Paraşüt tutkunları Uçmakdere'de gökyüzüyle buluşuyor

TEKİRDAĞ (AA) – Denizin ve yeşilin bir arada olduğu Tekirdağ'ın Şarköy ilçesine bağlı Uçmakdere Mahallesi, yamaç paraşütüyle farklı bir keyif yaşamak isteyen İstanbul ve Trakya'daki ekstrem spor tutkunlarını gökyüzüyle buluşturuyor.

Farklı bir keyif yaşamak için Uçmakdere'ye gelen ziyaretçiler, hem doğal güzelliklerin tadını çıkarıyor hem de yamaç paraşütüyle gökyüzü ile buluşmanın keyfini yaşıyor.

Tekirdağ Yamaç Paraşüt Kulübü (TEYAK) Kurucusu Sadri Özel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kulüp olarak uçuşlarını bu bölgede gerçekleştirdiklerini, kış aylarında da havaların elverişli olmasıyla uçuşlara başladıklarını söyledi.

Yamaç paraşütüne ilginin her geçen gün arttığını ifade eden Özel, "Yamaç paraşütü aktivitesine ilgi günbegün artarak devam ediyor. Uçmakdere mevkisi bu aktivite için çok elverişli. Tekirdağ'ın adı yamaç paraşütüyle günden güne anılmaya başlandı. Biz de bunu en iyi şekilde değerlendirmeye çalışıyoruz. Kış aylarında olmamıza rağmen yoğun talep var. Bizler de taleplere en iyi şekilde karşılık vermeye çalışıyoruz." dedi.

Özel, bölgenin yılın 12 ayı yamaç paraşütü için elverişli bir iklime sahip olduğunu ve göze hitap eden güzelliği de olduğu için sıkça tercih edildiğini dile getirerek, şunları kaydetti:

"Yamaç paraşütü için her gün vatandaşlarımız uçuşa geliyor. İlk deneyenlerin 250 metrelik pistimizden uçuşlarını gerçekleştiriyoruz. Rüzgarlar uygun olduğu sürece günün her saati uçuş oluyor. Bu bölge uçuş için gayet verimli bir yer. Eğitim almış tecrübeli kişiler de 600 metreden uçuş gerçekleştiriyor.

Birçok ilden buraya paraşüt uçuşu yapmak için gelenler oluyor. Burada görsellik de çok güzel. Deniz var, orman var. Buraya gelen vatandaşlar hafta sonlarını güzel bir şekilde değerlendiriyor. Rüzgarın durumuna göre günde 100 uçuş oluyor. Burasını kendi imkanlarımızla düzeltip daha çok tercih edilen bir yer haline getirdik. Ekstrem spor tutkunlarını buraya bekliyoruz."

GÜNCELLEME – Ordu'da yamaç paraşütü kazası

ORDU (AA) – Altınordu ilçesinde tandem uçuşu sırasında, paraşütün teleferik tellerine takılması sonucu düşen 1 kişi öldü, 1 kişi ağır yaralandı.

Alınan bilgiye göre, Altınordu ilçesinde, "kentin seyir terası" olarak adlandırılan Boztepe'ye çıkan Hüseyin İlhan ve Eren Şalcı, uzman pilot ile yolcunun birlikte yaptığı tandem uçuşu gerçekleştirdi.

Bir süre havada kalan İlhan ve Şalcı'nın paraşütü, iniş sırasında Şarkiye Mahallesi'ndeki Tayfun Gürsoy Parkı üzerinden geçen teleferik teline takıldı.

Teleferik telinde asılı kalan iki kişi, daha sonra yaklaşık 50 metre yükseklikten düştü.

Ağır yaralanan İlhan ve Şalcı, olay yerine gelen 112 Acil Sağlık ekiplerince Ordu Devlet Hastanesine kaldırıldı.

Paraşüt eğitmeni olduğu öğrenilen İlhan, müdahaleye rağmen kurtarılamadı.

Yerden 6 bin metre yüksekte rekor denemesi

İZMİR (AA) – İzmir'in Selçuk ilçesindeki Türk Hava Kurumu (THK) Havacılık Eğitim Merkezi Müdürlüğü'nde 41 lisanslı paraşütçü, Türkiye Serbest Düşüşte El Ele Tutuşma Rekoru denemeleri yaptı.

THK Efes Uçuş Okulu sorumluluğundaki denemelere Hava Kuvvetleri Komutanlığı, C-160 Transall tipi uçakla destek verdi.

