IDEF'19'da iş birliği anlaşmaları

İSTANBUL (AA) – Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı (IDEF'19), savunma sanayi alanında faaliyet gösteren şirketler arasında imzalanan iş birliği anlaşmalarıyla devam ediyor.

Fuarda Türk savunma sanayisini güçlendirme amacıyla Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı öncülüğünde FNSS ile Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ (STM) arasında TOGAN İyi Niyet Protokolü imzalandı.

Otonom sistemler alanında projeler geliştiren STM ve kara savunma sistemleri üreten FNSS arasında yapılan iş birliğiyle savunma sanayisine katkı sağlayacak ve farklı platformların entegrasyonunun sağlandığı çalışmalar yapılması planlanıyor.

Anlaşma FNSS Üst Yöneticisi (CEO) Nail Kurt, STM Genel Müdürü Murat İkinci, Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Celal Sami Tüfekçi, FNSS Pazarlama ve Programlar Grup Başkanı Aybars Küçük tarafından imzalandı.

FNSS CEO'su Nail Kurt, imza töreninde yaptığı konuşmada, STM'nin ileri teknoloji içeren drone'lerinin FNSS platformlarında kullanılmasını sağlayacak bu iş birliğinin, yurt içi ve dışı pazara sunulacak ve müşteri ihtiyaçlarını karşılayacak bir çalışma ortaya koyması açısından önem taşıdığını vurguladı.

STM Genel Müdürü Murat İkinci de STM'nin drone teknolojisi üzerine ciddi yatırımlar yaptığını, bu teknolojilerin zırhlı araçların kabiliyetini artırma amacıyla kullanılabileceğini aktardı. Bu doğrultuda FNSS'nin iş birliği önerisini memnuniyetle karşıladıklarını ifade eden İkinci, iş birliğinin hem TSK hem de dünyadaki diğer müşteriler için kalifiye ürünler üretilmesine vesile olmasını dilediğini söyledi.

Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Celal Sami Tüfekçi ise var olan sistemlere akıl, göz ve duyu katacak bir iş birliğinin temellerinin atıldığını belirterek, askere, sahada ileri düzeyde kabiliyetler kazandıracak bu iş birliğinin savunma sanayisine örnek teşkil etmesi gerektiğini kaydetti.

  • KORKUT, seri üretime geçiyor

Fuarda ayrıca, ASELSAN tarafından tamamen milli imkanlarla geliştirilen kundağı motorlu namlulu alçak irtifa hava savunma silah sistemi KORKUT'un seri üretim töreni de gerçekleştirildi.

Klasik tipte mühimmata ilave olarak yine ASELSAN tarafından geliştirilen 35 mm parçacıklı mühimmatı atma kabiliyetine sahip olan KORKUT, alçak irtifa hava savunmasını uçak ve helikopterler gibi klasik hava tehditlerinin yanı sıra havadan karaya füzeler, seyir füzeleri ve insansız hava araçları gibi güncel hava hedeflerine karşı da en etkili şekilde icra edebiliyor.

Türkiye, seri üretim töreni gerçekleştirilen KORKUT projesi sayesinde hava savunma alanında dünyada az sayıda ülkenin sahip olduğu bir teknolojiye sahip olacak.

Döner Kanatlı Vurucu İHA Sistemi Kargu teslim töreni

İSTANBUL (AA) – Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ (STM) tarafından geliştirilen 105 adet Döner Kanatlı Vurucu İHA Sistemi Kargu teslim edildi.

TÜYAP'ta düzenlenen 14. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı (IDEF'19) kapsamında STM standında teslimat töreni düzenlendi.

Törende, Savunma Sanayii Başkanlığı'na (SSB) İHA Dairesi ile "Anayurt Güvenliğine Yönelik Özel Maksatlı Teçhizat ve Hizmet Alımı Sözleşmesi, 5. ÖMT Paketi EK-C Lahika-70 Teslimatları" kapsamında 105 adet Döner Kanatlı Vurucu İHA Sistemi Kargu'nun teslimatı gerçekleştirildi.

Söz konusu törene, STM Teknolojiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ömer Korkut, STM Bilgi Sistemleri Müdürü Aydın Kara, İnsansız ve Akıllı Sistemler Daire Başkanı Gökhan Uçar ve İnsansız ve Akıllı Sistemler Dairesi Proje Müdürü Hakan Özbilgin katıldı.

Mehmetçik'in eğitimi için yeni teknoloji

            ANKARA (AA) - GÖKSEL YILDIRIM - Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin eğitiminde kullanılan teknolojilere, Denize Düşen Helikopterden/Mecburi İniş Yapan Uçaktan Kaçma Kurtulma (DUNKER) Projesi ile bir yenisi eklenecek.

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, Deniz Kuvvetleri Komutanlığının ihtiyacı doğrultusunda Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile Meteksan Savunma arasında DUNKER Projesi sözleşmesi imzalandı.

Bu doğrultuda, daha önce dünya genelinde deniz kuvvetlerinin ihtiyacına yönelik Yara Savunma Simülatörü geliştiren Meteksan Savunma, simülatör ailesine yeni bir ürün katacak.

