Körfez'in bin 400 yıllık kalesi restore edildi

KOCAELİ (AA) – Kocaeli'nin Körfez ilçesinde yer alan ve Doğu Roma İmparatorluğu döneminde 640'lı yıllarda yapıldığı tahmin edilen Hereke Kalesi'nde 4 yıl önce başlayan restorasyon çalışmaları tamamlandı.

Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi'nde de bahsedilen bin 400 yıllık kale, İzmit Körfezi'ni gören manzarasıyla turistleri ağırlamaya başlayacak.

  • "Kalede tarihe yolculuk ortamı oluşacak"

Hereke Kalesi'ndeki çalışmaları inceleyen Körfez Belediye Başkanı Şener Söğüt, yaptığı açıklamada, 640'lı yıllarda yapıldığı değerlendirilen kalede adeta tarihe yolculuk ortamı oluşturacaklarını belirtti.

Kalenin, restorasyon çalışmalarına 2015 yılında başlandığını aktaran Söğüt, "Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi'nde de bahsedilen bin 400 yıllık kalenin tekrar gün yüzüne çıkarılıyor olması, gerçekten bölgemiz için ilimiz için önemli. Sadece dış görünüş olarak değil, ziyaret edenlerin tarihsel bir yolculuğa çıkacağı adeta bir yaşayan müze ortamı oluşturacağız. Hereke Kalesi'ni yaşayan müzeye dönüştüreceğiz." ifadelerini kullandı.

Söğüt, İzmit Körfezi'ni gören kalenin restorasyon çalışmalarının İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nce yürütüldüğünü kaydederek, peyzaj, ışıklandırma gibi çalışmaların ardından kalenin turizme açılacağını bildirdi.

Kocaeli'nin ihracatı 5 milyar doları aştı

KOCAELİ (AA) – ŞAHİN OKTAY – Türk imalat sanayisinin merkez üssü Kocaeli, ocak-nisan döneminde 5,4 milyar dolarlık ihracata imza attı.

Türk imalat sanayisinin yaklaşık yüzde 15'ini barındıran Kocaeli, Türkiye'yi dünyanın en büyük ihracat ülkelerinden biri haline getirme vizyonuna güçlü katkı veren kentlerin başında geliyor.

Avrupa pazarlarıyla iş yapmak için uygun bir konuma sahip olan ve elleçleme hacmi açısından Türkiye'nin en büyük, Avrupa'nın da sekizinci limanı konumunda bulunan Kocaeli, depolama, otoyol, demir, deniz ve hava yolu erişimi konusunda önemli lojistik avantajlar barındırıyor.

Ford Otosan, Hyundai Assan, Honda Türkiye ve Anadolu Isuzu gibi üreticilerin yanı sıra lastik sanayi, kord bezi, çelikord, plastik, kauçuk ve boya endüstrisiyle Otomotiv Yan Sanayi İhtisas Organize Sanayi Bölgesi'ne (TOSB) ev sahipliği yapan Kocaeli'nin ihracatında, otomotiv sektörünün önemli rolü bulunuyor.

  • 178 ülkeye ihracat

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerinden derlenen bilgiye göre, geçen yılın ilk 4 aylık döneminde 4 milyar 647 milyon 155 bin dolar olan kentin ihracatı, bu yılın aynı döneminde yüzde 16,3 artışla 5 milyar 404 milyon 210 bin dolara yükseldi.

İhracat liginde İstanbul'dan sonra ikinci sırada yer alan Kocaeli, bu dönemde 178 ülke ile 12 serbest bölgeye satış yaparken, genel ülke ihracatının yüzde 9,8'ini tek başına karşıladı.

  • İhracatın lokomotifi otomotiv ve kimya endüstrisi

Kent ihracatının yüzde 76,5'ine denk gelen 4 milyar 133 milyon 105 bin dolarlık kısmını, otomotiv ve kimya sektörlerinde faaliyet gösteren firmalar yaptı.

Ford Otosan, Hyundai Assan, Honda Türkiye ve Anadolu Isuzu'nun üretim tesislerinin bulunduğu kentin ihracatında ilk sırayı otomotiv sektörü aldı.

Söz konusu dönemde Kocaeli'nin otomotiv ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2 artarak 2 milyar 413 milyon 856 bin dolara ulaştı.

Ülkenin en büyük sanayi kuruluşu olan Tüpraş'ın yıllık 11 milyon ton ham petrol işleme kapasitesine sahip İzmit Rafinerisi ve yıllık yaklaşık 4,5 milyon ton siyah ürün işlenen Fuel Oil Dönüşüm Tesisi ile irili ufaklı madeni yağ ve boya tesisine ev sahipliği yapan kentin ihracatında kimya sektörü ikinci oldu. Kentin kimyevi madde ve mamulleri ihracatı, bu dönemde 1 milyar 719 milyon 249 bin dolar olarak kayıtlara geçti.

