Categories
Alaturka Gazetesi

Bursa'dan 12 ülkeye motor ihracatı

BURSA (AA) – Araç ve mekanik imalatının yapıldığı Bursa'daki Oyak Renault Fabrikası'nda üretilen motorlar, aralarında Nissan gibi markaların üretim merkezlerinin de bulunduğu 12 ülkedeki 15 fabrikaya satılıyor.

Dünyanın önde gelen otomotiv markalarından Renault, Türkiye'deki yatırımlarını hızlandırırken, ülkenin ihracatına da katkı sağlıyor.

Son olarak Bursa'daki fabrikasında alüminyum motor bloku için test üretimlerine başlayan firma, bu tesiste ürettiği motorları da 12 ülkedeki 15 fabrikaya ihraç ediyor.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Türkiye'de ilk defa alüminyum motor blokunun üretileceği fabrikada yeni nesil motor üretimine yönelik çalışmaların da devam ettiğini söyledi.

– Motor üretim kapasitesi yatırım teşvikleriyle gelişti

Fabrikada üretilen motorların ihraç edildiğini belirten Varank, "Bu fabrikanın özelliği yatırım teşviklerimizden yararlanarak motor üretme kapasitesini geliştirmesi ve artırması." dedi.

Varank, firmanın gerçekleştirdiği ihracatla cari açığın azaltılmasına da katkı sunduğuna işaret ederek, şöyle konuştu:

"Hibrit araçların üretilip ihraç edilmesiyle fabrikanın cari açığın düşürülmesine katkısı daha fazla olacak. Buradaki kabiliyetin geliştirilmesi ve devletin sağladığı imkanlardan en verimli şekilde faydalanılması bizim açımızdan sevindirici. Türkiye otomotiv alanında önemli bir altyapıya sahip. Yılda 30 milyar doları aşkın araç ve araç parçası ihraç ediyoruz. Özellikle yeni nesil akıllı mobilite sistemleriyle bu teknolojilere uygun araç altyapımızı da geliştirmek istiyoruz."

– Üretimin yüzde 70'i ihraç ediliyor

Renault Mekanik ve Şasi İmalat Direktörü Yavuz Özbağrıaçık da Bursa'daki merkezin Renault'un hem araç hem de mekanik üretimi yapan 3 fabrikasından biri olduğunu söyledi.

Bakan Varank'ın geçen yıl temelini attığı fabrikanın komple entegre bir tesis olduğuna dikkati çeken Özbağrıaçık, şunları kaydetti:

"Mekanik fabrikasında 920 bin motor yapabiliyoruz. İki büyük motor hattımız var. Ayrıca asil parçalar dediğimiz 4 büyük parçayı da üretiyoruz. Türkiye'de tekiz.
Son olarak hibrit motor yapma çalışmalarımız devam ediyor. Şu ana kadar 200 tane motor yaptık. Bu ürünlerdeki yerlilik oranını yüzde 50'lerin üzerine çıkarmayı hedefliyoruz.
Üretimimizin neredeyse yüzde 70'ini ihraç ediyoruz. 12 ülkede 15 fabrikaya ihracat yapıyoruz. Bu fabrikaların arasında Nissan gibi markaların üretim tesisleri de bulunuyor."

Categories
Alaturka Gazetesi

“Türkiye'de elektrikli araç pazarının kesinlikle lider markası olacağız”

İSTANBUL (AA) – NISSAN Türkiye, Kuzey Afrika (NAF) ve Bağımsız Devletler Topluluğu (CIS) Genel Müdürü Emre Doğueri, "2020'yi NISSAN LEAF yılı olarak ilan ettik ve LEAF'i gelecek sene Türkiye’ye getireceğiz. Bugünkü şartlar altında elektrikli araç pazarının kesinlikle lider markası olacağız." dedi.

Doğueri, düzenlediği toplantıda, Türkiye'nin bölgesel bir üs olmasının ardından yeni dönem hedef ve planlarını, araç modelleriyle ilgili gelişmeleri aktardı.

2018'i SUV'un lideri olarak tamamlayan, 2019'da da yüzde 15 ile liderliğini pekiştiren NISSAN Türkiye'nin, 2020'de Türkiye yollarında olması planlanan NISSAN LEAF ile elektrikli araç segmentinde liderlik hedeflediğini ifade eden Doğueri, Japon otomotiv devi NISSAN'da Nisan 2019'da gerçekleştirilen yeniden yapılanma ile birlikte Kuzey Afrika ve Bağımsız Devletler Topluluğu bölgelerindeki 9 ülkenin yönetim merkezi olarak bölgesel bir üs olma sorumluluğunu üstlenen NISSAN Türkiye'nin, "yepyeni bir heyecanla" mottosuyla planlamalarını sürdürdüğünü kaydetti.

Doğueri, NISSAN'ın Ağustos 2019'u Türkiye'de bulunduğu bütün segmentlerde birinci sırada tamamladığını belirterek, toplamda yüzde 15'lik SUV segment pazar payına sahip ve SUV'un Türkiye'deki değişmeyen lideri olduklarını, QASHQAI ile yüzde 17,3 segment payına ulaştıklarını kaydetti.

Otomotiv sektöründe yaşanan gelişmeleri değerlendiren Doğueri, son aylarda faizlerin düşmesinin müşteri talebine pozitif yönde yansıdığını ve NISSAN olarak bu yıl pazarın 400 bin adet civarında olmasını beklediklerini aktardı.

