Eski ABD Savunma Bakanı Mattis yeni iş buldu

WASHINGTON (AA) – Eski ABD Savunma Bakanı Jim Mattis'in, Stanford Üniversitesine bağlı Hoover Enstitüsü'nde işe başlayacağı bildirildi.

California merkezli Hoover Enstitüsü'nden yapılan yazılı açıklamada, Mattis'in 1 Mayıs'tan itibaren kurumda güvenlik politikaları konusunda çalışmalara başlayacağı ifade edildi.

Açıklamada, "Mattis, Hoover'de çalışma ve yazılarında iç ve dış güvenlik politikalarına odaklanmak istiyor. Ayrıca Hoover'in California Kampüsü'nde ve Washington D.C. Ofisi'nde askeri konularda ve ulusal güvenlik konularında düzenlenen programlara katılacak." denildi.

ABD Başkanı Donald Trump'la yaşadığı anlaşmazlıklar nedeniyle görevinden ayrılması beklenen Jim Mattis, Trump'ın aralık ayında Suriye'den çekilme talimatı üzerine bakanlık görevinden istifa etmişti.

Mattis, 2013 yılından itibaren 2016'da Savunma Bakanı olarak atanana kadar Hoover Enstitüsü'nde çalışmıştı.

Trump'ın eski Ulusal Güvenlik Danışmanı Korgeneral H.R. McMaster da görevden alındıktan sonra Hoover Enstitüsü'nde işe başlamıştı.

ABD ordusuna transseksüellerin alımını yasaklayan kararname onaylandı

WASHINGTON (AA) – ABD Anayasa Mahkemesi, Başkan Donald Trump'ın "ABD ordusuna transseksüellerin alınmasını yasaklayan Başkanlık Kararnamesi"nin yürürlüğe girmesini onayladı.

Yüksek Mahkeme, 4'e karşı 5 oyla kabul ettiği kararında, söz konusu kararnameye yönelik tüm durdurma hükümlerini de kaldırdı.

Trump, eski ABD Başkanı Barack Obama döneminde başlatılan ve cinsiyet değiştirenlerin orduya kabulünü sağlayan uygulamaya karşı çıkmış ve Obama'nın kararını, 1 Temmuz 2017'ye kadar askıya almıştı.

Twitter hesabı üzerinden trans bireylerin orduya katılamayacağını duyuran Trump, aynı yıl Ağustos ayı başında ise ABD Savunma Bakanlığına (Pentagon) bir direktif göndererek, "başlaması planlanmış olan trans bireylerin orduya katılması ve cinsiyet değişimi ile ilgili tıbbi masrafların karşılanması" uygulamasının durdurulmasını talep etmişti.

Trump, geçen yıl mart ayında da trans bireylerin orduda görev yapmasını yasaklayan kararnameyi imzalamıştı.

Beyaz Saray bu kararın, Eski ABD Savunma Bakanı James Mattis ve askeri uzmanların tavsiyeleri üzerine alındığını ve ameliyat ile ilaç tedavisi de dahil tıbbi yardıma ihtiyaç duyan 'cinsel disfori' mağduru kişilere orduda hizmet yapma izni verilmeyeceğini açıklamıştı. Söz konusu kararın gerekçesi, "bu durumun askerlerin etkinliği için ciddi bir risk oluşturması" şeklinde açıklanmış ancak belirli koşullarda istisnaların uygulanabileceği ifade edilmişti.

Washington DC Bölge Mahkemesi, Trump'ın, ABD ordusunda trans personelin istihdam edilmesini ve tedavi masraflarının karşılanmasını yasaklayan kararını askıya aldığını duyurmuştu.

Trump'tan Afganistan açıklaması

WASHINGTON (AA) – ABD Başkanı Donald Trump, Afganistan konusunda "Generallerimize istedikleri tüm parayı verdim ancak Afganistan'da iyi iş çıkaramadılar." dedi.

Trump, Beyaz Saray'da düzenlenen kabine toplantısında soruları yanıtladı.

  • "Mattis'i kovdum"

Afganistan'a ilişkin bir soruya yanıt veren Trump, "Generallerimize istedikleri tüm parayı verdim ancak Afganistan'da iyi iş çıkaramadılar. Afganistan'da 19 yıl savaştılar." dedi.

