Muğla'daki FETÖ/PDY çatı davası

MUĞLA (AA) – Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'nın (FETÖ/PDY) Muğla'daki "çatı yapılanmasına" yönelik davada 11'i tutuklu 41 sanığın yargılanmasına devam edildi.

Muğla 3. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu ve tutuksuz sanıklar katıldı.

Mahkeme heyeti, bazı tanıkların dinlendiği duruşmada sanıkların tanık ifadeleriyle ilgili savunmalarını aldı.

Haklarındaki suçlamaları kabul etmeyen tutuklu sanıklar, tahliye talebinde bulundu.

Sanıklardan bazıları, haklarındaki adli kontrol şartının ve mal varlıkları üzerindeki tedbir kararının kaldırılmasını istedi.

Cumhuriyet savcısının mütalaasını sunmasının ardından mahkeme, tutuklu sanıklardan Mustafa Öner'in tahliyesine, diğer sanıkların mevcut halinin devamına karar vererek duruşmayı 17 Aralık'a bıraktı.

Advertisements

Kamuflaj desenli mekik kelebeği Marmaris'te görüldü

MUĞLA (AA) – Akdeniz ve Ege kıyı şeridinde nadiren rastlanan mekik kelebeği (daphnis nerii), Muğla'nın Marmaris ilçesinde bir okulun bahçesinde görüldü.

Bağlıiçi mevkisindeki bir okulun bahçesinde görevlilerin fark ettiği mekik kelebeği, biyoloji öğretmeni Semra Alimoğlu'na teslim edildi. Alimoğlu da öğrencilerine nadir görülen bu kelebeği yakından tanıma imkanı sundu.

Mekik kelebeği daha sonra Marmaris Milli Parklar Şube Müdürlüğüne teslim edildi.

Marmaris Milli Parklar Şube Müdürü vekili Hülya Salmanlı, bilimsel adı "daphnis nerii" olan mekik kelebeğini zakkum dallarına doğru doğal ortamına bıraktı.

Uzun ince kanatları ve kuyruğunu dik tutmasıyla dikkati çeken mekik kelebekleri, en hızlı kanat çırpan, havada asılı durabilen kelebekler olarak biliniyor. Yalnızca gece uçabildiği belirtilen mekik kelebekleri, geniş yapraklı ağaç, süs sarmaşığı, zakkum ve sebze yapraklarıyla besleniyor.

“Dünyada başarılarıyla konuşulan bir yelkenci olmak istiyorum”

MUĞLA (AA) – OSMAN AKÇA – Yelkende yurt içi ve yurt dışında önemli başarılar elde eden Galatasaray'ın milli sporcusu Tora Kutoğlu, hedefinin 470 Dünya Şampiyonası'nda Türk bayrağını dalgalandırmak olduğunu söyledi.

Tora Kutoğlu, 16. Sonbahar Göcek Yarış Haftası organizasyonunda, IRC 3 sınıfında birincilik elde etti.

2007'de Optimist Balkan Şampiyonası'nda ikinci, 2010'da Laser 4.7 Avrupa Şampiyonası'nda dördüncü, 2013 ve 2017 470 Türkiye Şampiyonası'nda birinci olan 25 yaşındaki sporcu, 470 Dünya Şampiyonası'nda Türkiye'yi en iyi şekilde temsil etmek istiyor.

Milli sporcu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ailesinin Zonguldak'tan Göcek'e taşındığını ve 6 yaşında Göcek Yat Kulübünde yelken sporuna başladığını aktardı.

İlk olarak il yarışmalarına ve bölge kupalarına katıldığını belirten Tora Kutoğlu, "Elde ettiğim başarılarla milli takıma kadar yükseldim. Göcek gibi küçük bir kasabada cüzi bir bütçe ile başlayarak büyük başarılar elde ettik. 2007'de milli takımla gittiğim ilk yarış olan Balkan Şampiyonası'nda ikinci oldum. Sonrasında Avrupa ve dünya şampiyonalarına katıldım. 2010'da Laser 4.7'de Avrupa dördüncülüğü elde ettim. 2011'de Göcek Yat Kulübünden Galatasaray Kulübüne transfer oldum." diye konuştu.

