Tourists gather in central Turkey to commemorate Rumi

                By Melike Kinaci</p>    <p>KONYA, Turkey (AA) - Local and foreign tourists gathered in a Turkey’s central province to mark the 745th death anniversary of Mevlana Jalaluddin al-Rumi -- a 13th century Sufi mystic, poet and Islamic scholar.</p>    <p>Events to commemorate the anniversary of Rumi’s passing, known as “Sheb-i Arus&quot; (the night of union), started on Dec. 7 in the central Anatolian province of Konya, where he is buried.</p>    <p>Ugur Ibrahim Altay, mayor of Konya Metropolitan Municipality, told Anadolu Agency the city is hosting locals and tourists from every part of the world.</p>    <p>&quot;Hopefully, the final program will be organized on Sheb-i Arus on Dec. 17 with the participation of the Turkish president,&quot; Altay said.</p>    <p>Rumi is fondly remembered by his followers in Turkey as Mevlana -- which means scholar. He was a Sufi poet and philosopher born in present-day Afghanistan.</p>    <p>Upon his death in 1273, Rumi’s followers founded the Mevlevi Order, also known as the Order of the Whirling Dervishes, famous for the Sufi dance known as the Sema ceremony.</p>    <p>Every year, an international commemoration ceremony marking the anniversary of Rumi’s union with God is held in Konya between Dec. 7-17 as a reverence to the Muslim scholar.

Turkey: Stone artifact identified as prophet relief

             By Engin Ozekinci</p>    <p>KONYA, Turkey (AA) - Discovered in the central Konya province last month, a stone artifact was identified as the relief of Biblical figure Daniel. </p>    <p>The artifact -- unearthed during a house construction in Konya's Doganhisar district in November -- is displayed in Aksehir Museum in Aksehir district. </p>    <p>Ilker Mete Mimiroglu, an arts professor at Konya’s Necmettin Erbakan University, said that the relief dates back to fifth century A.D.</p>    <p>“This artifact was made by the Christians to remember the prophets before their era,” Mimiroglu added.

Konya'ya nöbete gelen doktor YHT kazasında yaşamını yitirdi

KONYA (AA) – Konya'daki Medicana Hastanesinde görev yapan çocuk hastalıkları uzmanı Tahsin Ertaş (48), Ankara'da Yüksek Hızlı Tren (YHT) ile yol kontrolü yapan kılavuz trenin çarpışması sonucu meydana gelen kazada yaşamını yitirdi.

Alınan bilgiye göre, Konya'daki Medicana Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi'nde nöbetçi olan Dr. Tahsin Ertaş, sabah saatlerinde Ankara-Konya seferini yapan Yüksek Hızlı Tren (YHT) ile Konya'ya gelmek üzere yola çıktı.

YHT'nin Marşandiz istasyonuna girişi esnasında raylarda bulunan kılavuz tren ile çarpışması sonucu meydana gelen kazada hayatını kaybeden Ertaş'ın Ankara'da yaşadığı belirtildi.

  • Kazada 5 akademisyen yaralandı

Öte yandan KTO Karatay Üniversitesine ders vermek üzere Ankara-Konya seferini yapan YHT'de bulunan 5 akademisyen de kazada yaralandı.

Üniversiteden yapılan yazılı açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Ankara’da ikamet eden ve sabah treni ile üniversitemize ders vermek üzere gelmekte olan akademisyenlerimizden kazada yaralananlar olmuştur. Prof. Dr. Nurgün Platin, Doç. Dr. Ayşe Derya Kahraman, misafir öğretim üyemiz Doç. Dr. Bülent Elbasan, Dr. Öğr. Üyesi Bülent Bingöl ve Dr. Öğr. Üyesi Özlem Tekdemir Dökeroğlu yaralılar arasında yer almaktadır. Akademisyenlerimize Ankara'da gerekli tıbbi müdahaleler yapılmakta olup, üniversite olarak sağlık durumlarını yakından takip etmekteyiz. KTO Karatay Üniversitesi olarak çalışma arkadaşlarımız ve kazada yaralanan tüm vatandaşlarımıza acil şifalar, hayatını kaybedenlere ise Allah'tan rahmet dileriz."