Türkiye'nin dört bir yanından rekor kırmak için bir araya gelen lisanslı paraşütçüler, denemelerin ilk 4 gününde hava koşulları ve teknik nedenlerle atlayış yapamadı.

Bugünkü denemelerde eğitmenden aldıkları taktikler sonrası uçağa binen paraşütçüler, 6 bin metre yüksekten atlayışlar yaptı.

Atlayışlarda, 2015 yılında 39 kişiyle ulaşılan Türkiye Serbest Düşüşte El Ele Tutuşma Rekoru kırılamadı.

– Rekor denemelerine devam

Okul müdürü Fikret Söğüt, AA muhabirine yaptığı açıklamada, havada çoklu tutuşma denemelerini 7 yıldır yaptıklarını ve 3 yıl önce 39 kişi ile rekor kırdıklarını söyledi.

Söğüt, rekor denemesine iş insanı, memur, doktor, avukat, öğrenci gibi birçok gruptan insanın katıldığını ifade ederek, paraşütçülük tutkusuna sahip kişilerin atlayışlardan kolay kolay vazgeçmediğini aktardı.

Selçuk'taki rekor denemelerini yönetmek üzere Moskova'dan Türkiye'ye gelen Rus Victor Kratsov ise bugüne kadar 11 bin 453 atlayış yaptığını, Türkiye'de 2. kez rekor denemesi yapmak üzere bulunduğunu ifade etti.

Hava şartlarının olumsuz olduğunu ifade eden Kratsov, "Bugün rekor olmadı. Hava şartları kötüydü. Şu ana kadar 4 atlayış yaptık. Rekor için 20 atlayış olması gerekiyordu." diye konuştu.

Denemeye katılanlardan diş hekimi Hülya Kubilay da 8 yıldır paraşüt sporuyla ilgilendiğini dile getirerek, "Bu sporun heyecanı bizi tutuyor. Rekor deniyoruz. Bu defa olmadı ama denemeye devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.

Denemeler sırasında Selçuk semalarında renkli görüntüler oluştu.

Öte yandan, denemelerin ileriki tarihlerde THK Havacılık Eğitim Merkezi Müdürlüğü'nde devam edeceği belirtildi.

Paraşütte “el ele” rekor denemesi

İZMİR (AA) – İzmir'in Selçuk ilçesinde Türk Hava Kurumu (THK) bünyesindeki Havacılık Eğitim Merkezi Müdürlüğü, rekor denemesine ev sahipliği yapacak.

THK'den yapılan açıklamaya göre, 24 Kasım Cumartesi günü Havacılık Eğitim Merkezi Müdürlüğünde "Türkiye Serbest Düşüşte El Ele Tutuşma Rekoru" denemeleri yapılacak. Rekor denemesine Hava Kuvvetleri Komutanlığı da C-160 Transall tipi uçakla destek verecek.

Rekor denemesi kapsamında amatör paraşütçüler, yaklaşık 6 bin metre yükseklikten saatte yaklaşık 220 kilometre süratle düşerken el ele tutuşacak ve önceden belirlenmiş formasyonları yerine getirecek.

Önceki yıllarda 39 kişi ile kırılan havada el ele tutuşma rekorunun bu yıl geliştirilmesi hedefleniyor.

Çukurova semaları yamaç paraşütleriyle dolacak

ADANA (AA) – İBRAHİM ERİKAN – Havacılık sporlarının gözdesi haline gelmeye başlayan Adana'da gerçekleştirilecek Havacılık ve Yamaç Paraşütü Festivali, 11 ülkeden 200'den fazla sporcunun katılımıyla Çukurova semalarında görsel şölen sunacak.

Adana Havacılık ve Adrenalin Sporları Kulübü (AHAS) Başkanı Güner Akkaya, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 27-28 Ekim'de gerçekleştirecekleri festivalin heyecanını yaşadıklarını söyledi.

Festivalin, merkez Çukurova ilçesi Kabasakal Mahallesi Rüzgarlı Tepe mevkisinde, Seyhan Baraj Gölü kıyısında organize edileceğini belirten Akkaya, "Her yıl olduğu gibi bu sene de festival kamplı şekilde gerçekleşecek. Organizasyonumuza 11 ülkeden 200'ün üzerinde yamaç paraşütü, microlight, paramotor gibi hava taşıtlarının pilotları katılacak." diye konuştu.

