FETÖ'nün “mahrem imamı” ile eşine hapis cezası

GAZİANTEP (AA) – Gaziantep'te FETÖ/PDY'ye yönelik davada, örgütün "mahrem imam"ına 8 yıl 9 ay, eşine ise 6 yıl 3 ay hapis cezası verildi.

  1. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu sanık Haluk ile eşi tutuksuz sanık Cennet Doğan ve avukatları katıldı.

Sanık Haluk Doğan, hakkındaki suçlamaları kabul etmeyerek, ByLock ve Eagle programlarını kullanmadığını, polislere sohbet toplantıları düzenlemediği öne sürdü.

Herhangi bir terör örgütüyle bağlantısının bulunmadığını savunan Doğan, beraat talebine bulundu.

Sanık Cennet Doğan da suçsuz olduğunu iddia etti.

Duruşma savcısı, sanığın örgütün mahrem emniyet yapılanmasında polislerden sorumlu "öğretmen" konumunda olduğunu, "Harun" kod adını kullandığını, bir dönem örgütün Erzincan Polis Okulu sorumlusu olarak görev yaptığını, sanık Cennet Doğan'ın da ByLock kullandığını belirterek, cezalandırılmalarını talep etti.

Mahkeme heyeti, sanık Haluk Doğan'a "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 8 yıl 9 ay hapis cezası vererek yurt dışına çıkış yasağıyla tahliyesine hükmetti.

Heyet, sanık Cennet Doğan'a ise aynı suçtan 6 yıl 3 ay hapis cezası verdi.

FETÖ'nün sözde “mahrem imamı”nın yargılandığı dava

MALATYA (AA) – Malatya'da Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında cep telefonuyla 2. Ordu Komutanlığında darbeye kalkışan subaylarla görüştüğü belirlenen, örgütün sözde "mahrem imamı"nın yargılandığı davaya devam edildi

  1. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan tutuklu yargılanan sanık Atalay Kızılgül ile avukatı katıldı.

Duruşmada tanık olarak dinlenen eski askeri personel O.A.İ, sanığı tanıdığını, kod adını da "Adil" olarak hatırladığını söyledi.

Daha önce etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak verdiği ifadenin doğru olduğunu, sanıkla İstanbul'da tanıştığını anlatan O.A.İ, şöyle devam etti:

"O dönem Şırnak'a atanmıştım. İstanbul'da 'İhsan' kod adlı kişi beni 'Adil' ile tanıştırdı ve benden bundan sonra Adil'in sorumlu olacağını söyledi. Şırnak'a gittikten sonra açık öğretim sınavları için birliğimden dışarı çıkıyordum. O sırada sanık beni sabit hattan aradı. Ben Şırnak'ta ilk kez sabit hattan arandım. Sınavdan sonra sanıkla bir süre sohbet ettik ve ayrıldık. Bu şeklide iki kez görüştük. Görüşmemizde sanık bana birliğimdeki başka bir astsubaya ilişkin sorular sordu. Ben de tam olarak bilmediğimi söyledim. Daha sonra İstanbul'a tayin oldum. Orada da sanıkla buluştuk. Sanık beni İstanbul'da 'İlker' kod isimli kişiyle tanıştırdı ve benden bu kişinin sorumlu olacağını söyledi. Bir daha da sanığı görmedim."

Mahkeme Başkanı Türker Türkoğlu, tanığın ifadesinin ardından sanığa söz verdi.

  • "Beni birçok kişiye benzetiyorlar"

Sanık Kızılgül, sanığı tanımadığını öne sürerek hakkındaki iddiaları kabul etmedi.

Tanığın çelişkili ifadeler verdiğini savunan Kızılgül, "Beni birçok kişiye benzetiyorlar. Tanık da beni bu şekilde birine benzetmiş olabilir. Tanığı tanımıyorum. Ben hiçbir terör örgütü içerisinde faaliyette bulunmadım." ifadelerini kullandı.

Duruşma savcısı, tanık beyanları, HTS kayıtları ve kuvvetli delil durumu dikkate alınarak sanığın tutukluluk halinin devamını talep etti.

Mahkeme heyeti, ara kararında, esas hakkındaki mütalaasını hazırlaması için dosyanın iddia makamına gönderilmesine karar verdi.

Heyet, sanığın tutukluluk halinin devamına hükmederek dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.

