Milli Eğitim Bakanı Selçuk, Kastamonu'da

KASTAMONU (AA) – Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Kastamonu Valiliği'ni ziyaret etti ve çeşitli programlara katıldı.

Bakan Selçuk, Valilik girişindeki "Şeref Defteri"ni imzaladıktan sonra Vali Yaşar Karadeniz'i ziyaret etti.

Vali Karadeniz'den kent hakkında bilgi alan Bakan Selçuk, ardından il değerlendirme toplantısına katıldı.

Kastamonu Üniversitesi Bilgehan Bilgili Kütüphanesi'nde düzenlenen "Ziya Öğretmen ile Eğitim Buluşmaları" toplantısında öğretmenlerle bir araya gelen Selçuk, daha sonra AK Parti İl Başkanlığını ziyaret etti.

Burada partililer tarafından karşılanan Bakan Selçuk, AK Parti İl Başkanı Doğan Ünlü ile görüştü.

Partililerle sohbetin ardından Kastamonu'nun tarihi ve kültürel yerlerini ziyaret eden Selçuk, Hz. Pir Şeyh Şaban-ı Veli Türbesi'nde dua etti.

Hayırseverler ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile akşam yemeğinde bir araya gelen Selçuk, daha sonra kara yolu ile Kastamonu'dan ayrıldı.

Bakan Selçuk'un programları basına kapalı gerçekleştirildi.

Bakan Selçuk'un öğrencilerle gülümseten diyaloğu

KASTAMONU (AA) - Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk'un Kastamonu'da katıldığı programda öğrencilerle gülümseten diyaloğu ilgi çekti.</p>  <p>Bakan Selçuk, bazı programlara katılmak üzere geldiği Kastamonu'da, Vali Yaşar Karadeniz, AK Parti Kastamonu Milletvekilleri Hakkı Köyle ve Metin Çelik, Belediye Başkan Vekili Mehmet Yurt ile protokol üyeleri tarafından Kadıdağı mevkisinde karşılandı.</p>  <p>Abdurrahmanpaşa Lisesinin kuruluşunun 134. yıl dönümü dolayısıyla Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen törene katılan Selçuk, tören alanındaki öğrencilerle sohbet etti.</p>  <p>Selçuk'un, &quot;Üşümüşsünüz. Gençleri daha çok üşütmesek, içeri alsak.&quot; sözleri üzerine Abdurrahmanpaşa Lisesi Müdürü Birol Yılmaz, &quot;Sayın Bakanım, müsaade ederseniz dursunlar, kısa bir program var. Ondan sonra içeri alalım.&quot; dedi</p>  <p>Diğer öğrencilerin yanına giden Selçuk, &quot;Arkadaşlara, içeri gidin dedim. 'Müdür Bey gidin demezse gitmeyiz' diyorlar. Müdür mü büyük, bakan mı?&quot; diye sordu. 

Bunun üzerine bir öğrencinin, "Okulumuzda müdür büyük" şeklindeki sözleri gülüşmelere neden oldu.

Bakan Selçuk, cevabı veren öğrenciyle "çak" hareketi yaptı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından Bakan Selçuk, Atatürk Anıtı'na Abdurrahmanpaşa Lisesinin çelengini koydu.

Halk oyunları gösterisinin ardından program, Halk Eğitim Merkezi konferans salonunda basına kapalı olarak bir süre daha devam etti.

“Robot teknolojisinin Nobel'ini bir arkadaşımız alabilir”

SAMSUN (AA) – Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, "Önümüzdeki yıllarda bir gün robot teknolojisinin Nobel'i olan Engelberger Ödülü'nü niye bizim gençlerimiz almasın? Bu salonda binlerce gencimiz var. Robot teknolojisinin Nobel'ini bu salondan bir arkadaşımız alabilir." dedi.

Bakan Selçuk, Samsun'da Yaşar Doğu Spor Salonu'nda düzenlenen 13. Uluslararası MEB Robot Yarışması'nın açılış töreninde yaptığı konuşmada, yarışmaya 8 bin kişinin katıldığını söyledi.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurtuluş mücadelesini başlatmak için 100 yıl önce geldiği Samsun'da bulunmaktan duyduğu mutluluğu dile getiren Selçuk, "Dünyada medeniyet için, hayat için en değerli yol, en gerçek yol bilimdir, akıldır, fendir. Bu inançla hayata geçirdiğimiz Uluslararası Robot Yarışması, ayrı bir anlam taşıyor." ifadelerini kullandı.

Milli Eğitim Bakanlığı olarak bilimin gerçekleştirilmesinin gururunu yaşadıklarına işaret eden Selçuk, şöyle konuştu:

"Sürekli konuşulan bir kavramdır yapay zeka ve burada öne çıkan ülkelerin dünyada söz sahibi olacağı görülüyor. 2023 Eğitim Vizyonu doğrultusunda da yapay zekanın Milli Eğitim Bakanlığının temelinde yer aldığı ve bütün iş ve işlemleri bu ilkeler doğrultusunda yürüteceğimiz bir yol görünüyor önümüzde. Anaokulundan üniversite sıralarına, lisansüstü eğitim çalışmalarına kadar her basamakta yapay zekayı hayata nasıl geçireceğimiz, nasıl dikkate alacağımızın da işareti bu çalışmalar."

