Türkiye Barolar Birliği 35. Mali Olağan Genel Kurulu

SAMSUN (AA) – Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu, "Müdafaa-i Hukuk'tan geliyoruz. Hukukun üstünlüğünün sağlanması mücadelesinin bayrağını taşıyoruz. 100 yıldan bu yana yürüyoruz." dedi.

Feyzioğlu, Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkışının 100'üncü yıl etkinlikleri kapsamında Samsun'da yapılan Türkiye Barolar Birliği 35. Mali Olağan Genel Kurulunun açılışında yaptığı konuşmada, Samsun'un meşruiyetini haktan ve hukuktan alan Milli Mücadele'nin başkenti olduğunu söyledi.

19 Mayıs 1919'un 100'üncü yılında Türkiye'nin 81 ilinden gelen avukatların Samsun'da bulunmasının çok büyük anlam taşıdığına işaret eden Feyzioğlu, "Müdafaa-i Hukuk'tan geliyoruz. Hukukun üstünlüğünün sağlanması mücadelesinin bayrağını taşıyoruz. 100 yıldan bu yana yürüyoruz." diye konuştu.

Feyzioğlu, Yönetim Kurulu Üyesi Sabri Çepik'in kızı Dilan'ın Ankara'da geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybetmesi nedeniyle genel kurulda bulunamadığını belirterek, "Büyük bir acı yaşıyoruz. Bir arkadaşımız eksik. Hukuka inandığı için 25 yaşında bir evladımızı toprağa verdik. Tek kusuru bu ülkede hukuk kurallarına güvenmekti. Allah'tan rahmet, annesine ve babasına sabır diliyorum." ifadesini kullandı.

Feyzioğlu, hayatını kaybeden baro başkanları, delegeler ile saldırılar sonucu görevi başında katledilen avukatları da andı.

İstanbul'da darp ve işkenceye maruz kaldığı öne sürülen avukat Sertuğ Sürenoğlu'na ilk günden beri sahip çıktıklarını aktaran Feyzioğlu, konuyla yakından ilgilenen İstanbul Barosu Avukat Hakları Merkezine özellikle teşekkür etti.

Feyzioğlu, "Türkiye Barolar Birliği olarak konunun en önemli gündem maddesi olmasını sağladık. Hem avukat Sertuğ Sürenoğlu'nun ev hapsi bitecek hem de belindeki silahı, 'Bir düğün için bu yapılır mı?' cümlesi üzerine işkence yapmak için kullananlar bunun cezasını alacak. Gün gelecek, o işkenceciler de bir avukatın yardımından yararlanmak için çırpınacak." değerlendirmesinde bulundu.

Silivri'de yargılanan avukatlarla ilgili gerekçeli kararı beklediklerini bildiren Feyzioğlu, "Adil yargılanmadıklarını bağıra bağıra tüm dünyaya ilan edeceğiz. Gerekçeli karar çıktıktan sonra göreceksiniz." dedi.

Feyzioğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

"Samsun'da şu sözü bir kez daha size TBB Yönetim Kurulu olarak veriyorum. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ışıklı yolunda, hukukun üstünlüğü mücadelesinde yorulmak yok, dinlenmek yok. Hedef, çağdaş uygarlık seviyesinin üstüne hep birlikte çıkmak. Bu kentten aldığımız heyecanla ortak akla, iyiye, doğruya, birliğe ulaşabileceğimize inanıyorum."

Genel kurula Samsun Valisi Osman Kaymak, CHP Samsun Milletvekili Neslihan Hancıoğlu, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.

TBB Başkanı Feyzioğlu Şanlıurfa'da

ŞANLIURFA (AA) – Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu, Ankara'da, trafik kazasında hayatını kaybeden eski Şanlıurfa Baro Başkanı Avukat Sabri Çepik’in kızı Dilan Çepik'in, Siverek ilçesindeki cenaze törenine katıldı.

Ankara'da yolun karşısına geçerken otomobilin çarpması sonucu hayatını kaybeden psikolog Dilan Çepik (25), otopsinin ardından memleketi Şanlıurfa'nın Siverek ilçesine getirildi.

Çepik'in cenazesi, Abdülkadir Geylani Camisi'nde kılınan cenaze namazının ardından Asri Mezarlık'ta toprağa verildi.