  • İddianameden

İddianamede, "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istenen sanığın, örgüt içinde askeri personelle ilgilenen "Adil" kod adlı mahrem imam olarak faaliyet yürüttüğü belirtilmişti.

Sanığın, FETÖ/PDY içerisinde aktif rol aldığı ve bu kapsamda önemli görevler üstlendiği ifade edilen iddianamede, Kızılgül'ün Bank Asya'da hesabının bulunduğu bildirilmişti.

İddianamede, sanığın 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında 2. Ordu Komutanlığında darbeci subaylarla da görüştüğü belirtilerek, şunlar kaydedilmişti:

"Şüphelinin adına kayıtlı olan ve kendi kullanımında olduğu tespit edilen GSM hattı ile 16 Temmuz 2016'da Malatya 2. Ordu Komutanlığında görevli olan ve haklarında silahlı terör örgütü üyeliği suçundan işlem yapılan Eyüp Kök (anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilen eski binbaşı ile saat 01.15'te) ve Ahmet Üçbudak (anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilen eski yarbay ile saat 01.08'de), yine darbe gecesi kolluk kuvvetiyle girdiği çatışmada ölen örgüt üyesi Fatih Kılıç (eski binbaşı ile saat 01.11'de) ile görüşme kayıtlarının bulunduğu HTS kayıtlarından anlaşılmıştır."

FETÖ imamından “askeri birliklerin gizli bilgilerini aldıkları” itirafı

İSTANBUL (AA) – ENES CAN – Fetullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) yönelik soruşturma kapsamında ifadesi alınan örgüte mensup askerlerden sorumlu mahrem imamlardan M.C, Yalova Hava Meydan Komutanlığı ve Körfez Hava Radar Komutanlığı birliklerinin güvenlik zafiyetlerini ve birliğe ilişkin bazı bilgileri toplayıp örgüt içerisinde kendilerinden sorumlu kişiye verdiklerine dair beyanlarda bulundu.

FETÖ'nün TSK yapılanmasına yönelik soruşturma kapsamında, Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Dairesi Başkanlığı ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca ortaklaşa hazırlanan, örgütün askeri yapılanmasına ilişkin raporda dikkati çeken ifadeler ve örgüte dair önemli tespitlere yer verildi.

Rapora göre, FETÖ'ye yönelik soruşturma kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak ifadesi alınan örgüte mensup askerlerden sorumlu mahrem imamlardan M.C'nin itiraflarından örgüte dair önemli bilgilere ulaşıldı.

Şüpheli M.C ifadesinde, örgüte nasıl katıldığını, bugüne kadar örgütün kendisinden neler istediğini, hangi görevlerde bulunduğunu, örgütün tedbir gibi önemli kriterleri nasıl uygulandığını detaylı olarak anlattı.

İfadesinde, örgütün sürekli askeri personeller hakkında bilgi topladığını ve bu bilgileri örgüte mensup askerlerden aldığını söyleyen M.C, bir dönem sorumlu olduğu örgüte mensup askerlerin görev yaptığı Yalova Hava Meydan Komutanlığı ve Körfez Hava Radar Komutanlığı birliklerinde çalışan herkes hakkında ayrıntılı malumat istediklerini belirtti.

Kendilerinden sorumlu kişiden temin edilen listelerdeki hiçbir bilgiyi atlamadıklarını, istenilen ''ev adresi, telefon, araba markası, renk ve plakası, mail adresi, eşi ve çocukları, namaz kılıp kılmadığı, cumaya gidip gitmediği, içki-sigara kullanıp kullanmadığı, pavyon-bar gibi yerlere gidip gitmediği, yasak ilişkisi, kimlerle arasının iyi olduğu, bir gruba mensupsa siyasi düşüncesi" gibi bütün bilgilerin bu sisteme kaydedildiğini vurguladı.

Şüpheli M.C, aldıkları tüm bilgileri birleştirerek daha sonra "müdür"e teslim ettiğini, ayrıca birliğe önemli kişiler geldiklerinde neler yaptıklarını da öğrendiklerini vurgulayarak, ''Yalova ve Körfez'den çok ele avuca sığacak bilgiler gelmezdi. Gelenlerden hatırladığım, Körfez Radar Komutanının evini yaptırırken birliğin arabasını ve bazı malzemeyi kullandığına dair bilgiler ve bir askerin onun evinin yanında askeri araçla eşya taşırken çekilmiş fotoğrafıydı. Bu bilgileri de düzenleyip … kod adlı müdüre teslim ederdik.'' dedi.

