Yıldız Serbest Güreş Şampiyonası başladı

İSTANBUL (AA) – Yıldızlar Serbest Güreş Türkiye Şampiyonası 300 sporcunun katılımıyla Ordu'da başladı.

Türkiye Güreş Federasyonu faaliyet programında yer alan ve bugün başlayan şampiyona pazar günü sona erecek ve 35 ilden 300 sporcu mücadele edecek.

Türkiye Güreş Federasyonu Genel Sekreteri Tahir Yılmaz, "Türkiye'nin her yerinden gelen sporcular burada yapmış oldukları müsabakalarla milli takıma seçilecekler ve turnuvalara gidecekler. Turnuvalar sonucunda da milli takıma girecek sporcular belli olacak." diye konuştu.

Kılıçdaroğlu Ordu'da STK temsilcileri ve muhtarlarla buluştu

ORDU (AA) – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Özellikle geçmiş seçimlerde AK Parti'ye oy vermiş kardeşlerime seslenmek isterim. 17 yıl omuzunda taşıdın. 17 yıldır ne istediysen verdin. 17 yılda Allah'a aşkına bu fındık sorunu çözülmez mi?" dedi.

Çeşitli programlara katılmak üzere Ordu'ya gelen Kılıçdaroğlu, Boztepe'deki bir otelde STK temsilcileri ve muhtarlarla bir araya geldi.

Toplantıda konuşan Kılıçdaroğlu, Ordu Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Adıgüzel'in çalışkan birisi olduğunu ve doktorluğu döneminde toplumun her yerine dokunduğunu söyledi.

Kılıçdaroğlu, herkesin oyuna talip olduklarını belirterek "Çünkü toplumu ötekileştirirseniz, toplumun bir kesimini dost, bir kesimini düşman olarak görürseniz bu doğru değil. Bugün geldiğimiz nokta maalesef bu. Ülkenin yarısı terörist, yarısı vatansever. Nasıl oluyor bu? Böyle bir şey yok. Bu ülkede kim bayrağını seviyorsa, vatanını seviyorsa, insanını seviyorsa benim başımın üstünde yeri vardır. Hangi partiye oy verirse versin. Sonuçta demokrasidir." diye konuştu.

Vatandaşları A partili, B partili ve C partili olarak ayırmanın doğru olmadığını savunan Kılıçdaroğlu, herkesin aynı otobüste, aynı bayrağın altında olduğunu ifade etti. Bu seçimde muhtar, belediye meclis üyesi, il genel meclis üyesi ve belediye başkanı seçileceğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Sanki savaşa gidiyoruz. Herkesin bu bağlamda yeniden oturup düşünmesi lazım. Şu soru aklınıza gelebilir. Genel Başkan neden muhtarlarla, neden sivil toplum örgütlerinin saygıdeğer başkanlarıyla özel bir toplantı yapmak ister? Nedeni şu. Sizler toplumun kanaat önderisiniz. Kanaat önderi olmak kolay bir şey değildir. Her bir kanaat önderinin bu toplum için bir sorumluluğu vardır çünkü beraber huzur içerisinde yaşayacağız. Ayrıştırmak değil toplumu birleştirmek, topluma huzur eksenli bir hayat tarzı sunmak. Kavgayı değil barışı engel kılmak. Onun için Sivil Toplum Örgütleri'nin yöneticilerinin, meslek odaları ve muhtarların bu bağlamda sorumlukları var."

Vatandaşların en rahat ulaştığı kişinin, belediye başkanı, milletvekili ve bakandan ziyade muhtar olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, kapısı her zaman açık olanın muhtar olduğunu vurguladı.

Toplantıda esnaf odalarının başkanlarının da bulunduğunu anımsan Kılıçdaroğlu, "Esnaf. Kan kaybına uğrayan esnaf. Binlerce kişinin kepenk kapattığı esnaf." dedi.

  • "Esnaflık mesleği yok oluyor"

"Esnafın günahı nedir, esnaf niye kepenk kapatıyor?" diye soran Kılıçdaroğlu, "Esnafın en büyük özelliği devlete yükü olmaz. Tam tersine vergi verir. Tam tersine bir kişiyi alır yanında çırak olarak yetiştirir. Onun da aynı mesleği sürdürmesini ister. Ama esnaflık mesleği yok oluyor. Kim yok ediyor? Büyük alışveriş merkezleri kurdular. Alışveriş merkezlerine karşı değiliz. Ama bu ülkede yaşayan esnaf da var. Bu esnafının da evine ekmek götürmesi lazım. Bu esnafının da siftah yapması lazım." değerlendirmesini yaptı.

Diğer ülkelerden örnekler veren Kılıçdaroğlu, "O ülkelerde esnaf da var, büyük alışveriş merkezleri de var. Ama oralarda büyük alışveriş merkezleri haftanın bir günü tümüyle kapalıdır. O gün vatandaşlar gider esnaftan alışveriş yaparlar. Bizde ise günün 24 saati, her gün açık. Vatandaş esnafa gitmiyor, alışveriş yapmıyor." dedi.

Esnafın siyasal iktidara karşı artık daha uyanık olmasını isteyen Kılıçdaroğlu, "Bu seçimin bir özelliği var. Düşünerek sandığa gideceksiniz. Elimizi vicdanımıza koyarak sandığa gideceğiz." şeklinde konuştu.

Bir siyasal partinin 17 yıldır iktidarda olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Özellikle geçmiş seçimlerde AK Parti'ye oy vermiş kardeşlerime seslenmek isterim. 17 yıl omuzunda taşıdın. 17 yıldır ne istediysen verdin. 17 yılda Allah'a aşkına bu fındık sorunu çözülmez mi? Bir yılda çözülecek olaydır, altı ayda çözülecek olaydır. 17 yıldır niye çözmüyorlar? Yakında fındık ithal ederlerse hiç şaşmayın." görüşünü dile getirdi.

