ABD Senatosu, Trump'ın oğlunu ifadeye çağırdı

WASHINGTON (AA) – ABD Senatosu İstihbarat Komitesi, Başkan Donald Trump'ın oğlu Donald Trump Jr. için Rusya soruşturmasıyla bağlantılı olarak resmi ifade çağrısında bulundu.

İlk olarak Axios adlı haber sitesi tarafından duyurulan resmi davet, Trump'ın çocuklarından biri için çıkarılan ilk resmi ifade çağrısı olarak kayıtlara geçti.

Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu komitenin Trump'ın büyük oğlunu ifadeye çağırmasının gerekçesinin ise Trump Jr.'ın eylül 2017'de Senato Adalet Komitesinde Rusya soruşturmasıyla ilgili verdiği ifade olduğu belirtildi.

Söz konusu ifadesinde babasının Rusya'daki işlerini genişletme planıyla ilgili çok az bilgiye sahip olduğunu aktaran Trump Jr.'ın aynı konuda yeniden ifadesine başvurulacak.

  • Trump'ın Rusya'daki yatırımlarını genişletme planı

Buna gerekçe olarak da Trump'ın eski avukatı Michael Cohen'in aynı konuyla ilgili verdiği ifadede "Trump Jr.'ın Rusya'daki tüm süreçlerden bütünüyle haberdar olduğunu" iddia etmesi gösterildi.

Aynı haberde Trump Jr.'ın daha önce gönüllü olarak Senato İstihbarat Komitesi önünde ifade verdiğini söylediği, şimdiki resmi ifade davetini ise anlamsız bulduğu kaydedildi.

Trump'ın büyük oğlu Trump Jr. da daha önce birkaç oturumda Senato'daki farklı komitelerde Rusya soruşturmasıyla ilgili olarak soruları yanıtlamıştı.

Özel Yetkili Savcı Mueller 22 ay süren, Trump ve 2016 seçim kampanyası ekibinin Rusya'yla gizli anlaşma yaptığı iddialarına yönelik soruşturmasının raporunu 22 Mart'ta Adalet Bakanlığına sunmuştu. Adalet Bakanı Barr ise raporun önemli bulgularını iki gün sonra bir mektupla Kongre'ye bildirmiş ve Trump'ın Rusya ile gizli bir iş birliği yaptığını gösteren bir sonuca ulaşılamadığını belirtmişti.

Trump, raporun sonucunda tamamen aklandığını savunurken, Demokratlar ise Trump'ın "adaleti engellemeye çalıştığını" iddia etmişlerdi.

Trump'tan Rusya soruşturması raporuna başkanlık müdahalesi

WASHINGTON (AA) – ABD Başkanı Donald Trump, özel yetkili savcı Robert Mueller'ın Rusya soruşturması üzerine hazırladığı raporun Kongre'ye ulaşmasını engellemek için başkanlık yetkisini kullandı.

ABD Temsilciler Meclisi Adalet Komitesi, Adalet Bakanlığından özel yetkili savcı Mueller tarafından Rusya'nın 2016 başkanlık seçimlerine müdahalesine yönelik hazırlanan orijinal raporu istedi.

Bakanlığın, söz konusu raporu komiteye teslim etmesi için pazartesiye kadar süre verilmesine rağmen, raporu ulaştırmadığı belirtildi.

Buna sebep olarak Komite Başkanı Jerry Nadler, Trump'ın raporun komiteye teslim edilmemesi için başkanlık yetkisini kullandığını duyurdu.

Nadler, "Bakanlık dün bu belgeleri bizimle paylaşmaya açık görünüyordu. Bu karar, Trump yönetiminin Kongre’nin anayasal sorumluluklarına karşı oluşturduğu net bir gerginliktir." dedi.

Beyaz Saray Sözcüsü Sarah Sanders ise konuya ilişkin yazılı bir açıklama yaparak, şu ifadeleri kullandı:

"Amerikan halkı, Komite Başkanı Nadler'in bu tarz çaresiz girişimlerle, Başkan Trump'ın yükselen ekonomimizde elde ettiği tarihi başarıyı gizlemeye çalıştığının farkında. Ne Beyaz Saray, ne de Adalet Bakanı William Barr komite başkanı Nadler'in bu hukuksuz ve pervasız isteklerine boyun eğmeyecektir. Nadler'in gücünü kötüye kullanması sebebi ve Adalet Bakanı'nın talebiyle, Başkan'ın bu konuda başkanlık yetkisini kullanmaktan başka seçeneği yoktu."