İtirafçı mahrem imam M.C, kendilerinden istenen en önemli bilgiyi ise şöyle anlattı:

''Bizden istenilen en önemli bilgi, Yalova Hava Meydan Komutanlığı ve Körfez Hava Radar Komutanlığı birliklerinin güvenlik zafiyetlerinin araştırılıp bulunması işiydi. Bize bunun 'PKK'nın içeri sızma faaliyetleri olabilir, buna karşı önlem almak amaçlı' olduğu söylendi. Fakat o zaman aklıma gelip de bilinçaltına attığım şüphe şimdi su yüzüne çıktı. Bu bilgiler dış güçlerin eline geçerse ne olur, bunu o zaman fazla sorgulamadık ve arkadaşlarla birliklerdeki güvenlik zafiyetlerini, nöbetçi değişim ve miktarı, ne kadar bir nöbetçi bulunur gibi bilgileri toparlayıp örgüt içerisindeki bizden sorumlu müdüre verdik.''

Söz konusu bu bilgileri 2014 yılı içerisinde verdiklerini anlatan M.C, ''O zaman içimden buranın güvenliğini kim ne yapar diye düşündüm ama bu bilginin bütün Türkiye'deki birliklerden toplandığını düşünürsek ortaya çıkan durumu şimdi şimdi sorgular oldum.'' diye konuştu.

İzmir'deki FETÖ'nün TSK yapılanmasına operasyon

İZMİR (AA) – İzmir merkezli 13 ilde Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) Türk Silahlı Kuvvetlerindeki (TSK) yapılanmasına yönelik soruşturmada gözaltına alınan muvazzafların da aralarında bulunduğu 38 şüpheliden 7'si tutuklandı.

Alınan bilgiye göre İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen çalışmalar kapsamında "mahrem imamlarca" ankesör ya da büfeden arandığı belirlenen 38 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Sağlık kontrolünün ardından şüpheliler adliyeye getirildi.

Cumhuriyet savcılığındaki ifadelerinin ardından nöbetçi mahkemeye sevk edilen şüphelilerden 1'i KHK ile ihraç edilmiş eski öğrenci 6'sı muvazzaf 7 şüpheli tutuklandı.

6 şüpheli delil durumuna göre başsavcılıkça serbest bırakılırken, 23 şüpheli adli kontrol tedbiri uygulanarak serbest bırakıldı, 2 şüphelinin ise gözaltı süresi teşhis işlemleri için uzatıldı.

  • Olay

İzmir merkezli 13 ilde 9 Nisan'da FETÖ'nün TSK'deki yapılanmasına yönelik soruşturmada, muvazzafların da aralarında yer aldığı 41 zanlıdan 38'i gözaltına alınmıştı.

FETÖ'nün “mahrem imamı” duruşmada tutuklandı

İZMİR (AA) – İzmir'de, Fetullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) yönelik soruşturma kapsamında örgütün "mahrem imamı" olduğu gerekçesiyle tutuksuz yargılanan sanık duruşmada tutuklandı.

İzmir 17. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada, tutuksuz sanık Mesut Boztepe ve avukatı hazır bulundu.

Duruşma savcısı, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan M.T'nin ifadesine göre, FETÖ'nün TSK yapılanmasında mahrem imam olarak "müdür" seviyesinde görev alan Boztepe'nin "Esat" kod adını kullandığı, aynı zamanda arama tarama mesulü (ATM) görevini üstlendiğini belirterek örgütün şifreli haberleşme programı ByLock'u kullandığının da tespit edildiğini kaydetti.

Savcı, "Silahlı terör örgütü üyesi olmak" suçundan cezalandırılmasını istediği sanığın tutuklanması yönünde esasa ilişkin mütalaa verdi.

Esasa ilişkin mütalaaya katılmadığını belirten Boztepe, ByLock iddiasını ve tanık ifadesini reddettiğini, hakkındaki suçlamaları kabul etmediğini beyan ederek tutuksuz yargılanmak istediğini söyledi.

Süre talebinde bulunan sanık avukatı da savcının, müvekkilinin tutuklanma talebinin mahkemenin reddetmesi gerektiğini savundu.