Tora Kutoğlu, Galatasaray Kulübünde antrenör ve sporcu olarak görev aldığını dile getirerek, "470 sınıfında 2013'te Türkiye şampiyonu oldum. Olimpik takıma girmeye hak kazandım. Çok iyi antrenörlerle çalışma fırsatı yakaladım. Göcek'e geldiğimizde ekonomik olarak iyi durumda değildik. Bisikletle geldiğim yelken kursları sayesinde başarıya giden yolda emin adımlarla ilerledim." ifadelerini kullandı.

Bundan sonraki hedefinin TP52 sınıfında yarışarak dünya şampiyonalarında başarılar elde etmek olduğunu anlatan ay-yıldızlı yelkenci, şunları kaydetti:

"Dünyada başarılarıyla konuşulan bir yelkenci olmak istiyorum. Yelkene başladıktan sonra hayatım değişti. 10 yıldır milli takımdayım. Tüm gençlere yelken sporunu öneriyorum. Kendinle ve doğayla baş etmenin en güzel yolu yelken sporu. Şu anda yelken yat sınıfında yarışıyorum. Yelkene başladığım Göcek Yat Kulübünün düzenlediği ve bu yıl 16'ncısı gerçekleştirilen Sonbahar Yarış Haftası'nda 'Hey Thatcher' teknesiyle şampiyon olduk. Yelkene başladığım kulübün düzenlediği bir organizasyonda birinci olmak onur ve gurur verici bir olay."

– Onur Ugan: "Çocuklara örnek oldu"

Göcek Yat Kulübü Başkan Yardımcısı Onur Ugan, önceliklerinin bölgedeki çocukları yelken sporuyla buluşturmak olduğunu vurguladı.

Yarışları bu amaçla düzenlediklerini belirten Ugan, "Elde ettiğimiz geliri, çocuklarımızın yelkenle ve maviliklerle buluşması için kullanıyoruz. Yelken kurslarımız 2000'li yılların başında başladı. Düzenlediğimiz kurslarda bine yakın çocuğumuz yelkenle buluştu. Bunlardan biri de 6 yaşında kulübümüze katılan Tora Kutoğlu. Sonrasında Galatasaray'a transfer oldu. Milli takımla dünyadaki çeşitli yarışlara katıldı. Hem kulübümüzü hem de Göcek'i en iyi şekilde temsil etti." değerlendirmesinde bulundu.

Ugan, Tora Kutoğlu'nun milli takıma katılmasıyla bölgede yelken sporuna ilginin arttığına dikkati çekerek, şöyle konuştu:

"Kendisinden sonraki çocuklara örnek oldu. Bizim sporcu ve kursiyer sayımızda artış yaşandı. Yelken, bir çocuğun gelişimi için mükemmel bir spor. Karar verme, rakibe ve doğaya saygı, doğayı doğru kullanabilmek gibi birçok meziyeti birleştiren bir spor. Bu yıl ayrı bir mutluluk yaşadık. Yıllar önce kulübümüzde bu spora başlayan Tora kardeşimiz bu sene uluslararası olarak gerçekleştirdiğimiz Sonbahar Göcek Yarış Haftası'nda IRC sınıfında takımıyla şampiyonluğa ulaştı. Bu da bizim için ayrı bir mutluluk oldu."

Lazkiye'den gelen teröristlerin yargılandığı dava

MUĞLA (AA) – Suriye'nin Lazkiye kentinden gemiyle Muğla'nın Seydikemer ilçesine geldikleri belirlenen PKK'lı teröristlere yönelik operasyonlar sonucu yakalanan 11'i tutuklu 15 sanığın yargılaması sürüyor.

Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya, tutuklu sanıklar ile avukatları ve tercümanlar katıldı.