Akkaya, konuklarının cuma ve cumartesi gecesini kamp alanında, baraj gölü kıyısında konaklayarak güzel bir ambiyansta geçireceğinin altını çizerek şöyle devam etti:

"Motorlu ve motorsuz hava taşıtlarımız, gökyüzünde rengarenk şekilde görsel şölen sergileyecek. Hazırlık noktasında biraz rahatız. Artık 9'uncusu olması dolayısıyla birçok şey yerine oturdu. Artık sponsorlarımız, tedarikçi firmalarımız bizi arayıp desteklerini iletiyorlar. Biz sadece başvurularımızı yapıp tarihe odaklanıyoruz. Misafirlerimizle kontak kuruyoruz. Meteorolojik anlamda bir sıkıntımız yok. Cuma, cumartesi ve pazar günü Adana'mızda hava güneşli ve açık, sadece perşembe günü bir miktar yağış bekleniyor. Festivalimiz hava durumundan etkilenmeyecek."

– Yamaç paraşütüne ilgi artıyor

Akkaya, güzel bir ortamda geçeceğine inandığını belirttiği festivale tüm sporseverleri davet ederek "Batı'daki insanlar televizyonlarını açtıklarında Adana'yı bir 'suç şehri' olarak algılıyorlar. Adana o kadar güzel bir şehir ki insanı da doğası da misafirperverliği de güzel. Adana'mızın güzelliğini sergilediğimiz bu festivalimizde bizi yalnız bırakmayın. Güzel insanlarla güzel bir organizasyona ev sahipliği yapalım." ifadelerini kullandı.

Yamaç paraşütüne her geçen gün ilginin arttığını dile getiren Akkaya, "Gelişmekte olan branş. Biz 2010 yılında Adana'da yamaç paraşütü eğitimleri vermeye başladığımızda, kentte uçan pilot sayısı benimle birlikte bir elin parmağı kadardı. Fakat geldiğimiz noktada sadece AHAS'ta uçan pilot sayısı 140 kadar. Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı olarak kurumsal manada Adana'daki ve bölgedeki tek kulüp AHAS." şeklinde görüş belirtti.

– "Yamaç paraşütü hiçbir zaman ters rüzgarla düşmez"

Akkaya, yamaç paraşütüyle alakalı bazı haberlerin bilinçsizce paylaşıldığını vurgulayarak şunları kaydetti:

"Bazılarına göre yamaç paraşütü ters rüzgarla yere çakılan, denize düşen bir hava taşıtı olarak tanınıyor. Bu haberler yeterli bilgiye sahip olunmadan yapılıyor. Yamaç paraşütü hiçbir zaman ters rüzgarla düşmez. Güvenlik tedbirlerimizi aldığımız takdirde, iyi bir eğitmenden eğitim aldığınız takdirde yamaç paraşütüyle kaza yapma ihtimaliniz neredeyse sıfır. Karayolunda da olduğu gibi kırmızı ışığı ihmal ederseniz, emniyet kemeri takmazsanız, şehir içinde hız sınırını korumazsanız kaza yapmanız nasıl kaçınılmazsa, havada da yamaç paraşütüyle kaza yapmanız kurallara uymadığınız takdirde kaçınılmaz. Bölgede 170'in üzerinde öğrencim var, bugüne kadar çok şükür bizi üzecek bir kazamız olmadı. Bundan sonra da olmaması için elimizden geleni gösteriyoruz."

27-28 Ekim'de düzenlenecek festivale Türkiye'nin yanı sıra Rusya, Portekiz, Almanya, Belçika, İtalya, Litvanya, Azerbaycan, İran, Tunus ve Mısır'dan sporcular katılacak.

13 yaşında 2 bin metreden uçuyor

KAYSERİ (AA) – TUNAHAN AKGÜN – Kayseri'de, babasından etkilenerek yamaç paraşütüne başlayan 13 yaşındaki Mehmet Kürşad Yılmaz, 2 bin metre yükseklikten uçuşlar gerçekleştiriyor.

Talas ilçesinde yaşayan Erciyes Ortaokulu 8. sınıf öğrencisi Mehmet Kürşat Yılmaz, hafta sonları babasıyla gittiği 2 bin metre yükseklikteki Ali Dağı'nda yamaç paraşütüyle tanıştı.

Babasından etkilenerek başladığı yamaç paraşütüne zamanla ilgisi artan Yılmaz, okula gitmediği günlerde Ali Dağı'nda kendisi de uçmaya başladı.

Sabahın erken saatlerinde Ali Dağı'na çıkan ve rüzgarın uyğunluğuna göre yaklaşık bir saatlik hazırlığın ardından havalanan Yılmaz, gelecekte dünya şampiyonlarına katılmayı hedefliyor.

