Markalar “İstanbul Optimum Outlet Garaj Günleri”nde dikkati çeken fiyatlarla satışta

İSTANBUL (AA) – İstanbul Optimum Outlet AVM, 15-31 Mart'ta gerçekleştirdiği "Garaj Günleri"nde ziyaretçilerini dünyaca ünlü markaların şık ve uygun fiyatlı ürünleriyle buluşturuyor.

İstanbul Anadolu Yakası’nda outlet bir AVM olan İstanbul Optimum, 4. kez düzenlediği "Garaj Günleri"nde dünyaca ünlü markaları avantajlı fiyatlarla ziyaretçileriyle buluşturmaya başladı.

Kuruluşunun 10. yılına giren ve ulaşım kolaylığı nedeniyle hem Avrupa hem de Anadolu Yakası'ndaki vatandaşların sıkça ziyaret ettiği İstanbul Optimum AVM, "Garaj Günleri" kapsamında 20'den fazla yerli ve yabancı öne çıkan markaların en beğenilen tasarımlarını alışveriş tutkunlarıyla buluşturuyor.

Ziyaretçileri birbirinden farklı ve özel indirimli ürünlerle buluşturan "Garaj Günleri", -3 numaralı yeşil otopark alanında 31 Mart'a kadar açık kalacak.

  • "1 çanta fiyatına 7 çanta aldım"

"Garaj Günleri" kapsamında İstanbul Optimum Outlet AVM'de alışveriş yapan vatandaşlar AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

Bir vatandaş; "Optimum'a devamlı geliyorum ama 'Garaj Günleri'ne ilk defa geldim. Çok ucuz, çok indirimde. 1 çanta fiyatına 7 çanta aldım. 600-700 liralık çantalar 100 liraya düşmüş çok memnunum." dedi.

Başka bir vatandaş, "Optimum'a devamlı geliyorum. Devamlı geldiğim bir yer, şimdi de Boyner'den çıktım, alışverişime devam ediyorum. Gerçekten indirimli… Saymaya kalksam 15-20 mağazanın hepsi indirime girmiş. İndirime girmeyen kalkmamış, ürün de kalmamış zaten." şeklinde konuştu.

Alışveriş yapan diğer bir vatandaş, şunları söyledi:

"Ürünler elimde, poşet tasarruf olsun diye poşet almadım. Bugün 2. gün, sabah geldim. Dün de gelmiştim, bugün de geldim. Birkaç parça aldım. Elimdeki çanta 650 liradan 128 liraya düşmüş. T-shirtler de 250 liradan 24 liraya düşmüş. Herkesin gelmesini tavsiye ederim. Geçen yıl da gelmiştim. Evim yakın zaten buraya. Çok kalabalık, buna ihtiyacımız var millet olarak. Ucuzluk istiyoruz o yüzden herkes gelsin."

Bir vatandaş, "Baya uygun fiyata kıyafetler var, biz de kaçırmayalım dedik. İlk defa geldik buraya, yakın diye. Sezon sonu olduğu için indirimler normal ama şu anda normal mağazalarda fiyatlar 2-3 katı olduğu için insanlara daha uygun geliyor. Şimdi arkadaşım geliyor, ben çağırdım bakalım diye. Kardeşim de içeride alışveriş yapıyor." diye konuştu.

  • "Sezon sonu indirimlerinden daha fazla indirim var"

Optimum Centone Mağaza Müdürü Aykut Şengür şunları kaydetti:

"Burada 'Garaj Günleri' çok hareketli geçti. Dün olsun, bugün olsun, iyi verim aldık. Sosyal medyada çok duyuru yapıldı. Çok kalabalık, zor yetişiyoruz. Özellikle öğleden sonra, akşama kadar çok yoğun oluyor. 31 Mart'a kadar sürecek. Sabah 10.00, akşam 22.00 açık. Dün de çok yoğundu, zor yetiştik müşterilerimize. 800-900 liralık . Takımlar 199 lira, ayakkabılar 59 lira. Normalde sezon sonu indirimlerinden daha fazla indirim var. Sezon sonunda ayakkabılarımız 200 liraydı. Gömlekler 80 liraydı, şimdi 19 lira…"

U.S. Polo Assn. Satış Danışmanı Ali Aslan, "Beklentilerin çok üzerinde satışlar yaptık. Müşteriyi memnun edecek fiyatlar… İçeride görüldüğü gibi beklentiyi karşılıyoruz. Yüzde 70 kadar indirim var." bilgisini verdi.

