Categories
Alaturka Gazetesi

Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde 5 büyüklüğünde deprem

PEKİN (AA) – Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde 5 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Çin Deprem Ağları Merkezi, Sincan’ın Aksu vilayetinde 5 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildiğini duyurdu.

Yerin 11 kilometre altında meydana gelen depremde ölü ve yaralı olup olmadığına ilişkin açıklama yapılmadı.

Categories
Alaturka Gazetesi

ABD'den Sincan'daki baskılardan sorumlu Çinli yetkililere vize yasağı

WASHINGTON (AA) – ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki Uygur Türklerine ve diğer Müslüman azınlıklara uygulanan baskı ve şiddetten sorumlu olan bazı Çinli yetkililere vize kısıtlaması getirdiklerini açıkladı.

Pompeo, bölgedeki gelişmelere ve alınan vize kısıtlaması kararına ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı.

Çin'in, Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki baskı politikalarına devam ettiğini belirten Pompeo, "Bu sebeple, Sincan bölgesindeki Uygur, Kazak, Kırgız ve diğer azınlık Müslüman guruplara uygulanan şiddet ve tutuklamalardan sorumlu olduğunu düşündüğümüz Çin hükümeti ve Komünist parti mensuplarına vize kısıtlaması getirdik." ifadesini kullandı.

Pompeo, bölgedeki gelişmeleri incelemeye ve buna paralel olarak kapsamlı adımlar atmaya devam edeceklerini vurguladı.

Çin'e, Sincan'daki tüm baskı politikalarını bitirmeleri çağrısında bulunan Pompeo, "ABD olarak, Çin Halk Cumhuriyeti’ni Sincan’daki baskı kampanyasına derhal son vermeye, keyfi bir şekilde gözaltına alınanları serbest bırakmaya ve yurt dışında yaşayan Çinli Müslümanları rahat bırakmaya çağırıyoruz. İnsan haklarının korunması çok önemlidir ve her ülke bu insan hakları yükümlülüklerine ve taahhütlerine saygı göstermelidir." değerlendirmesinde bulundu.

ABD Ticaret Bakanlığı, dün, Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki baskılara müdahil oldukları gerekçesiyle 28 Çinli teşekkülü, ticari kara listeye aldığını duyurmuştu.

Buna göre, kara listeye giren Çinli teşekküllerin, Washington yönetiminin onayı olmadan ABD şirketlerinden ürün satın alması yasaklanıyor.

Çin'de son yıllarda Uygur Türklerinin yaşadığı Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde eğitim merkezi adı altında faaliyet gösteren kamplar ile Uygurların kimlik ve kültürlerine yönelik ihlaller uluslararası kamuoyu tarafından eleştiriliyor.

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyine üye 22 ülke, temmuz ayında Çin'in, Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki Uygur Türkleri ve diğer azınlıklara yönelik muamelesinin eleştirildiği ve kitlesel gözaltıların durdurulması çağrısına yer verilen bir mektubu imzalamıştı.

İnsan Hakları İzleme Örgütünün raporunda, son iki yılda Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde çok sayıda kişinin "önleyici polisiye tedbir" adı altında suçsuz yere alıkonulduğu ve siyasi bakımdan tehlikeli olarak değerlendirilen bireylerin herhangi bir yargı kararı olmaksızın toplama kamplarına gönderildiği belirtilmişti.

BM ve diğer uluslararası örgütler, kampların incelemeye açılması çağrılarını yinelerken, Çin şu ana kadar kendi belirlediği birkaç kampın az sayıda yabancı diplomat ve basın mensubu tarafından kısmen görülmesine izin verdi. Çin makamları, BM yetkililerinin doğrudan bilgi almak amacıyla bölgede serbestçe inceleme yapma talebini geri çeviriyor.

Categories
Alaturka Gazetesi

Çin’de 115 milyar metreküplük doğal gaz keşfi

PEKİN (AA) – Çin’de Uygur Türklerinin yoğun olarak yaşadığı Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde 115,3 milyar metreküplük doğal gaz rezervi keşfedildi.