Mehmet Kürşad Yılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, paraşütle 9 yaşında tanıştığını, ilk uçuşunu ise 13 yaşında gerçekleştirdiğini belirtti.

Uçuş yapabilmek için havaların uygun olmasını dört gözle beklediğini ve yamaç paraşütünün kendisi için bir tutku olduğunu dile getiren Yılmaz, şunları kaydetti:

"Yaşıtlarım okulda futbol oynarken, çarşıya giderken, ben tüm gezilerimi ve planlarımı iptal ederek, yamaç paraşütü yapmaya geliyorum. Saat 06.00'da buraya gelip, doğayla iç içe oluyorum. Babam yamaç paraşütü sporcusu. Babamdan etkilendim ve heveslendim. Sonra, 'Ne zaman uçarım? diye hayal etmeye başladım. Babam bana, 'Biraz daha büyü, paraşüt alalım, sen de uçmaya başlarsın.' dedi. Ben de sabırsızlıkla bekledim. Daha sonra paraşütüm oldu ve önce yerde çalışmalara, sonra da yavaş yavaş uçuşlara başladım."

– "Hedefim, dünya çapında yarışmalara katılmak"

Talas'ta her yıl düzenlenen ulusal yarışmaların yamaç paraşütü sporuna başlamak isteyenlere heyecan verdiğini vurgulayan Yılmaz, bu organizasyonlarda yer almanın en büyük hayali olduğunu söyledi.

Yılmaz, uluslararası şampiyonalarda yer alarak Türkiye'ye dereceler kazandırmak istediğini ifade ederek, "Sosyal medya, internet sayfaları ve Türk Hava Kurumunun sayfalarına baktığım zaman, benim yaşımda uçan birisini göremiyorum. Güne dinamik başlamak için sabah saat 06.00'da Ali Dağı'nın zirvesine tırmanıyorum. Hedefim, dünya çapında gerçekleştirilen yarışmalara Türkiye adına katılmak." ifadelerini kullandı.

Ölüdeniz uçuş pilotlarını büyülüyor

MUĞLA (AA) – DURMUŞ GENÇ – ALİ RIZA AKKIR – Dünyanın önde gelen yamaç paraşütü merkezleri arasından gösterilen Fethiye ilçesindeki Ölüdeniz Mahallesi, yerli ve yabancı turistlerin yanı sıra dünyanın birçok ülkesinden uçuş için gelen paraşüt pilotlarını büyülüyor.

Fethiye ilçesinde bu yıl 19'uncusu gerçekleştirilen Uluslararası Ölüdeniz Hava Oyunları Festivali'nde 56 ülkeden 900 paraşütçünün yanı sıra dünyanın en iyi akrobasi pilotları da katılıyor.

Bin 700 metre rakımdaki pistten uçan paraşütçülerin gökyüzü şovu, ilgiyle izleniyor.

Babadağ’dan yamaç paraşütüyle tandem (ikili) uçuş yapan turistler, eşsiz manzaranın yanı sıra pilotların gökyüzünde yaptığı aksiyon hareketleriyle adrenalin dolu dakikalar yaşıyor.

Her yıl binlerce yerli ve yabancı turistin uçuş yaptığı merkezde maceraseverler gökyüzünde bir yandan adrenalin dolu dakikalar yaşarken bir yandan da Ölüdeniz'in farklı tonlardaki mavisini seyre dalıyor.

Babadağ Hava Sporları ve Rekreasyon Merkezinin bin 700 metredeki pistinden, yamaç paraşütü pilotu Malezyalı Azizan Mohd Noor ile birlikte uçuş yapan AA muhabiri, Ölüdeniz'in eşsiz manzarasını, gökyüzünde süzülen paraşütleri, sahilde denize giren turistleri ve mavi yolculuğa çıkan tekneleri görüntüledi.

Fethiye Belediye Başkan Yardımcısı ve Organizasyon Sorumlusu Mete Atay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Ölüdeniz'in Fethiye'nin dünyaya açılan penceresi olduğunu söyledi.

Avrupa’da bin 900 metre yüksekliğe çıkarak denizin üzerine atlanan tek yerin Babadağ olduğunu vurgulayan Atay, Babadağ ve Ölüdeniz'in doğal manzarasıyla muhteşem bir güzelliğe sahip olduğunu ifade etti.

