Sudan: Opposition bloc withdraws from road map

            By Mohammed Amin</p>  <p>KHARTOUM (AA) – Sudan’s largest opposition bloc decided Wednesday to withdraw from a road map agreement signed with the government in 2016, deeming it non-binding.</p>  <p>The decision by Nidaa al-Sudan, or Sudan’s Call, was part of the closing statement of a three-day meeting of its leaders in Paris.</p>  <p>The bloc, which includes rebel groups as well as a number of political parties, also announced that all of the armed movements will halt negotiations with the government.</p>  <p>According to its concluding statement, the meeting included discussion of the expansion of &quot;the revolutionary movement&quot;, the diversification of its tools and its expansion in an organized way through committees in cities, villages and neighborhoods to “resist the regime’s schemes to suppress it and its escalation until reaching the decisive action that brings the regime down”.</p>  <p>In August 2016, the bloc’s leaders signed a road map agreement in Addis Ababa which had already been signed by the Sudanese government in March of the same year.</p>  <p>The bloc’s meeting is the first of its kind to be held abroad since its leader and the leader of the National Umma Party, Sadiq al-Mahdi, returned to Sudan on Dec.19.</p>  <p>The bloc includes the armed movements the Sudan Liberation Movement, the Sudan People's Liberation Movement and the Justice and Equality Movement. It also includes several political parties, most prominent of which are the National Umma Party and the Sudanese Congress Party.</p>  <p>Sudan has been rocked by popular protests for the last two months with demonstrators decrying President Omar al-Bashir’s seeming failure to remedy the country’s chronic economic woes.</p>  <p>A nation of 40 million, Sudan has struggled to recover from the loss of some three quarters of its oil output -- its main source of foreign currency -- since the 2011 secession of South Sudan.

Sudan, South Sudan to demilitarize shared borders

             By Mohammed Amin</p>  <p>KHARTOUM, Sudan (AA) - Sudan and South Sudan have agreed to demilitarize the disputed common borders between the two countries within one month, the defense ministries of the two countries said on Monday.</p>  <p>Lt. Gen. Kamal Abdul Maroof, chief of staff of the Sudanese national army, told a press conference in the capital Khartoum that the two sides would implement the previous recommendations of a deal for forming a demilitarized buffer zone between the two countries.</p>  <p>“After we listened to a report from the United Nations Interim Security Forces For Abyei [UNISFA], we agreed that within one month that all the forces within the demilitarized buffer zone would be pulled out from this area,” he confirmed.</p>  <p>“We will also send a joint technical team from the two sides and with experts from the UNISFA in one month to the border areas to make sure that all the forces will be redeployed out of these areas,” he stressed.</p>  <p>Kuol Manyang Juuk, South Sudan’s defense minister, told reporters that border crossings between the two nations would also be opened within one month, adding that the defense ministers would also meet on April 17 to follow up implementation of the deal.</p>  <p>“Now we have taken measures to evacuate the buffer zone and make sure that there are no soldiers within that area and that would be verified by UNISFA, and we have also created crossing points, and along these crossing points migration and other offices would be opened,” he explained.</p>  <p>Sudan has led the mediation of the South Sudan peace talks that resulted in a peace agreement between the government and rebels last August.</p>  <p>Sudan and South Sudan have disputed the border and traded accusations of rebel support since the separation of South Sudan from Sudan in 2011.</p>  <p> 

ABD Kongre heyeti Sudan Başbakanı İla ile görüştü

HARTUM (AA) – Sudan Başbakanı Muhammed Tahir İla, ABD Kongre heyetini kabul etti.

Resmi haber ajansı SUNA’nın haberine göre, Başbakan İla, başkentteki hükümet binasında Gus Bilirakis başkanlığındaki ABD Kongre heyetiyle görüştü.