Eski Savunma Bakanı Jim Mattis'in 700 milyar dolarlık savunma bütçesinden dolayı kendisine teşekkür ettiğini hatırlatan Trump, "Ancak o benim için ne yaptı, Afganistan'da ne yaptı? Çok iyi değildi. Afganistan'da yaptıklarından memnun değilim ve olmamam gerekir." dedi.

Mattis'in daha önce eski Başkan Barack Obama tarafından görevden alındığını belirten Trump, "Aslında ben de öyle yaptım. Sonuç istiyorum." diye konuştu.

Afganistan'da ilerisi için ne yapmayı planladığına ilişkin bir soruya Trump, "Doğru olan bir şeyler yapacağız. Taliban'la, çok başka kimselerle de konuşuyoruz. 'Hindistan' dediniz. Hindistan orada, Rusya orada. Rusya Sovyetler Birliği idi Afganistan onları Rusya yaptı, çünkü Afganistan'da savaşırken iflas ettiler. Diğer ülkelere bakın. Pakistan orada. Onlar savaşmalı." yanıtını verdi.

-ABD Taliban'la DEAŞ'ın arasına giriyor

Taliban ile DEAŞ'ın Afganistan'da birbirleri ile savaşırken ABD'nin araya girdiğini belirten Trump, şu ifadeleri kullandı:

"Taliban bizim düşmanımız, DEAŞ düşmanımız. Geçen hafta generallere de söyledim. Taliban ile DEAŞ'ın çatıştığı bir alan var. Orada birbirleriyle çatışıyorlar. Onlara (generallere) 'Neden birbiriyle savaşmalarına izin vermiyorsunuz? dedim. 'Biz neden araya giriyoruz? Onlar bizim düşmanlarımız, bırakın savaşsınlar.' dedim. Bırakın savaşsınlar. Bu gördüğüm en çılgınca şey. Kim bilir, general olsaydım çok iyi bir general olurdum."

Trump petrol zengini bir ülkenin liderinin ABD'nin Afganistan'dan çekilmesi durumunda Taliban'ın ve terör örgütlerinin bölgeyi ele geçireceğini söylediğini, kendisinin de ismini vermediği lidere bunun maliyetinin neden ABD'ye ödetildiğini sorduğunu söyledi.

Trump, ismini açıklamadığı liderin bunun üzerine Afganistan'daki operasyonlara destek vereceğini söylediğini iddia etti.

Pentagon'un yeni patronu dış politikada deneyimsiz

WASHINGTON (AA) – ABD Savunma Bakanı Jim Mattis'in istifası üzerine Başkan Donald Trump tarafından Savunma Bakanlığına vekaleten atanan Savunma Bakan Yardımcısı Patrick Shanahan, askeri ve dış politika tecrübesi olmamasıyla öne çıkıyor.

Bakanlık görevine 1 Ocak 2019'da başlayacak Shanahan'ın, kendisi ile ilgili savunma devi Boeing'deki geçmişinin yanı sıra askeri politika ile dış politikada tecrübesiz olması Washington'da soru işaretlerine neden oldu.

  • Boeing geçmişi

Patrick Shanahan, 1986'dan geçen yıl Mattis tarafından önerilip Trump tarafından Savunma Bakan Yardımcılığına aday gösterilinceye kadar Boeing firmasında bazı görevlerde bulundu.

En son Boeing'de Tedarik Zinciri ve Operasyonları Müdür Yardımcılığı görevini yürüten Shanahan, firmanın Füze Savunma Sistemleri ve Pervaneli Hava Sistemleri birimlerinde de genel müdürlük yaptı.

Boeing'in en maliyetli projesi "787 Dreamliner" yolcu uçağı projesini de yöneten Shanahan, ABD'nin şu anda kullandığı "Karada Konuşlu Orta Ölçekli Füze Sistemi" ve taktiksel lazer sistemlerinin geliştirilmesinde rol aldı.

Yeni Savunma Bakanı, Pervaneli Hava Sistemleri biriminde ise ABD ordusunun kullandığı "Apache", "Chinook" ve "Osprey" helikopterlerinin üretim ve geliştirilmesinde önemli rol oynadı.

Boeing'deki kariyeri sayesinde Washington'daki çevrelerce iyi tanınan Shanahan'ın daha önce askeri politika ve dış politika yapımında deneyimi olmadığı belirtiliyor.

  • Pentagon'u dönüştürmeye geldi

Patrick Shanahan, bakanlıktaki jeopolitik kuram ve planlardan ziyade Pentagon'da sonuç odaklı bütçe çalışması, ordunun modernizasyonu ve savaşa hazırlığına odaklandı.