– "Günlük yaklaşık 900 kişi atlayış yapıyor"

Babadağ’da 2019 sezonunda açılması planlanan teleferik ve pistlerdeki sosyal tesisler sayesinde yerli ve yabancı turistlerin muhteşem bir manzarayla karşılaşacağını vurgulayan Atay şöyle konuştu:

"Bu yılki festivale önceki yıllara oranla daha yüksek bir katılım var. Günlük yaklaşık 900 kişi atlayış yapıyor. Geçen yıl biz bu sayıyı bir haftada yakalayamamıştık. Ölüdeniz artık Fethiye'nin bir markası. Dünyanın belirli yerlerinde atlayış noktaları var, ama doğal güzellik olarak bin 900 metreden atlayıp plaja inilen hiçbir yer yok. Bundan dolayı her geçen yıl buraya ilgi daha da artıyor. Babadağ'dan geçen sene 120 binden fazla bir atlayış olmuştu ama bu sene bu rakam 150 bini geçecek."

Atay, Babadağ'da son yıllarda ölümlü kazaların yaşanmadığını, uçuşların güvenli ve sıkı bir denetimde gerçekleştiğini anlattı.

AA muhabiri ile uçuş yapan Malezyalı pilot Azizan Mohd Noor, 4 yıldır uçuş yapmak için Ölüdeniz'e geldiğini söyledi.

Ölüdeniz’in dünyanın en güzel yerlerinden birisi olduğunu, herkesin hayatında bir kez de olsa Babadağ’dan uçması gerektiğini vurgulayan Noor, "Dünyanın farklı ülkelerinde birçok uçuş gerçekleştirdim ama en iyisi burası. Ölüdeniz harika. Türkiye eşsiz güzelliklere sahip. Hepsinden önemlisi biz aynı dine mensup insanlar olduğumuz için burada helal yemek var. Aynı zamanda fiyatların makul olması ilgi çekici. Bir gazeteci ile uçuş yapmak ise muhteşem bir duygu." diye konuştu.

– "Kuş cenneti gibi"

Babadağ'dan uçuş yapan sanatçı Hayko Cepkin ise Zeytinli'den yaptığı uçuştan sonra Ölüdeniz'in mükemmel olduğunu ifade etti.

Gökyüzünden Ölüdeniz'in kuş cenneti gibi göründüğünü belirten Cepkin, "Daha önce çok sayıda aletle atladım ama sadece yamaç uçuşu yapmamıştım. Onu da Ölüdeniz'de yaptım ve mükemmel bir duygu. Ciddi muhteşem bir görüntü var. Kendim de atlayış yaparken çekim yaparak sosyal medya hesabımdan yayınladım. Gerçekten burası harika." dedi.

Rus pilot Katarina Zaparossova da Babadağ'dan üçlü atlayış gerçekleştirdiklerini ve bunun muhteşem bir duygu olduğunu anlattı.

Festival süresince tandem pilot olarak Ölüdeniz'de bulunacağını dile getiren Zaparossova, birçok gösteri uçuşu da gerçekleştireceğini aktardı.

Ölüdeniz'in sahip olduğu güzellikler ve uçuş imkanlarıyla paraşüt pilotlarını büyülediğini vurgulayan Zaparossova, pistin her seviyeden pilot için uygun olduğunu dile getirdi.

Yamaç paraşütü tutkunlarının gözdesi Kırantepe

SAKARYA (AA) – ONUR ORHAN – Sakarya'nın Serdivan ilçesindeki 235 rakımlı Kırantepe Sivil Havacılık Merkezi, yılın büyük bölümü uçuşa elverişli olması ve İstanbul gibi metropol şehirlere yakınlığıyla yamaç paraşütü tutkunlarına ev sahipliği yapıyor.

Yamaç paraşütü tutkunları için adeta cazibe merkezi haline gelen Kırantepe'de, yerli ve yabancı turistler gökyüzünde heyecan dolu anlar yaşıyor.

Sakarya Sportif Havacılık Kulübü tarafından düzenlenen yamaç paraşütü eğitimlerine katılan kursiyerler de teorik eğitimlerin ardından Sakarya semalarında uçuşlarını gerçekleştiriyor.

– "Sportif havacılığın gelişmesi için çaba sarf ediyoruz"

Sakarya Sportif Havacılık Kulübü eğitmeni Abdullah Yıldız, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'de sportif havacılığın gelişmesi için çaba sarf ettiklerini söyledi.

Sakarya'da her seviyede faaliyet gösteren eğitim okullarının olduğunu belirten Yıldız, "Bugün meteorolojik şartlar hem başlangıç hem de orta düzey seviyesindeki uçuşlara çok elverişliydi. Değişik bölgelerde de farklı çalışmalar yürütüyoruz." diye konuştu.