Doğueri, "2018’de toplam otomotiv pazarı yüzde 36 küçülmesine rağmen NISSAN Türkiye olarak yüzde 0,6 ek pazar payı aldık ve pazar payımızı yüzde 4,2 gibi bir orana çıkarttık. Ekibimizin değişen şartlara çok hızlı uyum sağlama kapasitesi sayesinde önemli başarıları hayata geçirmeye devam ediyoruz." dedi.

– "Yüksek teknolojiye sahip güçlü ürünlerimizi en iyi şartlarda sunmayı hedefliyoruz"

Emre Doğueri, ağustos ayında bulundukları tüm segmentlerde lider olan modellerin Ocak-Ağustos 2019 dönemi performansına değinirken, Türkiye'de SUV segmentinin en çok tercih edilen modeli QASHQAI'nin her zamanki gibi lider olduğunu belirtti.

Doğueri, sözlerini şöyle sürdürdü:

"SUV konforu, gücü ve yüksek taşıma kapasitesiyle dikkati çeken NISSAN'ın ödüllü pick-up'ı NAVARA kendi segmentinde toplam pazarda ikinci, NISSAN SUV ailesinin en prestijli üyesi ve dünyanın en çok satan SUV modeli X-TRAIL üçüncü ve yakın zamanda global lansmanı yapılan ve Türkiye yollarına gelmesini heyecanla beklediğimiz JUKE ise dördüncü sırada. Ağustos ayında bulunduğumuz 4 segmentteki toplam satışlarımızda ilk sırada yer aldık."

Dünyanın önemli otomotiv ittifakı Renault-Nissan-Mitsubishi hakkında da bilgiler paylaşan Doğueri, 2018'de 5,6 milyonluk araç satışı gerçekleştiğini ve bu rakamın yüzde 5,6'lık bir büyümeye denk geldiğini ifade etti. Doğueri, NISSAN'ın dünya çapında İttifak bünyesinde toplam 10,7 milyon araçla en çok satan otomotiv markası olduğunu bildirdi.

– "Türkiye, bir üs konumuna geldi"

Doğueri, NISSAN'ın global olarak toplam 6 bölgede faaliyet gösterdiğini ve Türkiye'nin de içinde bulunduğu Afrika, Orta Doğu ve Hindistan (AMI) bölgesinin, toplam 83 ülkeden oluşan büyük bir pazar olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bölgenin yüzde 60'ı 30 yaşın altında ve 2022 itibarıyla 11 milyon civarı bir toplam araç satış pazarına işaret ediyor. Bu da NISSAN Türkiye olarak bizi daha esnek, daha çevik olmaya ve günün fırsatlarını her açıdan geliştirmeye imkân tanıyan bir yapıya götürüyor. Ekibimizin başarısı sayesinde Türkiye, AMI bölgesi içerisinde bir yıldız gibi parladı. Türkiye, bir üs konumuna geldi ve 9 ülkenin daha sorumluluğu NISSAN Türkiye'ye teslim edildi. Bu aslında bir tesadüf değil. Çünkü bu sorumluluğun emanet edileceği ülkenin kendi içerisinde çok ciddi bir insan kaynağı, başarılı bir hikayesi ve bunu diğer bölgelere aktarabilecek, öğrenme yeteneği ile birlikte fark yaratabilecek bir ekibe sahip olması gerekiyordu. Bunun cevabı da kesinlikle Türkiye'ydi.

Şu an bu yeni bölgelerdeki çalışmalarımızı hızla sürdürüyoruz. NISSAN Türkiye'nin tüm yönetim birimleri bugün itibarıyla sadece Türkiye'de değil, diğer bölgelerde de kendi sorumluluk alanları ile ilgili çalışmalar yapıyor. İşin başında olan Türkiye ekibimiz aynı zamanda bölgede işlerimizi takip etmek için orada bulunan arkadaşlarımızla birlikte çalışıyor. Global olarak baktığımızda, Türkiye'de bugün 400 binlik pazarda faaliyet gösteriyoruz. Kuzey Afrika ülkelerinde bu rakamları, 180 bin ile Fas, 150 bin ile Cezayir, 51 bin ile Tunus ve 2 bin 500 ile Sudan izliyor. CIS bölgesindeki ülkemiz Özbekistan’da ise 200 binlik bir pazar mevcut. Önümüzdeki dönemde fırsatlara bakıp bölgeleri geliştirmeye çalışacağız."

– "2020'yi NISSAN LEAF yılı olarak ilan ettik"

Emre Doğueri, NISSAN’ın orta vadeli planı olan "NISSAN M.O.V.E to 2022" çerçevesinde, elektrikli araç liderliği, otonom sürüşün yaygınlaşması ve çeşitli mobilite çözüm hizmetlerinin sunulması hedeflerini anımsatarak, NISSAN'ın en kuvvetli olduğu alanlardan birinin elektrikli araçlar olduğunu ve bu hedeflerin tümünün NISSAN LEAF'i işaret ettiğini belirtti.

2020'yi "LEAF yılı" olarak ilan ettiklerini ve LEAF'i gelecek sene Türkiye'ye getireceklerini belirten Doğueri, "Bugünkü şartlar altında elektrikli araç pazarının kesinlikle lider markası olacağız. Türkiye'de LEAF'i test ettik ve şu an son detayları çalışıyoruz. Elektrikli araç pazarı şu an gelişmekte olan bir pazar ve NISSAN olarak SUV liderliğimizi elektrikli araçlara da taşıyacağımıza inanıyoruz. Ödüllere doymayan ve dünyada kendini ispatlamış olan LEAF'in 40 ve 60 kilovatlık iki adet pil tipi mevcut, menzili 170 kilometreden başlıyor, 450 kilometreye kadar çıkıyor." diye konuştu.