Şinhua ajansının haberine göre, Çin’in PetroChina şirketi tarafından, Sincan’ın güneyinde yer alan tarım havzasındaki arama çalışmalarında 115,3 milyar metreküplük rezerve sahip olduğu belirlenen doğal gaz bulundu.

Şirketin Genel Müdür Yardımcısı Tien Cün, gaz keşif alanında yapılan kuyu testlerinin başarılı olduğunu belirterek, bölgede düzenli doğal gaz üretimine gelecek ay başlamayı planladıklarını açıkladı.

Dünyanın en büyük enerji tüketicisi olan Çin'in kuzeybatısındaki Uygur bölgesi, petrolün yanı sıra altın, platin, gümüş, uranyum ve kömür başta olmak üzere çok sayıda yer altı kaynağına sahip bulunuyor.

Categories
Alaturka

Uygurlar üzerinde mobil denetim iddiası

ANKARA (AA) – Çinli otoritelerin, Sincan Uygur Özerk bölgesinde Uygurlar ve diğer Müslüman azınlıklara yönelik yasa dışı gözetleme ve keyfi tutuklama faaliyetleri için mobil bir uygulama kullandığı bildirildi.

İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün (HRW) yayınladığı raporda, Çinli polislerin Uygurlar üzerinde baskı ve denetimi artırdığına dair yeni kanıtlar sunuldu.

Çin polisinin, Sincan Uygur Özerk bölgesinde Uygurlar ve diğer Müslüman azınlıkları yasa dışı izleme faaliyetleri çerçevesinde kullandığı mobil uygulamayla bireylerin boy ve kilolarından göz taramalarına kadar kişisel bilgilerini topladığı belirtildi.

Raporda, yetkililerin, uygulama çerçevesinde özellikle 36 davranış biçimini yakından takip ettiği, bunlara, kişinin komşularıyla iletişim kurmaması, ön kapıyı kullanmaması, akıllı telefon sahibi olmaması, camilere bağış yapması ve standart dışı elektrik tüketmesinin dahil olduğu kaydedildi.

Kişisel verilerin yanı sıra şüpheli görülen kişi, araç ve olayların takibinin sağlaması için uygulamadan faydalanıldığı ifade edildi.

Görevlilerin aynı zamanda kişilerin WhatsApp, LINE, Telegram gibi 51 şüpheli uygulamayı kullanıp kullanmadığını da kontrol ettiği vurgulandı.

Raporda, bölgede yaşayanların, aile fertlerinin WhatsApp ya da Virtual Private Network (VPN) gibi uygulamaları yüklemiş oldukları için gözaltına alındığını aktardığına da işaret edildi.

HRW, bir süre önce yayımladığı raporda, son 2 yılda Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde çok sayıda kişinin “önleyici polisiye tedbiri ” adı altında suçsuz yere alıkonulduğuna ve siyasi açıdan tehlikeli değerlendirilen bireylerin herhangi bir yargı kararı bulunmaksızın “siyasi eğitim merkezleri ” denilen gözaltı merkezlerine gönderildiği iddialarına yer vermişti.

ABD 2018 İnsan Hakları Raporu'nda Çin yönetiminin Uygur Türklerine uyguladığı baskıya değinilmişti. Raporda, 800 bin ila 2 milyon Uygur, Kazak ve diğer Müslüman gruplardan bireylerin, Çin tarafından tutuklanarak kamplara konulduğu, özellikle Sincan bölgesindekilerin uluslararası hukuka aykırı şekilde “zalimce, insanlık dışı ve aşağılayıcı ” muamele veya işkenceye maruz kaldıkları belirtilmişti.

Categories
Alaturka

“Çin, Uygur Türklerinin DNA'larını toplarken Amerikan teknolojisini kullandı”

NEW YORK (AA) – Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde yürüttüğü “baskı kampanyası ” kapsamında, ABD'den satın aldığı teknolojiler yoluyla Uygur Türklerinin DNA örneklerini topladığı iddia edildi.

The New York Times'ın haberinde, Çinli yetkililerin 2016-2017'de “Herkes için sağlık muayenesi ” adı altında başlattığı ücretsiz sağlık kampanyası kapsamında Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde 36 milyona yakın DNA örneği, iris görselleri ve kişisel veriler topladığı ileri sürüldü.

Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nin nüfusunun 24,5 milyon civarında olduğuna işaret edilen haberde, bazı kişilerin birden fazla kez örnek vermiş olabileceği vurgulandı.

Uygurlu aktivistler ve insan hakları savunucularının, Çin'in Uygurlara yönelik baskı politikasının kilit bir parçası olduğunu düşündükleri belirtilen haberde, toplanan DNA verilerinin Çin'in baskılarına boyun eğmeyen Uygurların izini sürmek için kullanılabileceğine işaret edildi.

  • Teknoloji, ABD'den gelmiş

Haberde, ayrıca Çinli bilim insanlarının Uygur Türklerinin DNA örneklerini toplarken Amerikan firması Thermo Fisher'ın sattığı ekipmanları ve Yale Üniversitesi genetik bilimcisi Doktor Kenneth Kidd'in sağladığı genetik materyalleri kullandığının da altı çizildi.

Thermo Fisher, NYT'ye yaptığı açıklamada, Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ne artık materyal satışı yapmadıklarını kaydetti. Şirket, daha önceki açıklamalarında materyallerinin Çin'de ne amaçla kullanıldığını araştırmak için Amerikalı yetkililerle çalıştıklarını duyurmuştu.

Doktor Kidd ise yaptığı açıklamada, materyallerin ve teknik bilgisinin ne amaçla kullanıldığının farkında olmadığını, Çinli bilim insanlarının DNA vericilerinin bilgisi dahilinde veri topladığına inandığını belirtti.

Öte yandan, Çin Uygur Özerk Bölgesi yönetimi yaptığı açıklamada, DNA örneklerini sağlık muayenesi amacıyla topladıklarını belirterek, ABD'den söz konusu materyallerin “sadece ülke içi kullanım ” amacıyla alındığını belirtti.

  • Uluslararası toplumdan Çin'e çağrılar

Dünya genelinde çok sayıda hükümet, uluslararası örgüt ve STK, Çin'in Uygur Türklerine yönelik uygulamalarına tepki gösteriyor.

Avrupa Birliği (AB), Çin'le geçen yıl temmuz ayında başkent Pekin'de yaptığı İnsan Hakları Diyaloğu toplantısının ardından, insan hakları savunucuları, dini inançları nedeniyle zulüm gören kişiler ve ifade özgürlüğü ile temel insan haklarına aykırı şekilde hapsedilen Tibetlilerin ve Uygurların serbest bırakılmasını istemişti.

ABD Kongresi'nde görüşülmeye devam eden bir yasa tasarısı, 1 milyondan fazla Uygur Türkü'nün maruz kaldığı ağır insan hakları ihlallerinden dolayı Amerikan yönetiminin Çin'e yaptırım uygulamasını talep ediyor.

Birleşmiş Milletler (BM) Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılması Komitesi, 30 Ağustos 2018 tarihli raporunda, kamplarda 1 milyondan fazla Uygur'un alıkonulduğuna ilişkin tahminler yapıldığını kayıtlara geçirmiş ve uygulamanın ürkütücü boyutlara ulaştığını vurgulamıştı.

Avrupa Parlamentosu da geçen yıl ekim ayında kabul ettiği kararla, toplama kamplarının derhal kapatılıp alıkonulan kişilerin serbest bırakılmasını istemişti.

Uluslararası Af Örgütü, İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) ve çok sayıda uluslararası STK, ağır hak ihlallerine maruz kalan en az 1 milyon civarında Uygur Türkü'nün durumunu görüşmesi, bölgeye gözlemci heyet göndermesi ve gerçekleri ortaya çıkarması için BM İnsan Hakları Konseyine çağrı yapmıştı.

  • Çin'in yanıtı

Çin, uluslararası kamuoyunda “toplama kampları ” şeklinde adlandırılan yerlerin “mesleki eğitim merkezi ” olduğunu ve buralarda tuttuğu kişileri “aşırıcı fikirlerden arındırarak topluma kazandırmayı ” hedeflediğini iddia ediyor.

