Kuveyt OPEC'in petrol üretimini azaltma kararına uyacak

KUVEYT (AA) – Kuveyt Petrol Bakanı Halid el-Fadıl, ülkesinin Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütünün (OPEC) günlük ham petrol üretimini azaltma kararına uyacağını belirtti.

Kuveyt resmi ajansı KUNA'ya yaptığı açıklamada Bakan Fadıl, ülkesinin OPEC'in günlük ham petrol üretimini azaltma kararına uyacağını ifade etti.

Kuveyt Petrol Bakanı ayrıca bugün Azerbaycan’ın başkenti Bakü'de toplanan Ortak Bakanlar İzleme Komitesi'nin (JMMC) toplantısına katıldı.

OPEC ile OPEC dışı bazı ülkelerden oluşan JMMC'den yapılan açıklamada, petrol üretim kısıntısı anlaşmasının ele alınacağı nisan ayındaki OPEC toplantısının iptal edilmesine yönelik tavsiyede bulunulduğu bildirilmişti.

Suudi Arabistan liderliğindeki OPEC ve Rusya önderliğindeki OPEC dışı ülkeler, Aralık 2018'de Avusturya'nın başkenti Viyana'da yaptıkları toplantıda, 2019'un ilk 6 ayında toplam petrol üretimlerini günlük ortalama 1,2 milyon varil azaltma kararı almıştı.

OPEC önderliğinde alınan günlük 1,2 milyon varillik petrol üretim kesintisi kararının 2019’un sonuna kadar uzatıp uzatılmayacağının 25-26 Haziran'da Viyana’da yapılacak toplantıda değerlendirilmesi bekleniyor.

Kuveyt'te petrol endüstrisi gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYİH) yaklaşık yüzde 50'sini, ihracatının yüzde 95'ini, gelirlerin ise yüzde 80'ini oluşturuyor.

Kuveyt Fonu'ndan Özbekistan'a 30 milyon dolarlık kredi

TAŞKENT (AA) – Kuveyt Arap Ekonomik Kalkınma Fonu, Özbekistan'a 30 milyon dolarlık kredi verilmesini onayladı.

Özbekistan Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Özbekistan'ın Kuveyt Büyükelçisi Bahram Aloyev, Kuveyt Arap Ekonomik Kalkınma Fonu'nun Orta Asya ve Avrupa Bölge Müdürü Favaz el-Adsani ile bir araya geldi. Görüşmede, taraflar arasındaki iş birliği imkanları ele alındı.

Favaz el-Adsani, görüşmede fon yönetim kurulunun, Özbekistan hükümeti ile Kuveyt Fonu arasında 2017-2019'da imtiyazlı kredilerin sağlanmasına ilişkin daha önce imzalanan memorandum uyarınca imtiyazlı kredinin ikinci dilimi olan 30 milyon dolar kredinin tahsis edilmesini onayladığını bildirdi.

Özbekistan’ın, sürdürülebilir ekonomisi ve kredibilitesinden dolayı Kuveyt Fonu'nun güvenilir ortaklarından biri olduğunu vurgulayan el-Adsani, fonun, 1997-2018'de ülkedeki 9 sosyal projenin uygulanması için 183,1 milyon dolar imtiyazlı kredi ve 2,4 milyon dolar hibe yardımı sağladığını, bu kredilerin ülkedeki altyapı projelerinin geliştirilmesi için kullanıldığını aktardı.

30 milyon dolarlık kredi, Özbekistan'ın kırsal kesimlerinde konut inşaatı programına dahil olan ve Karakalpakistan, Kaşkaderya, Semerkant, Surhanderya, Fergana ve Taşkent bölgelerinde gerçekleştirilecek projelerin finanse edilmesi için kullanılacak.

Görüşmede, 2020-2022'de Özbekistan’daki sosyal projeleri finanse etmek için Özbekistan hükümeti ile fon arasında imzalanacak yeni kredi anlaşmasının hazırlanmasına ilişkin ortak çalışmaların başlatılması konusunda mutabakat sağlandığı da belirtildi.

Yeni Zelanda'da iki camiye terör saldırısı

KUVEYT (AA) – Kuveyt Emiri Şeyh Sabah el-Ahmed el-Cabir es-Sabah, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani, Ürdün Kralı 2. Abdullah ile Mısır ve Suudi Arabistan dışişleri bakanlıkları Yeni Zelanda'da iki camiye düzenlenen terör saldırılarını kınayan birer açıklama yayımladı.

