Report debunks Indian claim of downing Pakistani jet

By Riyaz ul Khaliq

ANKARA (AA) – India's claim of shooting down a Pakistan F-16 fighter jet in a dogfight between the two nuclear armed neighbors in February is factually incorrect, a new report has said.

Quoting two anonymous U.S. defense officials with direct knowledge of the matter, Washington-based publication Foreign Policy said U.S. personnel counted the F-16s in Pakistan and found none missing.

The F-16 are manufactured by U.S. firm Lockheed Martin.

Contradictory claims had come in from Pakistan and India in the aftermath of air raids on Feb. 27.

Pakistan claimed to have shot down two Indian warplanes, while India said it had shot down a Pakistani F-16 jet.

The air raids came after India blamed a Pakistan-based militant outfit of orchestrating a bombing in Indian administered-Kashmir in mid-February killing 40 Indian troops. Islamabad has so far denied the charge.

The report went on to say that the fresh details “sheds doubt on New Delhi’s version of events, suggesting that Indian authorities may have misled the international community about what happened that day”.

The news comes as India is gearing for elections this month.

Pakistani officials have welcomed the revelations of the report.

"Time for India to speak truth about false claims & actual losses on their side including the second aircraft shot down by Pakistan," Pakistan Army spokesman Maj. Gen. Asif Ghafoor said in a tweet.

The Indian government is yet to comment on the report.

“Telefon dolandırıcısı” güvenlik kameralarından tespit edildi

ADANA (AA) – Adana'da telefonla görüştüğü çiftin, kendisini MİT personeli olarak tanıtıp 65 bin lira değerindeki ziynet eşyasını dolandıran şüpheli, 100'e yakın güvenlik kamerası görüntülerinin incelenmesi sonucu yakalandı.

Merkez Yüreğir ilçesinde ikamet eden Cumali İ. (67) ve Esma İ. (65) çiftinin 20 gün önce kendilerini telefonla arayan kişi tarafından dolandırılmasıyla ilgili polis, araştırma başlattı.

Şüphelinin telefonla ulaştığı Cumali İ'ye kendisini MİT personeli olarak tanıtıp, "kimlik bilgilerinin terör örgütlerinin eline geçtiğini, bunu örgütsel faaliyetlerde kullandıklarını ve bu örgütlere yönelik MİT Başkanı Hakan Fidan'ın talimatıyla gizli bir operasyon yürüttükleri" yalanına inandırıp Cumali İ'nin evden çıkmasını sağladığı belirlendi.

Daha sonra bu kişinin Cumali İ'den evinin telefon numarasını alıp eşi Esma İ. (65) ile irtibata geçerek kocasının emniyette sorguya alındığını, evdeki altınların incelenmek üzere polise teslim edilmesi gerektiğini söylediği tespit edildi.

Bir süre sonra da eve gelen kişinin ev sahibi kadından poşete koyduğu 65 bin lira değerindeki ziynet eşyasını alıp uzaklaştığı öğrenildi.

  • Polisler 50 saatlik görüntüyü izledi

Asayiş Şube Müdürlüğü Yankesicilik ve Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, çiftin yaşadığı evin çevresindeki yaklaşık 100 güvenlik kamerasının 50 saatlik görüntü kaydını inceleyerek evden altınları alan şüphelinin taksiyle olay yerinden ayrıldığını belirledi.

Polis, şüphelinin merkez Yüreğir ilçesi Sarıhamzalı Mahallesi'ndeki bir eve girdiğini tespit etti.

Çevresine kendisini "Murat" olarak tanıtan zanlı, ekip tarafından düzenlenen operasyonla evinin yakınında yakalandı.

Suç kaydı bulunmayan ve gerçek isminin Muzaffer A. (31) olduğu öğrenilen zanlı, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede nöbetçi hakimlikçe tutuklandı.

Yavuzlar Mahallesi'nde yaşayan Cumali İ. (67) ve Esma İ. (65) çifti, 6 Mart'ta kendilerini telefonla arayan kişilerce 65 bin lira değerindeki ziynet eşyaları alınarak dolandırılmıştı. Polis, çiftin şikayeti üzerine şüphelileri yakalamak için çalışma başlatmıştı.

MİT Başkanı Fidan'dan YÖK'te konferans

ANKARA (AA) – Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı Hakan Fidan, "Farklı coğrafyalardaki gelişmeler ve krizler arası etkileşim, ülkemizin iç ve dış tehditler, algı operasyonları ve siber saldırılar gibi asimetrik tehditlerle aynı anda mücadele etmesini gerekli kılmaktadır." dedi.