Yamaç paraşütü sporunun sistematik bir eğitime tabi olduğunu anlatan Yıldız, "Hem bu sistemin getirmiş olduğu tecrübe hem de Avrupa ve dünyadaki gelişmeleri takip ederek bir müfredata tabiyiz. Yamaç paraşütü başlangıç eğitimi, ortalama 6-7 gün sürüyor. Bunun 2-3 günü derslik ortamında, 2-3 günü yerde kontrol öğrettiğimiz safhada, 2-3 günlük çalışma da tepede uygulamayla geçer. Öğrenci ortalama 7- 10 gün arasında 200 metrelik tepeden eğitmen kontrolünde sağlıklı uçuşlarını yapar." ifadelerini kullandı.

Yıldız, uçuş sırasında öğrencilerin yalnız olduğunu, telsiz vasıtasıyla tepe ve yerdeki uzman eğitmen tarafından yönlendirildiğini anlatarak, kullandıkları yamaç paraşütlerinin eğitime uygun olduğunu kaydetti.

Trafikte olduğu gibi ekstrem sporlarda da kaza riskinin bulunduğunu dile getiren Yıldız, sıfır hata esasına göre eğitimleri sürdürdüklerini söyledi.

– "Burayı bölge halkına kazandırmak istiyoruz"

Yıldız, Kırantepe'de 2004 yılından beri yamaç paraşütü yapıldığına işaret ederek, bölgenin meteorolojik ve fiziksel olarak en iyi eğitim tepesi olduğunu belirtti.

Bölgeyi tanıtabilmek, koruyabilmek için ellerinden geleni yaptıklarını vurgulayan Yıldız, "Burayı Sakarya ve bölge halkına kazandırabilmek, kentin değeri olması için didiniyoruz. Geldiklerinde,'Burada faaliyetleri duyuyorduk, keşke daha önce başlasaydık.' diyorlar. Bu da bizim sosyal projemiz. Sakarya'da nasıl bisiklet biraz ön plana çıkmaya başladıysa yamaç paraşütünü de halka hobi olarak kazandırmak istiyoruz." diye konuştu.

Kırantepe'nin Karadeniz sahiline çok yakın bir tepe olduğuna dikkati çeken Yıldız, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Her mevsimde çok rahat eğitim uçuşları yapabiliyorsunuz. Çok elverişli bir alan, neredeyse burada 365 günün 200'ünde aktif uçuş günü bulabiliyoruz. Bu, çok ciddi bir oran. Yani her gün neredeyse günün farklı saatlerinde Kırantepe'de uçuşumuzu yapıp sadece birkaç kilometre uzaklıktaki evimize yürüyerek ya da aracımızla gidebiliyoruz."

Vatandaşları yamaç paraşütü yapmak için Kırantepe'ye davet eden Yıldız, "Ön yargısız şekilde gelip burada faaliyetleri izlesinler. Şu anda burada 50 nüfusumuz varsa 45'i İstanbul'dan geliyor. Biz bunu istemiyoruz. Sakaryalıların gelip buraya sahip çıkmasını istiyoruz." ifadelerini kullandı.

Babasına özenerek başladı, Türkiye üçüncüsü oldu

TEKİRDAĞ (AA) – Tekirdağ'da babasına özenerek küçük yaşta yamaç paraşütü ile tanışan Taygun Özel (17), Türkiye Yamaç Paraşütü Akrobasi Şampiyonası'nda üçüncü oldu.

Özel, Türkiye Hava Sporları Federasyonu ve Tunceli Valiliği tarafından organize edilen şampiyonada bronz madalya kazanarak, milli takıma girmeye de hak kazandı.

Milli sporcu Taygun Özel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, paraşüt ile 7 yaşında tanıştığını ve ilk uçuşunu 10 yaşında yaptığını söyledi.

Özel, Türkiye Yamaç Paraşütü Akrobasi Şampiyonası'nın ilk defa düzenlendiğini ve bundan sonra her yıl yapılmasının sporcular için teşvik edici olacağını ifade ederek, "Beni ilk babam uçurdu. 13 yaşındayken de kendim uçmaya başladım. Sonra hiç ara vermeden uçuşlara devam ettim. Son 2 yıldır da Tekirdağ Yamaç Paraşüt Kulübü'nde profesyonel olarak tantem pilotluğu yapıyorum. Her geçen gün kendimi geliştirmeye çalışıyorum." diye konuştu.