Cenaze törenine katılan TBB Başkanı Metin Feyzioğlu ve Sabri Çepik, burada taziyeleri kabul etti.

Feyzioğlu, daha sonra gazetecilere yaptığı açıklamada, olaydan duyduğu üzüntüyü dile getirerek, şunları kaydetti:

"Bunun aslında bir kaza olmadığını söylemem lazım. Çünkü kızımız kurallara uyduğu için öldürüldü. En sağdaki birinci araç yol veriyor, o yol verdiği için yola çıkıyor. İkinci araç ve üçüncü araç yol veriyor diye geçiyor. 4. aracı biz kamera kaydından görüyoruz, kaptırmış geliyor. 3 tane araç sağda durmuş, yaya geçidinde. Her yerde yaya geçidi işaretleri var, yerde çizgiler var. Frene basacağına gaza basıyor. Arabanın içinden dört tane kişi çıkıyor, ağızlarında sakız, arabada zangır zangır bir müzik sesi ve laubali… Bunlar tanıkların beyanı ve kamera kayıtlarından gördüklerimiz. Oradan bir milletvekilimiz ve vatandaş koşup geliyor ve diyorlar ki 'En önde senin araban var, diğer araçlar ilerleyemiyor. Kızı senin arabaya atıp hastaneye götürelim.' O şahıs ise 'ben o sorumluluğu alamam.' diyor. Bu ibretlik bir durumdur. Bir ülke düşünün ki gencecik bir kızımız kurallara uyduğu ve herkesin kurallara uyacağını düşündüğü için öldürüldü."

Aksaray'da, önceki gün bürosunda uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden 47 yaşındaki avukat İbrahim Ergin ile ilgili de değerlendirmede bulunan Metin Feyzioğlu, "Dava açacak birini bulsak açacağız ama öldüren de kendisini öldürdü. Çünkü şiddeti yaşam biçimi haline getirmiş. Gelin biz, evlatlarımızı nasıl daha iyi yetiştirebileceğimizi konuşalım. Yani şiddetsiz bir toplumu, insanları şiddetten nefret ettirerek, şiddetten uzak tutarak nasıl yaratabileceğimizi konuşalım. Çünkü şiddetin olduğu yerde hukuk olmaz, şiddetin olduğu yerde demokrasi olmaz, şiddetin olduğu yerde insanlık olmaz." dedi.

“YSK kararını beklemeyi tavsiye ediyorum”

EDİRNE (AA) – Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, İstanbul'daki seçimlere ilişkin, Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) kararının beklenmesi gerektiğini söyledi.

Feyzioğlu, yönetim kurulu toplantısına katılmak üzere geldiği Edirne'de, gazetecilere yaptığı açıklamada, Türkiye'nin İstanbul'daki seçimlerle ilgili YSK'dan çıkacak kararı merakla beklediğini ifade etti.

Seçmen listelerinin askıya çıkmasının ardından itiraz süresinin tamamlanması sonrası kesinleştiğini belirten Feyzioğlu, seçmen listelerinin tekrar tartışma konusu yapılmaması gerektiğini savundu.

Feyzioğlu, baro başkanları olarak siyasi particilik yapmadıklarını ve olaylara hukuk çerçevesi dahilinde yaklaştıklarını anlattı.

Sandık kurulu başkan ve üyelerinin tartışma konusu yapılamayacağını da ileri süren Feyzioğlu, "YSK'nın kararını beklemeyi tavsiye ediyorum. Bu süreç tamamlanacak. Süreç tamamlanırken, sürecin tamamlanmış parçalarını sürekli açalım denmemesi lazım." dedi.

Feyzioğlu, bir gazetecinin "CHP'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu'na mazbata verilmemesinin nedeni" ile ilgili sorusu üzerine, "Mazbatayı biz vermiyoruz. Yüksek Seçim Kurulu'na itiraz süreci tamamlandıktan sonra… Şu an kabul edilmiş olan itirazların gereği yapılmakta. Şu an bazı itirazlar kabul edilmiş, kabul edildiğine göre gereği devamı geliyor bunun." diye konuştu.

YSK'nın sonuçları açıklamasının beklenmesinin gerektiğine vurgu yapan Feyzioğlu, "Seçimler ülkeye bayram getirir ve bayram getirmelidir. YSK işlerini bitirsin ve bu bayramı hep birlikte yaşayalım." ifadelerini kullandı.

