Van'da jandarmadan terör operasyonu

VAN (AA) – Van'ın Erciş ilçesinde terör örgütü PKK'ya yönelik operasyonda araziye gömülü silah ve mühimmat ele geçirildiği bildirildi.

Valilikten yapılan açıklamada, Milli İstihbarat Teşkilatı Van Bölge Daire Başkanlığınca, terör örgütü PKK/KCK'nın eylemlerini önlemeye yönelik çalışmalar kapsamında Erciş ilçesine bağlı Düvenci Mahallesi kırsalında araziye gömülü çok sayıda silah ve mühimmat bulunduğu bilgisi edinildiği belirtildi.

Açıklamada, istihbaratın paylaşıldığı İl Jandarma Komutanlığı ve İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerinin belirlenen adrese operasyon düzenlediği ifade edildi.

Operasyona "Şehit Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Ahmet Çelik" adı verildiği kaydedilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Operasyonda, araziye gömülü, dragunov keskin nişancı tüfeği ile bu tüfeğe ait 8 şarjör, keskin nişancı dürbünü ve dipçik, BKC makineli tüfek ve bu tüfeğe ait 414 fişek, 4 AK-47 piyade tüfeği ile bu tüfeklere ait 2 bin 975 fişek, 52 şarjör ve 5 dipçik, 13 el bombası, 5 antitank roketatar mühimmatı, 7 antipersonel roketatar mühimmatı, 16 antitank mayını, 330 M-16 piyade tüfeği fişeği ve bu tüfeğe ait dürbün, 25 av tüfeği fişeği, 11 roketatar sevk fişeği, 3 el yapımı patlayıcı düzeneği, 12 elektrikti fünye, G-3 piyade tüfeği şarjörü, 5 el bombası gövdesi, 5 masonet kelepçe, 26 şarjör kılıfı, bıçak, el telsizi, uzaktan kumanda telsizi ve 3 elektronik devre bulundu."

Açıklamada, bölgede halkın huzur ve güvenliğini sağlamaya yönelik terörle mücadele faaliyetlerinin kararlılıkla devam ettiği vurgulandı.

MİT'ten stratejik kurumlardaki 18 bini aşkın personele brifing

ANKARA (AA) – CANKUT TAŞDAN – Milli İstihbarat Teşkilatınca (MİT), 390 stratejik kurumda görev yapan 18 bin 268 personele "İstihbarata Karşı Koyma" ve "Stratejik İş Birliği" (İKK) brifingi verildi. Brifing kapsamında, savunma sanayi başta olmak üzere stratejik görev alanına sahip devlet daireleri ve özel kurumlara, İKK ve koruyucu güvenlik, bilgi güvenliği, siber casusluğa karşı alınması gereken önlemler, elektronik ve teknik istihbarata karşı koyma gibi konularda bilgilendirme yapıldı.

Türkiye'nin jeopolitik konumu, yabancı gizli servislerin ilgi alanında olması ve son yıllarda savunma sanayi alanında gösterdiği atılımlar nedeniyle istihbarata karşı koyma alanında önlemlerini artıran Milli İstihbarat Teşkilatı, 2009 yılında hayata geçirilen projeyle, stratejik kurum ve kuruluşlar ile aynı alanda görev yapan özel firmalarda görevli kritik personelin bilinçlendirilmesi ve farkındalıklarının artırılması amacıyla "İstihbarata Karşı Koyma" ve "Stratejik İş Birliği" brifingleri düzenliyor.

Teşkilat bünyesindeki İKK Başkanlığı koordinesinde, 2009'dan bugüne kadar 390 stratejik kurumda görev yapan 18 bin 268 personele brifing verildi.

Brifing kapsamında katılımcılara, MİT'in görev, yetki ve sorumlulukları ile kamu kuruluşlarının istihbarat alanındaki sorumluluk ve görevleri, İKK'nin tanımı ve stratejik iş birliği perspektifinin esasları, bireysel ve koruyucu güvenlik alanında dikkat edilmesi gereken hususlar, daha önce bu tip kurumlara yönelik gerçekleştirilen casusluk olaylarından örnekler, yurtdışına görevli çıkan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının İKK konusunda dikkat etmesi gereken hususlar, siber casusluğa karşı alınması gereken önlemler ile elektronik teknik istihbarata karşı koyma ve ulusal güvenlik bilgilerinin korunması gibi alanlarda bilgi aktarıldı.

"İstihbarata Karşı Koyma" konusunun taşıdığı önem ve Türkiye'nin son yılllarda savunma sanayi alanında gösterdiği atılım nedeniyle önceliğin savunma sanayisine verildiği eğitimlerde katılımcılara, Türkiye'nin milli menfaatleri ve vatandaşlarının güvenliği kapsamında, istihbarat toplama ve İKK çalışmalarının sadece MİT'in gayretine bırakılamayacağı, bunun ülkenin bütün milli varlıkları ile katıldığı topyekun bir mücadele gerektirdiğinin untulmamasının önem arz ettiği vurgulandı.

Reyhanlı saldırısının planlayıcısına 53 kez ağırlaştırılmış müebbet istemi

ANKARA (AA) – MİT Başkanlığının operasyonuyla Suriye'den getirilen Reyhanlı saldırısının planlayıcısı Yusuf Nazik'in yargılandığı davada esasa ilişkin mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, sanığın 53 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını istedi.

Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya, tutuklu sanık Nazik ile saldırıda yaralananlar ve hayatını kaybedenlerin yakınları katıldı.

Sanık avukatı ise mazeret dilekçesi vererek duruşmaya katılmadı.

