İran'dan ABD yaptırımlarını etkisizleştirme planı

ANKARA (AA) – İran Merkez Bankası Başkanı Abdunnasır Himmeti, ABD'nin yaptırımlarını etkisizleştirmek ve döviz piyasasını dengelemek için komşu ve dost ülkelerle mali mekanizmaları geliştirmeyi öngören altı maddelik plan hazırlandığını açıkladı.

İran Merkez Bankası Başkanı Himmeti, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ABD'nin ekonomik baskılarını etkisiz hale getirmek için hazırlanan planla, enflasyonu durdurmayı ve döviz piyasalarındaki dalgalanmaların kontrolünün amaçlandığını belirtti.

Himmeti, ABD'nin İran petrolünü hedef alan yaptırımlarına karşı petrol dışı ihracatın artırılması ve ihracattan elde edilen dövizin ülke ekonomisine dahil edilmesinin hedeflendiğini aktardı.

Döviz piyasasının güçlendirilmesi ve piyasadaki döviz dengesinin sağlanması yoluyla piyasa istikrarının korunmaya çalışılacağının altını çizen Himmeti, hazırlanan plan doğrultusunda temel ihtiyaç malzemelerinin temini için de gerekli dövizin sağlanacağını dile getirdi.

İran Merkez Bankası Başkanı, yaptırımları etkisizleştirmek için hazırlanan plan kapsamında komşu ve dost ülkelerle özel mali mekanizmalar kurulmasının önemini de vurgulayarak, ithalatın da takas sistemiyle gerçekleştirileceğini kaydetti.

ABD yönetimi, BM Güvenlik Konseyi'nin 5 daimi üyesi ve Almanya ile İran arasında 2015'te imzalanan nükleer anlaşmadan Mayıs 2018'de tek taraflı çekilerek İran'a yönelik yaptırımları geri getirmişti.

ABD'nin anlaşmadan çekilmesinin ardından Tahran yönetimini nükleer anlaşmada tutmak isteyen Almanya, İngiltere ve Fransa, İran'la ticareti kolaylaştırmak ve Avrupalı şirketleri ABD'nin yaptırımlarından korumak için INSTEX adında ödeme mekanizmasını kurmuştu.

Türkiye'nin, İran'a yönelik tek taraflı ABD yaptırımlarına karşı olduğunu birçok kez dile getiren Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da dün yaptığı açıklamada, "Biz de buna benzer bir mekanizmayı nasıl kurabiliriz, bunu konuşuyoruz." demişti.

Merkez Bankası, politika faizini yüzde 24'te sabit tuttu

İSTANBUL (AA) – Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 24'te sabit tuttu.

TCMB tarafından faiz oranlarına ilişkin yapılan duyuruda, Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya başkanlığında toplanan PPK'nın, politika faizinin yüzde 24 düzeyinde sabit tutulmasına karar verdiği bildirildi.

Duyuruda, son dönemde açıklanan verilerin ekonomideki dengelenme eğiliminin devam ettiğini gösterdiği belirtilerek, "Dış talep nispeten gücünü korurken finansal koşullardaki sıkılığın da etkisiyle iktisadi faaliyet yavaş bir seyir izlemektedir. Cari dengedeki iyileşme eğiliminin sürmesi beklenmektedir." ifadeleri kullanıldı.

İç talep gelişmelerine bağlı olarak enflasyon göstergelerinde bir miktar iyileşme gözlendiği aktarılan duyuruda, şunlar kaydedildi:

"Bununla birlikte, gıda fiyatları ve ithal girdi maliyetlerindeki artışlar ile enflasyon beklentilerindeki yüksek seyir fiyat istikrarına yönelik risklerin devam ettiğini göstermektedir. Bu çerçevede Kurul, enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanana kadar sıkı parasal duruşun korunmasına karar vermiştir. Merkez Bankası fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki bütün araçları kullanmaya devam edecektir. Enflasyon görünümünü etkileyen unsurlardaki gelişmeler yakından izlenerek, parasal duruş enflasyonu hedeflenen patika ile uyumlu seviyelerde tutacak şekilde belirlenecektir."

Duyuruda, açıklanacak her türlü yeni veri ve haberin, Kurul'un geleceğe yönelik politika duruşunu değiştirmesine neden olabileceği vurgulanarak, PPK toplantı özetinin beş iş günü içinde yayımlanacağı bildirildi.

