Spanish elections marked by rise of far right

by Alyssa McMurtry

MADRID (AA) – Spain will hold its third general elections in four years on Sunday amid an atmosphere of indecision and rise of the far right.

Polls suggest that around 40% of the electorate was undecided just a week before the national vote.

Since 2015, when Spain’s predominantly two-party political system came to an end, the country has had major difficulties forming a government.

In the 2015 elections, two new parties broke onto Spain’s political landscape – the far left Podemos party and center-right Ciudadanos (Citizens) party. Prior to that, Spanish politics had been dominated by the Popular Party and the Socialist Party. However, issues including corruption, the economic crisis and the growing Catalan separatist movement gave rise to the new political parties.

Their entry into Spanish politics resulted in a Parliament so fragmented that politicians were unable to elect a government. As a result of the political deadlock, general elections were held in 2016.

In 2016, the results of the national election were similarly inconclusive. However, after nearly 10 months with only a caretaker government, Spain’s parliament managed to elect the Popular Party, led by Mariano Rajoy, as the governing party.

Yet, with support from less than half of the Spanish Parliament, the government was toppled in 2018 by a motion of no confidence submitted by the Socialist Party. That is when Pedro Sanchez, the current frontrunner for Sunday’s elections, became Spain’s prime minister.

While Sanchez was able to pass some legislation including a 22% hike in minimum wage, he was unable to pass the 2019 budget and called another round of national elections in the hopes of improving Spain’s governability.

Although the latest polls show the largest voting bloc is undecided, they suggest that the Socialist Party is in the lead, followed by the conservative Popular Party, Citizens, Podemos and Vox.

  • Far-right party makes inroads

Vox is the new addition to Spain’s already fragmented political scene. It is the first far-right party to gain significant political traction since the death of the country’s fascist dictator Francisco Franco in 1975 and is expected to win its first seats in the national parliament on Sunday.

Last December, Vox exceeded expectations and won 12 seats in Andalusia’s regional elections. The latest polls suggest that the party has gone from having virtually no support on the national level to around 11% of popular support. .

Vox’s campaign has been marked by a hard-line position on Catalan separatism, which reached a boiling point in 2017 when a referendum was held on the question of independence. Spanish police cracked down on the vote but the region’s separatist politicians subsequently declared independence.

As a result, the Spanish central government assumed political control of Catalonia and laid charges against the separatist politicians.

Today, several Catalan politicians are in preventative prison while their trials for charges including treason are ongoing, or in self-imposed exile in other European nations.

But for Vox, the Spanish government’s reaction to Catalan separatism was not firm enough.

“We will not permit Spain to commit suicide,” said Vox’s leader Santiago Abascal during its massive final rally in Madrid on Friday night.

Besides Spanish unity, Vox has campaigned on a populist platform that rejects some forms of immigration and feminism. Abascal has made the media and progressive left his enemies and has drawn heavily on the symbolism of the Spanish Reconquista, which was when Christians regained control of the Iberian Peninsula from Muslims in the fifteenth century.

Steve Bannon, Donald Trump’s former chief strategist, has become a consultant for Vox, and the party seems to be taking many of the same pages from the U.S. president’s playbook. Vox’s rallies are explosive, attracting thousands of people, and the party is playing on the fear, frustration and resentment of patriotic Spaniards who feel neglected by traditional party politics.

“This is the first party that is telling it as it is, not speaking in half-truths and fighting for Spain,” Santiago, 25, told Anadolu Agency after the Vox rally on Friday.

While Vox is unlikely to become the dominant political force after Sunday’s polls, it could be placed in a kingmaker position and has caused increasing polarization between Spain’s left and right.

While the results of Spain’s elections on Sunday are impossible to predict, the most likely possibilities are a left-wing coalition, which may have to resort to the controversial support of regional nationalist parties or a right-wing coalition backed by Vox.

Another likely outcome is that no obvious coalitions exist and Spain’s Parliament again goes months without a functioning government. That scenario could cause voters to return to the polls in national elections long before the government’s four-year term is up.

Greenpeace'den Madrid'de eylem

MADRİD (AA) – Uluslararası çevre örgütü Greenpeace, İspanya'da 28 Nisan'da yapılacak genel seçimler öncesinde siyasetçilerin dikkatini çevre ve iklim değişikliği sorunlarına çekmek için Madrid'de eylem yaptı.

