“Nükleer anlaşmayla İran 2 sene nefes aldı”

TAHRAN (AA) – İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, ABD ile yapılan nükleer müzakerelerin yanlış olmadığını belirterek, anlaşma sayesinde ülkenin 2 sene rahat nefes aldığını ve milyarlarca dolar sermaye girişi sağlandığını söyledi.

Ülkenin kuzeyindeki Simnan eyaletini ziyaretinde üniversite öğrencileriyle bir araya gelen Ruhani, buradaki konuşmasında ABD ile 2015'te yapılan nükleer anlaşmayı savundu.

ABD ile masaya oturmalarının ona güvendikleri anlamına gelmediğini dile getiren Ruhani, İran'ın devrim lideri Ayetullah Ruhullah Humeyni zamanında dönemin Dışişleri Bakanı'nın Irak'ın devrik lideri Saddam Hüseyin hükümetiyle 2 sene müzakere ettiğini hatırlattı.

Hiçbir zaman ABD'ye yüzde yüz güvenmediklerini belirten Ruhani, yapılan anlaşmayı savunarak şunları söyledi:

"ABD ile nükleer müzakere doğruydu. İran'ın tüm makamları bunun doğruluğunu teyit etti. Nükleer anlaşmanın faydalarını 2016 ve 2017 yıllarında gördük. Bankacılık, gemicilik, petrol, petrokimya ve çelik sektörünün önü açıldı. Nükleer anlaşmayla ülke 2 sene nefes aldı ve milyarlarca dolar sermaye girişi oldu"

Anlaşmadan önce günde 1 milyon varil petrol ihraç ederken bunu 2 milyon 500 bin varile çıkardıklarını kaydeden Ruhani, "Ancak anlaşmanın taraflarından biri çekildi ve biz de 2014-2015 öncesi şartlara geri döndük." ifadelerini kullandı.

İran Cumhurbaşkanı, nükleer anlaşmadan önce dünyanın İran'ı kınadığını, bugün ise ABD'ye karşı duruş sergilediğini dile getirdi.

Ruhani ayrıca, ABD'nin bu sene 8 defa doğrudan 3 kere de dolaylı yoldan müzakere talebinde bulunduğunu aktardı ve "Müzakere taleplerini halkımızın izzetini korumak için kabul etmedim." dedi.

  • İran'la nükleer anlaşma

İran yönetimi ile P5+1 ülkeleri (ABD, Rusya, Çin, İngiltere, Fransa, Almanya) ve Avrupa Birliği arasında yaklaşık üç yıl süren müzakerelerden sonra Temmuz 2015'te nükleer programın sınırlandırılması konusunda anlaşmaya varılmıştı.

ABD Başkanı Barack Obama döneminde imzalanan ve Kapsamlı Ortak Eylem Planı olarak adlandırılan anlaşma, ABD'de Donald Trump'ın göreve gelmesiyle tartışılır olmuştu.

ABD yönetimi, 8 Mayıs'ta nükleer anlaşmadan tek taraflı çekildiğini duyurmuş ve İran'a yönelik yaptırımları aşamalı olarak geri getirmişti.

Washington, İran'ın balistik füze programını da kapsayan yeni bir anlaşma isterken Tahran yönetimi, ülkenin füze programının stratejik ve savunma amaçlı olduğunu ve müzakereye kapalı olduğunu ifade ediyor.

İran'dan ABD'ye Basra Körfezi tehdidi

TAHRAN (AA) – İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, ABD'nin İran petrolünün ihracatını engellemesi halinde Basra Körfezi'nden hiçbir şekilde petrol ihraç edilemeyeceğini söyledi.

Ülkenin kuzeyindeki Simnan eyaletini ziyaret eden Ruhani, burada halka yaptığı konuşmada, ABD yaptırımları ve petrol satışına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

ABD'nin İran'ı petrol satışından mahrum etmeyi ve dünyayla ticaretini sonlandırarak bölgede yalnızlaştırmayı hedeflediğini söyleyen Ruhani, "ABD, dünya ve bölge ülkeleriyle olan ticaretimizi durduramayacak. İran hem bölge ülkeleri hem de dünya ile kültürel, ekonomik ve siyasi ilişkilerini koruyacak." dedi.