Kuveyt resmi ajansı KUNA'nın haberine göre, Şeyh Sabah, Yeni Zelanda'nın Christchurch şehrinde iki camiye yapılan ve 49 kişinin hayatını kaybetmesine neden olan terör saldırılarını kınayarak, Kuveyt'in insan haklarına ve kanunlara aykırı olan ve masum insanları, kutsal ibadet yerlerini hedef alan terör olaylarını reddettiğini ifade etti.

Şeyh Sabah'ın Yeni Zelanda Genel Valisi Patsy Reddy'e taziye mesajı göndererek, hayatını kaybedenlerin ailelerine, Yeni Zelanda hükümetine ve halkına başsağlığı, yaralılara ise acil şifalar dilediği aktarıldı.

Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani de Yeni Zelanda Genel Valisi Patsy Reddy'ye telgraf göndererek, Yeni Zelanda'da iki camiye düzenlenen saldırıyı kınadığını ifade etti.

Al Sani nedeni ne olursa olsun Katar'ın terör ve radikalizme karşı tavrının net olduğunu kaydetti.

Ürdün Kralı 2. Abdullah, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, Yeni Zelanda'da iki camide namaz kılan kişileri hedef alan çirkin saldırıyı kınadı.

Kral Abdullah, "Acı verici bu terör eylemi radikalizm, nefret ve terörle mücadeleyi sürdürme konusunda bizi birleştirdi. Terörün dini yoktur." ifadelerini kullandı.

Mısır Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada ise "Yeni Zelanda'da iki camiye düzenlenen saldırıyı en ağır ifadelerle kınıyoruz." denildi.

Saldırının insani prensiplerin çok ötesinde olduğu vurgulanan açıklamada, Mısır'ın saldırıda hayatını kaybedenlerin yanında yer aldığı belirtilerek, terörle mücadelenin uluslararası arenada daha etkin bir şekilde yapılması gereğinin altı çizildi.

Suudi Arabistan da Yeni Zelanda'daki terör saldırısını kınadı.

Suudi Arabistan resmi ajansı SPA'nın haberine göre Dışişleri Bakanlığı'ndan bir yetkili, Yeni Zelanda'da iki camiye düzenlenen terör saldırısını kınayarak, "Kaynağı ne olursa olsun terörün her türlüsünü kınıyoruz. Terörün dini ve milleti olmaz." ifadelerini kullandı.

Yeni Zelanda'da iki camiye terör saldırısı

KUVEYT/MASKAT (AA) – Kuveyt ve Umman, Yeni Zelanda'nın Christchurch kentinde cuma namazı sırasında 2 camiye yapılan terör saldırısını kınadı.

Kuveyt Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, iki camiye düzenlenen terör saldırısı kınanarak, Kuveyt'in vatandaşlarını ve ülkenin güvenliğini korumak için aldığı her önlemde Yeni Zelanda'nın yanında olduğu ifade edildi.

Açıklamada, uluslararası topluma "dünyanın güvenliğini, istikrarını ve bütünlüğünü hedef alan şiddet ve terörizmle mücadele için daha fazla çaba gösterilmesi" çağrısında bulunuldu.

Umman Dışişleri Bakanlığı da söz konusu terör saldırısını kınadığı yazılı açıklamasında "Masum insanlara yönelik her türlü şiddet, terörizm, nefret ve ırkçılığı her zaman ve her yerde reddediyoruz." ifadelerine yer verdi.

Kuveyt “Boeing 737 Max”lere hava sahasını kapattı

KUVEYT (AA) – Kuveyt, Etiyopya'da yaşanan uçak kazasının ardından "Boeing 737 Max 8" tipi uçaklara hava sahasını kapattı.

Kuveyt Sivil Havacılık İdaresinin resmi Twitter hesabından yapılan açıklamada, ikinci bir emre kadar "Boeing 737 Max 8" tipi uçakların tüm operasyonlarının askıya alındığı ve hava sahasının söz konusu uçaklara kapatıldığı belirtildi.

Öte yandan, Kuveyt uçaklarının alım satımını ve kiralanmasını finanse eden ALAFCO şirketi de dünya genelinde havayolları şirketlerine kiraladığı 64 uçak arasında "Boeing 737 Max 8" tipi uçak bulunmadığını açıkladı.