– Kasımda 1.3 benzinli motorlu yeni X-TRAIL geliyor

NISSAN Türkiye, Kuzey Afrika ve Bağımsız Devletler Topluluğu Genel Müdürü Doğueri, haziran ayında 1.3 litre benzinli, 7 ileri DCT ve 1.5 litre dizel, 7 ileri DCT motorlarını ve şanzımanlarını pazara sunduklarını ve oldukça olumlu geri dönüşler aldıklarını belirterek, NISSAN Türkiye olarak Kasım 2019'dan itibaren 1.3 benzinli motorlu yeni X-TRAIL'i müşterilerin beğenisine sunacaklarını bildirdi.

Yeni NISSAN MICRA ile ilgili de bilgi veren Doğueri, şunları kaydetti:

"Yeni MICRA'yı, 1.0 litre, 99 beygir motoru ile düz ve otomatik vites olarak, ekim sonuna yetiştirmeye çalışıyoruz. Geçtiğimiz sene, bir önceki MICRA ile 4.6 segment payına ulaşmıştık. Şimdiki hedefimiz yüzde 2,5-3'ler olacak. Gelecek sene eski modelimizin performansına ulaşacağımıza inanıyoruz. Gerek teknolojik anlamda gerekse kullanım kolaylığı ve müşteri beğenisi anlamında dolu bir araç. Bose müzik sistemi, Apple Car Play/Android Auto donanımlı, 7” multimedya ekranı, akıllı giriş & anahtarsız çalıştırma seçeneği ve şerit takip uyarı sistemi gibi özellikleri ile yine çok tercih edilen bir model olacağına dair güvenimiz tam."

Categories
Alaturka

Nissan'ın eski Üst Yöneticisi Ghosn yeniden gözaltında

ANKARA (AA) – Nissan'ın eski Üst Yöneticisi Carlos Ghosn, yaklaşık bir ay önce kefaletle serbest bırakılmasının ardından yeniden gözaltına alındı.

Kyodo'nun haberine göre, Tokyo'da savcılar Ghosn'un görevini kötüye kullanmak suçlamasıyla gözaltına alındığını bildirdi.

Savcılar, Ghosn'a Nissan'ı 5 milyon dolarlık bir zarara uğrattığı suçlamasını yöneltti.

Ghosn'un sözcüsü yaptığı açıklamada, bugünkü gözaltının keyfi olduğunu öne sürdü.

Kazancını düşük gösterdiği ve kişisel yatırımlarından doğan zararları şirketine ödettiği gerekçesiyle 19 Kasım 2018'de gözaltına alınan eski Nissan Üst Yöneticisi Carlos Ghosn, geçen ay başında 108 günün ardından kefaletle serbest bırakılmıştı.

Ghosn, 2011'den itibaren 5 yıl boyunca maaşını toplam 5 milyar yen (yaklaşık 234 milyon lira) düşük göstererek Japonya yasalarını çiğnemekle suçlanıyor.

  • Nissan Motor ve Mitsubishi Motors, Ghosn'un görevine son vermişti

Ghosn, 1999'da Renault ile sermaye ortaklığı çerçevesinde Japon otomobil şirketinin devrini yönetmek için operasyon direktörü sıfatıyla Nissan'a geçmişti.

Nissan'ın 20 yıl boyunca Üst Yöneticiliğini yapan Ghosn, 1990'larda aldığı kararlarla şirketi iflastan kurtaran isim olarak biliniyordu.

Şirketin iyileştirilmesine yönelik fabrikaların kapatılması dahil sert yeniden yapılanma önlemlerine öncülük eden Ghosn, 2001'de hisse sahipleriyle yapılan toplantıda Nissan'ın Üst Yöneticiliğine getirilmiş, 2005'te de Renault'nun Üst Yöneticisi olmuştu.

Maaşını düşük göstermekle suçlanan Ghosn'un gözaltına alınmasının ardından Fransa Maliye Bakanı Bruno Le Maire, 20 Kasım'da Ghosn'un artık Renault grubunu yönetecek konumda olmadığını söylemişti.

Renault Grubu Yönetim Kurulundan 21 Kasım'da yapılan açıklamada da grubun menfaatlerinin korunması ve faaliyetlerine devam edebilmesi amacıyla geçici yönetim önlemlerini kabul ettiği duyurulmuştu.

Carlos Ghosn yerine Thierry Bollore'nin geçici süreyle İcra Kurulu Başkan Vekili olarak görevlendirildiği belirtilen açıklamada, Ghosn'un geçici olarak görev ehliyetini kaybettiği ancak halen Yönetim Kurulu Başkanı ve İcra Kurulu Başkanı olarak görev unvanlarını koruduğu bildirilmişti.

Nissan Motor Yönetim Kurulu, gelirini düşük gösterme suçlamasıyla tutuklanan Nissan, Renault ve Mitsubishi ortaklığının Başkanı Carlos Ghosn'un görevine 22 Kasım'da son vermişti.

Mitsubishi Motors'dan 26 Kasım'da yapılan açıklamada, yönetim kurulu üyelerinin yaptıkları toplantıda, Ghosn'un güvenilirliğini kaybetmesi nedeniyle görevine son verilmesi yönünde oy kullandığı kaydedilmişti.