  • "Fındık sorunu ben bildim bileli var, bir türlü çözülmüyor"

"Aklınıza gelir miydi hiç saman ithal etmek?" diye soran Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

"Akılınıza hiç gelir miydi nohut, mercimek ithal etmek? Aklınıza gelir miydi bu memleket bir gün soğan ithal edecek, 200 bin ton sıfır gümrüksüz patates ithal edecek? Bademin yüzde 96'sı ithal ediliyor. Bir devlet planlama ile yönetilir. Devlet liyakat ve adaletle yönetilir. Fındık sorunu ben bildim bileli var, bir türlü çözülmüyor. Çözmüyorlar. Fındık üreticileri de sorununu çözmeyen iktidara sahip çıkıyor. Ağustos ayında fındığı topluyorsunuz, ağustosun sonunda eylülde de satıyorsunuz. Ekimin de sonunda fındık fiyatları açıklanıyor. Zaten vatandaş fındığını sattı. Düşünerek sandığa gitme zamanı."

İnsanların 17 yılın sonunda soğan ve patates kuyruğuna girdiğini belirten Kılıçdaroğlu, "Kusura bakmayın da sizin de aklınızla alay ediyorlar. Adına varlık kuyruğu diyorlar. Ne var bunda? Varlık kuyruğu olsa o kuyruğun en başında sen olurdun. Aslında Türkiye cennet gibi bir ülke. Türkiye'de her şey var. Türkiye'de olmayan devlet aklı. Bir kişinin aklı var. Liyakat yok Türkiye'de." diye konuştu.

"17 yılın sonunda geldiğimiz nokta nedir? Fabrikaları sattık. Her şeyi ithal eder noktaya geldik" ifadelerine yer ver Kılıçdaroğlu, "Vatandaştan 2 trilyon doların üzerinde vergi aldılar. Hiçbir Cumhuriyet hükümeti bu kadar para toplamadı. 500 milyar dolara ulaştı Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin borcu. Borç, fabrikalar satıldı 70 milyar dolar, 2 trilyon dolar vergi alındı, şimdi soğan kuyruğundayız hep beraber. Nereye gitti bu para?" dedi.

  • "Devleti güçlü kılan üretmektir"

Ülkücü ve milliyetçilere de seslenmek istediğini belirten Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"Ne diyorlardı? 'Vatan, bayrak, ordu, devlet'. Hepsi tamam. Başımın üzerinde yeri var. Devleti devlet yapan nedir? Devleti güçlü kılan nedir? Üretmektir. Üretirseniz o devlet güçlüdür. Japonya niye büyük bir devlet? Dünyanın her tarafına gelişmiş ürün ihraç ediyor. Güney Kore? Güney Kore'den önce bizim otomobilimiz vardı. Biliyor musunuz? Anadol marka. Bugün Güney Kore'nin dünya çapında 4-5 tane markası var, bizim bir markamız bile yok. 'Otomobil üreteceğiz.' diyorlar. Nerede kaldı bu? Hani oturdular, büyük gösteriler yaptılar, iş adamları bir araya geldi. Bakanlar, başbakanlar, Cumhurbaşkanları bir araya geldi. 'Otomobil üretiyoruz.' dediler. Nerede? Milleti kandırmak için. Türkiye otomobil üretir. Otomobil üretmek artık sıradan bir olay. Mesele nedir? Ürettiğin otomobili kime satacaksın?"

Kılıçdaroğlu, şimdi sıranın silah fabrikalarını satmaya geldiğini savunarak şunları kaydetti:

"Hepsini sattılar, bir şey kalmadı. Silah fabrikası. O fırtına obüslerinin yapıldığı fabrika. Bugün ki değeri 20 milyar dolar. Dünyada tank üreten 5 fabrikadan birisi. Yapılan bütün incelemelerde de en başarılı görülen fabrikalardan birisi. 'Bu fabrikayı Katar ordusuna neden peşkeş çekiyorsun?' dedim. Milliyetçi arkadaşlara ve ülkücü arkadaşlara da sesleniyorum. Bizi terörist olarak suçluyorlar. Her türlü suçlamayı yapıyorlar. Ama bu ülkenin silah fabrikalarını savunmak sadece bana mı kalacak? Niye diğerleri de savunmuyor? Şimdi ben sormak istiyorum. Vatansever ben miyim, sen misin kardeşim? Milliyetçi ben miyim, sen misin? Ülkücü ben miyim, sen misin? Ben bu ülkenin taşına toprağa kurban olurum. Ben bu ülke için her türlü fedakarlıkta bulunurum. O fabrikada imalatın nasıl yapıldığını kimse bilmez. Hiçbir yabancı devlet bilmez. Bir ülkenin silah fabrikası o ülkenin namusudur ve onurudur. Sen Suriyelilere 35 milyar dolar buluyorsun, 50 milyon dolar para yok. Niçin? Katar ordusuna veriyorum ben bunu. Bunun adı açıkça Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne ihanettir. O sözleşmeyi iptal et. Vallahi billahi 50 milyon doları ben sana bulacağım. Katar sözleşmesini iptal et, 50 milyon doları bir hafta içerisinde bulmazsam ben siyaseti bırakacağım."

Kılıçdaroğlu, vatandaşlara sandığa elini vicdanına koyarak gitmeleri çağrısında bulunarak "Bayrak sadece benim bayrağım değil hepimizin bayrağı. Vatan sadece benim vatanım değil hepimizin vatanı. 82 milyon kişinin vatanı. O zaman bu güzel vatanı cennete döndürmek zorundayız. Beraber huzur içinde yaşamak durumundayız." dedi.

Kılıçdaroğlu, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin 2019 yılında 21. yüzyılda planın olmadığını ileri sürdü. Emeklilikte yaşa takılanların sorunlarını da bildiğinin altını çizen Kılıçdaroğlu, "O derdin çözülmesi için İYİ Parti ile birlikte kanun teklifi verdik. AK Partili ve MHP'li milletvekillerin oylarıyla reddedildi. Benim şimdi şimdi sizden isteğim, bir tane EYT'li gider de onlara oy verirse benim iki elim iki yakanızda olur. Bunu da gayet net ve açık söylüyorum." şeklinde konuştu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu daha sonra şehit Jandarma Astsubay Çavuş Burçin Damcı'nın ailesini ziyaret etti.

Kılıçdaroğlu, 20 Mart'ta, Şırnak'ın Silopi ilçesi kırsalında gerçekleştirilen operasyonda el yapımı patlayıcının infilak etmesi sonucu şehit olan Damcı'nın, Ordu'nun Altınordu ilçesindeki baba evine ziyarette bulundu. Basına kapalı gerçekleştirilen ziyarette Kılıçdaroğlu, Damcı ailesine taziyelerini iletti.