Feyzioğlu, bir gazetecinin, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'in "Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile meslekten ihraç edilen öğretmenleri zabıta olarak belediyede işe alacakları" yönünde basına yansıyan açıklamalarını hatırlatıp, bunun hukuki boyutunu sorması üzerine, şunları kaydetti:

"696 sayılı KHK var. Bu OHAL KHK’sı. Buna göre kamudan ihraç edilmiş kişilerin tekrar kamu görevinde çalıştırılmasına bir engel var ama denilebilir ki 'OHAL KHK’ları OHAL döneminde geçerlidir, geçerliliği kalmamıştır.' denilebilir, denilmeyebilir. Yargının vereceği karara doğru gider. Enine boyuna düşünülmesi lazım. Türkiye artık her sorununu aşmak zorunda. Artık o ara dönem sorununu da huzur içerisinde aşmak zorunda. Görürüz böyle de bir şey olursa."

Metin Feyzioğlu, daha sonra Edirne Barosu Konferans Salonu'nda stajyer avukatlara eğitim verdi.

“Hukuk fakültesini bitirenlere baraj sınavı geliyor”

SAMSUN (AA) – Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu, "Yıllardır avukatlık sınavı peşindeydik. Avukatlık sınavı olmayacak ama başka bir şey olacak. Hukuk fakültesini bitirenlerden avukat, hakim, savcı veya noter adaylığına başvuracak olanların, bu mesleklere girişte aşmaları gereken bir baraj sınavı geliyor." dedi.

Feyzioğlu, Samsun Adalet Sarayı Konferans Salonu'nda düzenlenen söyleşide, genç avukatlara mesleki tecrübelerini anlattı.

Vicdani kanaat, ikna olma, şüphe, akıl yürütme, muhakeme, yargılama gibi kavramların yargıdaki önemine değinen Metin Feyzioğlu, "Her hakimin kendi muhakeme usulü olmaz. En çok rahatsız olduğumuz hususlardan biridir. Her hakimin mahkemesinde, 'Bu bana daha doğru geliyor' diye kendi usulünü uygulaması olamaz." diye konuştu.

Kimsenin keyfi bir tutumla karar veremeyeceğine işaret eden Feyzioğlu, avukat, hakim ve savcının, varlığının sebebinin farkında olması ve görevini en iyi şekilde yapması gerektiğini aktardı.

  • Hukuk fakültesi mezunlarını "rütbeli polisliğe" yönlendirecek proje

Metin Feyzioğlu, Adalet Bakanlığı ile çok ciddi ve güzel bir yargı reformu çalışması içinde olduklarını dile getirerek, şöyle devam etti:

"Umut ediyorum nisan ayında Sayın Bakan tüm ayrıntılarını açıklayacak. Avukatlıktan gelen, adliye koridorlarında avukatlık yapmış bir Bakan ile bunca yıldan sonra çalışabildiğim için çok mutluyum. Birbirimizi anlayabiliyoruz ve çözüm de getirebiliyoruz. Yıllardır avukatlık sınavı peşindeydik. Avukatlık sınavı olmayacak ama başka bir şey olacak. Hukuk fakültesini bitirenlerden avukat, hakim, savcı veya noter adaylığına başvuracak olanların, bu mesleklere girişte aşmaları gereken bir baraj sınavı geliyor. Baraj muhtemelen 70 olacak."

Sınavı geçen kalitede öğrenci yetiştirmeyen hukuk fakültelerinin kontenjanını doldurmaması gerektiğini belirten Feyzioğlu, şunları kaydetti:

"Sınava girmeyen veya sınavı geçemeyenlere de elbette iş bulmak lazım. Yıllarca polis akademisi öğrencilerine hukuk dersi vermeye çalıştık. Başarılı olamadık, çünkü dünyaya bakış açımız farklı. Dünya bunun yolunu bulmuş. Hukuk fakültesi mezunlarını rütbeli polisliğe yönlendiriyor. Gerçekten çözüm oluyor. İlk adımdan itibaren hukuk kurallarını hukukçu gibi bilen bir kişinin iyi bir polislik eğitimi almasından söz ediyorum. Buna Adalet Bakanımız son derece sıcak bakıyor. Bildiğim kadarıyla İçişleri Bakanımız da çok sıcak bakıyor. Sayın Cumhurbaşkanımız da sıcak bakarsa, bu işin Avrupa'ya parmak ısırtacak bir proje olarak gelişmesini sağlamak da bizim görevimiz olmalı. Orta vadede ise tüm avukat, hakim ve savcıların Fransa'da olduğu gibi yüksek lisans zorunluluğuna tabi tutulması, Almanya'daki gibi iki devlet sınavından sonra mesleğe başlamaları gerekir."