Mahkeme heyeti, dosyaya giren yeni belge ve deliller sonucunda Boztepe'nin tutuklanmasına, sanık avukatının süre talebinin kabulüne karar vererek duruşmayı erteledi.

FETÖ'nün “Mardin mahrem imamı”na 16 yıl 6 ay hapis cezası

ŞANLIURFA (AA) – Şanlıurfa'da Fetullahçı Terör Örgütü/ Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) ilişkin davada, örgütün "Mardin mahrem imamı" olduğu tespit edilen sanık 16 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.

  1. Ağır Ceza Mahkemesindeki karar duruşmasına, tutuklu sanık eski öğretmen Akif Bağçı ile avukatı katıldı.

Bağcı, savunmasında, örgütle herhangi bir bağı bulunmadığını, üzerine atılı suçlamaların asılsız olduğunu iddia etti.

Savcı, esas hakkındaki mütalaasında, sanığın örgüt içerisinde yönetici pozisyonunda "Mardin mahrem imamı" olarak görev aldığının, gerek deliller gerekse tanık ifadeleriyle kesinleştiğini belirtti.

Sanığın aktif ByLock kullanıcısı olduğunu aktaran savcı, özellikle 2014-2016 yılları arasında Bağcı'nın programa 12 bin 538 kez giriş yaptığının tespit edildiğini bildirdi. Savcı, örgüt elebaşı Fetullah Gülen'in talimatı sonrasında sanığın Bank Asya'daki hesap bakiyesinin kısa süre içerisinde yaklaşık 5 kat artarak 265 bin liraya çıktığına da dikkati çekerek cezalandırılmasını talep etti.

Mahkeme heyeti, sanık Bağcı'ya "silahlı terör örgütü kurma ve yönetme" suçundan 16 yıl 6 ay hapis cezası vererek tutukluluğunun devamına hükmetti.

FETÖ, örgütten ayrılmak isteyen astsubayı tehdit etmiş

ANKARA (AA) – İSMET KARAKAŞ – Fetullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) yönelik ankesörlü telefon soruşturmaları kapsamında itirafçı olan astsubay Burak C, örgütün gizlilik politikası gereği namazın ima ile kılınması, cuma namazlarına gidilmemesi talimatları üzerine örgütten ayrılmak istediğini, kendisinden sorumlu mahrem imam tarafından "şefkat tokadı" ile tehdit edildiğini söyledi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca FETÖ'nün mahrem imamları ile örgüt üyesi askerler arasındaki ankesörlü ve ardışık arama yöntemiyle iletişime yönelik yürütülen soruşturma kapsamında hakkında "FETÖ üyeliği" suçlamasıyla dava açılan ve etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak üzere itirafçı olan astsubay Burak C, örgüte dair bildiklerini anlattı.

Örgütün mahrem imamlarınca birçok kez arandığı tespit edilen Burak C, 2010'da kendisiyle ilgilenen örgüt üyesinin "Yasir" kod adını kullanan soyismini bilmediği Turgut isimli şahıs olduğunu, Yasir'in kendisine "Bekir" kod adını verdiğini ancak bunu hiç kullanmadığını dile getirdi.

Dini hassasiyetleri nedeniyle "cemaat" olarak bildiği FETÖ yapılanmasına dahil olduğunu anlatan Burak C, zaman zaman örgüt evlerine ders çalışmaya gittiğini, bu evlerde örgüt elebaşı Fetullah Gülen'e ait kaset ve CD'lerin izletildiğini ve kitaplarının okutulduğunu beyan etti.

Örgüt toplantılarına gelen şahısların adını da veren Burak C, bir toplantıda örgüt sorumlusuna Gülen ile ilgili bir soru sorduğunu belirterek "Ben Fetullah Gülen'i kastederek 'Hoca Efendi diye bahsettiğiniz şahıs neden Türkiye'de değil?' dediğimde bana kaçamak cevaplar veriyordu." diye konuştu.

  • FETÖ'nün mülakat öncesi taktiği

İtirafçı Burak C, 2010'da girdiği astsubaylık sınavını kazandığını, mülakatlar öncesi bunu öğrenen örgüt üyelerinin kendisine bazı telkinlerde bulunduğunu anlattı.