Gençlerin yarışmaya gösterdiği ilginin bu işaretin sembolü olduğunu vurgulayan Selçuk, gençlerin, imkan sağlanırsa, belirli atmosfer oluşturulursa son derece verimli, son derece başarılı işler çıkardığını anlattı.

  • "Türkiye'de robot teknolojisi her geçen gün gelişiyor"

Bakan Selçuk, her zaman yeniliklere açık, vizyon sahibi bir gençlik görmenin kendilerini mutlu ettiğini belirterek, şunları kaydetti:

"Büyük ivme kazanan 2023 Eğitim Vizyonu çalışmalarımız kapsamında yapay zekanın desteğiyle tüm sektörler birbirine bağlantılı olarak Türkiye daha fazla gelişecektir diye ümit ediyorum. Bunlarda gençlerin imzasının olması bizleri ayrıca mutlu ediyor. Türkiye'de robot teknolojisi her geçen gün gelişiyor, büyüyor. Dünya çapında ödüllerimiz var, bunu da gururla izliyorum. Birçok firmamız güzel çalışmalar yapıyor, öğretmenlerimizin güzel çalışmaları var. Bütün projelerin üst üste ve bir araya gelmesiyle çok daha büyük projelere imza atacağımızı çok rahatlıkla görüyorum. Önümüzdeki yıllarda bir gün robot teknolojisinin Nobel'i olan Engelberger Ödülü'nü niye bizim gençlerimiz almasın? Bu salonda binlerce gencimiz var. Robot teknolojisinin Nobel'ini bu salondan bir arkadaşımız alabilir. Bu salondaki gençlerimizden dünya çapında bir ödül bekliyoruz."

Robot teknolojisinin Nobel'ini almayı kendisine hedef koyan gençlere her türlü desteği vereceklerini belirten Selçuk, "Bunun için sadece projenizi ve hayalinizi gerçekleştirmeniz yeterli. Yılmadan, azimle çalışırsanız, bu tür ödülleri almamamız için hiçbir neden yok. Yeter ki öğrenmeyi aşkla yapın. Yeter ki bu işleri severek yapın. Yeter ki istekli olun, yapamayacağınız bir şey yok. Kendinize güvenin, araştırmacı olun, sorgulayın ama aynı zamanda üretin, bunu girişimcilikle de dünyaya açın. Dünyayı takip edin. Hem iç dünyanızı hem dış dünyanızı okuyun. Ülkemizin bütün aydınlık günleri sizin ellerinizde ve bunu birlikte başaracağız. Bilim ve aklın göstericiliğinde bunu yapmanız için hiçbir engel yok." değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Selçuk, konuşmasının ardından yarışmanın kurasını çekip robotları inceledi.

Törene, Vali Osman Kaymak, Büyükşehir Belediye Başkanı Zihni Şahin, AK Parti Samsun Milletvekili Yusuf Ziya Yılmaz, kamu kurum ve kuruluşların yetkilileri, öğrenciler ve öğretmenler katıldı.

Bakan Selçuk öğrencilere satranç takımı dağıttı

ANKARA (AA) - Milli Eğitim Bakanı (MEB) Ziya Selçuk, Ankara'nın Nallıhan ilçesinde ilkokul öğrencilerine satranç takımı dağıttı.

Türkiye Satranç Federasyonunca Nallıhan Nasuhpaşa İlkokulunda, anaokulu ve ilkokul öğrencileri ile velilere satranç eğitimi verilmesi amacıyla program düzenlendi.

Programa katılan Bakan Selçuk, satrancın çok önemsediği bir konu olduğunu belirtti.

Selçuk, "2004 yılında satrancın okullarda ders olarak verilmesi için imza atmıştım. O dönem Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı'ydım. Aynı zamanda da Satranç Federasyonu Yönetim Kurulu üyesiydim. Satrancın öneminden dolayı bunu okullarda ders olarak koyduk." dedi.

Türkiye Satranç Federasyonu Başkanı Gülkız Tulay da programda, öğrencilere satranç konusunda bilgi verdi.

Tulay, satrancın karşısındakine saygı duymayı, yaptığı tüm hareketlerden ve hamlelerden ders çıkarmayı öğrettiğini belirterek, "Tamamen başarıya odaklandık. Böylesi bir organizasyonda bulunmaktan çok mutluyum." diye konuştu.

Programın sonunda Bakan Selçuk ile diğer katılımcılar tarafından öğrencilere satranç takımı hediye edildi.

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk'un Katar temasları

DOHA (AA) – Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Katarlı mevkidaşı Muhammed el-Hammadi ile eğitim alanında iş birliğini güçlendirme meselesini görüştü.