Pentagon'da çok öne çıkmayan Shanahan, Amerikan Savunma Bakanlığı üst düzey yetkililerinin itiraz ettiği Uzay Kuvvetleri Komutanlığının kurulmasında en önemli rolü oynayan bakanlık bürokratı olarak biliniyor.

Shanahan'ın, Uzay Kuvvetleri Komutanlığının kurulmasındaki rolünden dolayı da ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı Mike Pence ile arasının oldukça iyi olduğu ifade ediliyor.

Pentagon'a yeni bir bakan atanıncaya kadar vekalet edecek Shanahan, bu süreçte Suriye'den çekilme ve Afganistan'dan kısmi çekilme süreçlerini yönetecek.

ABD'nin Afganistan'dan asker çekeceği iddiası

WASHINGTON (AA) – ABD Başkanı Donald Trump'ın, Suriye'nin ardından Afganistan'dan da 7 binden fazla Amerikan askerini çekeceği iddia edildi.

Amerikan medyasının ismi belirtilmeyen yetkililere dayandırdığı haberlerde, Trump'ın, Afganistan'daki ABD askerlerinin yaklaşık yarısını çekeceği ileri sürüldü.

Yönetimin bu kararının Suriye'den tamamen çekilme kararının ardından gelmesi dikkat çekerken yetkililer Trump'ın Ortadoğu'daki çatışma alanlarına yönelik önemli bir strateji değişikliğine gittiğine işaret etti.

Söz konusu yetkililer, 7 binden fazla askerin önümüzdeki haftalarda ülkeye dönmüş olacağını kaydetti.

ABD'nin şu anda Afganistan'da 14 binden fazla askeri bulunuyor.

Trump yönetiminin salı günü Suriye'deki ABD askerlerini ve diplomatlarını çekeceğini duyurması Washington'da büyük tartışmalara yol açtı.

Bu tartışmaların ortasında uzun zamandır görevden ayrılacağı iddia edilen Savunma Bakanı Jim Mattis istifa etti.

Mattis'in istifası ile yönetimin Suriye'den tamamen Afganistan'dan ise kısmen çekilme kararları konusunda tartışmanın devam edeceği belirtiliyor.

Trump, Twitter hesabından, "Suriye'den çekilmek bir sürpriz değil. Yıllardır bu konuda kampanya yürütüyorum ve altı ay önce çıkmak istediğimde bir süre daha kalmayı kabul ettim. Rusya, İran, Suriye ve diğerleri DEAŞ'ın yerel düşmanlarıdır. Biz onların işini yapıyoruz. Eve gelme ve tekrar inşa etme zamanı." şeklinde paylaşımda bulunmuştu.

Canada hosts anti-Daesh coalition meeting

             By Umar Farooq</p>  <p>WASHINGTON (AA) - Thirteen countries from an international coalition to defeat Daesh met Thursday to declare they have taken back more than 99 percent of the territory once held by the terrorist group in Iraq and Syria.</p>  <p>Secretary of Defense James Mattis and his Canadian counterpart, Harjit Sajjan, who co-hosted the meeting in Ottawa, issued a joint statement after the meeting.</p>  <p>&quot;We will continue to adapt and strengthen our global network to counter ISIS's own network of foreign terrorist fighters, financing and propaganda,&quot; the statement said, referring to Daesh by an alternative name.</p>  <p>The coalition was created in 2014 when the U.S. announced a group to defeat the Daesh terrorist organization. It has grown to include 79 countries.</p>  <p>The two officials said they reaffirmed their focus on defeating the group, and said they will leverage military, intelligence, diplomacy and economics to ensure their success.</p>  <p>Last year, officials from Iraq, which is a part of the coalition, declared Daesh's military presence in the country had been neutralized following a three-year conflict.</p>  <p>Nevertheless, Iraqi forces continue to carry out frequent operations to decisively end the group’s lingering presence.</p>  <p>&quot;We are confident that we will prevail,&quot; the statement added. &quot;We stand with people across the world who seek a better and safer future.&quot; 

Pompeo, Mattis defend support for Saudi war in Yemen

By Umar Farooq

WASHINGTON (AA) – Top Trump administration officials defended U.S. backing of the Saudi-led campaign in Yemen on Wednesday and dismissed any connection between Saudi Arabia’s crown prince and a journalist’s murder.