Fidan, "Bölgesel Güvenlik Değerlendirmesi" konulu konferans vermek üzere YÖK'te akademisyenlerle bir araya geldi.

YÖK'ün internet sitesinde yer alan bilgiye göre, MİT Başkanı Fidan, konferans öncesinde Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç ile görüştü.

Saraç'ın makamındaki görüşmenin ardından YÖK Konferans Salonu'nda düzenlenen konferansa geçildi.

Yükseköğretim tarihinde bir ilk niteliğinde olan konferansa Ankara Valisi Vasip Şahin, YÖK üyeleri, ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Halis Aygün, Türkiye'deki bütün üniversitelerin rektörleri ile üniversitelerin siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler alanındaki yöneticileri ve akademisyenler katıldı.

Saraç'ın konuşmasının ardından MİT Başkanı Dr. Hakan Fidan, "Bölgesel Güvenlik Değerlendirmesi" konulu konferans verdi.

Fidan, küresel gelişmelerin genel değerlendirmesinin ardından bölgesel alandaki güvenlik değerlendirmesine yer vererek, gelecek dönemde bölgede yaşanması muhtemel gelişmeler ile ülkeyi bekleyen risklere değindi.

Hakan Fidan, ülkenin jeostratejik ve jeopolitik konumuna işaret ederek şunları kaydetti:

"Teknolojik gelişmelerin ve imkanların da etkisiyle, ulus devletlerin çatıştığı klasik rekabet ortamından bireylerin devletleri tehdit edebildiği, asimetrik çatışmaların yaşanabildiği uluslararası bir düzen ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle farklı coğrafyalardaki gelişmeler ve krizler arası etkileşim, ülkemizin iç ve dış tehditler, algı operasyonları ve siber saldırılar gibi asimetrik tehditlerle aynı anda mücadele etmesini gerekli kılmaktadır. Ülkemizin istikrarını, bağımsızlık ve bütünlüğünü hedef alan terör örgütleri, Suriye ve Irak'taki otorite boşluğundan yararlanmaktadır. Devletleşmeye ve devleti ele geçirmeye çalışan terör örgütlerinin taşeron olarak yoğun şekilde kullanılması, iç ve dış tehditlere karşı bütüncül bir yaklaşımla mücadele edilmesini gerektirmektedir.

Hareketli bir coğrafyada bulunan Türkiye, içe içe geçen siyasi, güvenlik, ekonomik, siber tehditlere karşı bilinçli ve hazırlıklı olmak durumdadır. Bunun için bölgesel ve küresel denklemin iyi analiz edilmesi ve olayların stratejik düzeyde nasıl şekilleneceğinin öngörülmesi büyük önem arz etmektedir."

Fidan, konuşmasında Milli İstihbarat Teşkilatı olarak, devletin dış politikada artan etkinliğiyle uyumlu olarak yakın ve uzak coğrafyada yaşanan gelişmeleri, mevcut ve muhtemel tehdit alanlarını, aktörlerin yaklaşımlarını ve bunların ülkeye yansımalarını yakından takip ettiklerini, ülkenin tüm tehditlerle zamanında ve küresel ölçekte mücadelesine katkı sağladıklarını vurguladı.

Konferansın ardından Başkan Saraç, Fidan'a, kendisinin yayına hazırladığı Mehmet Tahir'in "Osmanlı Müellifleri" adlı üç ciltlik eserini hediye etti.

Konferansın sonunda soru-cevap-görüş kısmı gerçekleştirildi.

MİT'e 2018'de ihbar yağdı

ANKARA (AA) – CANKUT TAŞDAN – Milli İstihbarat Teşkilatının (MİT) internet sitesi üzerinden geçen yıl FETÖ/PDY, PKK ve DEAŞ ile ilgili gelen ve işleme alınan 6 bin ihbar operasyona dönüştürüldü.

AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, teşkilatın "www.mit.gov.tr" internet adresi, 2018'de bir milyonun üzerinde ziyaretçi tarafından tıklandı.

Siteyi ziyaret edenler, MİT'e ihbar, kariyer ve bilgi edinme amaçlı başvuruda bulundu.

  • Terörle mücadeledeki başarı ihbarlara yansıdı

Başvurular ciddiyetle incelemeye alındı, terör örgütleri FETÖ, DEAŞ ve PKK'ya yönelik ihbar ve bilgilerden gerekli görülenlerle ilgili özel çalışmalar gerçekleştirildi.