Çelik sektörü 271 milyon 914 bin dolarla üçüncü sırada yer alırken, bunu 263 milyon 472 bin dolarla demir ve demir dışı metaller, 191 milyon 481 bin dolarla elektrik-elektronik, 173 milyon 247 bin dolarla iklimlendirme endüstrisi takip etti.

  • Lider ihraç pazarı Birleşik Krallık

Ocak-nisan döneminde kentten en fazla ihracat yapılan ülke Birleşik Krallık oldu. Bu ülkeye yapılan ihracat, geçen yılın ilk 4 ayına göre yüzde 6'lık artışla 569 milyon 223 bin dolara yükseldi.

Kentten yapılan ihracatın geçen yılın karşılaştırılabilir dönemine göre yüzde 81 artış gösterdiği İspanya, 490 milyon 758 bin dolarla ikinci sırada yer aldı.

Dünyanın en büyük 5 ekonomisinden biri ve Avrupa Birliği'nin lokomotifi olan Almanya ise Kocaeli'nin bu dönemde en fazla ihracat yaptığı üçüncü ülke oldu. Almanya'ya yapılan dış satım yüzde 5 artarak, 420 milyon 166 bin dolara çıktı.

Slovenya 352 milyon 758 bin dolarla dördüncü sırada yer alırken, bu ülkeyi 293 milyon 823 bin dolarla Fransa, 274 milyon 386 bin dolarla Belçika takip etti.

Kocaeli'den en fazla ihracat yapılan 10 ülke ve 2018'in ocak-nisan dönemine göre değişim oranları şöyle:

Ülke 2018 (milyon $) 2019 (milyon $) Değişim (%)
Birleşik Krallık 536.731 569.223 6
İspanya 270.775 490.758 81
Almanya 399.889 420.166 5
Slovenya 305.354 352.758 15
Fransa 306.079 293.823 -4
Belçika 293.773 274.386 -6
İtalya 231.751 273.766 18
Hollanda 252.414 255.389 1
ABD 195.854 228.837 17
Malta 65.457 209.592 220

Doğal yaşam parkı sakinlerine organik yem

KOCAELİ (AA) – ŞENGÜL OYMAK – Doğal yaşam parkı Ormanya'da bulunan 73 türde 802 hayvan, 100 dönümlük alanda üretilen organik yem bitkisiyle besleniyor.

Kocaeli'nin Kartepe ilçesindeki 4 bin dönümlük yeşil alana yayılan Ormanya'da, 100 dönümlük alanda organik yem bitkisi üretiliyor.

Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Ormanya'nın geçen yıl mayıs ayında açıldığını anımsatarak, Ormanya'da yapılan etkinliklerle ilgili bilgi verdi.

Ormanya'nın muhteşem bir doğal yaşam alanı olduğunu dile getiren Büyükakın, "Buradaki birinci önceliğimiz çocuklarımız. Çocuklarımızın doğayla iç içe yaşaması için tasarlanmış bir alan. Çocuklarla birlikte aileleri de buraya gelsinler, aslında bütün toplumumuz insanlarımız burada doğayla unutmuş olduğu bağları tekrar yenilesin. Burası doğanın dengesini bozmamanın öğrenildiği bir alan. Doğayla birlikte nasıl yaşanması gerektiğini öğrendikleri bir alan. Çok özel bir tasarım. Şu ana kadar yaklaşık 6 milyon ziyaretçimiz oldu. Aynı zamanda karavan kamp alanları ve çadır alanları da var." ifadesini kullandı.

  • "Avrupa'da bu ölçekte bir örneği yok"

Ormanya'nın kendi iç döngüsü olan bir alan olduğuna işaret eden Büyüakın, şunları söyledi:

"100 dönümlük bir alanda buradaki yaklaşık 73 türdeki 800'ün üzerindeki hayvana bakmak için gerekli olan üretimin de önemli kısmı sağlanıyor. Kendi iç döngüsünü kurabilen bir yapı tasarlandı. Bu anlamıyla gerçekten Türkiye'de bir eğilim de bununla başlayacak diye düşünüyoruz. Yine Kocaeli örnek olacak. Doğal yaşam alanımız başka şehirlere de örnek teşkil edecek, hatta dünyaya teşkil edecek. Tüm Türkiye'yi, dünyayı buraya ziyaret etmeye davet ediyoruz. Avrupa'da bu ölçekte bir örneği yok. Küçük örnekler var. 100 dönümlük bir alan içerisinde buna benzer bir uygulama yok. Burada ihtiyaç duyulan yemin aşağıya yukarı yüzde 60'ını burada yapılan üretimle gerçekleştiriyoruz. Bu da kendi iç döngüsünü sağlamak anlamında son derece önemli. Burada aslında bir taraftan da doğanın içinde üretimle buluşma faaliyeti de gerçekleştiriliyor. Bu da çok kıymetli bir şey."