Şehit Jandarma Astsubay Çavuş Burçin Damcı son yolculuğuna uğurlandı

ORDU (AA) – Şırnak'ın Silopi ilçesi kırsalında gerçekleştirilen operasyonda el yapımı patlayıcının infilak etmesi sonucu şehit olan Jandarma Astsubay Çavuş Burçin Damcı, Ordu'da son yolculuğuna uğurlandı.

Şehit Damcı'nın (29) naaşı, askeri uçakla Ordu-Giresun Havalimanına getirildi. Şehidin Türk bayrağına sarılı naaşı, meslektaşları tarafından cenaze aracına kondu.

Şehidin naaşı daha sonra Altınordu ilçesindeki babaevine getirildi. Burada helallik alınmasının ardından ilçe merkezindeki Ulu Cami'de tören düzenlendi. Törende, şehidin öz geçmişi okundu, dua edildi.

Baba Bahattin ile anne Emine Damcı'yı protokol üyeleri teselli etti.

Şehit Jandarma Astsubay Çavuş Burçin Damcı'nın naaşı, ikindi namazının ardından Ordu Şehitliğinde toprağa verildi.

Törene, şehidin ailesi ve yakınlarının yanı sıra Ordu Valisi Seddar Yavuz, Giresun Valisi Harun Sarıfakıoğulları, Ordu ve Giresun milletvekilleri, CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı İhsan Şener, Giresun Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Hasan Koçyiğit, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Engin Tekintaş, Giresun Belediye Başkanı Kerim Aksu, belediye başkanları ve adayları ile çok sayıda vatandaş katıldı.

Maaşlarını alamayan Somalili askerler üsleri terk etti

ADDİS ABABA (AA) – Somali Ulusal Ordusu'na bağlı birliklerin, maaşları ödenmediği için Orta Şabel bölgesindeki 3 üssü boşalttığı bildirildi.

Ulusal medyada yer alan haberlere göre, Somali birlikleri, Orta Şabel'in Mahaday, Qalimov ve Balad bölgelerindeki üsleri boşaltarak, Cevher şehrinde toplandı.

Şehirde orduya ait 15 kamyonun olduğu ve tüm askerlerin burada toplandığı ifade edilirken, yerel yetkililer, boşaltılan bölgelerin terör örgütü Eş-Şebab’ın kontrolüne geçtiği iddialarını ise yalanladı.

Somali Başbakanı Hasan Ali Hayri, hafta başında yaptığı açıklamada, orduya kayıtlı olan tüm askerlerin düzenli olarak maaşlarını aldıklarını belirtmiş, kaydı olmayan tüm askerlerin kendilerini orduya kayıt ettirmelerini istemişti.

Dünya Yıldızlar Halter Şampiyonu Genç, Ordu'da coşkuyla karşılandı

ORDU (AA) – Dünya Yıldızlar Halter Şampiyonası'nda 61 kiloda altında madalya kazanan Yusuf Fehmi Genç, memleketi Ordu’da Türk bayrağı ve çiçeklerle karşılandı.

ABD'nin Las Vegas kentinde düzenlenen şampiyonada altın madalya kazanan Ordulu Yusuf Fehmi Genç, Ünye ilçesine geldi.

Şampiyon Genç, ilk olarak şehirler arası otobüs terminalinde okul idarecileri ve arkadaşları tarafından tezahüratlarla karşılandı. Türk bayrağı ve pankartlar açan grup, Genç'i omuzlarda taşıyarak coşku yaşadı.

Ailesi, okul idaresi ve arkadaşlarıyla Ünye Cumhuriyet Meydanı’na gelen Yusuf Fehmi Genç'i AK Parti Ordu Milletvekili Metin Gündoğdu, Ünye Kaymakamı Ümit Hüseyin Güney, İlçe Spor ve Gençlik Hizmetleri Müdürü Aydın Kuyumcu ile İlçe Mili Eğitim Şube Müdürü Bahri Aslışen karşıladı.

AK Parti Ordu Milletvekili Metin Gündoğdu konuşmasında, bu başarın kendilerini gururlandırdığını belirterek, "Yusuf kardeşimizin başarısı Ordu'muzun ve Ünye'mizin başarısı. Ailesini, antrenörünü tebrik ediyorum. İnşallah Yusuf başarılarına yeni başarı katacaktır. Ordu’muza ve Ünye'mize bu gururu yaşatan sporcumuzu tebrik ediyorum." diye konuştu.

Kaymakam Ümit Hüseyin Güney ise başarının tesadüf olmadığını, düzenli ve azimli çalışmayla Genç'in bu başarıyı elde ettiğini belirterek sadece Ünye ve Ordu'nun değil Türkiye'nin gururu olduğunu ifade etti.

Şampiyon halterci Genç ise "Çok mutluyum ve gururluyum. Böyle özel bir günde memleketime döndüm, duyguluyum." ifadelerini kullandı.

“Ülkenin spor alanında da çok güçlü başarılara imza atması lazım”

ORDU (AA) – AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, "Bu ülkenin her alanda başarılarını artırması şart olduğu gibi spor alanında da çok güçlü başarılara imza atması lazım. Bunun için hem merkezi hükümet hem de yerel yönetimler olarak üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirmeye gayret ediyoruz." dedi.

Kurtulmuş, Altınordu ilçesindeki bir otelde kentte faaliyet gösteren amatör spor kulüplerinin sporcuları, antrenörleri ve yöneticileriyle bir araya geldi.

Programda konuşan Kurtulmuş, yapılacak yerel seçimde çok güçlü destekle Hilmi Güler'in Ordu'da büyükşehir belediye başkanı seçileceğini ifade ederek, Güler'e ve diğer ilçe adaylarına destek istedi.

Bir ülkenin en büyük gücünün sadece topu, tüfeği, ekonomisi, elindeki silahları ya da dünyada satabildiği ürünleri olmadığını vurgulayan Kurtulmuş, "Bir ülkenin en büyük gücü yetişmiş, nitelikli, ahlaklı gençleridir. Gençlerimizin yetişmesi için sadece iyi okullarda okuması yeterli değildir. Gençlerimiz iyi okullarda eğitim alacaklar, iyi mesleklerin sahibi olacaklar, gençlerimiz aynı zamanda dünyadaki gelişmeleri de bilecek. Gençlerimiz bilgili yetişecek, kabiliyetli yetişecek ama aynı zamanda ahlaklı yetişecek." diye konuştu.