Müşteki şehit babası Ahmet Tuna, Nazik'ten, kendisine 5 yıldır kimlerin finans sağladığını ve Türkiye'den Suriye'ye geçişi sırasında kimlerin yardımcı olduğunu açıklamasını istedi.

Sanık Nazik, önceki beyanlarını tekrarladığını dile getirdi.

Esasa ilişkin mütalaasını açıklayan iddia makamı, saldırının planlayıcısı Nazik'in, "devletin birliğini ve bütünlüğünü bozmak" suçundan 1, 5'i çocuk 52 kişiyi "kasten öldürmek" suçundan 52 kez olmak üzere toplamda 53 defa ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını talep etti.

Savcı, Nazik hakkında, saldırıda yaralanan sayısınca 130 kez öldürmeye teşebbüs ile izinsiz patlayıcı madde bulundurmak ve mala zarar vermek suçlarından da çeşitli sürelerde hapis cezası verilmesini istedi.

Mütalaanın ardından mahkeme heyeti, sanık avukatının hazır olmaması sebebiyle duruşmayı 14 Şubat 2019'a erteledi.

Heyet ayrıca, firari sanıkların dosyasının Nazik'in yargılandığı dosyadan ayrılmasına ve Nazik'in tutukluluk halinin devamına hükmetti.

– Davanın geçmişi

Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te 53 kişinin yaşamını yitirdiği bombalı saldırılarla ilgili 33 kişinin yargılandığı dava, 23 Şubat 2018'de karara bağlanmıştı.

Saldırının faili ve planlayıcısı olmakla suçlananlardan Nasır Eskiocak'ın da arasında bulunduğu 9 sanığa 53 kez ağırlaştırılmış müebbet, 13 sanığa da 15 ile 22 yıl 6 ay arasında değişen sürelerde hapis cezası verilmişti.

Aralarında Nazik'in de bulunduğu firari sanıkların dava dosyasının ise ayrılmasına hükmedilmişti.

Yusuf Nazik, 12 Eylül 2018'de MİT tarafından Suriye'nin Lazkiye kentinde düzenlenen operasyonla Türkiye'ye getirilmiş ve mahkemece 24 Eylül 2018'de tutuklanmıştı.

Ankara'daki suç örgütü operasyonu

ANKARA (AA) – Başkentte, kendilerini MİT mensubu olarak tanıtıp çok sayıda vatandaşın parasını dolandırdığı öne sürülen suç örgütü üyelerinin, bu yöntemle 5 milyon lira topladıkları belirlendi.

Alınan bilgiye göre, Ankara, İstanbul ve İzmir'de, kendilerini "Afrin operasyonunu yöneten MİT Daire Başkanı, ihale komisyon başkanı ve bakan danışmanı" olarak tanıtarak dolandırıcılık yapan suç örgütü üyelerinin, vatandaşlara orman vasfını yitirmiş 2B arazilerini satma gibi çeşitli vaatlerde bulundukları ortaya çıktı.

Aralarında müfettiş, emekli albay ve görevlerinden ihraç edilen memurların da bulunduğu suç örgütü üyelerinin, tuzağa düşürdükleri vatandaşlara kendilerini farklı kurumların yöneticileri olarak tanıttıkları belirlendi.

Suç örgütü üyelerinin, vatandaşlara her defasında kendilerini farklı kurumların yöneticileri olarak tanıtmaları nedeniyle polisin "Sahte Yüzler" adını vererek düzenlediği operasyonda, bir miktar para, üzerinde adli kurum amblemi bulunan cüzdanlar ve sahte evraklar ele geçirildi.

Şebeke mensuplarının, sahte vaatleriyle vatandaşların 5 milyon lirasını dolandırıldıkları tespit edildi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca, kendilerini MİT mensubu olarak tanıttığı ve suç örgütü üyesi olduğu iddia edilen 16 kişi hakkında "nitelikli dolandırıcılık" suçundan soruşturma açılmış, Ankara Emniyet Müdürlüğü ekiplerince düzenlenen operasyonda 15 kişi gözaltına alınmıştı. Zanlılardan Hasan Ş, Metin Ş. ve Efgan Y. sevk edildikleri Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğince tutuklanmış, 12 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

İzmir'de terör örgütünün hücre evine operasyon

İZMİR (AA) – İzmir'in Bornova ilçesinde hücre evine düzenlenen operasyonda, terör örgütü Maoist Kominist Partisi (MKP) adına Tunceli kırsalında silahlı faaliyet yürüttükleri tespit edilen ve yurt dışına kaçma hazırlığında oldukları belirlenen 2 terörist ile teröristlere yardım ve yataklık eden 3 zanlı yakalandı.

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Bölge Başkanlığı ve İzmir Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekiplerinin, MKP terör örgütü adına Tunceli kırsalında silahlı eylemlere katılan 2 teröristin kente gelerek Bornova ilçesinde hücre evinde kaldığını belirlemesi üzerine operasyon düzenlendi.

Sabahın erken saatlerinde zırhlı araçlar ve Özel Harekat Polisleri eşliğinde hücre evine giren terörle mücadele şubesi ekipleri, 2 teröristi yakaladı. Ekipler, teröristlere yardım ve yataklık ettikleri belirlenen 3 zanlıyı da gözaltına aldı.

Gözaltına alınan 5 kişi emniyete götürüldü.

Öte yandan İzmir Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamada son günlerde kentte terör örgütlerine büyük darbe vurulduğu bildirildi.

Açıklamada, 10 Kasım Atatürk'ü Anma Haftası öncesinde terör örgütlerine yönelik operasyonların hız kesmeden devam ettiği belirtildi.