Denize düşen helikopter veya suya mecburi iniş yapan uçaktan kurtulma eğitimleri, silahlı kuvvetlerde gerek sahilde gerekse yüzer unsurlarda konuşlanmış uçucu personel, bu araçlarla intikal eden askeri personel kadar, sahilden açıkta bulunan petrol tesisleri gibi mahallerde görev yapan sivil personel için de büyük önem taşıyor. Bu yeteneğin kazanılmasının yanı sıra helikopter ve uçaklarda görev yapan, intikalde bulunan personelin bu eğitimi alarak, yeterliliğini belgeleyecek sertifikasyonu alması bir diğer önemli unsuru oluşturuyor.

Söz konusu eğitimler, tesis edilmiş bir havuz içerisinde, helikopter benzetiminin kontrollü şekilde 180 dereceye kadar döndürülmesi, içindeki personelin bu durumdaki helikopterden çıkması şeklinde gerçekleştiriliyor.

– Rüzgar, dalga ve yağmur etkisi

Proje kapsamında, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Deniz Hava Üs Komutanlığı bünyesinde konuşlandırılmak üzere personelin bugünün imkan ve kabiliyetleri ile gerçekçiliği artırılmış modern tesislerde DUNKER eğitimlerinin yapılması amacıyla uluslararası standartlarda ve OPITO kriterleri dikkate alınarak tasarlanmış, modern bir simülatör tesis edilecek.

DUNKER Projesi kapsamında simülatör sistemini oluşturan vinçler, platformlar ve yan cihazlardan oluşan simülasyon ekipmanı ile bunun tamamlayıcı bileşeni olan havuz, havuz tesisatı, teknik oda ve mahallerden oluşan bina inşa edilecek.

Havuzda, fırtına/dalga simülasyonları, gündüz ve gece ayırımı yapılabilecek ve ışık şiddeti ayarlanabilecek şekilde aydınlatma/karartma imkanı, şiddeti ayarlanabilir bir yağmurlama sistemi gibi gerçekçi ortamı oluşturacak farklı unsurlar bulunacak. Fırtınalı hava benzetiminin yapılabilmesi için ışıklandırma, ses sistemi, rüzgar, dalga ve yağmur etkisi bir arada ve ayrı ayrı kullanılabilecek.

– Farklı eğitimler için 4 farklı bileşen

Simülatörün, farklı eğitimlerin yapılabildiği 4 bileşenden oluşması öngörülüyor. Birbirinden bağımsız ve farklı zamanlarda gerçekleşecek eğitimlerin yapılacağı bileşenler şöyle:

– Suya Düşen Helikopterden Kaçma/Kurtulma: Bir jenerik kabin ve vinçten oluşan, suya düşen helikopterden kaçma/kurtulma eğitiminin verileceği platform.

– Kurtarma Helikopteri: Kurtarma harekatı yapan helikopteri simüle eden bir platform, kazazedenin havuzdan platforma alınmasını sağlayacak vinçten oluşan, kurtarma eğitiminin verileceği benzetim.

– Paraşütle Suya İnme: Paraşütle atlamayı simüle edecek kule ve raylı sistemden oluşan, paraşütle suya inme ve hayatta kalma eğitimlerinin verileceği platform. Personelin paraşütle suya inme ve hayatta kalma eğitimlerinin yapılabilmesi için paraşütle suya iniş benzetimi yapmak üzere bir kule, telli kayma sistemi ve paraşüt askı sistemi tesis edilecek.

– Gemi Güvertesi: Gemiyi simüle edecek bir platform, ağ merdiven sistemi, halat, kapalı can salı ve atma mekanizmasından oluşan, gemiyi terk etme eğitimlerinin ve kazazedelerin gemi güvertesine alınması eğitimlerinin verileceği mahal.

    <p> - Projenin getireceği kazanımlar</p>  <p>DUNKER Projesi'nin ana unsurlar olan jenerik kabin, kabini taşıyan vinç ve kurtarma vincinin yerli olarak tasarım ve üretimi ile kompozit malzeme, paslanmaz/alüminyum malzeme işlenmesi; bu malzemeler ile istenen güvenli yük kaldırmayı sağlayacak tasarımın geliştirilmesi; personel indirme/kaldırma sistemlerinin tesisi; sistemlerin uygun şekilde entegrasyonu ve otomasyonu alanlarında halihazırda mevcut yeteneklerin çeşitlendirilmesi ve geliştirilmesi sağlanacak.

Denizdeki platformlara hava yoluyla transfer edilecek personelin alması gereken eğitimler arasında olan OPITO standartlarına uygun eğitimin yurt içinde verilmesine imkan sunan proje ile kaynak tasarrufu yapılacak, bu hizmet gerek NATO gerekse diğer ülke ve kurum/kuruluşlara da verilebilecek, hizmet ihracı sağlanacak.