  • "ABD bilmelidir ki petrolümüzü satıyoruz ve satmaya devam edeceğiz"

Washington yönetiminin İran'a yaptırım uygulayarak bölgesel hedeflerine ulaşacağını ilan ettiğine dikkati çeken Ruhani, "ABD bilmelidir ki petrolümüzü satıyoruz ve satmaya da devam edeceğiz. Washington yönetiminin gücü İran'ın petrol ihracatını sonlandırmaya yetmeyecek. Eğer ABD bir gün İran petrolünün ihracatını durdurmak isterse Basra Körfezi'nden hiçbir şekilde petrol satılamayacağını da bilmelidir." değerlendirmesinde bulundu.

  • "Biz komşu milletlerden hiçbirine düşman değiliz"

İran'ın Irak, Türkiye, Azerbaycan, Rusya, Kazakistan, Türkmenistan, Afganistan, Pakistan, Umman, Katar ve Kuveyt gibi komşu ülkelerle çok samimi ilişkileri olduğunu ve Müslüman komşu ülkelerle olan iş birliğini daha da geliştireceklerini belirten Ruhani, şunları kaydetti:

"ABD yönetimi AB ülkelerinin İran ile ilişkilerini bitirmek istiyor. Çin, Hindistan ve komşu ülkeleri İran'dan ayırıp bölgede İran düşmanlığını yaygınlaştırmak istiyor. Biz komşu milletlerden hiçbirine düşman değiliz ve olmayacağız. Asırlar boyunca bir arada yaşadık. ABD'nin, İran ile komşu ülkeler ve İslam ülkeleri arasında tefrika, çatışma ve düşmanlık çıkarmaya gücü yetmeyecek."

ABD'nin İran'da darbe yapmaya çalıştığını, Huzistan'ı ülkeden ayırmak istediğini ve yaptırım peşinde koştuğunu dile getiren Ruhani, Wasahington'un istediğini elde edemediğini savundu.

"40 yıllık mücadelenin ardından ABD'ye karşı eşi görülmemiş bir zafer elde ettik." diyen Ruhani, şöyle devam etti:

"ABD'nin öfkesi, İran halkı karşısında başarısız olmasından kaynaklanıyor. İran ABD ile İsrail için tahammül edilemez bir güçtür. İran halkı da bunlara karşı hiçbir zaman boyun eğmedi, eğmeyecek."

Ülkenin krizde olmadığını ve krize girmeyeceğini ileri süren Ruhani, hiper enflasyon ve yüksek seviyedeki işsizliğin de kendilerini tehdit etmediğini savundu.

İran Cumhurbaşkanı Ruhani ayrıca 2019 yılı bütçesinde de temel gıda ürünlerini sübvanse etmeye devam edeceklerini, işçi ve emeklilere yardımcı olacaklarını ve maaşları yüzde 20 arttıracaklarını söyledi.

Ruhani'den “halkın geçim sıkıntısı önceliğimiz” açıklaması

TAHRAN (AA) – İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, halkın ekonomik sorunlara bağlı geçim sıkıntısı yaşadığını belirterek, yeni yıl bütçesinde bu konulara öncelik verdiklerini söyledi.

Ruhani, başkent Tahran'da Bakanlar Kurulu toplantısı sonrası yaptığı açıklamada, ABD yaptırımları, ekonomik sorunlar ve yeni yıl bütçesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

ABD yaptırımlarının İran ekonomisi ve halkın yaşamı üzerindeki etkisine işaret eden Ruhani, "Yaptırımlar, ekonomik ve dış baskılar var. Ancak atılacak adımlar iyi hesaplandığı ve ekonominin yapısı da iyi oluşturulduğu takdirde hiçbir şiddetli sarsıntı ve deprem halkın yaşamı üzerinde etkili olamaz." diye konuştu.

"İran'ın içinden geçtiği şartlarda halkımızı ülke aleyhine komplo kuranlara karşı korumalıyız" diyen Ruhani, "Halkın ekonomik ve geçimle ilgili sorunları var. Yeni yıl bütçesinde de önceliği bu konulara verdik. Hedefimiz halkın biraz daha rahatlamasıdır." ifadelerini kullandı.