Duruşmada söz verilen tutuklu sanıklar, bir yılı aşkındır cezaevinde kaldıklarını belirterek tahliyelerini talep etti.

Tutuklu sanık Ekrem Altay, susma hakkını kullanırken, Serbest Şenlik, Veysi Şenlik ve Velat Aşan etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak için mahkemeye talepte bulundu.

Duruşma savcısı Ali Cenk Düzgün, mütalaasında, örgütün Ege ve Akdeniz açılımına dair program planlayan Suvar Derviş ve "Mervan" kod adlı Ulaş Arslan hakkında Muğla Cumhuriyet Başsavcılığına haklarında soruşturma bulunup bulunmadığına dair yazı yazılmasını, sanıkların söz konusu suçu işlediklerine dair somut deliller ve tanık ifadeleri bulunduğunu belirterek tutukluluk hallerinin devamını istedi.

Mahkeme, Van ve Elazığ'daki tanıklar ile gizli tanık Şelale'nin dinlenmesi, eksik evrakın tamamlanması, pasaportların incelenmesi için duruşmayı 28 Ocak'a erteledi. Sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verildi.

Muğla'nın Seydikemer ilçesinde 4 Ekim 2017'deki yol kontrolünde 4 terörist ve 3 iş birlikçisi yakalanmış, bir gün sonra da Köyceğiz ilçesindeki ormanlık alanda 5 terörist etkisiz hale getirilmişti. Kaçan iki terör örgütü üyesinden biri saklandığı portakal bahçesinde, civardaki vatandaşlarca fark edilmesi üzerine paniğe kapılıp üzerindeki el bombasını patlatınca ölmüştü. Kaçan Serbest Şenlik, 17 Ekim'de Dalaman ilçesinde akrabası B.Ş. ile kaçmaya çalışırken gözaltına alınmıştı.

Nar üreticisini sevindirdi

MUĞLA (AA) – DURMUŞ GENÇ – Muğla'da hasadın başladığı eylül-ekim döneminde kilogram fiyatı bahçede 1,5 liraya kadar çıkan narda rekoltenin de artması üreticiyi sevindirdi.

Ege Bölgesi'nin narenciye bahçesi konumundaki Muğla'da bu yıl nar rekoltesi geçen yıla göre yaklaşık yüzde 50 artarak 100 bin tona çıktı.

Ortaca Ziraat Odası Başkanı Salim Çöllü, AA muhabirine yaptığı açıklamada, hem iç piyasadan hem de yurt dışından nara yoğun talep olduğunu söyledi.

Kentte nar rekoltesinin bu yıl 100 bin ton olduğunu belirten Çöllü, fiyatların da yüksek seyrettiğini dile getirdi.

Muğla'nın Ortaca, Dalaman ve Köyceğiz ilçelerinde nar hasadının tamamlandığını anlatan Çöllü, şöyle devam etti:

"Sıkımı yapılacak nar dahi kilogramı 75 kuruştan satıldı. Dalında kilogramı 1,5 liraya ürün satıldı. Ürüne dış piyasadan da yoğun talep geldi. Bu yıl başta Rusya olmak üzere Ukrayna, Gürcistan, Türk Cumhuriyetleri, Polonya, Macaristan, Romanya ve Katar'a kadar nar ihracatı yaptık. Bir kısmını da şu an soğuk hava depolarına aldık."

Çöllü, önceki yıllarda kış şartlarının verimin azalmasına yol açtığını belirterek, "2 yıl öncesine kadar nar dalında kalıyordu. Sıkım yapılması için dahi veremiyorduk. Geçen yıl da rekolte çok düşüktü. Bu nedenle de fiyatlar yükseldi. Bu yıl hem rekolte hem fiyatlar yükseldi, ihracat çok iyi gitti. Nar 2 yıldır üreticimizin yüzünü güldürüyor." dedi.