Katar'ın başkenti Doha'da düzenlenen 12. Eğitimde Mükemmellik Ödül Töreni'ne katılan Milli Eğitim Bakanı Selçuk, Katarlı mevkidaşı Hammadi ile bir araya geldi.

Görüşmede, Türkiye'de Katar okulu açılması (Katar Bilim Koleji), Arapça öğretmenlerinin dil yeterliliklerinin artırılması, Türkiye'de bu alanda eğitim verecek bir merkezin kurulması gibi konular ele alındı.

Bakan Selçuk, görüşmede iki ülke arasındaki güçlü ilişkiyi zinde tutmak için eğitimcilere büyük görevler düştüğünü kaydederek "Bir ülkenin en önemli zenginlik kaynaklarından yetişmiş insan gücü potansiyelini yarınlara hazırlayacak olan öğretmenlerdir. Dolayısıyla, eğitimcilerimizin eğitimi konusunda tecrübe paylaşımında bulunabileceğimizi düşünüyorum." dedi.

Katar'ın Türkiye'de açmak istediği okul hakkında çalışmaların devam ettiğini belirten Selçuk, farklı eğitim konularında iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğine dikkati çekti.

Eğitim uzmanlarından oluşan ortak çalışma komitesi kurularak iş birliği çalışmalarının başlaması gerektiğini anlatan Selçuk, Katar Eğitim Bakanlığının Katar'daki Türk okuluna verdiği destek için teşekkür etti.

Katar Eğitim ve Yüksek Eğitim Bakanı Muhammed el-Hammadi de Türkiye'nin özellikle mesleki, teknik ve özel eğitim alanlarındaki tecrübelerinden faydalanmak istediklerini belirtti.

Türkiye'den 2015'ten bu yana ilk kez bir Mili Eğitim Bakanının Katar'ı ziyaret ettiğini vurgulayan Hammadi, Bakan Selçuk ve heyetini Katar'da ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını ifade etti.

Hammadi, Türkiye-Katar ilişkilerinin istisnai bir nitelik taşıdığını ve diğer birçok ülkenin buna gıpta ettiğini aktardı.

İki ülke arasındaki en önemli iş birliği alanının eğitim olduğunu vurgulayan Hammadi, "Bundan sonra da karşılıklı olarak birçok alanda projeler hayata geçirebiliriz." diye konuştu.

Türkiye'de Arapça öğretimine destek olmak istediklerini de anlatan Hammadi, bu amaçla Türkiye'de bir merkez kurmak istediklerini kaydetti.

Hammadi, iki ülke arasında karşılıklı öğretmen ve uzmanların ziyaretleri ile müfredat ve eğitim yöntemleri açısından bilgi paylaşımı yapılabileceğini ifade etti.

Ülkesinin tüm imkanlarını eğitimin güçlendirilmesi için kullandığına işaret eden Hammadi, Eğitimde Mükemmelliyet Ödülleri'nin de bu amaçla verildiğini söyledi.

Bakan Selçuk, temasları kapsamında Katar Bilim ve Teknoloji Okulu'nu da ziyaret etti.

“Meslek okullarındaki çocuklarımız için müjdelerimiz olacak”

BURSA (AA) – Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, "Önümüzdeki günlerde meslek okullarında okuyan çocuklarımız için çok farklı müjdelerimizin olduğunu izleyeceksiniz, göreceksiniz." dedi.

Bakan Selçuk, Bursa Ticaret ve Sanayi Odasında (BTSO), "Mesleki Teknik Eğitimin Yaygınlaştırılması İşbirliği Protokolü"nün imza töreninde yaptığı konuşmada, artık "Mesleki ve teknik eğitim önemlidir." demekten vazgeçtiklerini belirterek, bunun ötesinde icraat anlamında bir dönemi şahlandırmak istediklerini ifade etti.

Mesleki ve teknik eğitimin ilerleyen günlerde zihniyet olarak büyük bir dönüşüm içine gireceğini vurgulayan Selçuk, bu konuyu hep beraber yücelteceklerini anlattı.

Dünyadaki bilimsel ve teknolojik gelişmelerin, mesleki ve teknik eğitimden anladıkları içeriği de dönüştürmeleri ve yeni bir paradigmayla meseleyi farklı bir şekilde omuzlamaları gerektiğini gösterdiğini kaydeden Selçuk, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Benim Milli Eğitim Bakanlığına gelişimin eğer iki-üç amacı varsa bunlardan başta geleni de Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde mesleki ve teknik eğitimdir. Bu konu Türkiye'nin sadece eğitimiyle alakalı bir mesele olmanın çok ötesinde ekonomisinin ve demokrasisinin gelişimi için hayati derecede bir önem taşıyor. Önümüzdeki günlerde meslek okullarında okuyan çocuklarımız için çok farklı müjdelerimizin olduğunu izleyeceksiniz, göreceksiniz. Bu anlamda mesleki ve teknik eğitime dair olan projelerimizin sadece Bursa’da değil, tüm Türkiye'de ilerleyeceğini göreceksiniz. Bursa, ihracat, gelenek, tarihsellik açısından çok özel bir yere sahip. Eğer mesleki ve teknik eğitim Türkiye'de yeni bir dönemi çok güçlü bir şekilde başlatacaksa Bursa'nın katkısı bunda çok büyük olacak."

