“Türkiye kendi kök hücre ihtiyacını karşılayabilecek duruma gelmiştir”

GAZİANTEP/MALATYA (AA) – MEHMET AKİF PARLAK-ORHAN YOLDAŞ – Türk Kızılayı Genel Başkanı Dr. Kerem Kınık, hedefleri olan 500 bin kök hücre bağışçısı sayısına ulaşmak üzere olduklarını belirterek, "Bugün 2 bini aşkın eşleşme, bini aşkın nakille Türkiye kendi kök hücre ihtiyacını, kemik iliği nakli ihtiyacını karşılayabilecek duruma gelmiştir." dedi.

Kınık, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Sağlık Bakanlığı ve Türk Kızılayı tarafından Türkiye Kök Hücre Koordinasyon Merkezi (TÜRKÖK) projesinin başlatıldığını ve Ağustos 2014'te bağışçı almaya başladıklarını anımsattı.

Bu kapsamda ilk kök hücre naklinin 2015 yılında yapıldığını aktaran Kınık, projenin her yıl büyüyerek genişlediğini ifade etti.

Kınık, Türkiye'nin her alanda olduğu gibi sağlık alanında da dünyanın sayılı ülkeleri arasına girdiğini, bunun da verilerle kanıtlandığını ifade etti.

Kök hücre ve kemik iliği nakli bekleyen yüzlerce hastanın bulunduğunu hatırlatan Kınık, "Kök hücreyle alakalı Türkiye'de yaklaşık 500 bin donasyon (bağış) hedeflemiştik ve buna ulaşmak üzereyiz. Fakat ihtimali artırmak için bağışı da artırmamız gerekiyor. Sağlık Bakanlığımızın aylık yaklaşık 8 bin kök hücre, doku nakli kapasitesi var. Bu kapasitenin artırılması ihtimaline karşı da kök hücre bağışçı sayısını artırabilecek mekanizmalarımız hazır." ifadelerini kullandı.

TÜRKÖK Projesi kapsamında bağışçı sayısını artırmaya yönelik çeşitli platformlarda kampanyalar yürüttüklerini anlatan Kınık, herkesi kök hücre donörü olmaya davet etti.

Kınık, özellikle son aylarda donör sayısındaki artışın kendilerini oldukça sevindirdiğini dile getirerek, "Bugün 2 bini aşkın eşleşme, bini aşkın nakille Türkiye kendi kök hücre ihtiyacını, kemik iliği nakli ihtiyacını karşılayabilecek duruma gelmiştir. Önceki yıllarda özellikle varlıklı insanların sadece yurt dışına giderek yaptırabildiği bu tedaviler artık ülkemizde rahatlıkla yapılabilmektedir. Bunun için de hem mutlu hem de yarınlar için her zaman umutluyuz." değerlendirmesinde bulundu.

  • "Yardımlarımızı artırarak devam ettireceğiz"

Kerem Kınık, Türk Kızılayının geçen yıl 40 ülkede 23 milyon insana yardım ulaştırdığını anımsatarak, bu yıl 15 ülkede yardım faaliyeti yürüteceklerini söyledi.

Geçen yıl Bulgaristan'ın Sofya, Gürcistan'ın Tiflis, Irak'ın Erbil kentleri ile Suriye hattında lojistik merkezler oluşturduklarını belirten Kınık, şöyle devam etti:

"Bu bölgelerdeki afetlere hızlı müdahale etmek için çadır, gıda gibi birtakım yardım malzemesi sevkiyatlarımız oldu. Yeni dönemde özellikle çatışma bölgelerindeki yardımlarımızı artırarak devam ettireceğiz. Suriye'nin içinde ve kuzey hattında Zeytin Dalı ve Fırat Kalkanı operasyonları sonrasında güvenli hale getirilen bölgelerdeki kalıcı çalışmalarımız devam edecek. Türkiye'den Suriyelilerin geri dönüşünü hızlandırmak için altyapı çalışmaları olacak. Kalıcı konut inşası, okul, hastane gibi toplumsal hizmet merkezlerinin yapılması noktasında kapsamlı çalışmalarımız olacak. Benzer çalışmaları Musul, Telafer, Kerkük ve Kuzey Irak bölgesinde yürütüyoruz."