– "Coğrafi tescil ürünün marka değerini artıracak"

Muğla Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Ercan da 2016 yılını markalaşma yılı ilan ettiklerini, bu kapsamda kente özgü 10 ürünün coğrafi işaret olarak tescillenmesine yönelik çalışma başlattıklarını söyledi. Bu ürünlerden Muğla saraylısı ile Muğla köftesine tescil belgesi aldıklarını dile getiren Ercan, şunları kaydetti:

"Çalışmalarını sürdürdüğümüz diğer ürünler arasında Dalyan narı da bulunuyor. Dalyan narının ayırt edici özelliği toprağının tuzlu olması nedeniyle meyveye verdiği aroma. Dalyan narı, tatlı, mayhoş ve içilebiliyor olması sebebiyle meyve suyu üreticisi firmaların öncelikli tercihi. Dalyan narının yaklaşık yüzde 80'i ihraç ediliyor. Dalyan narına coğrafi işaret tescil belgesi alarak, ürüne marka değeri kazandırmayı hedefliyoruz."

Cam sanatı kaleme yansıdı

İSTANBUL (AA) – AHMET ESAD ŞANİ – Cam kalem ustası Baha Cüneyt Büyükdağ, mürekkep ile yazan cam kalemlerin hayat boyu insanlara eşlik etmesini istediklerini belirterek, "Kullanmaya çekinmeyin varsın kırılsın. Güzel görünüyor ama bunun yeri vitrin değil masanın üstü. Kalem olarak kullanılsın istiyoruz." dedi.

Almanya'da öğrenip daha sonra geliştirdiği sanatını Muğla'daki atölyesinde devam ettiren Büyükdağ, alevle şekillendirdiği camları 2005'ten bu yana kalem meraklılarının beğenisine sunuyor.

Büyükdağ, bugüne kadar ürettiği 50 binden fazla özel tasarım kaleme ömür boyu garanti veriyor ve "Calligart" markasıyla dünyaya pazarlıyor.

Ürünleri ve yapım sürecini AA muhabirine anlatan Büyükdağ, "Berlin'de ya da Venedik'te cam kalem bulabilirsiniz ama uçlar düz gider, birden keskinleşir. Kubbe formu bizim buluşumuz." diye konuştu.

– Bir batırışta yarım sayfa yazı

Büyükdağ, ürettikleri cam kalemin kubbe formu sayesinde mürekkebe batırdıktan sonra çok daha uzun yazılabildiğini kaydederek, "Ucunu 2 santim gibi görüyorsunuz ama burgulardan ve bombelerden dolayı görünmese de bombe içine yedirilmiş camlar da var ve aslında 4 santim uzunlukta oluyor. Bu da yazım süresini uzatıyor." ifadesini kullandı.

Normal mürekkep kullanıldığı takdirde yazma işi bittikten sonra temizlemeye de gerek kalmadığını aktaran Büyükdağ, bir batırışta yaklaşık yarım sayfa yazı yazılabildiği söyledi.

Büyükdağ, yağ içermeyen her türlü sıvıyla yazı yazılabildiğini anımsatarak, şöyle devam etti:

"Bir dahaki kullanımda mürekkebe batırıp devam ediyorsunuz. Mürekkebe batırdığınızda önceki kurumuş mürekkep çözülüyor, yeni mürekkebi alıyor ve yazmaya devam ediyorsunuz. Çalışma prensibi şöyle, her bir kalemin ucunda oluklu camlar var, mürekkebi batırdığınızda mürekkebi yukarı çekiyor. Yüzey gerilimi sayesinde cam yüzeyi ile mürekkep yüzeyi arasında bir gerilim oluşuyor. Bu gerilimden dolayı mürekkep aşağı kaymıyor."

– "Burgu ve bombeler sayesinde mürekkep damlatmıyor"

Mürekkeple yazılmasına rağmen yüzey geriliminden faydalanan burgu ve bombeler sayesinde mürekkebin damlamadığını anlatan cam kalem ustası, kalemin ucunu sıyırdıktan sonra yazı yazma ve nokta koymanın mümkün olduğunu vurguladı.