Devlet Bakanı Usame Faysal, görüşme sonrasında yaptığı açıklamada, “Başbakan, ülkedeki ekonomik ve siyasi durumla ilgili gelişmeler hakkında ABD heyetini bilgilendirdi. ABD ile diyaloğun sürmesinin gerekliliğini vurguladı.” ifadelerini kullandı.

Dışişleri Bakanı Dirdiri Muhammed Ahmed de heyetle iki ülke arasındaki diyalog sürecini ve ortak meseleleri ele aldı.

Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Ahmed’in, ülkesinin anayasa ile güvence altına alınan ve yasalarla düzenlenen hak ve özgürlüklere bağlılığını vurguladığı belirtildi.

ABD Kongre heyeti, dün Sudan İstihbarat Başkanı Salah Abdullah Kuş, bugün de Sudan Adalet Bakanı Muhammed Ahmed Salim ve Meclis Başkanı İbrahim Ahmed Ömer ile görüşmüştü.

ABD Kongre heyeti, diyalog görüşmelerinin ikinci aşaması öncesinde üç günlük resmi ziyaret kapsamında dün Hartum'a gelmişti.

Donald Trump başkanlığındaki ABD yönetimi, 1997'den bu yana Sudan'a uyguladığı ekonomik yaptırımları Ekim 2017'de kaldırmış ancak 1993'te El Kaide lideri Usame bin Ladin'e ev sahipliği yaptığı gerekçesiyle Sudan'ı “terörü destekleyenler” listesinden çıkarmamıştı.

Sudan'da hayat pahalılığı, yakıt ve nakit sıkıntısına tepki olarak ve Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir'in görevi bırakması talebiyle 19 Aralık'tan bu yana rejim karşıtı gösteriler düzenleniyor.

Sudan’da 22 Şubat’ta bir yıl süreyle olağanüstü hal (OHAL) ilan edilmiş, meclis 11 Mart'ta oy çokluğuyla aldığı kararla OHAL süresini 6 aya düşürmüştü.


OHAL'den 3 gün sonra çıkarılan kararnamelerle de izinsiz gösteri, yürüyüş ve grevler yasaklanmıştı.

Gösteriler OHAL sonrasında da sürerken protestolarda hükümete göre 32, Uluslararası Af Örgütünün 11 Şubat'taki raporuna göre 51 kişi hayatını kaybetti.

“ABD, Sudan’dan tazminat talep edecek”

HARTUM (AA) – Sudan’da temaslarda bulunan ABD Kongre heyetinin Başkanı Gus Bilirakis, "ABD, diyaloğun ikinci aşamasında, Hartum ile terör saldırılarıyla ilgili Sudan aleyhindeki hükümler ve iddialarda tazminat ödenmesi konusunu görüşecek." dedi.

ABD’nin Hartum Büyükelçiliğinden yapılan yazılı açıklamaya göre, Cumhuriyetçi Partinin Temsilciler Meclisi Üyesi Gus Bilirakis başkanlığındaki ABD Kongre heyeti, Sudan parlamentosunu ziyaret etti.

Sudan Meclis Başkanı İbrahim Ahmed Ömer ile görüşmesinin ardından açıklama yapan Bilirakis, "ABD, diyaloğun ikinci aşamasında, Hartum ile terör saldırılarıyla ilgili Sudan aleyhindeki hükümler ve iddialarda tazminat ödenmesi konusunu görüşecek." ifadelerini kullandı.

Bilirakis, 7 Ağustos 1998'de Darüsselam ve Nairobi'deki ABD Büyükelçiliklerine düzenlenen eşzamanlı bombalı saldırılar ve 2000 yılında 17 ABD askerinin öldüğü USS Cole savaş gemisine yönelik saldırının, bu hükümler arasında olduğunu kaydetti.

ABD mahkemeleri, bu saldırılarla ilgili Sudan hükümetini suçlarken, Hartum yönetimi, birçok kez saldırılarla ilgisi bulunmadığını açıklamıştı.