Büyükakın, hayvanların dışkısından kazanılan gübrenin de tarlalara serildiğini ve gübre ihtiyacının da bu şekilde karşılandığını belirterek, yetiştirdikleri marul, turp gibi ürünlerin de küçükbaş hayvanların beslenmesinde değerlendirildiğini kaydetti.

Ormanya'nın enerji ihtiyacıyla da ilgili çalışmalar yapacaklarını vurgulayan Büyükakın, şunları kaydetti:

"Bizim birçok tesisimizde hem güneş enerjisi hem rüzgar enerjisi hem de sudan elde edilen enerjiyle ilgili uygulamalarımız oluyor. Burada da benzer şekilde azami ölçüde doğadan elde edebileceğimiz enerjiyle bunları sağlamak ve böylelikle buranın kendi iç döngüsünü, yaşam döngüsünü, ekolojik döngüsünü sağlayacak şekilde enerji politikalarını da tasarlamak yolunda adımlar atacağız. Tabii ki bütün ihtiyaçları karşılamayacaktır çünkü burada çok büyük mesire alanları da var. Bütün bu alanın bütün enerji ihtiyacını doğadan karşılamak mümkün olmayabilir ama yüzde 80'e yakınını karşıladığımızda bu da ekolojik açıdan çok muhteşem bir başarı olur."

Devlet Övünç Madalyası ve Beratı törenleri

SAKARYA/KOCAELİ (AA) – Sakarya ve Kocaeli'de, şehit aileleri ve gazilere Devlet Övünç Madalyası ve Beratı takdim edildi.

Sakarya'nın Erenler ilçesindeki bir restoranda düzenlenen tevcih töreni ve iftar programı, saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı.

Vali Ahmet Hamdi Nayir, burada yaptığı konuşmada, ramazan ayının herkese hayırlar getirmesini diledi.

Uğrunda ölmeyi göze aldıkları mukaddesat, vatan, bayrak, ezan, namus için yapılan fedakarlığın, fedakarlıkların en büyüğü olduğunu dile getiren Nayir, "Yine bu uğurda can vermeye hazır olduğunu gösteren gazilerimiz de ondan sonra gelen bir fedakarlığı, rütbeyi elde ediyorlar. Bu rütbelerin karşılığını verecek olan Cenabı Hak'tır ama dünyada da bunun belgesi, tescili olarak Cumhurbaşkanlığı makamı tarafından devlet övünç madalyaları hazırlanıyor." diye konuştu.

Nayir, madalyaları sahiplerine tevcih edeceklerini belirterek, "Yapılan fedakarlık büyük. Kolluk birimlerimiz, askerimiz evimizde rahat uyuyalım diye uykusunu terk edebiliyor. Bizim can güvenliğimiz, namus emniyetimiz sağlansın, vatanımıza bir zarar gelmesin diye en kıymetli varlıkları olan canlarını feda ediyorlar. Bundan daha büyük bir fedakarlık düşünülebilir mi?" ifadelerini kullandı.

Vali Nayir, konuşmasının ardından, şehit Jandarma Uzman Çavuş Yunus Aktaş, şehit Jandarma Uzman Çavuş Hasan Keleş, şehit Jandarma Uzman Çavuş Mansur Cansız, şehit Jandarma Uzman Çavuş Samet Şare'nin yakınlarına ve gazi Osman Köse'ye Devlet Övünç Madalyası ve Beratı takdim etti.

İftar yemeğiyle sona eren programa, Garnizon Komutan Vekili Albay Salih Üstündağ, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce, Sakarya Cumhuriyet Başsavcısı Lütfi Dursun, Sakarya Baro Başkanı Abdurrahim Burak, İl Emniyet Müdürü Fatih Kaya, İl Jandarma Komutanı Albay Cengiz Yiğit, Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işıksu, AK Parti İl Başkanı Yunus Tever ile şehit yakınları ve gaziler katıldı.

  • Kocaeli

Kocaeli'nin Başiskele ilçesindeki bir otelde düzenlenen program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı.

Vali Vekili Dursun Balaban, şehit Jandarma Uzman Onbaşı Erdi Demirer’in oğlu Çağan Cemal Demirer ile eşi Burcu Demirer'e, şehit Deniz Sahil Güvenlik Sözleşmeli Motor Er Alper Al'ın babası Mehmet Al'a, şehit Piyade Sözleşmeli Er İlker Ağçay’ın babası Erol Ağçay'a ve gaziler Topçu Er Mustafa Konuk ile Piyade Er Uğur Özkan'a Devlet Övünç Madalyaları ve Beratlarını takdim etti.

Tevcih töreninin ardından konuşan Balaban, Ramazan ayına erişmeyi ve bir iftarda buluşmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirterek, nice Ramazanlara biraz önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan adına övünç madalyalarını alan şehit ve gaziler sayesinde ulaştıklarını söyledi.