Madrid şehir merkezindeki Colon Meydanı'nda bulunan yüksek binaya tırmanan Greenpeace üyesi 4 aktivist, "Hayatımıza ve gezegenimize mal oluyorsunuz ve bunun hesabını ödemeyeceğiz" yazılı 300 metrekarelik dev bir pankart astı.

Eylem için siyasi partilerin seçim kampanyalarına başlama gününü seçen Greenpeace örgütü, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, "Siyasetçiler ve ülkeyi yönetecek kişiler iklim değişikliği ve ekolojik değişim konularını ciddi bir şekilde programlarına almalılar." ifadelerini kullandı.

Siyasetçilerin şimdiye kadar aldığı "göstermelik önlemlerin", iklim değişikliği, biyoçeşitlilik kaybı, hava kirliliği gibi sorunları tahammül edilemez duruma getirdiğini savunan Greenpeace, "Eğer siyasetçiler hemen harekete geçmezse, eylem, kararlılık ve çözüm talebiyle sokaklara dökülen yeni nesillere utanç verici bir miras bırakacağız." uyarısında bulundu.

Ayrılıkçı Katalanlar Madrid'de gösteri yaptı

MADRİD (AA) – İspanya'nın doğusundaki Katalonya bölgesinin bağımsızlığını isteyen sivil toplum kuruluşlarının çağrısıyla, yargılanan ya da kaçak olan Katalan siyasetçilere destek vermek için başkent Madrid'de gösteri düzenlendi.

İlk defa Madrid'de organize edilen gösteri için Katalonya'dan 450 otobüs ve 10 hızlı trenle başkente gelen Katalanlar "Kendi geleceğine karar vermek suç değil. Demokrasi karar vermektir" pankartıyla yürüdü.

Madrid kent merkezindeki gösteriye Katalonya Özerk Hükümet Başkanı Quim Torra ile bazı özerk yönetim hükümeti üyeleri de katıldı.

Galisya, Castilla y Leon, Endülüs, Bask ve Asturias gibi İspanya'nın diğer bölgelerinden de gösteriye destek için gelenler oldu.

Katalonya Özerk Hükümet Başkanı Torra, gazetecilere yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"İspanya nerede hata yaptığına baksın. Demokrasi, sivil ve sosyal haklar, kendi geleceğine karar verme hakkı İspanya'nın bir parçası olmalı. Madrid'den bir kez daha siyasi tutuklularımızı, sürgündeki siyasetçilerimizi selamlıyor, onları kucaklıyoruz. Bu saçma bir davadır. Onların özgürlüğüne kavuşmalarına ve kendi geleceğine karar verme hakkımıza saygı gösterilip, tanınmasına kadar durmayacağız. Bizi durduramayacaklar."

Katalonya Özerk Parlamentosu Başkanı Roger Torrent de Yüksek Mahkeme'deki davanın "yalan temellere dayandığını, temel hak ve özgürlüklerin yargılandığını" öne sürerek, "Siyasi sorunlar sadece demokrasiyle, sandıkta çözülür. İspanyol devleti ile siyasi sorunu çözmenin tek yolu referandumdur." şeklinde konuştu.

Yaklaşık 50 bin Katalan'ın katıldığı ve aşırı sağ görüşlü grupların sosyal medyadan "tehdit içerikli" mesajlar gönderdiği gösteri için 500 polis görevlendirildi.

  • Katalonya'daki süreç

İspanya Anayasa Mahkemesince yasa dışı ilan edilmesine rağmen Katalonya'da 1 Ekim 2017 tarihinde yapılan bağımsızlık referandumu ve 27 Ekim 2017'de Katalonya parlamentosunda kabul edilen tek taraflı bağımsızlık deklarasyonu sonrasında eski Katalonya özerk yönetim hükümeti başkanı Carles Puigdemont ve 6 eski Katalan siyasetçi İspanya dışına kaçmıştı.

İspanya'da kalan sanık Katalan siyasetçilerden 9'u tutuklu, 3'ü de şartlı serbest olan 12'sinin Madrid'deki Yüksek Mahkeme'de yargılanmasına ise 12 Şubat'ta başlanmıştı.