Şebiarus her kültürden insanı Konya'da buluşturuyor

KONYA (AA) – Konya'da, Şebiarus adıyla bilinen "Hazreti Mevlana'nın 745. Vuslat Yıldönümü Uluslararası Anma Törenleri" yerli ve yabancı turistlerin katılımıyla devam ediyor.

Bu yıl "Selam Vakti" ana temasıyla düzenlenen törenlere ilişkin, AA muhabirine açıklama yapan Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Konyalıların, Türkiye'nin ve dünyanın en prestijli organizasyonları arasında yer alan Şebiarus'a yurt içi ve dışından katılan misafirleri en güzel şekilde ağırladığını söyledi.

Etkinliklere gösterilen ilgiden memnun olduklarını belirten Altay, "Sadece Valilik ve Belediye olarak değil, tüm Konyalılar gelen misafirlerimize hizmet için çaba sarf ediyor. Bu yıl programlarımız Çevre ve Şehircilik Bakanımızın katılımıyla başladı. İnşallah 17 Aralık'taki Şebiarus gününde Sayın Cumhurbaşkanımızın katılımıyla final programı yapılmış olacak." diye konuştu.

  • "Mevlana'yı anlama ve anlatma açısından fırsat oluşturuyor"

Yurt içi ve dışından binlerce kişinin Hazreti Mevlana'nın "gel" davetine icabet ettiğini dile getiren Altay, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ziyaretçilerin gelişiyle Konya adeta bir bayram havasına bürünüyor. Bu da Hazreti Mevlana'yı anlama ve anlatma açısından bir fırsat oluşturuyor. Günümüz dünyasında herhalde en çok ihtiyacımız olan, Hazreti Mevlana'nın söylemlerinin insanlar tarafından anlaşılması, yaşatılması ve ifade edilmesi. Biz de buna katkı sağlamaya gayret ediyoruz."

Altay, etkinlikler kapsamında sema törenlerinin hafta içi tek, hafta sonları iki seans gerçekleştirildiğine değinerek, "Pazartesi günü ise Uluslararası Spor Salonu'nda 10 bin kişinin katılacağı bir program yapılacak. Onun da biletleri tükenmek üzere. Her zaman olduğu gibi Hazreti Mevlana'ya ve sema programına talep çok yüksek." ifadelerini kullandı.

Son yıllarda özellikle İranlıların Şebiarus törenlerine ilgisinin arttığına işaret eden Altay, şunları kaydetti:

"Mesnevi'nin orijinalinin Farsça olması İranlıların ilgisini arttırıyor ama aslında dünyanın her yerinden ziyaretçimiz var. Yurt içinden de tekrar tekrar gelenler var. Bazı sanatçılarımızın uzun yıllardır her Şebiarus'a katıldığını biliyoruz. Şu anda Konya adeta tüm dünyayı misafir ediyor. Her renkten, her kültürden insan şu anda Konya'da Hazreti Mevlana'nın himayesinde buluşuyor."

Konya'da, 7 Aralık'ta başlayan "Hazreti Mevlana'nın 745. Vuslat Yıldönümü Uluslararası Anma Törenleri", Mevlana'nın vefat ettiği gün olan ve Şebiarus (düğün gecesi) olarak bilinen 17 Aralık'ta sona erecek.

İnşaat kazısında “Danyal Peygamber kabartması” bulundu

KONYA (AA) – ENGİN ÖZEKİNCİ – Konya'nın Doğanhisar ilçesinde ev inşaatı sırasında bulunan ve Akşehir Müzesi'ne teslim edilen taş eserin Danyal Peygamber kabartması olduğu belirlendi.

Helenistik dönem eserleri bakımından büyük zenginliğe sahip Konya'da, son yıllarda ortaya çıkarılan önemli tarihi buluntular, geçmişe ışık tutuyor.