Adalet Bakanı Barr, söz konusu Mueller raporunun düzenlenmiş halini geçen ay Kongre'ye sunmuş ancak Demokratlar raporun sansürsüz bir kopyasını almak için ısrarcı olmuşlardı.

Adalet Komitesi'nin bir sonraki adım olarak, Barr'a Kongre'nin talimatlarına itaat etmediği gerekçesiyle soruşturma açması bekleniyor.

ABD'de Rusya soruşturması tartışması sürüyor

WASHINGTON (AA) – Beyaz Saray, ABD Başkanı Donald Trump'ın eski hukuk danışmanı Don McGahn'in Rusya soruşturmasıyla ilgili belgeleri Kongreye vermesini engelleyen bir karar aldı.

Demokratların çoğunluğu elinde bulundurduğu Temsilciler Meclisi ile Beyaz Saray arasındaki Rusya soruşturması tartışmaları devam ediyor.

Trump'ın eski hukuk danışmanı McGahn'in soruşturma belgelerini resmi yollardan talep eden Temsilciler Meclisi Adalet Komitesi, Beyaz Saray engeline takıldı.

Beyaz Saray avukatı Pat Cipollone, Temsilciler Meclisi Adalet Komitesi Başkanı Demokrat Jerrold Nadler'a yolladığı mektupta, komitenin McGahn'dan istediği belgelerle ilgili tüm yetkinin sadece Beyaz Saray'da olduğunu bildirdi.

  • "Tüm kontrol Beyaz Saray'da"

    Cipollone, mektubunda, "Beyaz Saray söz konusu kayıtları Özel Yetkili Savcının (Robert Mueller) soruşturmasıyla iş birliği kapsamında Bay McGahn'e vermişti; dolayısıyla bu kayıtlarla ilgili tüm kontrol Beyaz Saray'dadır." ifadelerini kullandı.

Beyaz Saray avukatı ayrıca, söz konusu belgelerle ilgili tüm inisiyatifin başkanlık yetkisine, dolayısıyla Trump'ın değerlendirmesine bağlı olduğunu vurguladı.

Rusya soruşturması sürecinde önemli bir rol oynayan Trump'ın eski hukuk danışmanı McGahn'in 21 Mayıs'ta komitede düzenlenecek oturuma katılması ve Kongre üyelerinin sorularını yanıtlaması bekleniyor.

Temsilciler Meclisi Adalet Komitesi, geçen hafta yaptığı resmi çağrı ile McGahn'in Rusya soruşturmasıyla ilgili elindeki tüm belgeleri komiteye teslim etmesi için salı gününe kadar süre vermişti.

Özel Yetkili Savcı Mueller 22 ay süren, Trump ve 2016 seçim kampanyası ekibinin Rusya'yla gizli anlaşma yaptığı iddialarına yönelik soruşturmasının raporunu 22 Mart'ta Adalet Bakanlığına sunmuştu. Adalet Bakanı Barr ise raporun önemli bulgularını iki gün sonra dört sayfalık bir mektupla Kongre'ye bildirmiş ve Trump'ın Rusya ile gizli bir iş birliği yaptığını gösteren bir sonuca ulaşılamadığını belirtmişti.

Trump, raporun sonucunda tamamen aklandığını savunurken, Demokratlar ise Trump'ın "adaleti engellemeye çalıştığını" iddia etmişlerdi.

Pelosi, Barr'ı Kongreye yalan söylemekle suçladı

WASHINGTON (AA) – ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Demokrat Nancy Pelosi, Adalet Bakanı William Barr'ı, Rusya soruşturmasını yürüten Özel Yetkili Savcı Robert Mueller'ın raporu konusunda Kongreye yalan söylemekle suçladı.

Pelosi, Kongre'de düzenlediği basın toplantısında Adalet Bakanı Barr'a yüklendi.

Pelosi, Bakan Barr'ın dün Senatoda katıldığı oturumda Rusya soruşturması ve soruşturmayı yürüten Özel Yetkili Savcı Mueller'ın raporu konusunda doğruları söylemediğini iddia etti. Pelosi, "Mevcut durumla ilgili çok ciddi bir sorun var. ABD Adalet Bakanı ABD Kongresine doğruları söylemedi. Bu bir suçtur." ifadelerini kullandı.