Savcılık sanıklar hakkında "devlete karşı ayaklanma" suçundan 7 ila 25 yıl hapis talep ediyor. Davanın ilk duruşmalarında Savcı Javier Zaragoza, "Bu, İspanya demokrasisinin savunulduğu bir davadır. Bu dava demokrasinin zaferidir." görüşünü savunmuştu. Savcı Zaragoza'nın, "Katalonya'yı bağımsız bir devlet olarak yaratma süreci yasa dışıdır. Katalan halkının egemenliği yok, İspanyol halkının egemenliği vardır. Sanıklar devleti pes ettirmek istiyorlar." şeklindeki sözleri dikkati çekmişti.

Katalonya'daki bağımsızlık yanlısı girişimlerde 25 yılla hakkında en fazla hapis cezası talep edilen eski Katalonya Hükümet Başkan Yardımcısı Oriol Junqueras ise kendisinin "siyasi tutuklu" davanın da "siyasi" olduğunu savunmuştu. Junqueras, "Yaptıklarımızın hiçbiri suç değil. Oy kullanmak suç değil, çünkü böyle bir şey ceza yasasında yok." demişti.

Öğrencilerden iklim değişikliğine karşı gösteri

MADRİD (AA) – "Fridays For Future" (Gelecek İçin Cumalar) adlı gençlik hareketinin çağrısıyla 89 ülkede binden fazla şehirde meydanlara inen öğrenciler, "iklim değişikliğine karşı eyleme geçmedikleri" gerekçesiyle siyasetçileri eleştirdi.

Avrupa'nın birçok ülkesinde olduğu gibi İspanya'da da 40'tan fazla kentte ders bırakma eylemi yapan öğrenciler, siyasetçilerden "iklim değişikliği sorununa karşı acil eyleme geçmesini" istedi.

Başkent Madrid'de Sol Meydanı'nda toplanan binlerce öğrenci "Kapitalizm gezegeni öldürüyor" pankartı arkasında Meclis binasına kadar yürüyerek, iklim değişikliğine karşı "gerçek önlemlerin hayata geçirilmesi" çağrısında bulundu.

Öğrenci temsilcilerinden basına yapılan açıklamalarda, iklim değişikliğine karşı önlemlerin bir an önce uygulanması gerektiği vurgulanarak, "Siyasetçilerin bizlere teşekkürlerinden artık bıktık. Çok kritik bir dönemdeyiz. İklim değişikliğinin 10 yıl sonra geri dönüşü olmayacak etkilerini önlemek için hemen siyasetçilerin adım etmesi gerekiyor. Onların sorumsuzluğunun cezasını gelecekte bizler, çocuklar ödememeli." denildi.

Öğrenciler, eylemlerini her cuma günü sürdürmekte kararlı olduklarını, mücadelelerini bırakmayacaklarını söylediler.

İspanyol polisi, gösteriden dolayı Meclis çevresinde geniş güvenlik önlemi aldı.

İspanya'da emlak sektörünün yeni sorunu kira artışı

MADRİD (AA) – İspanya'da, başta Barselona ve Madrid olmak üzere büyük şehirlerde hızla artan kira fiyatları, emlak sektörünün yeni sorunu olarak öne çıkıyor.

İspanya'nın 2008 ile 2014 yılları arasında yaşadığı ekonomik krizin önemli nedenlerinden biri olan inşaat sektörünün kontrolsüz büyümesi ve artan konut fiyatları, bu kez yüksek kira fiyatlarında kendini göstermeye başladı.

Bazı emlak şirketlerinin yayımladıkları araştırma sonuçlarına göre, 2018 itibarıyla konut kiraları Barselona ve Madrid gibi büyük şehirlerde son 4 yıla oranla ortalama yüzde 40 arttı. En fazla kira artışı yüzde 49 ile Barselona'da gerçekleşti.

  • Kiralar, Madrid ve Barselona'da bin 220 ile bin 300 avroya çıkabiliyor

İspanya genelinde şehir merkezlerinde 80-90 metrekarelik bir evin aylık kirası ortalama 710 avro olurken, Madrid ve Barselona'da bu rakam bin 220 ila bin 300 avroya kadar çıkabiliyor.