Yamaç paraşütünün artık kendisi için vazgeçilmez olduğunu belirten Özel, "İlk defa böyle bir yarışma düzenlendi. Çok güzel bir organizasyon oldu. Oraya katılmak ve derece elde etmek bana çok büyük bir mutluluk verdi. İlk üçe girdim ve bu sonuçla milli takıma katılmaya hak kazandım. Bizi çok yoğun bir çalışma temposu bekliyor. Önümüzdeki yarışmalara hazırlanmak için çeşitli kamplara gireceğiz." ifadelerini kullandı.

Özel, uluslararası şampiyonalarda da yer alarak Türkiye'ye dereceler kazandırmak istediğini dile getirerek şunları kaydetti:

"Organizasyonun bundan sonra da devam edeceğini düşünüyorum. Böylece bu spor daha da farklı yerlere taşınacaktır. Birçok ilde bu şampiyona düzenlenmeye devam edecektir. Türkiye Yamaç Paraşütü Akrobasi Şampiyonası'nda güzel bir derece elde ettim. Çok güzel bir takımımız var. Milli takım olarak çalışmalarımıza devam edeceğiz. Federasyonumuz da bizi en iyi şekilde destekliyor. Uluslararası yarışmalara da katılarak başarılı dereceler elde etmek istiyoruz."

Baba Sadri Özel de oğlunun elde ettiği derecenin mutluluğunu yaşadıklarını aktararak, "Tekirdağ Yamaç Paraşüt Kulübü olarak bölgede faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Oğlum küçük yaşta kulüpte yamaç paraşütüyle tanıştı ve bir daha bırakmadı. Her geçen yıl kendini geliştirdi. Şampiyonda güzel bir derece elde ederek milli takıma girmeye hak kazandı." şeklinde konuştu.

Yarış motosikletlerinin motoruyla uçuyor

BURDUR (AA) – BİLAL ALTIOK – Burdur'un Bucak ilçesinde "uçan adam" lakaplı Ahmet Dağaşan, yarış motosikletlerinin motorlarını kullanarak yaptığı güçlü paramotorlarla uçmanın heyecanını yaşıyor.

Çocukluğundan beri içinde olan uçma hayalini 47 yaşında gerçeğe dönüştürdüğünü belirten Ahmet Dağaşan, yarış motosikleti motoruyla tek kişilik ve çift kişilik paramotorlar üretiyor.

Dağaşan, farklı şehirlerde bularak satın aldığı hasarlı ya da ikinci el yarış motosikletlerini evinin altındaki atölyesinde parçalayarak motorlarını çıkarıyor. Bu güçlü motorları, birçok aksamını kromdan yaptığı paramotorlara takıyor.

Yaklaşık 5 yıldır internetten yaptığı araştırmalar ve paramotorlarla uğraşanlardan elde ettiği bilgi sayesinde ürettiği paramotorlarla uçmayı başaran Dağaşan, çift kişilik tasarladığı araçlarla da başkalarını uçuruyor.

Havada akrobatik hareketler yaparak birlikte uçtuğu maceraperestlere keyifli dakikalar yaşatan Dağaşan, çeşitli kurslar ve eğitimler alarak uçuş tekniğini de sürekli geliştiriyor.

Dağaşan, hava şartlarına bağlı olarak neredeyse her gün, pilot kıyafetini giyerek paramotorunu aracının arkasına bağlayıp evinin yakınındaki yıllık kirasını peşin ödediği tarladan havalanıyor.

Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünden "özel uçuş izni belgesi" olan 52 yaşındaki iki çocuk babası Ahmet Dağaşan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, aslında mermer işleme fabrikası sahibi olduğunu, neredeyse her gün uçuş yaptıktan sonra iş yerine gittiğini söyledi.

Uçma hevesinin çocukluğundan geldiğini belirten ilkokul mezunu Dağaşan, çocukken ağaçlara astığı plastik hortumlardan sallandığını ifade etti.

Dağaşan, 5 yıl önce paramotor almaya karar verdiğini ifade ederek "Burdur'da bir paramotor buldum, sahibi bu motoru almış ancak korktuğundan uçamamış. O kişiden ilk paramotorumu satın aldım." dedi.

– Yarış motosikleti motoru

Antalya'da eğitim aldıktan sonra kendi kendine Burdur'da uçmaya başladığını dile getiren Dağaşan, "Satın aldığım paramotorun beygir gücü yetersizdi. Hava araçlarında güç çok önemlidir. Bundan dolayı yüksek düzeyde itiş gücüne sahip bir yarış motosikletinin motorunu alıp bunu hava aracına uyguladım." diye konuştu.