Özel olarak Barr'ın hangi bakımdan yalan söylediği sorusuna net bir yanıt vermeyen Pelosi, Adalet Bakanı'nın Mueller'ın soruşturma raporunu yanlış karakterize ettiğini ve soruşturma sonuçlarını olduğu gibi yansıtmadığını ileri sürdü.

Dün, Senato Adalet Komitesinde katıldığı oturumda Rusya soruşturması ve Mueller'ın raporuyla ilgili sorulara cevaplar veren Barr, bugün Temsilciler Meclisi Adalet Komitesinde yapılması planlanan oturuma katılmayacağını açıklamıştı.

Adalet Bakanı Barr, dünkü oturumda Rusya soruşturmasını yürüten Özel Yetkili Savcı Mueller'ı "soruşturma yöntemleri" ve "net sonuçlara varamaması" gerekçeleriyle eleştirmişti. Mueller'ın soruşturma raporuna ilişkin daha önce Kongre'ye yaptığı bildirimin arkasında olduğunu belirten Barr, ABD Başkanı Donald Trump'ın 2016 başkanlık seçimleri bağlamında Rusya ile gizli bir iş birliği içine girdiğine dair bir sonuca ulaşılamadığını söylemişti.

Demokratlar ise Barr'ın Mueller'ın raporu konusunda Trump'ı koruyacak şekilde bir yorumda bulunarak Kongreyi yanılttığını savunuyor.

Özel yetkili savcı Mueller 22 ay süren, Trump ve 2016 seçim kampanyası ekibinin Rusya'yla gizli anlaşma yaptığı iddialarına yönelik soruşturmasının raporunu 22 Mart'ta Adalet Bakanlığına sunmuştu.

Adalet Bakanı Barr ise raporun önemli bulgularını iki gün sonra dört sayfalık bir mektupla Kongre'ye bildirmiş ve Trump'ın Rusya ile gizli bir iş birliği yaptığını gösteren bir sonuca ulaşılamadığını belirtmişti.

ABD Adalet Bakanından Mueller'a soruşturma eleştirisi

WASHINGTON (AA) – ABD Adalet Bakanı William Barr, Rusya soruşturmasını yürüten Özel Yetkili Savcı Robert Mueller'i "soruşturma yöntemleri" ve "net sonuçlara varamaması" gerekçesiyle eleştirdi.

Barr, Senato Adalet Komisyonu'nda katıldığı ve haber kanallarından canlı yayımlanan oturumda Rusya soruşturmasına ve Mueller'in raporuna ilişkin soruları yanıtladı.

Mueller'in soruşturma raporuna ilişkin daha önce Kongre'ye yaptığı bildirimin arkasında olduğunu belirten Barr, ABD Başkanı Donald Trump'ın 2016 başkanlık seçimleri bağlamında Rusya ile gizli bir işbirliği içine girdiğine dair bir sonuca ulaşılamadığını söyledi.

Barr, Rusya'nın Amerikan seçim sistemine müdahale etme yönünde bir çaba içinde olduğunu düşündüğünü kaydederek, bununla Trump ile Rusya arasında bir iş birliği olduğu iddiasının delilinin bulunmadığını ifade etti.

  • "Soruşturmayı hiç yapmaması gerekirdi"

Soruşturmayı yürüten Mueller'a yönelik eleştirilerde bulunan Bakan Barr, Mueller'in "Trump'ın adaleti engellemeye çalışıp çalışmadığı" konusunda bir karara varamamasını ise anlayamadığını belirtti.

Barr, "Başkanın adaleti yanıltıp yanıltmadığı konusunda karara varmaması gerektiğini düşünüyordu ise o zaman bu soruşturmayı da hiç yapmaması gerekirdi." dedi.

Bir soru üzerine Barr, geçen ay Kongre’de katıldığı bir oturumda, "Trump'ın seçim kampanyasına yönelik casusluk yapıldığı" şeklindeki açıklamasından pişman olmadığını da söyledi. Barr, "casusluk" teriminin herhangi bir olumsuz yan anlam içermediğini öne sürdü.