Öte yandan AA Finans'ın PPK toplantısına ilişkin gerçekleştirdiği ankete katılan ekonomistler, faizlerde değişiklik beklemiyordu.

Merkez Bankasından swap hamlesi

İSTANBUL (AA) – Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Döviz Karşılığı Türk Lirası Swap Piyasası'nda vadesi gelmemiş toplam swap satış sınırını yüzde 20'den yüzde 30'a çıkardı.

TCMB, bankalara gönderdiği yazıyla Döviz Karşılığı Türk Lirası Swap Piyasası'nda vadesi gelmemiş toplam swap satış işlem miktarı, Döviz ve Efektif Piyasaları işlem limitlerinin yüzde 30'u ile sınırlandırıldığını bildirdi.

Merkez Bankası 25 Mart Pazartesi günü vadesi gelmemiş toplam swap satış sınırını yüzde 10'dan yüzde 20'ye yükseltmişti.

İş dünyası, TCMB'nin adımlarını değerlendirdi

İSTANBUL (AA) – EDA TOPCU/UĞUR ASLANHAN – İş dünyası örgütlerinin temsilcileri, enflasyonun tek haneli rakamlara inmesi, cari dengenin sağlanması ve buna bağlı olarak faiz oranlarının normalleşmesinin, kendileri için de öncelikli konular arasında olduğunu belirterek, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) bu yöndeki adımlarına destek verdi.

İş dünyası örgütlerinin temsilcileri, Merkez Bankasının son dönemdeki adımlarını AA muhabirine değerlendirdi.

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, Türkiye'nin geçen yıl ekonomide yaşanan dalgalanmalara rağmen güçlü bir irade ile çok önemli kazanımları olan yeni bir mali disiplin ve dengelenme sürecine girdiğini söyledi.

Bu vesileyle iktisadi açıdan da son derece tutarlı adımların atılmasından dolayı büyük bir memnuniyet duyduklarını ifade eden Olpak, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Finansal piyasalarda yaşanan oynaklıklara rağmen ekonomi yönetimimizin ortaya koyduğu akılcı yaklaşım ve Merkez Bankasının yerinde müdahaleleriyle finansal istikrarı korumayı başardık. İş dünyası temsilcileri olarak, enflasyonun tek haneli rakamlara inmesi, cari dengenin sağlanması ve buna bağlı olarak faiz oranlarının normalleşmesi konuları bizim de önceliğimiz.

Yeni yol haritamızla birlikte brüt rezervimizin çok daha güçlü bir noktaya ulaşmasını, önümüzdeki dönemin pozitif bir işareti olarak değerlendiriyoruz. Ekonominin tüm paydaşlarının ortak aklı ile Merkez Bankasının da uluslararası finans piyasalarına güven veren adımlarını sürdüreceğini görüyoruz. Türkiye ekonomisinin, güçlü duruşu ve akılcı para politikaları neticesinde başta Türk lirasının değerini koruyarak kısa vadede ortaya koyduğu pozitif tabloyu orta vadede sürdüreceğine inanıyoruz."

  • "Piyasadaki dinamikleri yavaşlatmamak gerek"

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç de TCMB'nin ana görevinin fiyat istikrarını sağlamak, enflasyonu belirli oranda tutmak olduğunu vurgulayarak, enflasyonun belirsizliği artırdığını, hem iş dünyasının hem de tüketicinin karar vermesini zorlaştırdığını söyledi.

Avdagiç, "Bu yüzden enflasyonla mücadele hepimizin ana gündemidir. Ancak bunu yaparken, piyasadaki dinamikleri yavaşlatmamak gerek. İç talebi kısacak, kredi kanallarını daraltacak politikalar ekonominin nabzını olumsuz etkiler. Bunun altını özellikle çiziyorum. Çünkü iç talep, üretimin önemli bir unsurudur. Bunun etkilenmesine izin vermemeliyiz." diye konuştu.