Balaban, onların bu vatanı, milleti, bayrağı ve ezanı yaşatmak için şehit düştüğünü vurgulayarak, "Onlar emanetlerine en güzel şekilde sahip çıktılar. Bu millet sizlere minnettardır. Onların aileleri, çocukları bizim güzel milletimize emanettirler ve bizler bu emanetlere milletçe sahip çıkacağız. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına baş sağlığı, gazilerimize huzurlu mutlu ömürler diliyorum. Millet olarak da daha nice bayramlara ulaşmak dileğiyle." diye konuştu.

Başiskele Fatma Hatun Camisi İmamı Hasan Aksoy'un şehitler için Kur'an-ı Kerim okumasının ardından iftar yapıldı.

Donanma Komutanlığındaki darbe girişimi davası

KOCAELİ (AA) – Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Donanma Komutanlığı'ndaki eylemlere ilişkin davada hükümle dosyaları ayrılan 6'sı tutuklu, 13'ü firari 35 sanığın yargılandığı davanın duruşmasında sanıklar esasa ilişkin savunma yaptı.

Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Kocaeli Kapalı Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'ndeki salonda yapılan duruşmaya, bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile avukatları ve sanık yakınları katıldı.

Davaya müdahil olan Cumhurbaşkanlığı adına Avukat Halit Çokan da duruşmada hazır bulundu. Duruşmayı sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle vatandaşlar da takip etti.

Duruşmada, yakalandığı Kazakistan'dan iade edildikten sonra çıkarıldığı mahkemece tutuklanan, Donanma Komutanlığı'ndaki rütbelilerden sorumlu "mahrem abi" olduğu iddiasıyla hakkında "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan cezalandırılması istenen tutuklu sanık Zabit Kişi, esasa ilişkin savunma yaptı.

Kişi, savunmasında, 1996 yılında üniversiteden mezun olduğunu belirterek, bu tarihten 2015 yılına kadar özel eğitim kurumlarında öğretmen olarak çalıştığını söyledi.

Bunun örgüt üyesi olmasına delil sayılamayacağını savunan Kişi, "Hakkımdaki suçlamaları reddediyorum. Aydın kod adını kullanıp üst düzey sivil mahrem abi olduğum iddiasına yönelik darbe girişimi sürecinde hakkımda isnat edilecek bir delil yok. Yasa dışı faaliyet yürüten kimseyle alakam olmadı. Kod adı kullanmadım. Mahrem abi ve örgüt üyesi değilim." diye konuştu.

  • "Hayat ucuz olduğu için yurt dışına gittim"

Kişi, kendisinin kardeşleriyle görüşmesinin doğal olduğunu aktararak, şöyle konuştu:

"Çalıştığım kurumun Bank Asya'yla anlaşması olduğu için ve faizsiz bankacılık yapıldığı için hesap açtım. Kimsenin talimatıyla bu bankayla işim olmadı. Başka bankalarda da hesabım bulunmaktadır. Hakkımda diğer bir iddia ise darbe girişimi sonrası kaçan amirallerin sakladığı evin benim talimatımla tutulduğudur. Bahsedilen evle benim evim arasında 45-50 kilometre mesafe var. Böyle bir emrim olsa bana yakın olan bir yeri söylerdim. Ara ara da o eve gitmem gerekirdi ki böyle bir şey yok. Eski Gölcük Deniz Ana Üs Komutanı Tuğamiral Hayrettin İmren ve eski Güney Grup Görevi Komutanı Tuğamiral Nazmi Ekici, Mustafa Zümre'nin kiraladığı evde Bekir kod adlı kişinin kendileriyle ilgilendiğini söyledi. Bu konudaki tanık beyanlarını kabul etmiyorum."

ByLock kullandığı iddialarını da reddeden Kişi'ye Mahkeme Başkanı Yusuf Sevimli, "Kazakistan'a ne için gittin? Daha önce o bölgeye gitmiş miydin?" sorusunu yöneltti.

Kişi, önce Kırgızistan'a gittiğini belirterek, "Kazakistan'a gidecekken yakalandım. Daha önce Kazakistan'a gitmemiştim. Vizesiz olmasından ve hayatın ucuz olmasından dolayı o bölgeye gitmek istedim. Ben gittikten sonra ailem de oraya geldi. Darbe girişimiyle alakam yok." dedi.

Duruşmada darbeciler tarafından gözaltına alınan amiralleri İstanbul'a götüren askeri cezaevi nakil aracının şoförü tutuksuz sanık eski uzman çavuş Mustafa Dikme, darbeci firari amiralleri kiraladığı evde sakladığı iddia edilen üniversite öğrencisi tutuksuz sanık İclal Altın ile diğer bir tutuksuz sanık eski Donanma Komutanlığı Lojistik Destek Gemileri Komodoru Kurmay Albay Bahadır Gündoğdu esasa ilişkin savunmalarını yaptı.

Söz verilen sanıklar tahliyelerini ve beraatlerini talep etti.