Özel Yetkili Savcı Robert Mueller 22 ay süren, Trump ve 2016 seçim kampanyası ekibinin Rusya ile gizli anlaşma yaptığı iddialarına yönelik soruşturmasının raporunu 22 Mart'ta Adalet Bakanlığına sunmuştu. Adalet Bakanı Barr, raporun önemli bulgularını iki gün sonra dört sayfalık bir mektupla Kongre'ye bildirmişti.

ABD Adalet Bakanı Barr’dan Kongreye “Rusya soruşturması” mektubu

WASHINGTON (AA) – ABD Adalet Bakanı William Barr, Kongre üyelerine Rusya soruşturması raporuna ilişkin gönderdiği mektubunda, ABD Başkanı Donald Trump veya başkanlık seçimleri kampanyasında görevli herhangi bir kimsenin seçimle ilgili olarak Rusya ile iş birliği yaptığının tespit edilmediğini bildirdi.

Barr, Rusya’nın 2016 başkanlık seçimlerine müdahale ettiği iddiasına ilişkin Özel Yetkili Savcı Robert Mueller’in yürüttüğü soruşturmanın sonuçlarına ilişkin Kongreye mektup gönderdi.

Bakan Barr, Mueller’in soruşturma raporunun iki kısma ayrıldığına dikkati çekerek, bu kapsamda Rusya’nın internet ve siber saldırılarla ABD başkanlık seçimlerini etkileyip etkilemediğinin ve ABD Başkanı Donald Trump’ın kampanya ekibinden herhangi birinin bu konuda Rusya ile iş birliği yapıp yapmadığının araştırıldığını ifade etti.

Barr, mektubunda, “Özel Yetkili Savcı Soruşturması'nda, Trump kampanyasının veya onunla ilişkili herhangi bir kişi veya yetkilinin 2016 başkanlık seçimlerini etkileme çabasında Rusya ile komplo veya iş birliği yaptığı tespit edilmemiştir.” ifadelerine yer verdi.

Barr, soruşturmada, Rusya’nın İnternet Araştırma Ajansı (IRA) üzerinden medyada ve sosyal medyada bilgi kirliliği ile seçim sürecinde toplumu etkilemenin yanı sıra siber saldırılarla elde edilen bilgileri yayarak seçimi etkilemeye çalıştığının tespit edildiğini kaydetti.

Savcı Mueller’in sosyal medyada yürütülen seçimi etkileme kampanyalarıyla ilişkili bazı Rus vatandaş ve kuruluşlarına dava açtığını hatırlatan Barr, Rusların bu faaliyetlerinde herhangi bir ABD vatandaşının veya Trump’ın kampanyasında görevli herhangi bir yetkilinin şüpheli olarak bulunmadığını bildirdi.

Diğer taraftan Rus hükümetinin ABD’de, özellikle de başkanlık seçimlerinde Demokrat aday Hillary Clinton’un kampanyasıyla ilişkili kişilerin bilgisayarlarına izinsiz erişim sağlayarak bilgi elde ettiğinin belirlendiğini aktaran Barr, birçok Rusya vatandaşı ve Rus kuruluş hakkında bu konuda dava açıldığını ancak Trump ile ilişkili herhangi bir ABD vatandaşının bu konuda şüpheli olarak tespit edilmediğini belirtti.

  • Adaletin engellenmesi

Barr, Mueller’in ABD Başkanı Donald Trump’ın Rusya soruşturmasına yönelik yaptığı açıklama ve attığı adımların adaleti engelleme girişimi olup olmadığını da incelediğini ifade etti.

Bakan Barr, Mueller’in bu konuyu “zor yasal konular” olarak değerlendirip herhangi bir karara varmadığını bildirdi.

  • Beyaz Saray’dan açıklama

Beyaz Saray Sözcüsü Sarah Sanders, konuyla yaptığı açıklamada, “Özel Yetkili Savcı herhangi bir gizli anlaşma ve adaleti engelleme girişimi tespit edemedi. Adalet Bakanı Barr ve Bakan Yardımcısı Rod Rosentein de adaleti engelleme girişimi olmadığına karar verdiler. Adalet Bakanlığının bulguları ABD Başkanı'nı tam ve kesin olarak aklıyor.” ifadelerini kullandı.

Bu açıklamadan sonra Trump da Twitter hesabından “Gizli anlaşma yok, adaleti engelleme yok. Tam ve kesin aklama. Amerika’yı büyütmeye devam.” paylaşımında bulundu.