Birleşmiş Milletler (BM) ve diğer uluslararası örgütler, kampların incelemeye açılması çağrılarını yinelerken, Çin şu ana kadar kendi belirlediği birkaç kampın az sayıda yabancı diplomat ve basın mensubu tarafından kısmen görülmesine izin verdi. BM yetkililerinin doğrudan bilgi almak amacıyla bölgede serbestçe inceleme yapma talebini ise Çin makamları geri çeviriyor.

  • Türkiye'nin tepkisi

Dışişleri Bakanlığı, Çin makamlarının Uygur Türklerine yönelik sistematik asimilasyon politikasının insanlık adına büyük bir utanç kaynağı olduğunu belirtmişti. Çin makamlarını, toplama kamplarını kapatmaya davet eden Bakanlık, “Türk kamuoyunun ağır insan hakları ihlalleri konusundaki tepkisinin Çin makamlarınca dikkate alınmasını bekliyoruz. ” ifadesini kullanmıştı.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik de “Uygur Türklerine dönük keyfi tutuklamalar, bir milyondan fazla Uygur Türkü'nün toplama kamplarında ve hapishanelerde alıkonulması gibi eylemlerin hiçbir şekilde meşru bulunmayacağını söylüyoruz. ” değerlendirmesinde bulunmuştu.

Categories
Alaturka

Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde 5,2 büyüklüğünde deprem


PEKİN (AA) – Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde 5,2 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Çin Deprem Ağları Merkezi'nden yapılan açıklamaya göre, Sincan'a bağlı Taçıng bölgesinde 5,2 büyüklüğünde deprem kaydedildi.

Yerin 16 kilometre derinliğinde kaydedilen depremde ölen veya yaralanan olup olmadığına ilişkin açıklama yapılmadı.

Categories
Alaturka

Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde 5,1 büyüklüğünde deprem

PEKİN (AA) – Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde 5,1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Çin Deprem Ağları Merkezi ülkenin Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nin Kaşgar vilayetinde 5,1 büyüklüğünde deprem gerçekleştiği duyurdu.

Yerin 10 kilometre altında kaydedilen sarsıntıda ölü ve yaralı olup olmadığına ilişkin henüz açıklamada yapılmadı.

Categories
Alaturka

Uygur bölgesini ziyaret taleplerine koşullu izin

ANKARA (AA) – Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lu Kang, Birleşmiş Milletler (BM) ve diğer tarafların Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde incelemeler yapabilmesinin, ülkenin “uygun prosedürleri “ne riayet etme koşuluna bağlı olduğunu duyurdu.

Bakanlık Sözcüsü Lu Kang, başkent Pekin’de düzenlediği olağan basın toplantısında Sincan Uygur Özerk Bölgesi hakkındaki sorular üzerine, “Sincan açık bir bölge. BM yetkilileri gibi tüm tarafların Çin kanunlarına uymak, uygun prosedürleri yerine getirmek şartıyla, Sincan’ı ziyaret etmesini memnuniyetle karşılarız.” ifadelerini kullandı.

Lu, BM temsilcilerinin veya uzmanların aynı zamanda “BM sözleşmesine ve ilkelerine uyması, iç işlere karışmaması, ülkenin egemenlik haklarına zarar vermemesi, tarafsız bir tutumda olması ve söylentilere kulak asmaması gerektiğini ” ifade etti.

  • Sincan bölgesindeki tartışmalı eğitim kampları

Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde yerel meclis olarak görev yapan Halk Kongresi, ekim ayında “Sincan Uygur Özerk Bölgesi Aşırıcılıkla Mücadele Düzenlemesi “ni, bölgede mesleki eğitim merkezlerinin kurulmasına izin verilebilecek şekilde revize etmişti.

Bu merkezlerin, Çince yazma ve konuşma üzerine eğitim sağlayacağı belirtilirken, bölgedeki idari mekanizmaların, eğitim ve dönüşüm sisteminin standartlaşması ve yasallaşmasını teşvik etmek için bu eğitim merkezlerini organize ve koordine etmekten sorumlu olacağı ifade edilmişti.

Ülkede tanımı tam olarak yapılmayan “aşırıcılıkla mücadele düzenlemesini ” ihlal edenlerin, Terörle Mücadele Kanunu, Kamu Güvenliği İdareleri Ceza Hukuku ve Sincan'ın terörle mücadele düzenlemelerine göre cezalandırılacağı bildirilmişti.

