde 12,4 yükselerek, 187 bi̇n ton olacağı tahmin edilmektedir."

Ege İhracatçıları Birliği (EİB) Koordinatör ve Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Sabri Ünlütürk de tekstil sanayicileri olarak pamukta temizliğe büyük önem verdiklerini söyledi.

Pamukların toplanması, taşınması, muhafazası ve depolanması esnasında yaşanan kirlilik (kontaminasyon) nedeniyle istemedikleri halde kontaminasyon garantili ithal pamuğa yönelmek zorunda kaldıklarına işaret eden Ünlütürk, bu yüzden sektörün kontaminasyon sorununa önem vermesi gerektiğini vurguladı.