Yetkililerin son birkaç ayda iyi önlemler aldığını ve vatandaşların da bunun rahatlığını hissettiğini savunan Ruhani, üretimi geliştirme, iş alanlarını arttırma, enflasyonu kontrol altına alma ve dar gelirli ile yoksul kesimleri korumaktan başka bir yolun olmadığını söyledi.

Ruhani, İranlıların ihtiyacı olan temel gıda ürünlerini temin etmek zorunda olduklarını ve sınır bölgelerindeki eyaletlerin bu konuda yapacakları üretimle önemli bir rol üstlenebileceklerini belirtti. Türkiye, Azerbaycan, Ermenistan ve Irak gibi devletlerle iyi ve dostane şekilde komşuluk ilişkilerinin olduğunu vurgulayan Ruhani, özellikle doğu ve batı Azerbaycan eyaletlerinin ticaretin geliştirilmesi için bu imkanlardan yararlanması gerektiğini ifade etti.

İran Cumhurbaşkanı Ruhani son olarak altının ülkeye girişinin serbest bırakılması konusunda yıllarca Merkez Bankası ile yaşadıkları görüş ayrılıklarına işaret ederek, "Merkez Bankası altının serbest bırakılmasının döviz kurunu yükselteceğini savunuyordu ancak neticenin böyle olmadığını gördük." görüşünü paylaştı.

İran Cumhurbaşkanı Ruhani'den BM teşkilatının yapısına eleştiri

TAHRAN (AA) – İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, Birleşmiş Milletler (BM) teşkilatının yapısına yönelik eleştirilerde bulunarak, "Kimin silahı daha üstün, öldürücü ve yıkıcı ise onlar veto hakkına sahip oluyor. Bu 2. Dünya Savaşı'ndan sonraki dünya düzeniydi." dedi.

Ruhani, İslam ülkelerinden siyasi ve din adamlarının katıldığı başkent Tahran'daki 32'nci Vahdet Konferansı'nda yaptığı konuşmada, BM'nin yapısına yönelik eleştirilerde bulundu.

ABD başta olmak üzere Batı dünyası ile yaşadıkları ihtilaf ve savaşın "özgürlüğü yalnızca kendileri için istemeleri ve diğerlerine de köleliği uygun görmelerinden" kaynaklı olduğunu belirten Ruhani, şunları söyledi:

"ABD'liler 'herkes Amerikalı gibi düşünsün ve onun değerlerine saygı göstersin' diyor. Başta ABD olmak üzere Batı zorbalığı ile ihtilafımız da budur. Onlar büyüklüğün ve hükümranlığın güç temelinde olduğunu, biz ise adalet, insaf ve diğerlerinin hukukuna saygı esasına dayalı olduğunu savunuyoruz."

Birleşmiş Milletler (BM) teşkilatının 2. Dünya Savaşı'ndan sonra askeri güç temelinde kurulduğunu dile getiren Ruhani, "Kimin askeri gücü daha fazla ise yetkiye sahip olmuş ve BMGK'da veto hakkını elde etmiştir. Veto hakkına sahip 5 ülke de o gün atom silahına sahipti." ifadelerini kullandı.

"Kimin silahı daha üstün, öldürücü ve yıkıcı ise onlar veto hakkına sahip oluyor. Bu 2. Dünya Savaşı'ndan sonraki dünya düzeniydi" diyen Ruhani, "Bu veto hakkının dayanağı nedir? Dünya devletleri mi bu 5 ülkenin veto hakkına sahip olması için oy verdi yoksa bunların toplumları mı dikte ettirdi? Yoksa bu ülkelerin medeniyet geçmişi mi onların veto hakkına sahip olmalarını gerektiriyor?" değerlendirmesinde bulundu.

– Suudi Arabistan halkına mesaj

Ruhani, Suudi Arabistan ile ilişkilerine de değinerek, Mekke ve Medine'deki Müslümanları kardeşleri gibi gördüklerini ifade etti.