ALAFCO'nun açıklamasında, şu an 118 uçak siparişi bulunduğu ve bunların 40'ının "Boeing 737 Max 8" tipi uçaklardan oluştuğu kaydedildi.

Siparişlerde herhangi bir değişiklik yapılmadığı ve yeniden pazarlık girişiminde bulunulmadığı ifade edilen açıklamada, yetkili makamların ihtiyati tedbirler almaya çalıştığı kaydedildi.

Açıklamada, uçak satın alma anlaşması gereği uçak üreticilerinin, üretim hatasından kaynaklanan arızaları tamir etme ve arıza nedeniyle ortaya çıkan zararların tazminatını ödemekle mükellef olduğu belirtildi.

ALAFCO, Kuveyt Havayolları, Kuveyt Finansman Evi ve Körfez Yatırım Kurumu arasında kurulmuş ortak bir hava yolu şirketi olarak biliniyor.

Şirket, 2017'de 2,2 milyar dolar tutarında 20 adet "B737 Max 8" tipi uçak satın alma anlaşması imzaladı.

Etiyopya'daki son kazanın ardından Türkiye, Singapur, Çin, Etiyopya, Endonezya, Avustralya, Malezya, Umman, İngiltere, Almanya, Fransa, Hollanda, Avusturya, Avrupa Birliği, Kazakistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Yeni Zelanda, Fiji, Hindistan, Hong Kong, Lübnan, Kosova, Bahreyn, Mısır ve Tayland, "Boeing 737 Max" tipi uçakların operasyonlarını geçici olarak durdurmuş ve hava sahalarını uçuşlara kapatmıştı.

Türk Hava Yolları da filosundaki B737 Max 8 tipi uçakları seferlerinden çektiğini açıklarken, Arjantin, Brezilya, Hindistan, Meksika, Kanada, Norveç ve İzlanda'da da bazı hava yolu firmaları benzer bir kararla söz konusu tipteki uçakları seferlerinden çektiklerini duyurmuştu.

Etiyopya Hava Yollarına ait "B737 Max 8" tipi yolcu uçağı, 10 Mart'ta Addis Ababa'dan Kenya'nın başkenti Nairobi'ye gitmek için havalandıktan kısa süre sonra düşmüş, kazada uçaktaki 157 kişinin tamamı hayatını kaybetmişti.

Kuveyt'te en sevilen dünya lideri, Cumhurbaşkanı Erdoğan

KUVEYT (AA) – Kuveyt halkı, dünya liderleri arasında en çok Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı seviyor.

ABD düşünce kuruluşu Washington Institute tarafından Kuveyt halkı üzerinde yapılan kamuoyu yoklamasında, Cumhurbaşkanı Erdoğan, en sevilen dünya lideri seçildi.

Kuveyt gazetesi Alqabas tarafından haberleştirilen sonuçlar, "Kuveytliler Trump'a kızıyor Erdoğan'ı seviyor" başlığıyla verildi.

Kuveytlilerin, ABD Başkanı Donald Trump'a olan desteklerinin, "yüzde 5 olduğu" belirtilen haberde, Erdoğan'ın ise Kuveytlilerin yüzde 64'ünün sevgisini kazandığı belirtildi.

Kamuoyu yoklaması sonuçlarına göre, yabancı liderler arasında Erdoğan'dan sonra ikinci sırayı yüzde 49 ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping aldı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in de Trump ile aynı orana sahip olması dikkati çekti.

Son yıllarda iki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerle gelişen ikili ilişkiler, yönetimlerin yanı sıra halk üzerinde de olumlu sonuçlara neden oluyor. Kuveyt Emiri Şeyh Sabah el-Ahmed el-Cabir, 2017'de Türkiye'ye iki ziyaret gerçekleştirmiş, Cumhurbaşkanı Erdoğan da Kuveyt'i aynı yıl üç kez ziyaret etmişti.

Rusya, İsrail-Filistin müzakereleri sürmeli çağrısında bulundu

KUVEYT (AA) – Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, İsrail-Filistin müzakerelerinin devam etmesi gerektiğini belirtti.