Savcı Mueller, ABD Başkanı Donald Trump'ın kazandığı 2016 başkanlık seçimlerine Rusya'nın siber saldırılar yoluyla müdahale edip etmediğini araştırmış, yaklaşık 2 yıldır yürüttüğü soruşturma dosyasını dün Adalet Bakanı William Barr'a iletmişti.

Rusya soruşturması kapsamında Trump, 9 Mayıs 2017'de eski FBI Direktörü James Comey'in görevine son vermişti. ABD Adalet Bakanlığı da Rusya soruşturmasına özel yetkili savcı olarak 17 Mayıs 2017'de Robert Mueller'i atamıştı.

Mueller'in başlattığı soruşturmada, Trump'ın seçim kampanyasında görev almış bazı kişilerin Ruslarla ilişkileri odak noktası olmuştu.

Rusya soruşturmasında eski Ulusal Güvenlik Danışmanı Michael Flynn'in yanı sıra Trump'ın eski kampanya menajeri Paul Manafort ve yardımcısı Rick Gates ile kampanya dönemindeki dış politika danışmanlarından George Papadopoulos, savcı Mueller tarafından suçlanmıştı.

Trump'a ve çevresine “adaleti engelleme” soruşturması

WASHINGTON (AA) – ABD Başkanı Donald Trump ve yakın çevresi hakkında, Rusya soruşturmasında adaleti engellemek ve yolsuzluk yapmanın da olduğu birçok suçlamadan soruşturma başlatıldı.

Adalet Komitesi Başkanı Demokrat Jerrold Nadler, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Trump ve Trump'a yakın birçok isme tebligat gönderdiklerini ve soruşturmaya dair tüm belgeleri komiteye teslim etmeleri talebinde bulunduklarını söyledi.

Nadler, soruşturmanın, Rusya'nın, 2016 ABD başkanlık seçimlerine karıştığı ve Trump ile irtibat kurduğu iddialarını, buna ilişkin Trump tarafından cezai soruşturmalara olası müdahale, yolsuzluk, maaşta sahtecilik, gücün kötüye kullanımı, basın, güvenlik güçleri ve hukuk kurumlarına saldırı gibi birçok suçlamayı kapsadığını belirtti.

Nadler, "Kamu kaydı oluşturmak için belge talebimizi gönderdik. Gerekli bilgileri toplamak, kanıt elde etmek ve edindiğimiz bilgileri Amerikan halkıyla şeffaf bir şekilde paylaşmak için hızlı hareket edeceğiz." ifadelerini kullandı.

ABD medyasında yer alan bilgilere göre, tebligat, Trump, Trump'ın oğlu Donald Trump Jr, damadı Jared Kushner, diğer aile üyeleri, Trump'ın seçim kampanyası direktörü ve danışmanlarının da dahil olduğu 81 kişiye gönderildi.

Söz konusu suçlamaların Trump'ın görevinden alınması için yeterli dayanak oluşturduğu belirtilse de Nadler, soruşturmanın hedefinde bunun olmadığını dile getirdi.

  • "Hepsi palavra"

Öte yandan, soruşturmaya ilişkin açıklama yapan Trump, "Her zaman herkesle iş birliği yaparım. Güzel olan şey ise (Rusya ile) gizli bir anlaşma yok. Hepsi palavra." değerlendirmesinde bulundu.

Nadler, dün Amerikan ABC News kanalına konuşmuş, Trump'ın Rusya soruşturmasında adaleti engellediğine inanıp inanmadığına yönelik bir soruya "Evet, inanıyorum." yanıtını vermişti.

Trump'a “adaleti engelleme” soruşturması

WASHINGTON (AA) – ABD Temsilciler Meclisi Adalet Komitesi Başkanı Demokrat Jerrold Nadler, Beyaz Saray ve Adalet Bakanlığı dahil 60'ın üzerinde yetkiliden, ABD Başkanı Donald Trump'ın Rusya soruşturmasında adaleti engelleyip engellemediğini soruşturmak üzere belge talep edeceklerini açıkladı.