Verilen aranın ardından mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına, tutuksuz sanıklardan Dikme ve Gündoğdu hakkında uygulanan adli kontrol tedbirini aksatmadıkları, savunmaları da alındığından bu tedbirin kaldırılmasına, diğer tutuksuz sanık Altın'ın ise yurt dışına çıkış yasağının öğrenim hayatı için arz ettiği önem ve savunmasını yapmasından dolayı kaldırılmasına karar verdi.

Heyet, diğer sanıkların dinlenilmesi için duruşmayı 8 Mayıs'a erteledi.

  • Mütalaada ağırlaştırılmış müebbet hapis talebi

Cumhuriyet savcısı Bülent Elmas'ın açıkladığı mütalaada, tutuklu sanık eski Deniz Hava Komutanı Tuğamiral Tezcan Kızılelma ve eski Harekat Komutanı Deniz Kurmay Albay Ömer Faruk Gülbahçe'nin de aralarında bulunduğu 6 sanık hakkında, "Anayasal düzeni zorla değiştirmeye teşebbüs" suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi.

Mütalaada, 5 sanığın "terör örgütüne üye olmak", bir sanığın da firari darbeci amirallerin saklanmasına yardım etmek suçundan cezalandırılmasını talep edildi.

İki sanığın, hakkındaki tüm suçlamalardan beraatine karar verilmesi istenen mütalaada, örgüt elebaşı Fetullah Gülen ile eski Kuzey Görev Grup Komutanı Tuğamiral Ayhan Bay'ın da aralarında bulunduğu tüm firari sanıklar ile bu dosyada yargılanan diğer 8 sanık olmak üzere 21 sanığın dosyasının, kovuşturma ve dijital inceleme işlemleri tamamlanamadığı için tefrik edilmesi talebinde bulunuldu.

  • İddianameden

İddianamede, firari sanıklar örgüt elebaşı Fetullah Gülen ve eski Kuzey Görev Grup Komutanı Tuğamiral Ayhan Bay ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik suikast girişimi ve 2 polisin şehit edildiği saldırıya ilişkin, helikopterlere yakıt ikmali yapılması emrini verdiği gerekçesiyle "Cumhurbaşkanına suikaste yardım etmek" suçlamasıyla yargılandığı davada 15 yıl hapis cezasına çarptırılan tutuklu sanık eski Deniz Hava Ana Üs Komutanı Tuğamiral Tezcan Kızılelma'nın da aralarında bulunduğu sanıklar hakkında "cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs", "silahlı örgüt kurmak veya yönetmek" ve "silahla birden fazla kişiyle birlikte yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak" ve "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ve 19 yıldan 36 yıl altışar ay, diğer sanıklar hakkında da 7 yıl 6 aydan yirmi dokuzar yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Donanma Komutanlığındaki darbe girişimi davası

KOCAELİ (AA) – Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Donanma Komutanlığındaki eylemlere ilişkin davada dosyaları ayrılan 6'sı tutuklu, 13'ü firari 35 sanığın yargılandığı davanın duruşması başladı.

Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesince, Kocaeli Kapalı Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesindeki salonda yapılan duruşmaya, bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklarla avukatları ve yakınları katıldı.

Cumhurbaşkanlığı adına avukat Halit Çokan'ın da hazır bulunduğu duruşmayı, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile vatandaşlar da takip ediyor.

Polis ve jandarma ekiplerinin duruşma salonu çevresinde geniş güvenlik önlemi aldığı davayı takip etmek isteyen vatandaşlar, X-Ray cihazları ve arama noktalarından geçirilerek salona alındı.

Akredite edilen gazeteciler de kendilerine ayrılan bölümde duruşmayı takip ederken, salona, ses ve görüntü kaydı yapabilen cihazlar alınmadı.

Duruşma, cumhuriyet savcısı Bülent Elmas'ın 15 Nisan'da açıkladığı mütalaaya karşı sanıkların savunmasıyla sürüyor.

  • Mütalaada ağırlaştırılmış müebbet hapis talebi

Cumhuriyet savcısı Bülent Elmas'ın açıkladığı mütalaada, tutuklu sanık eski Deniz Hava Komutanı Tuğamiral Tezcan Kızılelma ve eski Harekat Komutanı Deniz Kurmay Albay Ömer Faruk Gülbahçe'nin de aralarında bulunduğu 6 sanık hakkında, "Anayasal düzeni zorla değiştirmeye teşebbüs" suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi.

Mütalaada, 5 sanığın "terör örgütüne üye olmak", bir sanığın da firari darbeci amirallerin saklanmasına yardım etmek suçundan cezalandırılmasını talep edildi.

İki sanığın, hakkındaki tüm suçlamalardan beraatine karar verilmesi istenen mütalaada, örgüt elebaşı Fetullah Gülen ile eski Kuzey Görev Grup Komutanı Tuğamiral Ayhan Bay'ın da aralarında bulunduğu tüm firari sanıklar ile bu dosyada yargılanan diğer 8 sanık olmak üzere 21 sanığın dosyasının, kovuşturma ve dijital inceleme işlemleri tamamlanamadığı için tefrik edilmesi talebinde bulunuldu.