Büyükdağ, alevle şekillendirme tekniğini kullanarak yaptıkları cam ürünlerin hazırlanışına ilişkin bilgi vererek, "Ateş ocağıyla önce yavaş yavaş camı bin 200 ila bin 400 dereceye kadar çıkartıyoruz. Üfleyerek ya da çekerek bir noktayı ısıtarak bu formu veriyoruz, sonra tekrar fırınlanıyor." dedi.

– Gümüş ve altın füme tekniği kullanılıyor

Kendisi ve 2 asistanının camdan kalem yaptıklarını belirten Büyükdağ, "Çok güzel bir ekibimiz var. Çok uyumlu çalışıyoruz, aile gibiyiz. Bugüne kadar 50 binden fazla kalem ürettim. Her biri tek tek elde yapıldı. Bir şeyden 50 bin tane yapınca ustalaşmış oluyorsunuz. Camla keyif alarak uğraşıyorum." dedi.

Büyükdağ, gümüş ve altın füme tekniği kullandıkları hokka, kağıt ağırlığı gibi özel ürünleri de olduğunu, bu ürünlerde altını veya gümüşü yakıp dumanını cama yapıştırdıklarını, sonrasında fırında tavlayarak kırılmasının önüne geçtiklerini anlattı.

Cam kalem kullanıcılarından güzel tepkiler aldıklarını belirten Büyükdağ, şöyle devam etti:

"Yazmalarını istiyoruz. İnsanlar camın bu kadar yumuşak yazacağını öngöremiyorlar, çizecek rahatsız edecek diye bekliyorlar ama bir harf yazdıkları zaman şaşırıyorlar. Bu da benim çok hoşuma gidiyor. 'Belli ki güzel yapmışım' diyorum. Birini memnun edebilmek çok gurur veren bir şey. Yapıyorum, güzel oldu diyerek masaya koyuyorum. 'Çok güzel olmuş eline sağlık' denmesi kazandığım paradan çok daha önemli."

– "Süs eşyası olmasın, yazı gereci olsun"

Kalemin herhangi bir zaman herhangi bir şekilde kırılması durumunda, kullanıcının isteğine göre tamir ettiklerini veya değiştirdiklerini dile getiren Büyükdağ, "Sırf bu yüzden garanti veriyoruz. 'Alın kullanın, güzel yazsın diye çok özen gösterdik. Yazı gereci olarak ürettik, süs eşyası olmasın, yazı gereci olsun' diyoruz. Rengini beğenmezlerse de bize ulaşsınlar, başka rengini göndeririz." şeklinde konuştu.

Büyükdağ, el yapımı olduğu için aynısını yapmanın mümkün olmadığını, bütün ürünlerin ayrı tasarıma sahip olduğunu ve yazım kalitesi olarak denendikten sonra satışa sunulduğunu kaydederek şunları ekledi:

"Önemli olan bizden cam kalem aldığınızda memnun kalmanız. İstiyoruz ki bu kalem hayatınız boyunca size eşlik etsin. O zaman biz başarıya ulaştığımızı kabul ederiz. Kullanmaya çekinmeyin, varsın kırılsın. Güzel görünüyor ama bunun yeri vitrin değil masanın üstü. Kalem olarak kullanılsın istiyoruz."

Muğla'nın Akyaka ilçesindeki stüdyo, cam sanatına ilgi duyanlara yönelik çalışma atölyelerine de ev sahipliği yapıyor.

Açık unutulan damper, kameraların takıldığı direğe çarptı

MUĞLA (AA) – Muğla'nın Fethiye ilçesinde, sürücüsünün açık unuttuğu kamyon damperi, üzerinde araç plaka tanıma sisteminin takılı olduğu direğe çarptı.

Alınan bilgiye göre, 48 JB 726 plakalı kamyonun sürücüsü Hasan T, yükünü boşalttıktan sonra damperi indirmeyi unuttu.