Doğanhisar'da bir ev inşaatı sırasında geçtiğimiz aylarda bulunan, yapı malzemesinde kullanıldığı tahmin edilen ve üzerinde Danyal Peygamber kabartmasının yer aldığı taş, Akşehir Müzesi'ne teslim edildi.

Türünün ender bulunan taş eseri olması bakımından önem taşıyan Danyal Peygamber kabartması, Akşehir Müzesi'nde, ziyaretçilerin de ilgi odağı oldu.

Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) Edebiyat Fakültesi Erken Hristiyan ve Bizans Sanatları Ana Bilim Dalı Başkanı Dr. Öğretim Üyesi İlker Mete Mimiroğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Konya'nın Selçuklu'nun yanı sıra Roma ve Bizans dönemi eserleri bakımından da oldukça zengin olduğunu söyledi.

Beyşehir'in Yunuslar Mahallesi'nde sürdürelen arkeolojik kazı çalışmalarında bir süre önce ortaya "balığın yuttuğu" Yunus Peygamber figürlü taş bulunduğunu anlatan Mimiroğlu, eserin erken Hristiyanlık dönemine ait olduğunu ifade etti.

Beyşehir ilçesinde bulunan ve Konya Arkeoloji Müzesi'nde sergilenen eserin önemine işaret eden Mimiroğlu, şöyle devam etti:

"Hazreti Yunus'u yutan balık kabartması erken Hristiyanlık dönemine ait bir mezar taşında görülüyor. Dönemin en önemli eserlerinden bir tanesidir. Kitabesinde de Yunus Peygamber'in hikayesinden bir sahne olduğunu anlıyoruz. Bu eser, erken dönemde oldukça sık kullanılan bir figürdür. Figürde gemi çapası şeklinde bir haç motifi de yer alıyor. Belki de bulunduğu ilçedeki balıkçılıkla alakalı bir durum söz konusudur. Ama oldukça önemli ve nadide bir eser. Bu figüre günümüzde çok sık rastlamak pek mümkün değil."

Mimiroğlu, Konya'nın erken Hristiyanlığa ait birçok eseri barındırdığını belirterek, şunları dile getirdi:

"Geçtiğimiz aylarda bulunan ve Akşehir Müzesi'nde sergilenen Danyal Peygamber kabartması ise milattan sonra 5. ve 6. yüzyıllarından günümüze kadar gelen bir eser. Erken Hristiyanlık döneminde, yani İslamiyetten hemen önce Hristiyanlar bu eseri, Hristiyanlığın bir gereği olarak geçmişteki peygamberleri sevdikleri için yapmış. Bu eserin nerede kullanıldığının tespiti için çalışmalarımız devam ediyor. Yine Beyşehir'de bulunan ve Danyal Peygamber kabartması ile aynı döneme ait Hazreti Yunus'u yutan balık figürü de alışılmışın dışında kullanılan bir mezar taşıdır. Bu eser de geçmişteki peygamberleri anmak için Hristiyanlar tarafından yapılmış."

  • Dünyada eşine az rastlanıyor

Dünyada bu tür figürlerin bulunduğu eserlere çok sık rastlanmadığına dikkati çeken Mimiroğlu, şunları kaydetti:

"Bu eserler özellikle Hristiyanlık dünyası için önemli. Hatta bazıları yurt dışına götürülmüş, bunları da biliyoruz. İnanç turizmi açısından bu eserler çok önemli. Konya, çok ciddi bir potansiyele sahip. Bu eserlerle ilgili çalışmaları yurt dışındaki sempozyumlarda anlattığımızda şaşırdıklarını gördük. Sık rastlanan eserler olmadığı için haliyle şaşırıyorlar. Çok kıymetli eserler ve büyük bir bölümü de müzelerimizde koruma altında. Yabancı yayınlarda bu eserler çok ayrıntılı şekilde ele alındığı için yabancı turistler ciddi ilgi gösteriyor. Anadolu'daki, özellikle Konya'daki eserler yurt dışında çok iyi biliniyor."