Sanal stüdyo ile 30 ülkede yayına girdi

İZMİR (AA) – TOLGA ALBAY – Televizyon yayıncılığında canlı yayına "artırılmış gerçekliği" sokan bir teknoloji geliştiren Türk firması, 2 yılda dünyanın önde gelen TV kanallarının vazgeçilmezi haline geldi.

Sinema sektöründe çekimin farklı bir mekanda yapıldığı izlenimini vermek üzere yıllardır kullanılan "green box" teknolojisinin daha gerçekçi bir atmosferde canlı yayınlarda nasıl kullanabileceğini araştıran İzmirli 4 girişimci, oyun yazılımlarında kullanılan "oyun motorlarını" yayın platformuna taşıdı.

Green box teknolojisindeki "kişiyi yeşilden ayırma" (keyleme) teknolojisini de değiştiren girişimciler, gerçek zamanlı efektlerle destekledikleri bu teknoloji sayesinde canlı yayınları ses, görüntü, grafik gibi verilerin bulunduğu sanal bir stüdyoya taşımayı başardı.

ABD, Kanada ve Avrupa ülkeleri başta olmak üzere 30'u aşkın ülkedeki TV kanalları ve internet üzerinden canlı yayınlanan programlarda kullanılan teknoloji, Çin'de bir stadyumdan yapılan canlı yayın sırasında sanal bir ejderhanın seyircilerin üzerinden uçurulması ve sahneye konması görüntüleriyle dünyaya yayıldı.

Geçen yıl Rusya'da düzenlenen Dünya Kupası'nda Belçika milli takımı oyuncusu Eden Hazard'ın bu teknolojiyle maç sonrası ülkesindeki televizyon stüdyosuna "ışınlanarak" canlı yayına katılması da dünya genelinde ses getirdi.

  • Yayıncılığa yeni bir soluk getirdiler

Zero Density ortaklarından ve Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Özkan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İstanbul'da kurdukları şirketin faaliyetlerini Ege Serbest Bölgesi'ne taşıdıklarını söyledi.

Şirketinin kullandığı teknolojiyi, "Green box içinde duran bir insanın kamerayla çekildiği sırada gerçek zamanlı olarak başka bir mekandaymış gibi gösterilmesi" olarak özetleyen Özkan, sistemin, oyun motoru kullanılması gibi yeniliklerle yayıncılığa yeni bir soluk getirdiğini belirtti.

Özkan, kullandıkları oyun teknolojisiyle izleyenlerin sunucuyu "farklı bir yerdeymiş' gibi gördüğünü dile getirdi.

Zero Density'nin sektörde öncü haline geldiğini vurgulayan Özkan, şunları kaydetti:

"Dünyada bu alanda çalışma yapan firmalar vardı ancak ilk lansmanı biz yaptık ve öne geçtik. Tüm sektör bizi takip etmeye başladı. Dünyada oyun teknolojisiyle yapılan canlı yayınların yüzde 80-90'ı bizim sistemimizi kullanıyor. Dünyanın dört bir yanında bilinen yayıncılarla çalışıyoruz. Türkiye'den bir teknoloji şirketi olarak bunu başarmış olmak ilk etapta yadırgandı. Bu işi icat eden ülkelere gidip 'bundan sonra şöyle yapacaksınız' diyorsunuz. Bu inanılmaz güzel bir duygu. Başta zorlandık, Türkiye'den gittiğimiz için bazı ön yargılar olabiliyordu fakat bunları aştık. Türk teknolojisi ürünümüzü gururla satıyoruz, tüm dünya da bunu kabul etmiş durumda."

  • İhracatta hedef 15 milyon dolar

Şirketin üst yöneticisi Tijen Armağan da 2 yılda bir başarı hikayesi yazdıklarını, halen 30'un üzerinde ülkeye teknoloji sattıklarını ifade etti.