ÇKP Sincan Uygur Özerk Bölgesi Komitesi’nin resmi yayın organı “Sincan Günlüğü ” gazetesi 31 Aralık'ta yayınladığı haberinde geçen yılın 11 ayında toplam 1 milyon 120 bin resmi görevlinin 1 milyon 690 bin ailenin evinde kaldığını duyurmuştu. Söz konusu görevlilerin kaldıkları evlerdeki ailelerle “ulusal birlik ve aile ” duygusu teşvik ettikleri iddia edilmişti. Bu görevlilerin bölgedeki ailelerde ne kadar süre kaldığı belirtilmezken, ailelerin ziyaretlere rıza gösterip göstermediğine ilişkin bilgi paylaşılmamıştı.

Çin dışındaki Uygur toplumundan temsilciler, ÇKP'nin söz konusu programla, Müslüman Uygur ve Kazak ailelerin evlerinde kalarak, buradaki halkın dini ve milli hassasiyetleri hakkında “parti adına casusluk yaptığı ” gerekçesiyle uygulamaya sert tepki gösteriyor.

  • Çin'e uluslararası alanda tepkiler

Birleşmiş Milletler (BM) Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılması Komitesinin (İHOP) Çin'de ayrımcılığa uğrayan topluluklarla ilgili İsviçre'nin Cenevre kentinde ağustos ayında düzenlediği toplantıya katılan insan hakları kuruluşları, Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde yerel yöneticilerin siyasi olarak sakıncalı tutumlar içinde olduğunu iddia ettiği bireyleri, siyasi eğitim merkezlerinde alıkoyduğunu açıklamıştı.

Örgüt temsilcileri, herhangi bir yargı kararına dayanmadan hürriyetinden alıkonulan kişi sayısının 3 milyonu bulduğunu iddia etmişti.


İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) ise Çin hükümetinin, ülkenin kuzeybatısındaki Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki Müslüman Uygurlara ''sistematik insan hakları ihlallerinde bulunduğunu'’ duyurmuştu.

Categories
Alaturka

Çin’de kamu görevlileri Uygur ailelerin evlerine “yatıya” gidiyor

ANKARA (AA) – Çin Komünist Partisi'nin (ÇKP) resmi yayın organı, ülkenin Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde geçen yıl 1 milyon 120 bin kamu memurunun, çoğunluğu Müslüman Uygurlardan oluşan bölgedeki 1 milyon 690 bin hanede konakladığını bildirdi.

ÇKP Sincan Uygur Özerk Bölgesi Komitesi’nin resmi yayın organı “Sincan Günlüğü ” gazetesinin hafta başında yayımladığı habere göre, geçen yılın 11 ayında toplam 1 milyon 120 bin resmi görevli özerk bölgedeki her etnik kökenden 1 milyon 690 bin ailenin evinde “yatıya ” kaldı.

Söz konusu görevlilerin kaldıkları evlerdeki ailelerle “ekmeklerini paylaştıkları, bayramları birlikte kutladıkları, çocukların ev ödevlerine yardım ettikleri, dostlukları geliştirdikleri, 'Ulusal Birlik ve Aile' duygusunu teşvik ettikleri, aileleri bölgenin başkenti Urumçi’ye eğlenmeye götürdükleri” belirtildi.

Bu görevlilerin bölgedeki ailelerde ne kadar süre kaldığı belirtilmezken, ailelerin ziyaretlere rıza gösterip göstermediğine ilişkin bilgi paylaşılmadı.

Uygur ailelerin evlerinde konaklayan kamu görevlileri arasında Sincan Uygur Özerk Bölgesi Askeri Bölgesi, Silahlı Polis Birlikleri ve Çin merkezi yönetiminin bölgedeki temsilciliklerinden kamu görevlilerinin olduğu dile getirildi.

Haberde ayrıca geçen yıl Sincan’da söz konusu görevlilerinin teşvik ettiği “Ulusal Birlik -Aile” etkinlikleriyle ulusal birliğin derinleştiği, parti kadroları ile yerel halk arasındaki bağların kuvvetlendiği, “ÇKP'nin sesinin binlerce aileye duyurulduğu ” savunuldu.