Konuşmaların ardından Metin Feyzioğlu, Samsun Barosunca Ömer Halisdemir Konferans Salonu'nda düzenlenen programa katılarak, meslekte 25, 40, 50 ve 60 yılını tamamlayan avukatlara madalya ve plaketlerini takdim etti.

Programa, Samsun Valisi Osman Kaymak, Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Yavuz, Adalet Komisyon Başkanı Kemal Alver, Samsun Baro Başkanı Kerami Gürbüz ile adli yargı mensupları ve avukatlar katıldı.

“16. Karadeniz Genişletilmiş Baro Başkanları” toplantısı

ZONGULDAK (AA) – Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu, "Avukatları dışlayan hiçbir çözüm gerçekçi değildir. Avukatı dışlayan her çözüm, devletin hizmetle yükümlü olduğu vatandaşı dışlayan çözümdür. Biz vatandaşın temsilcisiyiz. Bizim dışlandığımız her yerde vatandaş dışlanmıştır. Şu anda iyi bir süreci el birliğiyle yürütüyoruz." dedi.

Zonguldak Barosu'nun ev sahipliğinde düzenlenen "16. Karadeniz Genişletilmiş Baro Başkanları" toplantısında konuşan Feyzioğlu, kentte bulunmaktan dolayı mutlu olduğunu söyledi.

Bölgesel toplantıları önemsediklerini ifade eden Feyzioğlu, "Bugüne kadar hiçbir Karadeniz toplantısını kaçırmadık ama Karadeniz de bizi milli davamızda hiç yalnız bırakmadı. Karadeniz vilayetlerinin tüm barolarına teşekkür ediyorum. Bizim olmazsa olmazımız Türkiye, olmazsa olmazımız Cumhuriyet ve olmazsa olmazımız Türk milleti. Bu müştereklerde buluştuktan sonra diğer her hususta tartışırız, görüşürüz ve ortak noktalara ulaşırız." ifadelerini kullandı.

Feyzioğlu, yargıya ilişkin önemli gelişmeler yaşadıklarını ve yaşamaya devam ettiklerini belirterek, şöyle konuştu:

"Yargının zirvesi, Adalet Bakanlığı'nın ev sahipliğinde toplandı. Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve Danıştay Başkanımız, biz, Adalet Bakanımız ve Yüksek Öğretim Kurumu Başkanımız bir araya geldik. Bölgeleri temsilen çok sayıda baromuz, çeşitli illerin başsavcıları, adalet komisyonu başkanlarımız ile çok sayıda hukuk fakültesi dekanı katıldı. Bu büyük zirvede yargı reformunu konuştuk. Genellikle konuşur konuşur dağılırız ve bir sonuç da almayız. Bu sefer öyle değil bir sonuca doğru kararlı adımlarla hep birlikte ilerlediğimizi görüyorum."

Bu konuda lokomotif görevi yapan Adalet Bakanı Abdulhamit Gül'e teşekkür eden Feyzioğlu, "Kendisi avukatlıktan gelme bir bakan. Yıllarca fiilen avukatlık yapmış ve ekmeğini avukatlıktan kazanmış biri olarak avukatların sorunlarını yaşayarak bilen birisi. Bunları da ortak aklı bularak çözmeye kararlı. TBB olarak daha sonra Meclis'teki tüm hukukçu milletvekillerini bir araya getirdiğimiz, tarihimizde ilk kez gerçekleştirilen bir çalışma ve kaynaşma yemeği düzenledik. Bu yemekte de dost ortamında sorunlar konuşuldu. Amacımız bu sorunları ülkemizin üstün menfaatini gözeterek çözmektir." ifadesini kullandı.

"Ben çözümlerin olacağını inanıyorum." diyen TBB Başkanı Feyzioğlu, şunları söyledi:

"Avukatları dışlayan hiçbir çözüm gerçekçi değildir. Avukatı dışlayan her çözüm, devletin hizmetle yükümlü olduğu vatandaşı dışlayan çözümdür. Biz vatandaşın temsilcisiyiz. Bizim dışlandığımız her yerde vatandaş dışlanmıştır. Şu anda iyi bir süreci el birliğiyle yürütüyoruz."