Örgütün gizlilik politikası gereği dindar bir aileden geldiğinin anlaşılmamasını sağlamaya çalıştığını kaydeden Burak C, şöyle devam etti:

"Yasir isimli şahıs bana, 'Annenizin kimlikteki fotoğrafta başı kapalı ise söyleyin başı açık bir fotoğraf çektirsin ve kimliğine onu koysun.' dedi. Ben bunu aileme ilettiğimde annem önce karşı çıktı ama ben askeriyeye girmek istediğim için annem beni kırmadı ve başı açık bir fotoğraf çektirdi, kimliğini değiştirdi. Ayrıca mülakatta hangi gazeteleri okuyorsunuz diye sorulduğunda, 'Zaman gazetesi haricinde olan gazetelerden okuyorum.' deyin şeklinde telkinlerde bulunmuştu." dedi.

  • "Şefkat tokadı" ile tehdit

Astsubaylığı kendi hakkıyla kazandığını, bunun üzerine Yasir kod adlı örgüt üyesinin kendisini başka birine devrettiğini bildiren Burak C, bir süre örgüt toplantılarını bu şahısla yaptıklarını kaydetti.

Burak C, 2012'de Ankara'ya tayininin çıkmasından sonra kendisiyle Balıkesir'de ikamet eden bir FETÖ üyesinin ilgilendiğini, buluşma gün ve saatlerinin ankesörlü telefonla arayarak kendisine bildirildiğini dile getirdi.

Örgüt toplantılarında "himmet" adı altında örgüte para toplandığını açıklayan Burak C, bazı uygulamaları doğru bulmaması üzerine örgütten ayrılmak istediğini ancak tehdit edildiğini beyan etti.

İtirafçı astsubay Burak C, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Görüşmelerimizde, Fetullah Gülen kitapları, Risaliye Nur okuyup, Fetullah Gülen'e ait kasetler izletilmekteydi. Bir süre sonra bizle ilgilenen şahıslar bize, 'Namazı ima ile kılın, kendinizi deşifre etmemek için cuma namazlarına gitmeyin, oylarınızı AK Parti'ye vermeyin.' demeleri üzerine bu durumu yadırgayarak ailemi de bahane ederek bunlardan uzaklaşmaya çalıştım.

Ancak bir süre sonra beni ismini hatırlayamadığım Toyota marka aracı bulunan şahıs sürekli, 'Neden toplantılara gelmiyorsun?' diye 0312 alan kodu ile başlayan ve bazen de cep telefonları ile aramaktaydı. Ben bu telefonlara bazen cevap vermemekteydim. Cevap verdiğim zaman da bana neden gelmediğim sorulmakta ve gelmediğim zamanda beni, 'Şefkat tokadı' yiyeceğim konusunda tehditler etmekteydi. Ben, bunlara rağmen aldırış etmeyerek 2014 başlarında bunlardan tamamıyla koptum. Hatta telefon numaramı dahi değiştirdim."

GÜNCELLEME – FETÖ'nün askeri mahrem yapılanmasına yönelik operasyon

KAYSERİ (AA) – Kayseri merkezli 13 ilde, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'nın (FETÖ/PDY) Türk Silahlı Kuvvetlerindeki (TSK) "mahrem" yapılanmasına yönelik operasyonda gözaltına alınan 13 zanlıdan 9'u tutuklandı.

Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca, FETÖ/PDY'nin askeri mahrem yapılanmasına yönelik soruşturma kapsamında, örgütün "mahrem imamları"yla kontörlü telefonlar üzerinden ardışık arama yöntemiyle irtibat kurdukları belirlenen askeri personellere yönelik operasyonda gözaltına alınan 35 zanlıdan 21'inin emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Erzurum'da yakalanan ve SEGBİS üzerinden ifadeleri alınan zanlılardan M.A. tutuklandı, U.K. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Gözaltına alınan ve bugün adliyeye sevk edilen zanlılardan 1'i tutuklandı 7'si serbest bırakıldı.

Kayseri Emniyet Müdürlüğündeki işlemleri tamamlanan şüphelilerden 13 zanlı daha Kayseri Devlet Hastanesindeki sağlık kontrolünün ardından adliyeye sevk edildi.

Savcılık sorguları tamamlanarak mahkemeye çıkarılan zanlılardan E.C.D, E.B, D.Y, A.S, E.Ç, Ö.B, S.Ç, A.Ö. ve Y.K. tutuklandı, U.S, Ş.B, İ.Ç. ve M.A.V. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Bir şüphelinin yakalanması için çalışmalar devam ediyor.