  • "Gazze'nin en büyük afet lojistik üssü bu yıl açılacak"

Kınık, farklı coğrafyalarda yardım bekleyen insanlara, çeşitli yöntemlerle gerekli yardımları yaptıklarına dikkati çekerek, "Bangladeş'e, Myanmar'dan giden Rohingya Müslümanları, Arakanlılar için de çalışma yürütüyoruz. Afganistan Kabil'de bulunan delegasyonumuz ise Afganistan'dan, Batı'ya doğru kaçmaya çalışırken yollarda sıkıntı çeken ve mafyanın eline geçen insanların, tekrar Afganistan'a dönüşüyle alakalı bir çalışmamız var. Bu insanlara Afganistan'da meslek kazandırma noktasındaki çalışmamız devam ediyor." diye konuştu.

Filistin halkına insani yardımların da devam ettiğini dile getiren Kınık, sözlerini şöyle tamamladı:

"Yoksul insanlara gıda desteğinde bulunmaya devam ediyoruz. Gazze'ye geçen yıl 2 konteyner ilaç yardımımız oldu ancak ilaç sıkıntısı halen devam ediyor. Geçen yıl başladığımız Gazze'nin en büyük afet lojistik üssünün açılışı bu yıl gerçekleştirilecek. Bu büyük bir yatırım. Batı Şeria ve Gazze Şeridi'ndeki Filistinli kardeşlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Bu afet lojistik üssünün, acil durumlarda ihtiyaç duyulan malzemelerin önceden depolanması sayesinde, planlı biçimde sevkiyat yapılması konusunda katkısı olacak. Filistin'de öncelikle barışın sağlanması ve ablukanın kaldırılmasına ihtiyaç var. Ülkenin 2 milyonluk nüfusunun yüzde 60'tan fazlası işsiz. Okullarda, sağlık ocaklarında çalışanların maaşları ödenemiyor. Filistin'e yardımın devam etmesi gerekiyor. En temel insani destek ve barışın tesisi, saldırıların önlenmesi ile insanların üzerindeki baskının kaldırılmasıdır."

TBMM'den Türk Kızılayına destek

TBMM (AA) – TBMM Başkanlığı, Türk Kızılayının kök hücre ve kan bağışı faaliyetlerine destek amacıyla 2 gün serecek bir kampanya düzenleyecek.

TBMM Başkanlığından yapılan yazılı açıklamada, yarın ve 13 Şubat Şubat Çarşamba günü Halkla İlişkiler Binası'nın önünde kök hücre ve kan bağışı kampanyası düzenleneceği belirtildi.

Açıklamada, kaynağı yalnızca insan olan kana her zaman herkesin ihtiyacı olabileceği vurgulandı.

Türkiye'de pek çok ailenin umutla beklediği kan ve kök hücre ihtiyacının Türk Kızılayı tarafından sağlandığı anımsatılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Türkiye'de her yıl 16 yaşın altında bin 200 ila bin 500 yeni lösemili çocuk vakası bildirilmektedir. Çocukluk çağındaki kanser vakalarında lösemi hastalar birinci sırada yer almaktadır. Lösemi hastası çocuklarımızın tedavilerinde uygulanan kök hücre nakli için verilecek bir tüp kan ise nakil bekleyen bir çocuğa hayat demektir. TBMM olarak milletvekillerimiz, idari yöneticilerimiz ve tüm personelimizle toplumdaki duyarlılığın artmasına katkı sağlamak ve tüm lösemili yavrularımıza umut olmak için kök hücre ve kan bağışında biz de varız diyoruz.
Bu vesileyle 12-13 Şubat tarihlerinde Halkla İlişkiler Binası'nın önünde kök hücre ve kan bağışı kampanyası düzenlenecektir."