CORRECTS UPDATE 2 – Turkey: 7 killed, 46 injured in high-speed train crash

By Burcu Calik and Muhammed Nuri Erdogan

ANKARA (AA) – At least seven people were killed and 46 injured when a high-speed train crashed into a pilot engine traveling along the same rails, said officials in Turkey's capital Ankara Thursday.

Seven people were killed, including one mechanic, while 46 others were injured — three of them seriously — said a statement by the Ankara governor's office.

After the crash a pedestrian overpass also collapsed onto some of the train cars, it added.

The train was en route to Konya in central Turkey.

Rescue efforts are still ongoing, including the use of dogs.

Some of the injured were taken to hospital and ambulances are on standby.

Prosecutors have launched an investigation into the cause of the crash.

UPDATE – Turkey: 4 killed, 43 injured in high-speed train crash

UPDATES DEATH TOLL AND INJURIES; NEW HEADLINE, DECK; MORE DETAILS AND ADDS GOVERNOR AS SOURCE

By Jeyhun Aliyev

ANKARA (AA) – At least four people were killed and 43 injured when a high-speed train crashed into a pilot engine traveling along the same rails, said officials in Turkey's capital Ankara.

After the crash an overpass also collapsed onto some of the train cars, said Ankara Governor Vasip Sahin.

The train was en route to Konya in central Turkey.

Rescue work is still ongoing. Some of the injured were taken to hospital.

Prosecutors have launched an investigation into the crash.

Milli forma için yılmadan çalıştı

KONYA (AA) – BASİR GÜLÜM – Yaklaşık 10 yıldır kick boks sporuyla uğraşan 18 yaşındaki Serdar Çınar, 3 yıldır giymek için büyük gayret gösterdiği milli formayla Avrupa ve dünya şampiyonlukları kazanmak istiyor.

İlkokul 4. sınıftayken okulda kick boks kurslarının açıldığını duyan ve bu sayede sporla tanışan Meram Belediyesporlu Serdar Çınar, AA muhabirine, en büyük hayali olan milli formayı nasıl aldığını ve bundan sonraki hedeflerini anlattı.

  • "Hedeflerim hep büyüktü"

Küçüklüğünden beri dövüş sporlarına ilgisinin olduğunu belirten Serdar, "Hedeflerim hep büyüktü. Ama keşfedilmem gerekiyordu. Mehmet Güçlü hocam beni keşfetti, işledi ve şampiyon olmamı sağladı. Ailem her zaman arkamda durdu. Bazen sakatlıklar yaşıyorduk. Ama ailem hepsine sabır gösterip şampiyonluk sevincime ortak oldu." diye konuştu.

Milli sporcu Serdar Çınar, 10 yıldır uğraştığı kick boks branşında yaklaşık 50 madalya kazandığını, bundan sonraki süreçte bu sayıyı artırarak kariyerine iyi dereceler eklemek istediğini vurguladı.

Sporda antrenörü Mehmet Güçlü sayesinde bir yerlere geldiğini anlatan Serdar, "Hocam sayesinde birçok başarı elde ettim. Bölge şampiyonluklarımın yanı sıra Türkiye ve uluslararası birinciliklerim de oldu." dedi.

  • "Hep milli formayı giymeyi hayal ettim"

Milli takım seçmelerine ilk kez 2016 yılında katıldığını aktaran Serdar Çınar, şunları kaydetti:

"Milli takım sporcusu olmak için gençler kategorisinde müsabakalara girdim. Seçmelere ilk katıldığımda çeyrek finalde kendi hatam yüzünden elendim. Ama pes etmedim. Daha da hırslandım. Milli sporcu olmak için tüm gayretimle çalıştım. 2017 yılında tekrar seçmelere katıldım. Bu sefer de final tartısında elendim. Yine yılmadım. İyice hırslandım. En son bu sene yine seçmelere katıldım. Bu sefer başardım ve artık milli kick boksçuyum. Milli takıma girdim ve milli formayı taşıyorum. Çok mutlu ve gururluyum. Bu spora başladığım yıllardan beri hep milli takım sporcusu olmayı, milli formayı giymeyi hayal ettim. Hedefime ulaşmak için hocamla birlikte çok çalıştım. Biraz zorlu oldu ama pes etmeden, hayalim olan milli formayı giymeye hak kazandım. Bundan sonraki hedefim, Avrupa ve dünya şampiyonlukları kazanarak İstiklal Marşı'nı tüm dünyaya dinletmek ve bayrağımızı dalgalandırabilmek."

  • "Bu tür sporlarda sonuca ulaşmak büyük sabır ister"

Kick Boks Federasyonu İl Temsilcisi ve antrenör Mehmet Güçlü de Serdar'ın milli formayla müsabakalara katılmasının kendisi için onur verici olduğunu dile getirdi.

Öğrencisinin uzun uğraşlar sonucunda milli formayı giymeye hak kazandığına işaret eden Güçlü, şöyle konuştu:

"Serdar yaklaşık 10 yıldır bizimle çalışıyor. Kendisinden çok memnunuz. Tüm teknikleri rahat şekilde yapabilen, kabiliyetli bir sporcumuz. İstikrarı sayesinde bu başarıları yakaladı. İnşallah önümüzdeki dönemde kendisine daha çok başarı nasip olacaktır. Bu tür sporlarda sonuca ulaşmak büyük sabır ister. Serdar, milli takıma girmeyi 3 yılda hep kıl payı kaçırdı. Ancak bu sene nasip oldu ve milli sporcu unvanını aldı. Serdar, azimli çalışması ve sabırla hedefe kilitlenmesi sonucunda milli takıma girdi. İnşallah bundan sonraki süreçte bu formayı en iyi şekilde temsil edecektir."

Yaya geçidi asansöründe mahsur kalan anne ve oğlu kurtarıldı

  KONYA (AA) - Konya'da yaya geçidi asansöründe mahsur kalan anne ve oğlu itfaiye ekiplerince kurtarıldı. </p> <p>Alınan bilgiye göre, Samet İşler (11), merkez Selçuklu ilçesi Selçuk Mahallesi Çevre Yolu Caddesi'nde yolun karşısına geçmek için annesiyle yaya üst geçidi asansörüne bindi. </p> <p>Anne ve oğlu asansörün arızalanması sonucu mahsur kaldı. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri, itfaiyeden yardım istedi. </p> <p>İtfaiye ekiplerinin çalışması sonucu asansörden ilk olarak Samet İşler çıkartıldı. İşler, bir polis memuru ve itfaiye erine sarılıp ağladı. </p> <p>Kurtarılan anne ve oğlu, olay yerine gelen yakınlarıyla bölgeden ayrıldı. 

Zazadin Hanı ihtişamıyla konuklarını bekliyor

KONYA (AA) – MUHAMMED ALİ AKMAN – Tarihte yolcuların konaklama merkezi olan, ticaretin gelişmesine büyük katkı sağlayan kervansarayların Anadolu'daki en büyük örneklerinden olan ve günümüze kadar ayakta kalmayı başaran Zazadin Hanı, mimari güzelliğiyle dikkati çekiyor.

Anadolu'da doğudan batıya ve güneyden kuzeye birçok güzergahta Selçuklular tarafından yaptırılan yüzlerce kervansaray, Türklerin ticarete verdiği önemi, ince mimari anlayışını, konukseverliğini ve sosyal devlet anlayışını yansıtan en önemli tarihi eserler olarak ayakta durmaya devam ediyor.

Konya'ya 22 kilometre uzaklıkta, Aksaray-Konya karayolundan 5 kilometre içeride Tömek köyü yakınında yer alan han, Selçuklu kervansaraylar ağının en güzel yapılarından biri olarak biliniyor.