Köklü bir yapısal reform gerçekleştirirken, sadece finansal politikaları önceleyen bir süreçten kaçınılması gerektiğini vurgulayan Avdagiç, şunları kaydetti:

"Sadece finansal politikaların ön planda olduğu dönemlerde ithalatın cazip hale geldiğini, bunun ise ara malı ve son ürün üreticisi birçok yerli firmanın devre dışı kalmasına yol açtığını unutmamalıyız. Hükümetimiz, son dönemde bu gidişatı tersine çeviren uygulamalara imza attı. Aynı tavrı kararlılıkla sürdürmesini bekliyoruz. Yine en büyük beklentimiz, her hal ve karda üretimi önceleyen politikaları ve reformları tüm yönleriyle devreye almasıdır."

Avdagiç, kurda geçmiş yıllara göre gelinen rekabetçi seviyenin avantajını gittikçe daha iyi hissettiklerini ifade ederek, "İthalatın azalması, bazı ham madde, ara mamul ve ürünlerde yeniden yerli üretimin tercih edilmeye başlanması sanayimiz için önemli bir değişimin habercisidir. Bunun geçici değil, kalıcı hale getirilmesi gerekiyor. İş dünyamız, hiçbir zaman rehavete kapılmadan yerli üretimi tercih etmekten vazgeçmemelidir. Ben 2019'da cari açıkta çok daha makul seviyelere ulaşacağımızı düşünüyorum. Hem de bunu bir zorunluluk sebebiyle değil, artık bilinçli bir tercihle yapacağımıza inanıyorum." şeklinde konuştu.

  • "Alınan tedbirlerin etkileri, nisan ve mayıs sonrasında masaya yatırılabilecek"

Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON) Genel Başkanı Orhan Aydın ise Merkez Bankasının enflasyonu önceliklendirerek rezervlerini artırmaya yönelik tedbirlerini önemsediklerini vurgulayarak, "Dengeleme sürecinin ardından gelecek pozitif yönde rakamsal değerler sonrası Merkez Bankasının üretime yönelik yatırımların önünü açmak için gerekli kararlara imza atacağından şüphemiz yok." dedi.

İş insanları olarak reel piyasa ile birlikte orta vadeli trendleri yakından takip ettiklerini ve ekonominin temel makro dengeleri üzerine yerinde tedbirler alındığını belirten Aydın, şu değerlendirmelerde bulundu:

"TL mevduatına yönelik vergiler, döviz mevduatına yönelik uygulanan stopaj, konut, otomotiv, beyaz eşya, mobilyada ÖTV ve KDV indirimleri, tapu harçlarındaki indirimler, özellikle KOBİ'lere yönelik 70 milyar TL'lik finansman, esnaf desteği gibi birçok karara imza atıldı ve hayata geçirildi. Bu süreçte Merkez Bankası'nın iktisadi faaliyet cephesinde dengeleme sürecine katkı vermesi, sıkı para duruşunu devam ettirerek rezervlerini güçlü tutması adına adımlar atması, işin seyri noktasında yerinde kararlar olarak görülüyor. Bu süreçte dünyada ve Türkiye'de ekonomik anlamda yaşanan gelişmelerin, makroekonomik dengelere ne ölçüde yansıyacağını zaman içerisinde göreceğiz. Alınan tedbirlerin, istihdam, büyüme, enflasyon, cari açık ve kur istikrarına olumlu ya da olumsuz etkilerinin ne olduğunu nisan ve mayıs ayı tabloları sonrasında masaya yatırılabileceği kanaati içerisindeyiz."

  • "Şu an dengeleme sürecinin rayında gittiğini belirtebiliriz"

Orhan Aydın, şu an dengelenme sürecinin rayında gittiğini belirtebileceklerini ifade ederek, "Dengeleme ve normalizasyon sürecinin kademe kademe artacağını ve 2019 yarısından itibaren olumlu tablolar sergileyeceğini belirtebiliriz." dedi.

Aydın, ASKON olarak Merkez Bankasının bağımsız yapısına son derece önem verdiklerini vurgulayarak, "Haziran ayı itibarıyla enflasyonda görülecek düşüşle birlikte dengeleme sürecinin ardından gelecek pozitif yönde rakamsal değerler sonrası Merkez Bankasının üretime yönelik yatırımların önünü açma yönünde kararlara imza atacağından da şüphemiz yoktur." ifadesini kullandı.