"Suudi Arabistan halkının çıkarlarını terörizm, bölgesel düşman ve süper güçlere karşı tüm gücümüzle savunmaya hazırız" diyen Ruhani, şunları kaydetti:

"Bunun için sizden 450 milyar dolar da istemeyiz. Çünkü sizi kardeşlerimiz olarak görüyoruz. Güvenliğinizi teminat altına almak için 450 milyar dolar hediye ettiniz, 110 milyar dolarlık da silah satın aldınız. İran'dan korkmayın, süper güçlerden korkun. Biz sizinle kardeşiz."

Ruhani ayrıca Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesinden de üzüntü duyduğunu sözlerine ekleyerek "Keşke böyle bir olay gerçekleşmeseydi" ifadelerini kullandı.

Ruhani'den “ABD'ye boyun eğmeyeceğiz” açıklaması

TAHRAN (AA) – İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, ABD'nin ülkesine yönelik yaptırım kararında yalnız kaldığını belirterek, "Bağımsız kalacağız ve ABD'ye boyun eğmeyeceğiz." dedi.

Batı Azerbaycan eyaletine bağlı Hoy kentine gerçekleştirdiği ziyaret sırasında yaptığı konuşmada Ruhani, ABD yaptırımlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

ABD'nin "baskı ve zorbalık" karşısında İran halkının teslim olacağını zannettiğini söyleyen Ruhani, şunları kaydetti:

"Milletimiz 11 Şubat'ta (İran devriminin 40. yıl dönümü) ABD'ye gereken cevabı verecek. Tüm düşmanlarımız ekonomik ve sosyal sorunlarla halkımızı hedeflerinden döndüremeyeceklerini anlayacak. 4 Kasım'ı da İran'ı karıştırarak keder gününe çevirmek istediler ancak İran halkı güçlü duruşuyla durumu gövde gösterisine dönüştürdü."

ABD tarihinde bir ilk gerçekleştiğine dikkati çeken Ruhani, "Tüm dünya, ABD'nin bir millet aleyhine aldığı kararın karşısında durdu. ABD, bu kararında yalnız kaldı. Bu durum İran halkı, dış siyaseti ve hükümeti için övünç kaynağıdır. Bağımsız kalacağız ve ABD'ye boyun eğmeyeceğiz." ifadelerini kullandı.

Ruhani, ABD yönetimine hitaben şöyle devam etti:

"Biliyorum rahatsız oldunuz ve öfkelisiniz. Irak, Suriye ve Yemen'de hedefinize ulaşamadınız, biliyorum. Fakat bunun intikamını neden İran halkından alıyorsunuz? Kendi yanlışlarınıza dönün."

ABD yönetiminin İran halkının kardeş Türkiye, Irak ve Azerbaycan halklarıyla olan ilişkisini zayıflatamayacağını belirten Ruhani, Azerbaycan, Türkiye, Irak ve diğer ülkelerle ilişkilerin günden güne daha da güçleneceğini dile getirdi.

"Savaş meydanında zorluklar ve sorunlar yaşanır; yaralı ve şehitler verilir. Bize karşı ekonomik savaş başlatanlara teslim olmayacağız." diyen Ruhani, şu ifadeleri kullandı:

"Bu yıl olduğu gibi önümüzdeki yıl da temel gıda ürünleri için doları 4 bin 200 tümenden vermeye devam edeceğiz inşallah. Halkın problem yaşamasına izin vermeyeceğiz. Bu konuda Beyaz Saray'a yanlış bilgi verildi. Bu yanlış bilgilerin kaynağı da İsrail ve Halkın Mücahitleri Örgütüdür. İran halkına birkaç aylık baskı yaparak hedeflerine ulaşacaklarını zannettiler. Tüm dünya ülkeleri ABD'nin baskılarına karşı."

Halkın temel gıda ürünleriyle ilgili hiçbir sorun yaşamayacağını kaydeden Ruhani, sözlerini şöyle tamamladı:

"İçeride üretebildiğimizi üreteceğiz, ithal etmemiz gereken malları da ithal edeceğiz. Halkın yaşam şartlarının geçmişe göre ağırlaştığını biliyorum. Enflasyon yükseldi, fakat hükümetin tüm çabası enflasyonun kontrol altına alınması ve istihdamın sağlanmasıdır. Hepimiz birlikte ABD'nin burnunu sürteceğiz. ABD İran petrolünün ihracatını ve komşularla iyi ilişkileri keseceğini zannediyordu. Fakat bu yanlışında başarılı olamadı."