Bu doğrultuda ihbarlardan 6 bini işleme alınarak ilgili güvenlik birimleriyle paylaşıldı ve operasyona dönüştürüldü. Bu sayede, FETÖ/PDY içindeki kripto bazı isimler tespit edilerek haklarında adli süreç başlatılırken PKK ve DEAŞ'ın yurt içi ve yurt dışındaki yapılanmalarına ağır darbeler indirildi.

Kuruma gelen ihbar sayısında bir önceki yıla göre azalmanın olması dikkati çekti. Başarılı operasyonlarla örgütlerin zayıflamasının ihbar sayısının azalmasına neden olduğu belirtildi.

  • MİT hakkımda bir soruşturma yürütüyor mu?

Olağanüstü Hal sonrası yasal düzenlemeyi içeren, "Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın onayının ardından Resmi Gazete'de yayımlanmasıyla Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu'nun 30'uncu maddesine yeni fıkralar eklendi.

Böylece MİT, "Bilgi Edinme Hakkı Kanunu" kapsamı dışına çıkarıldı.

Kanunun Resmi Gazete'de yayımlanmasına kadar geçen 7 aylık süreçte, "Kamuya alımda güvenlik tahkikatları sonucum nasıl çıktı? ", " MİT'in çalışma koşulları nasıl?", "Beni MİT'e alır mısınız?", "Hakkımda bir soruşturma yürütüyor musunuz?" gibi sorular için 3 bin 262 bilgi edinme başvurusu yapıldı.

Bu kapsamdaki başvurulardan bin 504'üne cevap verildi.

  • MİT'in "e- müze"sine yoğun ilgi

Sitenin en çok ilgi gören bölümlerinden biri de Mart 2018'de erişime açılan "e-müze" oldu. Teşkilatın yaklaşık 100 yıllık geçmişine ait fotoğraflarının ve hikayelerinin sergilendiği MİT'in e-müzesinin ziyaretçi sayısı 9 ayda 22 bin kişiye ulaştı.

  • MİT'te kariyer ilanlarına yoğun ilgi

Öte yandan, milli güvenliği ilgilendiren pek çok çalışmaya imza atan MİT'te çalışmak isteyenler geçen yıl da teşkilata yoğun ilgi gösterdi.

Kuruma 2018'de iş başvurusunda bulunanların sayısı 2017 ile aynı oranda gerçekleşti.

15 Temmuz'dan sonra vatandaşın devlete hizmet etme isteğindeki artışın MİT'e yönelik iş başvurularına yansıdığı görülürken, başvurularda yaş ortalamasının 20-30 arasında olması dikkati çekti.

Thai polls: Princess nomination sends party into crisis

By Riyaz ul Khaliq

ANKARA (AA) – A Thai political party is facing collapse after it chose a member of the country's royal family as its prime ministerial candidate last week for the upcoming general election in the country.

Thai Raksa Chart party has nominated Princess Ubolratana Rajakanya Sirivadhana Barnavadi — the elder sister of Thailand's King Maha Vajiralongkorn — to run for prime minister for the election slated for March 24.

The party was founded by the allies of former prime ministers Thaksin Shinawatra and his sister Yingluck, who was ousted in a 2014 coup.

However, Vajiralongkorn has objected to the unprecedented move in the country’s history, calling it "unconstitutional" in an address to the nation, which forced the princess to withdraw her candidacy.

The Raksa Chart party is now seeking a royal pardon, the Bangkok Post newspaper reported Monday.

"The Thai Raksa Chart Party is mulling whether its executives should resign from their posts to make sure its election strategy remains intact in the wake of their unprecedented nomination of a princess," said the newspaper.

"Rungrueng Pittayasiri became the first executive member of the controversial Thai Raksa Chart party to tender his resignation from the party,” local daily The Nation reported Monday.

"The future of the party was on the verge of being dissolved," the newspaper added.

Ubolratana, an MIT graduate, was the first ever member of the Thai royal family to accept the nomination to run for the top public office since 1932.

The general election is due in Thailand since 2014 when military toppled down the civilian government led by Yingluck. The country is under army rule since the coup.

Van'da jandarmadan terör operasyonu

VAN (AA) – Van'ın Erciş ilçesinde terör örgütü PKK'ya yönelik operasyonda araziye gömülü silah ve mühimmat ele geçirildiği bildirildi.

Valilikten yapılan açıklamada, Milli İstihbarat Teşkilatı Van Bölge Daire Başkanlığınca, terör örgütü PKK/KCK'nın eylemlerini önlemeye yönelik çalışmalar kapsamında Erciş ilçesine bağlı Düvenci Mahallesi kırsalında araziye gömülü çok sayıda silah ve mühimmat bulunduğu bilgisi edinildiği belirtildi.