Söz konusu eğitim halen 47 ülkede 205 tesiste veriliyor. Milli imkanlarla tesis edilecek bu simülatörle Türkiye de bu ülkeler arasına dahil olacak.

Jandarmaya gerçeği aratmayan eğitim alanı

             ANKARA (AA) - GÖKSEL YILDIRIM - Güvenlik güçlerinin meskun mahal temel eğitiminin gerçekleştirilmesi amacıyla kurulan eğitim alanı Jandarma Genel Komutanlığına teslim edildi.

Alınan bilgiye göre, Jandarma Genel Komutanlığı ihtiyacının karşılanması için Savunma Sanayii Başkanlığı ile HAVELSAN tarafından bir süredir Meskun Mahallerde Teröristle Mücadele Harekatı Temel Eğitim Alanı Enstrümanlaştırılması (MMTMHE) Projesi başlatıldı. Proje ile gerçek harekat ortamında karşılaşabilecek durumlar oluşturularak personelin bu durumlar karşısında otomatik refleks geliştirmeleri hedeflendi.

Proje kapsamda, Foça’daki Jandarma Komando Okulu ve Eğitim Merkez Komutanlığı'nda bir eğitim alanı kuruldu. 11 binadan oluşan alanda, farklı ebat ve şekillerde oda/koridorlar ve gizli geçiş tünelleri yer alıyor.

Burada yapılacak eğitimlerle tek er, unsur veya timin harekat ortamında karşılaşabileceği karmaşık yapı, farklı mekanlarda ve zamanlarda öngörülmeyen tehditler gerçekçi olarak deneyimlenebilecek. Tim, unsur ve birey seviyesinde doğru ve yanlış hareket tarzları ortaya konulabilecek, lider personelin en kısa sürede en doğru kararı verebilecek durumsal farkındalık ve muhakeme yeteneğinin geliştirilmesi mümkün olacak. Ayrıca mevcut eğitim alanı içerisinde meskun mahallerde ilerleme teknikleri, binalara girme, binaları temizleme, savunma mevzileri hazırlama gibi becerileri artırılacak.

  • Teknolojik altyapı 6 ayda hazırlandı

Eğitim alanında el yapımı patlayıcı madde tespit usullerini geliştirme ve konuyla ilgili farkındalık yaratılmasına yönelik çalışmalar da yapılması planlanıyor.

Oluşturulan eğitim alanının teknolojik altyapısı HAVELSAN tarafından 6 ay gibi kısa bir sürede geliştirildi.

Sürpriz hedef sistemleri, sis/flash efekt üreteçleri, kamera ve ses sistemleri, baskısı ayarlanabilir kapı, el yapımı patlayıcı simülatörleri ve telsiz sistemleri HAVELSAN tarafından geliştirilen eğitim yönetim sistemi üzerinden kontrol edilebiliyor. Böylece kursiyerlerin anlık tepkileri ölçülerek performans ölçümü yapılabilecek.

Zırhlı araçların gücü yapay zekayla artacak

ANKARA (AA) – GÖKSEL YILDIRIM – Savunma sanayisindeki ihtiyaçlar doğrultusunda 3 Ar-Ge projesi başlatılmasına ve 1 alanda geniş alan çağrısı yapılmasına karar verildi. Zırhlı Araçlar İçin Yapay Zeka Kullanan Atış Kontrol Karar Destek Sistemi Projesi kapsamında, öncelikle zırhlı araçlarda kullanılmak üzere atış karar desteğini yapay zekadan alacak atış kontrol sistemi geliştirilmesi amaçlanıyor.

Emniyet ve güvenlik güçlerinin ihtiyaçlarının karşılanmasında yurt dışı bağımlılığın azaltılması, özgün, yerli ve milli çözümlerin hayata geçirilmesine yönelik yeni Ar-Ge projeleri hayata geçirilecek. Türkiye'nin 2023 hedefleri kapsamında yüzde 3 Ar-Ge yoğunluk hedefi bulunuyor. Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) Ar-Ge projelerinin bu hedef doğrultusunda daha dinamik bir süreç ile başlatılabilmesi adına mevzuatta "SSB Ar-Ge Paneli" tanımlandı.

SSB Ar-Ge Paneli'nde, Türk Silahlı Kuvvetlerinin mevcut ya da planlı sistem ve platformlarının ihtiyacı olan kritik bileşenlerin veya geleceğe dönük yeni teknolojilerin geliştirilmesi için proje başlatma kararları alınıyor. Panelde, aynı zamanda son ürün teslimatı içermeyen teknik gösterim ağırlıklı projeleri hedefleyen geniş alan çağrıları yapılması da kararlaştırılıyor.

Alınan bilgiye göre, bu çerçevede SSB 5. Ar-Ge Paneli toplantısı mart ayında gerçekleştirildi. Toplantıda, 3 projenin başlatılmasına ve 1 alanda geniş alan çağrısı yapılmasına karar verildi.