Selçuk, bu iş birliğinde emeği geçenlere teşekkür etti.

Mesleki ve teknik eğitimle ilgili mesafe almayı, dünya ile rekabet etmek için daha da güçlü bir altyapıya kavuşmayı hep birlikte başaracaklarını belirten Selçuk, "Biz işin içine girdikçe bunu çok rahatlıkla yapabileceğimizi görüyoruz. Desteklerinizi, dualarını bekliyoruz. Eğer buradaki çalışmanın sonunda ortaya çıkacak ürünleri de hep birlikte takip edersek, sadece bir protokol imzalamanın ötesinde bunların etki analizlerini de izleme fırsatı bulursak o zaman çok daha değerli kılacağız. Bu örneği de inşallah Türkiye'nin diğer şehirlerine model olarak göstereceğiz." diye konuştu.

BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ise mesleki eğitimin Türkiye'nin kalkınma hamlesinde önemli rol üstlendiğine işaret ederek, iş birliği protokolünün hayırlı olmasını diledi.

Konuşmaların ardından Milli Eğitim Bakanı Selçuk ile BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Burkay, Mesleki Teknik Eğitimin Yaygınlaştırılması İşbirliği Protokolü'nü imzaladı.

Bakan Selçuk, daha sonra Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay'ın vefat eden annesi Nermin Ulcay için Ulu Cami'de düzenlenen cenaze törenine geçti. Cenaze namazına katılan Selçuk, Rektör Ulcay'a başsağlığı diledi.

“Seferihisar'da ne yapmış ki İzmir'e ne yapacak?”

İZMİR (AA) – Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer'in CHP'nin İzmir adayı olarak gösterilmesiyle ilgili, "Seferihisar'da hiçbir şey yapılmadı. Sanki çok şey yapılmışçasına tuttular Seferihisar'daki belediye başkanına 'sen büyükşehir belediye başkan adayısın' dediler. 'Seferihisar'da ne yapmış ki İzmir'e yapacak ?' diyorum." ifadesini kullandı.

Pakdemirli, Kiraz ilçesine bağlı Suludere Mahallesi'nde bulunan 80. Yıl İlk ve Ortaokulunu ziyaret ederek öğrencilerle bir araya geldi.

Öğrencilerin okullarına ek bina yapılması talebini iletmeleri üzerine Pakdemirli, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk'u telefonla arayarak hoparlörünü açtı.

Öğrencilerin ek bina talebini ilettikleri Milli Eğitim Bakanı Selçuk da konuyla ilgileneceğini belirtti.

Bakan Pakdemirli, öğrencilere yeni yarı yılda başarılar dileyerek, "Milli Eğitim Bakanımıza ulaştırdık talebinizi, inşallah ek binanız en yakın zamanda yapılır. Size yeni yarı yılda başarılar diliyorum. Bana söz veriyor musunuz, karneniz 'hepsi pekiyi' olacak. Orman Genel Müdürümüz de okul bahçesindeki ağaçlandırmaları yapacak." diye konuştu.

Öğrenciler derslerinde başarılı olacakları sözünü vererek Pakdemirli'ye teşekkür etti.

Daha sonra esnafı ziyaret eden Bakan Pakdemirli, vatandaşlara hitabında İzmir'in yıllardır yerinde saydığını, yapılacak seçimlerle gelişme fırsatı yakalayacağını söyledi.

  • "Ne kadar iyi niyetli olsa da yürümüyor"

Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin aynı partide olmasının önemine değinen Pakdemirli, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ne kadar iyi niyetli olsa da yürümüyor. Politik ve siyasi ajandalar ön tarafa çıkıyor. Bizim inşallah bu seçimle beraber Nihat Zeybekci arkadaşımız aday. Ege'nin evladı, İzmir'de de uzun zamandır iş yapan bir arkadaşımız. İnşallah onunla beraber AK Parti belediyeciliğinin devamı olarak Kiraz'da bu işi yapabilirsek bugünkünden çok daha fazla hizmet almak imkanı olacak. Öteki türlü ne yaparsak yapalım bir şey olmuyor.

Benim evim Seferihisar'a 10 kilometre uzakta. Seferihisar'ın, Urla'nın, Güzelbahçe'nin belediyeciliğini biliyorum. Seferihisar'da hiçbir şey yapılmadı. Sanki çok şey yapılmışçasına tuttular Seferihisar'daki belediye başkanına 'sen büyükşehir belediye başkan adayısın' dediler. 'Seferihisar'da ne yapmış ki İzmir'e yapacak ?' diyorum. İnşallah bu seçimde hep birlikte AK Parti'nin devamını sağlayacağız."