Hızlı kira artışında Madrid ve Barselona'yı, Balear Adaları (Mayorka, Minorka ve İbiza'nın da olduğu bölge) takip ediyor.

Uzmanlar, kira artışlarının, yoğun talep ve yabancı yatırımcıların İspanya'daki konut piyasasına artan ilgisinden kaynaklandığını belirtiyor.

  • Kirada oturan İspanyolların sayısı artıyor

İstatistiklere göre, 2017 yılında İspanyolların yüzde 22,9'u kirada otururken, bu oran son yıllarda hızla yükseliyor. Yüksek kiradan dolayı mağdur olanların sayısı da her geçen gün artıyor.

İspanyol basınında yer alan haberlere göre, geçen yıl Madrid'de mahkeme kararıyla evden çıkarmaların yüzde 80'i, kira sözleşmelerindeki parasal nedenlerden dolayı oldu. Madrid'de geçen yılın ilk yarısında 2 bin 866 ailenin, kira sözleşmelerindeki yenileme maddelerini kabul etmediği için mahkeme kararıyla evlerinden çıkarıldığı belirtildi.

İspanya'daki sosyalist azınlık hükümeti de 28 Nisan'da yapılacak erken genel seçim öncesi yeni kira yasasını kabul etti. Yeni yasada öne çıkan konular, kira sözleşmelerinin 3 yıldan 5 yıla yükseltilmesi ve mahkeme kararıyla evden çıkarılma sürecinin 1-2 ay geciktirilmesi oldu.

İspanya'da yüz binlerce kadın meydanlara indi

MADRİD (AA) – İspanya'daki tüm kentlerde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yüksek katılımlı gösteriler düzenlendi.

İki saatlik genel greve giderek bu günü kutlayan ülkedeki kadınlar, gün boyunca düzenlenen gösterilerde "işte, maaşta, erkeklerle gerçek eşitlik ve kadına yönelik şiddete son" çağrıları yaptı.

Gösterilerin en yüksek katılımlıları, başkent Madrid ve Barselona kentlerinde oldu.

Madrid'in merkezindeki Prado Bulvarı ve Gran Via Caddesi'ni dolduran çoğunluğu kadın yüz binlerce kişi, "Durdurulmazız. Eğer kadınlar durursa dünya durur" yazılı pankartın arkasından yürüdü.

Gösterilere siyasi partilerin temsilcileri de destek verdi. 17 bakandan 11'i kadın olan ülkedeki sosyalist azınlık hükümetinin 10 bakanı ve Başbakan Pedro Sanchez'in eşi Begona Gomez de Madrid'deki gösteriye katıldı.

Başbakan Yardımcısı Carmen Calvo, gösteride "kadınlar, eşitler, özgürler" yazılı tişört giydi.

Ayrıca, Madrid Belediyesi, kent merkezindeki turistik anıtları mor renkle ışıklandırdı.

Barselona'da yerel polis, kentteki 8 Mart etkinliğine 200 bin kişinin katıldığını açıkladı.

Spain: Police arrest 4 in Catalonia amid general strike

            By Senhan Bolelli </p>  <p>MADRID (AA) – Police in Spain arrested four people Thursday in connection with a general strike called by pro-independence Catalan non-governmental organizations, trade unions and political parties. </p>  <p>In protest of the trial of 12 Catalan leaders in the country’s capital, Madrid, strikes brought several major Catalonian cities to a halt, including Barcelona, Girona and Tarragona.</p>  <p>At least 46 people were injured in demonstrations after clashes broke out with security forces, including 16 police officers and a Spanish journalist caught among the Catalan protestors.</p>  <p>A large demonstration was held in Barcelona calling for &quot;independence&quot; and &quot;freedom for political prisoners&quot;.</p>  <p>Spain dissolved the Catalan parliament after the Catalan government held an illegal independence referendum in October 2017.</p>  <p>Shortly afterward, then Spanish Premier Mariano Rajoy implemented Article 155 of Spain’s constitution which allows Madrid to intervene in the internal affairs of the country’s autonomous regions.</p>  <p>Ousted Catalan President Carles Puigdemont then fled Spain to Belgium before being briefly held in Germany for 12 days under an European Union arrest warrant</p>  <p>He returned to Brussels after his release, where he has been living in exile ever since.