Bu doğrultuda Su Altı Akustik Aktif Gizlilik Teknolojileri Geliştirilmesi Projesi, Zırhlı Araçlar İçin Yapay Zeka Kullanan Atış Kontrol Karar Destek Sistemi Projesi, Havacılık İçin Alüminyum Döküm Proseslerinin Geliştirilmesi Projesi başlatılacak, İz Düşürücü Malzeme Teknolojilerinin Geliştirilmesi Geniş Alan Çağrısı'na çıkılacak.

  • KOBİ-sanayi-üniversite iş birliği

Söz konusu projelerde KOBİ-sanayi-üniversite iş birliğine önem veriliyor, üniversiteler, enstitüler veya KOBİ'lerin projelerde yüklenici veya alt yüklenici rolünde görev almalarına dikkat ediliyor.

Bu çerçevede, Zırhlı Araçlar İçin Yapay Zeka Kullanan Atış Kontrol Karar Destek Sistemi Projesi ile öncelikle zırhlı araçlarda kullanılmak üzere, atış karar desteğini yapay zekadan alacak atış kontrol sistemi geliştirilmesi amaçlanıyor.

Proje ile geliştirilmesi planlanan sistemin; nesne tanıma, pozisyon belirleme, belirsizlik altında karar verme, tehdit değerlendirme ve dost/düşman ayrımı yapabilme gibi yeteneklere sahip olması bekleniyor. Sistemin, angajman kurallarını da dikkate alması ve ağ destekli yeteneklere sahip şekilde geliştirilmesi hedefleniyor.

Su Altı Akustik Aktif Gizlilik Teknolojileri Geliştirilmesi Projesi ile ise su altı savunma harbine yönelik platformların su altı akustik gizliliğinin artırılması planlanıyor.

  • Motor teknolojisine yönelik yeni kazanımlar

Diğer taraftan, Havacılık İçin Alüminyum Döküm Proseslerinin Geliştirilmesi Projesi ile özgün pistonlu motor için alüminyum alaşım motor bloğu döküm kabiliyetinin yerli ve milli imkanlarla kazanılması hedefleniyor.

Proje kapsamında elde edilecek bilgi birikimi ve altyapı ile dökümü gerçekleştirilecek alüminyum motor bloğu, insansız hava aracı (İHA) motor projesinde yurt dışı bağımlılığı azaltacak ve gelecekte yürütülmesi planlanan İHA motor programlarında kullanılacak.

Ayrıca, İz Düşürücü Malzeme Teknolojilerinin Geliştirilmesi SSB Geniş Alan Çağrısı ile savunma sanayisi için kara, hava ve deniz araçları ile personelin giyecek ve teçhizatına yönelik radar, termal, kızılötesi ve pasif akustik iz düşürücü performans sağlayan maliyet etkin malzemelerin geliştirilmesi hedefleniyor.

İmzalanacak projelerle, emniyet ve güvenlik güçlerinin ihtiyaçlarının karşılanmasında yurt dışı bağımlılığın azaltılması, özgün, yerli ve milli çözümlerin hayata geçirilmesi sağlanacak ve Ar-Ge ve teknoloji yetkinliğinin artırılmasına önemli katkılar sunulacak.

Yeni yerli siber güvenlik ürünleri geliyor

                ANKARA (AA) - GÖKSEL YILDIRIM - Siber güvenlik alanında yeni girişimcilerin ticarileşebilir yenilikçi iş fikirlerinin desteklenmesi amacıyla Türkiye'de ilk kez Siber Güvenlik Fikir Yarışması yapıldı. </p>    <p>Dünyada ve yurt içinde artan siber tehditlerin de etkisiyle siber güvenlik sektörü hızla büyürken, küresel arenaya sunulabilecek kalitede ürün üretebilme kabiliyeti kazanılması, hem ihracat potansiyeli hem de ülke içindeki kritik siber altyapıların korunması açısından önem taşıyor. 

Bu ihtiyaçlardan hareketle, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı himayesinde, Teknopark İstanbul ve Türkiye Siber Güvenlik Kümelenmesi organizasyonuyla ilk defa Siber Güvenlik Fikir Yarışması gerçekleştirildi.

Siber güvenlik alanında yeni girişimcilerin ticarileşebilir yenilikçi iş fikirlerinin desteklenmesi amacıyla düzenlenen yarışmada, ön eleme sonucu seçilen 16 takım yeni iş fikirleri üretmek, olgunlaştırmak, küresel pazar analizi yapmak ve fikirlerinin prototiplerini ortaya çıkarmak için 24 saat boyunca kesintisiz çalıştı.

Sürenin sonunda da her takım, 5 dakika içinde fikirlerinin yenilikçi yönünü, küresel pazar potansiyelini ve takımlarının bu fikri nasıl ticarileştireceklerini anlatarak jüriyi ikna etmeye çalıştı.

Turkcell, NETAŞ, TÜRKSAT, HAVELSAN, Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ, Türk Telekom gibi bilişim, savunma ve telekomünikasyon sektörünün lider şirketlerinin siber güvenlik birim direktörlerinin de jüri üyesi olduğu yarışmada takımlar, öz geçmiş, teknik birikim, çözümün özgünlüğü, ticarileşme potansiyeli ve küreselleşme vizyonu gibi kriterlere göre puanlandı.