GÜNCELLEME – İzmir'de PKK/KCK operasyonu

İZMİR (AA) – İngiltere'de, terör örgütü PKK/KCK'nın paralelinde faaliyet gösteren dernek yöneticilerinden olduğu iddiasıyla İzmir'de gözaltına alınan M.H. tutuklandı.

Alınan bilgiye göre, MİT İzmir Bölge Başkanlığı, İngiltere'de terör örgütü PKK/KCK'nın paralelinde faaliyet gösteren dernekler içerisinde sorumlu olarak görev alan M.H'nin İzmir'de olduğu bilgisi üzerine çalışma başlattı.

Çiğli ilçesinde bir evde olduğu ve İngiltere'ye dönme hazırlığı yaptığı belirlenen zanlı, İzmir Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekiplerinin düzenlediği operasyonla gözaltına alındı.

Çifte vatandaş olduğu tespit edilen M.H'nin sosyal medya hesaplarında da terör örgütü PKK/KCK propagandası yaparak Cumhurbaşkanına hakaret içerikli paylaşımlarda bulunduğu belirlendi.

Emniyetteki işlemlerinin ardından İzmir Adliyesine sevk edilen zanlı, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

İzmir'de PKK/KCK operasyonu

İZMİR (AA) – İngiltere'de, Terör örgütü PKK/KCK'nın paralelinde faaliyet gösteren dernek yöneticilerinden M.H, İzmir'de yakalandı.

Alınan bilgiye göre, MİT İzmir Bölge Başkanlığı, İngiltere'de terör örgütü PKK/KCK'nın paralelinde faaliyet gösteren dernekler içerisinde sorumlu olarak görev alan M.H'nin İzmir'de olduğu bilgisi üzerine çalışma başlattı.

Çiğli ilçesinde bir evde olduğu ve İngiltere'ye dönme hazırlığı yaptığı belirlenen zanlı, İzmir Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekiplerinin düzenlediği operasyonla gözaltına alındı.

Çifte vatandaş olduğu tespit edilen M.H'nin sosyal medya hesaplarında da terör örgütü PKK/KCK propagandası yaparak Cumhurbaşkanına hakaret içerikli paylaşımlarda bulunduğu belirlendi.

M.H'nin emniyeteki işlemleri sürüyor.

2019 Yılı Bütçesi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda

TBMM (AA) – Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, "Kesinlikle 'tek adam' boyutunda bir şey yapmıyoruz. Herhangi bir konu geldiğinde görüşüyoruz, tartışıyoruz, mutlak şekilde Cumhurbaşkanımızın söylediğinin doğru olduğuyla ilgili bir toplantı tarzımız yok. Bizde ne inkar ne kibir vardır." dedi.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Cumhurbaşkanlığı, MİT Başkanlığı, MGK Genel Sekreterliği, Diyanet İşleri Başkanlığı, İletişim Başkanlığı, Savunma Sanayii Başkanlığı, Strateji ve Bütçe Başkanlığı, Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı ve Devlet Arşivleri Başkanlığının 2019 yılı bütçeleri görüşüldü.

Oktay, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Cumhurbaşkanlığı bütçesi üzerindeki görüşmelerde, milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile ilgili özellikle "tek adam" boyutundaki eleştiriler, demokratikleşme konuları ve denetim mekanizmasına yönelik sorulara ilişkin Oktay, "Bunlar beni biraz şaşırtmadı da değil. Türkiye'de bir önceki sistem yürürlükteyken de bunlar kamuoyu önünde açıkça tartışılan konulardı." cevabını verdi.

Oktay, gerek kriz dönemlerinde gerekse yurt içi veya dışındaki ani karar verilmesi gereken konularda, sürecin ne kadar hantal olduğunun kamuoyunda ve Meclis'te tartışıldığını söyledi. Önceki dönemlerde de bu konunun tartışıldığını hatırlatan Oktay, "Bu dönemde ilk defa siyasi iradenin, herhangi bir vesayetin altında ve etkisinde kalmadan değişiklik yapabileceği olayı belki hepimize garip geliyor ama milletimiz, Meclis bunu kabul etti." ifadesini kullandı.

Eksikliklerin sivil toplum örgütlerince, Meclis'te, üniversitelerde ve kamuoyundaki her platformda tartışıldığını vurgulayan Oktay, "Toplumun yüzde 100'nün herhangi bir konuda eğer hemfikir olmasını beklersek, bu da mümkün değil. Demokrasi dediğimiz şeyin tanımı bu da değil." değerlendirmesinde bulundu.

Oktay, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin kabul sürecini anlatarak, şöyle devam etti:

"Eğer ki bütün bunların sonucunda biz 'Kardeşim bu tek adam sistemiydi' diyorsak, o zaman ben yine, anlayışınıza sığınarak şunu ifade etmek istiyorum; Meclis'imizin, milletimizin kararlarına da güvenmiyoruz. Demek ki Meclis'imiz de milletimiz de tek adamlık bir sistem geliştirebilir, ben bunu kesinlikle kabul etmiyorum. Meclis'ten geçen bir sistemin, milletimizin onayladığı bir sistemin 'tek adam sistemi' olabileceğine inanmıyorum."

– "Kesinlikle 'tek adam' boyutunda bir şey yapmıyoruz"

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin, kuvvetler ayrımını güçlendirdiğini düşündüğünü belirten Oktay, bunu yürütme boyutunda gördüklerini kaydetti.