ÇKP Kaşgar Komitesi Parti Okulu Parti İnşa, Eğitim ve Araştırma Dairesi Başkanı Liang Mıngşia gazeteye yaptığı açıklamada, “Köylüler partinin iyi politikalarını anlamak için istekli, modern yaşam tarzını sabırsızlıkla bekliyorlar. Bugünlerde parti kadroları ve halk arasındaki ilişki gittikçe yakınlaşıyor. Köylülerin modern medeniyet akımını kabülü gittikçe artıyor. Hayat tarzı değişti. Düşünce de değişti.” ifadeleri dikkati çekti.

  • “Tek bir aile gibi “

Bununla birlikte Gı Şin adlı bir kişinin Sincan’da Uygur veya Kazak etniğinden olduğu anlaşılan Yasin Mehmet adlı biriyle “akrabalık ilişkisi ” kurduğu, Mehmet’in evine 6 defa gittiği ve her gittiğinde birkaç gün kaldığı kaydedildi.

Gı’nın Mehmet’in ailesindeki irili ufaklı sorunları çözdüğü savunularak, Gı ve Mehmet’in ailesinin şimdi “tek bir aile gibi ” olduğu iddia edildi.

Çin dışındaki Uygur toplumundan temsilciler, ÇKP'nin söz konusu programla, Müslüman Uygur ve Kazak ailelerin evlerinde kalarak, buradaki halkın dini ve milli hassasiyetleri hakkında “parti adına casusluk yaptığı ” gerekçesiyle bu uygulamaya sert tepki gösteriyor.

  • Sincan bölgesindeki tartışmalı eğitim kampları

Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde yerel meclis olarak görev yapan Halk Kongresi, ekim ayında “Sincan Uygur Özerk Bölgesi Aşırıcılıkla Mücadele Düzenlemesi “ni, bölgede mesleki eğitim merkezlerinin kurulmasına izin verilebilecek şekilde revize etmişti.

Bu merkezlerin, Çince yazma ve konuşma üzerine eğitim sağlayacağı belirtilirken, bölgedeki idari mekanizmaların, eğitim ve dönüşüm sisteminin standartlaşması ve yasallaşmasını teşvik etmek için bu eğitim merkezlerini organize ve koordine etmekten sorumlu olacağı ifade edilmişti.

Ülkede tanımı tam olarak yapılmayan “aşırıcılıkla mücadele düzenlemesini ” ihlal edenlerin, Terörle Mücadele Kanunu, Kamu Güvenliği İdareleri Ceza Hukuku ve Sincan'ın terörle mücadele düzenlemelerine göre cezalandırılacağı bildirilmişti.

  • Çin'e uluslararası alanda tepkiler

Birleşmiş Milletler (BM) Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılması Komitesi'nin (İHOP) Çin'de ayrımcılığa uğrayan topluluklarla ilgili İsviçre'nin Cenevre kentinde ağustosta düzenlediği toplantıya katılan insan hakları kuruluşları, Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde yerel yöneticilerin siyasi olarak sakıncalı tutumlar içinde olduğunu iddia ettiği bireyleri, siyasi eğitim merkezlerinde alıkoyduğunu açıklamıştı.

Örgüt temsilcileri, herhangi bir yargı kararına dayanmadan hürriyetinden alıkonulan kişi sayısının 3 milyonu bulduğunu iddia etmişti.


İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) ise Çin hükümetinin, ülkenin kuzeybatısındaki Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki Müslüman Uygurlara ''sistematik insan hakları ihlallerinde bulunduğunu'’ duyurmuştu.

Categories
Alaturka

Budist aktivistten Çin'e Uygur tepkisi

ANKARA (AA) – Arakanlı Müslümanların haklarını savunan “Özgür Rohingya Koalisyonu ” adlı sivil toplum kuruluşunun Stratejik İlişkiler Koordinatörü Maung Zarni, “Çin, Uygur Özerk Bölgesi'ni kitlesel toplama kampına benzeyen bir şeye dönüştürdü. ” ifadesini kullandı.