Ayrılıkçı Katalanlardan “Yaptıklarımızın hiçbiri suç değil” savunması

MADRİD (AA) – İspanya'nın başkenti Madrid'de Yüksek Mahkemede görülen 12 Katalan liderin davasında, hakkında en fazla hapis cezası istenen eski Katalonya Hükümet Başkan Yardımcısı Oriol Junqueras, "Yaptıklarımızın hiçbiri suç değil." savunmasını yaptı.

İspanya Anayasa Mahkemesi tarafından yasa dışı ilan edilmesine rağmen Katalonya'da 1 Ekim 2017'de yapılan bağımsızlık yanlısı referandumla bağlantılı, Savcılık tarafından "devlete karşı ayaklanma" suçundan hakkında 25 yıl hapis talep edilen Junqueras, duruşmada ilk ifade veren sanık oldu.

Kendisinin siyasi suçlu, davanın da siyasi dava olduğunu söyleyen Junqueras, sadece savunma avukatlarının sorularını yanıtladı. Tutuklu yargılanan 9 Katalan siyasetçiden biri olan Junqueras, "Savunmasız bir durumdayım çünkü eminim beni yaptıklarımdan dolayı değil fikirlerimden dolayı suçluyorlar." diye konuştu.

Katalonya'da yapılan yasa dışı referandumun, "Katalan halkının yüzde 80'inin talebi" olduğunu ileri süren Junqueras, "Bu durum, vatandaşların oy kullandığı siyasi bir çözüm gerektiriyor ve birlikte en iyi şekilde yaşamı aramak için buna saygı göstermek gerekiyor. Oy kullanmak suç değil, böyle bir şey Ceza Yasası'nda yok. Oy kullanmayı engellemek ise suçtur." görüşünü savundu.

Bağımsızlık yanlısı girişimlerde hiçbir zaman şiddet içeren bir şey olmadığını, şiddete hep karşı olduklarını vurgulayan Junqueras, "Ben İspanya'ya aşığım, İspanya halkına aşığım. Bunu bir çok kez söyledim çünkü gerçek bu." ifadelerini kullandı.

Junqueras'tan sonra mahkemede ifade veren eski Katalonya Hükümeti İçişleri Bakanı Joaquim Forn ise savunmanın yanı sıra suçlamaları yönelten Savcılık ve hükümet adına dava açma yetkisine sahip "Devlet Avukatlığı"nın sorularını yanıtladı. Forn, suçlamalarda bulunan diğer bir kurum olan aşırı sağcı Vox partisinin avukatlarının sorularına ise yanıt vermedi.

Forn, Katalonya İçişleri Bakanı olarak görev yaptığı sırada gerçekleşen yasa dışı bağımsızlık referandumuyla bağlantılı kendisinin ve kendisine bağlı Katalonya yerel polisinin, yasaları tam olarak yerine getirdiğini söyledi. Forn, yasaları çiğnemekten değil siyasi düşüncesinden dolayı yargılandığını savundu.

Davada 9'u tutuklu 3'ü serbest 12 sanık için Savcılık "devlete karşı ayaklanma", "devlete itaatsizlik" ve "kamu kaynaklarını kötüye kullanmaktan" 7 ila 25 yıl, Devlet Avukatlığı "devlete karşı kışkırtmadan" 7 ila 12 yıl, Vox partisi de 24 ila 74 yıl hapis talep ediyor.

Davada en fazla öne çıkarılan konulardan biri, 2017'deki bağımsızlık referandumu sırasında halkın devlete karşı şiddet içeren eylemler yapıp yapmadığı olurken, mahkemenin şiddet olduğuna kanaat getirmesi durumunda bunun "devlete karşı ayaklanma" olarak karşılık göreceği belirtiliyor.

Yüksek Mahkemede 12 Şubat'ta başlayan ve 3 ay sürmesi beklenen davada, aralarında eski Başbakan Mariano Rajoy'un da olduğu 600'den fazla şahit dinlenecek.