Sonuçta SARP.IO takımı birinciliği elde ederek 30 bin liralık ödülün sahibi olurken, DIATTACK takımı ikinci olarak 20 bin liralık, PHISHTRAPPERS ekibi de üçüncü olarak 10 bin liralık ödülü kazandı.

Ayrıca mansiyon ödülü olarak ilk 7 ekibe Teknopark İstanbul tarafından kuluçka merkezinde ofis imkanı sunuldu. Girişimci takımlar, siber güvenlik sektörünün üst düzey karar vericileriyle tanışarak geri bildirim ve tavsiye alma şansını da yakaladı.

  • Yeni ürünler pazara çıkıyor

Ahmet Kuruköse tarafından kurularak Ağustos 2018'de Teknopark İstanbul'da SOCRadar projesiyle faaliyete geçen SARP.IO, yarışmada 24 saat içinde web sayfalarının kod bütünlüğünü ve güvenliğini sağlamaya yönelik WebSite Radar isimli projelerinin prototipini üretmeyi başardı. Şirket, bu yıl içinde ilk yurt dışı satışını yapmayı amaçlıyor.

Sercan Okur, Osman Bahri Vargeloğlu, Ali Aydın Koç ve Nebi Şenol Yılmaz'ın oluşturduğu DIATTACK takımı, büyük veri içinde farklı sistemlerden toplanan verilerin yapay zeka ve makina öğrenmesi kullanılarak gerçek zamanlı atak tahmini ve risk önleme için kullanacak bir ürün geliştirerek pazara sunmayı hedefliyor.

Bekir Akgül, Mustafa İran, Veysel Tuna, Ahmet Kotan ve Samet Atalar'dan oluşan PHISHTRAPPERS'ın da oltalama saldırılarına karşı kurumlara yönelik geliştirecekleri ürünün yıl sonunda pazara sunulması bekleniyor.

Türk savunma sanayisi LAAD Fuarı'na hazır

ANKARA (AA) – Türkiye, 2-5 Nisan'da Brezilya'da düzenlenecek 12. LAAD Savunma ve Güvenlik Fuarı'na Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) liderliğinde 17 firmayla katılacak.

SSB'den yapılan açıklamaya göre, 12. LAAD Savunma ve Güvenlik Fuarı, Brezilya'nın Rio de Janeiro şehrinde 2-5 Nisan'da ülkelerin savunma, güvenlik endüstrisi temsilcileri ve resmi delegasyonlarının katılımıyla icra edilecek.

İki yılda bir düzenlenen ve Latin Amerika'nın en büyük savunma fuarı olan LAAD, 2017 yılında 450 uluslararası firma ve 37 binden fazla katılımcıyla gerçekleştirildi.

Türkiye, LAAD 2019'a Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı liderliğinde 17 firmayla katılacak. Fuarda, Latin Amerika ülkeleri başta olmak üzere bütün katılımcılara yönelik Türk savunma sanayisi firmalarınca üretilen ürünler ve hizmetlerin tanıtımı yapılacak.

Fuar sırasında Türk savunma sanayisi firmaları tarafından üretilen zırhlı araç platformları, insansız çeşitli kara ve hava araçları, deniz sistemleri, silah sistemleri, elektronik sistemler, mühimmatlar, simülatörler, askeri tekstil ürünleri, lojistik destek ürünleri tanıtılacak.

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ tarafından üretilen Atak helikopterinin tanıtımı da bu fuarda gerçekleştirilecek. Fuar sırasında Türk resmi delegasyonunca fuara katılım sağlayan ülke delegasyonlarıyla görüşmeler planlanıyor.

SANAL DÜNYANIN GERÇEK TEHDİTLERİ – Siber güvenlikte “kümelenme” vizyonu devrede

ANKARA (AA) – SEFA ŞENGÜL/AYŞE BÖCÜOĞLU BODUR – Türkiye Siber Güvenlik Kümelenmesi, ülkenin siber tehditlere karşı yerli ve milli çözümlerinin sayısını artırmayı amaçlarken, ihtiyaçların da koordineli şekilde karşılanması için faaliyette bulunuyor.

AA muhabirinin derlediği bilgiye göre, Türkiye Siber Güvenlik Kümelenmesi Projesi, 2017 yılında ilgili kamu kurum ve kuruluşları, özel sektör ve akademi temsilcilerinin katılımıyla ortaya çıktı.

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) tarafından desteklenen ve Savunma Sanayi Teknolojileri (SSTEK) AŞ tarafından koordine edilen kümelenmeye Türkiye'de yerleşik ve siber güvenlik alanında ürün ve hizmet geliştiren firmalar üye oldu.

Kamu, özel sektör ve akademinin bir araya getirilmesi bakımından özel önem verilen kümelenme, Türkiye'nin siber tehditlere karşı yerli ve milli çözümlerinin sayısını artırmayı, ihtiyaçlarını koordineli şekilde karşılamayı hedefliyor.