Zazadin Hanı'nın inşasının, Anadolu Selçuklu Sultanı 1. Alaeddin Keykubat döneminde 1235'de başladığı, oğlu 2. Gıyaseddin Keyhüsrev zamanında 1237'de bitirildiği tarihi kayıtlarda yer alıyor.

  • 2017 yılında restorasyon yapıldı

Selçuk Üniversitesi (SÜ) Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Baş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kervansarayların Anadolu Selçuk Devleti döneminde en önemli yapılar arasında yer aldığını söyledi.

Kervansaraylar denildiğinde Türkiye'de akla gelen ilk şehirlerden birinin Anadolu Selçuklu başkenti Konya olduğuna dikkati çeken Baş, "Zazadin Hanı, Konya'daki önemli kervansarayların arasında yer almaktadır. 1996 yılında handa başlatılan ilk kazı çalışmalarında, Selçuk Üniversitesi Sanat Tarihi bölümü olarak biz de yer aldık." diye konuştu.

Hanın uzun yıllar harap vaziyette kaldığını ve 2017 yılında Selçuklu Belediyesi tarafından yapılan restorasyon çalışmalarında birçok bölümü onarılarak eski ihtişamına kavuşturulduğunu belirten Baş, "Sadece kervansaraylar değil, geçmişten kalan bütün yapılar tapu senetlerimizdir, maddi kültür eserlerimizdir." dedi.

  • Yapımına Alaeddin Keykubat döneminde başlandı

Anadolu Selçuklu Kervansarayları üzerine araştırmaları bulunan SÜ Sanat Tarihi Bölümü Araştırma Görevlisi Dr. Şükrü Dursun ise Selçuklular döneminde kervansaray yapımına büyük önem verildiğini vurguladı.

Özellikle Alaeddin Keykubat döneminde çok sayıda kervansarayın inşa edildiğinin altını çizen Dursun, Zazadin Hanı'nın da bu dönemde inşa edilen önemli eserler arasında yer aldığını dile getirdi.

Hanın yapıldığı dönemde önemli bir güzergahın kilit noktasında bulunduğuna işaret eden Dursun, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Hanın girişinde ve kapalı bölümün kapısında bulunan iki kitabede, kim tarafından ve hangi tarihte yapıldığı hakkında bilgiler yer almaktadır. Han, Anadolu Selçuklu Devleti vezirlerinden olan ve 'Diriliş Ertuğrul' dizisi ile son yıllarda yeniden gündeme gelen Sadettin Köpek tarafından yaptırılmıştır. Hanın inşasında Sadettin Köpek'in mimarlık yaptığı tahmin edilmektedir. Hanın ismi, inşa edildiği dönemde 'Sadettin Hanı'dır. İsim zamanla değişime uğramış ve halk arasında Zazadin Hanı'na dönüşmüştür."

  • Roma ve Bizans kalıntıları da kullanılmış

Dursun, yüzlerce yıl güzergahı kullanan kervanlar ve ordulara hizmet veren hanın, Selçuklu tarihine ışık tuttuğunun altını çizerek, şunları kaydetti:

"Zazadin Hanı'nın inşasında, Roma ve Bizans dönemi kalıntılarının da kullanıldığı görülmektedir. Hanın kapalı ve açık bölümündeki birçok duvarda, bu antik eser kalıntıları yer almaktadır. Hanın taç kapısının hacimli kitlesi üzerinde, basamaklarla çıkılan ve zengin bir taş süslemeye sahip mescit bulunuyor. Zazadin Han, yazlık ve kışlık bölümlerden meydana gelen hanlar grubundadır. Avluda önleri açık ve kapalı olmak üzere irili ufaklı 24 oda, mescit, hamam, ambar, depo ve ahırlar vardır. Duvarlarında yer alan beyaz ve açık kahverengi kesme taşlar ile Selçuklu dönemi taş işçiliğini yansıtan önemli bir eser konumundadır."