  • İddianameden

İddianamede, firari sanıklar örgüt elebaşı Fetullah Gülen ve eski Kuzey Görev Grup Komutanı Tuğamiral Ayhan Bay ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik suikast girişimi ve 2 polisin şehit edildiği saldırıya ilişkin, helikopterlere yakıt ikmali yapılması emrini verdiği gerekçesiyle "Cumhurbaşkanına suikaste yardım etmek" suçlamasıyla yargılandığı davada 15 yıl hapis cezasına çarptırılan tutuklu sanık eski Deniz Hava Ana Üs Komutanı Tuğamiral Tezcan Kızılelma'nın da aralarında bulunduğu sanıklar hakkında "cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs", "silahlı örgüt kurmak veya yönetmek" ve "silahla birden fazla kişiyle birlikte yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak" ve "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ve 19 yıldan 36 yıl altışar ay, diğer sanıklar hakkında da 7 yıl 6 aydan yirmi dokuzar yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Kocaeli Kitap Fuarı sona erdi

KOCAELİ (AA) – Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl 11'incisi düzenlenen Kocaeli Kitap Fuarı sona erdi.

Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığınca bu yıl "Roman ve Hikaye" temasıyla 27 Nisan'da Uluslararası Fuar Merkezi'nde başlayan fuar, açık kaldığı 9 gün boyunca kitapseverlerden yoğun ilgi gördü.

Yazar Ayşe Kulin’in onur konuğu olduğu fuar, 490 yayınevi, 80 sivil toplum kuruluşu ile 800’ün üzerinde söyleşi, panel ve imza etkinliğine ev sahipliği yaptı.

Geleneksel hale gelen "Ağaçlar Kitap Açtı" etkinliğiyle başlayan fuarı, 9 günlük süre zarfında 855 bin 815 kişinin ziyaret etti. Fuarın 11 yılda çektiği toplam ziyaretçi sayısı ise 5 milyon 459 bin 815 olarak açıklandı.

İzmit merkezdeki Yürüyüş Yolu'nda bulunan asırlık çınar ağaçlarına yaklaşık 3 bin adet kitap asıldı. Sabah işe giden veya okulun yolunu tutan öğrenciler, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın ile ağaçtan kitap topladı.

Bu yıl ilk kez düzenlenen "Arabada Sinema" etkinliği kapsamında Uluslararası Fuar Merkezi’nin otoparkında özel bir düzenek hazırlandı. Otoparka araçlarıyla gelen ziyaretçiler, sinema için ayrılan bölümlere arabalarını park etti, film gösterimi başladığında ise sesi, ayarladıkları radyo frekansı üzerinden dinledi.

Fuar kapsamında bu yıl da Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) ve Gebze Teknik Üniversitesi’nde (GTÜ) tanıtım etkinlikleri düzenlendi. Kitap fuarı tanıtımı için özel olarak hazırlanan tırda bilgilendirme yapıldı. KOÜ Umuttepe Kampüsünde de geleneksel hale gelen açık hava sinema etkinliği düzenlendi.

UNESCO tarafından ilan edilen "Dede Korkut" yılı dolayısıyla fuar alanında Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Müdürlüğü tarafından sahne oluşturuldu. Burada Dede Korkut temalı tiyatro oyunları sahnelendi.

Bu yıl fuar alanında bulunan kitap kumbarasına, "Gençler, Elinizden Gelen Kitap Olsun" kampanyasıyla ziyaretçiler tarafından atılan kitaplar, şehit öğretmen Necmettin Kuyucu adına toplandı. Kumbarada biriken kitaplar, şehit öğretmen Kuyucu’nun okulunda yapılacak kütüphaneye verildi.

“Bizim millet varlığımız geniş bir coğrafyada yer almaktadır”

KOCAELİ (AA) – AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, Türkiye'nin yöneticileri olarak, millet varlığını sadece 82 milyon nüfustan ibaret görmediklerini belirterek, "Bizim millet varlığımız, sırtını okyanusa yaslamış olan Kurtuba Camisi'nden, Mostar Köprüsü'nden, Orhun Abideleri'ne kadar uzanan geniş bir coğrafyada yer almaktadır. Bizim millet varlığımız, Kazan'dan Senegal'e kadar, bizim millet varlığımız, Arnavutluk'tan Güney Afrika'ya kadar, bizim millet varlığımız, Cezayir'den Kırgızistan'a kadar, Özbekistan'a kadar geniş bir coğrafyada yer alan bizim kardeşlerimizi, dostlarımızı, akraba topluluklarımızı, dindaşlarımızı ve soydaşlarımızı kapsamaktadır." dedi.

Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) tarafından "Uluslararası Öğrenci Akademisi Projesi" kapsamında, Kocaeli Üniversitesi Prof. Dr. Baki Komsuoğlu Kültür ve Kongre Merkezi'nde düzenlenen "Türkiye Söyleşileri" programında konuşan Kurtulmuş, dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen öğrencilerle bir arada olmaktan mutluluk duyduğunu söyledi.