“İnsanlığını unutandan hukukçu olmaz”

DÜZCE (AA) – Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, "Hukuk kitabı okuyarak hukukçu olunacağını düşünenler yanılır. Hukuk, merkezine insanı koyan bir meslektir, insanlığını unutandan hukukçu olmaz." dedi.

Feyzioğlu, Düzce Adliyesi karşısında bulunan Düzce Barosu'nun yeni hizmet binasının açılış törenindeki konuşmada, binanın yapımında büyük zorluk çekildiğini anlattı.

Binayı sadece avukatların kullanmaması gerektiğini dile getiren Feyzioğlu, "Burada sanatsal faaliyetler olmalı. Burada sergiler açılmalı, konserler verilmeli. Küçük tiyatro oyunları oynanmalı, şiir geceleri düzenlenmeli, mesleki faaliyetler yapılmalıdır. Ben hep söylerim, bir hukukçunun, hukukçu olmasını sağlayan okuduğu hukuk kitapları değildir. Hukuk kitabı okumadan zaten hukukçu olunmaz ama hukuk kitabı okuyarak hukukçu olunacağını düşünenler yanılır. Hukuk, merkezine insanı koyan bir meslektir, insanlığını unutandan hukukçu olmaz." diye konuştu.

Roma'da düzenlenen Uluslararası Hukuk Konferansı'na katıldığını hatırlatan Feyzioğlu, şunları kaydetti:

"Uluslararası Barolar Birliği'nin toplantısından geliyorum, orada genel kurulda da söylediğim şu; 'Benden bugünü kötüleyen, eleştiren bir konuşma yapmamı beklerken, dünü methetmemi istiyorsunuz. Ben dünü, çete oluşumunu, dünün FETÖ oluşumunu size aklayacak tek cümle etmem.' dedim. Hiç kimse bana bunu söyletemez, hiç kimse bana kumpas davalarını, FETÖ çetesinin öldürdüğü, kahrettiği insanların acısını unutturamaz. Ama bu güne ilişkin taleplerimizi, yanlışları kuşkusuz söyleyeceğiz. Söylerken amacımız yapıcı olmak."

Metin Feyzioğlu, FETÖ ile etkin mücadele ettiklerini belirterek, "Bize hiç kimse FETÖ'nün bu memlekete yaptıklarını unutturamaz, verdiğimiz mücadeleyi de hiç kimse bu millete unutturmaya kalkmasın." dedi.

Türkiye'deki baroların her zaman devletin yanında yer aldığını kaydeden Feyzioğlu, şunları söyledi:

"Devlet ile hükümet ayrı şeylerdir. Siyasi iktidara, iktidardaki siyasi partiye oy verir, vermezsiniz. Ama devletin yanında olmak, devleti korumak, devlet çatısını taşımak vatan borcudur. Bu vatan borcunu yerine getirmeyenden ne milliyetçi olur ne sosyal demokrat olur ne muhafazakar olur, hiçbir şey olmaz. Vatandaş da olmaz, bu vatan borcudur. Bugünün tüm sorunlarını Allah'ın izniyle aşacağız. Karamsar tablo çizmenin kimseye faydası yok, gerçekleri görmemenin de faydası yok. Sorun var mıdır, vardı. Sorunları aşma gücümüz var mıdır, sorunları aşma gücümüz vardır."

Feyzioğlu ve Düzce Barosu Başkanı Azade Ay, konuşmaların ardından Düzce Barosu'na kayıtlı, meslekte 20-25 yılını dolduran avukatlara plaket verdi. Açılış kurdelesi, protokol üyeleri tarafından kesildi.

Açılışa, Düzce Cumhuriyet Başsavcısı Sedat Çelik, Düzce Adalet Komisyonu Başkanı Ferhan Acar, İl Emniyet Müdürü Hüseyin Deniz, İl Alay Komutanı Albay Mustafa Çetinkaya ile avukatlar ve davetliler katıldı.

Program, hatıra fotoğrafı çekilmesinin ardından sona erdi.