Kurtulmuş, gençlerin bütün bu vasıflarını topluma bir şekilde yansıtabilmesinin en önemli araçlarından birinin de spor olduğuna dikkati çekerek, bilgili, ahlaklı, kabiliyetli ve birikimli gençlerin spor yaparak sadece bedensel değil, zihinsel olarak da zinde kalmalarının mümkün olduğunu söyledi.

Ülkenin her alanda olduğu gibi spor alanında da çok güçlü başarılara imza atması gerektiğini vurgulayan Kurtulmuş, bunun için hem merkezi hükümet hem de yerel yönetimler olarak üzerilerine düşen sorumlulukları yerine getirmeye gayret ettiklerini kaydetti.

Kurtulmuş, Türkiye'de amatör sporların yaygınlaştırılması, gençlerin lisanslı sporcular haline gelmesi için her türlü gayreti gösterdiklerini belirterek, "AK Partili belediyeler hizmet vermeye başladığından bu yana lisanslı sporcu sayısında ciddi bir artış olmuştur. Ordu ilimizde de şu anda 54 bin lisanslı gencimiz sporun farklı dallarında mücadele ediyor." dedi.

Hem takım hem de bireysel spor dallarında ileriye doğru gitmeleri gerektiğini ifade eden Kurtulmuş, bunun için gençlerin spor imkanlarını artırmaya çalıştıklarını söyledi.

  • "Talep sizden, o talepleri yerine getirmek de bizdendir"

Kurtulmuş, üniversitelerde açılan branşların önemine de değinerek, şöyle devam etti:

"Üniversitelerimizde açtığımız branşlarda eğitimin yaygınlaştırılması bakımından da çok büyük mesafeler aldık. Ordu Üniversitesi artık Türkiye'nin orta ölçekte bir üniversitesi haline gelmiştir. Yeni dönemdeki hedefimiz belediyeyle üniversiteyi ve merkezi hükümeti daha yakın çalışma içerisine sokarak üniversiteyi şehrin içerisinde etkili hale getirmektir. İnşallah üniversitelerimiz Türkiye'nin her yerinde hayatın bir parçası haline geleceklerdir. Üniversiteler sadece kapalı kapılar ardında derslerin verildiği, hocaların ders anlatıp çıktığı bir mekan olmaktan ziyade toplumun bütün sorunlarını birebir bilen, toplumun bütün ihtiyaçları için insan yetiştirmeyi, insanlarını çağa uygun şekilde yetiştirmeyi hedef olarak gören kurumlarımızdır. Böyle olmak durumdadırlar."

Türkiye'nin genç bir nüfusa sahip olduğuna işaret eden Kurtulmuş, "Evet önümüzdeki 20 yılda bizim nüfusumuz da bir miktar yaşlanacak ama dünyanın gelişmiş ülkeleriyle kıyasladığımızda hala son derece dinamik genç bir nüfusa sahibiz. Onun için istiyoruz ki temel varlığımız olan, en büyük gücümüz olan, geleceğimizin teminatı olan siz gençlerimiz en iyi şekilde yetişin. Bunun için ne talep ediyorsanız talep sizden, o talepleri yerine getirmek de bizdendir." değerlendirmesinde bulundu.

Programa, AK Parti Ordu Milletvekilleri Şenel Yediyıldız, Ergün Taşçı, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Engin Tekintaş, AK Parti İl Başkanı Halit Tomakin, AK Parti Ordu Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hilmi Güler ve davetliler katıldı.

“Türkiye her alanda ileriye gidecek”

ORDU (AA) – AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, "Türkiye bir müddet önce piyade tüfeğinin kurşununu bile gavurdan alan bir Türkiye idi. Bugün Allah'a çok şükür harp sanayinde yüzde 65 yerlilik oranına geldik. Daha da ileriye gideceğiz. Türkiye her alanda ileriye gidecek." dedi.

Kurtulmuş, AK Parti Ordu Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hilmi Güler'in Durugöl Recep Kara Spor Salonunda düzenlenen proje tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada, seçime kısa bir süre kaldığını anımsatarak, seçime kadar kapı kapı dolaşacaklarını ve 31 Mart'ta çok güçlü bir şekilde sandıklardan çıkacaklarını söyledi.

Ordu'nun tünelleri, yolları ve havalimanıyla üniversitesiyle organize sanayi bölgesiyle ve kültür merkezleriyle çok büyük hizmetler aldığını ifade eden Kurtulmuş, bundan sonra da bu hizmetleri almaya devam edeceğini belirtti.

Kurtulmuş, Büyükşehir Belediye Başkan adayları Hilmi Güler'in açıkladığı projelerin hayata geçirilmesi için gayret göstereceklerini kaydederek, "Ben belediye başkan adaylarımıza güveniyorum. Hepsi nitelikli arkadaşlarımız. O arkadaşlarımızdan bir şey sekmez. Eğer bizim gücümüz yetmezse bizim arkamızda dağ gibi, kapı gibi Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan var. Onunla birlikte bunları aşarız." diye konuştu.

Kurtulmuş, AK Parti yönetimleri zamanında Ordu'ya yapılan yatırımların miktarının ise 22 milyar lira olduğunu söyledi.

Siyasetin iddia, irade ve ahlak işi olduğunun altını çizen Kurtulmuş, şöyle devam etti:

"Bizim siyasi hareketimiz, sadece kimin belediye başkanı olacağı, kimlerin milletvekili seçileceği ile ilgili sıradan bir hareket değildir. Büyük bir iddiamız var. Biz yeniden güçlü büyük Türkiye'yi hedefliyoruz. Her alanda öne çıkmış, her alanda dünyayla rekabet edebilen, her alanda dünyayla mücadele edebilen bir büyük Türkiye'yi hedefliyoruz. Bir siyasi hareket olarak iddianız yoksa sizin durumunuz suyun üzerindeki saman çöpü gibi olmaktır. Biz iddia sahibi bir siyasi hareketiz. Yeniden güçlü büyük Türkiye'yi kuracağız. Türkiye Selçuklu ve Osmanlı'nın varisi olan bir ülkedir. Atalarımıza ve ecdadımıza layık olacağız. Sanayide, teknolojide her alanda güçlü bir Türkiye olacağız. Bunun için de gayret sarf ediyoruz."