Pakdemirli, tarımla uğraşan insanların ekmeğini taştan çıkardığını ifade ederek, ekonomik sebeplerle artan girdi maliyetlerini düşürmek için gece gündüz çalıştıklarını vurguladı.

Suludere'nin içme suyu ihtiyacını çözmek için fizibilite çalışmalarına başlattıklarını aktaran Bakan Pakdemirli, bu projeyi yerinde incelemek için bölgeye geldiğini kaydetti.

Bakan Pakdemirli, daha sonra Kiraz Belediyesini ziyaret etti.

Milli Eğitim Bakanı Selçuk canlı yayında

İSTANBUL (AA) – Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, "Eğitim, bir grup hizip ya da parti ödevi değil. Eğitim bir millet, ülke ödevi. Bir mutabakat istiyor eğitim. Mutabakat olmazsa milletleşemiyoruz. Milletleşemeyince herkes bulunduğu yerden ateş etmeye başlıyor. Bizim bu mutabakat üzerine bir gelecek tasavvuruna ihtiyacımız var." dedi.

Selçuk, Tvnet'teki Ayşe Böhürler ile Türk Kahvesi programına katıldı. Eğitim hayatında annesinin yerinin önemli olduğunu ifade eden Selçuk, 2 yıl önce vefat eden annesini hala yanında hissettiğini söyledi.

Psikoloji alanındaki çalışmalarında, annelerin davranışlarıyla ilgili de çalıştığını dile getiren Selçuk, "Annemin eğitim hayatımla ilgisi çok önemli. Onun sayesinde okudum, diyebilirim. Doğduğum köyde ilkokul birinci sınıfa 5 yaş 2 aylıkken başladım. Ailem Ankara'ya göçmüştü, ben de babaannemin yanında köyde kaldım. Toplam 17 gün gitmişim okula gerisinde de kaçmışım." diye konuştu.

Köy okullarına karşı hassasiyeti olduğunu dile getiren Selçuk, "Taşımalı eğitimle ilgili meseleler beni çok rahatsız ediyor. Gerçekten bir tedbir almamız lazım. Köy okullarının aslında bir hayat sahnesi olduğunu, çocuğun yaşamla irtibatının orada sahicileştiğini unutmamamız lazım. Diğer türlü çocuğun hayatını çok yapaylaştırıyoruz ve eğitimi sadece öğretim prosesi gibi algılattırıyoruz. Bu çok doğru bir şey değil." ifadelerini kullandı.

Selçuk, daha sonra Ankara'da ikinci sınıfa devam ettiğini, akademik yetersizliği olduğu için iki öğretmenin de kendisini sınıfına almadığını belirterek, sonunda emekliliği yaklaşan öğretmeninin sınıfına kabul edildiğini söyledi.

Sınıfında köyden gelmiş bir öğrenci olarak çocukların kendisiyle konuşmadığını anlatan Selçuk, şöyle devam etti:

"Sınıfta yokmuşum gibi sanki. Bir tek şekilde görülüyorum; ağabeyimden ablama, ablamdan da bana geçen siyah bir önlük var. Önlüğün yan taraflarında bulunan bir cebi çok yıprandığı için annem birini atmış, bir cebi de ters çevirip ortaya dikmiş. 700 kadar öğrencinin içinde cebi ortada olan tek öğrenci benim. Çok dikkat çekiyor bu, ama hiç kimse konuşmuyor. Öğretmen bir hikaye anlatarak, 'sekmek ne demek' diye sordu. Sınıfta da sekmeyi bilen bir tek ben oldum. Öğretmenim beni alkışlattı ve teneffüste çocuklar benimle ilk kez konuşmaya başladı."

– "Hayalimde tır şoförü olmak vardı"

Lise döneminde 2 ay kadar okuldan kaçtığını, bunun üzerine babası "Okumayıp benim gibi dolmuş şoförü mü olacaksın?" diyerek kendisini dövünce "Hayır, ben tır şoförü olacağım." dediğini belirten Selçuk, lisede bir yıl sınıfta kaldığını, ardından da Ankara Üniversitesi'nde Eğitim Bilimleri Fakültesine devam ettiğini, bu sürede de dolmuş ve taksi şoförlüğü yaptığını anlattı.

Selçuk, Ayşe Böhürler'in "Çoçukluk hayallerinizle bugün geldiğiniz yer uyuşuyor mu?" sorusuna, "Aslında uyuşmuyor. Benim hayalimde nikelajlı büyük bir tırda, tır şoförü olmak vardı." dedi.