KKTC'de “2. Hematalojik Nadir Hastalıklar Kongresi”

İSKELE (AA) – Dünya Aferez Birliği (WAA) Başkanı Prof. Dr. Fevzi Altuntaş, kök hücre bağışçı sayısının artırılması ve gönüllü vericilik konusunda daha bilinçli hareket edilmesi gerektiğini belirtti.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) İskele ilçesinde "2. Hematalojik Nadir Hastalıklar Kongresi" düzenlendi.

WAA Başkanı ve aynı zamanda Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fevzi Altuntaş, kongre kapsamında düzenlenen basın toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye’nin hematolojik nadir hastalıkların yönetimi ve tedavisinde Batı Avrupa standartlarına ulaştığını aktardı.

Türk bilim insanlarının nadir hastalıklar alanında önemli çalışmalara imza attığını vurgulayan Altuntaş, geçen yıl ülke genelinde 4 bin 600 civarında kemik iliği nakli yapıldığını belirtti.

Altuntaş, Türkiye Kök Hücre Koordinasyon Merkezinin (TÜRKKÖK) herkesin sahip çıkması gereken bir kurum olduğunu kaydederek, "Buraya bağışçı sayısı artırılmalı ancak gönüllü vericilik için daha bilinçli hareket edilmesinde fayda var." dedi.

Kök hücre bağışçılığı konusunda çekinceye gerek olmadığını vurgulayan Altuntaş, "Verici olursanız kök hücreniz azalmaz, yenilenir. Cerrahi operasyon yapılmıyor, kimsenin organını kesip atmıyoruz. Bazıları korkuyor, gerginlik oluşturuyor, gönüllü verici olmakta zorlanabiliyor." diye konuştu.

Altuntaş, Türkiye'nin kanser, hematolojik kanserler ve kemik iliği nakli gibi tedavi uygulamaları bakımından dünyanın en gelişmiş ülkeleri ile yarışır düzeyde olduğunu belirterek, "Türkiye kemik iliğinde hem sayısal ve hem de niteliksel olarak Avrupa Birliği ülkeleri ortalamasının üzerindedir. Klinik araştırma düzeyindeki ilaçlar dahil kanıta dayalı uygulamalar ışığında her türlü kanser ilacına ulaşmak mümkündür." ifadesini kullandı.

İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ali Erkurt da kök hücre bağışının önemine değinerek, Türk Kızılayına verilecek üç tüp kan ile bağışçı olunabileceğine işaret etti.

Gönüllü bağışçı olmanın sağlığa hiçbir zararı bulunmadığını söyleyen Erkurt, "Gönüllü verici olmak için kan verenlerin 7'de 1'i vazgeçiyor. Kök hücre toplamak zor bir işlem değil, kan alır gibi koldan toplanıyor. Bağışçıya hiçbir zararı yok ama bağışçıya bunların anlatılması gerekiyor. İki saatte kök hücre toplanıyor." dedi.

Erkurt, TÜRKKÖK'ten bugüne kadar bin dolayında hastaya ilik bulunduğunu vurguladı.

Bisikletçilerden minik Öykü'ye destek

İZMİR (AA) – İzmir'de bir bisiklet kulübü, lösemi hastası 3,5 yaşındaki Öykü Arin Yazıcı'ya kök hücre ve kan bağışı desteği için Kızılay Kan Merkezine giderek kan verdi.

"Öykü de bizimle bisiklet sürsün" sloganıyla Üçkuyular Vapur İskelesi'nde buluşan Bike İzmir Bisiklet Kulübü üyeleri, Mustafa Kemal Sahil Bulvarı'ndaki bisiklet yolunu kullanarak Bayraklı ilçesinde bulunan Türk Kızılayı Ege Bölge Kan Merkezi Müdürlüğüne pedal çevirdi.