Rum asıllı Bilirakis, "Bu, seçmenlerimiz için önemli bir mesele. Çözülmesi gerekiyor. Bundan dolayı kurbanlar için adil bir tazminat aramaya devam edeceğim." diye konuştu.

Sudan ile ilgili daha fazla malumat edinmek için dün gazeteciler, sivil toplum kuruluşları, iş adamları, muhalifler ve hükümet yetkilileriyle bir araya geldiğini belirten Bilirakis, şunları söyledi:

"Herkes ülkedeki durumla ilgili benzer mesajlar verdi. Bu, tüm tarafların Sudan için en iyi yolun halk, muhalefet partileri ve hükümet arasında müzakere edilmiş bir geçiş süreci olduğunun farkına varması anlamına geliyor. Herhangi bir müzakere, Sudan halkının isteklerini dikkate almalı, evrensel insan haklarını korumalı, her iki tarafa da bu diyalogu başlatmak için gerçekçi başlangıç noktaları sağlamaya devam etmeli. Görüşmelerimde şahsımın ve hükümetin, bir ABD vatandaşının tutuklanması konusundaki endişelerini dile getirdim. Onun ve tüm siyasi mahkumların serbest bırakılmasını talep ettim."

ABD Kongre heyeti, diyalog görüşmelerinin ikinci aşaması öncesinde üç günlük resmi ziyaret kapsamında dün Hartum'a gelmişti.

Donald Trump başkanlığındaki ABD yönetimi, 1997'den bu yana Sudan'a uyguladığı ekonomik yaptırımları Ekim 2017'de kaldırmış ancak 1993'te El Kaide lideri Usame bin Ladin'e ev sahipliği yaptığı gerekçesiyle Sudan'ı “terörü destekleyenler” listesinden çıkarmamıştı.

Sudan İstihbarat Başkanı Kuş:

HARTUM (AA) – Sudan İstihbarat Başkanı Salah Abdullah Kuş, Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir’in, olağanüstü hal (OHAL) ve sonrasındaki kararlarının ülke güvenliği için alındığını söyledi.

Hükümete yakınlığıyla bilinen Şuruk televizyon kanalının haberine göre, İstihbarat Başkanı Kuş, üç günlük resmi ziyaret kapsamında başkent Hartum’da temaslarda bulunan ABD Kongre heyetiyle görüştü.

Sudan İstihbarat Başkanı, ABD heyetine, Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir’in OHAL ve sonrasındaki kararlarının ülke güvenliği için alındığını, protesto gösterilerinin anayasal bir hak olduğunu ancak amacından saptığını ve kanun dışına çıktığını belirtti.

ABD Kongresi heyetinin başbakan ve bazı bakanlarla da görüşmesi bekleniyor.

  • Sudan’daki gösteriler

Beşir, 22 Şubat'taki ulusa sesleniş konuşmasında, uzlaşı hükümetiyle 18 eyaletteki yerel hükümetleri feshetmiş ve ülke genelinde bir yıl süreyle OHAL ilan edildiğini açıklamıştı. Sudan Meclisi, 11 Mart'ta oy çokluğuyla aldığı kararla OHAL süresini 6 aya düşürmüştü.

OHAL'den 3 gün sonra çıkarılan kararnamelerle de izinsiz gösteri, yürüyüş ve grevler yasaklanmış, güvenlik güçlerine, gerekli hallerde istedikleri bina ve kişileri arama, yargılama tamamlanana dek yasa dışı olduğu tespit edilen para ve eşyaya el koyma yetkisi tanınmıştı. Ayrıca başkent dahil tüm eyaletlerde OHAL savcılıkları kurulmuş, kamu güvenliğinin sağlanması ve cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak amacıyla OHAL mahkemeleri açılmıştı.

Gösteriler OHAL sonrasında da sürerken protestolarda hükümete göre 32, Uluslararası Af Örgütünün 11 Şubat'taki raporuna göre 51 kişi hayatını kaybetti.