Körfez turu kapsamında Kuveyt'i ziyaret eden Lavrov, Kuveyt Dışişleri Bakanı Şeyh Sabah Halid el-Hamed es-Sabah ile düzenlediği basın toplantısında, İsrail-Filistin müzakerelerinin Arap Barış Girişimi ve Birleşmiş Milletler (BM) kararları uyarınca devam etmesi gerektiğini belirtti.

Ayrıca Filistin'de bölünmüşlüğü sona erdirmek için yardım etmeye hazır olduklarını belirten Lavrov, bu kapsamda Rusya'nın başkenti Moskova'da bir toplantı yapılması çağrısında bulunduklarını hatırlattı.

Arap Barış Girişimi'nin iki devletli çözümün gerçekleşmesinin ardından Arap ülkeleri ve İsrail arasında normalleşme sağlanmasını içerdiğini kaydeden Lavrov, ancak şu an Arap Barış Girişimi'nin tehdit altında olmasından dolayı endişeli olduklarını aktardı.

ABD'nin Yüzyılın Anlaşması adlı planına değinen Lavrov, bu plan hakkında daha fazla ayrıntı duymak istediklerini belirterek, ABD'nin planının tamamının açıklanmasının ardından Rusya'nın da bu konuda tutumunu açıklayacağını ifade etti.

Körfez krizi hakkında konuşan Lavrov, ülkesinin bu krizin çözümü karşısında herhangi bir girişimi bulunmadığını, Kuveyt'in arabuluculuğuna destek verdiğini ve Körfez İşbirliği Konseyi'nde (KİK) birliğin yeniden tesisi için sarf edilen tüm çabaları desteklediğini aktardı.

  • Suriye'deki olaylar

Suriye'deki olaylara değinen Lavrov, Kuveyt Emiri Şeyh Sabah el-Ahmed el-Cabir es-Sabah ile Suriye konusunu görüştüklerini belirterek, görüşme hakkında ayrıntı vermedi.

Lavrov, bunun yanı sıra dün ziyaret ettiği Suudi Arabistan'da da Suriye'deki durumlarla ilgili görüşmeler yaptığını aktararak, görüşlerde uyuşma olduğunu kaydetti.

ABD'nin, Ürdün-Suriye sınırındaki Rukban kampını, hukuk dışı güçlerini Suriye'de bulundurmak için gerekçe olarak kullandığını söyleyen Lavrov, "Bu kamptan mültecilerin dönüşleri için güvenli koridorlar inşa ettik. Ama ABD engelledi." dedi.

Kuveyt makamlarının bir Rus'u gözaltına almasına değinen Lavrov, Rus vatandaşının Kuveyt'te gözaltına alınması karşısında endişeli olduklarını, ilgili makamlara gerekli taleplerin iletildiğini belirtti.

Kuveyt Dışişleri Bakanı Şeyh Sabah ise Rus vatandaşla ilgili olarak, ülkesinin uluslararası anlaşmalara ve güçler ayrılığı ilkesine saygı duyduğunu, bu konuyu dostluk çerçevesinde takip ettiğini söyledi.

Şeyh Sabah, Suriye rejiminin Arap Birliği'ndeki üyeliğini aktif hale getirilmesine dair ise bundan mutlu olacağını kaydederek, Suriye konusunda siyasi çözüm vurgusu yaptı.

Körfez turuna çıkan Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, Katar ve Suudi Arabistan'ın ardından bugün Kuveyt'e gelmişti.

Irak ve Kuveyt iş birliğini geliştirmekte kararlı

BAĞDAT (AA) – Irak ve Kuveytli yetkililer, ekonomik ilişkileri artırma ve her alanda iş birliği yapma konusunda kararlılık mesajı verdi.

Irak Başbakanı Adil Abdulmehdi, Irak Meclis Başkanı Muhammed el-Halbusi'nin daveti üzerine ülkeyi ziyaret eden Kuveyt Meclis Başkanı Merzuk Ali el-Ganim ile başkent Bağdat'ta bir araya geldi.

Görüşme sonrası Abdulmehdi'nin ofisinden yapılan yazılı açıklamada, Irak-Kuveyt ilişkilerinin geliştirilmesi ve diktatör rejimlerin kalıntıları ile geçmişin izlerinden kurtulmanın gerektiği ifade edildi.