“Altın çevreye zarar vermeden çıkarılacaksa tabii çıkartılır”

ARTVİN (AA) – Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu, "Altın çevreye zarar vermeden çıkarılacaksa tabii çıkartılır. Altının çıkarılmaması, heba edilmesi kaygı değil ama bir devlet ülkesinin 6 ayını, 1 senesini değil 300 senesini planlar." dedi.

Yeşil Artvin Derneğini ziyaret ederek Dernek Başkanı Nur Neşe Karahan ile görüşen Feyzioğlu, gazetecilere yaptığı açıklamada, Artvin'deki maden karşıtı mücadelenin bazı çevrelerce Ankara ve Türkiye'ye siyasi parti kaygısı gibi yansıtıldığını söyledi.

"Oysa meydanda bizim konuştuğumuz, el sıkıştığımız insanların siyasi particiliği yoktu. Artvinliydi hepsi." diyen Feyzioğlu, meydanlarda her siyasi partiden insan, hatta iktidar partisinin gençlik kollarından gençler bulunduğunu ifade etti.

Cerrattepe bölgesindeki madencilik faaliyetlerine ilişkin ilk bilirkişi raporunda, "Bu madeni çıkartırsanız Artvin şehri ölür." ifadesinin yer aldığını öne süren Feyzioğlu, "İlk ÇED olumsuz raporu, gerekçeleriyle son derece doyurucu. İkinci bilirkişi raporu ise ilk raporu yok saymış, 'Bir şey olmaz' diyor. Burada bir şehrin kaderinden bahsediyoruz. Burada 100 sene sonra yaşayacak insanların da kaderinden bahsediyoruz." diye konuştu.

Feyzioğlu, altının çevreye zarar vermeden çıkarılabileceğini aktararak şunları söyledi:

"Altın çevreye zarar vermeden çıkarılacaksa tabii çıkartılır. Altının çıkarılmaması, heba edilmesi kaygı değil ama bir devlet ülkesinin 6 ayını, 1 senesini değil 300 senesini planlar.
Bir şehrin yok olması anlamına gelecek bir faaliyeti de 6 ayı kurtaracak, 2 yılı kurtaracak diye yapmaz. Bu, devletin ciddiyetine, varlık sebebine aykırı bir durum. Bize hiçbir sebeple ikna edici gelmedi."

ÇED raporunun olumlu olduğuna dikkati çeken Feyzioğlu, "İlk raporun ne dediğini çok iyi biliyoruz. Bundan sonraki süreçler çok daha rahatsız edici. İkinci rapor öncesi iptal kararı veren hakimler başka yere gönderildi. Mahkeme dağıtıldı, yeni gelen hakimler 'Olsun, deneyelim. bakalım' dediler." değerlendirmesinde bulundu.

“Hukuk ve adalet paydasında buluşturduğumuzda her sorunu çözebiliriz”

ARTVİN (AA) – Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu, "81 milyonu hukuk ve adalet paydasında buluşturduğumuzda her sorunu çözebiliriz. Bizim çözemeyeceğimiz hiçbir sorunumuz yok. Çözümün önündeki en büyük engel biziz." dedi.

Feyzioğlu, TBB tarafından kentteki otelde düzenlenen 15. Karadeniz Genişletilmiş Baro Başkanları Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, farklı siyasi görüş ve düşünceleri bulunmasına rağmen ortak paydalarının adalet ve hukukun üstünlüğü olduğunu söyledi.

Son derece kutuplaşmış, yüzdelere bölünmüş Türkiye'de farklı siyasi dünyalardan baro başkanları ve hukukçular aynı dili konuşuyorsa bundan alınacak önemli dersler bulunduğunu belirten Feyzioğlu, "Demek ki 81 milyonu hukuk ve adalet paydasında buluşturduğumuzda her sorunu çözebiliriz. Bizim çözemeyeceğimiz hiçbir sorunumuz yok. Çözümün önündeki en büyük engel biziz. Azıcık bizim gibi düşünmeyen birisi varsa hemen 'hain' diye damgalamak… Oysa herkes bu güzel ülkenin iyiliği için düşünce üretiyor." ifadelerini kullandı.

Türkiye'de işsizlik sorunu olduğunu, hiç kimsenin bunu inkar edemeyeceğini dile getiren Feyzioğlu, Türk lirasının aşırı değer kaybettiğini ifade etti.