Gözaltı kararı verilen 53 şüpheliden 17'si hakkında FETÖ soruşturmaları kapsamında işlem yapıldığı tespit edilmiş, 22'si muvazzaf, 10'u askeri okullarla ilişiği kesilen ve 4'ü emekli/ihraç olmak üzere 36 askeri personelin yakalanması için 20 Mart'ta Kayseri, Ankara, İzmir, Samsun, Erzurum, Kahramanmaraş, Kırşehir, Tunceli, Isparta, Balıkesir, Aksaray, Diyarbakır ve Van'da belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon başlatılmış, 35 şüpheli gözaltına alınmıştı.

FETÖ'nün sözde “mahrem imamı”nın yargılandığı dava

MALATYA (AA) – Malatya'da Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında cep telefonuyla 2. Ordu Komutanlığında darbeye kalkışan subaylarla görüştüğü belirlenen, örgütün sözde "mahrem imamı"nın yargılandığı davanın duruşması görüldü.

  1. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçlamasıyla tutuklu yargılanan sanık Atalay Kızılgül ile avukatı katıldı.

Sanık Kızılgül, önceki savunmalarını yineleyerek, hakkındaki suçlamaları kabul etmedi.

Mahkeme Başkanı Türker Türkoğlu'nun, dijital materyal incelemelerinde "ByLock", "Eagle" ve "Kakao Talk" isimli programların kalıntılarının tespit edildiğini hatırlatması üzerine sanık Kızılgül, bu programları kullanmadığını öne sürdü.

Duruşmada tanık olarak dinlenen, darbe girişimi sırasında 2. Ordu Komutanlığında görevli olan ve "anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilen eski binbaşı Eyüp Kök de sanıkla darbe girişimi sırasında görüştüğü iddiasını kabul etmedi.

Sanığı tanımadığını savunan Kök, "Telefonla görüşme yaptım ancak kim olduğunu hatırlayamıyorum. Kayıtlı olmayan bir numaradan arandım. Bir şeyler söylendi ancak ne söylediklerini hatırlamıyorum. Telefonda alakasız şeyler söylendi, ben de 'Sen kimsin?' diyerek telefonu kapattım." beyanında bulundu.

Duruşmada tanık olarak dinlenen, darbe girişimi sırasında 2. Ordu Komutanlığında görevli olan ve "anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilen eski yarbay Ahmet Üçbudak da sanığı tanımadığını öne sürerek, "O gece çok sayıda personeli karargaha gelmeleri için aradım. Aralarında izinde olan ve karargaha gelmek istemeyenler de vardı. Beni yakınlarının telefonundan arayıp mazeret bildirdiler. Bu şeklide konuşmalarım oldu." ifadelerini kullandı.

Duruşma savcısı, tanık beyanları, HTS kayıtları ve kuvvetli delil durumu dikkate alınarak sanığın tutukluluk halinin devamını talep etti.

Mahkeme heyeti, tutuklu sanığın mevcut halinin devamına karar vererek, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.

  • İddianameden

İddianamede, "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istenen sanığın, örgüt içinde askeri personelle ilgilenen "Adil" kod adlı mahrem imam olarak faaliyet yürüttüğü belirtilmişti.

Sanığın, FETÖ/PDY içinde aktif rol aldığı ve bu kapsamda önemli görevler üstlendiği ifade edilen iddianamede, Kızılgül'ün Bank Asya'da hesabının bulunduğu bildirilmişti.

Sanığın 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında 2. Ordu Komutanlığında darbeci subaylarla da görüştüğü anlatılan iddianamede, şunlar kaydedilmişti:

"Şüphelinin adına kayıtlı olan ve kendi kullanımında olduğu tespit edilen GSM hattı ile 16 Temmuz 2016'da Malatya 2. Ordu Komutanlığında görevli olan ve haklarında silahlı terör örgütü üyeliği suçundan işlem yapılan Eyüp Kök (anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilen eski binbaşı ile saat 01.15'te) ve Ahmet Üçbudak (anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilen eski yarbay ile saat 01.08'de), yine darbe gecesi kolluk kuvvetiyle girdiği çatışmada ölen örgüt üyesi Fatih Kılıç (eski binbaşı ile saat 01.11'de) ile görüşme kayıtlarının bulunduğu HTS kayıtlarından anlaşılmıştır."