Merkez Bankası Olağan Genel Kurulu

ANKARA (AA) – Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Murat Çetinkaya, her genel kurulda, hissedarların sermaye ve kar dağıtımına ilişkin eleştirilerini değerlendirdiklerini belirterek, "Şikayete konu hususlar kanuni düzenleme gerektiriyor. Toplantıdaki konuları sizden gelen değerlendirmeler ve taleplerle birlikte ilgili makamlarla paylaşacağız." dedi.

Merkez Bankasının 87. Hesap Dönemi Olağan Genel Kurulu, Bankanın İdare Merkezi Toplantı Salonu'nda yapıldı.

Genel Kurulda söz alan hissedarlardan Ahmet Mirza, bankanın 1930 yılında 250 bin hisseyle kurulduğunu anımsatarak, bunun 48 binini 100 lira değerinde hisse senedi alan küçük hissedarların oluşturduğunu ifade etti.

Merkez Bankası yönetimini başarılı bulduğunu ve takdir ettiğini dile getiren Mirza, "Merkez Bankası'nın başkanı, yönetimi konusunda hiçbir şikayetim yok. Yönetmelik ve tüzükte bizim ne haklarımız var, onu öğrenmek istiyorum. Haklarımız yıllardır yenmiş, her yıl konu mankeni olarak genel kurula katılıyoruz. 100 lira değerinde hisse senedi alan kişilerden bir kişi bile bu bankada görev almamıştır. İktidarlar bizim hisselerimizi hep Hazine'ye aktarmışlar. 100 liralık hisselerimiz nasıl 1 lira olmuş, anlayamıyorum. En azından bankanın hissedarları adına bir tesis yapılsa, başarılı çocuklarımız yurt dışına eğitime gönderilse, fena mı olur?" diye konuştu.

Hissedar Jale Yazıcıoğlu ise babasının 42 hisseyle Merkez Bankası'na ortak olduğunu belirterek, "Senelerdir temettü almadığım halde 15 gün önce Merkez Bankası'na gittim ve 2016-2017 senelerinin temettülerini aldım. İki yıl için 48 kuruş. Bu kadar çok parayı nasıl taşıyacağımı bilemedim." ifadelerini kullandı.

  • "Hissedarlarımızın tüm kayıtlarını canlı tutuyoruz"

Hissedarların eleştirilerini yanıtlayan Çetinkaya, her genel kurulda, hissedarların sermaye ve kar dağıtımına ilişkin eleştirilerini değerlendirdiklerini söyledi. Bu kapsamda Merkez Bankası'nın kuruluş sürecinden, bugüne kadar ki yapılanmasına dair bilgilendirme notu hazırlayıp hissedarlarla paylaşacaklarını dile getiren Çetinkaya, "Yıllar içinde erişim zorluğu yaşamış bir miktar hissedar var ama biz bütün kayıtlarımızı canlı tutuyoruz ve varisler kanalıyla da bilgilendirmeler yapmaya çalışıyoruz." diye konuştu.

Merkez Bankası hakkında hissedarların şikayete konu ettiği hususların kanuni düzenleme gerektirdiğine işaret eden Çetinkaya, "Bu kapsamda geçtiğimiz yıllarda da aslında birçok değişim ve bilgilendirmeler oldu. Toplantıdaki konunları sizden gelen değerlendirmeler ve taleplerle birlikte ilgili makamlarla paylaşacağız." ifadesini kullandı.

Merkez Bankası olarak akademik çalışmalara destek programları çerçevesinde katkı sağlamaya çalıştıklarını vurgulayan Çetinkaya, bu konuda ilave bilgilendirmelere ihtiyaç olduğunu belirtti.

Kurumsal sosyal sorumluluk konularında Merkez Bankası'nın yıllardır devam ettirdiği çabalar olduğunu hatırlatan Çetinkaya, bu konuda yeni önerilere açık olduklarını kaydetti.

Konuşmaların ardından 2018 yılına ait bilanço kar ve zarar hesabı ile kar dağıtımına ilişkin teklif onaylandı. Banka Meclisi üyeleri ile Denetleme Kurulu da ibra edildi.

Genel Kurul toplantısı, boşalan Banka Meclisi ve Denetleme Kurulu üyelikleri için yapılan seçimin ardından sona erdi.