– "Doğru bir projeydi ve kendi içinde evrilebilirdi"

Köy Enstitüleri'nin 1948 yılında kesintiye uğratıldığını ifade eden Bakan Selçuk, "Bence devam etmeliydi çünkü kendi doğası içinde özgün bir tasarım içeriyordu. Günlük siyasi sıkıntılar vardı, belirli kişiler ya da gruplar, Köy Enstitüleri'ni kendi dünya görüşlerinin bir doktrinasyon aracı olarak kullanmaya başladılar. Köy Enstitüleri, doğru bir projeydi ve kendi içinde evrilebilirdi, bir tekamül olurdu ama bunun kısmen kötüye kullanımı, bu tür bir özgün tasarımın Türkiye'den çıkıyor olmasının da özellikle Marshall Yardımları politikası çerçevesinde düşündüğümüzde çok istenmediğini görüyoruz. Yani 'Türkler özel bir şey yapmasın, uçak yapmasınlar, Köy Enstitüleri gibi orijinal okulları olmasın, Türkiye'nin kendi demiryolu stratejisi olmasın'." dedi.

– "Eğitim önemli değil, değerli"

Bir soru üzerine Bakan Selçuk, "Eğitimin önemli olması ifadesi beni rahatsız ediyor çünkü eğitim önemli değil, değerli. Çünkü değer dediğimiz şey, bir medeniyetin enerjisidir. Önem dediğimiz şey daha pragmatik bir şeydir daha önemsiz olabilir. Ama değer atfedilen zeminiyle kutsal bile olabilir, olmayabilir de. Bu anlamda ben gelecekle ilgili çok kaygılanıyorum. Şundan dolayı; bu kadar birikimi, tarihsel donanımı varken, bugünkü enerjimiz varken çok daha iyisini yapabiliriz." yanıtını verdi.

Bunu yapamıyor olmanın ve kendisine "Siz bu ülkenin çocuklarının geleceği için ne düşünüyorsunuz, ne yapmak istiyorsunuz?" sorusunun sorulmamasından rahatsız olduğunu dile getiren Selçuk, sözlerine şöyle devam etti:

"Sorulan her şey, kişilerin ya özlük haklarıyla ya günlük siyasi çatışmalarla ilgili ya da geçmişten bugüne taşıdığımız çözülmesi bu bağlamda mümkün olmayan birtakım çatışma unsurları, hep bunlar konuşuluyor. Milli Eğitim Bakanı asla kendi dönemi için kısa vadeli hemen bir şey yapmaz.

Bu bir maraton koşusuysa, gelecek için ne düşünüyorum çocuklar açısından; bizim bebelerin, evlatların, dünyanın her yerinde gururla, sabırla ve dimdik ayakta durarak, kendi var oluşundan, ülkesinden, toprağından, ürettiğinden tatmin olmuş bir hissiyatla 'biz de buradayız, varız' diyebilecek bir gençlik istiyorum. Bunu yapabilmenin her koşulu var Türkiye'de. Fakat eğitim, bir grup hizip ya da parti ödevi değil. Eğitim bir millet, ülke ödevi. Bir mutabakat istiyor eğitim. Mutabakat olmazsa milletleşemiyoruz. Milletleşemeyince herkes bulunduğu yerden ateş etmeye başlıyor. Bizim bu mutabakat üzerine bir gelecek tasavvuruna ihtiyacımız var."

– "Veliyi inanılmaz bir enerji harcamaya mahkum ediyoruz"

Binlerce veli konferansı verdiğini ve bazen espri olsun diye "veliler olmasa biz çocukları ne güzel yetiştiririz" dediğini anlatan Bakan Selçuk, "Bununla şunu anlatmaya çalışıyorum; velileri çaresiz bırakıyoruz. Diyoruz ki; 'Çocuk için böyle bir senaryo var. Şu sınavı kazanırsa, şuraya gider.'. Veliler buraya odaklandığı için çocuğun karakter, mizaç, ahlak gelişimi, insan olarak ayakta durma ve mücadele etme becerisi, stres yönetimi, psikolojik bağışıklığıyla ilgilenecek bir bakış açısını velilerle paylaşmıyoruz. Veliyi çok dar bir koridorda, inanılmaz bir enerji harcamaya mahkum ediyoruz." diye konuştu.

– "Yetişkinliğinde, ergenliğinde ayakta duramayan çocuklar var"

Bir ailedeki çocuk sayısının azalmasının, çocuğun gelişimine etkilerine de değinen Selçuk, "Bir çocuğun hayatta ayakta durmasının temelinde yatan şey, mücadele azmi. Bir çocuk ne kadar mücadele ederse bağışıklığı o kadar gelişiyor. Şimdi çocuğa her şey hazır sunulduğu ve hiç bir şekilde yorulmadığı için, iyilik diye yaptığımız şey, çocuğu zayıflatıyor. Yetişkinliğinde, ergenliğinde ayakta duramayan çocuklar var. 6 çocuğun hakkı, bir çocuğun üstüne boca ediliyor ve çocuk aşırı dozdan gidiyor. Ego formasyonları bozuluyor." değerlendirmesinde bulundu.