ANALİZ – Türkiye, Sudan için neden önemli?

            İSTANBUL (AA) -KAAN DEVECİOĞLU- Türkiye-Sudan ilişkilerinin tarihsel arka planı ve günümüz Türk diplomasisi pratikleri ışığında bakıldığında, Türkiye’nin Sudan açısından önemli kolaylıkla anlaşılabilir. Türklerin Sudan’la tarihteki siyasi, ekonomik, sosyo-kültürel ilişkileri ve bu bağların günümüzde de sürdürülüyor olması, bu savı temel olarak kanıtlar niteliktedir.</p>  <p>Nitekim modern Sudan’ın oluşumunun temelinde Osmanlı Devleti’nin önemli etkisi bulunmaktadır. Osmanlı’nın bölgede modern tarıma geçişi desteklemesi, başkenti Hartum’a taşıması ve nihai sınırları oluşturması bunlardan bazılarıdır. Bugün de Türkiye, uzun bir geçmişe dayanan ilişkileri daha da geliştirmek amacıyla Sudan’a yönelik kurumsal bir dış politika stratejisi oluşturmuş durumdadır. Bu bağlamda Türk İşbirliği ve Kalkınma Ajansı (TİKA), Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB), Yunus Emre Enstitüsü (YEE) ve sivil inisiyatifleri vasıtasıyla “girişimci ve insani dış politika” pratiğiyle Sudan'la bağlarını sağlam temeller üzerine inşa ederek geliştirmektedir. </p>  <p>- Tarih perspektifinden Türkiye-Sudan ilişkileri</p>  <p>Osmanlı devleti, 15. yüzyıldan itibaren karşılaştığı iç sorunların çözümüne yoğunlaşmasına paralel olarak merkezi yönetime uzak olan eyaletlerde mahalli yönetimleri güçlendirmişti. Bunun temel nedeni uluslararası ticaretin gelişmeye başlamasıyla birlikte sömürgeci devletlerin bölgede etkinliklerini artırmasıydı. Dolayısıyla merkezle Sudan topraklarının bulunduğu Habeş Eyaleti arasındaki iletişim giderek azalmış, buna paralel olarak yerel otoritelerin yönetimdeki etkinliği artmıştı. On sekizinci yüzyılın ikinci yarısına gelindiğinde ise bölgenin durumu Osmanlı devletinin güç kaybetmesiyle birlikte içinden çıkılmaz bir hal almış, Kızıldeniz kıyısı İngiliz ticaret gemilerinin uğrak yeri haline gelmişti.<br>

On dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısından itibaren Osmanlı Devleti’nin merkezi otoritesinin zayıflaması ve bölgedeki (Mısır merkezli) İngiliz yayılmacılığının artması dengeleri sarstı. Söz konusu dönemde merkezden atanan valilere geniş yetkiler verme gibi “durumu idare etme” çabasıyla konjonktürel önlemler alan Osmanlı Devleti arzuladığı sonuçlara ulaşamamıştır. Bu bağlamda özellikle 1890’lı yıllarda Osmanlı Devleti’nin Sudan’da boy gösteren Mehdi hareketine yardım edecek derecede güvenememesi ve yakın coğrafyalarında yaşanan sıkıntılar bu noktada önemli engeller olmuştur.

Yaşanılan savaşların ardından Mehdi hareketi yenilgiye uğradı. 19 Ocak 1899 tarihinde Sudan toprakları üzerinde yapılan bir anlaşmayla Osmanlı Devleti sistem dışına itildi. Buna göre Sevâkin şehri Sudan vilayetiyle birleştirildi ve göndere İngiliz bayrağı çekildi. Ancak bütün bunlara rağmen bölge halkı Osmanlı döneminde yaşadıkları özgürlükleri bulamadıkları için bir gün yardıma geleceği umudu taşıdı ve Türklere derin bir sevgi besledi.