Categories
Ekonomi

Renault-Nissan-Mitsubishi İttifakı'ndan yeni yönetim kurulu

İSTANBUL (AA) – Renault-Nissan-Mitsubishi İttifakı için yeni yönetim kurulu oluşturulacak. Kurula, Renault Yönetim Kurulu Başkanı Jean-Dominique Senard başkanlık yapacak.

İttifaktan yapılan açıklamaya göre, Renault Yönetim Kurulu Başkanı Jean-Dominique Senard'ın başkanlık edeceği yeni yönetim kurulunda, Nissan Üst Yöneticisi (CEO) Hiroto Saikawa, Renault Üst Yöneticisi (CEO) Thierry Bollore ve Mitsubishi Motors Üst Yöneticisi (CEO) Osamu Masuko da yer alacak

İttifakın yeni Yönetim Kurulu, Nissan, Renault ve Mitsubishi Motors arasındaki operasyonel iş birliğine liderlik ederken üç şirketin hissedarları ve çalışanları için değer yaratmak üzere çalışacak.

Yeni yönetim kurulu, Renault-Nissan BV ve Nissan Mitsubishi BV yerine, Renault, Nissan ve Mitsubishi İttifakı'nın operasyonlarından ve yönetiminden sorumlu tek organ olacak. Böylelikle bu kurul, ittifakın yeni başlangıcının yüzü ve öncüsü olacak.

İttifakın yeni gelişim döneminin temellerini atacak olan yeni yönetim kurulunda operasyon kararları fikir birliğiyle alınacak, böylelikle ortaklığın “kazan-kazan ” yaklaşımı daha da gelişecek.

Nihai sözleşme ittifakın yıl dönümünde imzalanacak. Yeni kurul, Paris veya Tokyo'da her ay toplanmayı, hissedarlarını düzenli olarak önemli değer inisiyatifleri ve kazanımları hakkında bilgilendirmeyi planlıyor. İttifakın yeni Yönetim Kurulu, üç otomotiv şirketinin değerini artırmaya yönelik öneri ve yeni yöntemler oluşturmak için projeler geliştirilmesini amaçlıyor.

İttifak Yönetim Kurulu'nun kurulmasıyla, Nissan, Renault ve Mitsubishi Motors şirketlerinin bir arada hareket ederek, hızla değişen ve son derece rekabetçi olan küresel otomotiv pazarının lideri olmaları amaçlanıyor. Nissan, Renault, Mitsubishi Motors şirketlerinin çalışanlarının bağlılığı ve Daimler ile gerçekleştirilen son derece yapıcı iş birliği sayesinde, İttifak Yönetim Kurulu ilgili tüm paydaşlar için kazanç sağlamaya devam edecek.

Categories
Alaturka

Carlos Ghosn'un kefaletle serbest bırakılma talebi kabul edildi

ANKARA (AA) – Japonya'da kazancını düşük gösterdiği ve kişisel yatırımlarından doğan zararları şirketine ödettiği gerekçesiyle gözaltına alınan eski Nissan Üst Yöneticisi Carlos Ghosn'un kefaletle serbest bırakılma talebi kabul edildi.

Kyodo'nun haberine göre, Tokyo mahkemesi, Ghosn'un avukatlarının kefaletle serbest bırakılma talebini kabul etti. Kefalet ücreti 9 milyon dolar olarak belirlendi.

Savcıların, mahkemenin kararını temyize götürme hakkı bulunurken, kararla, kasım ayından bu yana gözaltında tutulan Ghosn'un serbest bırakılmasının önü açılmış görünüyor.

Ghosn, 2011'den itibaren 5 yıl boyunca maaşını toplam 5 milyar yen (yaklaşık 234 milyon lira) düşük göstererek Japonya yasalarını çiğnediği şüphesiyle 19 Kasım'da Tokyo'da gözaltına alınmıştı.

Mahkeme, daha önce Ghosn'un avukatlarının kefaletle salıverilme taleplerini iki kez reddetmişti.

  • Nissan Motor ve Mitsubishi Motors, Ghosn'un görevine son vermişti

Ghosn, 1999'da Renault ile sermaye ortaklığı çerçevesinde Japon otomobil şirketinin devrini yönetmek için operasyon direktörü sıfatıyla Nissan'a geçmişti.

Nissan'ın 20 yıl boyunca Üst Yöneticiliğini yapan Ghosn, 1990'larda aldığı kararlarla şirketi iflastan kurtaran isim olarak biliniyordu.

Şirketin iyileştirilmesine yönelik fabrikaların kapatılması dahil katı yeniden yapılanma önlemlerine öncülük eden Ghosn, 2001'de hisse sahipleriyle yapılan toplantıda Nissan'ın Üst Yöneticiliğine getirilmiş, 2005'te de Renault'nun Üst Yöneticisi olmuştu.

Maaşını düşük göstermekle suçlanan Ghosn'un gözaltına alınmasının ardından Fransa Maliye Bakanı Bruno Le Maire, 20 Kasım'da Ghosn'un artık Renault grubunu yönetecek konumda olmadığını söylemişti.

Renault Grubu Yönetim Kurulundan, 21 Kasım'da yapılan açıklamada, grubun menfaatlerinin korunması ve faaliyetlerine devam edebilmesi amacıyla geçici yönetim önlemlerini kabul ettiği duyurulmuştu.

Carlos Ghosn yerine Thierry Bollore'nin geçici süreyle İcra Kurulu Başkan Vekili olarak görevlendirildiği belirtilen açıklamada, Ghosn'un geçici olarak görev ehliyetini kaybettiği ancak halen Yönetim Kurulu Başkanı ve İcra Kurulu Başkanı olarak görev unvanlarını koruduğu bildirilmişti.