– "Bu kadar kitlesel eğitim, kitlesel imha doğurur"

Bir öğretmenin kendisini tanımadan, mizacını bilmeden başkasını tanımaya çalışmasının çok doğru olmadığını ifade eden Selçuk, bunun biliniyor olmasının, çocuğun içindeki müfredatı bilmeyi getirdiğini söyledi.

Her çocuğun müfredatının kendi içinde saklı olduğunu anlatan Selçuk, "Bu çağın teknolojisindeki gelişmelerden dolayı, öğrenmenin bireyselleştirilmesi süreci hızlanacak. Kişiye özel öğrenme içerikleri oluşturulacak ve müfredat kişiselleşecek önümüzdeki süreçte. Bu kadar kitlesel eğitim, kitlesel imha doğurur. Bu kadar kitlesel eğitim doğru değil. Bir fabrika yemeği gibi bir şey yapıyoruz, anne yemeğine doğru gidişat, vizyon olmalı." dedi.

Hayalindeki öğretmen profilini anlatan Bakan Selçuk, "Öğretmenin bilgisi, hep benim ikincil unsurum. Ben öğretmenin şefkatine bakarım. Eğer şefkat varsa, arkası gelir. Şefkat yoksa bir resmi görev, geçim vasıtası için yapılan bir şey vardır. Meselenin özü şefkatte. Bir eğitim fakültesinde öğretmen yetiştirirken şefkat hiç konuşulmuyor. İyi bir öğretmen aslında çocuklara bir şey öğrettiğini düşünmez, öğretmenlik, öğretmenin kendi serüvenidir, yolculuğudur. Doğrudan 'çocuğa bir şey veriyorum, öğretiyorum' denildiği anda, öğretmenlik bitiyor. Öğretmen ustaysa eğer, müfredat gerekmiyor. Müfredat engelleyici bir husustur. Müfredat ya da metot daha çok acemiye lazımdır, ustaya değil." diye konuştu.

(Sürecek)

Bakan Selçuk, Türkiye'nin bilgisayar olimpiyat şampiyonlarıyla buluştu

İSTANBUL (AA) – Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Japonya'da düzenlenen 30. Uluslararası İnformatik Olimpiyatları'nda dereceye giren öğrencilerle bir araya geldi.

Beykoz'daki Sabancı Öğretmen Evi'nde gerçekleşen kabulde, Japonya'da düzenlenen ve 87 ülkeden 335 başarılı öğrencinin yarıştığı 30. Uluslararası İnformatik Olimpiyatları'nda altın madalya kazanan Atacan İyidoğan ile bronz madalya alan Mehmet Hamza Erol ve Yusuf Kılıçarslan yer aldı.

Bakan Selçuk, öğrencilerle sohbet ederek, öğrencileri başarılarından dolayı kutladı.

Olimpiyatlarda dereceye giren öğrencilerin, Türkiye'deki bütün çocuklara, çalışınca başarılı olunacağı, madalya kazanılabileceğini gösterdiğini dile getiren Selçuk, böyle bir başarı elde edilmesinin kolay olmadığını söyledi.

Selçuk, sözlerine şöyle devam etti:

"Sizler hem zekisiniz hem çalışkansınız. O kadar ülkeden gelen gençler arasında sıyrılıp çıktınız. Demek ki olabiliyormuş. Daha iyisini de yapabilirsiniz. Son zamanlarda İHA'lar, SİHA'lar gibi az ülkede yapılabilen işler artık ülkemizde de yapılabiliyor. Bunların sayıları eğer artarsa biz milli ve bağımsız olma konusunda çok mesafe alabiliriz."

Öğrencilerin bu deneyimlerini paylaşmanın önemli olduğunu vurgulayan Selçuk, "Sizi bütün Türkiye görsün ve şuna inansınlar; 'Belirli bir gayretle, çabayla bu işler olur. Japonya'ya da gidilir, orada da şampiyon olunur, madalya da alınır, biz bunu yapabiliriz' umudunu aşılamak da sizin görevlerinizden bir tanesi. Ders çalışmak ya da sınavlarda başarılı olmak elbette önemli ama sizin bir de sosyal sorumluluğunuz var, gençlerimize karşı." şeklinde konuştu.

Selçuk, bu öğrencileri cesaretlendiren ağabeyleri gibi onların da bu konularda hevesli olan çocukları yönlendirebileceklerini dile getirerek, "Türkiye için, aileniz için, kendiniz için hayallerinizi ortaya daha çok koyun. Eminim ki çok güzel şeyler yapacaksınız." dedi.

– "Olimpiyatlara katılmak için lise hayatım boyunca çalıştım"

Öğrenciler Atacan İyidoğan, Mehmet Hamza Erol ve Yusuf Kılıçarslan da, bilgisayar olimpiyatlarına nasıl hazırlandıklarını anlatarak, yaşadıkları heyecanı dile getirdi.

Atacan İyidoğan, bu tür olimpiyatlara giden ağabeylerinden kodlama öğrendiğini belirterek, "Olimpiyatlara hazırlanmak için bize ders verdiler. Olimpiyatlara katılmak için lise hayatım boyunca çalıştım ve altın madalya aldım." dedi.