Damperi açık halde hareket eden kamyon, Muğla-Fethiye Karayolu Çiftlik mevkisinde, araç plakası tanıma için kullanılan kamera sistemlerinin monte edildiği direğe çarptı. Çapmanın şiddetiyle direğin ayakları kısmen yerden söküldü. Sürücünün yara almadan atlattığı kazada, kamera sistemleri ve kamyonda hasar oluştu.

Trafiğe kapanan karayolunda ulaşım, polis ekiplerinin yönlendirmesiyle yan yollardan sağlandı. Kamyonun vinç vasıtasıyla takıldığı yerden çıkarılmasının ardından karayolu yeniden ulaşıma açıldı.

Muğla merkezli yasa dışı bahis operasyonu

MUĞLA (AA) – Muğla merkezli 3 ilde düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda 33 şüpheli yakalandı.

Muğla Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi ve Siber Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, yaklaşık 10 ay süren çalışmanın ardından yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında, Muğla, İzmir ve Denizli'de 33 adrese eş zamanlı operasyon düzenledi.

Operasyonda, 100'ün üzerinde cep telefonu ve bilgisayara el konulurken adreslerde yapılan aramada 43 bin lira, 4 kurusıkı tabanca ve bir miktar uyuşturucu madde ele geçirildi. Operasyon kapsamında 26 kişiye de yasa dışı bahis oynamaktan toplam 130 bin lira para cezası kesildi.

Gözaltına alınan 33 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilecek.

Öte yandan, ekipler yasa dışı bahis oynatan şüphelilerin hesap hareketlerinde yaptıkları incelemede yaklaşık 5 milyon lira işlem hacmi gerçekleştirdiklerini belirlerken operasyon kapsamında gözaltı sayısının artabileceği belirtildi.

Yavru köpekleri çuvala koyup bakımevi kapısına bıraktılar

MUĞLA (AA) – Muğla'nın Dalaman ilçesinde, ağzı bağlı çuvallar içinde Hayvan Dostları Derneği (HAYDOS) bakımevi kapısına bırakılan 46 köpek yavrusundan 5'i havasızlıktan boğularak telef oldu.

Alınan bilgiye göre, Dalaman ilçesinde HAYDOS Başkanı Türkan Dağdelen, sabah saatlerinde bakımevi kapısı önünde beş çuval fark etti. Veteriner hekim Mustafa Cihan ile çuvalları açan Dağdelen, hareketsiz halde 46 köpek yavrusu olduğunu gördü. 5 yavru köpeğin havasızlıktan boğularak öldüğü belirlenirken, 41 yavru köpek ise tedavi altına alındı.

HAYDOS Başkanı Türkan Dağdelen, AA muhabirine, yavru köpeklerin boğularak öldüğünü tespit ettiklerini söyledi.

Köpek yavrularının geceden çuvallar içinde ölüme terk edildiğini belirten Dağdelen, "Gece un çuvalları içinde barınak kapısına terk etmişler. Birçoğu can çekişiyordu. 5 yavru köpek havasızlıktan boğularak ölmüş. Birçoğunun da hasta olduğunu tespit ettik. 41 yavruyu tedavi altına aldık. Çok üzücü bir olay." dedi.

Dağdelen, köpeklerin susuz kaldığını tespit ettiklerini de anlatarak, "Yakın çevreden gelmedikleri, 3-4 saatlik yoldan getirildikleri belli. Çünkü susuz kalmışlar. Uyanık insanlar, köpek yavrularını güvenlik kamerasından çok uzak bir noktaya bırakıyor. Çuval içinde terk edilen yavrular genelde yaşam savaşını kaybediyor. Ne kadar yaşatabiliriz onu da bilmiyoruz." diye konuştu.

Bakımevinde binin üzerinde sokak hayvanı barındırdıklarını aktaran Dağdelen, insanların "Nasıl olsa bunlar bakar." düşüncesiyle bakımevi önüne hayvanları terk ettiklerini kaydetti.