Nissan Motor Yönetim Kurulu, gelirini düşük gösterme suçlamasıyla tutuklanan Nissan, Renault ve Mitsubishi ortaklığının Başkanı Carlos Ghosn'un görevine 22 Kasım'da son vermişti.

Mitsubishi Motors'dan 26 Kasım'da yapılan açıklamada, yönetim kurulu üyelerinin yaptıkları toplantıda, Ghosn'un güvenilirliğini kaybetmesi nedeniyle görevine son verilmesi yönünde oy kullandığı kaydedilmişti.

  • 19 Kasım'dan bu yana gözaltında

Savcılık talebiyle 19 Kasım'dan bu yana gözaltı merkezinde tutulan Ghosn, 8 Ocak'ta Tokyo'da görülen halka açık duruşmada hakkındaki suçlamaları reddetmişti.

Ghosn'un avukatının tutuksuz yargılanma talebi ise delilleri karartma ve kaçma şüphesi gerekçesiyle reddedilmişti.

Ek iddianame hazırlayan savcılık, 11 Ocak'ta Ghosn'a 2008 mali krizi sırasında kişisel yatırımlarından uğradığı zararı şirkete ödettiği ve 2018'den önceki 3 mali yılda aldığı ücreti düşük gösterdiği gerekçesiyle iki ayrı güveni ihlal suçlaması yöneltmişti.

Categories
Alaturka

Nissan'ın eski Üst Yöneticisi Chosn hakkında yeni suçlamalar

ANKARA (AA) – Uzak Doğu ülkesi Japonya'da savcılar, gözaltına alınan eski Nissan Üst Yöneticisi Carlos Ghosn hakkında ek iddianame hazırladı.

Japon haber ajansı Kyodo'da yer alan habere göre, savcılık, şirketten aldığı ücreti düşük gösterdiği gerekçesiyle gözaltına alınan eski Üst Yönetici Ghosn'un 2008 mali krizi sırasında kişisel yatırımlarından uğradığı zararı şirkete ödettiği ve 2018'den önceki 3 mali yılda aldığı ücreti düşük gösterdiği gerekçesiyle iki ayrı güveni ihlal suçlaması yöneltti.

64 yaşındaki Ghosn'un, ilk suçlamada 2015-2018 yıllarında şirketten aldığı ücreti düşük gösterdiği iddia edilmişti.

Ghosn, benzer bir suçlamayla 2010-2015 yıllarında ücretini düşük gösterdiği gerekçesiyle 19 Kasım 2018'de Tokyo'da gözaltına alınmıştı.

Her iki suçlamada düşük gösterilen miktarın toplam 83 milyon dolar olduğu belirtildi.

İkinci suçlamada ise Ghosn, bir Arap iş adamıyla yaptığı özel döviz takas anlaşmasında uğradığı 14,7 milyon dolar zararı şirkete ödettiği iddia edildi.

Halit Cufali adlı iş adamının anlaşmanın ardından Ghosn'a önemli miktarda kredi açtığı ifade edildi.

Ghosn, Cufali ile ilişkilerinin Nissan'a Ortadoğu'da avantajlı iş yapma imkanı sağladığını ve şirketin çıkarına olduğunu savundu.

Categories
Ekonomi

Nissan'ın eski Üst Yöneticisi Ghosn açık duruşmada hakim karşısında

ANKARA/TOKYO (AA) – Japonya'da, kazancını düşük göstermekle suçlanan Nissan'ın eski Üst Yöneticisi Carlos Ghosn, ilk kez halka açık duruşmada hakim karşısına çıktı.

Kyodo ajansının haberine göre Ghosn, tutuklanmasıyla ilgili açıklama talebinde bulunması üzerine düzenlenen açık duruşmadaki savunmasında “masum olduğunu ” söyledi.

Savcılık talebiyle 19 Kasım'dan bu yana gözaltı merkezinde tutulan Ghosn, herhangi bir suçu olmadığını savundu ve gözaltı süresinin uzatılmasına itiraz etti.

Hayatının 20 yılını Nissan'ı canlandırmaya adadığını ve tutuklanmasının haksızlık olduğunu savunan Ghosn, Nissan'ı terk etmek gibi bir seçeneği olduğunu ancak kalmaya karar verdiğini dile getirerek “Bir kaptan fırtınada gemiyi terk etmez. ” ifadesini kullandı.

Japon otomobil üreticisine zarar verdiği yönündeki suçlamaları reddederek “onurlu ve yasal ” şekilde iş yaptığını savunan Ghosn, “Savcıların iddialarının aksine, şirketten el altından hiçbir ödeme almadım. ” diye konuştu.

Yargıç Yuichi Tada ise delilleri yok etme ve Japonya'dan kaçabilme olasılığına karşı Ghosn'un tutukluluğunun gerekli olduğunu söyledi.

Ghosn'un avukatlarından Go Kondo, müvekkilinin kaçma riski olmadığını ifade ederek, “Kendisi çok tanınmış biri dolayısıyla kaçması çok zor. Delilleri yok etmesi gibi bir risk de söz konusu değil. ” dedi.

Ghosn, 2011'den itibaren 5 yıl boyunca maaşını toplam 5 milyar yen (yaklaşık 234 milyon lira) düşük göstererek Japonya yasalarını çiğnediği şüphesiyle 19 Kasım'da Tokyo'da tutuklanmıştı.