Oktay, "yargının bağımsız olmadığı" yönündeki eleştirilere değinerek, "Bu kesinlikle doğru değil. Bunu önceden deseydiniz doğruydu çünkü yürütme, yasamanın içinden çıkıyordu. Yasamanın içinden çıkan hükümet de zaten en çok oyu alan, iktidar olan yapıdan çıkıyordu. Dolayısıyla hükümetin istediği herhangi bir şeyin burada geçmeme, yasalaşmama şansı yoktu. Şimdi böyle bir şey var mı? Yok." görüşünü dile getirdi.

Bu yeni sistemde istikrarın çok önemli olduğuna dikkati çeken Oktay, aslında "tek adam" denilen durumun olmadığını yineleyerek, önceki sisteme bakıldığında tamamen denetim dışı ve sorumsuz olan bir cumhurbaşkanının, şu anda sorumluluk boyutunda denetime tabi olduğunu ifade etti.

Oktay, İYİ Parti Ankara Milletvekili Durmuş Yılmaz'ın son dönemde iktidara yönelik "inkar ve kibir" eleştirilerine yönelik sözleri üzerine şunları söyledi:

"İş yapış şeklimizle şunu özellikle ifade etmek istiyorum; kesinlikle 'tek adam' boyutunda bir şey yapmıyoruz. Herhangi bir konu geldiğinde görüşüyoruz, tartışıyoruz, Cumhurbaşkanımızın söylediği her konuda, mutlak şekilde Cumhurbaşkanımızın söylediğinin doğru olduğuyla ilgili böyle bir toplantı tarzımız yok bizim. Siz nasıl çalışırdınız Sayın Yılmaz bilmiyorum ama biz böyle çalışmıyoruz, biz bunu açıkça ifade ediyoruz. 'İnkar ve kibir' diye ifade ettiniz ama bizde ne inkar vardır ne kibir vardır, bizde kabul vardır ama kibir asla ve asla yoktur." açıklamasını yaptı.

Politika kurulları konusuna ilişkin bir soru üzerine ise Oktay, söz konusu kurulların çok sesliliğin bir ifadesi olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, politika kurullarının orta ve uzun vadede vizyoner bakış açısıyla, bakanların değişimiyle her şeyin değişmesinin de önüne geçecek sürdürülebilirliği sağlayan bir yapı olduğunu vurguladı.

"Bizim bunları eleştirmek yerine, buralara çok daha fazla girdi temin etmenin amacında olmamız gerekir diye düşünüyorum." ifadesini kullanan Oktay, zaten bu kurulların çok farklı kaynaklara çok paydaşlılıkla politikaların oluşturulmasına katkı vereceğini kaydetti.

– "Şu anda size hesap veriyorum"

Oktay, askeri mahkemelerin kaldırılmasının, vesayetin kaldırılması olarak görülmesi gerektiğine dikkati çekerek, Yüksek Askeri Şuranın (YAŞ) sivilleştirilmesi boyutunun, Genelkurmay Başkanlığının Milli Savunma Bakanlığına bağlanmasının da orta ve uzun vadede demokratikleşme olarak görülmesi değerlendirmesinde bulundu.

Suriye ve Irak'ta yaşananlara değinen Oktay, "19 bin tırlık, 3 bin uçaklık gönderilen silahları görüyorsunuz, biz bunu görmezden mi gelelim? Bunu görmezden gelerek mi… Demokratikleşmeyi biz zaten yapıyoruz ama terör örgütlerine karşı biz demokratik olamayız ki. Yani ne yapayım? Terör örgütleriyle oturup da demokratik bir şekilde bunu mu tartışayım? Yani kusura bakmayın biz terör örgütlerine ve teröristlere karşı din, dil, ırk veya mezhep her neyse hiçbir ayrım gözetmeden kesinlikle yürütme olarak net durduk, katı durduk ve katı durmaya da devam edeceğiz." diye konuştu.

Oktay, Teftiş Kurulunun yerine rehberlik ve denetim birimleri kurulmasının "denetimin kaldırılması" anlamına gelmediğine işaret ederek, "Bu kaldırılmamıştır daha da artırılmıştır. Sayıştay aynı şekilde zaten denetimine devam etmekte. 'Meclisin elinden her türlü yetki alındı, bütçe yetkisi alındı.' Bu da doğru değil. Böyle bir yetki alınsa bugün biz burada gecenin bu saatinde ne yapıyoruz? Hesap veriyoruz. Ben size hesap veriyorum şu anda. Böyle bir yetki de Meclisten alınmamıştır." dedi.

Devletin vatandaşına, iş dünyasına ve kamudan kamuya toplam 27 bin hizmet verdiğini belirten Oktay, bu hizmetlerin yaklaşık 12 bininin vatandaşlara, yaklaşık 6-7 bininin iş dünyasına ve geriye kalanının ise kamudan kamuya verildiğini aktardı.

Oktay, hizmetlerin e-devlet üzerinden verilmesine ilişkin çalışmaların yüzde 87 oranında tamamlandığını bildirerek, "Kısmet olursa dijital dönüşüm ofisimizle en geç 1 yıl içinde bu sistem, veri entegrasyonuyla tamamlanacaktır." bilgisini paylaştı.

2016 ve 2018 döneminde Türk Telekom'un yönetim kurulunda bulunduğu belirten Oktay, Türk Telekom'un 2005'te özelleştirildiğini anımsatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türk Telekom özelleştirildiğinde değerinin altında falan değil. Bir basına da bakarsınız değerinin nasıl üzerinde özelleştirildiğini görürsünüz. 84,5 milyar. O günden bugüne 2005'ten sonrasında kurumlar vergisi, sektörel vergiler, diğer vergiler, lisans gelirleri temettü olarak yine Hazineye özelleştirme geliri, halka arz geliri olarak 84,5 milyarlık bir gelir kaydedilmiştir. Buna ilaveten de yine 32 milyarlık yatırım yapılmıştır. Bunların hepsi Türkiye'dedir. Kamunun herhangi bir zarara uğratılması söz konusu değil."