Merkez Bankası 87. Hesap Dönemi Olağan Genel Kurulu

ANKARA (AA) – Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Murat Çetinkaya, geçen yıl yaşanan dalgalanmalara karşı verilen güçlü ve koordineli politika tepkisinin enflasyon görünümündeki bozulmayı kısmen sınırlamakta etkili olduğunu belirterek, "Merkez Bankası olarak fiyat istikrarı doğrultusunda elimizdeki bütün araçları etkin bir şekilde kullanmaya devam edeceğiz." dedi.

Çetinkaya, TCMB'nin 87. Hesap Dönemi Olağan Genel Kurul Toplantısı'nda, küresel büyümenin yılın son çeyreğinde yavaşladığını, öncü göstergeler ve beklentilerin orta ve uzun vadede daha düşük büyüme hızlarına işaret ettiğini söyledi.

Ticarete ilişkin korumacılık eğilimlerinin güçlenmesi ve buna bağlı olarak belirsizliğin artmasının küresel büyüme görünümündeki bu yavaşlamada etkili olduğunu değerlendirdiklerini anlatan Çetinkaya, 2018'de küresel ölçekte para politikası normalleşme sürecinin devam ettiğini, yakın dönemde küresel büyüme görünümündeki yavaşlamanın da etkisiyle para politikasının normalleşme adımlarının hız kestiğini bildirdi.

Gelişmiş ülke merkez bankalarına dair 2019 sonu için beklenen politika faizi seviyelerinin önemli oranda aşağı yönlü güncellendiğinin gözlendiğini vurgulayan Çetinkaya, küresel belirsizliklerin devam etmesi ve iktisadi faaliyetteki yavaşlamaya bağlı olarak gelişmiş ekonomilerin para politikası normalleşme sürecinde daha temkinli adımların beklendiğini kaydetti.

Çetinkaya, bu gelişmelerin, 2018'de sermaye akımlarının oynak seyir izlemesine neden olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:

"Finansal piyasalarımızda önemli dalgalanmaların yaşandığı mayıs-ağustos döneminde gelişmekte olan ülkelere yönelik portföy akımlarında ciddi yavaşlama gözledik. Yakın dönemde ise gelişmiş ekonomilerde para politikası normalleşme sürecinin hız keseceğine dair beklentilerin güçlenmesiyle küresel finansal koşulların ve portföy akımlarının nispeten daha destekleyici seyir izlediğini görmekteyiz. Bununla birlikte küresel likiditeye dair risklerin önemini koruduğunu vurgulamak gerekiyor."

  • İktisadi faaliyette dengelenme süreci

Türkiye'de iktisadi faaliyetin 2016 sonundan itibaren güçlü artış eğilimi sergiledikten sonra 2018'in ikinci çeyreğiyle dengelenme sürecine girdiğini ifade eden Çetinkaya, son dönemde açıklanan verilerin 2018'in ikinci yarısında iktisadi faaliyetteki bu sürecin belirginleştiğini gösterdiğini belirtti.

Yurt içi talebin özel tüketim ve yatırımlardaki gelişmelere bağlı olarak yavaşlarken net ihracatın katkısının iktisadi faaliyetteki ivme kaybını sınırladığını anlatan Çetinkaya, yurt içi talebin mevcut görünümünün ithalat talebini sınırlayan temel etken olduğunu, buna karşılık dengelenme sürecinde mal ve hizmet ihracatı performansındaki iyileşmenin de güçlü katkısının olduğunu söyledi.

Çetinkaya, öncü göstergelerin net ihracatın yıllık büyümeye desteğinin 2019 ilk çeyreğinde de devam ettiğine işaret ettiğini vurgulayarak, bu gelişmelere bağlı olarak 2018 ortalarından itibaren cari işlemler açığında kayda değer iyileşme eğilimi görüldüğünü ifade etti.

  • "Para politikasındaki sadeleşmeyle öngörülebilirliği artırdık"

Geçen yıl enflasyondaki artışın temel belirleyicisinin döviz kuru gelişmeleri ve buna bağlı olarak yılın üçüncü çeyreğinde fiyatlama davranışlarında kaydedilen bozulma olduğunu hatırlatan Çetinkaya, "Bu dönemde petrol ve işlenmemiş gıda fiyatlarındaki arz yönlü gelişmeler de enflasyonu yükseltici etki yaptı. 2018'in son çeyreğinde ise uygulanan koordineli politikalarla döviz kurunun istikrar kazanması ve beklentilerdeki bozulmanın durması sonucu enflasyon dinamiklerinde bir miktar iyileşme gözlendi." diye konuştu.