Sosyal olayların mekansal ve zamansal boyutu bulunduğunu aktaran Kurtulmuş, bu etkinliklerin 1990'lı yıllarda değil de şimdi yapılmasının zaman boyutuyla ilgili olduğunu kaydetti.

Bu zaman diliminde Türkiye'nin küllerinden yeniden doğduğunu dile getiren Kurtulmuş, "Türkiye yeniden kökleriyle buluşmuş, Türkiye yeniden büyük ve güçlü Türkiye olma idealine doğru yönelmiş ve Türkiye, Recep Tayyip Erdoğan'ın önderliğinde yeni bir siyasal yolculuğa doğru yol almış ve mesafe katetmiştir. Türkiye aynı Türkiye, siz 90'lı yıllarda, 80'li yıllarda gelmiş olsaydınız böyle bir ev sahipliğiyle karşılaşamayacaktınız ya da Türkiye o dönemlerde böyle büyük bir vizyona sahip olmadığı için Afrika'nın, Asya'nın, Avrupa'nın, Balkanlar'ın ve Kafkaslar'ın gençlerine kucak açmayacaktı." ifadelerini kullandı.

  • "Çok geniş bir coğrafyayı kapsıyoruz"

Kurtulmuş, yeni Türkiye'nin en önemli misyonuna katkılarından birinin de "millet varlığı" kavramı olduğunu anlattı.

Millet varlığının kendileri için neler ifade ettiğine değinen Kurtulmuş, şöyle devam etti:

"Biz Türkiye'nin yöneticileri olarak millet varlığımız dediğimiz şeyi, sadece 82 milyondan ibaret bir Türkiye olarak kabul etmiyoruz. Bizim millet varlığımız, sırtını okyanusa yaslamış olan Kurtuba Camisi'nden, Mostar Köprüsü'nden, Orhun Abideleri'ne kadar uzanan geniş bir coğrafyada yer almaktadır. Bizim millet varlığımız, Kazan'dan Senegal'e kadar, bizim millet varlığımız, Arnavutluk'tan Güney Afrika'ya kadar, bizim millet varlığımız, Cezayir'den Kırgızistan'a kadar, Özbekistan'a kadar geniş bir coğrafyada yer alan bizim kardeşlerimizi, dostlarımızı, akraba topluluklarımızı, dindaşlarımızı ve soydaşlarımızı kapsamaktadır. Yani millet varlığı dediğimiz zaman, çok geniş bir coğrafyayı kapsıyoruz. Çok geniş bir coğrafyayı gözümüzün önüne getiriyor ve oradaki her bir kardeşimizi kendi milletimizin bir parçası, kendi varlığımızın bir parçası olarak görüyoruz."

Kurtulmuş, YTB'yi yakinen tanıdığını aktararak, geniş millet varlığının ete kemiğe bürünmüş halinin buraya gelen katılımcılar olduğunu vurguladı.

Öğrencilerin farklı coğrafyalardan gelmelerine rağmen aynı büyük medeniyeti kurma idealine odaklanmış olarak kendilerini yetiştirdiğini belirten Kurtulmuş, yeni ve adil bir dünyanın kurulmasını temenni etti.

Kurtulmuş, kendileri gibi büyük iddialara sahip medeniyet mensuplarının geçmişle bugün arasındaki köprüyü de çok iyi kurması gerektiğini ifade ederek, Endülüs Emevileri medeniyetinden bahsetti.

Batı dünyasında İslam medeniyetine karşı hıncın en büyük somuta indirgenmiş halinin Endülüs'le başladığını dile getiren Kurtulmuş, "Taş taş üstüne koymadılar. Endülüs'ün canım kütüphanelerini yok ettiler. Nehirleri kara kara mürekkep ve kıpkızıl insan kanı aktı. 7 asır Allahuekber seslerinin çınladığı Kurtuba Camisi ve diğer camilerde şimdi asırlardır çan sesleri var. 1492, Batı'nın Haçlı zihniyetinin 1453'ten intikam alışıdır." değerlendirmesinde bulundu.

  • "Yeni dünya sistemi dikiş tutmuyor"

Kurtulmuş, İslam ve büyük medeniyetlerinin bugünün meselelerini konuşurken sadece yaşadıkları zaman diliminde konuşmadıklarını anlatarak, bunun arkasında yüzlerce yıllık bir birikim bulunduğunu ifade etti.

Bunu bilerek yarınlara en güzel şekilde hazırlanmaları gerektiğini belirten Kurtulmuş, 1815 yılından bu yana İslam coğrafyasının birçok sorunla karşılaştığını aktardı.