– Türkiye-Sudan ortaklığı

Türkiye ve Sudan devletlerinin son dönemde yakınlaşması yeni bir durum değil, bilakis tarihi ortaklığın bir ürünü. İşaret edildiği gibi Osmanlı Devleti’nin Afrika’da hâkim olduğu topraklar içerisinde yer alan günümüz Sudan devleti ile Türkiye arasındaki ilişkiler, siyasi, dini ve kültürel yakınlıkların pekiştirdiği temeller üzerinde yükselmektedir.

1956 yılında bağımsızlığını kazanan Sudan Cumhuriyeti devletini ilk tanıyan ülkelerden birisi Türkiye olmuştur. Kadim dostluğun bir nişanesi olarak da her iki ülke karşılıklı olarak başkentlerinde büyükelçilikler açmışlardır. Fakat Türkiye ve Sudan arasında kurulan bu temel düzeydeki angajman iki ülke arasındaki ilişkileri istenilen düzeye getiremedi. Bunun iki temel nedeni var: Birincisi, 400’ün üzerinde etnik ve dini yapının mevcut olduğu Sudan devletinin, 56 yıl boyunca devam eden İngiliz sömürge yönetiminin de mirası olarak yıllarca iç savaşlarla mücadele etmiş olması. İkincisi ise Türkiye’nin 1980’li yıllara kadar Sudan ve genel olarak Afrika'ya yönelik kapsamlı bir strateji geliştirmemiş olması. Dolayısıyla bahsi geçen dönemde iki ülke arasında kayda değer bir angajman kurulamadı. Ancak 1980’li yıllarla birlikte iki ülke arası ilişkilerde bir hareketlenme, 2000 yılından itibaren de bir artan bir ivmeye tanık olundu.

Türkiye Cumhuriyeti’nin Sudan devletiyle kurduğu siyasi, ekonomik ve kültürel ilişkilerin diğer bölge ülkelerine göre hız kazanmasında tarihi ortaklığın yanında iki temel faktörden bahsetmek mümkün. Birincisi, 1998 Afrika Açılım Eylem Planı projeksiyonunda koordine edilen bölge ülkeleriyle ilişkilerde TİKA, YTB ve Yunus Emre Enstitüsü öncülüğündeki diğer devlet mekanizmalarının gerçekleştirdiği kalkınma yardımlarına yönelik faaliyetleri. İkincisi ise sivil inisiyatiflerin bölgenin kalkınması için üstlendiği rolle birlikte Türk şirketlerinin gerçekleştirdiği yatırımlar vasıtasıyla Sudan ekonomisine yapılan katkı. Bu iki faktör Türkiye-Sudan ilişkilerinin gelişiminde birbirlerini tamamlayan temel unsurlar oldu. Bu bağlamda yürütülen çalışmalar ekonomik angajmanlar bağlamında da meyvesini verdi, siyasi ve kültürel ilişkilere paralel olarak ticaret hacmini de artırdı.

– Ekonomik kalkınma

Hem Türkiye hem de Sudan’ın potansiyellerini keşfetmeleri ve büyümeye açık bir yapıda olmalarından dolayı karşılıklı ihtiyaçları arttı. Bunun sonucunda iki devlet arasında siyasi, sosyal ve kültürel ilişkilerin yanı sıra ekonomik ilişkiler de hızla gelişti. Bu olay ve olgular birbirlerini tamamlar mahiyette. Türkiye’nin, hem kamu hem de sivil inisiyatifler boyutuyla Sudan’la yaptığı tecrübe paylaşımları, bölgesel ve küresel bağlamda ekonomik kazanımlar edinilmesi açısından oldukça önemli.

Türk diplomasisi, Afrika’yı öncelikleri çerçevesinde yakından takip etme gayretinde oldu. Türkiye’nin bir imparatorluk halefi olması, uzun yıllara dayanan devlet tecrübesi, Afrika kıtasındaki ülkelerle münasebetini geliştirebilmesine imkan verdi.