– "2023 anma etkinlikleri, temsil tanıtma giderlerine dahil edildi"

Bütçede, 2019 yılı temsil ödeneğindeki artışın, 2023 anma etkinliklerinin temsil tanıtma giderlerine dahil edilmesinden kaynaklandığını anlatan Oktay, ayrıca Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde Başbakanlık nezdindeki temsil Cumhurbaşkanlığına devredildiği için söz konusu temsil giderinde artış yaşandığına dikkati çekti.

2019'da 28 adet taşıt alımının öngörüldüğünü dile getiren Oktay, "2018 yılı için de 38 adet araç alımı öngörülmüştü ancak bu araç alımını yapmadık. 2019'da ihtiyacımız olmazsa bunu yine almayız." dedi.

– Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın makam aracı sayısı

Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı demirbaşına kayıtlı 3, kiralık 15 ve Başbakanlıktan alınan 3 adet olmak üzere 21 makam aracı kullanıldığını bildiren Oktay, "Tabii Cumhurbaşkanımız bu 21 adet makam aracını kullanmıyor. Böyle bir şeyi kullanma şansı da yok zaten. Bu araçlar devlet ve hükümet başkanlarının, heyetlerin karşılanmasında yoğun olarak kullanılıyor. Bu, Türkiye'nin uluslararası alanda aktif olmasıyla alakalı bir konudur yani Türkiye'nin itibarıdır." diye konuştu.

Cumhurbaşkanının ilgili aile bireyleri ve bakmak yükümlü olduklarına ilişkin 3 milyon liralık ilaç, tedavi ve cenaze giderlerinin öngörüldüğü eleştirilerine de yanıt veren Oktay, "Bu ödenek eski cumhurbaşkanları da dahil cumhurbaşkanının birinci derece aile bireylerini kapsamaktadır. Bu ödenekten 2017'de yaklaşık 140 bin lira, 2018'de yaklaşık 156 bin lira harcama yapılmıştır. 3 milyon lira ödenek ihtiyaten konulmaktadır." ifadelerini kullandı.

Fuat Oktay, Cumhurbaşkanlığınca misafirlere sunulan ikramların piyasadan satın alma usulleriyle alındığını, bu ürün ve malzemelerin Cumhurbaşkanlığında görevli mutfak personelince hazırlanarak ikram edildiğini bildirdi.

– Katar'ın hediye ettiği uçak

"Katar'ın, Türkiye'ye hediye ettiği uçağa" ilişkin bu ülkeye herhangi bir ödeme yapılmadığını vurgulayan Oktay, "Bahse konu uçak Cumhurbaşkanlığı envanterine henüz işlenmemiş olup işlemler devam etmektedir. İşlemler tamamlanınca tabii ki envantere alınacak, dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti'nin envanterinde olacak. Her cumhurbaşkanı bunu kullanabilecektir, şahsa ait değil." açıklamasında bulundu.

Oktay, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığının fiziki ve teknik altyapı yatırımlarının 2019'da tamamlanacak olması nedeniyle bütçede yüzde 7,61 oranındaki azalışın sermaye giderlerinden kaynaklandığını, istihbarat giderlerinde herhangi bir azalmanın söz konusu olmadığını aktardı.

Daha sonra Komisyonda, Cumhurbaşkanlığı, MİT Başkanlığı, MGK Genel Sekreterliği, Diyanet İşleri Başkanlığı, İletişim Başkanlığı, Savunma Sanayii Başkanlığı, Strateji ve Bütçe Başkanlığı, Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı, Devlet Arşivleri Başkanlığı 2019 yılı bütçeleri kabul edildi.

İstihbarat dünyasının bir dönemi MİT'in sanal müzesinde

ANKARA (AA) – HAMDİ ÇELİKBAŞ – Türk istihbarat tarihinin farklı zamanlarına ait bazı doküman ve ekipmanların sergilendiği Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanlığının "sanal müzesi"nde yer alan gizli dinleme, görüntüleme ve mesajlaşma yöntemleri, istihbarat dünyasının bir dönemine ışık tutuyor.

MİT'in internet sitesi www.mit.gov.tr'de "90 sene 90 nesne" adıyla yer alan Sanal Müze Koleksiyonu'nda operasyonel faaliyetlerde kullanılan malzemeler, görüntüleme ve haberleşme cihazları, dinleme ve telsiz sistemleri, kurumsal malzemelerle Teşkilatın kuruluşundan sonraki sürece ait, bir kısmı Osmanlı Türkçesi ile yazılmış, dokümanlar yer alıyor.

Çeşitli operasyonel faaliyetleri adım adım göstermeyi amaçlayan sergi, aynı zamanda istihbaratın önemini gözler önüne seren bir arşiv çalışması özelliği taşıyor.

Sanal müzede, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminde MİT Yerleşkesi'nde hedef alınan ve Cobra helikopterinden atılan harp başlıklı fişeklerin isabet ettiği araçlardan biriyle terör örgütü DEAŞ'e karşı sınır bölgelerinde yürütülen operasyonda hasar gören zırhlı aracın fotoğrafları da bulunuyor.

MİT yerleşkesinde hedef alınan otomobilin özellikle arka sağ kısmına çok sayıda merminin isabet ettiği görülüyor.