Enflasyondaki yükselişin beklentiler ve fiyatlama davranışları üzerindeki olumsuz etkilerini sınırlamak ve fiyat istikrarını desteklemek amacıyla 2018 boyunca önemli adımlar attıklarını anımsatan Çetinkaya, para politikasındaki sadeleşme sürecini tamamlayarak öngörülebilirliği önemli ölçüde artırdıklarını belirtti. Bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını politika faizi olarak tanımlayarak Merkez Bankası fonlamasının tamamını bu kanaldan sağlamaya başladıklarını anımsatan Çetinkaya, böylelikle parasal aktarım mekanizmasının güçlendirilmesini hedeflediklerini söyledi.

Ağustostaki kur hareketlerinin fiyat istikrarı üzerinde oluşturduğu riskleri sınırlamak amacıyla eylülde güçlü parasal sıkılaştırma gerçekleştirdiklerini dile getiren Çetinkaya, finansal piyasalarda gözlenen aşırı oynaklık karşısında piyasaların etkin işleyişini sağlamak için finansal istikrar odaklı önlem aldıklarını kaydetti.

Atılan adımlar ve makroekonomik politikalarda artan koordinasyon piyasalardaki oynaklığın sınırlanmasında önemli rol oynadığına dikkati çeken Çetinkaya, fiyatlama belirsizliğinin de azalmasıyla getiri eğrisinin aşağı yönlü eğilimi belirginleştiğini, bu gelişmelerin etkisiyle son aylarda enflasyon göstergelerinin de nispeten daha ılımlı seyir izlediğini bildirdi.

  • "Kurumsal dönüşüm çabaları kesintisiz sürecek"

Çetinkaya, geçen yıl kurumsal dönüşüm sürecinin hızlandığı bir dönem olduğuna dikkati çekerek, dönüşüme dair temel vizyon belgesi olan 2019-2021 dönemi Stratejik Planı'nı tamamladıklarını, işlevselliği ve verimliliği hedefleyen yeni organizasyon yapısını yürürlüğe koyduklarını, bankayı geleceğe taşıyacak dönüşümü tasarlarken merkez bankacılığındaki küresel değişimleri izleyerek ve teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek operasyonel süreçleri etkinleştirmeye devam ettiklerini anlattı.

Bütüncül strateji çerçevesinde paydaşlarla iletişimi güçlendirmek amacıyla bir yandan reel sektör temsilcileriyle firma görüşmelerine devam ederken diğer yandan finansal kesimle ve yatırımcılarla teknik içerikli etkileşimleri sürdürdüklerini vurgulayan Çetinkaya, "Fiyat istikrarına yönelik farkındalığı artırmak amacıyla başlattığımız girişimleri yaygınlaştırdık. Büyük veri uygulamalarını tahmin modellerimize ve para politikası karar süreçlerine daha fazla dahil etme yönündeki çalışmalarımızı sürdürdük. Önümüzdeki dönemde küresel ölçekte değişen trendler ve teknolojik gelişimleri yakından takip ederek dönüşüm çabalarımızı kesintisiz olarak devam ettireceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

  • "Fiyat istikrarı için bütün araçları kullanmaya devam edeceğiz"

Çetinkaya, 2018'de yaşanan dalgalanmalara karşı verilen güçlü ve koordineli politika tepkisinin enflasyon görünümündeki bozulmayı kısmen sınırlamakta etkili olduğunu belirterek, bu dönemde dış talebin nispeten gücünü korurken iktisadi faaliyetin yavaş seyir izlediğini kaydetti.

Bu gelişmeler çerçevesinde cari dengedeki iyileşme eğiliminin belirginleştiğine işaret eden Çetinkaya, Merkez Bankası olarak fiyat istikrarı doğrultusunda ellerindeki bütün araçları etkin şekilde kullanmaya devam edeceklerini bildirdi.

Ödemeler dengesi (1)

İSTANBUL (AA) – Türkiye'nin cari işlemler hesabı ocakta 813 milyon dolar açık verirken, 12 aylık cari açık 21 milyar 592 milyon dolar oldu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından Ocak 2019 dönemine ilişkin ödemeler dengesi verileri açıklandı.