Yetkililerin kapıda karşıladığı gruba, kök hücre ve kan bağışı hakkında bilgi verildi.

Doktor muayenesinin ardından bağışta bulunan bisikletçiler merkezden ayrıldı.

Bike İzmir Bisiklet Kulübü Kurucusu Mustafa Kemal Kara, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kulüp olarak Öykü Arin'in hastalığına çok üzüldüklerini, arkadaşlarıyla beraber kök hücre bağışçısı olmak ve bağışı özendirmek için böyle bir etkinlik düzenlediklerini söyledi.

Herkesin bu konuda duyarlı olmasını isteyen Kara, şunları söyledi:

"İnşallah Öykü için uyumlu olan kök hücre, bağışlar sonucunda en kısa sürede bulunur. Ailesi de bir bayram yaşar. Tüm duyarlı insanlar, Arin ve ilik bekleyen hastalarımıza bağışlarıyla destek vermeliler. Umuyoruz ki Öykü'ye uygun ilik bulunur, sağlığına kavuşur ve ileriki dönemde öyküyle beraber bisiklet kullanırız." dedi.

Kulüp üyesi Züleyha Dikbaş ise bağış öncesi çok heyecanlı olduğunu, Öykü'nün bir an önce sağlığına kavuşması için dua ettiğini söyledi.

“Çukur” oyuncularından kök hücre bağışına destek

İSTANBUL (AA) – AİŞE HÜMEYRA BULOVALI – Show TV ekranlarında izleyiciyle buluşan Ay Yapım imzalı "Çukur" dizisinin ekibi, kök hücre için kan bağışında bulundu.

Oyuncularla set ekibi, kan kanseriyle mücadele eden ve ilik nakli bekleyen 3,5 yaşındaki Öykü Arin Yazıcı başta olmak üzere tüm lösemi hastaları için, sete gelen Kızılay aracında kan verdi.

Dizide "Yamaç Koçovalı"yı canlandıran Aras Bulut İynemli, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kök hücre ve kan bağışına herkesten destek beklediklerini söyleyerek, "Gerçekten kök hücre ve kan bağışı hayat kurtarıyor. Öykü Arin ve diğer bütün lösemi hastalarına umut olalım." dedi.

"Aliço" karakterini oynayan Rıza Kocaoğlu, kök hücre bağışının çok kolay bir işlem olduğunu aktararak, şunları kaydetti:

"Çok kısa sürüyor, can acıtmıyor ve kan veren kişiye zararı değil, daha çok faydası oluyor. Kızılay da bu konuda çok yardımcı oluyor. Bütün merkezlerinde ve gezici Kızılay karavanlarında kan vermek artık çok basit. (Kan vermek) İki dakikalarını alıyor ama o iki dakikada başka bir insanın hayatını kurtarabilirler. Ne olur kan bağışına önem versinler. Tüm hastalara da acil şifalar diliyorum."

  • "Bu durum herkesin başına gelebilir"

"İdris Koçovalı" karakterine hayat veren Ercan Kesal, dizinin tüm ekibinin böyle bir sosyal farkındalık projesine katılmaktan dolayı mutluluk duyduğunu dile getirerek, herkese teşekkür etti.

Kesal, oyunculuğun yanı sıra aynı zamanda doktor olduğuna da işaret ederek, donör olmanın hiçbir yan etkisinin ve sıkıntısının bulunmadığına dikkati çekti.