Suçlu bulunması halinde Ghosn'un 10 yıla kadar hapis cezasına çarptırılabileceği belirtiliyor.

Yardımcısı Greg Kelly de Ghosn'un hemen ardından tutuklanmıştı.

Ghosn ve Kelly'nin avukatları olmadan uzun süre sorgulanmaları, uluslararası toplum tarafından eleştirilmişti.

Nissan Motor Yönetim Kurulu, Ghosn ve Kelly'nin görevlerine son vermiş, Fransa Ekonomi Bakanı Bruno Le Maire de Ghosn'un artık Renault grubunu yönetecek konumda olmadığını söylemişti.

Ghosn, 1999'da Renault ile sermaye ortaklığı çerçevesinde Japon otomobil şirketinin devrini yönetmek için operasyon direktörü sıfatıyla Nissan'a gelmişti.

Şirketin iyileştirilmesine yönelik fabrikaların kapatılması dahil katı yeniden yapılanma önlemlerine öncülük eden Ghosn, 2001'de hisse sahipleriyle yapılan toplantıda Nissan'ın Üst Yöneticiliğine getirilmiş, 2005'te de Renault'nun Üst Yöneticisi olmuştu.

Yakıt veri manipülasyonu skandalının vurduğu Mitsubishi şirketi de 2016'da Nissan-Renault ortaklığına katılmıştı.

Nissan, Renault ve Mitsubishi ortaklığı, bu yılın ilk yarısında 5,54 milyon araçla, başlıca rakibi Volkswagen'i geride bırakarak dünyanın en büyük otomobil satıcısı oldu.

Categories
Alaturka

“Nissan olarak 2018'de pazar payımızı artırdık”

İSTANBUL (AA) – Nissan Türkiye Genel Müdürü Sinan Özkök, “Nissan olarak, 2018'i, düşen bir pazarda pazar payımızı artırarak tamamladık. Toplam pazardaki onuncu sıradaki yerimizi korurken, otomobil pazarında ise dokuzuncu sıraya yükseldik. Elde ettiğimiz bu pazar payı gelişimi bizi mutlu ediyor, önümüzdeki dönem için de umut veriyor. ” ifadelerini kullandı.

Özkök yaptığı açıklamada, otomotiv sektörünün 2018'i bir önceki yıla kıyasla yüzde 35 daralmayla tamamladığını belirtti.

2018’de sektörü etkileyen en önemli faktörlerden birinin döviz kurlarındaki dalgalanma olduğuna işaret eden Özkök, şunları kaydetti:

“Avro ve dolar kurlarındaki oynamalar pazarımızı doğrudan etkiledi. Örneğin avro kuru ocak-aralık döneminde yüzde 33'lük bir artış gösterdi. Bir diğer maliyet faktörü olan enflasyonda ise yine ocak-aralık döneminde yüzde 20,3’lük artış yaşandı. Bir yandan dövizdeki artış diğer yandan enflasyondaki artışa rağmen otomotivdeki fiyat endeksi ocak-aralık döneminde sadece yüzde 18,2’lik artış gösterdi. Özellikle kasım ve aralık'taki vergi indirimlerinin etkisi ile beraber fiyat endeksi yüzde 20’nin altında kaldı. ODD verilerine göre aralık ayını 77 bin 700 adetle, 2018 senesini de 621 bin adetlik bir pazarla tamamladık. 621 bin adetlik bu pazar seviyesi, bir önceki seneye göre de yüzde 35'lik bir daralmaya işaret ediyor. Aylık bazda incelediğimizde 2018'de yılın ilk yarısında 2017'ye benzer bir tablo görürken, ikinci yarıda maalesef yüzde 70’leri geçen düşüşler yaşadık. İkinci altı ayda pazarımız yüzde 52 seviyesinde düşüş kaydetti. Özellikle eylül ve ekim aylarında yaşadığımız ciddi düşüş trendi yılın son 2 ayı için endişelendirse de devletimizin devreye aldığı vergi indirimi uygulaması sayesinde kasım ve aralıkta talebin hareketlendiğini gördük ve yeniden 600 bin adet seviyesinin üzerine çıkabildik.”

  • Türkiye’de SUV segmenti büyüyor

Özkök, otomotiv pazarında SUV payının 2010’da yüzde 10’un altındayken 2018’de yüzde 22’ye yükseldiğini aktararak, 621 bin adetlik pazarın içinde önemli kısım yüzde 78 ile binek otomobil pazarına ait. Binek otomobil pazarının yüzde 96'sı 1.6’nın altındaki motorlardan oluşuyor. Vergi indirimi ile beraber buradaki talebin daha yüksek olacağını öngörüyoruz. Bir diğer önemli detay da pazarın yüzde 58'inin hala dizel tercih etmesi. Avrupa'da yaşanan dizelden benzine geçişin Türkiye otomotiv pazarına da yansıyacağını düşünüyoruz. Burada hala yüzde 50’nin üzerinde bir dizel payı varken önümüzdeki dönemlerde önce benzine, daha sonra da elektrikli araçlara geçişin hızlı bir şekilde gerçekleşeceğini öngörüyoruz. ” ifadelerini kullandı.