Amerikan ABC News kanalına konuşan Nadler, Rusya'nın, 2016 ABD başkanlık seçimlerine karıştığı iddialarına yönelik soruşturmaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Trump'ın soruşturmaya yönelik adaleti engelleme girişimlerinin olup olmadığının Adalet Komitesi tarafından soruşturulacağını anlatan Nadler, "Adaletin engellenmesi, yolsuzluk ve iktidarın kötüye kullanılmasına ilişkin mevcut davaya yönelik soruşturmaları Amerikan halkıyla paylaşmak üzere, yarın (Trump'ın oğlu) Donald Trump Jr. ve Allen Weisselberg dahil Beyaz Saray ve Adalet Bakanlığından 60'ın üzerinde yetkiliden, belge taleplerimizi hazırlayacağız." ifadesini kullandı.

Nadler, Trump'ın Rusya soruşturmasında adaleti engellediğine inanıp inanmadığına yönelik bir soruya ise "Evet, inanıyorum." diye yanıt verdi.

Trump'ın görevden alınma sürecine ilişkin ise Nadler, "Daha o noktaya gelmeye çok var." ifadesini kullandı.

Michael Flynn hakkında verilecek hüküm ertelendi

WASHINGTON (AA) – Rusya soruşturması kapsamında daha önce suçunu kabul ederek savcılıkla iş birliği yapan Beyaz Saray eski Ulusal Güvenlik Danışmanı Michael Flynn'in alacağı cezanın açıklanacağı karar duruşmasından sonuç çıkmadı.

Başkent Washington'da görülen ve Flynn'in alacağı cezanın açıklanması beklenen karar duruşmasına Amerikan medyası büyük ilgi gösterdi.

Duruşmada Flynn'e verilecek ceza belli olmazken, Flynn'in avukatları müvekkillerinin daha fazla zamana ihtiyacı olduğunu dile getirdi. Avukatları, Rusya soruşturmasını yürüten Özel Yetkili Savcı Robert Mueller ile uzun süredir iş birliği yapan Flynn'in bu iş birliğini sonuna kadar götürmek için zamana ihtiyaçları olduğunu ifade etti.

Mahkeme, Flynn hakkında verilecek hükmün belirleneceği yeni duruşmanın ileri bir tarihte yapılacağını açıkladı.

Flynn ceza alması durumunda, Rusya soruşturması bağlamında ceza alan ilk (eski) Beyaz Saray yetkilisi olacak.

  • Rusya soruşturması sürüyor

Rusya'nın siber saldırı yoluyla ABD başkanlık seçimlerine müdahale ettiği iddiasıyla başlatılan ve Özel Yetkili Savcı Mueller'in sorumluluğunda yürütülen soruşturmada, özellikle ABD Başkanı Donald Trump'ın seçim kampanyasında görev almış bazı kişilerin Ruslarla ilişkileri odak noktası olmuştu.

Rusya soruşturmasında şu ana kadar Flynn'in dışında Trump'ın eski kampanya menajeri Paul Manafort ve yardımcısı Rick Gates ile kampanya dönemindeki dış politika danışmanlarından George Papadopoulos, savcı Mueller tarafından suçlanmıştı.

Flynn ve Papadopoulos haklarındaki suçlamaları kabul ederken, Manafort ile Gates suçlamaları reddetmişti. Ancak daha sonraki süreçte Gates hakkındaki suçlamaları kabul etmiş, Manafort ise iki suçla ilgili olarak savcı ile iş birliği yapmaya ikna olmuştu.

Başkan Trump ise soruşturmada suçlanan ya da ceza alan kişilerin eylemleri ile kendisi veya başkanlık seçimleri arasında herhangi bir bağlantı olduğu iddialarını reddetmiş, kendisiyle Rusya arasında herhangi bir gizli iş birliği olabileceği yönündeki iddiaların kabul edilemez olduğunu savunmuştu.

“Amerikanlar ve dünya halkı, Trump'ın söylediklerine inanmıyor”

NEW YORK (AA) – ABD Başkanı Donald Trump'ın eski avukatı Michael Cohen, "Ortada herkesin bildiği bir gerçek var: Amerikanlar ve dünya halkı, onun (Trump'ın) söylediklerine inanmıyor. Gerçeği söylemiyor. Onun kirli işlerinin sorumluluğunu almak zorunda kalmam çok üzücü." açıklamasında bulundu.

Cohen, New York'ta çarşamba günü görülen ceza duruşmasında, "başkanlık seçimlerini etkilemeye çalışmak" da dahil çeşitli federal suçlardan 3 yıl hapis cezasına çarptırılmasının ardından ilk kez Amerikan ABD News kanalına konuştu.