"Bunun bir kısmı dışarıdan müdahale ile ama yapısal bir sorunla karşı karşıya olduğumuzu da hiç kimse inkar edemez." diyen Feyzioğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye'de enflasyonda çok hızlı tırmanma var. Bunu da inkar edemeyiz. O zaman çözüm üretmek zorundayız. Bazıları 'Ekonomi senin meselen mi? Hukuk senin meselen.' diyecek. Hayır. Biz bu ülkede yaşıyoruz ve ekonominin içinde bulunduğu sıkıntının sebebi ne fabrika yapacak arsanın yokluğu ne elektrik kesintisi ne de su yokluğu.

Ekonominin içinde bulunduğu sıkıntının bir numaralı sebebi, hukuk güvenliğinin olmamasıdır."

Feyzioğlu, Türkiye'de yargıya güvenin yüzde 20'lere düştüğünü, bunun ülkenin yargıyla ilgili en üst kurumlarının başındakilerinin de tespiti olduğunu öne sürdü.

"Yüzde 80'i yargınıza güvenmediği bir yerde yabancı yatırımcı Türkiye'ye gelir mi?" ifadesini kullanan Feyzioğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Yerli yatırımcı parasını Türkiye'de tutar mı? Bu, avukatların meselesidir, hukukçuların meselesidir. Türkiye'de ifade özgürlüğünü sağlamak zorundasınız. Türkiye'de mülkiyet hakkının güvencesini sağlamak zorundasınız. İnsanların haksız yere tutuklanmasının önüne geçmek zorundasınız. (Türkiye'de birileri talimat verir, birileri tutuklanır. Birileri talimat verir, istenen salınır) şeklindeki algıyı kırmak zorundasınız. Bunu nasıl yapacaksınız? Yargıyı güvenilir kılarak. Yargıyı da mevcut Anayasa'nın sistemiyle güvenilir kılmamız mümkün değildir.

Türkiye, on binlerce namuslu, fedakar, çalışkan, işini cesaretle yapan avukatın, savcının, hakimin omuzları üstünde duruyor. Bir yerde kişi güvenliği, hukuk güvenliği kişilerin cesaretine emanet edilmişse orada güvenlik yoktur. Bizim sisteme güvenmemiz lazım. Bu sistemi mutlaka değiştirmemiz gerekiyor. Bir referandum geçirdik ama demek ki bu referandumda yanlış yapıldı. Eğer yanlışlık varsa sonuçtan dönmek her zaman mümkündür. Hep birlikte gelin, bunu konuşalım. Doğrusu neyse hep birlikte bunu yapalım."

Yeni Ekonomi Programı'nı eleştiren Feyzioğlu, "Önemli olan 'Yargıyı güvenilir kılacağız.' cümlesini sarf edebilmek ve inandırabilmek." dedi.

HSK'nin yapısına ilişkin de eleştirilerde bulunan Feyzioğlu, "Kürsüde siyaset yapan hakim istemiyoruz ama siyasetin güdümüne giren hakim de istemiyoruz. Bunu sağladığımız gün Türkiye'ye yatırım akar." ifadelerini kullandı.

TBB'nin kuruluşunun 49. yılı

ANKARA (AA) – Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu, avukatlık stajına giriş ve staj sonunda avukatlığa kabul için sınav getirilmesini istediklerini bildirdi.

Feyzioğlu, TBB'nin kuruluşunun 49. yılı dolayısıyla yayımladığı mesajda, 49 yıldır hukukun üstünlüğü, adil yargılanma ve savunma hakkı için mücadele ettiklerini, avukatların ve savunmanın hukuk devleti ve demokrasi için vazgeçilmez olduğunu anlattıklarını; nerede, ne sıkıntı varsa halkın, vatandaşın yanında yer aldıklarını ifade etti.

Ancak meslektaşlarının sorunlarının her geçen yıl daha da arttığını kaydeden Feyzioğlu, şunları kaydetti:

"Yargının bağımsızlığına, tarafsızlığına ve güvenilirliğine ilişkin toplumdaki büyük güvensizlik ise en büyük sorunumuz. Türkiye'nin on binlerce namuslu, çalışkan, fedakar avukatı, hakimi, savcısı olmasına rağmen sistemin siyasetin müdahalesine açık olması güvensizlik yaratıyor. Bu da iş takipçilerinin halkın gözünde alın teriyle görevini yapan avukatlara karşı haksız rekabetine yol açıyor.