  • "Allah'a çok şükür kendi savunma sanayimizde de ilerliyoruz"

Kurtulmuş, daha önce İHA almak için 3 sene Amerika'nın kapısında beklendiğini belirterek, "Adamlar bize terörle mücadelede, müttefikimiz olmalarına rağmen maalesef İHA'ları vermediler. Şimdi Allah'a çok şükür yerli İHA'larımızı yaptık mı? Yerli İHA'larımızla teröristleri inlerinde, oralarda yakalıyor muyuz? Türkiye İHA'lar vasıtasıyla terörle mücadelede büyük bir başarı kazandı mı? Hedefimiz sanayide, teknolojide güçlü olmaktır. Güçlü olmazsanız sizi adamlar kapılarında bekletirler. Türkiye bir müddet önce piyade tüfeğinin kurşununu bile gavurdan alan bir Türkiye idi. Bugün Allah'a çok şükür harp sanayinde yüzde 65 yerlilik oranına geldik. Daha da ileriye gideceğiz. Türkiye her alanda ileriye gidecek." değerlendirmesinde bulundu.

Geçen haftalarda S-400 yüzünden Amerikalılarla bir gerilim yaşadıklarını kaydeden Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Benim füze kalkanına ihtiyacım var. Yani elin oğlu, terörist gruplar oralarda füze atıp Türkiye'yi vurmasın diye benim füze kalkanına ihtiyacım var. Allah nasip ederse Türkiye kendi füzelerini de kendisi yapacak, birkaç yıl içerisinde milli imkanlarla bunu üretecektir. Şimdi Allah'a çok şükür kendi savunma sanayimizde de ilerliyoruz. Geçen hafta gördünüz, Amerikalılar 'S-400'leri alamazsınız' diyor. Benim ihtiyacım var. Müttefik değil miyiz? Sen ver. 'Vermem'. Niye vermezsin. Dilinin altında bir bakla var onu söyleyemiyor. 'Sen PKK, PYD ile mücadele ediyorsun. Onun için bunu sana vermem' diyemiyor. 'Vermem' diyor. 'Senato istemiyor' diyor. Peki sen vermezsen ben Ruslardan S-400 alırım. 'Alamazsın' diyor. Kusura bakma, sen Amerika'ysan ben de Türkiye'yim, biz de Türkiye'yiz."

Kurtulmuş, büyük, güçlü Türkiye iddiaları olduğuna vurgu yaparak, şunları kaydetti:

"Bizim bir iddiamız var. Dünya mazlumlarının öncüsü ve sözcüsü olan bir Türkiye iddiamız var. Bizim bir iddiamız var, dünyadaki bütün düzenin 5 tane ülkenin dudakları arasında olduğu bu gayri adil dünya düzeni değişsin iddiamız var. Onun için Sayın Cumhurbaşkanımız Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda 'Dünya 5'ten büyüktür' diyerek dünyanın zalimlerine posta koyuyor mu? Allah'ın izniyle koyuyor. Güçlü bir Türkiye, lider bir Türkiye. Sanayide, eğitimde, teknolojide her alanda öne çıkan bir Türkiye. Dünyayla rekabet eden bir Türkiye. Dünya mazlumlarının elinden tutan, zalimlerin karşısına dikilen bir Türkiye. Bu iddianız yoksa bu iddiaya sahip değilseniz siyaset sadece günlük bir uğraştan, oyalanmadan ibarettir."

Ekonomik açıdan da güçlü Türkiye olma istikametinde yürüdüklerinin altını çizen Kurtulmuş, "İnşallah çok yakın bir zamanda bunu da göreceksiniz. Şu anda satın alma paritesi bakımından dünyanın 13'üncü ülkesiyiz. Allah'ın izniyle bu istikrar böyle devam etsin, birkaç sene içerisinde Türkiye dünyanın süper ligine çıkacak, dünyanın en büyük ekonomisinden birisi olacak." dedi.

"İddia sahibi olmak, aynı zamanda başınızın da belaya girmesi demektir" ifadesini kullanan Kurtulmuş, "PKK niye var, PYD niye var, DEAŞ niye icat edildi? Bütün bunların hepsi Türkiye'ye çelme takmak için. Türkiye'yi güçlü bir Türkiye olmaktan önlemek için. Bu iddianın yanında çelik gibi irade sahibi olmanız lazım. Allah'a çok şükür bu millet her dönemeçte kendi iradesine sahip çıktı. Bu millet her vesileyle milli iradeye sahip çıktı. Bu millet milli iradenin sözcüsü olan Recep Tayyip Erdoğan'a her vesileyle sahip çıktı ve korudu." şeklinde konuştu.

Kurtulmuş, Cumhur İttifakı'na değinerek, "Bizim niye ittifak kurduğumuz belli. Ne yapacağımız belli. PKK'ya, PYD ve diğer terör örgütlerine karşı müşterek hareket ettik mi? Ediyor muyuz? Ediyoruz. Emperyalizmin Türkiye'ye karşı projelerine birlikte direniyor muyuz? Direniyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

  • "Ayan beyan bir ittifak var"

Karşılarında da bir ittifak olduğunu kaydeden Kurtulmuş, "Ben o ittifaka, benzemezler ittifakı diyorum. Hepsi ayrı telden çalıyor. 4 tane parti Türkiye genelinde. Biraz da mahcup, biraz da utanıyorlar ittifaktan bahsetmeye. CHP, HDP, İP ve SP. 4 tane parti." ifadelerini kullandı.

Kurtulmuş, HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli'nin, CHP'nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mansur Yavaş ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ekrem İmamoğlu hakkındaki sözlerine ilişkin de şunları kaydetti:

"Adamcağızın da herhalde nasırına basmışlar. Diyor ki bu kadar destek veriyoruz da CHP, HDP ile ittifak yaptığından utanıyor. Madem utanıyorsunuz niye destek verelim demeye getiriyor. Hemen arkasında da CHP'nin Ankara adayı bir açıklama yapmış, 'Bizim terör örgütünün gölgesindekilere ihtiyacımız yok' diyor. Değerli kardeşlerim, ayan beyan bir ittifak var. Belli yerlerde HDP'nin adamları CHP listesinden belediye meclis üyesidir. Bazı yerlerde HDP'nin adayları belediye başkan adayıdır."