Yüzde 50 sedan kasa tipine talep varken yüzde 22’lik bir SUV tercihinin de pazarın önemli bir gerçeği olduğuna işaret eden Özkök, “SUV araçların pazardaki payı giderek artıyor, 10 sene öncesinde yüzde 10’un altındayken artık yüzde 20’leri geçen bir SUV segmentinden bahsediyoruz. Günümüzdeki müşteri talebinde hatchback’ten SUV kasa tipine doğru ciddi bir geçiş söz konusu. Bu segmentin gelişiminde çok büyük rol oynayan QASHQAI, X-TRAIL ve JUKE modellerimizle bu önemli segmentin değişmeyen lideri konumundayız. 2018 pazarını özetlememiz gerekirse, zor geçen bir senede devletimizin ortaya koymuş olduğu vergi indirimlerine sektör de kampanyalarla destek verdi. Türkiye’nin lokomotif sektörü konumundaki otomotiv, bu zor dönemi 600 bin adet seviyesinin üzerinde tamamlayarak gücünü gösterdi.” değerlendirmesinde bulundu.

Özkök, sözlerini şöyle sürdürdü:

“2019'a yönelik planlarımız çerçevesinde ocak, şubat ve mart aylarında devam eden vergi indirimlerinin yılın geri kalanında da sürmesi durumunda pazarın 450 bin adet seviyesinde olacağını öngörüyoruz. Bu uygulama devam etmediği takdirde pazarımızın çok daha düşük seviyeye inme riski de ortada. İlk üç aydaki vergi indirimleriyle beraber elbette pazarda bir hareketlenme bekliyoruz ancak bir kısım talebin kasım ve aralık aylarına çekilmiş olması bu hareketin daha kısıtlı olacağını gösteriyor. 450 bin adet düzeyinde kalsak dahi 2017 ile karşılaştırdığımızda maalesef pazarın yarı yarıya daraldığı da başka bir gerçek.”

  • Rekor pazar payı

Özkök, Nissan Türkiye’nin 2017’de yüzde 3,6 olan pazar payını küçülen pazara rağmen yüzde 4,2’ye çıkarttığını belirterek, “2018 senesini Nissan açısından özetlersek SUV’daki değişmez liderliğimizi tekrarladığımız bir başka sene oldu. SUV’daki gücümüzü pazara aktardığımız, pazar payımızı yüzde 4,2’ye taşıdığımız bir sene oldu. Nissan olarak, yılı, düşen bir pazarda pazar payımızı artırarak tamamladık. Toplam pazardaki onuncu yerimizi korurken, otomobil pazarında ise dokuzuncu sıraya yükseldik. Elde ettiğimiz bu pazar payı gelişimi bizi mutlu ediyor, önümüzdeki dönem için de umut veriyor.” ifadelerini kullandı.

SUV segmentinde 2018'de gerçekleştirdikleri 20 binden fazla SUV satışıyla bir numara olduklarını aktararak, “Bu gelişen pazardaki payımız yüzde 19’a çıktı. Satılan her beş araçtan biri Nissan. Kendi yarattığı segmentin değişmeyen lideri QASHQAI, bu sene de yüzde 21’lik segment payıyla ve 15 bin adete yaklaşan satışıyla lider konumunu güçlendirdi. Yine aynı şekilde X-TRAIL 2018'deki 4 bin 306 adetlik satışla segmentte yüzde 32'lik bir paya ulaştı. Bu da X-TRAIL’e D-SUV segmentindeki liderliği getirdi.” değerlendirmesinde bulundu.

Otomotiv Distribütörleri Derneği tarafından düzenlenen 9. ODD Gladyatörler töreninde “Yılın En İyi PR/Etkinlik Uygulaması” ödülünü alan Navara Türkiye Şovu’na değinen Sinan Özkök, “9. ODD Gladyatörler gecesinde pick-up segmentinin efsane modeli Navara çok önemli bir ödül aldı. 3 yılda aldığı bu 4. ödül ile nasıl efsane olduğunu da bir kez daha gösterdi. Navara Türkiye Şovu, jüri tarafından yüzde 60 oyla Yılın en iyi PR/Etkinlik uygulaması olarak seçildi. NAVARA Türkiye Şovu boyunca 45 il, 190 ilçe ve 535 köye gittik. 36 bin kilometreden fazla yol kat ettik. Aylar boyunca Navara’yı hiç gidilmemiş yerlerde müşterisi ile buluşturduk. Pick-up segmentinin efsane modeli Navara bir yandan kendi segmentindeki yerini kuvvetlendirirken, diğer yandan da Navara Türkiye Şovu ile beraber binlerce müşterimize ulaştık, doğal ortamlarda test sürüşü imkanı sunduk.” ifadelerini kullandı.

Categories
Alaturka

Nissan'ın eski Üst Yöneticisi Ghosn'un tutukluluk süresi uzatıldı

ANKARA (AA) – Japonya'da mahkeme, kazancını düşük göstermekle suçlanan Nissan'ın eski Üst Yöneticisi Carlos Ghosn'un tutukluluk süresinin uzatılmasına hükmetti.

Kyodo ajansında yer alan habere göre, Tokyo Bölge Mahkemesi, “güveni kötüye kullanmak ” suçlamasıyla Ghosn'un tutukluluk süresinin, 1 Ocak 2019'a kadar uzatılmasına karar verdi.

Ghosn, 2011'den itibaren 5 yıl boyunca maaşını toplam 5 milyar yen (yaklaşık 234 milyon lira) düşük göstererek Japonya yasalarını çiğnediği şüphesiyle 19 Kasım'da Tokyo'da tutuklanmıştı.

Savcılığın talebi üzerine tutuklanan ve yasalar gereği 22 günlük tutukluluk süresi 10 Aralık'ta dolan Ghosn'un, 2016-2018'i kapsayan yeni iddialar üzerine 20 Aralık'a kadar tutuklu kalmasına karar verilmişti.