Kürsüden siyaset yapan hakim de istemiyoruz, siyasetin telkin ve tavsiyesine açık hakim de istemiyoruz. Avukatlarımıza, hakimlerimize, savcılarımıza güveniyoruz. Ancak kişisel güvence yetmiyor, sisteme güvenmek istiyoruz. Son günlerde yaşadığımız pek çok sıkıntılı durum da güvenilir bir sistem kurmanın Türkiye için bir milli birlik, beraberlik ve beka meselesi olduğunu ispatlamıştır."

Feyzioğlu, TBB'nin, seçimlerden önce gazetelere verdiği ilanda cumhurbaşkanı ve milletvekili adaylarından taleplerini sıraladığını belirterek, bunların içinde en önemlilerinden birinin avukatlık sınavı olduğunun altını çizdi.

Mevcut avukatlar, stajyerler ve hukuk fakültesi öğrencileriyle avukat sayısının beş yıl içerisinde 170 binin üzerinde olacağına işaret eden Feyzioğlu, bu süreçte Türkiye ekonomisinin yüzde 50 büyümeyeceğini ama avukat sayısının yüzde 50 artacağını ifade etti.

Bunun, zaten pek çoğu yoksulluk seviyesinde yaşayan özellikle genç avukatlar için daha büyük sıkıntılar anlamına geldiğini vurgulayan Feyzioğlu, "Avukatlık stajına giriş ve staj sonunda avukatlığa kabul için sınav getirilmesini talep ediyoruz." ifadelerini kullandı.

Barolar eliyle yürüyen bir sosyal devlet hizmeti olan adli yardım ücretlerinin Maliye tarafından çok geç yatırılmasının ve görevleri yıllarca devam eden CMK avukatlarının ücretlerinin birkaç 100 lira seviyesinde olmasının, bu hizmetleri avukatlar için angarya haline getirdiğini belirten Feyzioğlu, devlet kurumları ve belediye arasındaki anlamsız çekişme ve bürokrasi sebebiyle başkentin tek parça bir adliyeden yoksun olmasının sadece avukatlar için değil, hak arayan vatandaşlar için de eziyete dönüştüğünü kaydetti.

Feyzioğlu, Adalet Bakanlığı ve TBB'nin birlikte çalışarak, karşılıklı anlayış içerisinde sorunları çözmesinin mümkün olduğunu da belirtti.

UPDATE – Turkish Bar Association slams US sanctions move

UPDATES WITH DETAILS

By Merve Aydogan

ANKARA (AA) – The Turkish Bar Association on Thursday criticized the U.S. move to impose sanctions on two Turkish ministers for not releasing an American pastor, who faces terrorism charges in Turkey.

Metin Feyzioglu, the association's head, said in a statement: "Threatening messages and sanctions issued against our country for the release of their citizen detained in Turkey by relevant authorities of the United States are unacceptable."

Feyzioglu's statement was sent to the Council of Europe, U.S. Bar Association and other international professional associations.

He asserted that such a move by the U.S. not only undermines international law but also is an attempt to interfere with the justice system of a sovereign state.

Feyzioglu described the U.S. move as "contrary to rule of law", adding: "Some U.S. officials have rather taken a hammer in their hands and treat every problem they face in foreign policy as nails.

"Turkish judiciary will give a verdict in accordance with universal rules for fair trial. No one should doubt this."

Recalling that Turkey and the U.S. are allies, Feyzioglu highlighted that such an alliance is not just important for the two nations but also for the entire world.

"Basis of an alliance is having mutual respect for international law and the sovereign rights of states," he said.

On Wednesday night, White House spokeswoman Sarah Sanders said the U.S. was imposing sanctions on Interior Minister Suleyman Soylu and Justice Minister Abdulhamit Gul for not releasing American Pastor Andrew Craig Brunson.

Sanders said the U.S. would block "any property, or interest in property of the two ministers".

Brunson has been charged in Turkey with spying for the PKK — a designated terrorist group in the U.S. and Turkey — and U.S.-based Fetullah Gulen and the Fetullah Terrorist Organization (FETO), the group behind the defeated July 2016 coup attempt in Turkey which martyred 251 people and injured thousands.

Ankara also accuses FETO of being behind a long-running campaign to overthrow the state through the infiltration of Turkish institutions, particularly the military, police, and judiciary.