Denizden küvet de çıktı, televizyon da

MUĞLA (AA) – Muğla'nın Bodrum ilçesinde yaklaşık 4 yıldır düzenlenen deniz dibi temizliği çalışmasında küvet, klozet, televizyon, mangal, çöp konteyneri ve alışveriş araçlarının da olduğu 22 tona yakın atık toplandı.

Gözde turizm merkezlerinden Bodrum'da "Denize en çok mavi yakışır" sloganıyla hayata geçirilen deniz dibi temizliği kampanyası, 15 Mart 2015'te Gümüşlük Koyu'ndan başladı.

O günden bu yana Bodrum Yarımadası'nın çeşitli koylarında deniz dibi temizliği çalışması yürütülüyor.

Geçtiğimiz yıllarda çıkan atıkların bir bölümü Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Bodrum Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencileri tarafından sanat eserine dönüştürülerek sergilendi. Çıkarılan atığın çoğu geri dönüşüm için Bodrum Belediyesi Konacık 1. Sınıf Atık Getirme Merkezine naklediliyor.

Çalışmalarda, denizden cam şişe, teneke kutu, otomobil lastikleri, cep telefonu, televizyon, küvet, klozet, mangal, çöp konteyneri ve alışveriş araçlarının çıkması şaşırttı.

Bugüne kadar 22 tona yakın atığın çıkarıldığı etkinlikte, üç yıldızlı 8, iki yıldızlı 3, tek yıldızlı 2 ve bir serbest olmak üzere 14 gönüllü dalgıç görev yapıyor.

Öte yandan Bodrum Belediyesi Dalış Ekibi tarafından yaz sezonu sonunda düzenlenen ve üç yıldır devam eden bir başka etkinlikte ise Bodrum aşığı "Halikarnas Balıkçısı" mahlaslı yazar, şair, ressam Cevat Şakir Kabaağaçlı'nın başlattığı mavi yolculuğun önemli rotalarında da deniz dibi temizlik çalışmalarına devam ediliyor.

– "Hedefimiz her zaman temiz deniz"

Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon, AA muhabirine yaptığı açıklamada, turizmin dünyada parlayan yıldızı olan Bodrum'da denizi ve çevreyi korumak için çalışmalar yapıldığını söyledi.

Bodrum Yarımadası'nın yıllık turizm gelirinin önemli olduğunu ifade eden Kocadon, "Sağlıklı bir geleceğin planlanması, turizm ve balıkçılık gibi Bodrum'un iki temel ögesinin sürdürülebilir kılınması için hedefimiz her zaman temiz deniz olmalıdır." dedi.

Çalışmalara katılan dalgıç Öner Karaçiçek, denizden topladıkları atıkların birçoğunun dere yoluyla denize ulaştığını dile getirdi.

Çöp konteynerleri gibi büyük atıkların dereden denize sürüklendiğini anlatan Karaçiçek, atıkların çok uzun sürelerde doğadan yok olduğuna işaret ederek, şunları söyledi:

"Projeyi 4 yıldır başarıyla sürdürüyoruz. Yarımadanın farklı 33 noktasında, 80'den fazla dalış gerçekleştirdik. Çıkanlar bizi de şaşırtıyor. İnsanlar deniz temizliği konusunda duyarlı olmalı. Deniz sadece yüzmek için kullandığımız bir yer değil. Burada türlü birçok çok deniz canlısı da yaşıyor. Ahtapottan, kalamara kadar deniz canlıları var. Bazı katı atıkların arasına sıkışmış ahtapot yavrularını, atık ağlara takılan balıkları kurtarmaya çalıştık. Bu bir farkındalık projesi. Projeye başladığımız günden bu yana insanların daha da bilinçlendiğini görüyoruz. İyi yolda olduğumuzu düşünüyorum."

Temizlik çalışmalarının tamamının hem deniz üstünden hem de altından görüntülendiğini aktaran Karaçiçek, 2016'da "En iyi sosyal sorumluluk projesi ödülü" aldıklarını belirtti.