  • Yeni çalışma grubu yolda

Türkiye Siber Güvenlik Kümelenmesi Genel Koordinatörü Cenk Özen, AA muhabirine, bu alanda yapıcı bir rekabetle iş birliğinin sağlanması ve çalışma israfının önüne geçilmesi için kümelenmenin oluşturulduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanlığı SSB'ye bağlı SSTEK AŞ tarafından 10 milyon liralık bir bütçeyle projesi yürütülen kümelenmenin, kapsamlı çalıştaylar sonucu oluşturulduğunu belirten Özen, "Siber güvenlikle ilgilenen çok taraf var. Kümelenme için hazırladığımız katalog, ürün bazındaki ihtiyacı ortaya koymamıza yardımcı oldu. Herkes Türkiye'de bu alanda bir şeyler yapıldığını, buna karşın bir şeylerin de eksik olduğunu biliyordu. Artık hangi alanlarda ve ana ürün gruplarında, ne gibi ürünlerimiz ve eksikliklerimiz var, nerelerde boşluklar bulunuyor, bunları görebiliyoruz." dedi.

Kümelenme çalışmaları çerçevesinde, Teknoloji İzleme, İhracatı Geliştirme, Test ve Sertifikasyon çalışma grupları oluşturduklarını anımsatan Özen, yakın zamanda da İnsan Kaynağı Çalışma Grubunun faaliyete geçeceğini bildirdi.

  • Siber güvenlikte katma değer üreten firmalar

Kümelenmenin faaliyetleri kapsamında kamu kurumlarıyla iş birliği yapıldığını vurgulayan Özen, Ar-Ge noktasında TÜBİTAK ve ilgili başkanlığı, Cumhurbaşkanlığı SSB'nin Ar-Ge Dairesi ile çalıştıklarını, Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisinin yanı sıra Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) ile sürekli iletişim halinde olduklarını ifade etti.

Özen, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK) ile de iş birliği yaptıklarını, "Siber Kafe" etkinliğinin bu çalışmalardan biri olduğunu anlattı. EPDK'nin lisans verdiği şirketlerle kümelenmedeki firmaları bir araya getirdiklerine işaret eden Özen, bazı firmaların kümelenme aracılığıyla Devlet Malzeme Ofisinin (DMO) "tekno katalog"una girdiğini dile getirdi.

Özen, kümelenmeye Türkiye'de siber güvenlik alanında katma değer üreten firmaların katılabildiğini, bu firmaların Cumhurbaşkanlığı SSB'nin Siber Güvenlik Portalı'ndan (siber.ssb.gov.tr) başvurularını yaptıktan sonra güvenlik soruşturmasıyla buraya girebildiklerini söyledi.

Kümelenmenin siber güvenlik alanında yürüttüğü eğitim faaliyetlerine de değinen Özen, şu değerlendirmede bulundu:

"Bizim yakın zamanda ürün hizmet ve eğitim kataloğumuz çıktı. Orada da bakarsanız, çalışmalarımızda eğitimler önemli yer tutuyor. Özellikle üniversite öğrencilerine yönelik faaliyetlerimiz var. Konuya ilgisi olan gençlerin teknik bilgisini artırmak için çeşitli eğitimlerin organizasyonlarına destek veriyoruz. Farkındalık sağlanmasından siber güvenlik zafiyetlerinin giderilmesine ve diğer üst düzey alanlara kadar kümelenme üyeleri birçok eğitim sağlıyor."

  • Üniversitelerde "siber" eğitimler

Türkiye Siber Güvenlik Kümelenmesi İletişim Koordinatörü Banu Sarıoğlu da bu alanda insan kaynağı oluşturmanın ve var olan kaynağı geliştirmenin ana hedeflerinden biri olduğunu belirterek, "Üniversitelerdeki ilgili kulüpleri buluşturarak Siber Kulüpler Birliğini kurduk. Her ay çeşitli üniversitelerde eğitim programları düzenliyoruz. Yıl sonuna kadar 20'nin üzerinde üniversitede yaklaşık bin kişiye eğitim vermeyi planlıyoruz." diye konuştu.

Sarıoğlu, geçen yıl Staj Eşleştirme Programı ile insan kaynağı ihtiyacı olan kümelenmedeki firmalarla bu alanda staj yapmak isteyen öğrencileri bir araya getirdiklerini kaydetti.

Türkiye Siber Güvenlik Kümelenmesi Gelişim Koordinatörü Murat Gazi Tekin, üye firmaların sahip oldukları insan kaynağının çoğunlukla mühendisler ve teknik elemanlardan oluştuğunu, bu alanda şirketleşme ve markalaşma yönünde çalışmalar yürüttüklerini dile getirdi. Tekin, "Fikirlerin şirketlere, şirketlerin de markalara dönüşmesini istiyoruz." ifadesini kullandı.

  • "Proaktif bir siber güvenlik sistemi oluşturulmalı"

Türkiye Bilişim Derneği (TBD) Genel Başkanı Rahmi Aktepe ise son yıllarda devletlerin stratejik kurumlarına yönelik siber saldırılarda artış olduğunu, bireylere yönelik siber zorbalık yöneliminin de dikkati çektiğini söyledi.