Sanal müzede FETÖ'nün darbe girişiminde Cobra helikopterinden MİT Yerleşkesi Güney Nizamiyesi hedef alınarak atılan 20 milimetre çapındaki harp başlıklı fişek kovanının fotoğrafı da bulunuyor.

– Operasyonlarda ele geçirilen malzemeler

MİT operasyonlarıyla ele geçirilen casuslar Kerim Manukyan ile Muzaffer Çengil'in hizmet ettikleri yabancı gizli servislerle haberleşmede kullandıkları "sigorta kutusu" ve "baskül telsiz" de dikkat çeken casusluk malzemeleri arasında yer alıyor.

MİT personeli, İstanbul'da filmcilik yapan Ermeni asıllı Türk vatandaşı Kerim Manukyan'ın (Kegam Levon Pulli) Sovyet Rusya'nın istihbarat servisi KGB adına çalıştığını tespit etti. Tam 12 yıl boyunca izlenen Manukyan, 1968'de bir Rus ajan ile Fatih Ormanı'nda buluşması sırasında suçüstü yakaladı.

Manukyan'ın casusluk için kullandığı kimi malzemeleri ormanlık alana gömdüğünü belirleyen MİT personeli, evinde yaptığı aramada ise sıra dışı bir haberleşme yöntemini ortaya çıkardı.

MİT'in kontrespiyonaj (istihbarata karşı koyma) ekibi evin duvarındaki elektrik sigorta kutusu ile Rus casuslara iletmek istediği bilgiyi evde yokken sigorta kutusunun içerisindeki gizli bir bölmeye yerleştirerek haberleştiğini tespit etti.

– Baskül görünümlü telsiz

Bulgaristan istihbaratı adına çalışan ve Türkiye'de yakalandıktan sonra yargılanarak 27,5 yıl hapis cezasına mahkum edilen Muzaffer Çengil'in şifreli haberleşmede kullandığı "baskül telsiz" de sanal müzede sergilenen casusluk malzemeleri arasında yer alıyor.

12 Mart döneminde üsteğmen iken Devrimci Subaylar davasında yargılanıp ceza alan ve 1974 affıyla cezaevinden çıktıktan sonra İstanbul'da bir kitapçı dükkanı işlettiği belirtilen Çengil'in Bulgar istihbaratıyla haberleşmede kullandığı baskül, VHF bandında telsiz haberleşme sağlıyor.

Çengil'in evinde ele geçirilen baskülün içine bir telsiz yerleştirildiğini, içinde bulunduğu çantanın da anten işlevi gördüğünü ortaya çıkaran MİT personeli, bir anten kablosu ile çantaya bağlanan cihazın her bir mesajı otomatik olarak peş peşe üç kez göndermek üzere programlandığını ortaya çıkardı.

MİT tarafından 1980'de yürütülen kontrespiyonaj faaliyeti sonucu Türkiye hakkında gizli bilgi sızdırmayı amaçlayan bir casusun evinde yapılan aramada ele geçirilen şifre blokları da şifreli haberleşmede kullanılan bir tür kod kılavuzu özelliğini taşıyor. Söz konusu casus yakalandıktan sonra yargılanarak 27,5 yıl hapis cezasına mahkum edildi.

– Türk büyükelçiliklerinde ele geçirilen dinleme cihazları

Soğuk savaş döneminde bazı Avrupa ülkelerindeki Türk büyükelçiliklerinde ele geçirilen gizli dinleme ve gözetleme malzemeleri ile bu dönemde kullanılan operasyonel teknik malzemeler de MİT'in sanal müzesinde yer buldu.

Avrupa'da bir büyükelçilikte yapılan tadilat sırasında MİT ekibinin dikkati sayesinde telsiz dinleme sistemi ortaya çıkarıldı. Renginin diğerlerinden farklı olmasından şüphelenilerek bulunduğu yerden sökülen bir tuğla incelendiğinde, içerisine uzaktan kumanda edilebilen telsiz verici ve bataryaların yerleştirildiği belirlendi.

– Dikkat çeken casusluk malzemeleri

MİT'in sanal müzesinde göze çarpan casusluk malzemelerinden biri de topuklu bir erkek ayakkabısı ile sigara paketi.

Türkiye aleyhine casusluk faaliyetinde bulunan bir kişiyi yakalayan MİT personeli yaptıkları incelemede, ayakkabısının topuğuna yerleştirilmiş gizli bir mikrofon tespit etti. Yapılan araştırmada söz konusu mikrofonun bir ortamda yapılan görüşmenin, ortam dışındaki herhangi bir yerden canlı olarak dinlenebilmesine olanak sağladığı belirlendi.

Sigara paketi görünümlü telsiz verici ise bir ortamda yapılan görüşmenin ortam dışındaki herhangi bir yerden canlı olarak dinlenebilmesini sağlıyor.

– MİT'in karargah ve sahada kullandığı cihazlar

TESTAŞ Kripto Cihazı: Şifreli haberleşmede kullanılmak amacıyla Türk mühendisleri tarafından üretilen ilk kripto cihazı, 1985-1995'te MİT tarafından kullanıldı.

Hagelin Kripto Cihazı: Birden fazla kodlamayla mesajın yabancı istihbarat servislerince okunmasını zorlaştıran cihaz, 1951-1952 yıllarında İsviçre'de üretildi.

Kripto Kartı Delme Makinesi: Kripto anahtarını kağıt kartlara delip basarak gizli mesaj oluşturan cihaz, 1980-2000 arasında MİT'te yer aldı.

Kriptolu Telem Cihazı: Cihaz, 1985-1997 arasında yurt dışı haberleşmelerde kullanıldı.