Öte yandan Türkiye’nin AK Parti hükümetleriyle birlikte hızlanan Afrika diplomasisi, çok yönlü ve “dostunu dostuna kırdırmama” temel çizgisinde, onların idari ve sivil alt yapılarını geliştirerek kalkınmalarını sağlayacak bilgi aktarımı ve kamu diplomasisi faaliyetlerini hayata geçirme çerçevesinde şekillendi. Türkiye'nin Sudan’daki faaliyetleri ülkenin siyasi, ekonomik, askeri ve kültürel alanlarda kalkınmasına önemli ölçüde katkıda bulunurken, ikili ilişkilerin çok boyutlu olarak daha da gelişmesi için fırsatlar da sunuyor.

– Küresel güçler ve bölgesel dinamikler

Sahraaltı ülkelere giriş kapısı olarak görülen Sudan’ın da yer aldığı Doğu Afrika bölgesi, yükselen ekonomik trendi ve potansiyeliyle bölgesel ve küresel güçlerin de rekabet alanlarının başında geliyor. Nitekim son dönemde Etiyopya ve Eritre devlet başkanlarının Güney Sudan’ı ziyareti, Somali, Kenya ve Etiyopya liderlerinin barış mesajı içeren buluşması ve İsrail-Etiyopya yakınlaşması gibi olaylar bu bağlamda değerlendirilebilir. Afrika Boynuzu'nda yaşanan bu hareketlilikte ikili temas çizgileri ve bıraktıkları izlerin yakından takip edilmesi gerekiyor.

Türkiye’nin Afrika kıtasında yürüttüğü diplomatik faaliyetler, çok yönlü ve dostunu dostuna kırdırmama minvalinde şekillenmiştir. Son günlerde Doğu Afrika’da yaşanan bu gelişmeleri Türk diplomasisi yakından takip etmektedir. Özellikle Türklerin, tarihte bin yıldan fazladır Sudan özelinde bölge insanıyla birlikte yaşaması, “girişimci ve insani dış politika” temasıyla kurduğu diplomatik ilişkileri, bölgenin kalkınması için kamu ve özel sektör vasıtasıyla gerçekleştirdiği yatırımları sayesinde bölge insanıyla karşılıklı olarak derin bir sevgi bağı olmasının temel göstergesidir. Bu bağlamda Türkiye, Doğu Afrika bölgesi ülkelerinin kendi problemlerini çözebilecek güçte olduklarına inançla küresel ve bölgesel güçlerin herhangi bir istikrarsızlığa yol açacak hareketleri karşısındaki tavrını net olarak ortaya koymayı sürdürecektir.

[Politik ekonomi ve Sudan özelinde Afrika konularında yoğunlaşan Kaan Devecioğlu çalışmalarını Afrika Araştırmacıları Derneği’nde (AFAM) sürdürmektedir]

Sudan'da YEE öğrencilerine sertifikaları verildi

HARTUM (AA) – Sudan'da Yunus Emre Enstitüsünde (YEE) Türkçe öğrenen 96 kursiyer, sertifikalarını aldı.

Hartum YEE'de, 2018-2019 döneminde Türkçe kurslarına katılan öğrenciler için sertifika töreni düzenlendi.

Etkinliğe, eski Eğitim Bakanı ve Uluslararası Dostluk Konseyi Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Ahmed Ramazan Davud, Kur'an-ı Kerim Üniversitesi Türkoloji Bölümü Başkanı Dr. İsmail Abdullah Ali, Hartum Üniversitesi Uzaktan Eğitim Dekanı Dr. Abdulkerim Hasan ve Yüksek Öğretim Bakanlığı Arapça Terminoloji Geliştirme Genel Müdürü Tarık Muhammed Nur katıldı.