Zarni, yaptığı yazılı açıklamada, Çin'in Uygurlara uyguladığı muamele ve ülkedeki toplama kampları nedeniyle, İngiltere'nin başkenti Londra'da 7 Aralık'ta düzenlenecek ve Çin'in sponsor olduğu 5. Küresel Çin Diyaloğu Forumu'na katılmayacağını duyurdu.

Foruma Arakanlı Müslümanlara uygulanan soykırımla ilgili konuşması için davet edilen Zarni, “Bir insan hakları savunucusu, Budist bir eğitimci ve soykırım, ırkçılık ve şiddet konularında uzman olarak, Çin hükümeti tarafından desteklenen 3 günlük foruma katılmayı vicdani olarak kabul edemiyorum. ” görüşünü paylaştı.

İktidardaki Çin Komünist Partisi'nin, Sincan'daki Uygurlara sistematik ve ırkçı şekilde zulmetmekle suçlandığını vurgulayan Zarni, eylülde Cenevre'de katıldığı konferansta konuşma yapan bir Uygurun, 20 yıl boyunca hiç görmediği annesinin toplama kamplarında öldüğünü söylediğini aktardı.

Zarni, Alman bir gazeteci vasıtasıyla, Çin'de büyük bir toplama kampı olduğuna ilişkin kanıtlar gördüğünü belirterek, “Gözetleme kuleleri, güvenlik kameraları ve silahlı güvenlikleri ile uzun bir beton duvarın çevrelediği kompleksin fotoğrafik kanıtlarını gördüm. ” dedi.

Birleşmiş Milletler'in (BM), Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki yasa dışı şekilde gözaltında tutulan bir milyona yakın Uygur'un derhal serbest bırakılması çağrısı yaptığı rapordaki detayların endişe verici olduğuna dikkati çeken Zarni, “Çin, Uygur Özerk Bölgesi'ni kitlesel toplama kampına benzeyen bir şeye dönüştürdü. ” değerlendirmesinde bulundu.

Zarni, Çin'in entelektüelleri ve Çin dostu küresel akademisyenlere, ülkenin rahatsızlık verici bu tutumunu tersine çevirmeye çalışmak için çağrıda bulunarak, “Bu tutum düzelene kadar Çin hükümeti tarafından resmi olarak desteklenen herhangi bir kurumun eğitim ya da kültürel etkinliklerine katılmamaya karar verdim. ” ifadesini kullandı.

Çin'deki dini özgürlükler ve insan hakları konularında yayım yapan İtalya merkezli “Bitter Winter ” adlı dergi, Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde bulunan ve uluslararası kamuoyunda siyasi eğitim kampı olarak da adlandırılan “mesleki eğitim merkezlerinden ” birinin görüntülerini 26 Kasım'da yayımlamıştı.

Bitter Winter “ın yayımladığı görüntülerde binanın içinin bir hapishaneden çok farklı olmadığına işaret ediliyor. Çift taraflı demir parmaklıklı kapılar ve bunların üzerine yerleştirilen şifreli kilitlerin görüldüğü koğuşlar dahil, içinde bulunan tuvaletlerin bile kameralarla izlenmesi dikkati çekiyor.

  • Çin'e uluslararası alanda tepkiler

Birleşmiş Milletler (BM) Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılması Komitesi'nin (İHOP) Çin'de ayrımcılığa uğrayan topluluklarla ilgili İsviçre'nin Cenevre kentinde ağustos ayında düzenlediği toplantıya katılan insan hakları kuruluşları, Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde yerel yöneticilerin siyasi olarak sakıncalı tutumlar içinde olduğunu iddia ettiği bireyleri, siyasi eğitim merkezlerinde alıkoyduğunu açıklamıştı.

Örgüt temsilcileri, herhangi bir yargı kararına dayanmadan hürriyetinden alıkonulan kişi sayısının 3 milyonu bulduğunu iddia etmişti.


İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) de Çin hükümetinin, ülkenin kuzeybatısındaki Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki Müslüman Uygurlara “sistematik insan hakları ihlallerinde bulunduğunu ” duyurmuştu.