Bu sürenin savcılığın talebi ve mahkemenin onayı ile 30 Aralık'a kadar uzatılabileceği kaydedilmişti.

Savunma avukatları, Ghosn hakkındaki iddiaların geçersiz olduğunu ifade ediyor.

Suçlu bulunması halinde Ghosn'un 10 yıla kadar hapis cezasına çarptırılabileceği belirtiliyor.

Yardımcısı Greg Kelly de Ghosn'un hemen ardından tutuklanmıştı.

Ghosn ve Kelly'nin avukatları olmadan uzun süre sorgulanmaları, uluslararası toplum tarafından eleştirilmişti.

Nissan Motor Yönetim Kurulu, Ghosn ve Kelly'nin görevlerine son vermiş, Fransa Ekonomi Bakanı Bruno Le Maire de Ghosn'un artık Renault grubunu yönetecek konumda olmadığını söylemişti.

Ghosn, 1999'da Renault ile sermaye ortaklığı çerçevesinde Japon otomobil şirketinin devrini yönetmek için operasyon direktörü sıfatıyla Nissan'a gelmişti.

Şirketin iyileştirilmesine yönelik fabrikaların kapatılması dahil katı yeniden yapılanma önlemlerine öncülük eden Ghosn, 2001'de hisse sahipleriyle yapılan toplantıda Nissan'ın Üst Yöneticiliğine getirilmiş, 2005'te de Renault'nun Üst Yöneticisi olmuştu.

Yakıt veri manipülasyonu skandalının vurduğu Mitsubishi şirketi de 2016'da Nissan-Renault'nun sermaye ortaklığına katılmıştı.

Nissan, Renault ve Mitsubishi ortaklığı, bu yılın ilk yarısında 5,54 milyon araçla, başlıca rakibi Volkswagen'i geride bırakarak dünyanın en büyük otomobil satıcısı oldu.

Categories
Ekonomi

Nissan'ın eski Üst Yöneticisi Ghosn hakkında yeni suçlama

ANKARA (AA) – Japonya'da kazancını düşük göstermekle suçlanan Nissan'ın eski Üst Yöneticisi Carlos Ghosn'un “güveni kötüye kullanmakla ” suçlandığı bildirildi.

Kyodo'da yer alan haberde, güveni kötüye kullanma suçlamasıyla Ghosn'un tutukluluk süresinin 10 gün daha uzatılabileceği belirtildi.

Yeni suçlamanın ardından Ghosn'un 48 saat içinde savcılar tarafından sorgulanması bekleniyor. Sorgulamanın ardından savcılık, Ghosn'un tutukluluk süresinin 10 gün daha uzatılmasını talep edebilecek.

Tokyo Bölge Mahkemesi, dün kazancını düşük gösterdiği gerekçesiyle “finansal suistimalle ” suçlanan ve halihazırda tutuklu bulunan Ghosn'un tutukluluk süresinin 10 gün daha uzatılmasına yönelik savcılık talebini reddetmişti.

Ghosn, 2011'den itibaren 5 yıl boyunca maaşını toplam 5 milyar yen (yaklaşık 234 milyon lira) düşük göstererek, Japonya yasalarını çiğnediği şüphesiyle 19 Kasım'da Tokyo'da tutuklanmıştı.

Savcılığın talebi üzerine tutuklanan ve yasalar gereği 22 günlük tutukluluk süresi 10 Aralık'ta dolan Ghosn'un, 2016-2018'i kapsayan yeni iddialar üzerine 20 Aralık'a kadar tutuklu kalmasına karar verilmişti.

Bu sürenin savcılığın talebi ve mahkemenin onayı ile 30 Aralık'a kadar uzatılabileceği kaydedilmişti.

Savunma avukatları, Ghosn hakkındaki iddiaların geçersiz olduğunu ifade ediyor.

Suçlu bulunması halinde Ghosn'un 10 yıla kadar hapis cezasına çarptırılabileceği belirtiliyor.

Yardımcısı Greg Kelly de Ghosn'un hemen ardından tutuklanmıştı.

Ghosn ve Kelly'nin avukatları olmadan uzun süre sorgulanmaları uluslararası toplum tarafından eleştirilmişti.

Nissan Motor Yönetim Kurulu, Ghosn ve Kelly'nin görevlerine son vermiş, Fransa Ekonomi Bakanı Bruno Le Maire de Ghosn'un artık Renault grubunu yönetecek konumda olmadığını söylemişti.

Ghosn, 1999'da Renault ile sermaye ortaklığı çerçevesinde Japon otomobil şirketinin devrini yönetmek için operasyon direktörü sıfatıyla Nissan'a gelmişti.

Şirketin iyileştirilmesine yönelik fabrikaların kapatılması dahil katı yeniden yapılanma önlemlerine öncülük eden Ghosn, 2001'de hisse sahipleriyle yapılan toplantıda Nissan'ın Üst Yöneticiliğine getirildi, 2005'te de Renault'nun Üst Yöneticisi oldu.

Yakıt veri manipülasyonu skandalının vurduğu Mitsubishi şirketi de 2016'da Nissan-Renault'nun sermaye ortaklığına katıldı.

Nissan, Renault ve Mitsubishi ortaklığı, bu yılın ilk yarısında 5,54 milyon araçla, başlıca rakibi Volkswagen'i geride bırakarak dünyanın en büyük otomobil satıcısı oldu.