Kurtulmuş, konuşmasının ardından Ordu Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hilmi Güler, ilçe belediye başkan adayları ve AK Parti Ordu Milletvekilleri ile salondakileri selamladı.

“AK Parti'yi bir arada tutan ana tutkal sahip olduğu iddiadır”

ORDU (AA) – AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, "Siyaset iddia işidir. AK Parti'yi bir arada tutan ana tutkal, ana yapıştırıcı AK Parti'nin sahip olduğu iddiadır." dedi.

Kurtulmuş, Altınordu ilçesindeki bir otelde partinin teşkilat mensuplarıyla bir araya geldiği programda, Ordu'da AK Parti teşkilatının tüm unsurlarıyla Türkiye'nin geleceği, bekası, istiklali ve istikbali için liderleri Recep Tayyip Erdoğan'ın arkasında çok sağlam bir şekilde durduğunu söyledi.

Hilmi Güler'i Büyükşehir Belediye Başkanı ve 19 ilçede de aday arkadaşlarını belediye başkanı seçerek yollarına devam edeceklerini aktaran Kurtulmuş, güçlü Türkiye olma istikametindeki kararlılıklarını sürdüreceklerini belirtti.

Kurtulmuş, seçimlerde her yere ancak bir aday gösterilebildiğini ifade ederek, "Belediye başkanlıkları için çok sayıda aday adayı olan arkadaşlar var. Her bir adayımız kendisi belediye başkan adayıymış gibi çalışmaların içerisinde olmak durumunda. Belediye meclis üyelikleri bakımından da çok sayıda arkadaşımızın müracaatlarının olduğunu biliyorum ama nihayetinde sınırlı sayıda arkadaşlar listelere konulmak durumunda. Konulmayan arkadaşların siyasetteki gücü listede olan arkadaştan daha çok gayret etmesindedir." diye konuştu.

Sadece yollar, tüneller, havalimanları yapma düşüncesinde olmadıklarını vurgulayan Kurtulmuş, "Amacımız Ordu'yu Karadeniz'in incisi bir kent haline getirebilmektir. Bunun için çalışacağız. Büyük projeler ortaya koyacağız. Bu projelerin gerçekleşmesi için şehir olarak arkasından koşacağız, kenetleneceğiz ve inşallah bugün olduğundan çok daha yüksek bir noktada büyük bir Ordu'yu oluşturmuş olacağız." ifadesini kullandı.

Kurtulmuş, siyasetin iddia, irade ve ahlak işi olduğuna işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bunun dışında yapılan siyaset ise suyun üstünde saman çöpü gibidir. Oradan oraya savrulur, bir sonuç alması mümkün değildir. Siyaset iddia işidir. AK Parti'yi bir arada tutan ana tutkal, ana yapıştırıcı AK Parti'nin sahip olduğu iddiadır. İddiamız nedir? Yeniden güçlü, büyük Türkiye'yi kurmak. İddiamız nedir? Kendi medeniyetimizi yeniden ihya ve inşa etmek. İddiamız nedir? Dünyadaki bütün mazlum milletlerin sözcüsü ve öncüsü olmak. İddiamız nedir? Güçlü Türkiye'yi kurarak onun üzerinden dünyanın bütün zalimlerine karşı durabilmektir. Bu iddialara sahip olmadığınız takdirde siyaset zor bir iş, vakit alıcı bir iş, hızla gelir geçer. Suyun üstünde saman çöpü gibi oradan oraya savrulur, hiç bir şekilde bu iddialarınızı gerçekleştirme imkanı bulamazsınız. Allah'a çok şükür bu iddiaya sahip olduğumuz için bugün Türkiye önemli bir mesafe almıştır."

  • "Yüksek dağların dumanı çok olur"

"Her göreve gelen, getirilen çekip gidiyor. Hayatta baki kalan var mı?" diye soran Kurtulmuş, şu değerlendirmede bulundu:

"Bu dünya Sultan Süleyman'a bile kalmadı. İnsanların, siyasi hareketlerin önemi ve özelliği milletine adanmış olan bu iddialarını gerçekleştirmek için ortaya koydukları işlerdir, amellerdir. Onun için diyoruz ki hep beraber iddiamıza sahip çıkacağız. Güçlü bir Türkiye, yeni bir Türkiye, demokrasinin her bakımdan güçlendiği, ekonominin yükseldiği, Türkiye'de halkın refah ve huzur içerisinde yaşadığı, dünya mazlumlarının bekledikleri, ümitlerini karşılayabildiği, dünyanın zalimlerinin de Türkiye'ye bakarak hizaya girdiği bir iddianın sahibi olmak zorundayız. Çok şükür bu iddianın sahibiyiz. Bundan vazgeçerseniz, bu iddiadan bir şekilde geriye dönersek bütün belediye başkanlıkları, bütün milletvekilleri bizde olsa hiçbir anlamı yoktur."

Kurtulmuş, iddianın da tek başına yetmeyeceğini ifade ederek, şunları kaydetti:

"Bu iddianın gerektirdiği işleri de yapacaksınız. Ekonomide, teknolojide, akılı şehirler… İşte bütün bunları onun için yapıyoruz. Güçlü, büyük Türkiye'yi kurabilme iddiamızı gerçekleştirmek için yapıyoruz. Bunların hepsini yapacağız da iddia sahibi olanların başı beladan kurtulmaz. Türkiye iddia sahibi olduğu için bu kadar terör örgütlerinden bilmem kime kadar, sadece bugün değil. Dedelerimizin, atalarımızın neler çektiğini unutmayın. Ne işi vardı 72 düvelin Çanakkale'de? Turistik geziye mi geldiler? Çünkü iddia sahibi güçlü bir Osmanlı onların kimyasını bozuyor, onların da ayarlarını bozuyordu. Şimdi bugün de aynı şey. Yüksek dağların dumanı çok olur. Bu iddiaya sahip olduğumuz Osmanlı'nın, Selçuklu'nun torunu olarak yeniden güçlü bir Türkiye'yi kurma idealine sahip olduğumuz için sağdan soldan çekiştiriyorlar. İşte PKK'sından DEAŞ'ına kadar, PYD'sine kadar, FETÖ'süne kadar içeriden ve dışarıdan Türkiye'nin başına bela edilen unsurların esas hedefi iddia sahibi bir Türkiye'yi yıkmaktır."