Turkish, European universities forge new alliance

            By Erdogan Cagatay Zontur</p>    <p>ANKARA (AA) - An Istanbul university is joining eight other schools as a founding member in an alliance formed with the aim of promoting “European Union values” in higher education.</p>    <p>Istanbul Technical University (ITU) is set to become a founding member of the European Engineering, Learning Innovation and Science Alliance (EELISA), the university announced on Wednesday.</p>    <p>In a press release, ITU said members of a university delegation, led by Rector Mehmet Karaca, had met in Madrid with representatives of several European universities on Jan. 29 with a view to “benefiting from their teaching and research potential”.</p>    <p>According to the statement, EELISA is aimed at finding solutions to social issues and reinforcing the “values” of the European Union in the field of higher education. </p>    <p>It also seeks to adapt university strategies to bring them into line with the goals of sustainable development and encourage the mobility of engineering students and academic and administrative staff.</p>    <p>The statement also refers to gender equality, pointing out that women should enjoy the same rights as men in the engineering profession.</p>    <p>The meeting was attended by representatives from Madrid Polytechnic University (Spain); Budapest Technology and Economy University (Hungary); Bucharest Polytechnic University (Romania); and Friedrich Alexander University of Erlangen-Nurnberg (Germany). </p>    <p>Representatives of several prestigious engineering schools -- including Chimie ParisTech, Ecole des Ponts et Chaussees ParisTech, ENSTA ParisTech, and Mines ParisTech -- were also in attendance.

Madrid'de taksicilerden işgal eylemi

MADRİD (AA) – İspanya'nın başkenti Madrid'de süresiz grevlerinin 7. gününe giren taksiciler, şehir merkezinin en işlek yolu olan Castellano Bulvarı'nı işgal etti.

İnternet üzerinden ulaşım hizmeti veren Uber, Cabify gibi özel şirketlere karşı sınırlama isteyen taksiciler, 23 Ocak'ta Madrid'deki uluslararası turizm fuarı Fitur önünde başlayıp sürdürdükleri eylemlerini, fuarın sona ermesiyle şehir merkezine taşıdı. Castellano Bulvarı'ndaki 2 kilometrelik yolu işgal eden binlerce taksici, araçlarını yol üzerinde bıraktı.

Profesyonel Taksiciler Federasyonunun Sözcüsü Jose Miguel Funez, basına yaptığı açıklamada, İspanya'nın diğer kentlerinden gelen taksicilerle pazartesi günü Madrid'de büyük bir eylem yapacaklarını duyurdu.

Castellano Bulvarı'nda sabahlayacaklarını belirten Funez, gelecek binlerce taksicinin dayanışmasıyla eylemlerini sürdüreceklerini ifade etti. Funez, Fransa'daki Sarı Yelekliler hareketinden esinlenerek, Madrid'deki eylemlere katılacak herkesten sarı yelek giymesini istediklerini kaydetti.

Taksicilerin yolu işgal eden yasa dışı eylemlerine karşı Madrid özerk yönetimi hükümeti ve polis bu zamana kadar herhangi bir müdahalede bulunmadı.

İspanyol polisi, sadece, Uber, Cabify gibi şirketlere ait araçların lastiklerini kesici aletlerle patlattıkları tespit edilen 3 taksiciyi gözaltına aldığı açıklandı.

  • Uber ve Cabify, Barselona'dan çıkma kararı almıştı

Öte yandan, Barselona kentinde de eylem yapan taksiciler Katalonya özerk yönetimi hükümetinin sunduğu öneriyi kabul ederek, 6 gün süren süresiz grevlerini 24 Ocak'ta sonlandırmıştı. Katalonya yönetimi, taksicilerin eylemlerini sonlandırmak için Uber ve Cabify'a en az 1 saat önce rezervasyon yapılması halinde yolcu alma şartı getirmişti.

Bunun üzerine Cabify ve Uber şirketleri, Barselona kentinden çıkma kararı almıştı. Gelişmeler üzerine taksicilerin yerine bu sefer Uber ve Cabify'ın şoförleri Barselona sokaklarında eylem yapmaya başladı.

İspanya'da taksicilerin, internet üzerinden ulaşım hizmeti veren Uber, Cabify gibi özel şirketlere karşı mücadelesi bir seneden uzun bir süredir devam ediyor. Taksiciler, ulaşımı daha ucuza yapan bu şirketlere karşı tüm İspanya'yı kapsayan, genel sınırlama talep ederken, her 1 taksiye 30 özel ulaşım aracı lisansı verilmesini istiyor.