İran Cumhurbaşkanı Ruhani, Iraklı mevkidaşıyla bölgesel konuları görüştü

TAHRAN (AA) – İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, resmi temaslarda bulunmak üzere ülkesine gelen Irak Cumhurbaşkanı Berhem Salih ile yaptığı görüşmede iki ülke arasındaki ticaret hacmini 20 milyar dolara çıkarabileceklerini söyledi.

Irak Cumhurbaşkanı Salih, Ruhani tarafından Sadabad Sarayı'nda resmi törenle karşılandı. İki lider, heyetler arası görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

İran Cumhurbaşkanı Ruhani, konuşmasında iki tarafın da siyasi, kültürel ve ekonomik ilişkilerin güçlenerek devam etmesi gerektiğini vurguladığını ve halihazırda iş birliği için daha güçlü bir zemin bulunduğunu belirtti. İran ile Irak arasındaki ticaret hacminin 12 milyar dolar civarında olduğunu aktaran Ruhani, karşılıklı çabalarla bu rakamı 20 milyar dolara çıkarabileceklerini ifade etti.

Elektrik, doğal gaz, petrol ürünleri, petrol arama-tarama ve diğer konuları ele aldıklarına dikkati çeken Ruhani İran'ın Şelemçe kenti ile Irak'ın Basra ili arasında demir yolu hattının kurulması konusunu da görüştüklerini belirterek, "Eğer Irak Maliye Bakanlığı hazır ise şirketler çalışmalara başlayabilir. Halkımız bu şekilde gidiş gelişlerde daha rahat eder." dedi.

Ruhani sözlerine şöyle devam etti:

"İran ile Irak ilişkilerinin tarihi, kültürel, bölgesel ve milli çıkarlar açısından çok önemli ve özel olduğu herkesin malumudur. Irak’ın bugünkü yöneticilerinin İran yetkilileriyle hem diktatörlüğün yıkılması hem de Irak’ın güvenliğinin tesisinde 30 yıllık bir geçmişi var."

Ervend Rud ve Şattul Arab nehirleri ile çevre sorunlarının iki taraf için de önemli olduğuna işaret eden Ruhani, ayrıca toz ve toprak fırtınası gibi çevresel problemlerin de çözülmesi gerektiğini kaydetti.

Görüşmede, iki ülke mallarının daha rahat satılabilmesi için serbest ticaret bölgesinin kurulmasını da masaya yatırdıklarını belirten Ruhani, "Bölgesel sorunlar vardır ancak, huzur ve güvenlik hepimizin çıkarınadır. Dış müdahalelere de ihtiyacımız yok. Bölge ülkelerinin daha iyi ilişkilere sahip olması gerekiyor. Irak ve İran olarak bölgenin güvenliği ve istikrarı için birlikte çalışabiliriz. Irak’ın kalkınması İran’ın kalkınmasıdır ve Irak’ın güvenliği İran’ın güvenliğidir." ifadelerini kullandı.

– "İran ile ilişkilerin önemini çok iyi kavrıyoruz"

Irak Cumhurbaşkanı Berhem Salih de iki ülke arasındaki ilişkilerin gelişmesini önemsediklerini vurgulayarak, "Bugünden daha iyi şartlara ulaşmak istiyoruz. İran ile ilişkilerin önemini çok iyi kavrıyoruz. Çünkü ilişkilerin köklü tarihsel arka planı var." dedi.

Müslüman ve komşu iki milletin ilişkilerinin daha iyi olmasına çalıştıklarını dile getiren Salih, şunları söyledi:

"İki milletin bölgesel birçok önemli konuda rolü var. İran’ın Saddam konusunda ve son olarak da terörizmle mücadelede verdiği desteği unutmayacağız. İran verdiği destekle teröristlerin yenilgisinde önemli bir rol oynadı. Irak DEAŞ’ın yenilmesinden sonra yeniden inşa ve siyasi istikrar gibi önemli konularla karşı karşıya."