Açıklamada, istihbaratın paylaşıldığı İl Jandarma Komutanlığı ve İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerinin belirlenen adrese operasyon düzenlediği ifade edildi.

Operasyona "Şehit Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Ahmet Çelik" adı verildiği kaydedilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Operasyonda, araziye gömülü, dragunov keskin nişancı tüfeği ile bu tüfeğe ait 8 şarjör, keskin nişancı dürbünü ve dipçik, BKC makineli tüfek ve bu tüfeğe ait 414 fişek, 4 AK-47 piyade tüfeği ile bu tüfeklere ait 2 bin 975 fişek, 52 şarjör ve 5 dipçik, 13 el bombası, 5 antitank roketatar mühimmatı, 7 antipersonel roketatar mühimmatı, 16 antitank mayını, 330 M-16 piyade tüfeği fişeği ve bu tüfeğe ait dürbün, 25 av tüfeği fişeği, 11 roketatar sevk fişeği, 3 el yapımı patlayıcı düzeneği, 12 elektrikti fünye, G-3 piyade tüfeği şarjörü, 5 el bombası gövdesi, 5 masonet kelepçe, 26 şarjör kılıfı, bıçak, el telsizi, uzaktan kumanda telsizi ve 3 elektronik devre bulundu."

Açıklamada, bölgede halkın huzur ve güvenliğini sağlamaya yönelik terörle mücadele faaliyetlerinin kararlılıkla devam ettiği vurgulandı.

MİT'ten stratejik kurumlardaki 18 bini aşkın personele brifing

ANKARA (AA) – CANKUT TAŞDAN – Milli İstihbarat Teşkilatınca (MİT), 390 stratejik kurumda görev yapan 18 bin 268 personele "İstihbarata Karşı Koyma" ve "Stratejik İş Birliği" (İKK) brifingi verildi. Brifing kapsamında, savunma sanayi başta olmak üzere stratejik görev alanına sahip devlet daireleri ve özel kurumlara, İKK ve koruyucu güvenlik, bilgi güvenliği, siber casusluğa karşı alınması gereken önlemler, elektronik ve teknik istihbarata karşı koyma gibi konularda bilgilendirme yapıldı.

Türkiye'nin jeopolitik konumu, yabancı gizli servislerin ilgi alanında olması ve son yıllarda savunma sanayi alanında gösterdiği atılımlar nedeniyle istihbarata karşı koyma alanında önlemlerini artıran Milli İstihbarat Teşkilatı, 2009 yılında hayata geçirilen projeyle, stratejik kurum ve kuruluşlar ile aynı alanda görev yapan özel firmalarda görevli kritik personelin bilinçlendirilmesi ve farkındalıklarının artırılması amacıyla "İstihbarata Karşı Koyma" ve "Stratejik İş Birliği" brifingleri düzenliyor.

Teşkilat bünyesindeki İKK Başkanlığı koordinesinde, 2009'dan bugüne kadar 390 stratejik kurumda görev yapan 18 bin 268 personele brifing verildi.

Brifing kapsamında katılımcılara, MİT'in görev, yetki ve sorumlulukları ile kamu kuruluşlarının istihbarat alanındaki sorumluluk ve görevleri, İKK'nin tanımı ve stratejik iş birliği perspektifinin esasları, bireysel ve koruyucu güvenlik alanında dikkat edilmesi gereken hususlar, daha önce bu tip kurumlara yönelik gerçekleştirilen casusluk olaylarından örnekler, yurtdışına görevli çıkan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının İKK konusunda dikkat etmesi gereken hususlar, siber casusluğa karşı alınması gereken önlemler ile elektronik teknik istihbarata karşı koyma ve ulusal güvenlik bilgilerinin korunması gibi alanlarda bilgi aktarıldı.

"İstihbarata Karşı Koyma" konusunun taşıdığı önem ve Türkiye'nin son yılllarda savunma sanayi alanında gösterdiği atılım nedeniyle önceliğin savunma sanayisine verildiği eğitimlerde katılımcılara, Türkiye'nin milli menfaatleri ve vatandaşlarının güvenliği kapsamında, istihbarat toplama ve İKK çalışmalarının sadece MİT'in gayretine bırakılamayacağı, bunun ülkenin bütün milli varlıkları ile katıldığı topyekun bir mücadele gerektirdiğinin untulmamasının önem arz ettiği vurgulandı.

Reyhanlı saldırısının planlayıcısına 53 kez ağırlaştırılmış müebbet istemi

ANKARA (AA) – MİT Başkanlığının operasyonuyla Suriye'den getirilen Reyhanlı saldırısının planlayıcısı Yusuf Nazik'in yargılandığı davada esasa ilişkin mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, sanığın 53 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını istedi.

Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya, tutuklu sanık Nazik ile saldırıda yaralananlar ve hayatını kaybedenlerin yakınları katıldı.

Sanık avukatı ise mazeret dilekçesi vererek duruşmaya katılmadı.

Müşteki şehit babası Ahmet Tuna, Nazik'ten, kendisine 5 yıldır kimlerin finans sağladığını ve Türkiye'den Suriye'ye geçişi sırasında kimlerin yardımcı olduğunu açıklamasını istedi.

Sanık Nazik, önceki beyanlarını tekrarladığını dile getirdi.

Esasa ilişkin mütalaasını açıklayan iddia makamı, saldırının planlayıcısı Nazik'in, "devletin birliğini ve bütünlüğünü bozmak" suçundan 1, 5'i çocuk 52 kişiyi "kasten öldürmek" suçundan 52 kez olmak üzere toplamda 53 defa ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını talep etti.

Savcı, Nazik hakkında, saldırıda yaralanan sayısınca 130 kez öldürmeye teşebbüs ile izinsiz patlayıcı madde bulundurmak ve mala zarar vermek suçlarından da çeşitli sürelerde hapis cezası verilmesini istedi.

Mütalaanın ardından mahkeme heyeti, sanık avukatının hazır olmaması sebebiyle duruşmayı 14 Şubat 2019'a erteledi.

Heyet ayrıca, firari sanıkların dosyasının Nazik'in yargılandığı dosyadan ayrılmasına ve Nazik'in tutukluluk halinin devamına hükmetti.

– Davanın geçmişi

Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te 53 kişinin yaşamını yitirdiği bombalı saldırılarla ilgili 33 kişinin yargılandığı dava, 23 Şubat 2018'de karara bağlanmıştı.

Saldırının faili ve planlayıcısı olmakla suçlananlardan Nasır Eskiocak'ın da arasında bulunduğu 9 sanığa 53 kez ağırlaştırılmış müebbet, 13 sanığa da 15 ile 22 yıl 6 ay arasında değişen sürelerde hapis cezası verilmişti.

Aralarında Nazik'in de bulunduğu firari sanıkların dava dosyasının ise ayrılmasına hükmedilmişti.

Yusuf Nazik, 12 Eylül 2018'de MİT tarafından Suriye'nin Lazkiye kentinde düzenlenen operasyonla Türkiye'ye getirilmiş ve mahkemece 24 Eylül 2018'de tutuklanmıştı.

Ankara'daki suç örgütü operasyonu

ANKARA (AA) – Başkentte, kendilerini MİT mensubu olarak tanıtıp çok sayıda vatandaşın parasını dolandırdığı öne sürülen suç örgütü üyelerinin, bu yöntemle 5 milyon lira topladıkları belirlendi.

Alınan bilgiye göre, Ankara, İstanbul ve İzmir'de, kendilerini "Afrin operasyonunu yöneten MİT Daire Başkanı, ihale komisyon başkanı ve bakan danışmanı" olarak tanıtarak dolandırıcılık yapan suç örgütü üyelerinin, vatandaşlara orman vasfını yitirmiş 2B arazilerini satma gibi çeşitli vaatlerde bulundukları ortaya çıktı.

Aralarında müfettiş, emekli albay ve görevlerinden ihraç edilen memurların da bulunduğu suç örgütü üyelerinin, tuzağa düşürdükleri vatandaşlara kendilerini farklı kurumların yöneticileri olarak tanıttıkları belirlendi.

Suç örgütü üyelerinin, vatandaşlara her defasında kendilerini farklı kurumların yöneticileri olarak tanıtmaları nedeniyle polisin "Sahte Yüzler" adını vererek düzenlediği operasyonda, bir miktar para, üzerinde adli kurum amblemi bulunan cüzdanlar ve sahte evraklar ele geçirildi.

Şebeke mensuplarının, sahte vaatleriyle vatandaşların 5 milyon lirasını dolandırıldıkları tespit edildi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca, kendilerini MİT mensubu olarak tanıttığı ve suç örgütü üyesi olduğu iddia edilen 16 kişi hakkında "nitelikli dolandırıcılık" suçundan soruşturma açılmış, Ankara Emniyet Müdürlüğü ekiplerince düzenlenen operasyonda 15 kişi gözaltına alınmıştı. Zanlılardan Hasan Ş, Metin Ş. ve Efgan Y. sevk edildikleri Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğince tutuklanmış, 12 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.