Kurtulmuş, 2. Dünya Savaşı'ndan sonra kurulan sistemi eleştirerek, "Yeni dünya sistemi dikiş tutmuyor. Bu dünya sistemi, bir şekilde insanlara huzur ve barış getirmiyor. Dolayısıyla yeni, hakkaniyete dayalı ve adil bir dünya sisteminin kurulabilmesi için gayret sarf edeceğiz. Bugün dünyanın neresinde Orta Doğu ve hele hele bizim de içinde bulunduğumuz coğrafyadaki hangi soruna bakarsanız bakın, üç temel problem maalesef insanlığın üstünde ağır bir yük olarak duruyor. Bu problemleri çözmek ve bunların ortadan kaldırılması için mücadele etmek zorundayız." diye konuştu.

İnsanlığın bu temel sorununu çözmeleri gerektiğini ifade eden Kurtulmuş, bunlardan birinin gelir adaletsizliği olduğunu söyledi.

Kurtulmuş, "Firavunlar ve Nemrutlar döneminde bile bugün yaşadığımız gelir dağılımı adaletsizliği kadar büyük bir adaletsizlik yaşamadık." ifadesini kullanarak, dünyanın en zengin 35 milyon insanının, dünyadaki 7,5 milyar insanın toplam zenginliğinin yaklaşık yarısına sahip olduğunu vurguladı.

Dünyanın bu sorunu çözmesi gerektiğinin altını çizen Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Amerika duvar örmeye çalışıyor, Meksika'dan insanlar gelmesin diye. Ne yaparsanız yapın, değil duvar örmek, ülkeleriniz üzerine çelikten kubbe örseniz, bu yoksul insanlar hayatta kalmak için Afrika'ya, Amerika'ya ve Kuzey ülkelerine, zengin ülkelere göç etmek için bir yolunu bulup deneyecekler ve bu baskıyı oluşturacaklar. Dolayısıyla bu sorun sadece yoksulların değil aynı zamanda da belki öncelik olarak varsıl ülkelerin de sorunudur. Zengin kuzey, gelir dağılımı adaletsizliğinin sonuçları bakımından daha büyük tehlikeler altındadır. İkincisi, demokrasi açıkları, yaşadığımız sorunların altında demokrasi açıkları, insanların yönetimin bir parçası olarak kendilerini görmedikleri uygulamaların çok büyük etkisi vardır."

(Sürecek)

Kocaeli'de hırsızlık şüphelisi tutuklandı

KOCAELİ (AA) – Kocaeli'nin İzmit ilçesinde, cami derneği ve iş yerlerinden para ve elektronik eşya çalınmasıyla ilgili gözaltına alınan şüpheli tutuklandı.

Alınan bilgiye göre, Kocaeli Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi Hırsızlık Büro Amirliği ekipleri, cami derneği, iş yeri ile Kocaeli Büyükşehir Belediyesine ait Kent Kart Dolum Merkezinden elektronik eşya ve bir miktar para çalınması olaylarıyla ilgili firari şüpheli E.Ç'nin (31) yakalanması için çalışma başlattı.

Yeşilova Mahallesi'ndeki iş yerine düzenlenen operasyonla gözaltına alınan şüphelinin evinde yapılan aramada çalıntı olduğu belirlenen kayıt cihazı, tablet bilgisayar ile dijital fotoğraf makinesi ele geçirildi.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheli, Kocaeli Adliyesine sevk edildi.

E.Ç. savcılık sorgusunun ardından çıkartıldığı nöbetçi hakimlikçe tutuklandı.

Hırsızlık olaylarına ilişkin soruşturma kapsamında, 15 Şubat'ta gözaltına alınan şüpheli N.S (20) ise çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı.

Kocaeli'de kaçak oto yedek parça operasyonu

KOCAELİ (AA) – Kocaeli'nin İzmit ilçesinde, yurt dışından yasa dışı yollarla getirilen oto yedek parçaların satışını yaptığı iddia edilen firmaya düzenlenen operasyonda, piyasa değeri 1 milyon lira olan yedek parça ele geçirildi.

Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamaya göre, kaçakçılık ve organize suçlarla mücadele kapsamında, il merkezi ve çevre ilçelerdeki araçların çalınmasına ilişkin kişilerin tespiti ve yakalanmasına yönelik soruşturma başlatıldı.

Teknik ve fiziki takip sonucunda, Sanayi Mahallesi Sanayi Sitesi civarında bulunan bir iş yeri sahibinin yurt dışından yasa dışı yollarla araç parçası getirerek piyasaya sürdüğü şeklinde bilgi edinilmesi üzerine, Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Oto Hırsızlık Büro Amirliği ekiplerince iş yerine operasyon düzenlendi.

Operasyonda gözaltına alınan şüpheli iş yeri sahibi Y.D, ifadesinin ardından serbest bırakıldı.

İş yerinde yapılan aramada, piyasa değeri yaklaşık 1 milyon lira olan oto yedek parçası ile satışlara ait notların tutulduğu defter ele geçirildi.

Konuyla ilgili soruşturmanın genişletilerek devam ettiği belirtildi.

Mühürlenen malzemeler, Gümrük Müdürlüğüne teslim edilmek üzere konteynere yüklenerek muhafaza altına alındı.