– "Bölgesel yeni bir sisteme ihtiyacımız var"

"Milletlerin çıkarlarının temin edilmesi için bölgesel yeni bir sisteme ihtiyacımız var. Bu konuda İran’ın rolü çok önemli Irak da önemli rol oynamalıdır." diyen Salih, serbest ticaret bölgesinin kurulmasını da önemsediklerini ve demir yolu hattının ilişkilerin gelişmesi için önemli olduğunu söyledi.

Çevresel sorunların da küresel olduğunu ancak bölgedeki etkilerinin daha yüksek olduğunu ifade eden Salih, bu sorunun iş birliğiyle milletlerin çıkarına olacak şekilde çözülmesini umduklarını dile getirdi.

İran'a bugün gelen Salih, Tahran Mehrabad Havalimanı’nda, İran Sanayi Maden Ve Ticaret Bakanı Rıza Rahmani tarafından karşılandı.

Irak Meclisi tarafından 2 Ekim'de Cumhurbaşkanı olarak seçilen Salih, geçen hafta Kuveyt'i ziyaret ederek başladığı Körfez turu kapsamında Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Ürdün'e gitmişti.

“ABD’nin hiçbir iddiası umduğu gibi gerçekleşmedi”

TAHRAN (AA) – İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, ABD’nin 5 Kasım’dan sonraki beklentilerinin gerçekleşmediğini İran halkının eskiye göre daha ümitli olduğunu söyledi.

Başkent Tahran’daki Yüksek Sosyal Konseyi toplantısında konuşan Ruhani, ABD’nin ikinci yaptırım paketinin etkisiyle ilgili açıklamalarda bulundu.

İran halkının 5 Kasım’dan önceye göre daha ümitli olduğunu belirten Ruhani, "Bazıları 5 Kasım’dan sonra özel şartların oluşacağını ve halkın yaşamının altüst olacağını düşünüyordu. Fakat herkes gördü ki bu düşünceler yanlıştır ve bir vehimden ibarettir." dedi.

”ABD’nin hiçbir iddiasının umduğu gibi gerçekleşmediğini” savunan Ruhani, bazı gazetecilerle birlikte medya organının olumsuz hadiseleri abartarak verdiğini ve halkın ümidini kırdığını ifade etti.

Ülkede sabit maaş alanların yaptırımlar nedeniyle ekonomik ve geçim sıkıntısıyla karşı karşıya kaldığını aktaran Ruhani, bunların çözülemeyecek sorunlar olmadığını ve hükümetin gündeminde olduğunu belirtti.

Ruhani kadınların statlarda futbol maçı izlemesiyle ilgili tartışmalara da değinerek "Statların bir bölümünün kadınlara ayrılmasında ne gibi bir sakınca olabilir? Bu şeriata, yasalara ve Kültür Devrimi Yüksek Konseyi’nin kararlarına aykırı değildir." ifadesini kullandı.

Ruhani: “ABD İran petrolünü sıfırlayamayacağını itiraf etmiştir”

TAHRAN (AA) – İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, ABD'nin 5 Kasım'da uygulamaya başladığı yaptırımlardan geri adım atmak zorunda kaldığını ve İran petrolünü sıfıra indiremeyeceğini itiraf ettiğini söyledi.

Ruhani, İran Meclis Başkanı Ali Laricani ve Yargı Erki Başkanı Sadık Laricani ile düzenlediği toplantının ardından yaptığı açıklamada ABD yaptırımlarını değerlendirdi.

ABD'nin "yanlış yaptırımlarıyla" halkın yaşamını hedef aldığını ve İran halkının da buna karşı "sağlam duruşunu" ortaya koyduğunu belirten Ruhani, "ABD'nin rejim ve hükümeti hedef aldığına ilişkin açıklaması doğru değildir, Washington yönetimi İran halkını hedef almıştır." dedi.

Bankaların işleyişine ve ihracata darbe vurarak, halkın yaşam şartlarının hedef alındığını savunan Ruhani, "Çünkü bankalara yaptırım uyguladığınız zaman ilaç ve diğer sağlık ihtiyaçlarını da hedef almış oluyorsunuz." ifadelerini kullandı.