Buna göre cari işlemler açığı, geçen yılın aynı ayına kıyasla 6 milyar 221 milyon dolar azalarak 813 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bunun sonucunda, 12 iki aylık cari işlemler açığı 21 milyar 592 milyon dolara geriledi.

Söz konusu gelişmede, ödemeler dengesi tablosundaki dış ticaret açığının 2018'in aynı ayına göre 6 milyar 239 milyon dolar azalarak 1 milyar 570 milyon dolara gerilemesi ve hizmetler dengesi kaynaklı girişlerin 221 milyon dolar artarak 1 milyar 274 milyon dolara yükselmesi etkili oldu.

Geçen yılın ocak ayında 1 milyar 505 milyon dolar açık veren altın ve enerji hariç cari işlemler hesabı geçen ay 2 milyar 943 milyon dolar fazla verdi.

Hizmetler dengesi altında seyahat kaleminden kaynaklanan net gelirler, geçen yılın aynı ayına göre 127 milyon dolar tutarında artarak 1 milyar 34 milyon dolara yükseldi.

Birincil gelir dengesi kalemi altında yatırım geliri kaleminden kaynaklanan net çıkışlar, 2018'in aynı ayına göre 119 milyon dolar artışla 529 milyon dolara yükseldi.

İkincil gelir dengesi kalemi kaynaklı girişler, geçen yılın ocak ayına kıyasla 116 milyon dolar azalarak 92 milyon dolara geriledi.

Öte yandan, geçen yılın aralık ayı cari açık verisi 1 milyar 437 milyon dolardan 1 milyar 521 milyon dolara, 2018 yılı cari açık verisi de 27 milyar 633 milyon dolardan 27 milyar 813 milyon dolara revize edildi.

AA Finans'ın gerçekleştirdiği ankete katılan ekonomistler, ocakta cari işlemler dengesinin 800 milyon dolar açık vermesini bekliyordu.

(Sürecek)

TCMB'nin resmi rezerv varlıkları arttı

İSTANBUL (AA) – Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) resmi rezerv varlıkları, ocakta bir önceki aya kıyasla yüzde 4 artarak 96,8 milyar dolara yükseldi.

TCMB tarafından, Ocak 2019 dönemine ilişkin "Uluslararası Rezervler ve Döviz Likiditesi" verileri yayımlandı.

Resmi rezerv varlıkları, ocakta bir önceki aya göre yüzde 4 artarak 96,8 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti. Bu dönemde alt kalemler itibarıyla, döviz varlıkları bir önceki aya göre yüzde 4,8 artarak 74,9 milyar dolara, altın cinsinden rezerv varlıkları yüzde 1,4 artarak 20,4 milyar dolara yükseldi.

Vadesine 1 yıl veya daha az kalmış Merkezi Yönetim ve Merkez Bankasının önceden belirlenmiş döviz yükümlülükleri (döviz kredileri, menkul kıymetler, yurt dışı bankalarca Merkez Bankası nezdinde açılan depo hesapları, Kredi Mektuplu Döviz Tevdiat Hesapları-KMDTH) bir önceki aya göre yüzde 3,3 azalarak 12,5 milyar dolara geriledi. Bu tutarın 8,2 milyar doları anapara, 4,3 milyar doları faizlerden oluştu. Söz konusu anapara ve faiz yükümlülüklerinin 0,4 milyar doları bir ay, 4,2 milyar doları 2-3 ay ve 7,9 milyar dolar 4-12 ay içerisinde ödenecek.

Şarta bağlı döviz yükümlülükleri, 1 yıl içinde ödenecek Hazine garantili dış borçlar ile diğer yükümlülüklerden (Bankacılık sektörünün döviz ve altın cinsinden zorunlu karşılıkları ve akreditifler) oluşuyor. Söz konusu yükümlülükler bir önceki aya göre yüzde 0,2 azalarak 33,2 milyar dolara geriledi.

TCMB'nin Olağan Genel Kurulu 15 Mart'ta yapılacak

İSTANBUL (AA) – Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Olağan Genel Kurul Toplantısı'nın 15 Mart Cuma günü Ankara'da yapılacağını duyurdu.