İddia sahibi bir siyasi hareketin ikinci temel özelliğinin de "irade sahibi olması" olduğuna dikkati çeken Kurtulmuş, "Kim nereden saldırırsa saldırsın, vız gelir, tırıs gider. Kim nereden Türkiye'ye karşı haince bir plan içerisinde olursa olsun, onların bütün planlarını bozabilecek bir iradeye sahip olmak durumundayız. Allah'a çok şükür, bu hareket bu iradeye de sahip olduğunu ortaya koymuştur. Nerede koymuştur? Gezi Parkı eylemlerinde dik durarak, 17-25 Aralık'ta dik durarak, 15 Temmuz gecesi dik durarak Türkiye'yi 3-5 tane pasaklı terör örgütüne teslim etmeme iradesini ortaya koyarak. Bir kez daha şehitlerimizi rahmetle anıyorum." dedi.

Kurtulmuş, üçüncü özelliklerinin ahlak olduğunu vurgulayarak, "Ahlakı olmayan siyasetin gücü ne olursa olsun, ne halkın nezdinde, ne Hakk'ın nezdinde zerre miktarı itibarı olmaz." ifadesini kullandı.

“Dünyanın 10 büyük ekonomisinden birisi olmak için çalışıyoruz”

ORDU (AA) – AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, "Türkiye'nin, Allah'ın izniyle önümüzdeki birkaç yılda dünyanın 10 büyük ekonomisinden birisi olması için çalışıyoruz. Bu alanda bulunanlar, bunu inşallah görecekler. Türkiye'nin sanayide, teknolojide, bilimde, her alanda ileri gitmesi için çalışıyoruz." dedi.

Kurtulmuş, partisince Fatsa ilçe meydanında düzenlenen mitingde Türkiye'nin, en zor zamanlarını demokrasiyle, sandıkla halkın iradesiyle aştığını söyledi.

Seçimlerin önemine işaret eden Kurtulmuş, şöyle devam etti:

"1960'ta darbe olup rahmetli Menderes asıldığında, o darbenin sıkıntılarını aziz milletimiz sandıklarda aşmıştır. 71 muhtırasını sandıklarda aşmıştır. 12 Eylül 1980 darbesini, sandıklarda darbecilere haddini bildirerek aşmıştır. 28 Şubat'ı, paletlerin şıkırtısında insanların hak ve özgürlüklerini kısıtlayan o cuntacı darbecilere haddini, sandıklarda bildirerek AK Parti'yi iktidara taşımıştır. Bu millet 27 Nisan muhtırasını da, AK Parti'ye, Tayyip Erdoğan'a ayar vermek isteyenleri hemen ardından gelen seçimle bir kez daha yola sokmuş, bir kez daha cezalandırmıştır. 15 Temmuz darbe teşebbüsünü de bu millete karşı kasteden o FETÖ'cü eşkıyaya da meydanlarda haddini bildirmiş, ardından Recep Tayyip Erdoğan'ı halkın oylarıyla Cumhurbaşkanı seçerek sandıklarda da hadlerini bildirmiş, sandıklarda da derslerini vermiştir."

Karşılarında bir ittifak yapılmaya çalışıldığını aktaran Kurtulmuş, "Karşımızdaki ittifak, belki Ordu'da başka şekilde tecelli ediyor. Başka şekilde ortaya çıkanlar, trenden inip 'Biz de Tayyip Erdoğan'ın gölgesindeyiz' diyenler, onlar vasıtasıyla belki 3-5 oy tırtıklamaya çalışıyorlar." diye konuştu.

Vatandaşların yuhalaması üzerine Kurtulmuş, "Boşa harcamayın, bu yuhları toplayın, sandıklarda AK Parti ve Cumhur İttifakı karşısındaki ittifaka kuvvetli bir yuh çekin. Oralarda Allah'ın izniyle derslerini verin." ifadelerini kullandı.

Kurtulmuş, Millet İttifakı'na yönelik eleştirilerde bulunarak, "Türkiye'nin hiçbir noktasında ortak görüşleri yok. Deseniz ki 'Nasıl bir Türkiye düşünüyorsun?' Zaten Türkiye'nin geleceğiyle ilgili, ben bu kadar yıldır siyasetteyim, bunlardan bir kelime duymadık. Siz hiç CHP'den 2023, 2053, 2071 diye bir hedef duydunuz mu? CHP ile ilgili en çok duyduğum laf, parti içerisindeki kongre mücadeleleridir." değerlendirmesinde bulundu.

Gençlerin, "Kemal, pabucu yarım, çık dışarıya oynayalım." şeklindeki sözleri üzerine Kurtulmuş, "Şimdi gençler, o yolun da bir kuralı var. Niye oynuyorsun? Aynı ligde oynamıyorsun ki aynı oyunu oynamıyorsun ki. Onla kalkıp mücadele edecek noktada değilsin ki." dedi.

Türk milletinin güçlü şekilde 31 Mart'ta yeni ve güçlü Türkiye için oyunu kullanacağını anlatan Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye daha da büyüyecek, daha da güçlenecek Allah'ın izniyle. Şu anda satın alma paritesinde dünyanın 13'üncü ülkesiyiz. Türkiye'nin, Allah'ın izniyle önümüzdeki birkaç yılda dünyanın 10 büyük ekonomisinden birisi olması için çalışıyoruz. Bu alanda bulunanlar, bunu inşallah görecekler. Türkiye'nin sanayide, teknolojide, bilimde, her alanda ileri gitmesi için çalışıyoruz. Türkiye kendi İHA'larını yapabilecek noktaya geldi. Türkiye savunma sanayinde yüzde 65'ler seviyesine geldi. Türkiye memleketin her tarafına üniversitelerini kurdu. İşte Ordu Üniversitesi, 2006'da kurulan bir üniversite. Türkiye'de orta ölçekli bir üniversite seviyesine geldi. Karadeniz'in en güzel havalimanlarından birisi, dünyanın en önemli limanlarından birisi Ordu-Giresun Havalimanı olarak inşa edildi."