Karşılıklı güven temelinde ilişkileri daha iyi bir seviyeye çekmek için ciddi bir şekilde çalışma çağrısının yapıldığı açıklamada, Irak'ın Kuveyt'e açılım konusunda kararlı olduğu belirtildi.

Kuveyt Meclis Başkanı Ganim ise iki ülke arasındaki iş birliğinin ve ekonomik ilişkilerin artırılmasını ve çözüm bekleyen sorunların tümünün halledilmesini istediklerini kaydetti.

Ganim, Kuveyt'in, iki ülke arasındaki Yüksek Bakanlar Komitesi'ne işlerlik kazandırılması ve güçlü iş birliği ilişkilerinin kurulmasını arzuladığını aktardı.

Kuveyt ile Irak arasında, geçmişi 1990'lı yıllara uzanan ortak petrol kuyuları, kayıp Kuveytliler ve Abdullah Körfezi'nde deniz sınırının çizilmesi gibi sorunlar bulunuyor. Geçen yıllarda gerçekleştirilen müzakerelere rağmen bu sorunlara henüz çözüm bulunamadı.

Kuveyt'ten Irak'ın yeniden imarı için 85 milyon dolar

BAĞDAT (AA) – Kuveyt, Irak'ın yeniden imarı için bu ülkeye 85 milyon dolar yardım yaptığını açıkladı.

Kuveyt Kalkınma Fonu'ndan yapılan yazılı açıklamada, geçen yıl düzenlenen Kuveyt Konferansında Irak'ın yeniden imarı için verilmesi taahhüt edilen 100 milyon dolar yardım kapsamında bu ülkeye 85 milyon dolar destekte bulunulduğu belirtildi.

Açıklamada ayrıca söz konusu yardımın Irak'ta terörden zarar gören bölgelerde 32 sağlık merkezi ve hastane yapımı için tahsis edileceği kaydedildi.

Şubat 2018'de Kuveyt'te "Irak'ın Yeniden İmarı" konulu bir konferans düzenlenmişti.

Irak yönetimi tarafından geçen yıl yaptırılan saha araştırmaları sonucu ülkenin 10 yıl içerisinde yeniden imarı için 88,2 milyar dolara ihtiyaç duyulduğu açıklanmıştı.

Terör örgütü DEAŞ'ın Haziran 2014'te Irak'ın ikinci büyük kenti Musul'u ele geçirmesinin ardından yaklaşık 3 yıl süren saldırı ve askeri operasyonlar nedeniyle ülkenin bazı kuzey ve batı kesimlerinde büyük tahribat oluşmuştu.

Ürdün ve Kuveyt 15 anlaşma ve mutabakat zaptı imzaladı

AMMAN (AA) – Ürdün ve Kuveyt, çeşitli alanlarda 15 anlaşma ve mutabakat zaptı imzaladı.

Ürdün Başbakanı Ömer er-Rezzaz ile Kuveytli mevkidaşı Cabir Mubarek el-Hamed es-Sabah'ın başkanlığını yaptığı 4. Yüksek Komite toplantısı başkent Amman'da gerçekleştirildi.

Ürdün haber ajansı PETRA'ya göre, toplantıda iki ülke arasında hukuk, yargı, planlama, kalkınma, eğitim, meteoroloji, havacılık ve iskan gibi alanlarda 15 anlaşma ve mutabakat zaptı imzalandı.

İmzalanan anlaşmalar arasında, Ürdün'ün Kuveyt Ekonomik Kalkınma Fonu'na olan borcunun yeniden yapılandırılması anlaşmasının düzenlenmesi ve Amman'da iki ilkokul inşası projesi için 6 milyon dolarlık bağış anlaşmalarının yer aldığı kaydedildi.

Öte yandan Kraliyet Divanı'ndan yapılan yazılı açıklamada, Ürdün Kralı 2. Abdullah ile Veliaht Prens El-Hüseyin bin Abdullah'ın Kuveytli başbakanla bir araya geldiği belirtildi.

Kuveyt Başbakanı Sabah, Kral 2. Abdullah'a, Kuveyt Emiri Eş-Şeyh Sabah el-Ahmed el-Cabir es-Sabah'ın "iki ülke arasındaki tarihi ilişkilerin derinliğini vurguladığı" mektubunu teslim etti.

Sabah beraberinde bakanlardan oluşan bir heyetle bugün Ürdün'e gelmişti.