Merkez Bankasının hissedarlarına yaptığı ve internet sitesinden de yayımlanan davete göre, TCMB Olağan Genel Kurul Toplantısı 15 Mart Cuma günü saat 15.00'te yapılacak.

Altı gündem maddesi ile toplanacak Genel Kurul'da; açılış ve toplantı başkanlığı oluşturulacak. 2018 hesap yılına ait raporlar ve kâr dağıtımı ile ilgili
teklif görüşülecek. 2018 yılına ait bilanço, kâr ve zarar hesabı ile kâr dağıtımına ilişkin teklif onaylanacak. Banka Meclisi üyeleri ve Denetleme Kurulunun ibraları gerçekleştirilecek.

Genel Kurul'da, Banka Meclisinin 30 Nisan'da boşalacak iki üyeliği için seçim yapılmasının yanı sıra Denetleme Kurulunun da 30 Nisan'da boşalacak üç üyeliği için seçim yapılacak.

Ruhani'den “Ülke 10-20 kişinin eline bırakılamaz” tepkisi

TAHRAN (AA) – İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, kara para aklamanın engellenmesi ve terörün finansmanıyla mücadele için kurulan Mali Eylem Görev Gücü (FATF) ve Terörizmin Finansmanıyla Mücadele Konvansiyonu'na (CFT) üye olmaları gerektiğini belirterek, buna sürekli itiraz edenler için "Ülke 10-20 kişinin eline bırakılamaz" ifadesini kullandı.

Merkez Bankası'nı ziyaret eden Ruhani, burada yaptığı konuşmada FATF'a üyelik ve ABD yaptırımlarıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Ruhani, Petrol Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve Merkez Bankası'nın ABD yaptırımlarına karşı en ön safta yer aldığını belirterek Muhammed Cevad Zarif, Bijen Namdar Zengene ve Abdunnasır Himmeti'ye teşekkür etti.

Ruhani, hükümete ve bakanlıklara yönelik eleştirilerle ilgili "Dışişleri Bakanlığı, Merkez Bankası ve hükümet halkın temsilcisi olarak iş yapıyor." dedi.

Ülke lideri Ali Hamaney'in kendisine birkaç defa FATF'a karşı olmadığını aktaran Ruhani, "Peki kim buna muhalif? Ne yapmamızı istiyorsunuz? Benim konuştuğum kadar siz de anlatın ve bu sorunları nasıl aşacağımızı söyleyin. Eğer FATF ile irtibatımız kesilirse bankacılık konusunda dünya ile ciddi sorunlar yaşarız. Ancak bankacılık konusunda daha iyi ilişkiler kurarsak ülkenin durumu da düzelir." şeklinde konuştu.

Tüm dünya devletlerinin bu mekanizmaya üye olduğunu hatırlatan Ruhani, "FATF'a üye olan hiçbir devletin aklı ve tedbiri yok mu? Hükümet ve Meclis de bunu onayladı. Onların hiçbir tedbiri yok muydu?" eleştirisinde bulundu.

Bankalarla irtibat kurabilmek için FATF'a üye olmak istediklerini, bankacılık irtibatı olmadan petrolün satılamayacağını ve ithalat yapılamayacağını dile getiren Ruhani, "Ülke 10-20 kişinin eline bırakılamaz. Ülkenin sahibi bu millettir. Zaten ABD bir yaptırım uyguluyor bizde kalkıp keyfimize göre yaptırım uygulayamayız." ifadesini kullandı.

Son 11 ayda 40 milyar dolar petrol dışı ihracat ve buna karşılık da 38,5 milyar dolarlık ithalat gerçekleştirdiklerini, bu yöndeki gidişatın pozitif olduğunu ifade eden Ruhani, "Hükümetin etrafına duvar örmeyin, bu halkın çıkarına hizmet etmez. Hükümetin etrafına duvar örmek isteyenler işimizi zorlaştırıyor." dedi.

Silahlı kuvvetlerle ilişkili birkaç bankanın süratle tek bir bankada birleştirileceğini kaydeden Ruhani, Beşşar Esed'in ülkeye gerçekleştirdiği ziyaretin diplomatik olmadığını, İran'a teşekkür etmek için Tahran'a geldiğini aktardı.