Kurtulmuş, Ordu'daki diğer yatırımlara ilişkin de bilgi vererek, her alanda ilerlediklerini, daha da ileri gideceklerini dile getirdi.

  • "Gücümüze güç katacağız"

ABD Başkanı Donald Trump'ın, "Türkiye artık gelişmiş bir ülkedir, gümrük duvarlarında onlara bizim bir imtiyaz sağlamamıza gerek yok." dediğini hatırlatan Kurtulmuş, "Bizden gümrüklü mal alacak da onun için bahane uyduruyor. Onun için söylüyor. 'Türkiye artık gelişmiş bir ülkedir' diyor, öyle mi? Allah'a çok şükür daha da ileri gidecek, gücümüze güç katacağız. Bunu gördükleri için sağdan soldan birileri Türkiye'nin ayağına çelme takmaya çalışıyor. Kimisi darbe yapması için destek veriyor, kimisi Gezi Parkı eylemlerine destek veriyor, kimisi de başka bir şekilde destek veriyor. Yetmiyor, Avrupa Parlamentosunda Türkiye'nin Avrupa'yla müzakerelerinin askıya alınma kararını çıkartıyorlar." ifadelerini kullandı.

Kurtulmuş, sözlerini şöyle tamamladı:

"Şunu söyleyeyim; Artık Türkiye, eski Türkiye değildir. Öyle korkacak, tırsacak, geri adım atacak, 'Avrupa Birliği benimle görüşmüyorsa yandım, bittim' diyecek bir Türkiye yoktur. Sen Avrupa'ysan ben de Türkiye'yim. Sen Avrupa isen biz de Türkiye'yiz. Seninle eşit olarak oturur konuşur müzakere ederiz. Amerika diyor ki 'S400'leri alamazsın'. Olayın öncesi var Türkiye olarak, hatırlayın. Kilis bombalanıyor, sınır kentlerimiz bombalanıyor. Sınır dışından atılan füzelerle Türkiye vuruluyor. Benim kendimi korumam lazım. 'Patriotları ver.' 'Vermem.' Niye vermezsin? Dilinin altında bir bakla var, onu söyleyemiyor. 'Sen PKK ile PYD ile mücadele ediyorsun, onun için ben sana veremiyorum' diyemiyor. 'Senato' diyor vesaire, patriotları veremiyor. Peki o zaman ben Rusya'dan alayım. Kendi savunma ihtiyacımı karşılayayım. 'Ruslar'dan da alamazsın. Ambargo koyarım' diyor. Kusura bakma, sen Amerika'ysan, biz de Türkiye'yiz. Biz de sizin bu blöflerinizle kendimize yön vermeyiz."

Kurtulmuş'un konuşmasını, AK Parti Fatsa Belediye Başkan adayı İbrahim Etem Kibar de işaret diliyle aktardı.

Kurtulmuş, daha sonra bir vatandaşın çay davetini kırmayarak, evlerini ziyaret etti.

Destici'den “İttifak yapılacaksa yasal hale getirilmesi lazım” açıklaması

ORDU (AA) – Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, "Bir yerel seçime gidiyoruz, ittifaklar var. Peki bu ittifaklar yasal mı? Yasal değil. Bunun kanuni bir altyapısı var mı? Yok, gayriyasal, yani sadece sözde yapılan işler. Dolayısıyla bunların, eğer yapılacaksa yasal hale getirilmesi lazım." dedi.

Destici, Çatalpınar ilçesinde partisince düzenlenen halk buluşmasında yaptığı konuşmada, belediyecilik anlayışlarının sadece çevre düzenlemesi ve çöp toplamaktan ibaret olmadığını söyledi.

Eğitimden sağlığa, spordan sanata, kültüre, üretime kadar her alanda belediyelerinin vatandaşın yanında olacağını dile getiren Destici, bunun öncülüğünü yapacaklarını kaydetti.

Destici, vatandaşlardan iyi hizmet verecek, daha iyi temsil edecek, birlik, beraberlik ve kardeşliği daha iyi sağlayacak, ayrım yapmadan hizmeti daha iyi ve adil bir şekilde getirecek adayı desteklemelerini isteyerek, "Biz size bunun sözünü veriyoruz. Neticede bu bir seçim, önemli olan birliğimiz. Bu seçimler de gelir geçer. Siz yine Çatalpınar'da birlikte yaşayacaksınız. Onun için seçim için birbirinizi üzmeyin, kırmayın, dökmeyin. Birbirinize kötü laf etmeyin. Kardeşçe, arkadaşça, birlik ve beraberlik içinde bu seçimi tamamlayın ve kime inanıyorsanız oyunuzu da ona verin." ifadelerini kullandı.

Daha sonra Çamaş ilçesi ziyaret eden Destici, partisinin seçim koordinasyon merkezinde vatandaşlarla bir araya geldi.

Yerel seçimde yapılan ittifaklara değinen Destici, "Bir yerel seçime gidiyoruz, ittifaklar var. Peki bu ittifaklar yasal mı? Yasal değil. Bunun kanuni bir altyapısı var mı? Yok, gayriyasal, yani sadece sözde yapılan işler. Dolayısıyla bunların, eğer yapılacaksa yasal hale getirilmesi lazım. Partiler aday belirliyor, temayül yapıyor, ön seçim yapılıyor, temayülde birinci çıkmış adam değil, hiç listeye başvurmamış adam aday yapılıyor. Yani tüm bunların çözülmesi lazım." değerlendirmesinde bulundu.

Partilere yapılan hazine yardımına işaret eden Destici, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bir kere bu kadar çok parayı devletin kasasından partilere vermek bana göre haram. Bir kere bunun miktarının çok düşürülmesi lazım ve seçime katılan tüm partilere, eşit demiyorum, oyuna göre adil bir şekilde dağıtılması lazım. Şimdi ben de seçime giriyorum, öbür parti de seçime giriyor. Birisi almış 4 milyon, biri almış 200 milyon, birisi işte dedim, bölücüler almış 95 milyon. Bize de tek kuruş yok. Diyorlar ki hadi yarışın. Şimdi nasıl yarışılacak ama Allah'a hamdolsun, böyle koç gibi adaylarımız var, sizin gibi de milletimiz var."