Yayıncılık sektörü geleceğinde bu teknolojilerin vazgeçilmez bir konumu olacağını dile getiren Armağan, "Her ay 3-4 yeni markayla yolculuğa devam ediyoruz. Geçen yılı 5 milyon dolar ihracatla kapattık, 2019'da hedeflerimizi çok agresif belirledik, aşağı yukarı 15 milyon dolara yakın bir ihracat cirosu hedefliyoruz." diye konuştu.

Diyabetli gençler ve çocuklar basketbolla engelleri aşıyor

İSTANBUL (AA) – Diyabetli Çocuklar Eğitim Vakfı (DİYAÇEV) ile Türkiye Basketbol Antrenörleri Derneğinin (TÜBAD) sosyal sorumluluk projesi kapsamında düzenlediği etkinlikte diyabetli gençler ve çocuklar, ünlü isimlerle gösteri maçı yaptı.

Sinan Erdem Spor Salonu'nda yapılan ve diyabetli çocuklar ile gençlerin uygun tedaviyle başarılı bir yaşam sürdürebileceklerinin mesajının verildiği "Arkadaşım Diyabet Basketbol Gösteri Maçı"nda Anadolu Efes Kulübü Genel Direktörü Alper Yılmaz, Banvit Sportif Direktörü Turgay Çataloluk, Banvit Basketbol Takımı Genel Menajeri Turgay Zeytingöz, eski basketbolcu Tamer Oyguç, Cüneyt Erden ile sanat ve televizyon dünyasından birçok isim, diyabetli gençler ve çocuklarla bir araya geldi.

Novo Nordisk Türkiye'nin desteğiyle gerçekleştirilen organizasyonda, diyabetli gençler ve çocukların da herkes gibi spor yaşamlarını rahat bir şekilde sürdürebileceklerine ve sporla yaşamlarında fark oluşturabileceklerine dikkat çekildi.

DİYAÇEV Başkanı Prof. Dr. Şükrü Hatun, Tip 1 diyabetin toplum tarafından bilinmesi için bu tür aktiviteler yaptıklarını belirterek, "Biliyoruz ki Tip 1 diyabetli çocuklar, herkes gibi bir yaşam sürdürüp herkes gibi basketbol oynayabilirler. Spor onların hayatlarını güçlendirir. Bu mesajı vermek için buradayız. Ülkenin farklı yerlerinden 15 kardeşimiz burada bizimle. Diyabet spora hiçbir engel değil." ifadelerini kullandı.

TÜBAD Başkanı Çetin Yılmaz da "DİYAÇEV'e çok teşekkür ediyoruz. Bize basketbol dünyası olarak katkı verme fırsatı sundular. Burada ortak olduğumuz nokta, imkansızın başarılabileceğini göstermek. Toplum, diyabet sıkıntısı çeken gençlere 'spor yapamazlar' diye ön yargıyla yaklaşıyor. Burada çok iyi performanslı oyuncular olduğunu gördünüz. Böyle bir sosyal sorumluluk projesinde yer aldığımız için onur duyuyoruz." şeklinde konuştu.

– Sporcuların görüşleri

Diyabetli olarak 2 yıldır basketbol oynayan 14 yaşındaki Demir Eren, basketbolun yaşamını çok kolaylaştırdığını dile getirdi.

Yaklaşık 5 yıldır basketbol oynadığını anlatan Demir Eren, "Basketbolun diyabetliyken çok fazla faydasını gördüm. Şekerimi spor sayesinde çok düzgün ayarlayabiliyorum. Şekerim yükseldiği zaman örneğin 200 olduğunda antrenmanlarla 120'ye düşürebiliyorum. Çok yararlı oluyor basketbol oynamak." şeklinde görüş belirtti.

Lisanslı olarak basketbol yaşantısını sürdüren 20 yaşındaki Şevval Ercan da 7 yıldır diyabetli olduğunu aktararak, "Basketbol bana çok kolaylık sağlıyor. Spor sayesinde şeker seviyem daha düzgün gidiyor. İnsülin bizim hayatımız boyunca kullanmamız gereken bir arkadaşımız. Ona ilaç demiyorum, arkadaşımız. İnsülin kadar sporun da diyabette önemli olduğunu belirtmek istiyorum." değerlendirmesinde bulundu.

Renkli görüntülerin oluştuğu gösteri maçının ardından organizasyon, ailelerin de katılımıyla gerçekleşen fotoğraf çekimiyle sona erdi.