Şifre Cihazı: MİT, hedefe iletilmek istenen mesajları, belirli bir algoritmayla kriptolamayı sağlayan şifre cihazını 1965-1980 yılları arasında kullandı.

Kripto Defteri: Şifreleme/kapama ve şifre çözme/açma defterinden dış operasyonlarda şifreli haberleşme için yararlanıldı.

Beşli Monitör Cihazı: Dinleme sisteminin parçaları arasında yer alan bu cihaz, analog telefon hatlarından gerçekleştirilen haberleşmeyi kaydetmek, dinlemek, arayan ve aranan numaraları kaydetmek üzere MİT mühendislerince tasarlandı.

Revox Makaralı Ses Kayıt Cihazı: Türkiye'ye yönelik espiyonaj ve yıkıcı/bölücü faaliyetleri tespit etmek üzere yapılan dinlemelerde kullanılan cihaz da 1984'ten itibaren uzunca bir süre MİT tarafından kullanıldı.

Radyo Şeklinde Alıcı Cihaz: Hedefin ofis veya evine yerleştirilen radyo şeklindeki cihazla vericinin gönderdiği sinyalleri ve sesleri alınıyor.

Minox Fotoğraf Makinesi: Ebatlarının küçük olması nedeniyle kolayca gizlenebilme ve dönemine göre yüksek kalitede fotoğraf çekebilme özelliğine sahip makine, soğuk savaş döneminde gizli servislerin espiyonaj faaliyetlerinde kullanıldı. Üretimine 1937'de başlanan cihaz, 1939 itibarıyla MİT'in kullandığı cihazlar arasında yer aldı.

Tessina 35 Fotoğraf Makinesi: 35 milimetrelik ve Minox'tan daha küçük boyutlara sahip fotoğraf makinesi MİT tarafından 1970-1985 yılları arasında kullanıldı.

Robot Star 50 Fotoğraf Makinesi: Özellikle soğuk savaş yıllarında yürütülen espiyonaj faaliyetlerinde tercih edilen fotoğraf makinesi, 1985'e kadar MİT'in envanterinde yer aldı.

Robot El Çantası: Toka kısmına yerleştirilen objektif sayesinde 1970-1990 arasında MİT tarafından gizli görüntüleme için kullanıldı.

Gizli Dinleme ve Görüntüleme Kaseti: 1970'lerde piyasada sıklıkla yer almaya başlayan S-VHS video kaset, yerleştirilen fotoğraf makinesi sayesinde gizli dinleme ve görüntüleme faaliyetlerine imkan sağladı.

Robot Kravat: Kravat iğnesi içerisine gizlenen 1,5 santimetre çapındaki gizli kamera 1965-1980 arasında kullanıldı.

Doküman Kopyalama Çantası: Gizli dokümanları kayıt altına almak için kullanılan çantanın içinde yer alan fotoğraf makinesi ve ışık düzeneği, ele geçirilen dokümanın hızla görüntülenmesini sağlıyor.

Güvercin Ayaklarına Bağlanan Gizli Mesaj: Güvercinin ayağına bağlanan plakalar, soğuk savaş döneminde istihbaratçıların gizli haberleşmede sıkça kullandıkları bir yöntemdi.

Casus Taşı: Bulunduğu bölgenin coğrafi şartlarına uygun renk ve şekillerde tasarlanan casus taşları, operasyonel faaliyetlerde kullanılmak için basit şekillerde hazırlanan güvenli haberleşme metotları arasında yer alıyor.

Gizli Haberleşmede Kullanılan Sabun: İçerisi oyularak gizli mesaj yerleştirilmiş sabun bir çok operasyonda mesajın hedefe ulaştırılması için kullanıldı.

Rokete Kamufle Edilmiş Haberleşme Sistemi: Türkiye'nin sınır bölgelerinde yürütülen operasyonlarda ele geçirilen roket mermisinin içine açılan oyukta gizli mesaj yer alıyor.

Gizli Mesajlaşmada Kullanılan Kül Tablası: Kül tablasının altındaki boşluk keçe malzemeyle kapatılarak mesajların saklanmasında kullanılıyor.

IMCO Çakmak: Gizli haberleşmede kullanılan IMCO model çakmağın gaz hanesinin geniş ve çıkarılabilir bölümüne yerleştirilen mesajlar sayesinde ajanlar arasında gizli haberleşme sağlanıyor.

Gizli Haberleşmede Kullanılan Spatula ve Tornavida: Mesajların saklanmasında kullanılan gizli hazneli spatula ve tornavidanın metal parçası ile ahşap kısımlarının birleştiği noktaya yerleştirilen yiv yardımıyla gizli hazneye ulaşılıyor.

Mesaj Taşıma Vidası: Vida başlarının yiv yardımıyla açılmasıyla küçük boyutlu mesajların yerleştirildiği boşluk ortaya çıkıyor. Vidanın gizli bölümü olarak kullanılan bu alan hedefe iletilecek mesajın dikkat çekmeden kolayca ulaştırılmasını sağlıyor.

Şifreli Mesajlaşmada Kullanılan Mendil: Kumaş mendildeki kriptolu mesaj, sadece üzerine uygulanan kimyasal müdahale sonucunda görülebiliyor.

Şifreli Fotoğraf Kartları: İstihbarat tarihinde üzerine "filme alınmış doküman görüntüsünü gizleme metodu" olarak bilinen yöntemin uygulandığı şifreli fotoğraf kartı. Bu gizli mesajlaşma yöntemi beyaz boşlukları bulunan herhangi bir fotoğraf kartına, bir veya birkaç dokümanın negatif birimlerinden agrandizör yardımıyla monte edilmesiyle elde ediliyor. Kimyasal maddeler kullanılarak görünür hale getirilen metin, bir büyüteç yardımıyla okunabiliyor.