Gençlerin ve çocukların, tehdit, korkutma, sindirme amaçlı hedef alındığını belirten Aktepe, siber saldırılarda zarar oluştuktan sonra sistemi ayağa kaldırmak için büyük mali harcamanın ve uzun bir sürenin gerektiğini bildirdi.

Aktepe, siber saldırı oluşmadan engellemenin, yapılan saldırılara karşı zaman kaybetmeden çözüm yolları oluşturmanın ve zararın etkisini asgariye düşürmenin önem taşıdığını vurgulayarak, şöyle konuştu:

"Sürdürülebilir siber güvenliğin ulusal düzeyde gerçekleştirilebilmesi için gerek bireysel gerekse kurumsal siber güvenlik farkındalığının oluşturulması gerekiyor. Önemli olan nokta, yerli siber güvenlik ürünlerini, sistemlerini, hizmetlerini, çözümlerini geliştirmek ve bunları kamu-özel kurum ve kuruluşlarında yaygın kullanabilmektir."

  • Siber saldırıların maliyeti yüksek

Dernek olarak hem siber olaylara müdahale ekibiyle hem de siber güvenlik çözümlerinin geliştirilmesi amacıyla çalışmalar yürüttüklerini anlatan Aktepe, "Reaktif değil, proaktif bir siber güvenlik sisteminin ülke seviyesinde oluşturulması önemli. Bunun için nitelikli insan kaynağına ve yerli çözümlere ihtiyaç var." dedi.

Rahmi Aktepe, İngiliz Sigorta Platformu Lloyd's of London tarafından yapılan araştırmanın sonuçlarına da dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Buna göre, küresel ölçekte gerçekleştirilecek 24 saatlik bir siber saldırının ekonomiye vereceği zararın maliyeti yaklaşık 193 milyar dolar. Siber saldırıların KOBİ başına zararı 500 bin doları buluyor. Bu zarar nakit harcama, gelir kaybı, müşteri kaybı ve iş fırsatlarının kaçırılmasından oluşuyor. 2023'te siber saldırıların ülkemize vereceği zararın maliyetinin 10-25 milyar dolar olacağını tahmin ediyoruz."

Türk savunma sanayisi gücünü Asya'ya taşıdı

                LANGKAWİ (AA) - GÖKSEL YILDIRIM - Türk savunma sanayisi ürünleri, Malezya'da düzenlenen, Asya-Pasifik Bölgesi'nin alanında en önemli fuarı Langkawi Uluslararası Denizcilik ve Havacılık Fuarı'nda (LIMA 2019) sergileniyor.

Malezya Savunma Bakanlığının koordinasyonunda 1991'de başlayan ve bu yıl 15'incisi düzenlenen LIMA 2019, Malezya'nın Langkawi kentinde kapılarını açtı.

Fuarın açılışına Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, Milli Savunma Bakan Yardımcısı Muhsin Dere, Türkiye'nin Kuala Lumpur Büyükelçisi Merve Safa Kavakcı, Türk savunma sanayisi şirketlerinin üst düzey yöneticileri katıldı.

Türk savunma sanayisi temsilcileri ve şirketlerin yöneticileri, LIMA 2019 süresince Malezya makamları başta olmak üzere diğer katılımcı ülke temsilcileriyle üst düzey görüşmelerde bulunacak. Fuar sırasında Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı liderliğinde Türk savunma sanayisi firmalarınca üretilen ürün ve hizmetlerin tanıtım, pazarlama ve satışına yönelik faaliyetler gerçekleştirilecek.

LIMA 2019'da Türkiye'den 6 şirket stant açtı. Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ), ASELSAN, Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ (STM), HAVELSAN, ROKETSAN ve TAIS, fuarda savunma sanayisine yönelik ürün ve hizmetlerini tanıtıyor.

Türk şirketlerinin stantlarını, Malezya Başbakanı Mahathir Muhammed, Malezya İçişleri Bakanı Muhyiddin Yassin ve kuvvet komutanlarının da aralarında bulunduğu sivil ve askeri yöneticiler ziyaret etti.

  • Anka ilk kez LIMA'da

TUSAŞ, insansız hava aracı Anka'yı fuar için oluşturulan statik alanda ilk kez sergiliyor.

Şirketin standında ise T129 Atak Taarruz ve Taktik Keşif Helikopteri, Gökbey Genel Maksat Helikopteri, Hürkuş Gelişmiş Eğitim Uçağı, Hürkuş-C Hafif Taarruz ve Silahlı Keşif Uçağı ve Milli Muharip Uçak (MMU) maketleri yer alıyor.

ASELSAN, uzaktan komutalı sistemleri, tank modernizasyon çözümleri, haberleşme sistemleri ve anti-drone sistemleri gibi ürünlerini tanıtıyor.

STM, deniz platformları ve vurucu (kamikaze) İHA sistemlerini sergiliyor.