"Sultan Koçovalı" karakterini canlandıran Perihan Savaş, kök hücre ve kan bağışına ilişkin farkındalığın son yıllarda arttığını aktararak, şu bilgileri verdi:

"Bir kere her şeyden önce insanı sevmek gerekiyor. Eğer bir insanı severseniz, onun hayatını kurtarmanın gerçekten çok önemli olduğunu bilirsiniz. Özellikle de çocuklarımız söz konusu olursa. Donör olmak ve bir insanın hayatını kurtarmak demek, ömrünüzün sonuna kadar kafanızı yastığınıza koyduğunuzda rahat ve huzurlu uyuyabilirsiniz demektir. O yüzden herkes kan versin, donör olsun. Bu bağış sadece maddi değil aynı zamanda manevi bir bağış."

Yeni sezonda diziye katılan Şenay Gürler de yapılan işlemin çok basit olduğunun altını çizerek, "Sadece bir tüp kan veriyorsunuz. Bunun bize hiçbir zararı yok ama hayat kurtarabiliyorsunuz ve bu durum herkesin başına gelebilir." ifadelerini kullandı.

Dizinin idari yapımcısı Yamaç Okur ise kök hücre konusunda Türkiye'de yeteri kadar bağış toplanılamadığının altını çizerek, "Biz de Çukur dizisi ekibi olarak, sosyal sorumluluk çerçevesinde katkı vermek istedik. Umarım hem Öykü Arin için hem de diğer (ilik nakli) bekleyen çocuklar için bağışlarımız umut olur." değerlendirmesinde bulundu.

  • Kök hücre ve kan bağışı

Kızılay ve Sağlık Bakanlığı arasında imzalanan "Kök Hücre Protokolü" kapsamında, kök hücre bağışçılarından alınan bir tüp kan, Sağlık Bakanlığı'nın belirlediği merkez laboratuvarlara gönderilerek, "Doku Tipleme Testleri"ne tabi tutuluyor. Testlerden sonra lösemi hastalarına ilik nakli yapılabilmesi için hazırlanan bağışçı veri tabanına kaydediliyor.

Veri tabanında kayıtlı bağışçılardan herhangi birinin doku tipleme testleri, kemik iliği nakli bekleyen bir hastayla uyuştuğunda, bağışçıya ulaşılarak kemik iliğinin alınması için davet yapılıyor.

Kemik iliği nakli, kan hücrelerinin yapımını sağlayan ana kök hücrelerinin, kök hücre bağışçısı bireyden alınarak hasta kişiye nakil edilmesiyle gerçekleştiriliyor. Böylece lösemi hastası bir bireyde normal kan yapımı sağlanmış oluyor.

“Kök hücre bağışı” ile yargılanmaktan kurtuldu

İZMİR (AA) – MERİÇ ÜRER – İzmir'de bir hemşireyi tehdit eden hasta yakını, bazı lösemi hastaları için hayat kaynağı olan kök hücre bağışında bulunarak karşı tarafla uzlaştı ve yargılanmaktan kurtuldu.

Konak ilçesinde bir hastanede hemşire olarak görev yapan Özlem Özkan, 10 Şubat 2018'de bir hastasıyla ilgilenirken, aynı odada yatan bir başka hastanın annesi E.Ö. çocuğunun durumu hakkında Özkan'dan bilgi istedi.

Özkan'ın doktordan bilgi alabileceğini söylemesi üzerine E.Ö, iddiaya göre, hastasına bakılmadığını öne sürerek, sağlık çalışanlarına şiddetin haklı olduğu şeklinde sözler sarf etti, hem hastası için verilen ağız bakım malzemelerini hemşire Özkan'a doğru fırlattı hem de tehdit etti.

Özlem Özkan'ın şikayetçi olması üzerine E.Ö. hakkında "tehdit" suçundan soruşturma başlatıldı.

Soruşturma dosyası, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosu'na yönlendirildi. Uzlaştırmacı ile görüşen taraflar, E.Ö'nün Türk Kızılayına kök hücre bağışında bulunması şartıyla uzlaştı.

Uzlaştırmacı İrem Bilgili Çaparaz, E.Ö'nün geçen yılın son gününde Türk Kızılayı Ege Bölge Kan Merkezi'nde kök hücre bağışında bulunarak yargılanmaktan kurtulduğunu söyledi.