Addressing reporters after briefing the Senate on the situation in Yemen, Secretary of State Mike Pompeo said a planned Senate vote to end U.S. support for the Saudi-led coalition is "poorly timed" and would undermine efforts by UN special envoy to Yemen Martin Griffiths to bring together both sides in the conflict to reach a ceasefire.

"It would encourage the Houthis. It would encourage the Iranians. It would undermine the fragile agreement for everyone to go to Sweden and have this discussion," Pompeo said.

Yemen has been wracked by violence since 2014 when the Houthi rebel group overran much of the country and the crisis escalated in 2015 when a Saudi-led coalition launched a devastating air campaign aimed at rolling back Houthi gains.

Tens of thousands of people, including civilians, are believed to have been killed and the UN estimates that around 14 million Yemenis are at risk of famine.

Defense Secretary James Mattis also defended U.S. support for the war, saying Washington was working to stop Iranian influence in Yemen and that measures were added to enhance the coalition's targeting systems to minimize civilian casualties.

"It is in our interests to end the civil war, to counter Iranian influence and stop Iranian-supplied Houthi rocket and unmanned aerial vehicle attacks on the UAE and Saudi Arabia and their civilian populations," he said in the briefing to senators.

Pompeo also said there was no direct evidence that Saudi Crown Prince Mohammed bin Salman ordered the murder of Saudi journalist Jamal Khashoggi following reports that the CIA had concluded with high confidence that the crown prince did in fact do so.

Mattis added to this, saying "we have no smoking gun that the crown prince was involved".

Khashoggi, a Saudi journalist and columnist for The Washington Post, went missing after entering the Saudi Consulate in Istanbul on Oct. 2.

After initially saying he had left the consulate alive, Saudi Arabia admitted weeks later that he was killed there.

Senators voiced their reactions to the briefing, saying they did not find it convincing while noting that CIA Director Gina Haspel was absent.

Democratic Senator Bob Menendez said Haspel’s absence was an attempt to "stonewall" the Senate.

"We also have a crown prince that is out of control… I don’t think there’s anybody in the room that doesn’t believe that he was responsible for it," said Senator Bob Corker.

*Kasim Ileri contributed to the story

Mattis'ten Kaşıkçı açıklaması

WASHINGTON (AA) – ABD Savunma Bakanı James Mattis, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetine ilişkin ses kaydını dinlemediğini ancak kaydın çevirisini okuduğunu ifade etti.

Bakan Mattis, Litvanya Milli Savunma Bakanı Raimundas Karoblis ile ABD Savunma Bakanlığındaki (Pentagon) görüşmesinden önce gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Kaşıkçı cinayetine ilişkin soru üzerine Mattis, ABD yönetiminin değerlendirmesinde bir değişiklik olmadığını ve cinayetin kimin tarafından işlendiğine ilişkin henüz ellerinde net bir sonuç olmadığını öne sürdü.

Kaşıkçı cinayetinin hesabının sorulması konusundaki tutumlarında da değişiklik olmadığını belirten Mattis, "Veliaht Prens'in (Muhammed Bin Selman) dahlinin olduğuna dair açık bir delilimiz yok. Ne istihbaratta ne de kimsede açık bir delil yok." diye konuştu.

Konuyla ilgili tüm istihbari bilgileri bizzat okuduğunu anlatan Bakan Mattis, Kaşıkçı cinayetine ilişkin ses kaydını dinleyip dinlemediğine ilişkin soruya, "Hayır, o dili anlayamam ama ülkemize hizmet etme konusunda yeterince zaman harcadım ve durumun ne kadar can sıkıcı olduğunun farkındayım. Orada konuşulanları anlamam gerekiyordu ve o kayıt olduğu iddia edilen kaydın çevirisini okudum. Kayıt bizde yok. Veya varsa da ben bilmiyorum. Kaydın çevirisini verildiği gün iki kez okudum." yanıtını verdi.

Mattis, bu sabah Senato'ya Suudi Arabistan'a yönelik verdiği brifinge ilişkin ise toplantının oldukça derinlemesine geçtiğini, Kongre'nin beklentilerini dinlediklerini ifade etti.

Bazı senatörlerin Kaşıkçı ve Yemen konusundaki rahatsızlıklarını dile getirdiklerini söyleyen Mattis, toplantının ağırlıklı olarak ellerindeki veri ve bilgilerin değerlendirilmesi üzerine odaklandığını belirtti.