HAVELSAN, deniz savaş sistemleri, simülatörler, siber güvenlik ürünleri, holografik durumsal farkındalık teknolojisi gibi ürün ve yeteneklerini tanıtıyor.

ROKETSAN'ın standında lazer güdümlü Cirit füzesi, UMTAS Uzun Menzilli Tanksavar Füzesi, L-UMTAS Lazer Güdümlü Uzun Menzilli Tanksavar Füzesi, OMTAS Orta Menzilli Tanksavar Füzesi, SOM füzesi, Teber Lazer Güdüm Kiti, MAM-L ve MAM-C mini akıllı mühimmatları gibi ürünler yer alıyor.

TAIS, portföyünde bulunan deniz platformlarını tanıtıyor.

Türk savunma sanayisi şirketlerinin son dönemde iş geliştirme-pazar oluşturma çalışmalarında yoğunlaştığı bölgeler arasında Asya-Pasifik yer alıyor. Malezya'ya savunma ve havacılık sanayisi son 3 yılda 162 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Gelecek dönemde kara, hava, deniz platformlarında yeni ihracat başarılarına imza atılması hedefleniyor.

F-16'lar ASELSAN ile görecek

ANKARA (AA) – GÖKSEL YILDIRIM – Hava Kuvvetleri Komutanlığı envanterinde bulunan F-16 uçaklarındaki radarların, Aktif Faz Dizili Anten (AESA) teknolojisine sahip yeni nesil radarlarla modernizasyonu ihtiyacının yurt içinden karşılanması amacıyla F-16 AESA Burun Radarı Geliştirilmesi Projesi başlatıldı.

ASELSAN'ın faaliyet raporunda yer alan bilgilere göre, radar sistemlerine yönelik faaliyetler, şirketin Gölbaşı Radar ve Elektronik Teknoloji Merkezinde, tasarım, üretim ve test altyapıları kullanılarak, üniversiteler ve yurt içi çözüm ortaklarıyla iş birliği içinde yoğun olarak sürdürüldü.

Radar faaliyet sahasında yürütülen çalışmalarla Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaçlarının gelişmiş teknolojiye sahip, özgün sistemlerle karşılanmasının yanı sıra, radar sistemlerinin yurt dışına satışının gerçekleştirilmesi ve faaliyet alanının sivil radar uygulamalarıyla genişletilmesi hedefleniyor.

ASELSAN, geçen yıl bu hedeflere uygun olarak, farklı platformlarda görev yapacak radarlara ilişkin iş geliştirme, kavramsal tanımlama, tasarım, üretim, platform entegrasyonu, test, teslimat ve teslimat sonrası destek faaliyetlerine çeşitli projelerle devam etti.

Radar çalışmalarında hava platformlarına yönelik bir dizi önemli adım da atıldı.

  • İkinci 100 Günlük İcraat Programı'nda bulunuyordu

Hava Kuvvetleri Komutanlığı envanterinde yer alan F-16 muharip uçaklarındaki radarların, AESA teknolojisine sahip yeni nesil radarlarla modernizasyonu ihtiyacının yurt içinden karşılanması için F-16 AESA Burun Radarı Geliştirilmesi Projesi başlatıldı.

Projenin ilk aşamasında Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile ASELSAN arasında F-16 AESA Burun Radarı Geliştirilmesi Projesi Faz-1 Protokolü” imzalandı. İkinci 100 Günlük İcraat Programı kapsamında yer alan söz konusu işlem maddesi böylece başarıyla gerçekleştirildi.

ASELSAN tarafından öz kaynaklarla geliştirilecek radar, F-16 uçakları için kritik olan hedef arama, takip, hassas takip, SAR gibi hava-hava ve hava-yer işlevlerini aynı anda icra edebilecek.

AESA anten yapısına sahip, taşınabilir erken ihbar radar sistemlerinin kritik tasarım aşaması tamamlanırken, birimlerinin üretim ve doğrulamalarına yönelik çalışmaları devam ediyor.

  • İHA'lara yönelik radar çözümleri

Öte yandan, Hava Kuvvetleri Komutanlığının ihtiyacı doğrultusunda devam eden Hava Trafik Kontrol Radar Sistemi Projesi'nin kritik tasarım aşaması tamamlandı. Sivil hava meydanlarında da kullanılmak üzere geliştirilmekte olan sistemin entegrasyon ve test çalışmalarına bu yıl başlanacak.

Akıncı Silahlı İnsansız Hava Aracı'nın hava-hava ve hava-yer görevlerinde ihtiyaç duyduğu burun radarının milli ve yerli olarak geliştirilmesine yönelik faaliyetler de geçen yıl başlatıldı.

Hava platformları için geliştirilen ilk görüntüleme ve hareketli hedef tespit radarı olan SARPER Sentetik Açıklıklı Radar (SAR) Sistemi'nin seri üretimleri tamamlandı ve Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ'ye teslim edildi. Bu sistemlerden biri Anka insansız hava aracı platformuna
entegre edilerek uçuş testleri gerçekleştirildi.