  • "Bir hayatı kurtarmanın değeri hiçbir şeyle ölçülmez"

Çaparaz, taraflarla görüşmeler esnasında manevi bir konuda uzlaştırma yapmak istediklerini belirterek, şunları kaydetti:

"Biliyorum ki bir cana umut olmak dünyadaki en önemli şey ve asla paha biçilemez. Bu nedenle konunun meta dışında bir şeye bağlanması açısından kök hücre bağışı aklıma geldi. Bir hayatı kurtarmanın değeri hiçbir şeyle ölçülmez. Bazı hastalıkların parayla tedavisi olmuyor. Kök hücre, lösemi hastaları için çok önemli bir hayat kaynağı. Tarafların da istekle bu duruma karşılık vermeleri, bağışın gerçekleşmesi bizim açımızdan çok olumlu.

Bu tarz hareketleri yaparken empati kuruyor olmalıyız, kaldı ki uzlaştırmacılık empati üzerine kurulu. Karşı tarafla empati kurarak bizim ya da bir yakınımızın başına gelse ne hissederdik, ne tip bir çaresizliğin içine düşerdik diye düşünürsek, kök hücre bağışı yapmakta daha hızlı olacağımızı düşünüyorum."

  • "Dikkati çekmek istediğimiz, kök hücre bağışı"

Müşteki Özlem Özkan da çalıştığı hastanede bir hasta yakını ile tartıştıklarını ve kişinin kendisini tehdit ettiğini ifade ederek, şikayette bulunduğunu söyledi.

Özkan, süreç gereği uzlaştırma teklifi geldiğini ifade ederek, "Kendime dair bir şey istemedim. Hastanede hasta çocukları ve annelerini görüyorum. Ben de bir anneyim. Dikkati çekmek istediğimiz şey, kök hücre bağışı. Herhangi bir Kızılay kan bağışı noktasında bir yarım saatimizi ayırıp kan bağışı yapabilir, bir kök hücre donörü olabiliriz. Hastaların çaresizliğinden dolayı bağış şartıyla uzlaştırmaya ikna oldum ve kendim de bağışçı oldum. Umarım ihtiyacı olan bir kişi ile eşleşir." diye konuştu.

Kemik iliği nakli bekleyen hastalar için sıraya girdiler

KIRŞEHİR (AA) – Kırşehir'de, kemik iliği nakli bekleyen iki çocuk için başlatılan kampanyaya katılan onlarca kişi kan bağışladı.

Neşet Ertaş Kültür ve Sanat Merkezinde, "Kök Hücre Bilgilendirme Semineri ve Kan Bağışı Kampanyası" etkinliği düzenlendi.

Türk Kızılayı Kan Merkezi İç Anadolu Kökhücre Birim Sorumlusu Behlül Budak, etkinlikte yaptığı konuşmada, Sağlık Bakanlığı ile Türk Kızılayı iş birliğinde Türkiye Kök Hücre Koordinasyon Merkezinin hayata geçirildiğini söyledi.

Kurulan Ulusal Kemik İliği Bankasının Türkiye genelinde 3 yılda 400 binin üzerinde gönüllü bağışçıya ulaştığını ifade eden Budak, 2 binin üzerinde eşleşme ve 1500'den fazla kök hücre nakli gerçekleştirildiğini dile getirdi.

Dünyanın en hızlı büyüyen kemik iliği bankası olma yolunda hızla ilerlediklerini vurgulayan Budak, modern tıpta aynı kan değerinden kök hücre toplama işlemlerinin artık rahatlıkla yapılabildiğini aktardı.

Konuşmanın ardından Kırşehir Valiliği, Kırşehir Belediyesi ve farklı kurumlardan gelen onlarca kişi, kemik iliği bekleyen 15 yaşındaki Okan Bodur ve 13 yaşındaki Mert Bektaş Kızıl başta olmak üzere tedavi gören hastalara umut olabilmek için kan bağışında bulundu. Vatandaşlar, form doldurulan ve kan bağışı kabul edilen stantlarda uzun kuyruk oluşturdu.