Dağaşan, bu araçlara yarış motosikletlerinin motorlarının takılabildiğini ise yaptığı araştırmalardan öğrendiğini vurgulayarak şöyle devam etti:

"Genellikle 600 CC'lik yarış motosikletlerinin motorlarını kullanıyorum. Bu motosikletler kazalı da olabilir, tekeri, çamurluğu da olmayabilir. Yeter ki motor kısmı hasar görmesin. Ben zaten o motosikletlerin motor kısmını kullanıyorum. Bu motorları çeşitli illerden gidip aldım ve kendi yaptığım paramotora bağladım. Şu anda çok memnunum. Bildiğim kadarıyla Türkiye'de paramotora yarış motosikletinin motorunu takan ilk kişi benim. Şu anda paramotorlarımın bir iki parçası hariç örneğin pervanesini ve paraşütünü yurt dışından alıyoruz. Onun dışında iskeleti de dahil kendim imal ediyorum."

– Pahalı bir hobi

Paramotorun ekipman ve bazı parçalarının pahalı ve temini zor olduğunu vurgulayan Dağaşan, "5 yılda bu işte bayağı bir yol kat ettim. Paramotoru önceleri demirden yapıyordum, sonradan krom kullanmaya başladım. Bugünkü halini alması için çok uğraştım, çok emek verdim. Hiçbir yerden destek de görmedim, kimse elimden tutmadı. Her şeyi kendim araştırarak öğrendim." dedi.

Öğrenmek isteyenlere yardımcı olduğunu da anlatan Dağaşan, paramotorla uçmanın herkesin yapabileceği bir şey olmadığını, bunun pahalı bir hobi olduğunu aktardı.

Dağaşan, sıfır bir paramotorun yurt dışında 30 bin avro civarında olduğuna dikkati çekerek kendisinin ise paraşütü hariç ortalama 60-70 bin liraya mal ettiğini, yapımı 1,5 ay süren paramotorları satın almak isteyenlere de yardımcı olduğunu söyledi.

Meraklıları yakıt ücreti karşılığında uçurduğunu dile getiren Dağaşan, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Ankara'dan, Antalya'dan, Burdur civarından uçmak için gelenler de oluyor. Havada tamamen özgürsün. Dağların tepelerinde, bulutların arasında olmak çok farklı bir duygu. Uçmak kadar güzel bir şey yok, bunu yaşamanız lazım. Bana çevremdekiler 'uçan adam' diyor. Mahallemdeki herkes bu duruma alıştı. Çevremdekiler sanki arabama binmişim, bir yere gidiyormuşum gibi karşılıyorlar artık. Daha önce gitmediğim yerlere uçmaya gittiğimde ise köylüler çıkıp toplanıyorlar, herkes merakla bakıyor. Eleştirenler de var tabii, özellikle hayvan otlatanlar hayvanları ürküyor diye eleştiriyor ancak ben onları gördüğümde uzakta uçmaya çalışıyorum. Uçuşlarımda hava raporlarını çok dikkate alıyorum. Paramotorla uçmak güvenli bir spor fakat kurallarına uymak zorundasın. Hava ısındığı vakit uçamazsın ve ekipmanının sağlamlığını da iyi takip etmelisin. Yoksa hava da hata affetmez. Aracın kontrollerini düzenli yaptıktan sonra yolda kullandığın bisiklet kadar riskli değildir. Herkesin uçma deneyimini ve o heyecanı yaşamasını tavsiye ederim."

– Eşini de uçuruyor

Dağaşan, bu sporu yapmasına başlarda karşı çıkan eşinin de alıştığına değinerek "Onunla havada zaman zaman birlikte dolaşıyoruz." dedi.

3 bin saatin üzerinde uçuş deneyimi olduğunu belirten Dağaşan, 2 bin metrenin üzerine çıkabildiğini ve 2,5 saat havada kalabildiğini ifade etti.

Dağaşan, yüksek bir yerden aşağı bakamadığını ancak paramotorla 2 bin metre yükseğe çıktığında öyle bir korku yaşamadığını, bunun kendisi için de ilginç bir durum olduğunu söyledi.

Yıllardır motorların çalışma prensibi üzerinde çalıştığına işaret eden Dağaşan, elde ettiği bilgi birikiminden faydalanmak için ilçede bazı meslek liselerinin kendisini seminer ve konferans vermeye çağırdığını kaydetti.