ABD'de 2016'da yapılan başkanlık seçimleri öncesi Trump'la ilişkileri olduğu iddia edilen Karen McDougan ve Stormy Daniels adlı kadınlara susmaları için "yasa dışı para ödemesini" Trump'ın istediğini söyleyen Cohen, "Trump bu konunun (kadınlarla ilişkisi) seçimleri nasıl etkileyeceği konusunda endişeliydi. Tabii ki de ödemeleri yapmamın yanlış olduğunu biliyordu. Bu ödemelerin amacı Trump'a ve seçim kampanyasına yardım etmekti." dedi.

Cohen, "Yanlış yaptığımı biliyordum. Çarşamba günü de tüm dünyanın önüne çıktım ve suçumu kabul ettim." ifadelerini kullandı.

  • "Hiçbir şekilde sadakati hak etmeyen birine sadakat gösterdim"

    Başkan Trump'a "körü körüne" bağlı olduğu için kendine kızdığını belirten Cohen, "Gerçekten hiçbir şekilde sadakati hak etmeyen birine (Trump) sadakat gösterdim." diye konuştu.

Cohen, Trump'ın dün kendisi hakkında yaptığı "(Cohen'in) Bu suçlamaları kabul etmesinin tek nedeni, Başkanı utandırmak ve hapis cezasında indirim almaktı, onu da gerçekleştirdi.” yorumuna ilişkin, "Bu kesinlikle doğru değil. Hiçbir koşul altında Trump'ı utandırmak istemedim." yorumunda bulundu.

Trump'ın "Michael Cohen'e yasayı delmesi için asla talimat vermedim. O bir avukattı ve yasaları bilmesi gerekiyordu." ifadelerine ilişkin de Cohen, "Ortada herkesin bildiği bir gerçek var: Amerikanlar ve dünya halkı, onun (Trump'ın) söylediklerine inanmıyor. Gerçeği söylemiyor. Onun kirli işlerinin sorumluluğunu almak zorunda kalmam çok üzücü." ifadesini kullandı.

  • "Artık yalan söylemekten bıktım"

Cohen, Özel Yetkili Savcı Robert Mueller'in yürüttüğü Rusya soruşturmasına saygı duyduğu için bu konu hakkında yorum yapmayacağını belirterek, Trump'ın, Rusya soruşturması hakkında doğruyu söylediğine inanmadığını vurguladı.

Hakkındaki "Kongre'ye yalan söyleme" suçlamasını kabul eden Cohen, "Artık yalan söylemekten bıktım. Başkan Trump'a sadık olmaktan bıktım. Benim ilk bağlılığım artık karıma, kızıma, oğluma ve bu ülkeye." dedi.

– "Trump, Beyaz Saray'ın sistemini anlamıyor"

Cohen, Trump'ın Beyaz Saray'daki hareketlerini de gözlemlediğini belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"(Trump) Farklı bir kişilik. İşinin ağırlığının, düşündüğünden çok daha ağır olduğu görüşündeyim. Orası (Beyaz Saray) Trump'ın emirler savurduğu ve insanların körü körüne istediklerini yerine getirdiği Trump kuruluşları gibi değil. Orasının bir sistemi var. (Trump) Sistemi anlamıyor. Bu ülkenin daha önce hiç görülmediği kadar bölündüğünü görmek üzücü. Aldığım ceza ve savcıyla yaptığım iş birliğinin sonuçlarından umduğum bir şey de bu ülkenin tekrar bir araya gelmesine yardım eden biri olarak hatırlanmak."

Cohen, "Onun (Trump'ın) hikayesindeki kötü adam ben olmayacağım." ifadelerini kullandı.

  • Hakkındaki suçlamaları kabul etmişti

Cohen, Trump'la ilişkileri olduğu iddia edilen iki kadına susmaları için "yasa dışı para ödemek", seçim kampanya finansman kurallarını ihlal etmek, banka dolandırıcılığı yapmak ve Moskova'daki bir emlak projesi için Trump'a aracılık etmek gibi konularda federal yetkililere yalan söylemekle suçlanmıştı.

Hakkındaki federal suçlamaları ağustos ayında kabul eden ve sonraki aylarda Mueller'ın ekibiyle 7 kez bir araya gelerek yetkililere ifade veren Cohen, çarşamba günü 3 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.

Cohen'in, 6 Mart'ta cezaevine girmesi bekleniyor.