– Rusya-Ukrayna krizi

Rusya ile Ukrayna arasında Kerç Boğazı'nda yaşanan gerginliğe ilişkin de Mattis, Rusya'nın Ukrayna gemilerini engellemesi ve alıkoymasını "uluslararası hukuk ihlali" ve "düşüncesiz bir güç kullanımı" olarak niteledi.

ABD'nin bu konuda bir güç gösterisi yapmasının gerekli olup olmadığına ilişkin soruyu ise Mattis, "Hayır, şu aşamada buna gerek yok." şeklinde cevapladı.

ABD öncülüğündeki DEAŞ karşıtı koalisyondan “gözlem noktaları” açıklaması

WASHINGTON (AA) – ABD öncülüğündeki DEAŞ karşıtı koalisyonun sözcüsü Albay Sen Ryan, Suriye sınırında kurulacak gözlem noktalarının amacının Suriye'den kaçıp Türkiye'ye girmeye çalışacak terör örgütü DEAŞ'ın militanlarını durdurmak olduğunu söyledi.

Albay Ryan, video konferans yöntemiyle ABD Savunma Bakanlığına (Pentagon) bağlanarak, Irak ve Suriye'de devam eden DEAŞ karşıtı operasyonlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Albay Ryan, Türkiye ile ABD'nin Münbiç'te yürüttüğü ortak devriyelerin, terör örgütlerinin bu bölgeye girmesini engellediğini ve bölgenin iyileşmesine katkı sağladığını kaydetti.

ABD'nin Suriye'nin kuzeydoğu sınırına gözlem noktaları kuracağını hatırlatan Ryan, şunları söyledi:

"ABD kuvvetleri, Orta Fırat Vadisi'nden kuzeye, Türkiye'ye kaçacak olan DEAŞ militanlarının kaçış yollarını kapatmak üzere Suriye'nin kuzeydoğusunda gözlem noktaları kuruyor. Bu gözlem noktaları aynı zamanda daha fazla şeffaflık ve Türkiye'nin DEAŞ unsurlarından daha da iyi korunmasını sağlayacak."

AA muhabirinin, "ABD'nin, bu gözlem noktaları konusunda SDG ismini kullanan YPG/PKK'ya danışıp danışmadığına" ilişkin sorusuna Ryan, "Hayır, bu operasyonlara ilişkin (ABD) Dışişleri Bakanlığı ile koordinasyon kurduk ve Türkiye'yi bilgilendirdik çünkü bunlar Türkiye sınırında olacak." yanıtını verdi.

Ryan, sınır bölgesinde kaç gözlem noktası kuracakları konusundaki soru üzerine, şu anda sadece bazı noktaları tespit ettiklerini, henüz herhangi bir gözlem noktası kurmadıklarını ifade etti.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'ın gözlem noktaları konusundaki tepkisi hatırlatılarak bu gözlem noktalarıyla YPG'nin korunmasının da hedeflenip hedeflenmediğine ilişkin soruya ise Ryan, "Bu, Suriye'nin kuzeydoğu bölgesinin güvenliğini sağlamaya yöneliktir ve Türkiye'nin kaygılarını da dikkate alır. Dolayısıyla bu önemlidir. Onlar hem NATO ortağı hem de Koalisyon ortağıdır." cevabını verdi.

Albay Ryan, Türkiye'nin bu konuda onayının alınıp alınmadığına ilişkin soru üzerine "Türkiye bu konuda tamamen bilgilendirildi." ifadelerini kullandı.

– Mattis, gözlem noktalarının Türkiye'yi bilgilendirmek için kurulacağını söylemişti

ABD Savunma Bakanı James Mattis, geçen hafta ABD'nin Suriye'nin kuzeydoğu sınırına gözlem noktaları kuracağını açıklamış ve bu gözlem noktalarının, Türkiye'ye yönelik herhangi bir tehdide karşı Türkiye'yi bilgilendirme amacıyla kurulacağını iddia etmişti.

Bu noktaların kurulması konusunda Türkiye'ye danışacakları ve Türkiye ile iş birliği içinde olacaklarını öne süren Mattis, diğer taraftan, "Bu (gözlem noktaları planı), Orta Fırat Vadisi'nde savaşanların savaştan çekilmemesini ve coğrafi halifelikten geriye kalan kısmını bitirmeye devam etmelerini sağlamak üzere dizayn edilmiştir." ifadesini kullanmıştı.

Milli Savunma Bakanı Akar, bu konudaki rahatsızlığını dile getirerek, ABD'li muhattaplarına bu konuda tepkilerini gösterdiğini aktarmıştı.