Mehmet Hamza Erol ve Yusuf Kılıçarslan da, önce TÜBİTAK'ın düzenlediği ulusal bilim olimpiyatlarına katıldıklarını, sonrasında da uluslararası yarışma amacıyla düzenlenen takım seçmelerine girdiklerini, milli takıma seçilen dört öğrenci olarak Japonya'daki yarışmaya gittiklerini söyledi.

Japonya'da düzenlenen ve 87 ülkeden 335 başarılı öğrencinin 7-8 Eylül'de yarıştığı 30. Uluslararası İnformatik Olimpiyatları'nda Atacan İyidoğan, güçlü rakiplerini geride bırakarak 25 altın madalyadan birini Türkiye'ye getirmişti. Türk takımından Caner Demirer, Mehmet Hamza Erol ve Yusuf Kılıçarslan da bronz madalya almıştı.

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk da, öğrencilerin başarısını sosyal medyadan duyurmuş ve tebriklerini ileterek, Türkiye'ye geldiklerinde tanışmak istediğini belirtmişti.

“Milli eğitim ailemizin her ferdi omuzlarında büyük sorumluluk taşıyor”

ANKARA (AA) – Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Milli Eğitim Bakanlığının dinamik ve özverili ailesinin ülkenin büyük hedeflerine ulaşma noktasında değişim ve dönüşümün lokomotifi konumunda olduğuna işaret ederek, "Bu yüzden milli eğitim ailemizin her bir ferdi, omuzlarında büyük sorumluluklar taşımaktadır." değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Selçuk, yeni eğitim öğretim yılının başlaması dolayısıyla yayımladığı mesajda, çocuklara, öğretmenlere, velilere ve bütün eğitim camiasına 2018-2019 eğitim öğretim yılında sağlıklı, başarılı ve huzur dolu bir çalışma dönemi diledi.

Yeni eğitim öğretim yılının başlamasıyla eğitime gönül veren herkesle beraber tarifi imkansız bir heyecanın içinde olduklarını vurgulayan Selçuk, şu ifadeleri kullandı:

"Sevgi, umut ve işimizi en iyi şekilde yapma gayreti, tüm eğitim öğretim yılı boyunca kılavuzumuz olsun.
Milli Eğitim Bakanlığının dinamik ve özverili ailesi ülkemizin büyük hedeflerine ulaşma noktasında değişim ve dönüşümün lokomotifi konumundadır. Bu yüzden milli eğitim ailemizin her bir ferdi, omuzlarında büyük sorumluluklar taşımaktadır. Milletimizin azim ve kararlılığı, bizlere duyulan güven, verilen destek en büyük güç kaynağımızdır. Özellikle Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliği ve desteğiyle yeni eğitim öğretim yılı boyunca eğitimde 2023 hedeflerimize ulaşmak adına hep birlikte azimle çalışacağız."

– "Sadece çocuklarımız değil, hepimiz sizlere emanetiz"

Öğretmen meslektaşlarına hitap eden Selçuk, "Sizler, öğrencilerimizin hayat kapılarını açan anahtarlarsınız. Yavrularımıza siz rehberlik edecek, düşlediğimiz dünyaları inşa etmeleri için sizler onlara yardımcı olacaksınız. Sadece çocuklarımız değil, hepimiz sizlere emanetiz." görüşünü vurguladı.

Bakan Selçuk, velilere hitaben "Milli eğitim ailemizin asli bir parçası olduğunuzu unutmayınız. Sabırla ve fedakarca büyüttüğümüz çocuklarımızı usanmadan dinleyelim. Onlara kulak verirsek, kendilerini ifade etmelerine fırsat tanırsak, emin olun ki her çocuğumuzun içindeki o muhteşem potansiyel ve kahraman canlanacaktır. Çocuklarımızı hep birlikte çalışarak, birbirimize güvenerek en iyi ve güzel şekilde yetiştirebiliriz." ifadelerini kullandı.

– "Siz ülkemizi daha güçlü yarınlara taşıyacaksınız"

Bakan Selçuk, "Sevgili öğrencilerim, çocuklarım, yavrularım" sözleriyle seslendiği öğrencilere yönelik olarak da şunları kaydetti:

"Sizler için milli ve manevi değerlerine sahip çıkan, evrensel ile yerel değerleri harmanlamış, girişimci, vizyoner, dünyadaki gelişmeleri takip eden, bilime sevdalı, teknoloji üreten ve mutlu bireyler olabileceğiniz daha parlak bir gelecek hazırlamak bizim vazifemiz. Siz ülkemizi daha güçlü yarınlara taşıyacaksınız. Bu yüzden hem kendinize hem ailenize ve hem de milletimize karşı sorumluluklarınızı aşkla yerine getirmeniz sizden tek beklentimiz. Biz her daim yanınızdayız ve tek işimiz size hizmet etmektir."