ABD'nin 5 Kasım'da uygulamaya başladığı yaptırımların İran üzerinde yeni bir etkisi olmadığına, aylar öncesinden propagandası yapılarak tüm adımların atıldığına işaret eden Ruhani, Terörizmin Finansmanıyla Mücadele Konvansiyonu (CFT) ve Mali Eylem Görev Gücü (FATF) yasa tasarısıyla ilgili olarak da şunları kaydetti:

"ABD İran'ı terör destekçisi ve terörizme finans sağlayan bir ülke olarak göstermek istiyor. Bugün uluslararası kararlar ve kanunlara dikkat etme konusunda daha kararlıyız. Düşmanın bu konudaki gerekçelerini geçersiz kılacak ve tüm bahanelerini ellerinden alacağız. ABD gelecekte yanlış yaptığını anlayacaktır. İran halkı yorgun düşmedi, aksine daha fazla çaba sarf ediyor."

– 'ABD birçok konuda geri adım atmak zorunda kaldı'

İran Cumhurbaşkanı Ruhani, ABD'nin birçok konuda geri adım atmak zorunda kaldığını dile getirerek, "ABD yönetimi İran petrolünü sıfıra indireceğim diyordu, biz ise başından itibaren petrolümüzü sıfıra düşüremez diyorduk. Sonunda ABD'nin kendisi de petrolü sıfıra indiremeyeceğini itiraf etti. ABD'liler İran petrolünü sıfıra indirirsek varil fiyatı 150 dolara çıkar açıklaması yaptı. Bu bizim ilk günden anlattığımız şeydi." değerlendirmesinde bulundu.

Komşu ülkeler ve doğu ile batıdaki dost devletlerle ekonomik alanda daha yakın ilişkilerde bulunacaklarını vurgulayan Ruhani, halkın temel ihtiyaçları, sağlık ve ilaç maddelerini karşılamak için de tüm hazırlıkların yapıldığını, bu konuda hiçbir sıkıntılarının olmadığını kaydetti.

Yaptırımlar sürecinde üretim ve ihracat gelirlerinin arttığına dikkati çeken Ruhani, hükümetin gelir düzeyi düşük vatandaşlar için tedbir paketini uygulamaya geçireceğini ve Mart 2019'a kadar sürecek yardımların ilkinin bu ay içinde yapılacağını sözlerine ekledi.

Ruhani'den AB ülkelerine ABD'ye karşı iş birliği çağrısı

TAHRAN (AA) – İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, Avrupa Birliği (AB) ülkelerine "ABD'nin tek taraflı tutumuna" karşı İran'ın yanında yer almaları çağrısında bulundu.

Ruhani, 5 Kasım'da devreye girecek ABD'nin ikinci yaptırım paketi ve nükleer anlaşmaya taraf ülkelerin tutumuyla ilgili İngiliz The Financial Times gazetesine bir makale yazdı.

"Washington yönetiminin tavrının uluslararası istikrarı tehlikeye düşürdüğünü" savunan Ruhani, "ABD Başkanı Donald Trump'ın kendi müttefiklerine karşı tahkir edici tavrı, dünya sistemi için ne kadar büyük bir sorun olduğunu göstermeye yetmektedir." ifadelerini kullandı.

ABD'nin uluslararası ilişkilerde yeni sorunlar oluşturduğunu, DEAŞ'ı himaye ettiğini ileri süren Ruhani, bu politikaların bölge sorunlarını daha da derinleştirdiğini kaydetti.

AB ülkelerine "ABD'nin tek taraflı tutumuna" karşı İran'ın yanında yer almaları çağrısı yapan Ruhani, İran-AB iş birliğinin uzun vadede iki tarafın da çıkarını temin edeceği ve uluslararası barış ile istikrarın da teminatı olacağı görüşünü paylaştı.

İran Cumhurbaşkanı, makalesinde şu ifadelere yer verdi:

"Rusya, Çin ve AB ülkelerinin nükleer anlaşmayı savunmaları değerli. Ancak önemli olan ABD'nin tek taraflı yeni yaptırımları devreye girmeden, nihai çözüm paketlerini sunmaları ve uygulamaya geçirmeleridir. Bu ülkeler yaptırımların hafifletilmesi ve telafisi için önerilerini pratiğe dökmeli."