Akar, "ABD askerleri tarafından Suriye sınırına kurulacak gözlem noktalarının ülkemizdeki algıyı son derece olumsuz etkileyeceğini, burada, 'ABD askerleri bir şekilde terörist YPG'lileri koruyor, onları perdeliyor' şeklinde bir algıya sebep olabileceğini görüşmelerimiz sırasında dile getirdik. Görüşmeler sırasında hem askeri hem sivil muhataplarımıza çeşitli şekillerde rahatsızlığımızı tekrar tekrar ifade ettik." demişti.

– Suriye'nin kuzeyinde terör ordusu

Albay Ryan, YPG/PKK'nın siyasi kolu PYD'nin, ABD ile İran'a karşı bir yıllık bir anlaşma yaptığı ve bu anlaşma kapsamında ABD'nin 30 bin kişiyi eğiteceğine ilişkin açıklamasını yalanlayarak, böyle bir anlaşmaya varılmadığını söyledi.

Ryan, "SDG'yi daha önce eğittik ve Orta Fırat Vadisi'ndeki başarıları da bunu kanıtladı ancak şu anda herhangi bir fiziksel anlaşmayı takip etmiyoruz." diye konuştu.

– Pentagon da yalanladı

PYD'nin açıklamasına ilişkin AA muhabirine açıklama yapan Pentagon sözcülerinden Binbaşı Sean Robertson ise "Spesifik sayıda bir kuvvetin eğitilmesine ilişkin herhangi bir mutabakat yok." dedi.

Robertson ayrıca örgütle yapılan iş birliğinin içinde İran ile mücadelenin yer almadığını ve amaçlarının DEAŞ'ı kalıcı olarak bitirmek olduğunu öne sürdü.

ABD Savunma Bakanı James Mattis'ten Türkiye açıklaması

WASHINGTON (AA) – ABD Savunma Bakanı James Mattis, ABD'nin, Suriye'nin kuzey sınırı boyunca birkaç yerde gözlem noktası kuracağını açıkladı.

ABD Savunma Bakanlığında (Pentagon) gazetecilerle bir araya gelen Mattis, "Türkiye bir NATO ortağıdır. Onların Esed rejiminin Suriyesinden kaynaklı terör tehdidine yönelik meşru kaygıları var." dedi.

Savunma Bakanı Mattis, Beşşar Esed'in Rusya ve İran'ın desteği ile ülkesinde katliam yaptığını ve ülkeyi böldüğünü ifade ederek, "Türkiye'nin, Suriye sınırında yer alan bir NATO ülkesi olarak kaygılanması için birçok nedeni var. Bu kaygıların hiç birini ciddiye almıyor değiliz. Suriye'nin kuzeyine bir kaç bölgede gözlem noktası kuruyoruz. Bu şimdi bir değişikliktir. Suriye'nin kuzey sınırı boyunca birkaç yerde gözlem noktaları kuracağız, çünkü en azından bizim faaliyet alanımızdan kaynaklı bir şey gördüğümüzde Türkleri uyarmak istiyoruz. Bu konuda Türkiye ile yakın iş birliği içindeyiz. Türkiye'ye yakından bu konuyu danışıyoruz. Hem ordu hem de Dışişleri Bakanlığı onlara danışıyor. Türkiye'ye yönelik ortaya çıkabilecek ve gördüğümüz her türlü tehdidi takip etmeye çalışacağız." ifadelerini kullandı.

Kuracakları noktaların açık bir şekilde gece ve gündüz seçilebilecek şekilde işaretlenmiş olacağını kaydeden Mattis, "Türk ordusu ile sınırın karşısından çok konuşuyor olacağız. Gece ve gündüz çok açık bir şekilde işaretli bölgeler olacak. Böylece Türkler bizim tam olarak nerede olduğumuz net olarak görecek." diye konuştu.

James Mattis, gözlem noktalarının kurulma sebebini ise şu sözlerle açıkladı:

"Bu, Orta Fırat Vadisi'nde savaşanların savaştan çekilmemesini ve coğrafi halifelikten geriye kalan kısmını bitirmeye devam etmelerini sağlamak üzere dizayn edilmiştir. Düşman küçük bir alana sıkıştıkça, ellerindeki alanları daha da güçlendiriyorlar ve tabii kaç ay önceden beri ifade ettiğimiz gibi orada zor bir savaş var."