Kırşehir Valisi İbrahim Akın, Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci ve AK Parti Kırşehir Milletvekili Mustafa Kendirli de kan bağışında bulundu.

Vali Akın, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, kök hücre bağışında bulunmak için bir araya geldiklerini belirtti.

Kırşehir'de ve Türkiye genelinde kök hücre bekleyen çok sayıda hasta olduğuna dikkati çeken Akın, "Ülkemizde ve ilimizde kök hücre bekleyen hastalarımıza umut olabilmek amacıyla hep birlikte kan verdik. Toplantıda gösterilen videoda bir arkadaşımızın hiç tanımadığı birine kök hücre verirkenki mutluluğunu gördük, yüzü gülüyordu. Hiç tanımadığımız bir insana can vermenin ve hayat umudu olmanın mutluluğu tarif edilemez." dedi.

Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci de çok basit bir yöntem ile başka insanlara umut olunabileceğini belirterek, herkesi kan ve ilik bağışında bulunmaya davet etti.

Okan'ın babası Kubilay Bodur da etkilenmemesi için çocuğunu toplantıya getiremediğini ifade ederek, "O burada olmasa da ona umut olabilmek için sıraya girenlere çok teşekkür ediyorum." diye konuştu.

Tek isteği ışığa kavuşup oğlunu görebilmek

MANİSA (AA) – DOĞANCAN BİNGÖL – Manisa'da yaşayan Yıldıray Dirbisoğlu, halk arasında "tavuk karası" olarak bilinen "retinitis pigmentosa" hastalığı nedeniyle 10 yıl önce kaybettiği görme yetisine yeniden kavuşmanın ve hiç görmediği çocuğunu görmenin hayalini kuruyor.

Yunusemre ilçesinde yaşayan evli ve 2 çocuk babası 42 yaşındaki Yıldıray Dirbisoğlu'nun dünyası, 20 yıl önce halk arasında "tavuk karası" ya da "gece körlüğü" olarak bilinen hastalığa yakalanmasıyla karardı.

Günü birlik işlerde yevmiyeyle çalışarak ailesini geçindirmeye çalışan Dirbisoğlu, 10 yıl önce görme yetisini tamamen kaybedince zor bir döneme girdi.

Görme yetisiyle birlikte işini de kaybeden Dirbisoğlu, eşi ve 2 çocuğuyla Yenimahalle'deki kayınvalidesi, baldızı ve kayınbiraderi ile kiraladıkları evde yaşamaya başladı.

Isınma problemi bulunan, "derme çatma" 3 odalı evde komşularının yardımıyla hayata tutunmaya çalışan ailenin yaşam mücadelesi yürek burkuyor.

Dirbisoğlu, AA muhabirine, ışığa kavuşma umuduyla doktor doktor gezdiğini belirtti.

  • "Tek dileğim çocuğumu görmek"

Tedavisi için bir umut beklediğini dile getiren Yıldıray Dirbisoğlu, "Karanlık dünyamda kendimi hapis hayatı yaşıyormuş gibi hissediyorum. Bugün 16 yaşında olan oğlum Ferdi'yi 6 yaşına kadar gördüm. Ama 7 yaşındaki diğer oğlum Kemal'i ise hiç göremedim." diye konuştu.