Dünyanın ekonomik kriz, sosyal sorunlar, göçmen krizi, yabancı düşmanlığı, terörizm ve aşırıcılıkla mücadele gibi bir dizi sorunla karşı karşıya olduğuna dikkati çeken Ruhani, "Avrupa tüm bu sorunların dışında kalamamış ve onlarla boğuşmak durumunda kalmıştır. İran çok taraflı yaklaşıma inanmaktadır ve barıştan yana olanlarla yürümek istemektedir. AB'nin geleneksel çoğulcu yaklaşımı bölgede barış ve istikrarın güçlendirilmesinde önemli bir rol oynama potansiyeline sahiptir." değerlendirmesinde bulundu.

Nükleer anlaşmayı günümüz diplomasisinin "en büyük zaferi" olarak nitelendiren Ruhani, AB ülkelerinin bu nedenle birkaç ülke dışında bu büyük kazanımı korumak istediğini vurguladı.

Ruhani ABD'ye meydan okudu

ANKARA (AA) – İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, ABD yönetiminin 5 Kasım’da getireceği İran petrolünü hedef alan tek taraflı yaptırımlar nedeniyle halkın birkaç ay daha zor ekonomik şartlarla karşı karşıya kalacağını ancak yaptırımların etkisinin geçici olacağını söyledi.

İran resmi ajansı IRNA'nın haberine göre, başkent Tahran'da Bakanlar Kurulu toplantısında konuşan Ruhani, "Geçen birkaç ayın halkımız için zor olduğunu biliyorum. Önümüzdeki aylar da zor olabilir ancak hükümet bu sorunları azaltmak için tüm gücünü kullanacaktır.” diye konuştu.

ABD'nin 5 Kasım’da devreye sokacağı İran petrolünü hedef alan tek taraflı yaptırımları Washington yönetiminin yeni bir komplosu olarak değerlendiren Ruhani, şunları söyledi:

"Bu yeni komplolarında da başarısız olacaklarına eminiz. Zaten yavaş yavaş geri adım atmaya başladılar. Önce İran'ın petrol ihracatını sıfıra indireceklerini söylüyorlardı daha sonra bunun mümkün olmadığını görünce İran'ın petrol ihracatını azaltmak istediklerini söylemeye başladılar. İran petrolü konusunda hiçbir hedefinize ulaşamayacaksınız."

ABD yaptırımlarından korkmadıklarını ve yaptırımlardan kaynaklı sorunları ülkedeki tüm kesimlerin el ele vermesiyle aşacaklarını ifade eden Ruhani, "Asya, Avrupa ve diğer kıtalardaki büyük ülkelerin birçoğu İran'ın yanında duracaklarını açıkladılar." dedi.

ABD yaptırımları nedeniyle İran'la ticari ilişkilerini sonlandıran şirketlere de seslenen Ruhani, "ABD'nin baskılarının geçici, bizim sizlerle ilişkilerimizin ise daimi olduğunu söylüyoruz. Amerikalılar birkaç gün bağırıp çağırıp sonra da gidecekler. Onlar bölge ve büyük milletler hakkında karar veremez." ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı Donald Trump'ın başındaki Washington yönetimi, 8 Mayıs'ta nükleer anlaşmadan çekilmesinin ardından İran’ın petrol ihracatını sıfıra indirmeyi hedeflediğini açıklamıştı.

ABD'nin anlaşmadan çekildiği tarihten bu yana İran'ın petrol ihracatında yaklaşık günlük 800 bin varil düşüş yaşansa da Tahran yönetimi, Çin ve Hindistan başta olmak üzere petrol ihracatını sürdürüyor.

ABD'nin, İran Ulusal Petrol Şirketi, İran Petrol Ticaret Şirketi ve Ulusal Tanker Şirketi'ne yönelik yaptırımların 5 Kasım'da devreye girmesi öngörülüyor.

İran'a yönelik ilk aşama yaptırımlar ise 7 Ağustos'ta yürürlüğe girmişti.