Gizli Haberleşmede Kullanılan Plak: Şifre bloklarının ses kayıt yöntemiyle yerleştirildiği plak operasyonel bir faaliyet sırasında MİT tarafından ele geçirildi.

Kurye Mesaj Çantası: Gizlilik dereceli mesajların MİT'e bağlı birimlere dağıtımı sırasında, yetkili olmayan kişilerin eline geçmemesi için kullanılan evrak dağıtım çantasının güvenliğini üretildiği çelik malzeme ve kilit göbeği sağlıyor.

Maniple Cihazı: Mors alfabesiyle haberleşmede kullanılan maniple cihazı, genellikle uzak mesafelere ulaştırılmak istenen bilgiyi, elektrik ya da radyo sinyalleri aracılığıyla iletmeyi sağlıyor.

Şifre Tablosu: Mesajları kriptolama ve kriptolu mesajı açma işleminde kullanılan şifre tablosu MİT tarafından 2000'li yıllara kadar kullanıldı.

Çakmak Görünümlü Ses Kayıt Cihazı: Çakmak görünümlü, USB bağlantılı ve şarj edilebilir ses kayıt cihazı. Üzerinde bulunan küçük bir düğmeye basılmasıyla ortamdaki ses kaydının yapılmasını sağlıyor.

Aselsan El Telsizi: VHF bandında çalışan bataryalı 4211 ve 4811 model el telsizleri 1980'li yıllarda MİT tarafından aktif şekilde kullanıldı. Telsizler Aselsan'da çalışan Türk mühendislerce üretildi.

Sectel 9600 Kriptolu Telefon: Güvenli telefon görüşmelerinin yapılabilmesi için üretilen kriptolu telefon, MİT ve diğer gizli servisler tarafından uydu haberleşmelerinde kullanıldı.

Teletype Teleks Perfere Cihazı: MİT tarafından 1975-1985 arasında aktif kullanılan cihaz, hedefe iletilmek istenen gizli mesajın haberleşme cihazı ya da kripto cihazında işleve sokulabilmesi için delikli ve şerit şeklinde kağıda basılmasını sağlıyor.

Buhar Pülverizatörü ve Zarf Dikme Ekipmanı: Bu cihazlar, operasyonel faaliyetlerde mektupların fark edilmeden açılması ve kapanmasına imkan tanıyor.

Anahtar Kalıbı Alma Aparatı: Bu aparatla kalıbı alınacak anahtarın macun üzerine yerleştirilerek, hızla kalıplanıyor.

Maymuncuk Seti: Deri kılıf içerisinde yer alan ve maymuncuk yapımında kullanılan metal şeritlerden oluşuyor. MİT tarafından üretilen ve operasyonel faaliyetlerde kullanılan maymuncuk seti el yapımı olması açısından önem taşıyor.

Parmak İzi Alma Ekipmanı: 1960'tan 1970'li yılların sonuna kadar kullanılan parmak izi alma ekipmanında, farklı renkteki pudralar ve muhtelif kimyevi ya da mürekkep kullanılıyor.

Parmak İzi Mukayese Cihazı: MİT tarafından 1970-1990 arasında kullanılan cihazdan parmak izini ve şüpheli parmak izini kıyaslamak için faydalanılıyor.

İçine mikrofon yerleştirilerek, ortam dinlenmesi yapılabilen kol saati, kemer ve dolma kalemler de bir dönem ajanların vazgeçilmez aksesuarları arasında yer alıyordu.

– MİT personelinin isimleri taşıyan "yerli ve milli" ürünler

ÖSA-II: Analog telefon haberleşme sistemlerinin kullanıldığı 1980'li yıllarda hedef şahısların telefon haberleşmesinin dinlenmesinde kullanılan cihaz, sistemi tasarlayan MİT mühendislerinin soyadlarının ilk harflerinden aldı.

Alper-1 Interface: Bilgisayara sayısal kayıt yapan ilk dinleme ünitesi olan cihaz, EA25 sistemini üreten ve genç yaşta hayatını kaybeden mühendisin adını taşıyor.

– Sanal müzedeki malzemeler MİT binalarında sergileniyor

MİT tarihinin belgelenmesi amacıyla 2007'de başlatılan müze çalışmaları kapsamında, istihbarat üretiminde kullanılan ve operasyonel çalışmalarda ele geçirilen değişik dönemlere ait nesnelerin bir araya getirildiği "e-müze"deki istihbarat malzemelerinin bir kısmı, halen Teşkilat bünyesindeki binalarda sergileniyor.

MİT Sanal Müze ve Teşkilat genelinde sergilenen koleksiyona ait 90 seçki, Teşkilatın 90. kuruluş yıl dönümü kapsamında yayınlanmıştı.

Sanal müzede Harbiye Nazırı Enver Paşa tarafından kurulan Teşkilat-ı Mahsusa'dan MİT Başkanlığına kadar kurumun tarihçesi ve logoları ile istihbarat tarihine ışık tutan önemli belge ve yazışmalar da yer alıyor.

Bu belgelerden biri de Milli Emniyet Hizmeti'nin (MEH/MAH) Kahire'de bulunan dış istihbarat ajanlarının, "Arabistanlı Lavrens" olarak bilinen İngiliz ajanına karşı yürüttükleri kontrespiyonaj çalışmaları neticesinde hazırladıkları 15 Haziran 1930 tarihli rapor.