"Benim için güneş hiç doğmuyor" ifadesini kullanan Dirbisoğlu, içinde bulunduğu durumu şöyle anlattı:

"Çocuklarıma ellerimle dokunup hissetmeye onları tanımaya çalışıyorum. Düşünsenize oğlum 7 yıl önce dünyaya geldi ama onun nasıl biri olduğunu bilmiyorum. Tek isteğim oğlumu bir kez görebilmek. Gözlerim açıldığında hapis olduğum evden çıkıp doğayı görmek ve çocuklarımla zaman geçirmek istiyorum. Gözlerim açıldığında Kemal'i görürsem dünyalar benim olur. Ailem benim tek varlığım. Tek hayalim var gözlerimin iyileşmesi, oğlumu gözlerim iyileştiğinde gördüğümde sanki yeni doğmuş gibi heyecanlı ve mutlu olurum çok sevinirim."

Yeniden görme umuduyla İstanbul ve Ankara'da çeşitli hastanelerde ameliyat olduğunu ancak bir sonuç alamadıklarını belirten Dirbisoğlu, kök hücre tedavisi ile ışığa kavuşma imkanının olabileceğinin bir göz doktorunca kendisine iletildiğini belirtti.

Dirbisoğlu, bunun için Kayseri'de özel bir hastaneye müracaat ettiğini ancak tedavisi için istenen 60 bin lirayı karşılayacak durumda olmadığını aktardı.

Yıldıray Dirbisoğlu'nun eşi Safiye Dirbisoğlu da "En azından evimizi ısıtmak için eşime bir iş imkanı sağlansın. Şu soğuk kış günlerinde çok üşüyoruz. Evde montlarımızla ve battaniyelerle oturuyoruz. Eşimin gözleri yeniden açılana kadar sağlığımızı kaybetmek istemiyoruz." diye konuştu.

Şantiye çalışanları minik Öykü için kök hücre bağışladı

İZMİR (AA) – İzmir'de Bayraklı Entegre Sağlık Kampüsü inşaatında çalışan işçiler, ilik nakli bekleyen 3,5 yaşındaki lösemi hastası Öykü Arin Yazıcı için düzenlenen kök hücre ve kan bağışı kampanyasına katıldı.

İnşaat yerleşkesinde bulunan yemekhanede bir araya gelen şantiye çalışanları ve idari personel, Türk Kızılayının kurduğu stantta minik Öykü için kan verdi.

Yüklenici firma Türkerler Gama Şirketinden yapılan yazılı açıklamada, kampanyanın Öykü Arin gibi birçok lösemi tedavisi gören çocuğa umut olabilmek için düzenlendiği belirtildi.

Şantiye çalışanlarının kampanyaya yoğun ilgi gösterdiği aktarılan açıklamada, "Öykü Arin Yazıcı'nın nakil için 2,5 ayı var. Buradan herkese şunu hatırlatmak istiyoruz; kök hücre nakli hayat kurtarıyor. Herkesi kök hücre için bağışta bulunmaya davet ediyoruz. Öykü için umut olalım." denildi.

Lösemili Öykü için kök hücre ve kan bağışı

İZMİR (AA) – İzmir Barosu, lösemi teşhisi konulan ve ilik nakli bekleyen 3,5 yaşındaki Öykü Arin için kök hücre ve kan bağışı kampanyası düzenledi.

Bayraklı ilçesindeki İzmir Adalet Sarayında Türk Kızılayının kurduğu stantta Arin için bağışta bulunan İzmir Barosu Genel Sekreteri Perihan Çağrışım Kayadelen, Öykü Arin gibi birçok çocuğa umut olabilmek için bu kampanyayı başlattıklarını belirterek kampanyaya destek veren meslektaşlarına teşekkürlerini iletti.

Kampanyanın düzenlenmesi taleplerinin Türk Kızılayınca da olumlu karşıladığını belirten Kayadelen, "Ayrıca meslektaşlarımızdan da yoğun bir katılım var. Buradan herkese şunu hatırlatmak istiyorum. Kök hücre nakli hayat kurtarıyor, herkesi kök hücre nakli yapmaya davet ediyoruz." dedi.

Kampanyaya çok sayıda avukat ile adliye çalışanı katılım göstererek kan ve kök hücre için donör bekleyen hastalara destek oldu.