Törende A1, A2 ve B1 seviyelerini tamamlayan öğrencilere, sertifika ve katılım belgeleri öğretmenler ve protokol üyelerince verildi.

Tören, mezunların Türkçe şarkılar seslendirmesi, Türkiye konulu genel kültür yarışması ve hediye takdiminin ardından sona erdi.

Sudan ve Kuveyt Fonu arasında 170 milyon dolarlık anlaşma

HARTUM (AA) – Sudan ve Kuveyt Fonu arasında, Batı Kurdufan eyaletinde elektrik santrali projesinin finansmanı kapsamında 50 milyon Kuveyt dinarı (yaklaşık 170 milyon dolar) anlaşma imzalandı.

Sudan Maliye Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, finansman, 5 yılı ödemesiz, 25 yıl geri ödemeli 2 eşit krediden oluşuyor.

Sudan’da özellikle yaz aylarında ciddi elektrik kesintileri yaşanıyor.

Sudan’ın elektrik temin ettiği kuzey komşusu Mısır, mart ayı sonunda elektrik akımının başlatılacağını açıklasa da projenin siyasi şartlar nedeniyle süresiz ertelendiğini duyurmuştu.

Anti-regime protests resume in several parts of Sudan

            KHARTOUM (AA) - Demonstrations resumed in several Sudanese cities on Thursday amid calls for President Omar al-Bashir to step down.<br>

Protests erupted in several parts of Khartoum after the Sudanese Professionals Association (SPA) urged members of the public to join the demonstrations.

In a statement, the SPA said “hundreds” of university students had taken part in the Khartoum protests.

Thousands of high-school students, meanwhile, reportedly participated in protests held in Khartoum, Atbara, Al-Abyad and West Darfur.

Last month, al-Bashir declared a one-year nationwide state of emergency.

He also announced plans to unveil a new caretaker government and replaced several regional governors with senior army officials.

Al-Bashir also urged lawmakers to postpone ratification of proposed constitutional changes, which — if approved — would have allowed him to run for another term in office in polls slated for 2020.

Shortly afterward, al-Bashir appointed Defense Minister Awad ibn Oaf as the country’s first vice-president.

Since mid-December, Sudan has been rocked by popular protests, with demonstrators decrying al-Bashir’s seeming failure to remedy the country’s chronic economic woes.

A nation of 40 million, Sudan has struggled to recover from the loss of some three quarters of its oil output — its main source of foreign currency — since the 2011 secession of South Sudan.

Sudan’da muhalif lider Mehdi’nin kızı serbest bırakıldı

HARTUM (AA) – Sudan’da mahkeme, rejim karşıtı gösterilere katıldığı gerekçesiyle tutuklanan muhalif Milli Ümmet Partisi (MÜP) Genel Başkan Yardımcısı Meryem Sadık el-Mehdi’yi serbest bıraktı.

Partiden yapılan yazılı açıklamada, geçen pazar olağanüstü hal (OHAL) mahkemesince bir hafta hapis cezasına çarptırılan Mehdi’nin iki partiliyle beraber salıverildiği belirtildi.

Açıklamada, kararın halk devrimini destekleyen avukatların zaferi olduğu kaydedildi.

Eski Başbakan ve MÜP lideri Sadık el-Mehdi'nin kızı Meryem el-Mehdi, pazar günü başkent Hartum'un Umdurman kentindeki MÜP binası önünde gözaltına alınmıştı.

OHAL mahkemesi, Mehdi’yi bir hafta hapis ve yaklaşık 43 dolar para cezasına çarptırmıştı.

Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir’in 25 Şubat’ta yayımladığı kararnameyle izinsiz grev, gösteri, yürüyüş ve sempozyum düzenlenmesi yasaklanmıştı.

OHAL kapsamındaki bir suça karıştığından şüphelenilen kişilerin tutuklanması ve 10 yıla kadar hapisle cezalandırılmasına imkan tanınmıştı.